URSA Avukatlık

Mehir Nedir, En Az Ne Kadar Olmalı? Mehir Senedi ve Mehir Davası

Aile Hukuku14 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Mehir konulu kapak görseli: nikâh senedi, alyans ve altın bilezikler

Mehir nedir? Hukuki anlamda mehir, evlenme sebebiyle erkeğin kadına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para, altın ya da başka bir maldır; nikâhta peşin ödenebilir ya da belirli bir tarihe, boşanmaya veya ölüme bağlanabilir. Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmemiştir; Yargıtay yazılı mehir senedini bağışlama sözü verme hükümlerine tabi sayar, bu yüzden sözlü vaat geçerli değildir. Kanunda mehrin en az ne kadar olacağına dair bir sınır yoktur; kaç gram altın verileceğini taraflar kararlaştırır. Diyanet'in aktardığı fıkhi alt sınır ise altın değil gümüş üzerindendir; Hanefîlere göre 10 dirhem gümüştür. Vadesi gelmiş mehir icra takibi veya alacak davasıyla istenir; boşanmada kusurlu olmak bu hakkı kendiliğinden düşürmez.

Bu yazı mehrin hukuki sonuçlarını anlatır: senedin geçerliliği, ispat, dava, görevli mahkeme, zamanaşımı, boşanma ve ölüm hâlindeki durum. Dinî ölçülere son bölümde yalnız Diyanet kaynağıyla değinilir.

Mehir Nedir? Türk Hukukunda Mehirin Niteliği

Türk Medeni Kanunu evlenmenin şartlarını, mal rejimlerini ve boşanmanın sonuçlarını düzenler; mehir adıyla bir kurum içermez. Buna karşılık Yargıtay, Medeni Kanun'un evlenme sırasında eşlerden birinin diğerine mal veya para vermesini ya da vermeyi vaat etmesini yasaklamadığını, 2.12.1959 tarihli ve 14/30 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak kabul eder. Mehir bu nedenle yasak bir hukuki ilişki değil, borçlar hukukunun genel hükümlerine tabi bir kazandırmadır.

Yargıtay kararlarında mehir, kocanın evlenme sözleşmesi anında veya devamı sırasında ya da evliliğin sona ermesi hâlinde kadına verdiği belirli bir mal, para veya ekonomik değeri olan armağan olarak tanımlanır.

Bu tanımın hukuki sonucu, mehrin bağışlama hükümlerine (TBK m. 285 vd.) bağlanmasıdır: fiilen teslim edilmiş mehir elden bağışlama, ileride verilmesi taahhüt edilen mehir bağışlama sözü vermedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kocanın taşınmazını ya da bunun yerine 650 gram 22 ayar altını vaat ettiği bir senede dayalı davada bu niteliği şöyle açıklamıştır:

“Mehri müeccel, ileriye (evliliğin boşanma ya da ölümle son bulması hâline kadar) yönelik bir bağışlama vaadidir. Koca dışında üçüncü bir kişinin de bağışlama vaadi geçerlidir. … Bağışlama vaadinin geçerliliği, yazılı olma koşuluna bağlıdır (TBK m. 288/1).”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/482, K. 2019/3079, T. 08.04.2019

Aynı kararda Daire, mehir senedine dayalı talebin aile hukukundan kaynaklanan bir alacak olmayıp genel hükümlere dayalı (TBK m. 286 vd.) bir alacak istemi olduğunu belirtmiştir. Bu nitelendirme, aşağıda görülecek görevli mahkeme tartışmasının da kaynağıdır.

Mehir Senedi Nasıl Düzenlenir? Geçerlilik Şartları

Mehir senedinin geçerliliği için üç şart aranır. Birincisi yazılı şekildir: bağışlama sözü vermenin geçerliliği, sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m. 288/1). Sözle verilen mehir vaadi, tanıkla ispat edilse bile geçerli bir bağışlama sözü doğurmaz. İkincisi, senedin borç altına girenin imzasını taşımasıdır; imzanın kocaya ya da taahhütte bulunan üçüncü kişiye ait olması yeterlidir, kadının imzası geçerlilik şartı değildir. Üçüncüsü fiil ehliyetidir (TBK m. 286).

Mehir senedinin geçerliliği için yazılı şekil, imza ve fiil ehliyeti şartlarını ve taşınmazda resmî şekil gerektiğini gösteren şema

Taahhüdün konusu şekli değiştirir. Para, altın, döviz veya araç gibi taşınırlarda adi yazılı senet yeterlidir. Bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması sözü ise ancak resmî şekilde yapılırsa geçerlidir (TBK m. 288/2); daire veya arsa için elle yazılmış senet sonuç doğurmaz. Noter onayı hiçbir hâlde geçerlilik şartı değildir; yararı ispattadır, çünkü noterce onaylanan senetler aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır (HMK m. 204).

Uyuşmazlık çıkmaması için senette şu unsurlar bulunmalıdır:

  • Tarafların ad, soyad ve kimlik numaraları; taahhüt eden koca dışında biriyse bu sıfat.
  • Mehrin konusu ve miktarı: altında gram, ayar ve tür; dövizde para birimi ve tutar. "Bir miktar altın" gibi belirsiz ifadeler ispat sorunu doğurur.
  • Ödeme zamanı: nikâhta mı, belirli bir tarihte mi, yoksa boşanma veya ölüm hâlinde mi.
  • Düzenleme tarihi ve borç altına girenin imzası; mümkünse iki tanığın ad ve imzası.

Ödeme zamanı hiç yazılmamışsa Türk Borçlar Kanunu m. 90 uygulanır: ifa zamanı kararlaştırılmamış borç, doğduğu anda muaccel olur. Fıkıhta vadesi belirlenmemiş mehrin nikâhın sona ermesiyle ödeneceği kabul edildiğinden, bu fark ancak senede açık bir vade yazılarak giderilir.

Dinî Nikâhla Kurulan Birlikteliklerde Mehir ve Resmî Nikâh Şartı

Mehir senedi evlilik amacıyla düzenlenir; resmî nikâh hiç kıyılmamışsa senedin dayandığı sebep gerçekleşmemiş olur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yalnız imam nikâhıyla bir araya gelen ve resmî nikâh yapmayan taraflar arasında düzenlenen 500 gram altın içerikli mehir senedine dayalı davada senedin evlilik birliğinin gerçekleşmesi amacıyla düzenlendiğini, resmî nikâh akdi yapılmadığından geçerli olmadığını kabul ederek davanın reddini onamıştır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8076, K. 2022/1622, T. 28.02.2022).

Yalnız dinî nikâhla kurulan birliktelikte senede dayanarak mehir alacağı istenemez. Fiilen teslim edilmiş altın ve eşya ise senetten bağımsız olarak bağışlama ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilir. Resmî nikâhtan önce imzalanan senet, nikâh sonradan kıyıldığında geçerliliğini korur.

Mehir Nasıl İspat Edilir? Senet, Tanık ve Yazılı Delil

Mehirde ispatın merkezi senettir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200'deki parasal sınırı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir; mehirde yazılı şekil zaten geçerlilik şartı olduğundan, senet yoksa tanıkla giderilebilecek bir eksiklik de yoktur. Senet kaybolmuşsa, beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı nedenle kaybolduğu kanısını kuvvetlendiren delil bulunması hâlinde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-e); senedin fotoğrafı ve senetten söz eden yazışmalar bu nedenle saklanmalıdır.

Senet varken borçlunun "altınları teslim ettim" savunması ise senede karşı bir iddiadır ve yazılı delille ispat edilmelidir (HMK m. 201). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mehir senedinde yazılı altınların teslim edildiği savunmasının eşler arasında bile tanıkla ispat edilemeyeceğini kabul etmiştir; senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki savunmalar, ispat sınırının altında kalsa bile ancak kesin delille ispat edilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1538, K. 2020/485, T. 30.06.2020).

Hukuk Genel Kurulu daha önce de mehir senedinde yazılı ziynet eşyasının teslim edildiği iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiğine karar vermiştir (E. 2014/1403, K. 2016/1922, T. 14.12.2016). Adi senette imza inkâr edilirse imza incelemesi yapılır (HMK m. 205); senedin tanık huzurunda imzalanması ve bir nüshasının kadında kalması bu nedenle önemlidir.

Mehir Alacağı Davası

Mehir alacağı davasını, lehine taahhütte bulunulan kadın açar. Davalı, senedi imzalayan kişidir: çoğunlukla koca, bazen kocanın babası veya başka bir üçüncü kişi; Yargıtay üçüncü kişinin bağışlama vaadini de geçerli sayar. Koca ölmüşse dava mirasçılara karşı açılır.

Peşin ve vadeli mehrin ne zaman istenebileceğini, zamanaşımını ve görevli mahkeme tartışmasını gösteren şema

Davanın zamanı, mehrin muaccel olup olmadığına bağlıdır:

ÖlçütMuaccel (Peşin) MehirMüeccel (Vadeli) Mehir
Ödeme zamanıNikâh sırasında veya hemen sonrasındaSenette yazılı tarihte ya da boşanma veya ölüm hâlinde
Ne zaman istenebilirTaahhüt edildiği andan itibarenVade geldiğinde; boşanmaya bağlanmışsa boşanma kararı kesinleştiğinde
Zamanaşımının başlangıcıMuacceliyet anı; evlilik süresince durur (TBK m. 153/1-3)Vadenin geldiği veya boşanmanın kesinleştiği an

Boşanmaya bağlanmış mehirde evlilik devam ederken başlatılan takip veya dava, muaccel bir alacak bulunmadığından sonuç vermez.

Görevli Mahkeme Aile Mahkemesi mi, Asliye Hukuk Mahkemesi mi?

Bu konuda Yargıtay kararları tek yönlü değildir ve iki görüş vardır. Birinci görüşe göre mehir senedine dayalı alacak, aile hukukundan değil genel hükümlerden doğar; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2019/482, K. 2019/3079 sayılı kararında aile mahkemesinin esasa girerek verdiği kararı bu gerekçeyle bozmuştur. İkinci görüş, mehri eşler arasındaki evlilikten kaynaklanan bir ilişki sayar ve 4787 sayılı Kanun m. 4 uyarınca aile mahkemesini görevli görür; uygulamada mehir alacağının boşanma davasıyla birlikte aile mahkemesinde karara bağlandığı dosyalar bulunmaktadır.

Görev kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir (HMK m. 1). Görevsizlik kararı verilirse dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istenmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m. 20).

Yetkili Mahkeme

Ayrı açılan mehir davasında genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6); sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülen talepte boşanma davasının yetki kuralı uygulanır: eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturdukları yer (TMK m. 168).

Zamanaşımı

Mehir alacağı, kanunda aksine hüküm bulunmadığından on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m. 149). Eşler arasında önemli bir kural vardır: evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m. 153/1-3). Bu nedenle peşin mehirde bile süre fiilen evliliğin sona ermesinden sonra işler. Kural yalnız eşler arasında geçerlidir; senedi kocanın babası imzaladıysa ona karşı süre evlilik sırasında da işler. Borcun ikrarı, kısmi ödeme, dava açılması veya icra takibi zamanaşımını keser (TBK m. 154).

Faiz ve Harç

Altın olarak kararlaştırılmış mehirde öncelikle altının aynen teslimi, mümkün olmazsa bedeli istenir; bedel talebinde hangi tarihteki değerin istendiği dilekçede gösterilmelidir. Muaccel borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m. 117) ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işler. Mehir davası para ile ölçülebilen bir alacağa ilişkin olduğundan Harçlar Kanunu'na göre nispi harca tabidir; başvurma harcı ile peşin harç dava açılırken yatırılır.

Boşanmada Mehir

Boşanma, mehir hakkını ortadan kaldırmaz; boşanmaya bağlanmış müeccel mehir tam da bu anda muaccel olur. Talep boşanma davasında ileri sürülebileceği gibi ayrı bir davayla da istenebilir; boşanma kararında hiç konuşulmamış olsa bile sonradan istenebilir, çünkü alacak boşanma hükmünün parçası değil, senede dayanan bağımsız bir borçtur. Boşanma sürecinin bütünü için boşanma avukatı sayfasına, Bursa'daki uygulama için Bursa boşanma avukatı sayfasına bakabilirsiniz.

Kusurun Etkisi

Boşanmada kusurlu bulunmak mehir alacağını kendiliğinden düşürmez; mehir, nafaka ve tazminat gibi kusura bağlı bir talep değildir. Söz verenin sözünden dönebileceği hâller TBK m. 295 ve 296'da sınırlı olarak sayılmıştır: bağışlananın bağışlayana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi, aileye karşı kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırı davranması, söz verenin malî durumunun olağanüstü ağırlaşması veya yeni aile yükümlülüklerinin doğması. Geri alma hakkı sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılır (TBK m. 297). Boşanma kusuru ancak bu sebeplerden biri kanıtlanırsa sonuç doğurur. Boşanma davasında kusurun nasıl belirlendiği çekişmeli boşanma davası yazısında anlatılır.

Mal Rejimi Tasfiyesinde Mehir

Kadına fiilen verilmiş mehir, karşılıksız kazanma yoluyla elde edilmiş bir malvarlığı değeridir ve Türk Medeni Kanunu m. 220/2 uyarınca kadının kişisel malıdır. Kişisel mallar edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşılan artık değerin hesabına girmez; koca bu mal üzerinde katılma alacağı ileri süremez. Henüz ödenmemiş mehir ise tasfiyede paylaşılacak bir mal değil, kadının kocaya karşı alacağıdır ve ayrıca istenir. Boşanmayla birlikte nafaka da gündemdeyse nafaka türleri ve miktarı yazısı sürecin diğer yönünü açıklar.

Mehir ile Ziynet Eşyasının Farkı

Mehir ve düğün takıları çoğu zaman aynı dosyada istenir, ancak dayanakları farklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre kadına özgü ziynet eşyaları, eşler arasında aksine anlaşma veya yerel âdet bulunmadıkça, evlilik sırasında kim tarafından takılırsa takılsın kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı niteliğini kazanır (E. 2017/3-1040, K. 2020/240, T. 04.03.2020). Bu kabul takının fiilen takılmasına, mehir ise senetteki yazılı taahhüde dayanır.

ÖlçütMehirZiynet Eşyası
DayanakYazılı bağışlama sözü (TBK m. 288)Düğünde takılanın kadına bağışlandığı kabulü
İspatSenet; teslim savunması yazılı delilleTanık, fotoğraf, video, kuyumcu kaydı
TalepSenede dayalı icra takibi veya alacak davasıZiynet alacağı davası

Düğünde takılan takıların senetteki mehre sayılıp sayılmayacağı senedin ifadesine göre belirlenir; senette böyle bir kayıt yoksa ikisi ayrı taleplerdir. Ayrıntı için düğün takıları ve ziynet eşyası yazısına bakabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma ve Yurt Dışı Boşanma Kararları

Anlaşmalı boşanma protokolünde mehir açıkça düzenlenmelidir. "Tarafların birbirinden başka bir talebi yoktur" gibi genel bir kaydın mehri de kapsayıp kapsamadığı yoruma açıktır; protokole mehrin ödendiği, nasıl ödeneceği ya da saklı tutulduğu yazılmalıdır. Sürecin işleyişi için anlaşmalı boşanma nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz. Boşanma yabancı bir mahkemede gerçekleşmişse, boşanmaya bağlanmış mehrin Türkiye'de istenebilmesi için yabancı kararın önce tanınması gerekir; bu süreç tanıma ve tenfiz davası yazısında anlatılmıştır.

Kocanın Ölümü Hâlinde Mehir

Ölüme bağlanmış müeccel mehir, kocanın ölümüyle muaccel olur. Alacak terekeye karşı ileri sürülür; mirası reddetmeyen mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumludur (TMK m. 599). Mehir alacağı terekenin borçları arasında gösterilir ve paylaşımdan önce ödenir. Kadın mehrini almadan ölmüşse alacak onun mirasçılarına geçer; Din İşleri Yüksek Kurulu da ödenmemiş mehrin kadının mirasçılarına verilmesi gerektiğini belirtir.

Mehir Ödenmezse Ne Yapılır?

Mehir vadesinde ödenmediğinde izlenecek yol şu sırayla ilerler:

  1. Vade kontrolü: Boşanmaya bağlanmış mehirde kesinleşme şerhi, ölüme bağlanmışsa mirasçılık belgesi alınır.
  2. İhtarname: Zorunlu değildir, ancak temerrüt tarihini ve faiz başlangıcını belirler (TBK m. 117).
  3. İlamsız icra takibi veya dava: Mehir senedi kambiyo senedi olmadığından genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılır. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur; alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açar (İİK m. 67). Doğrudan alacak davası da açılabilir.
  4. İlamlı icra: Kesinleşen kararla borçlunun maaşı, banka hesabı, aracı veya taşınmazı haczedilir.

Dava veya takip için senedin aslı, nüfus kayıt örneği, varsa boşanma kararı ve kesinleşme şerhi ile ödeme yapılıp yapılmadığını gösteren banka kayıtları hazırlanır.

Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hayır. Dava şartı arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B'de sayılan kira, taşınır ve taşınmaz paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları ile ilgili kanunlarda ayrıca öngörülen iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarıyla sınırlıdır. Aile hukuku uyuşmazlıkları ve mehir alacağı bu listede yer almaz; dolayısıyla arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılabilir. Taraflar isterse ihtiyarî arabuluculuğa gidebilir; ancak aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (6325 sayılı Kanun m. 1/2).

Dinî Açıdan Mehrin Çeşitleri ve Alt Sınırı

Dinî hükümde yetkili merci Diyanet İşleri Başkanlığıdır; bu bölüm yalnız Din İşleri Yüksek Kurulunun açıklamasını aktarır (Din İşleri Yüksek Kurulu, "Mehir ne demektir? Çeşitleri nelerdir?"). Kurul mehri, evlilik akdinin doğurduğu bir yükümlülük olarak erkeğin eşine vermesi gereken para ya da mal diye tanımlar. Çeşitleri şöyledir:

  • Mehr-i müsemmâ: Miktarı nikâhta belirlenen mehir.
  • Mehr-i misil: Miktar belirlenmemişse, akrabaları arasında kadının konumuna denk kadınların aldığı miktara göre belirlenen emsal mehir.
  • Mehr-i muaccel: Peşin ödenen mehir.
  • Mehr-i müeccel: Sonraya bırakılan mehir; boşanmada koca, ölümde mirası öder.

Alt sınır konusunda Kurul, Hanefîlere göre 10 dirhem, Mâlikîlere göre 3 dirhem gümüşü aktarır; Şâfiî ve Hanbelîlere göre alt sınır yoktur. Üst sınır bulunmadığında dört mezhep birleşir. Bu ölçü gümüş ağırlığı üzerindendir; altın veya para karşılığı günün fiyatına göre değiştiğinden burada rakam verilmemiştir. Türk hukuku açısından ise mehir için ne alt ne üst sınır vardır; senette yazan miktar borçtur ve emsal mehir gibi fıkhî ölçüler yazılı taahhüt bulunmadan mahkemece uygulanmaz.

Mehir Hakkında Sık Sorulan Sorular

Mehir en az kaç gram altın olmalı?

Türk hukukunda mehir için alt veya üst sınır yoktur; miktarı taraflar belirler ve senette yazan miktar borçtur. Fıkıhtaki alt sınır altın değil gümüş üzerinden ifade edilir: Din İşleri Yüksek Kurulu, Hanefîlere göre 10 dirhem, Mâlikîlere göre 3 dirhem gümüşü alt sınır olarak aktarır; Şâfiî ve Hanbelîlere göre alt sınır yoktur. Altın karşılığı günün fiyatına göre değişir.

Mehir ne zaman verilir?

Senette yazan zamanda verilir. Peşin (muaccel) mehir nikâhta ödenir; vadeli (müeccel) mehir belirlenen tarihte, tarih yoksa evliliğin boşanma veya ölümle sona ermesi hâlinde istenebilir hâle gelir. Boşanmaya bağlanmış mehir, boşanma kararı kesinleşmeden icra takibine veya davaya konu edilemez.

Mehir senedi noterde yapılmak zorunda mı?

Hayır. Para, altın veya döviz için yazılı ve borçlunun imzasını taşıyan adi senet yeterlidir (TBK m. 288/1). Noter onayı geçerlilik şartı değil, ispat kolaylığıdır. Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hak söz konusuysa resmî şekil zorunludur (TBK m. 288/2).

Dinî nikâhla evlenenlerde mehir senedi geçerli mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yalnız imam nikâhı bulunan ve resmî nikâh kıyılmayan bir birliktelikte, evlilik amacıyla düzenlenen mehir senedine dayalı talebi reddetmiştir (E. 2021/8076, K. 2022/1622). Resmî nikâh yoksa senet, kadın lehine istenebilir bir alacak doğurmaz; fiilen verilmiş mallar ayrıca değerlendirilir.

Mehir boşanma davasıyla birlikte istenebilir mi?

Boşanma mehir hakkını ortadan kaldırmaz. Talep boşanma davasında ileri sürülebildiği gibi ayrı bir alacak davasıyla da istenebilir. Görevli mahkeme konusunda Yargıtay kararları birlik içinde değildir: 3. Hukuk Dairesi asliye hukuk mahkemesini görevli sayar; aile mahkemesinde karara bağlanan dosyalar da vardır.

Boşanmada kusurlu olan eş mehir alabilir mi?

Kural olarak evet. Mehir alacağı boşanmadaki kusur değerlendirmesine değil, yazılı taahhüde dayanır. Söz veren ancak TBK m. 295-296'da sınırlı sayılan sebeplerden birini, örneğin kadının kendisine veya ailesine karşı ağır bir suç işlediğini ispat ederse ve bir yıl içinde (TBK m. 297) sözünden dönebilir; boşanma kusuru tek başına bu sebeplerden değildir.

Mehir için arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

Hayır. Dava şartı arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun m. 18/B'de sayılan kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıkları ile iş, ticaret ve tüketici kanunlarında öngörülen uyuşmazlıklarla sınırlıdır. Mehir alacağı bu kapsamda değildir; isteğe bağlı arabuluculuk ise mümkündür.

Koca ölürse mehir mirasçılardan istenebilir mi?

Evet. Ölüme bağlanmış müeccel mehir, ölümle muaccel olur ve terekeden istenir. Mirası reddetmeyen mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumludur (TMK m. 599). Din İşleri Yüksek Kurulu da ödenmemiş mehrin kocanın mirasından ödeneceğini belirtir.

Düğünde takılan altınlar mehir sayılır mı?

Hayır. Düğünde kadına takılan ziynet eşyası, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre kim takmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır (E. 2017/3-1040, K. 2020/240). Mehir ise senette yazılı ayrı bir taahhüttür; senetteki altın düğünde takılmamışsa ayrıca istenir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler