URSA Avukatlık

İnfaz Hesaplama

İnfaz hesaplama, kesinleşmiş hapis cezasının ne kadarının kurumda geçirileceğinin belirlenmesidir. Sonuç ceza süresine, suç türüne ve suçun işlendiği tarihe göre değişir.

Hesaplama AraçlarıAv. Halil İbrahim Uygur24 dk okumaEklenme: Güncellenme:
URSA Avukatlık logolu, infaz hesaplama başlıklı görsel

Okunabilir metin. Yayına bu bölüm değil, Bölüm 2 verilecek.

İnfaz hesaplama, kesinleşmiş bir hapis cezasının ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceğinin hesaplanmasıdır. Hükmedilen ceza ile fiilen kurumda kalınan süre birbirinden farklıdır. Aradaki farkı koşullu salıverme, denetimli serbestlik ve açık cezaevi gibi kurumlar doğurur. Hesap üç temel veriye dayanır: cezanın süresi, suçun türü ve suçun işlendiği tarih.

Üçüncü veri çoğu zaman gözden kaçar, oysa sonucu belirleyen odur. İnfaz rejimi suçun işlendiği tarihe göre uygulanır; aynı ceza, ayrı dönemlerde işlenen suçlarda farklı bir yatar süresi doğurur. Ceza miktarı ve suç türü aynı olsa bile tarih değiştiğinde sonuç değişir. Yazımızda hesabın nasıl yapıldığı, hangi verilerin kullanıldığı, suç tarihinin neden belirleyici olduğu, koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik arasındaki fark, iyi hâl değerlendirmesi, açık cezaevine ayrılma koşulları, mükerrirlerde infaz, mahsup ve örnek hesaplamalar konularının bütün detaylarını bulabilirsiniz.

İnfaz Hesaplama Nedir?

İnfaz hesaplama, hükümlünün kurumda kalacağı süre ile tahliye tarihlerinin belirlenmesi işlemidir. Hesabın sonunda iki tarih ortaya çıkar. Birincisi koşullu salıverilme tarihi, ikincisi cezanın tamamının bittiği hak ederek tahliye, uygulamadaki adıyla bihakkın tahliye tarihidir. Denetimli serbestlik uygulanan dosyalarda ise kurumdan çıkış, koşullu salıverilme tarihinden daha erken gerçekleşir.

İnfaz sürecinin kesinleşen hükümden hak ederek tahliyeye kadar olan aşamalarını gösteren akış şeması

Hesabı yapan makam infaz savcılığıdır. Cumhuriyet Başsavcılığı, kesinleşen hükmü aldıktan sonra müddetname adı verilen belgeyi düzenler ve belgede tarihler tek tek gösterilir. Müddetname hükümlüye tebliğ edilir; içeriğinde hata bulunduğunu düşünen hükümlü infaz hâkimliğine başvurabilir. Sayfadaki infaz hesaplama aracı ve anlatım, müddetnamenizi okumanıza ve doğruluğunu kontrol etmenize yardımcı olmak içindir.

Hesaplama Aracı Nasıl Kullanılır?

Sayfamızın üst bölümündeki araç, yatar hesaplama işlemini üç veri üzerinden yapar. Girdiğiniz bilgiler ne kadar doğruysa sonuç da o ölçüde gerçeğe yaklaşır. Verileri kesinleşmiş mahkeme kararından ve müddetnameden alın. Aşağıdaki maddeler hangi bilgiyi nereden alacağınızı gösterir.

  • Ceza süresini kesinleşen hükümde yazdığı biçimde, yıl ve ay olarak girin.
  • Suç türünü kararda gösterilen kanun maddesine bakarak seçin.
  • Suç tarihini iddianamedeki olay tarihinden alın, karar tarihinden değil.
  • Tutuklulukta veya gözaltında geçirdiğiniz süreyi ayrıca belirtin.
  • Hükümde mükerrirlik kaydı varsa ilgili alanı işaretleyin.

Suç tarihinin ayrıca sorulmasının sebebi, infaz rejiminin o tarihe göre belirlenmesidir. Aynı ceza süresi, farklı tarihlerde işlenen suçlarda farklı bir yatar hesaplama sonucu üretir. Aracın verdiği sonuç yaklaşıktır ve infaz savcılığının hesabının yerine geçmez; nihai hesap müddetname ile yapılır. İnfaz aşamasında karşılaşılan diğer kararlar için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sayfamıza da bakabilirsiniz.

Hesaplamada Hangi Veriler Kullanılır?

İnfaz hesaplama işlemine giren veri sayısı sınırlıdır, ancak her biri sonucu doğrudan değiştirir. Verilerin tamamı resmi belgelerde yer alır; tahminle doldurulan hiçbir alan güvenilir sonuç vermez. Beş veriden dördü kesinleşmiş hükümde, biri müddetnamede bulunur. Tabloda her veri, nereden öğrenileceği ve hesaba nasıl yansıdığı ile birlikte yer alıyor.

VeriNereden ÖğrenilirHesaba Etkisi
Ceza süresiKesinleşmiş mahkeme kararı ve müddetnameHesabın çıkış noktasıdır; bütün oranlar bu süre üzerinden uygulanır
Suç türüKararda gösterilen kanun maddesiKoşullu salıverme oranını belirler; bazı suçlarda oran yükselir
Suç tarihiİddianame ve gerekçeli kararın olay bölümüHangi tarihli düzenlemenin uygulanacağını belirler
Tutuklulukta geçen süreTutuklama ve tahliye kararları, UYAP kaydıCezadan düşülür, tahliye tarihlerini öne çeker
Mükerrirlik durumuHüküm fıkrasıAyrı bir infaz rejimi uygulanmasını gerektirir

Verilerden birinin yanlış girilmesi sonucu ciddi biçimde kaydırır. Suç tarihini karar tarihiyle karıştırmak, uygulanacak rejimin tümüyle değişmesine yol açabilir. Tutuklulukta geçen sürenin atlanması ise tahliye tarihini olduğundan geç gösterir. Müddetnamenizdeki verilerle aracın alanlarını karşılaştırmanız, hatayı erken fark etmenizi sağlar.

Suç Tarihi Neden Belirleyicidir?

İnfaz kurallarının çoğu değiştiği anda herkese uygulanır. Koşullu salıverilme ise kuralın dışında tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili hükümleri derhal uygulama ilkesinin istisnası saymıştır. Kanun metnine İnfaz Kanunu bağlantısından ulaşabilirsiniz. Ayrımın sonucu şudur: koşullu salıverilme bakımından suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan çıkan kanun karşılaştırılır ve hükümlünün lehine olan uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da aynı yöndedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2019/434 E., 2021/155 K., 20.04.2021). 1. Ceza Dairesi ilkeyi şöyle özetlemiştir.

Suç tarihinin koşullu salıverme hesabına etkisini gösteren karşılaştırma şeması

Koşullu salıverilmede derhâl uygulama ilkesinin geçerli olmadığı, koşullu salıverilmenin infaz rejimine ilişkin diğer hükümlerden ayrık tutularak maddi ceza hukuku müessesesi gibi kabul edildiği (…) suç tarihi göz önünde bulundurularak hükümlünün özgürlüğü en az kısıtlayacak şekilde belirlenmesi gerektiği.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2022/6189 E., 2022/4393 K., 03.06.2022

Uygulamada iki tarih özellikle önem taşır. 15 Nisan 2020'de yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranını üçte ikiden yarıya indirdi. Aynı Kanun, 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesini de değiştirerek 30 Mart 2020 gününe kadar işlenen suçlarda denetimli serbestlik süresini bir yıldan üç yıla çıkardı. Geçici madde; kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, özel hayata karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile terör suçlarını kapsam dışında bıraktı.

Karşılaştırma yapılırken bir kural daha işler: karma uygulama yasağı. Eski ve yeni kanunun yalnızca işinize gelen bölümlerini birleştiremezsiniz; hükümler bir bütün olarak değerlendirilir ve hangisi sonuç olarak daha lehe ise o uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi ilkeyi açıkça vurgulamaktadır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2024/5614 E., 2025/3755 K., 09.05.2025). Birden fazla cezanız varsa her mahkumiyet için lehe rejim ayrı ayrı belirlenir; içtima kararına dahil olsalar bile cezalar bağımsızlıklarını korur.

Koşullu Salıverme, Denetimli Serbestlik ve Açık Cezaevi Farkı

Üç kavram sürekli birbirinin yerine kullanılır, oysa üçü farklı aşamalardır ve farklı sonuçlar doğurur. Karışıklığın sebebi, üçünün de kurumdan çıkışla ilişkili olmasıdır. Gerçekte biri kurum içindeki yer değişikliği, biri kurum dışında infaz, biri ise cezanın kalan kısmının dışarıda çekilmesidir. Üç kavram tabloda dört ölçüt üzerinden ayrılıyor.

KavramNe Anlama GelirHangi Aşamada Devreye GirerŞartı
Açık cezaevine ayrılmaFirara karşı engeli ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan kuruma nakil; infaz devam ederKapalı kurumda belirli süre geçirildikten sonraİdare ve gözlem kurulu değerlendirmesi; bazı suçlarda infaz hâkiminin onayı
Denetimli serbestlikCezanın koşullu salıverilme tarihine kadarki kısmının kurum dışında infazıKoşullu salıverilme tarihinden önceAçık kurumda veya çocuk eğitimevinde bulunmak, iyi hâlli olmak ve talepte bulunmak
Koşullu salıvermeCezanın kanunda belirtilen kısmı çekildikten sonra kalanının denetim altında dışarıda geçirilmesiKanuni oranın tamamlandığı tarihteİnfaz süresini iyi hâlli geçirmek; infaz hâkiminin kararı

Üçü birbirini izleyen aşamalardır. Kapalı kurumda başlayan infaz, koşullar oluştuğunda açık kuruma taşınır. Açık kurumdaki hükümlü denetimli serbestlikten yararlanarak dışarı çıkar; koşullu salıverilme tarihi geldiğinde ise cezanın kalan bölümü denetim süresi olarak dışarıda işler. Zincirin herhangi bir halkası kopabilir, çünkü her aşamanın kendi şartı vardır. Yatar hesaplama yaparken üç aşamayı ayrı ayrı hesaba katmalısınız.

Bir noktayı karıştırmayın: denetimli serbestlikle çıkmak tahliye değildir. Ceza infaz edilmeye devam eder, yalnızca yeri değişir. Yükümlülüklere uyulmadığında hükümlü kapalı kuruma geri gönderilir. Koşullu salıverilme de cezanın bittiği anlamına gelmez; hak ederek tahliye tarihine kadar infaz kesintisiz sürer.

Koşullu Salıverme Nasıl Hesaplanır?

Hesabın mantığı tek cümleyle anlatılabilir. Kanunun suç türüne göre öngördüğü oran ceza süresine uygulanır, çıkan süre kurumda geçirilir, tarih geldiğinde koşullu salıverilme gündeme gelir. Süreli hapis cezalarında genel oran cezanın yarısıdır. Ağırlaştırılmış müebbette otuz yıl, müebbette yirmi dört yıl kurumda geçirilir. Oran tek başına yeterli değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, koşullu salıverilmenin bir infaz kurumu olduğunu ve cezanın tamamen çektirildiği anlamına gelmediğini vurgulamaktadır.

Koşullu salıverilme bir infaz kurumudur ve hükümlünün cezaevinden bırakılarak özgürlüğü bağlayıcı cezasının dışarıda çektirilmesi sürecini başlatır. Koşullu salıverilme kararı cezanın tamamen çektirildiği anlamına gelmez.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2019/3620 E., 2021/7036 K., 16.04.2021

Hesap adım adım şöyle işler. Önce ceza süresi belirlenir; birden fazla mahkumiyet varsa infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir ve her ceza için lehe rejim ayrı saptanır. Ardından suç türüne ve suç tarihine göre oran uygulanır. Tutuklulukta ve gözaltında geçen süreler düşülür. Kalan süre kuruma giriş tarihine eklendiğinde koşullu salıverilme tarihi çıkar. Süre hesabında yıl resmi takvime göre alınır ve artık yıllar da bir yıl sayılır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2023/8221 E., 2024/4058 K., 31.05.2024).

Tarihe ulaşmak tek başına yetmez. Kanun, hükümlünün kurumdaki süreyi iyi hâlli geçirmesini ayrıca arar. Hesabın verdiği tarih, kurul değerlendirmesi olumlu sonuçlanmadıkça kendiliğinden tahliye getirmez. Nihai hesap ve karar infaz savcılığı ile infaz hâkimliğine aittir.

Suç Türüne Göre Oranlar

Oranlar 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde suç türüne göre ayrılmıştır. Genel kural ile istisnalar aynı madde içinde, ek cümleler halinde düzenlenmiştir. Bu nedenle oranı bulmak için kararınızdaki kanun maddesine bakmanız yeterli olur. Aşağıdaki tablo süreli hapis cezaları için geçerli oranları ve dayanaklarını gösteriyor.

Suç TürüKoşullu Salıverme OranıDayanak
Genel kural (aşağıda sayılmayan suçlar)Cezanın yarısı5275 sayılı Kanun m.107/2
Kasten öldürme; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama; işkence ve eziyetCezanın üçte ikisim.107/2, ek cümleler
Cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel tacizCezanın üçte ikisim.107/2, ek cümleler
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlarCezanın üçte ikisim.107/2, ek cümleler
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casuslukCezanın üçte ikisim.107/2, ek cümleler
Örgüt kurmak, yönetmek veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarCezanın üçte ikisim.107/4
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiYetişkinlerde genel oran; çocuklarda üçte ikim.107/2-g
Tekerrür hâlinde işlenen suçCezanın üçte ikisim.108/1-d

Tablodaki oranlar süreli hapis cezaları içindir ve suç tarihine göre değişebilir. Nihai hesabı infaz savcılığı yapar.

Terör suçlarında ayrı bir yol izlenir. Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi, koşullu salıverme ve denetimli serbestlik bakımından 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin dördüncü fıkrası ile 108. maddesine yollama yapar. Yargıtay, 7242 sayılı Kanun sonrasında 107/4'teki üçte iki oranının, Terörle Mücadele Kanunu'nun eski dörtte üç oranından daha lehe olduğunu ve uygulanması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2021/6991 E., 2021/14245 K., 19.11.2021). Oranların suç tarihine göre değişmesi, tablodaki değerlerin her dosyaya doğrudan uygulanmasını engeller.

Denetimli Serbestlik Nasıl Hesaplanır?

Denetimli serbestlik, cezanın koşullu salıverilme tarihine kadarki bölümünün kurum dışında infaz edilmesidir. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi üzerine yola başvurulabileceğini düzenler. Karar, kurum idaresinin hazırladığı değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından verilir. Süre, koşullu salıverilme tarihinden geriye doğru sayılır. İnfaz hesaplama yapılırken bu nedenle önce koşullu salıverilme tarihi bulunur, denetimli serbestlik ondan sonra hesaba katılır.

Suç tarihi burada da belirleyicidir. 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi, 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 105/A maddesindeki bir yıllık sürenin üç yıl olarak uygulanmasını öngörür. Maddede sayılan istisna suçlar genişletmenin dışındadır. Yargıtay, geçici maddenin kapsamının yorum yoluyla genişletilemeyeceğini, 30 Mart 2020 sonrasında işlenen suçların genel bir yıllık rejime tabi olduğunu belirtmektedir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2024/2261 E., 2026/1169 K., 20.02.2026). Kanunda birden fazla geçici madde bulunduğu için hangi dönemin hangi hükme tabi olduğunun dosya bazında belirlenmesi gerekir.

2025 yılında getirilen ve uygulamayı köklü biçimde değiştiren bir şart daha vardır. 7550 sayılı Kanun'un 4 Haziran 2025 günü yürürlüğe giren 13. maddesiyle 105/A maddesine eklenen cümle, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen kurumda geçirmiş olmasını arar. Kural, halk arasında girdi çıktı denilen ve cezaevine hiç girmeden denetimli serbestliğe ayrılma sonucunu doğuran uygulamayı sona erdirmiştir. Düzenleme yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanmaz.

Onda bir hesabında sık yapılan bir yanlış vardır. Oran, mahkûm olunan cezanın onda biri değildir; koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin onda biridir. İki hesap arasında ciddi fark doğar ve yanlış olanı hükümlü aleyhine sonuç verir. Hesaplanan süre çok kısa çıksa dahi kurumda kalınacak zaman beş günün altına inemez.

Denetimli serbestlikte hükümlüye yükümlülükler yüklenir. Belirlenen programlara katılmak, imza yükümlülüğünü yerine getirmek ve belirli yerlere gitmemek bunların başında gelir. Yükümlülüklere uyulmaması hâlinde hükümlü kapalı kuruma geri gönderilir ve kalan ceza kurumda infaz edilir. Daha önce denetimli serbestlikten yararlanılan süreler, sonraki başvurularda azami süreden düşülür (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025/463 E., 2026/2538 K., 03.04.2026).

İyi Hâl Değerlendirmesi

Hesabın verdiği tarih tek başına tahliye getirmez. 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesi, koşullu salıverilmeden yararlanmak için infaz süresinin iyi hâlli geçirilmesini şart koşar. Değerlendirmeyi ceza infaz kurumundaki idare ve gözlem kurulu yapar; kurul, hükümlünün kurum kurallarına uyumunu, iyileştirme programlarına katılımını ve tutum değişikliğini birlikte gözetir. Açık kuruma ayrılma kararı da aynı maddeye göre yapılan değerlendirmeye dayanır.

Disiplin cezaları değerlendirmeyi doğrudan etkiler. Kanunun 48. maddesi, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılamayacağını açıkça düzenler; ancak bekleme hak ederek tahliye tarihini geçemez. Aynı madde her disiplin cezası için kaldırılma süresi öngörür. Kınamada on beş gün, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoymada bir ay, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakmada üç ay, hücreye koymada eylemin ağırlığına göre altı ay veya bir yıl geçmesi ve bu sürede yeni ceza alınmaması aranır.

Pratik sonuç şudur: koşullu salıverilme tarihine yakın alınan bir disiplin cezası tahliyeyi erteleyebilir. Cezanın kaldırılması için gereken süre dolmadan işlem yapılmaz. Bu yüzden infaz hesaplama aracının verdiği tarih ile fiilî tahliye tarihi arasında fark doğabilir. Kurulun olumsuz değerlendirmesine karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir; karar gerekçeli ve denetime elverişli olmak zorundadır.

Açık Cezaevine Ayrılma Koşulları

Açık kuruma ayrılma, infazın devam ettiği bir aşamadır ve tahliye değildir. Koşulları Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği belirler. Ayrılma iki yoldan gerçekleşir: hüküm kesinleştiğinde doğrudan açık kuruma alınma ya da kapalı kurumda belirli süre geçirdikten sonra nakil. Kapalı kurumdan ayrılmanın temel koşulları tabloda toplanmıştır.

Hükümlünün DurumuKapalı Kurumda Geçirilmesi Gereken SüreKoşullu Salıvermeye Kalan Süre
Toplam cezası on yıldan az olanlarBir ayYedi yıl veya daha az
Toplam cezası on yıl ve daha fazla olanlarCezanın onda biriYedi yıl veya daha az
Müebbet hapis cezasına mahkûm olanlarYönetmelikte ayrı süre öngörülmemiştirBeş yıl veya daha az
Cezası yüksek güvenlikli kurumda infaz edilenlerToplam cezanın üçte biriÜç yıl veya daha az

Tablodaki koşullara ek olarak iyi hâlli olma şartı her durumda aranır. Yönetmelikte sayılan istisna suçlarda farklı süreler uygulanabilir.

Bazı hükümlüler kapalı kuruma hiç uğramadan doğrudan açık kuruma alınır. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesi, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanları kapsama alır. Terör suçları, örgüt suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararı geri alınanlar imkânın dışındadır. Toplam on yıl ve daha fazla ceza ile belirli suç gruplarında ise idare ve gözlem kurulu kararı infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır.

Mükerrirlerde İnfaz

Tekerrür, önceki mahkumiyet kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi hâlde cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesini öngörür ve kararda hususun gösterilmesini ister. Rejimin sonucu, koşullu salıverme için kurumda geçirilecek sürenin uzamasıdır; 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi süreli hapis cezalarında oranı üçte iki olarak belirler. Ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

Eklenecek sürenin bir sınırı vardır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağını düzenler (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2019/3912 E., 2021/10358 K., 10.06.2021). Birden fazla cezası bulunan mükerrirlerde önce genel üst sınır belirlenir, ardından tekerrür payı sürenin üzerine eklenir. Her ceza için lehe rejimin ayrı ayrı saptanması burada da zorunludur.

İçtima kararına dahil her bir cezanın ayrı ayrı varlıklarını korudukları, bu nedenle de içtima kararındaki her bir ceza yönünden lehe olan infaz rejiminin uygulanması gerektiği (…)

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2023/5166 E., 2024/1004 K., 16.02.2024

İkinci defa tekerrür bakımından önemli bir değişiklik yapılmıştır. Önceki düzenlemede ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan hükümlü koşullu salıverilmeden hiç yararlanamıyordu. 4 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle hüküm kaldırılmış, yerine ikinci defa tekerrürde de 108. maddenin birinci fıkrasındaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı getirilmiştir. Değişikliğin pratik sonucu şudur: eskiden diğer cezalarla toplanamayan ve öncelikle infaz edilen bu cezalar artık içtimaya dahil edilebilmektedir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2024/5723 E., 2025/6959 K., 10.10.2025). Dosyası kapsama giren hükümlüler müddetnamelerini yeniden inceletmelidir.

Kuralın diğer yarısını atlamamak gerekir. Aynı değişiklikle ikinci defa tekerrür hâlinde süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak belirlenmiştir. Yani yasak kalkmış, ancak oran genel tekerrür rejiminden ağır tutulmuştur. Bir kez mükerrir olanla iki kez mükerrir olanın hesabı bu nedenle aynı çıkmaz. Müddetnamede hangi oranın uygulandığını kontrol etmeniz gerekir.

Özel İnfaz Usulleri

Kısa süreli hapis cezalarının tamamı kapalı kurumda çekilmez. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesi, cezanın hafta sonları, geceleri veya konutta infaz edilmesine imkân tanıyan özel usuller düzenler. Karar, hükümlünün talebi üzerine ve infaz hâkiminin uygun bulmasıyla verilir. Usulden yararlanabilmek için ceza süresinin maddede öngörülen sınırların altında kalması aranır.

Sınırlar 2025 yılında genişletildi. 7550 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle maddedeki bir yıl altı aylık sınır üç yıla, üç yıllık sınır beş yıla çıkarıldı. Hafta sonu ve geceleri infaz ile konutta infaz bakımından öngörülen süreler de aynı yönde yükseltildi. Doğum yapmış kadın hükümlülerin cezasının konutta infazında üst sınır üç yıldan beş yıla çıkarıldı. Değişiklik, daha geniş bir hükümlü grubunun kurumda kalmadan cezasını çekmesine imkân verdi.

Özel infaz usulü, denetimli serbestlikle karıştırılmamalıdır. Denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihi esas alınarak geriye doğru işleyen bir aşamadır; özel infaz usulü ise cezanın en baştan farklı biçimde çektirilmesidir. Yükümlülüklere uyulmaması hâlinde cezanın kalan kısmı kapalı kurumda infaz edilir. Hangi usulün size açık olduğunu ceza süreniz ve suç türünüz belirler.

Tutuklulukta Geçen Sürenin Mahsubu

Mahsup, hüküm kesinleşmeden önce özgürlüğü kısıtlanan sürelerin cezadan düşülmesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesi, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceğini düzenler. Gözaltı, tutukluluk ve yurt dışında geçen tutulma süreleri kapsamdadır. Adli para cezasına hükmedilmişse indirim gün hesabıyla yapılır.

Mahsup işlemini mahkumiyet kararını veren mahkeme yapar. Birden fazla dosya bulunduğunda aynı süre iki cezadan birden düşülemez; her süre yalnızca bir kez mahsup edilir. Denetimli serbestlik tedbiri altında geçirilen süreler de cezanın infazı niteliğinde olduğu için hesaba dahil edilir. Müddetnamenizde mahsup satırının bulunup bulunmadığını kontrol etmeniz, en sık rastlanan hatalardan birini erken yakalamanızı sağlar.

Mahsubun kaynağı belgelenmelidir. Tutuklama ve tahliye kararları, gözaltı tutanağı ile UYAP üzerindeki kayıtlar hangi tarihler arasında özgürlüğünüzün kısıtlandığını gösterir. Belgeler dosyaya girmediğinde süre hesaba katılmaz ve fark ancak müddetname tebliğ edildiğinde ortaya çıkar. Farklı dosyalardaki tutukluluk süreleri iç içe geçmişse hangisinin hangi cezadan düşüleceği ayrıca belirlenir. Yatar hesaplama yaparken mahsup edilen günleri ayrı bir satırda tutmanız karşılaştırmayı kolaylaştırır.

Müddetname Nedir ve Nasıl İtiraz Edilir?

Müddetname, infaz savcılığının düzenlediği ve hükümlünün ceza süresi ile tahliye tarihlerini gösteren belgedir. Belgede infaza başlama tarihi, koşullu salıverilme tarihi, hak ederek tahliye tarihi, uygulanan oran ve mahsup edilen süreler yer alır. Birden fazla hüküm varsa her birinin esas ve karar numarası ayrı satırda gösterilir. Hükümlüye tebliğ edilir ve infazın her aşamasında dayanak olarak kullanılır. Hesabın doğruluğunu kontrol edebileceğiniz tek resmi belge budur. Tebliğ edilen nüshayı saklamanız, sonraki aşamalarda karşılaştırma yapabilmeniz açısından önemlidir.

Müddetnamede yer alan tarih ve oran satırlarının nerede bulunduğunu gösteren temsili şema

İtiraz yolu infaz hâkimliğidir. Müddetnamedeki hesabın hatalı olduğunu düşünen hükümlü, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine şikâyette bulunur; infaz hâkimliğinin kararına karşı ise ağır ceza mahkemesine itiraz edilir. Dilekçede hangi verinin yanlış olduğunu somut biçimde göstermeniz gerekir: uygulanan oran, suç tarihi, mahsup edilen süre veya lehe kanun değerlendirmesi. Hesap hatalı bulunursa yeni müddetname düzenlenir.

İtirazın hangi noktaya yöneleceği önemlidir. Uygulamada en çok tartışılan konular lehe kanunun yanlış belirlenmesi, içtimaya dahil cezaların tek rejime tabi tutulması, mahsubun atlanması ve mükerrirlik kaydı bulunmadığı hâlde mükerrir rejimi uygulanmasıdır. Dilekçenizde bu başlıklardan hangisine dayandığınızı açıkça yazmanız incelemeyi hızlandırır. Kararlar Yargıtay'a çoğunlukla kanun yararına bozma yoluyla taşınır; sayfadaki kararların büyük bölümü de aynı yoldan gelmiştir.

Ceza Sürelerine Göre Yatar Tablosu

Yatar hesaplama konusunda en sık sorulan soru şudur: belirli bir ceza aldığımda ne kadar kurumda kalırım? Yanıtı veren şey ceza süresi değil, ceza süresine uygulanan oran ile denetimli serbestlik süresidir. Aşağıdaki tablo, kanundaki oranlar üzerinden yapılan yaklaşık infaz hesaplama sonucunu gösterir. Tablodaki değerler dört varsayıma dayanır: hükümlü iyi hâllidir, tekerrür yoktur, açık kuruma ayrılma koşulları oluşmuştur ve suç 4 Haziran 2025 tarihinden sonra işlenmiştir.

Hapis CezasıKoşullu Salıverme Süresi (yarı oran)Kurumda Kalınacak Yaklaşık Süre (yarı oran)Kurumda Kalınacak Yaklaşık Süre (üçte iki oran)
1 yıl6 ayYaklaşık 18 günYaklaşık 24 gün
2 yıl1 yılYaklaşık 1 ay4 ay
2 yıl 6 ay1 yıl 3 ay3 ay8 ay
3 yıl1 yıl 6 ay6 ay1 yıl
4 yıl2 yıl1 yıl1 yıl 8 ay
5 yıl2 yıl 6 ay1 yıl 6 ay2 yıl 4 ay
6 yıl3 yıl2 yıl3 yıl
8 yıl4 yıl3 yıl4 yıl 4 ay
10 yıl5 yıl4 yıl5 yıl 8 ay
12 yıl6 yıl5 yıl7 yıl
15 yıl7 yıl 6 ay6 yıl 6 ay9 yıl
20 yıl10 yıl9 yıl12 yıl 4 ay

Tablodaki süreler yaklaşıktır ve bağlayıcı değildir. Mahsup edilecek tutukluluk süreleri hesaba dahil edilmemiştir. Kesin süre, infaz savcılığınca düzenlenen müddetname ile belirlenir.

Kısa cezalarda tablonun ilk satırları dikkat çeker. İki yıl ve altındaki cezalarda koşullu salıverme süresi bir yıllık denetimli serbestlik sınırını aşmadığı için kurumda kalınacak süre çok kısalır. Buna karşılık 4 Haziran 2025 sonrasında işlenen suçlarda onda bir kuralı devreye girdiğinden bu süre sıfıra inmez ve hiçbir hâlde beş günün altına düşmez. Aynı ceza 30 Mart 2020 öncesinde işlenmiş olsaydı denetimli serbestlik süresi üç yıl uygulanacağı için sonuç çok daha kısa çıkardı.

Üçüncü ve dördüncü kolon arasındaki fark, suç türünün ağırlığını gösterir. Altı yıllık ceza yarı oranda iki yıl kurumda kalmayı gerektirirken, üçte iki oranında bu süre üç yıla çıkar. Tekerrür varsa oran ayrıca yükselir, ikinci defa tekerrürde dörtte üç uygulanır. Kendi dosyanızı tabloya yerleştirirken önce kararınızdaki kanun maddesini kontrol edin; infaz hesaplama sonucunu belirleyen ilk veri odur.

Örnek Hesaplamalar

Aşağıdaki örnekler tamamen temsilidir ve yalnızca yöntemi göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Gerçek bir dosyaya ait değildir, hiçbir hükümlü için beklenti oluşturmaz. Her dosyada suç tarihi, suç türü ve disiplin durumu farklı olduğundan sonuç değişir. Örneklerdeki adımları kendi müddetnamenizle karşılaştırarak okumanız gerekir.

  • Birinci temsili örnekte ceza altı yıl, suç türü genel kural kapsamındadır.
  • Koşullu salıverilme oranı yarı olduğundan kurumda geçirilecek süre üç yıl olarak çıkar.
  • Tutuklulukta geçen altı ay mahsup edildiğinde kalan süre iki yıl altı aya iner.
  • Açık kuruma ayrılma koşulları oluşmuşsa hükümlü nakledilir.
  • Koşullu salıverilmeye bir yıl kaldığında denetimli serbestlik talebi gündeme gelir.
  • İkinci temsili örnekte aynı ceza, üçte iki oranına tabi bir suça aittir.
  • Kurumda geçirilecek süre dört yıla çıkar ve sonraki adımların tamamı ötelenir.

İki örnek arasındaki tek fark suç türüdür, ancak sonuç bir yıl kaymıştır. Suç tarihi de aynı büyüklükte etki yapar. İki dosyanın ceza süresi aynı diye aynı yatar hesaplama sonucunu vereceğini varsaymayın. Nihai hesap, müddetnameyi düzenleyen infaz savcılığına aittir.

Örnekleri okurken adımların sırayla işlediğini unutmayın; önceki adımın sonucu sonrakinin girdisidir. Oran yanlış seçildiğinde yalnızca ilk satır değil, denetimli serbestlik ve açık kuruma ayrılma tarihleri de kayar. Mahsup atlandığında bütün tarihler ileri gider. Müddetnamenizi kontrol ederken tek bir tarihe değil, adımların tamamına bakın.

İnfaz Hesabında Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada karşılaşılan hataların önemli bölümü, hesabın matematiğinden değil hesaba giren veriden kaynaklanır. Bir başka deyişle sorun formülde değil, formüle konulan bilgidedir. En yaygın olanı suç tarihi ile karar tarihinin karıştırılmasıdır; ikisi farklı olduğunda uygulanacak rejim tümüyle değişir. İkinci sırada lehe kanun değerlendirmesinin hiç yapılmaması gelir. Üçüncü sırada ise içtima kararına dahil edilen cezaların tek bir rejime tabi tutulması yer alır; oysa her ceza bağımsızlığını korur ve her biri için lehe rejim ayrı belirlenir.

Diğer sık hatalar da somuttur. Tutuklulukta geçen sürenin mahsup edilmemesi tahliye tarihini olduğundan geç gösterir. Hükümde mükerrirlik kaydı bulunmadığı hâlde infaz aşamasında mükerrir rejimi uygulanması ağır sonuç doğurur. Denetimli serbestlikte geçirilen sürenin hesaba katılmaması da aynı yönde etki eder. Müddetnamenizi aldığınızda oran, tarih ve mahsup satırlarını tek tek kontrol etmeniz, itiraz süresini kaçırmadan hareket etmenizi sağlar.

Hataların bir bölümü de mevzuat değişikliklerinden doğar. İnfaz kuralları son beş yılda birkaç kez değişti; eski bir hesabın bugün hâlâ geçerli olduğunu varsaymak yanıltıcıdır. İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme yasağının kaldırılması buna örnektir ve eski müddetnameleri doğrudan etkiler. Uzun süredir cezası infaz edilen hükümlüler hesaplarını dönem dönem yeniden gözden geçirmelidir. İnfaz hesaplama sonuçları da bu nedenle tek seferlik değil, güncellenen bir işlem olarak görülmelidir.

İnfaz Hesabında Avukat Desteği

İnfaz uyuşmazlıkları teknik dosyalardır. Tartışma çoğu zaman hangi kanunun uygulanacağı ve hangi oranın geçerli olduğu üzerinden yürür. Büromuz, müddetnameyi hükümle ve suç tarihiyle karşılaştırarak inceler. İnceleme sonunda uygulanan rejimin lehe olup olmadığını, mahsubun eksiksiz yapılıp yapılmadığını ve içtima değerlendirmesinin doğruluğunu belirleriz.

İtiraz aşamasında somut gerekçe belirleyicidir. Dilekçede hangi verinin yanlış olduğunu ve doğrusunun ne olduğunu göstermelisiniz. İnfaz mevzuatının sık değişmesi, hesabın dönem dönem gözden geçirilmesini de gerektirir. Ceza yargılamasının diğer aşamaları için ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Dosyanızı değerlendirmemiz için müddetnamenizle birlikte 0530 830 34 06 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz. Sonuç hakkında önceden taahhüt vermiyoruz; her dosya kendi belgeleri üzerinden değerlendirilir.

İnfaz Hesaplama Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bu bölümdeki başlıklar, infaz hesabı konusunda büromuza en sık yöneltilen soruları içerir. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir. Dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir. Somut durumunuzu değerlendirmek için müddetnamenizin incelenmesi gerekir.

2 yıl 6 ay ceza aldım, ne kadar yatarım?

Adi bir suçta ve tekerrür yoksa kurumda kalınacak süre yaklaşık üç aydır. Hesap şöyle işler: iki yıl altı ayın yarısı bir yıl üç ay eder, buradan bir yıllık denetimli serbestlik düşülür. Suç üçte iki oranına tabi bir suçsa aynı cezanın yatar hesaplama sonucu sekiz aya çıkar. Tutuklu kaldığınız günler varsa süre daha da kısalır.

Cezaevine hiç girmeden tahliye olunabilir mi?

Artık olunamaz. 4 Haziran 2025 tarihinden sonra işlenen suçlarda hükümlünün kurumda fiilen bir süre kalması zorunludur ve bu süre hiçbir hâlde beş günün altına inemez. Daha önce kısa cezalarda görülen ve girdi çıktı denilen uygulama böylece sona ermiştir. Kural, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin onda biri üzerinden işler. Değişiklik yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanmaz.

Hangi suçlarda cezanın üçte ikisi yatılır?

Oranı belirleyen şey suçun adı değil, kararda yazan kanun maddesidir. Aynı olayda birden fazla suçtan hüküm kurulmuşsa her ceza kendi oranına tabi olur, tek bir oran uygulanmaz. Kararınızdaki madde numarasını bulup kanundaki listeyle karşılaştırmanız yeterlidir. Listede yer almayan suçlarda genel oran geçerlidir. Tereddüt ederseniz müddetnamedeki oran satırına bakın.

Suçu ne zaman işlediğim neden soruluyor?

Çünkü hangi dönemin kurallarına tabi olduğunuzu o tarih belirler. Karar tarihiyle karıştırmak en sık yapılan hatadır; ikisi arasında yıllar olabilir. Tarihi iddianamedeki olay tarihinden alın, gerekçeli karardan teyit edin. Birden fazla suçunuz varsa her biri için tarih ayrı yazılır. Tek tarihe göre yapılan toplu hesap yanıltıcı sonuç verir.

Denetimli serbestliğe kim başvurur?

Başvuruyu hükümlünün kendisi yapar; kurum kendiliğinden işlem başlatmaz. Talep üzerine kurum idaresi değerlendirme raporu hazırlar, kararı infaz hâkimi verir. Açık kurumda bulunmak ön koşul olduğu için önce oraya ayrılma şartlarını sağlamanız gerekir. Talebiniz reddedilirse gerekçesini yazılı isteyip infaz hâkimliğine başvurabilirsiniz.

Açığa ayrıldıktan sonra kapalıya geri gönderilir miyim?

Evet, belirli hâllerde gönderilirsiniz. Firar etmek, başka bir fiilden tutuklanmak veya kınama dışında disiplin cezası almak bu hâllerin başında gelir. Açık kurumun çalışma koşullarına uyum sağlayamadığı saptananlar da kapalı kuruma iade edilir. İade sonrasında yeniden açığa ayrılabilmek için belirli bir sürenin geçmesi ve şartların yeniden sağlanması aranır.

Aldığım disiplin cezası tahliyemi geciktirir mi?

Evet, geciktirebilir ve etkisi cezanın ağırlığına göre değişir. Belirleyici olan cezanın verilmesi değil, kaldırılması için gereken sürenin dolmuş olmasıdır. Tahliye tarihine yakın alınan cezalar bu yüzden daha çok sorun çıkarır. Buna karşılık bekleme, hak ederek tahliye tarihini aşamaz. Disiplin kurulu kararına karşı infaz hâkimliğine başvurabilirsiniz.

Tutuklu kaldığım günler cezamdan düşülür mü?

Evet, düşülür; ancak indirimin yapılabilmesi için sürenin belgeyle ortaya konulması gerekir. Tutuklama ve tahliye kararları ile gözaltı tutanağı en çok kullanılan belgelerdir. Eksiklik çoğu zaman müddetname elinize geçtiğinde fark edilir ve o aşamada düzeltmek zaman alır. Yurt dışında geçen tutulma süreleri de kapsamda olduğundan atlanmamalıdır.

Hükmümde tekerrür yazmıyorsa mükerrir sayılır mıyım?

Hayır, sayılmazsınız. Mükerrirlere özgü rejimin uygulanabilmesi için kaydın hükümde açıkça yer alması aranır; infaz aşamasında sonradan eklenemez. Kayıt varsa kurumda geçirilecek süre uzar ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri de devreye girer. Eklenecek sürenin üst sınırı bulunduğu için hesap sınırsız büyümez. Yatar hesaplama yaparken hüküm fıkrasını mutlaka kontrol edin.

Müddetnamemdeki tarih yanlış, ne yapmalıyım?

Vakit kaybetmeden infaz hâkimliğine başvurun. Dilekçenin sonuç doğurması için soyut şikâyet yeterli değildir; hangi satırın yanlış olduğunu ve doğrusunun ne olması gerektiğini göstermelisiniz. Müddetnamenin sureti ile kesinleşmiş hükmü dilekçeye eklemeniz incelemeyi hızlandırır. Hesap hatalı bulunduğunda yeni belge düzenlenir ve tarihler değişir.

İnfaz Hesabında Kritik Noktalar

İnfaz hesaplama, hükmedilen ceza ile kurumda fiilen geçirilecek sürenin farklı olmasından doğar ve üç veriye dayanır: ceza süresi, suç türü, suç tarihi. Suç tarihi üçünün en kritiğidir, çünkü koşullu salıverilmede kanunlar derhal uygulanmaz; suç tarihindeki düzenleme ile sonraki düzenleme karşılaştırılır ve lehe olan seçilir. Karşılaştırma bir bütün olarak yapılır, iki kanunun ayrı bölümleri birleştirilemez. Koşullu salıverme bakımından süreli hapiste genel oran cezanın yarısı olmakla birlikte sayılan suçlarda üçte ikiye, tekerrürde yine üçte ikiye çıkar. Açık cezaevine ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme birbirini izleyen ayrı aşamalardır; hiçbiri cezanın bittiği anlamına gelmez. Hesabın verdiği tarih tek başına yetmez, infaz süresinin iyi hâlli geçirilmesi ve disiplin cezalarının kaldırılmış olması aranır. Tutuklulukta ve denetimli serbestlikte geçen süreler cezadan düşülür, atlandığında tahliye tarihi olduğundan geç görünür. Resmi hesabı infaz savcılığı yapar; hatalı bulduğunuz müddetnameye karşı infaz hâkimliğine başvurabilirsiniz.

Müddetnamenizdeki hesabı kontrol etmemizi isterseniz belgeyle birlikte büromuza ulaşabilirsiniz.

Av. Halil İbrahim Uygur

Bursa Barosu, sicil no 5648

Çalışma alanları: ceza hukuku, infaz hukuku, trafik kazası, sigorta hukuku, bedeni hasar ve nitelikli hesaplama.

Panayır Mah. İstanbul Cad. No:387 Biçen Plaza Kat:10 D:69 Osmangazi / Bursa · 0530 830 34 06

Yayın tarihi: ___ · Son güncelleme: ___


Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler