
Adli Para Cezası Hesaplama
2026Karardaki gün sayısı ve bir gün karşılığı tutarla adli para cezasını hesaplayın.
- TCK m.52
- Gün karşılığı 100 – 500 TL
- Ödenmezse hapis karşılığı
Yöntem
- Adli para cezası, gün sayısı ile bir gün karşılığı tutarın çarpımıdır.
- Gün sayısını ve gün karşılığını, failin ekonomik durumunu gözeterek mahkeme belirler.
- Ödenmeyen adli para cezası, gün sayısı kadar hapis cezasına çevrilir.
- Önödeme, uzlaştırma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması bu hesaba dâhil değildir.
Adli para cezasında bir gün, 1 Haziran 2024 ve sonrasında işlenen suçlarda 100 ile 500 TL arasında bir tutara karşılık gelir; buna göre 50 gün adli para cezası 5.000–25.000 TL, 500 gün 50.000–250.000 TL, 5000 gün ise 500.000–2.500.000 TL eder. Hâkim günlük tutarı kişinin ekonomik durumuna göre seçer ve ödenecek miktar, kararda yazan gün sayısıyla bu tutarın çarpımıdır (TCK m. 52). Bu tarihten önce işlenen suçlarda bir günün karşılığı 20–100 TL'dir. Ceza Devlet Hazinesine ödenir, taksitlendirilebilir; süresinde ödenmezse önce kamuya yararlı işte çalışma yoluna gidilir. Gün sayısına göre tablo, hapisten çevrilen cezanın tutarı ve adli sicile etkisi aşağıda yer alıyor.
Gün Sayısına Göre Adli Para Cezası Ne Kadar?
Gün sayısına göre tutar aralıklarını gösteren tablo aşağıdadır. Tabloda sık karşılaşılan gün sayıları için TCK m. 52/2’deki alt ve üst sınır uygulandığında ortaya çıkan tutarlar gösterilmektedir. Hâkim bir gün karşılığını kişinin ekonomik ve şahsi hâllerine göre bu sınırlar içinde belirler; bu yüzden tabloda tek bir kesin tutar yoktur. Son sütun, 1 Haziran 2024’ten önce işlenen suçlarda uygulanan 20–100 liralık aralığı gösterir. Kendi kararınızdaki gün karşılığını hüküm fıkrasında bulursunuz; gün sayısı ve gün karşılığıyla tam tutarı sayfanın başındaki adli para cezası hesaplama aracında görebilirsiniz.
| Gün Sayısı | En Az (gün × 100 TL) | En Çok (gün × 500 TL) | 1 Haziran 2024 Öncesi Suçta (gün × 20–100 TL) |
|---|---|---|---|
| 1 gün | 100 TL | 500 TL | 20 TL – 100 TL |
| 50 gün | 5.000 TL | 25.000 TL | 1.000 TL – 5.000 TL |
| 100 gün | 10.000 TL | 50.000 TL | 2.000 TL – 10.000 TL |
| 120 gün | 12.000 TL | 60.000 TL | 2.400 TL – 12.000 TL |
| 150 gün | 15.000 TL | 75.000 TL | 3.000 TL – 15.000 TL |
| 300 gün | 30.000 TL | 150.000 TL | 6.000 TL – 30.000 TL |
| 365 gün | 36.500 TL | 182.500 TL | 7.300 TL – 36.500 TL |
| 500 gün | 50.000 TL | 250.000 TL | 10.000 TL – 50.000 TL |
| 1.000 gün | 100.000 TL | 500.000 TL | 20.000 TL – 100.000 TL |
| 5.000 gün | 500.000 TL | 2.500.000 TL | 100.000 TL – 500.000 TL |
Tabloyu kendi kararınıza uyarlamak için gün sayınızı satırlarla karşılaştırın. 50 gün adli para cezası ne kadar sorusunun karşılığı 5.000 ile 25.000 lira arasıdır. 100 gün için aralık 10.000 ile 50.000 lira, 300 gün için 30.000 ile 150.000 lira, 365 gün için 36.500 ile 182.500 liradır. 500 gün adli para cezası 50.000 ile 250.000 lira arasındadır. 1.000 gün için aralık 100.000 ile 500.000 lira, 5.000 gün için 500.000 ile 2.500.000 liradır. Suç 1 Haziran 2024’ten önce işlenmişse eski sınırlar uygulanır; örneğin 50 gün için tutar 1.000 ile 5.000 lira arasındadır. Gün sayınız tabloda yoksa aynı çarpma işlemini kendi sayınızla yapın.
Tablodaki tutarlar yalnızca iki uç değeri gösterir. Gerçek tutar, hâkimin takdir edeceği gün karşılığına göre bu iki rakam arasında herhangi bir noktada olabilir. Örneğin 150 gün cezada gün karşılığı 200 lira takdir edilmişse ödenecek tutar 30.000 liradır. Tablodaki bin ve beş bin günlük satırlar, gün sayısının kanunda ayrıca düzenlendiği suçlar içindir; genel üst sınır yedi yüz otuz gündür.
5000 Gün Adli Para Cezası Ne Kadar?
5000 gün adli para cezası, gün karşılığı en az 100 TL alınırsa 500.000 TL, en fazla 500 TL alınırsa 2.500.000 TL eder (Türk Ceza Kanunu m. 52/2). Kararda gün karşılığı örneğin 200 TL olarak belirlenmişse ödenecek tutar 1.000.000 TL'dir. Suç 1 Haziran 2024’ten önce işlenmişse gün karşılığı 20 ile 100 TL arasında olduğundan aynı ceza 100.000 ile 500.000 TL eder. Bu kadar yüksek gün sayısı genel üst sınır olan 730 günü aştığı için yalnız kanunun ayrıca öngördüğü suçlarda görülür.
Kanun bazı suçlarda gün sayısının üst sınırını 730 günün üzerine çıkarır. Şantaj (TCK m. 107/1), dolandırıcılık (m. 157/1) ve nitelikli dolandırıcılık (m. 158/1) suçlarında (örneğin araç kilometre düşürme) hapis cezasının yanında beşbin güne kadar adli para cezası öngörülür. Buradaki 5000 gün kesin ceza değil üst sınırdır; hâkim gün sayısını en az beş gün olmak üzere bu sınırın altında da belirleyebilir (m. 52/1). Nitelikli dolandırıcılığın bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları araç olarak kullanılarak işlenmesi gibi bazı hâllerinde ise adli para cezası, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (m. 158/1 son cümle).
Adli Para Cezası Nedir?
Bu ceza, mahkeme tarafından işlenen suçun karşılığı olarak hükmedilen ve Devlet Hazinesine ödenen bir yaptırımdır. Hesap biçimi uygulamada en çok yanlış anlaşılan yöndür. Karar metninde ödenecek lira tutarı doğrudan yazmaz; kararda tam gün sayısı ile bir gün karşılığı ayrı ayrı gösterilir. Ödenecek tutar, bu iki sayının çarpılmasıyla bulunur.
Kanun bu iki değeri ayrı ayrı sınırlandırmıştır. Gün sayısı beş günden az, kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olamaz (TCK m. 52/1). Gün karşılığı tutar ise 100 lira ile 500 lira arasında belirlenir. Buna göre aynı suçtan aynı gün sayısına hükmedilen iki kişi, ekonomik durumları farklı olduğu için çok farklı tutarlar ödeyebilir. Kararınızda yalnızca toplam tutarın yazılı olması ise kanuna aykırıdır ve bozma sebebidir (TCK m. 52/3).
İdari Para Cezasından Farkı Nedir?
İki kavram sürekli karıştırılır. Karışmasının nedeni ikisinin de para ödenmesini gerektirmesi ve günlük dilde ikisine birden "ceza" denmesidir. Oysa kaynakları, uygulanma biçimleri ve sonuçları birbirinden tamamen farklıdır. Elinize bir belge geçtiğinde önce hangisiyle karşı karşıya olduğunuzu belirlemeniz gerekir.
| Karşılaştırma Kriteri | Adli Para Cezası | İdari Para Cezası |
|---|---|---|
| Kim verir | Mahkeme | İdari makam, kolluk veya kurum |
| Hangi işlemden doğar | Suç oluşturan fiil ve yargılama | Kabahat niteliğindeki fiil |
| Adli sicile işler mi | Evet, işler | Hayır, işlemez |
| Ödenmezse ne olur | Kamuya yararlı işte çalışma, ardından hapis | Vergi dairesince cebri icra ile tahsil |
| İtiraz yolu | İstinaf veya itiraz, karara göre değişir | Sulh ceza hâkimliğine başvuru |
Hangisiyle karşı karşıya olduğunuzu belgenin kaynağından anlarsınız. Belge bir mahkeme kararına dayanıyor ve üzerinde gün sayısı ile bir gün karşılığı tutar yazıyorsa adli para cezasıdır. Trafik cezası, belediye cezası veya bir kurumun kestiği ceza ise idari para cezasıdır. Kurusıkı taşıyan kişiye mülki amirin verdiği ceza da bu türdendir; ayrıntılar kurusıkı tabanca taşıma cezası yazısındadır. Bu ayrım yalnızca teorik değildir; adli sicil kaydına işleyip işlemeyeceğini ve ödenmediğinde hangi sürecin başlayacağını doğrudan belirler. İki ceza türünün aynı kanunda birlikte yer aldığı bir örnek olarak, oynayan ile oynatanı ayrı yaptırımlara bağlayan yasa dışı bahis yaptırımları incelenebilir. Kumarda oynayan ile oynatanın durumu ise kumar oynanması için yer ve imkân sağlama yazısında anlatılıyor.
Gün Karşılığı Tutar Nasıl Belirlenir?
Gün karşılığı tutar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 52'de düzenlenmiştir. Günlük tutar sorusunun karşılığı budur: hükme göre bir gün karşılığı tutar en az 100, en fazla 500 liradır. Miktar, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. Aralık, 7499 sayılı Kanunun 9. maddesiyle yükseltilmiş ve yeni sınırlar 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir (m. 40). Önceki aralık 20 ile 100 lira arasındaydı; bu tarihten önce işlenen suçlarda failin lehine olan eski aralık uygulanır (TCK m. 7/2).

Buradaki takdir keyfî değildir. Hâkim, kişinin malvarlığını ve bir günde kazandığı veya kazanması gereken geliri dikkate alarak bir sonuca varır. Ödeme gücü yüksek olan kişide üst sınıra yakın, geliri sınırlı olan kişide alt sınıra yakın bir tutar belirlenir. Sistemin amacı, aynı suçu işleyen zengin ile dar gelirli arasındaki eşitsizliği gidermektir; sabit tutarlı para cezası sisteminden bu nedenle vazgeçilmiştir.
Uygulamada en sık görülen hata, alt sınırdan uzaklaşılırken gerekçe gösterilmemesidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/18143, K. 2017/478, T. 05.01.2017 sayılı kanun yararına bozma kararında ölçütü açıkça koymuştur.
Kanun maddesinin hapis cezası yanında adli para cezası da öngörmesi durumunda, hapis cezası alt sınırdan belirlenirken, adli para cezasının alt sınırdan verilmesi zorunlu değilse de bunun için yasal gerekçe gösterilmesinin zorunlu olduğu.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/18143, K. 2017/478, T. 05.01.2017
Kararın sizin dosyanız açısından anlamı nettir. Hapis cezası alt sınırdan verilmişken ceza gerekçesiz biçimde alt sınırın üzerinde belirlenmişse, bu bir kanun yolu sebebidir. Aynı yönde Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/4268, K. 2015/24603, T. 16.11.2015 sayılı kararında da hükümde çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle düzeltme yapılmıştır.
Adli Para Cezası Nasıl Hesaplanır?
Hesap iki aşamalıdır. Birinci aşamada mahkeme, suçun karşılığı olarak kanundaki sınırlar arasında gün sayısını belirler. İkinci aşamada kişinin ekonomik durumuna göre bir gün karşılığı tutar takdir edilir. Bu iki değerin çarpımı ödenecek tutarı verir.
Gün sayısı belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve failin kastı gibi ölçütler gözetilir. Artırım ve indirim hâlleri de bu aşamada uygulanır ve önemli bir ayrıntı vardır: artırım ile indirim lira üzerinden değil, gün sayısı üzerinden yapılır. Önce sonuç gün sayısı bulunur, çarpma işlemi en sonda yapılır. Taksirle işlenen suçlarda ve hapisten çevirmede de aynı sıra izlenir.
Kararda her iki değerin ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/4759, K. 2018/191, T. 09.01.2018 sayılı kararında, hapis cezası adli para cezasına çevrilirken esas alınan tam gün sayısının belirtilmemesi kanuna aykırı bulunmuş ve hüküm düzeltilmiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/33720, K. 2016/14500, T. 19.09.2016 sayılı kararında ise çarpım sonucu bulunan meblağın kararda hiç gösterilmemesi bozma sebebi sayılmıştır. Kararınızda bu iki değerden biri eksikse infaz aşamasında tereddüt doğar.
Ceza Türleri ve Ayrımı
Bu ceza iki farklı yoldan hükmedilir ve bu ayrım ödenmeme hâlinde önem kazanır. Birincisi doğrudan hükmedilen para cezasıdır; kanun maddesi suçun karşılığı olarak doğrudan para cezası öngörmüştür. İkincisi hapis cezasından çevrilen cezadır; mahkeme önce hapis cezasına hükmeder, ardından bu cezayı paraya çevirir. Bazı maddelerde ise hâkime seçim hakkı tanınır ve buna seçimlik ceza denir.

İki tür infaz bakımından farklı sonuç doğurur. Doğrudan hükmedilen bu yaptırım ödenmezse önce kamuya yararlı işte çalışma, ardından hapis gündeme gelir. Hapisten çevrilen adli para cezasında da ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısı hapse çevrilir ve aynı usulle önce kamuya yararlı işte çalışma yoluyla infaz edilir. Seçimlik cezalarda hâkim, failin durumunu ve suçun işleniş biçimini gözeterek tercih yapar; bu tercih gerekçelendirilmek zorundadır.
Hapis Cezası Adli Para Cezasına Çevrilir mi?
Evet, çevrilebilir; kural olarak kısa süreli hapis cezaları için ve hâkimin takdiriyle. Türk Ceza Kanunu m. 49/2 uyarınca bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli sayılır. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ise m. 50/1-a'da düzenlenmiştir. Kasten işlenen suçlarda bir yılı aşan hapis cezası paraya çevrilemez; taksirli suçlardaki istisna aşağıda ayrıca açıklanmıştır.
Çevirme bir hak değil, takdir yetkisidir. Hâkim bu değerlendirmeyi yaparken kanunun saydığı ölçütlere, yani failin kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere bakar (TCK m. 50/1). Talep edilmiş olması mahkemeyi bağlamaz; çevirmeme kararı da gerekçelendirilir. Kararda çevirme yapılmışsa esas alınan tam gün sayısının gösterilmesi zorunludur.
Çevirmenin mümkün olmadığı hâller de vardır. Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenek olarak öngörülmüş ve hâkim hapis cezasına hükmetmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez (TCK m. 50/2). Tekerrür hâlinde seçimlik cezalı suçlarda hapis cezasına hükmolunduğundan (TCK m. 58/3) aynı yasak mükerrirler için de sonuç doğurur. Uygulamada sık karşılaşılan örneklerden biri hakaret suçudur; suçun basit veya nitelikli hâlde işlenmiş olması sonucu değiştirir. Ayrıntı için basit hakaret suçu ve cezası içeriğimize bakabilirsiniz.
Hapis Cezası Paraya Çevrilirse Kaç TL Eder?
Çevrilen cezanın tutarı, adli para cezasının genel hesabıyla bulunur: hâkim tam gün sayısını belirler ve bunu bir gün karşılığı tutarla çarpar (TCK m. 52/1). Bir gün karşılığı en az 100, en fazla 500 liradır (TCK m. 52/2); 1 Haziran 2024'ten önce işlenen suçlarda 20 ile 100 lira arası uygulanır. Günlük hapis cezası kaç TL sorusunun cevabı bu aralıktır. Süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az olamayacağından (TCK m. 49/1), tek günlük bir hapis cezasıyla karşılaşılmaz.
Kanun, hapis süresinin kaç tam güne karşılık geleceği için ayrı bir oran koymaz; hapis süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir ve bir ay otuz gündür (TCK m. 61/6). Aşağıdaki tablo, hapis süresinin her günü bir tam gün olarak esas alındığında kanuni alt ve üst sınırla bulunan tutarları gösterir.
| Hapis Süresi | Tam Gün | En Az (gün × 100 TL) | En Çok (gün × 500 TL) | 1 Haziran 2024 Öncesi Suçta (gün × 20–100 TL) |
|---|---|---|---|---|
| 1 ay | 30 gün | 3.000 TL | 15.000 TL | 600 TL – 3.000 TL |
| 3 ay | 90 gün | 9.000 TL | 45.000 TL | 1.800 TL – 9.000 TL |
| 6 ay | 180 gün | 18.000 TL | 90.000 TL | 3.600 TL – 18.000 TL |
| 1 yıl | 365 gün | 36.500 TL | 182.500 TL | 7.300 TL – 36.500 TL |
Örneğin 6 ay hapis cezası 180 tam gün üzerinden çevrilirse ödenecek tutar en az 18.000, en çok 90.000 liradır; gün karşılığı 200 lira takdir edilmişse 36.000 lira eder. Yıl resmî takvime göre hesaplandığından bir yıllık cezada gün sayısı artık yıla denk gelirse 366 olabilir. Ödenecek kesin tutar, kararın hüküm fıkrasında yazan tam gün sayısı ile gün karşılığının çarpımıdır.
Taksirli Suçlarda Uzun Hapis Cezası da Çevrilir mi?
Evet. Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası bir yılı aşsa da, diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir (TCK m. 50/4). Bu istisna yalnız adli para cezasına çevirme içindir; uzun süreli ceza diğer seçenek yaptırımlara çevrilemez. Bilinçli taksir hâlinde istisna uygulanmaz; bu durumda yalnız bir yıl veya daha az süreli ceza çevrilebilir. Taksirle yaralama ve taksirle öldürme bu kapsamda değerlendirilen suçlardır; trafik kazasından doğan dosyalar için taksirle yaralama suçu ve cezası içeriğimize bakabilirsiniz.
Zorunlu Çevirme Hâlleri
Kanun bazı durumlarda çevirmeyi hâkimin takdirine bırakmaz. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişinin otuz gün ve daha az süreli hapis cezası bu kapsamdadır. Fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezası da aynı koşulla zorunlu çevirmeye tabidir (TCK m. 50/3). Bu hâllerde ceza, para cezasına veya kanunda sayılan diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
Ceza adli para cezasına çevrilmişse zorunlu hâllerde dahi hâkimin belirlemesi gereken iki değer vardır: esas alınan tam gün sayısı ve bir gün karşılığı tutar. Bunlardan biri kararda gösterilmezse hüküm eksik kalır. Kişi daha önce hapis cezasına mahkûm olmuşsa çevirme zorunlu olmaktan çıkar; kısa süreli ceza yine çevrilebilir, ancak karar hâkimin takdirine kalır.
Paraya Çevirme Dışındaki Seçenek Yaptırımlar
Kısa süreli hapis cezası yalnız paraya değil, kanunda sayılan başka yaptırımlara da çevrilebilir. TCK m. 50/1'deki seçenekler şunlardır:
- Adli para cezası (a bendi),
- Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi (b bendi),
- En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme (c bendi),
- Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma (d bendi),
- Suç, sağlanan hak ve yetkiler kötüye kullanılarak ya da dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak işlenmişse, aynı süreyle ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması veya belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma (e bendi),
- Aynı süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma (f bendi).
Çevirme yapıldığında asıl mahkûmiyet artık çevrilen adli para cezası veya tedbirdir (TCK m. 50/5). Hüküm kesinleştikten sonra savcılığın tebligatına rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerine başlanmaz veya başlanıp devam edilmezse, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir (TCK m. 50/6). Çevrilen para cezası ödenmezse işleyen süreç ödenmezse ne olur başlığında anlatılmıştır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile İlişkisi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ile adli para cezası için mümkündür (CMK m. 231/5). Ancak kanun iki kurumu aynı hükümde birleştirmez: açıklanması geri bırakılan hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m. 231/7). Yani hapis cezası için mahkeme ya paraya çevirmeyi ya da HAGB'yi seçer; HAGB kararı verilen hükümde hapis paraya çevrilmez. Doğrudan adli para cezasına hükmedilmişse, m. 231/6'daki koşullar varsa HAGB kararı verilebilir. Denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenir veya yükümlülüklere aykırı davranılırsa mahkeme hükmü açıklar; bu aşamada koşulları varsa hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir (CMK m. 231/11).
Adli Para Cezası Nereye ve Nasıl Ödenir?
Ödeme, hükmün kesinleşmesinin ardından infaz savcılığınca düzenlenen ödeme emrine göre yapılır. Ödeme emri size tebliğ edilmeden ödeme yükümlülüğü işlemeye başlamaz. Emirde ödenecek tutar, ödeme yeri ve süre yazar. Aşağıdaki yollardan biriyle ödeme yapabilirsiniz.
- İnfaz savcılığına başvurarak ödeme emrini alın ve tahsilat işlemini başlatın.
- Bağlı bulunduğunuz vergi dairesine giderek dosya numarasıyla ödeme yapın.
- Gelir İdaresi Başkanlığının sistemi üzerinden adli para cezası online ödeme işlemini tamamlayın.
- Anlaşmalı bankaların şubelerinden veya internet şubelerinden ödeme yapın.
- Taksit talebiniz varsa ödeme yapmadan önce infaz savcılığına dilekçe verin.
Ödeme dekontunu saklayın. Tahsilat kayıtlara geçmiş olsa dahi, infaz dosyasının kapanması sırasında dekont istenebilir. Başkası adına ödeme yapıyorsanız dosya numarasını ve kimlik bilgisini doğru girin; yanlış dosyaya yapılan ödeme, ceza ödenmemiş sayılır. Kısmi ödeme yaptıysanız kalan tutarın süresi içinde tamamlanması gerekir.
Ödeme Süresi ve Taksitlendirme
Adli para cezası ödeme süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren otuz gündür. Süre hükmün kesinleştiği tarihten değil, emrin size ulaştığı tarihten işler. Kesinleşme ile tebligat arasında aylar geçebilir. Sürenin kaçırılması hâlinde infaz savcılığı kendiliğinden bir sonraki aşamaya geçer ve dosya kamuya yararlı işte çalışma ya da hapse çevirme yoluna girer.
| Aşama | Yapılacak İşlem | Süre |
|---|---|---|
| Hükmün kesinleşmesi | Dosya infaz savcılığına gönderilir | Kanun yolu süreleri dolduğunda |
| Ödeme emrinin tebliği | Tutar ve ödeme yeri bildirilir | Tebligatla birlikte |
| Ödeme veya taksit talebi | Ödeme yapılır ya da dilekçe verilir | Tebliğden itibaren 30 gün |
| Mahkemeden mehil | Hükümle birlikte karara bağlanır | Kesinleşmeden itibaren en çok 1 yıl |
| Mahkemeden taksit | Hükümle birlikte karara bağlanır | En çok 2 yıl, en az 4 taksit |
| Taksitin ödenmemesi | Kalan kısmın tamamı muaccel olur | Taksit tarihinde |
Ödeme güçlüğü çekenler için kanunda taksit imkânı düzenlenmiştir. Hâkim, kişinin ekonomik ve şahsi hâllerini gözeterek hükümle birlikte mehil verebilir. Mehil süresi bir yılı aşamaz. Aynı hükümle cezanın taksitle ödenmesine de karar verilebilir (TCK m. 52/4). Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2402, K. 2015/19053, T. 08.12.2015 sayılı kararında bu ikisinin seçenekli olduğu, birlikte uygulanamayacağı belirtilmiştir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksit aralığının kararda gösterilmesi de zorunludur; Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/21987, K. 2017/7210, T. 07.06.2017 sayılı kararı bu eksikliği bozma sebebi saymıştır.
Hükümde taksit kararı bulunmasa dahi bir imkân daha vardır. 5275 sayılı Kanun m. 106/6 uyarınca bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine, kalan kısmın birer ay arayla iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksit süresinde ödenmezse ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. Taksit talebiniz reddedilirse süreç durmaz. Bu durumda otuz günlük süre içinde tamamını ödemeniz gerekir; aksi hâlde infaz aşamasına geçilir. Ret kararına karşı infaz hâkimliğine başvurabilirsiniz. Taksitlerden biri süresinde ödenmezse kalan kısmın tamamı muaccel hâle gelir ve tek seferde istenir; bu sonuç kararda ayrıca ihtar edilmiş olmalıdır.
Ödenmezse Ne Olur?
Ceza ödenmediğinde doğrudan hapse girilmez. Kanun araya bir aşama koymuştur ve bu aşama uygulamada az bilinir. Ödeme emrine rağmen süresinde ödeme yapılmazsa Cumhuriyet savcısı karar verir. Ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı kadar kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya hükmedilir (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 106/3). Hapis, ancak bu seçenekten yararlanılmaması veya çalışmanın yerine getirilmemesi hâlinde gündeme gelir.

Sürecin işleyebilmesi için önce usulüne uygun tebligat yapılmış olması gerekir. Ödeme emri hükümlüye ulaşmadan bir sonraki aşamaya geçilemez. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/2060, K. 2018/298, T. 11.01.2018 sayılı kararı bu noktadaki eksikliği ele almıştır.
Adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmemesi kanuna aykırıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/2060, K. 2018/298, T. 11.01.2018
Kararın anlamı nettir. Ödenmemenin sonucu size önceden bildirilmiş olmalıdır. İhtar yapılmadan verilen çevirme kararı hukuka aykırıdır ve infaz hâkimliğine başvurularak kaldırılması istenebilir. Cezanın hangi aşamada olduğunu ve kalan gün sayısını görmek için infaz hesaplama sayfamızdan yararlanabilirsiniz.
Kamuya Yararlı İşte Çalışma
Bu seçenek, ödenmeyen cezanın hapis yerine çalışmayla infaz edilmesini sağlar. 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca hükümlünün iki saat çalışması bir güne karşılık gelir. Günlük çalışma süresi denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir ve en az iki, en fazla sekiz saat olabilir. Buna göre günde sekiz saat çalışan bir kişi, bir günde dört günlük cezasını infaz etmiş olur.
Çalışma, denetimli serbestlik müdürlüğünün belirlediği kamu kurumlarında yapılır. Belediyeler, okullar, hastaneler ve kamuya ait tesisler bu kapsamdadır. Bir günlük çalışmanın parasal karşılığı, hükümde takdir edilen gün karşılığı tutar kadardır; yani 100 ile 500 lira arasında değişir ve kararınızda yazan rakama göre belirlenir. Çalışma yükümlülüğüne uyulmaması hâlinde dosya hapse çevirme aşamasına geçer.
Hapse Çevirme Süreci
Hapse çevirme, sürecin son aşamasıdır. Ödeme yapılmamış ve kamuya yararlı işte çalışma seçeneğinden yararlanılmamışsa bu aşamaya geçilir. Çalışmanın yerine getirilmemesi de aynı sonucu doğurur; ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir. Çevirmede kullanılan gün karşılığı hükümde takdir edilen miktardır ve infaz savcılığı kendiliğinden farklı bir rakam uygulayamaz.
Hapse çevrilen cezanın infazında iki kural geçerlidir. Birincisi, çevrilen hapis cezasının infazı ertelenemez ve bu infazda koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 sayılı Kanun m. 106/9). Doğrudan hükmedilen hapis cezasında sürenin bir bölümü koşullu salıverilmeyle geçerken, çevrilen cezada belirlenen günün tamamı infaz kurumunda geçirilir. İkincisi, çektirilecek hapis süresinin bir üst sınırı vardır; süre üç yılı, birden fazla hükümle mahkûmiyet hâlinde beş yılı geçemez (m. 106/7). Çocuklar hakkında hükmedilen ceza ise hiçbir hâlde hapse çevrilemez; tahsil için cebri icra yoluna gidilir.
Çevirme kararından sonra dahi ödeme yapılabilir; bu, sürecin en az bilinen yönüdür. Hükümlü hapisteyken ödenmemiş kısmı öderse, ödenen tutara karşılık gelen gün kadar cezası düşer ve orantılı olarak tahliye edilir. Tamamının ödenmesi hâlinde derhal serbest bırakılır. Bu nedenle çevirme kararı gelmiş olsa bile ödeme veya taksit yolları kapanmış sayılmaz.
Günlük Hapis Cezası Ücreti ve Cezaevi Günlük Ücreti Ne Demek?
“Günlük hapis cezası ücreti” ya da “cezaevi para cezası günlük kaç lira” diye aranan değer, kanunda ayrı bir tarife olarak yer almaz; her dosyada hükümde yazan bir gün karşılığı tutardır. Bu tutar iki yönde kullanılır. Hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde ödenecek miktar, gün sayısı ile bu tutarın çarpımıdır (TCK m. 50/1-a ve 52). Adli para cezası ödenmediğinde ise hesap tersine işler ve ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısı hapse çevrilir (5275 sayılı Kanun m. 106/3). Örneğin gün karşılığı 200 TL olan 30.000 TL’lik cezanın 10.000 TL’si ödenmişse kalan 20.000 TL, 100 günlük hapse karşılık gelir.
Cezaevi günlük ücreti veya iaşe bedeli olarak anılan, hükümlünün infaz kurumunda kaldığı her gün için ödediği bir ücret ise 5275 sayılı Kanunda öngörülmemiştir. Mahkûmiyet hâlinde sanığa yüklenen mali yük, hükümde gösterilen yargılama giderleridir (CMK m. 325/1). Para akışı ters yönde de olabilir; kurumda çalıştırılan hükümlüye, ürettiklerinden elde edilen gelirden çalışmasının karşılığı olarak ücret ödenir (5275 sayılı Kanun m. 32/1).
Adli Para Cezası Sorgulama Nasıl Yapılır?
Hakkınızda kesinleşmiş bir ceza bulunup bulunmadığını kendiniz sorgulayabilirsiniz. Sorgulama, ödeme yükümlülüğünün başlayıp başlamadığını ve dosyanın hangi aşamada olduğunu gösterir. Aşağıdaki yollar kullanılabilir.
- Adli para cezası e-Devlet ekranından adli sicil ve infaz kayıtlarınızı görüntüleyin.
- UYAP Vatandaş Portalından dosya numarasıyla dosya durumunu inceleyin.
- İnfaz savcılığına bizzat başvurarak dosya bilgisi talep edin.
- Vekilinizin UYAP avukat portalı üzerinden dosyayı incelemesini isteyin.
Sorgulama sonucunda dosya numarası, kesinleşme tarihi ve ödenecek tutar görülür. Emrin tebliğ edilip edilmediği de sistemde yer alır. Ödeme yapılmışsa tahsilat kaydı da görüntülenir. Taksit kararı varsa taksit tarihleri listelenir. Sistemde ödenmiş görünmeyen tutar varsa infaz savcılığına başvurun; bazı ödemeler kayıtlara gecikmeli işlenir ve dekont bu aşamada işe yarar.
Memuriyete ve İşe Girişe Etkisi
Para cezası tek başına ve her durumda memuriyete engel değildir. Belirleyici olan cezanın türü değil, suçun niteliği ve mahkûmiyetin kanuni sonucudur. Kamu görevine atanacaklar için adli sicil dışındaki kayıtlara da bakıldığı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yazısında anlatılır. Görevdeki memura verilen disiplin cezaları ise ceza mahkûmiyetinden ayrıdır ve memur disiplin cezaları yazısında anlatılıyor. Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5 iki hâli engel saymıştır. Bunlar, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet ile maddede sayılan katalog suçlardan mahkûmiyettir.
Bu düzenlemeden üç sonuç çıkar. Birincisi, taksirle işlenen suçlardan verilen cezalar tutarı ne olursa olsun engel oluşturmaz. İkincisi, doğrudan hükmedilen ceza kural olarak engel değildir; ortada bir yıl veya daha fazla hapis cezası yoktur. Üçüncüsü, maddede sayılan suçlarda cezanın paraya çevrilmiş olması sonucu değiştirmez; mahkûmiyetin kendisi engeldir.
Katalog suçlarda engelin kalıcı olması, memnu hakların iadesi kurumunu da etkisiz bırakır. Kişi hakkında yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilse dahi, suç maddede sayılanlardan biriyse memuriyet yolu açılmaz. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu ayrımı şöyle ortaya koymuştur.
Memnu hakların iadesi kararı, 657 sayılı Kanunun anılan 48/A-5 inci maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlar dışında kalan suçlar bakımından devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliği geleceğe dönük olarak ortadan kaldırmaktadır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2007/2368, K. 2011/1214, T. 17.11.2011
Kararın pratik karşılığı iki yönlüdür. Katalog dışında kalan bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası almış kişi, memnu hakların iadesi kararıyla yeniden memur olabilir. Buna karşılık zimmet, hırsızlık veya sahtecilik gibi maddede sayılan suçlardan mahkûmiyet hâlinde bu yol kapalıdır; adli sicil kaydının silinmiş olması da sonucu değiştirmez.
Özel sektörde durum farklı işler. İşveren adli sicil belgesi isteyebilir ve belgede infaz edilmiş bu yaptırım görünür. Buna karşılık özel sektörde kanuni bir yasak bulunmaz; değerlendirme işverenin takdirindedir. Belgede ne göründüğü, kaydın silinip silinmediğine bağlıdır ve bu konu aşağıdaki başlıkta ele alınmaktadır.
Adli Sicil Kaydına İşler mi?
Evet, bu ceza adli sicil kaydına işler. Buna karşılık idari para cezası işlemez; iki kavram arasındaki en somut fark budur. Kayıt, mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesiyle oluşur; silinme süreci cezanın infazıyla başlar (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 9). Kaydınızı adli sicil kaydı sorgulama hizmeti üzerinden görüntüleyebilirsiniz.
Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı farklı şeylerdir. Adli sicil kaydı, ceza infaz edilinceye kadar aktif olarak görünen kayıttır. Ceza infaz edildikten sonra kayıt adli sicilden silinir ve arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı sıradan bir adli sicil belgesinde görünmez; yalnızca kanunda sayılan hâllerde ve belirli kurumlarca talep edilebilir. Bu nedenle "sicilim temizlendi mi" sorusunun cevabı iki aşamalıdır.
Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir?
Adli sicil kaydının silinmesi için temel şart cezanın infaz edilmiş olmasıdır. İnfaz, tutarın tamamının ödenmesiyle gerçekleşir. Kamuya yararlı işte çalışmanın ya da hapsin tamamlanması da infaz sayılır. Kayıt bu aşamada kendiliğinden adli sicilden silinip arşive alınır; ayrıca başvuru yapılması gerekmez.
Arşiv kaydının silinmesi ise süreye bağlıdır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 12, arşiv kaydının belirli süreler geçtikten sonra tamamen silinmesini öngörür. Süre, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren işler ve suçun niteliğine göre değişir. Süre dolduğu hâlde kayıt silinmemişse Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvurulur. Hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse zaten bir mahkûmiyet doğmaz; bu kararın sonuçları için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğimize bakabilirsiniz.
Ceza Ertelenir mi, İtiraz Edilebilir mi?
Para cezası ertelenemez. Türk Ceza Kanunu m. 51'de düzenlenen erteleme kurumu yalnızca hapis cezaları için öngörülmüştür. Buna karşılık ödeme bakımından mehil verilmesi veya taksitlendirme mümkündür; bunlar erteleme değil, ödeme kolaylığıdır. İkisi sık karıştırılır ancak hukuki sonuçları farklıdır.
Karara karşı kanun yolu açıktır ve hangi yolun kullanılacağı cezanın miktarına göre değişir. Belirli bir tutarın altındaki adli para cezalarına ilişkin hükümler kesin nitelikte olabilir; bu hâlde istinaf yolu kapalıdır. Kesin olmayan hükümlerde istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273/1). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı da 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten bu yana, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda itiraz değil istinaf yoluna başvurulur (CMK m.231/12). Süreler kaçırıldığında hüküm kesinleşir ve infaz aşamasına geçilir.
Ceza Kararı Elinize Geçtiğinde Yapılacaklar
Elinize bir ceza kararı ulaştığında ilk yapılacak şey belgeyi dikkatle okumaktır. Kararın hangi tarihte tebliğ edildiği, hangi süreleri başlattığını belirler. Tebligat zarfının da saklanması gerekir; tarih uyuşmazlığında bu belge kullanılır. Aşağıdaki adımlar sırayla uygulanmalıdır.
- Tebliğ tarihini not edin; tüm süreler bu tarihten işlemeye başlar.
- Hüküm fıkrasındaki tam gün sayısını ve gün karşılığı tutarı ayrı ayrı kontrol edin.
- İkisini çarparak ödenecek tutarı hesaplayın ve kararda yazan meblağla karşılaştırın.
- Ödeme süresini takvime işleyin; ödeme emri tebliğinden itibaren otuz gündür.
- Taksit talebiniz varsa süre dolmadan infaz savcılığına dilekçe verin.
- İstinaf düşünüyorsanız gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süreyi kaçırmayın.
- Ödeme yaptığınızda dekontu saklayın ve dosya numarasını doğrulayın.
Sürelerin kaçırılmasının telafisi yoktur. İstinaf süresi geçtiğinde hüküm kesinleşir ve esasa ilişkin itirazlarınız dinlenmez. Ödeme süresi geçtiğinde ise dosya kendiliğinden bir sonraki infaz aşamasına geçer. Kararda gün sayısı veya gün karşılığı gösterilmemişse bu bir kanun yolu sebebidir ve süresinde ileri sürülmelidir.
Ceza Dosyalarında Avukat Desteği
Bu dosyalarda sonucu belirleyen unsur, sürelerin doğru takip edilmesi ve hükmün teknik yönden denetlenmesidir. Kararda tam gün sayısının ve gün karşılığının ayrı ayrı gösterilip gösterilmediği incelenir. Alt sınırdan uzaklaşılmışsa gerekçe bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilir. Çevirme kararının kanuni koşullara uygunluğu da denetlenir; aksi hâlde eksik veya hatalı hüküm kesinleşir.
URSA Avukatlık olarak ceza dosyalarını yargılama aşamasından infaz aşamasına kadar takip ediyoruz. Taksitlendirme talebinin hazırlanması, ödeme emrine ve çevirme kararına karşı infaz hâkimliğine başvuru ile adli sicil kaydının silinmesi işlemleri bu kapsamdadır. Dosyanız için ön değerlendirme talep edebilirsiniz; kapsam ve ücret görüşme sırasında yazılı olarak paylaşılır. Ceza dosyalarının genel işleyişi için ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Adli Para Cezası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıda en çok sorulan on bir soruyu yanıtladık. Yanıtlar kısadır ve her biri kendi başına okunur. Tutar soruları tek bir rakamla değil, hesabı belirleyen unsurlar üzerinden yanıtlanmıştır. Dosyanıza özgü değerlendirme için hukuki destek almanız gerekir.
Adli para cezası ne kadar tutar?
Adli para cezası ne kadar sorusunun tek bir rakamla cevabı yoktur. Ödenecek meblağ, kararda yazan tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen tutarla çarpılmasıyla bulunur. Gün karşılığı, kanun uyarınca 100 ile 500 lira arasında ve kişinin ekonomik durumuna göre belirlenir. Örneğin 100 günlük bir cezada tutar, hâkimin takdir edeceği gün karşılığına göre 10.000 ile 50.000 lira arasında değişir.
6 ay hapis cezası paraya çevrilirse ne kadar ödenir?
Hapis süresinin her günü bir tam gün olarak esas alınırsa 6 ay, 180 tam güne karşılık gelir. Bir gün karşılığı kanunen 100 ile 500 lira arasında olduğundan tutar en az 18.000, en çok 90.000 liradır. Suç 1 Haziran 2024'ten önce işlenmişse gün karşılığı 20 ile 100 lira arasında olduğundan aralık 3.600 ile 18.000 liradır. Kesin tutar, kararda yazan tam gün sayısı ile hâkimin takdir ettiği gün karşılığının çarpımıdır.
Gün sayısı ile ödenecek tutar aynı şey mi?
Hayır, aynı şey değildir ve en sık yapılan hata budur. Kararda yazan sayı liranın değil günün karşılığıdır. Ödenecek tutara ulaşmak için bu sayıyı, yine kararda gösterilen gün karşılığı miktarla çarpmanız gerekir. Kararda her iki değerin ayrı ayrı gösterilmesi kanunen zorunludur; yalnızca biri yazılıysa hüküm eksiktir.
Ceza ödenmezse hapse girilir mi?
Doğrudan hapse girilmez. Ödeme emrine rağmen ödeme yapılmazsa önce kamuya yararlı işte çalışma seçeneği devreye girer; iki saat çalışma bir güne karşılık gelir. Hapis, ancak bu seçenekten yararlanılmaması veya çalışmanın yerine getirilmemesi hâlinde gündeme gelir. Hapisteyken yapılan ödeme de orantılı tahliye sonucunu doğurur.
Ceza taksitle ödenebilir mi?
Evet, ödenebilir. Hâkim hükümle birlikte, kişinin ekonomik durumunu gözeterek cezanın taksitle ödenmesine karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksitlerden biri süresinde ödenmezse kalan kısmın tamamı muaccel hâle gelir ve tek seferde istenir.
Ödeme süresi ne kadardır?
Adli para cezası ödeme süresi, emrin tebliğinden itibaren otuz gündür. Süre hükmün kesinleştiği tarihten değil, emrin size ulaştığı tarihten işler; ikisi arasında aylar geçebilir. Bu nedenle tebliğ tarihini not etmeniz gerekir. Süre dolduğunda infaz savcılığı kendiliğinden bir sonraki aşamaya geçer ve dosya kamuya yararlı işte çalışma yoluna girer.
Ceza adli sicile işler mi?
Evet, işler. Mahkeme kararına dayandığı için adli sicil kaydı oluşur; idari para cezası ise adli sicile işlemez. Ceza infaz edildiğinde kayıt adli sicilden silinir ve arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı sıradan adli sicil belgesinde görünmez ve kanunda öngörülen süre dolduğunda tamamen silinir.
Ceza memuriyete engel olur mu?
Tek başına ve her durumda engel değildir. Belirleyici olan cezanın türü değil, suçun niteliğidir. Devlet Memurları Kanunu, kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasını ve maddede sayılan katalog suçları engel saymıştır. Taksirli suçlar engel oluşturmaz; katalog suçlarda ise cezanın paraya çevrilmiş olması sonucu değiştirmez.
İdari para cezasıyla aynı mı?
Hayır. Adli para cezasını mahkeme verir, suç oluşturan bir fiilden doğar ve adli sicile işler. İdari para cezasını idari makam veya kolluk verir, kabahat niteliğindeki fiilden doğar ve adli sicile işlemez. Ödenmeme sonuçları da farklıdır; idari para cezası vergi dairesince cebri icra yoluyla tahsil edilir.
Ceza mirasçılara geçer mi?
Hayır, geçmez. Cezaların şahsiliği ilkesi gereği ceza sorumluluğu yalnızca fiili işleyen kişiye aittir. Hükümlünün ölümü hâlinde cezanın infazına son verilir ve tutar mirasçılardan istenemez. Bu kural ödenmemiş kısım için de geçerlidir; kısmi ödeme yapılmış olması sonucu değiştirmez. İdari para cezalarında ise durum farklı değerlendirilir.
Karara itiraz edebilir miyim?
Cezanın miktarına göre değişir. Belirli bir tutarın altındaki adli para cezalarına ilişkin hükümler kesin nitelikte olabilir ve istinaf yolu kapalıdır. Kesin olmayan hükümlerde istinaf süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı da aynı sürede istinaf yoluna başvurulur (CMK m.231/12).
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.