İş Hukuku

Sürekli Rapor Alan İşçi İşten Çıkarılabilir mi 2026

Sürekli Rapor Alan İşçi İşten Çıkarılabilir mi? Kıdem, İhbar ve Fesih Süreci
Sürekli rapor alan işçi, hem işverenler hem de çalışanlar açısından hassas ve dikkatle yönetilmesi gereken bir iş hukuku konusudur. İşçinin sık sık veya uzun süreli sağlık raporu alması, bir yandan çalışma gücünün geçici ya da kalıcı olarak azaldığını gösterirken diğer yandan işyerindeki işleyişi, iş gücü planlamasını ve verimliliği doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle hem işverenin fesih hakkının sınırlarının hem de işçinin kıdem, ihbar tazminatı ve işe iade gibi haklarının doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşır.

Yazı İçeriği - İçindekiler

Sürekli Rapor Alan İşçi Ne Anlama Gelir?

Sürekli rapor alan işçi, belirli bir dönemde birbirine yakın aralıklarla ya da uzun süreli sağlık raporu alarak iş görme edimini düzenli biçimde yerine getiremeyen çalışanı ifade eder. Bu kavram, tek seferlik raporlardan değil, işin yürütülmesini aksatacak ölçüde tekrarlayan veya uzayan rapor alma durumlarından oluşur.

Uygulamada bu durum çoğu zaman işçinin iş gücü kaybı yaşadığını, performansının düştüğünü veya işin gerektirdiği sürekliliği sağlayamadığını gösterir. İşveren açısından ise sık rapor, iş akışının bozulması, vardiya planlarının değişmesi ve işletmesel gerekliliklerin aksaması gibi sonuçlar doğurduğundan, fesih süreçlerinde önemli bir değerlendirme kriteri haline gelir.

İşçinin Sağlık Raporu Alma Hakkı ve Hukuki Çerçeve

İşçinin Sağlık Raporu Alma Hakkı ve Hukuki Çerçeve

İşçinin Sağlık Raporu Alma Hakkı ve Hukuki Çerçeve

İşçinin hastalanması veya iş göremez hale gelmesi doğal ve hayatın olağan akışına uygun bir durumdur; bu nedenle sağlık raporu alma hakkı, işçinin temel haklarından biridir. Doktor tarafından düzenlenen raporlar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve işveren nezdinde işçinin geçici iş göremezlik halini ispatlayan resmi belgelerdir.

İşçinin raporlu olduğu günlerde devamsızlığı, kural olarak haklı sayılır ve bu nedenle sırf rapor alındığı için işverenin derhal feshe başvurması mümkün değildir. Ancak bu raporların süresi, sıklığı ve işyerindeki etkileri dikkate alınarak, kanunun öngördüğü sınırlar içinde fesih gündeme gelebilir.

Uzun Süre Raporlu Olma Halinde İşverenin Haklı Fesih İmkanı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca işçinin hastalık veya kaza nedeniyle raporlu olması belirli süreleri aşarsa, belirli şartlarla işveren için haklı fesih imkanı doğabilir. İşçinin hizmet süresine göre belirlenen ihbar süresine altı hafta eklendikten sonra dahi işçi raporlu durumda ise, işveren iş sözleşmesini bildirimsiz olarak sona erdirebilir.

Yukarıdaki durumda işçinin kusuru aranmaz, ancak uzun süreli iş göremezlik, işveren açısından iş sözleşmesinin sürdürülmesini katlanılamaz hale getirmiş kabul edilir. Uzun süre kesintisiz rapor halinde haklı nedenle fesih söz konusu olduğunda, kural olarak işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz; buna karşılık kıdem tazminatı yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Sık Sık Rapor Alma Geçerli Fesih Sebebi Olarak Nasıl Değerlendirilir?

Sık Sık Rapor Alma Geçerli Fesih Sebebi Olarak Nasıl Değerlendirilir?

Sık Sık Rapor Alma Geçerli Fesih Sebebi Olarak Nasıl Değerlendirilir?

İşçinin aralıklı şekilde, yıl içine yayılmış ve işin akışını aksatacak biçimde sık sık rapor alması, çoğu zaman 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi kapsamında işçinin yetersizliği olarak kabul edilir. Bu durumda iş sözleşmesinin sona erdirilmesi, çoğu olayda geçerli fesih niteliğindedir; yani işveren işçiye ihbar süresine uyarak veya ihbar tazminatı ödeyerek fesih yoluna gitmek zorundadır.

Sık sık rapor almanın tek başına otomatik olarak fesih hakkı vermediği, işyerindeki olumsuz etkilerin, işgücü planlamasındaki aksaklıkların ve işverenin katlanma yükümlülüğünün somut olayda değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Yargıtay içtihatlarında da işçinin sık sık rapor alması nedeniyle çalışma planlarının sık sık değiştirilmesi, iş akışının bozulması ve işveren açısından iş ilişkisinin çekilmez hale gelmesi halinde geçerli fesih nedeninin varlığından söz edilmektedir.

Sürekli Rapor Alan İşçi için İşverenin İzlemesi Gereken Süreç

İşveren, işverenin fesih hakkını kullanmadan önce hem İş Kanunu hükümlerine hem de Yargıtay kararlarıyla şekillenen usuli güvencelere dikkat etmelidir. Sık sık rapor alınan dönemlerde, raporların gerçekliği, rapor sürelerinin toplamı ve işyerine etkisi somut olarak tespit edilmeli, mümkünse insan kaynakları ve hukuk birimi birlikte hareket etmelidir. Raporların sahte olduğu yönünde bir şüphe varsa, bu durumda konu doğruluk ve bağlılığa aykırılık çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Aşağıdaki adımlar, işverenin süreci daha hukuka uygun yürütmesine katkı sağlayabilir:

Takip Adımı Açıklama
SGK Kayıtları ve Devamsızlık Çizelgelerinin Takibi İşçinin aldığı raporlu günler düzenli şekilde SGK sisteminden ve işyeri devamsızlık çizelgelerinden kontrol edilmelidir. Bu takip, rapor sürelerinin doğrulanmasını ve süreklilik gösteren durumların tespitini sağlar.
Rapor Sıklığı ve Süresine İlişkin Yazılı Değerlendirme İşçinin raporlarının hangi aralıklarla ve ne kadar süreyle alındığı yazılı olarak analiz edilmeli, işgücü planlamasına etkileri dosyada kayıt altına alınmalıdır. Bu değerlendirme ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda önemli delil oluşturur.
İşçiden Yazılı Açıklama veya Savunma Alınması Gerek görüldüğünde işçiden raporların nedenleri ve iş üzerindeki etkilerine ilişkin yazılı açıklama istenmelidir. Savunma ve açıklamalar mutlaka işçi özlük dosyasında saklanmalıdır.
Objektif Tıbbi Belgelerin Temini İşçinin sağlık durumunu açıklığa kavuşturmak için kurul raporu, işyeri hekimi değerlendirmesi veya diğer tıbbi belgeler kullanılmalıdır. Bu belgeler, raporların iş sözleşmesine etkisini değerlendirmede objektif dayanak sağlar.
Fesih Kararının Gerekçelendirilmesi Fesih kaçınılmaz görüldüğünde, fesih sebebi açık, somut ve delillere dayalı şekilde yazılı fesih bildirimine eklenmelidir. Belirsiz veya soyut ifadeler ileride geçersizlik riskini artırır.

SGK Kayıtları ve Devamsızlık Çizelgelerinin Takibi

Rapor dönemleri SGK sistemi ve devamsızlık çizelgeleri üzerinden düzenli takip edilmelidir. Bu takip rapor sürekliliğini ve çalışma düzenine etkilerini ortaya koyar.

Rapor Sıklığı ve Süresi Değerlendirmesi

Raporların hangi aralıklarla alındığı yazılı olarak analiz edilmeli ve işgücü planlamasına etkileri dosyalanmalıdır. Bu değerlendirme ileride delil niteliği taşır.

Yazılı Açıklama veya Savunma Alınması

Gerekli hâllerde işçiden raporlarla ilgili yazılı açıklama istenerek özlük dosyasına eklenmelidir. Böylece sürecin şeffaf takibi sağlanır.

Objektif Tıbbi Belgelerden Yararlanılması

Kurul raporu, işyeri hekimi görüşü veya diğer tıbbi belgelerle raporların gerçekliği ve etkileri objektif biçimde değerlendirilir.

Fesih Sebebinin Açık Belirtilmesi

Fesih kararı alınacaksa, sebep net ve somut şekilde yazılı bildirimde belirtilmelidir. Soyut gerekçeler fesih geçersizliği riski doğurur.

Sürekli Rapor Alan İşçinin Tazminat Hakları

Sürekli Rapor Alan İşçinin Tazminat Hakları

Sürekli Rapor Alan İşçinin Tazminat Hakları

Sürekli rapor alan işçi bakımından kıdem ve ihbar tazminatı hakları, iş sözleşmesinin hangi sebeple sona erdiğine göre değişiklik gösterir. Sık rapor alma genellikle geçerli fesih kapsamında değerlendirilirken, uzun süreli tek bir rapor ise 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca haklı nedenle fesih sonucunu doğurabilir. Bu nedenle her iki durumda da işçinin tazminat hakları ayrıntılı şekilde incelenmelidir.

Devamlı Rapor Alma Durumunda Tazminat Hakları

İşçinin yıl içinde çok sayıda rapor alması ve bu durumun işin akışını olumsuz etkilemesi halinde işveren tarafından geçerli nedenle feshe gidilebilir. Geçerli nedenle fesihte işçi, kıdem şartlarını sağlıyorsa kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca işveren ihbar süresine uymamışsa ihbar tazminatı da doğar. Bu durumda işçi kusurlu kabul edilmediğinden hak kaybı oluşmaması için fesih gerekçesi doğru hazırlanmalıdır.

Uzun Süreli Raporlarda Haklı Fesih Sonuçları

Tek seferde uzun süreli rapor alınması ve bu sürenin ihbar süresine altı hafta eklenen sınırı aşması halinde işveren haklı nedenle derhal fesih yapabilir. Haklı nedenle fesihte işçi ihbar tazminatı alamaz; ancak kıdem tazminatı yönünden işçinin kusuru olup olmadığı değerlendirilir. İş göremezlik süresi sağlık raporuyla doğrulandığından, kusur bulunmadığı sürece işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.

Fesih Gerekçesinin Tazminata Etkisi

Fesih bildiriminde gösterilen sebep, işçinin hangi tazminatlara hak kazanacağını doğrudan etkiler. Gerekçenin yanlış belirtilmesi veya eksik yazılması, işveren açısından aleyhe sonuçlar doğurabilir. Aynı şekilde işçinin rapor kayıtları, SGK verileri ve sağlık belgeleri tazminat hesaplamalarında belirleyici olduğundan, fesih öncesinde tüm süreç titizlikle değerlendirilmelidir.

İşe İade Davası Açılması Halinde Tazminat

Geçerli nedenle fesih iddiasıyla iş sözleşmesi sona erdirilen işçi, fesih sebeplerinin yerinde olmadığını düşünüyorsa işe iade davası açabilir. Mahkeme feshi geçersiz bulursa, işçi boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına hak kazanabilir. Sık rapor alma nedeniyle yapılan fesihlerde ispat yükü büyük ölçüde işverene ait olduğundan, işçinin dava sürecinde avantajlı olduğu haller oldukça fazladır.

İşverenin Savunma Alma ve Makul Süre İçinde Fesih Yükümlülüğü

İşverenin Savunma Alma ve Makul Süre İçinde Fesih Yükümlülüğü

İşverenin Savunma Alma ve Makul Süre İçinde Fesih Yükümlülüğü

Geçerli nedenle fesihlerde işçinin davranışı veya yetersizliğine dayanan fesihlerde çoğu durumda işçiden savunma alınması, hem işyeri iç yönetmelikleri hem de Yargıtay uygulaması açısından önemlidir. Sık sık rapor alma nedeniyle fesih planlanıyorsa, işçiye bu durum yazılı olarak bildirilerek, sağlık durumu ve iş görme edimini yerine getirme imkanı hakkında açıklama yapma fırsatı tanınmalıdır.

Fesih hakkının “makul süre” içinde kullanılması, yani işverenin fesih sebebini öğrendikten sonra uzun süre sessiz kalmaması gerekir; aksi halde fesih, geçersiz veya hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle işverenin, raporların yoğunlaştığı dönemde süreci yakından izlemesi, devamsızlık tutanakları, rapor tarihleri ve iş planındaki aksaklıkları aynı dosyada toplamaya özen göstermesi önem taşır.

Sürekli Rapor Alan İşçi Açısından Dava ve Başvuru Yolları

Sürekli Rapor Alan İşçi Açısından Dava ve Başvuru Yolları

Sürekli Rapor Alan İşçi Açısından Dava ve Başvuru Yolları

Sürekli rapor alan işçi sıfatıyla iş sözleşmesi feshedilen bir çalışan, fesih bildirimindeki gerekçenin gerçeği yansıtmadığını veya fesih sebebinin ölçüsüz olduğunu düşünüyorsa hukuki yollara başvurabilir. İş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden işe iade davası açılması, fesihte geçerli sebep bulunup bulunmadığının mahkemece denetlenmesini sağlar. Aynı şekilde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmemişse, alacak davası açılarak tazminatların talep edilmesi mümkündür.

Fesih öncesinde savunma alınmadan işlem yapılmış olması, fesih hakkının makul süre geçtikten sonra kullanılması veya raporların işyeri açısından gerçek bir olumsuzluk yaratmaması gibi hallerde, mahkemeler çoğu zaman işçi lehine sonuçlar verebilmektedir. Bu nedenle hem işçilerin rapor, sağlık belgeleri ve SGK kayıtlarını dikkatle saklaması hem de fesih yazılarını uzman bir iş hukuku avukatıyla birlikte değerlendirmesi önemlidir.

Yargıtay Kararları

22. Hukuk Dairesi, 2011/6348 E., 2012/10519 K.

“…4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Somut olayda davacının MS hastası olduğu, istirahat raporlarının iş gücü kaybına yol açtığı ve işin yapılmasını engellediği tespit edilmeden eksik inceleme ile fesih yapılması hatalı olmuştur…”

9. Hukuk Dairesi, 2016/16290 E., 2020/4992 K.

“…Davacının iş sözleşmesinin feshine konu edilen sık sık rapor alma hali, haklı değil; İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca geçerli fesih nedeni oluşturur…”

9. Hukuk Dairesi, 2018/4226 E., 2018/9997 K.

“…Makine operatörü olan davacının sık sık rapor alması, işgücü planlamasının değişmesine ve iş akışının bozulmasına neden olmuştur. Bu durum işveren açısından çekilmez hale geldiğinden fesih geçerli kabul edilmelidir…”

9. Hukuk Dairesi, 2019/6197 E., 2020/136 K.

“…Davacının sık ve kısa süreli raporlar alarak iş akışını aksatması ve işverenlikçe yapılan uyarılara rağmen bu durumun devam etmesi, iş ilişkisinin sürdürülmesini beklenemez hale getirmiştir. Fesih geçerli sebeple yapılmış olup davanın reddi gerekir…”

URSA Hukuk’un Sürekli Rapor Alan İşçi Süreçlerinde Sunduğu Destek

İşçinin sık sık ya da uzun süreli sağlık raporu alması, işverenin yönetim hakkını, işyerinin düzenini ve verimliliği doğrudan etkileyen karmaşık bir iş hukuku sürecidir. Bu nedenle hem işçinin haklarının korunması hem de işverenin hukuka uygun şekilde hareket edebilmesi için profesyonel bir değerlendirme gerekir. URSA Hukuk, iş hukuku alanındaki uzmanlığıyla; rapor dönemlerinin analizi, fesih sürecinin planlanması, tazminat risklerinin hesaplanması ve delil yönetimi gibi kritik aşamalarda kapsamlı hukuki danışmanlık sunar.

Her bir dosyada işçinin sağlık raporlarının niteliği, iş görme ediminin aksama derecesi, işyerine etkileri ve mevcut Yargıtay kararları birlikte incelenerek en doğru yol haritası oluşturulur. İş ilişkisinin devamı, yeniden düzenlenmesi veya sonlandırılması gereken durumlarda URSA Hukuk, güncel mevzuat, uygulama ve yargısal içtihatlar doğrultusunda müvekkillerine güvenilir ve sistematik bir rehberlik sağlamayı amaçlamaktadır.

Sık Sorulan Sorular- Sürekli Rapor Alan İşçi

Sık Sorulan Sorular- Sürekli Rapor Alan İşçi

Sık Sorulan Sorular- Sürekli Rapor Alan İşçi

Sürekli rapor alan işçi konusuna ilişkin uygulamada hem işverenlerden hem de çalışanlardan çok sayıda soru gelmektedir. Aşağıda, bu alanda en çok merak edilen bazı sorulara, genel nitelikte ve bilgilendirme amaçlı yanıtlar yer almaktadır. Somut olayınızla ilgili nihai değerlendirme için mutlaka uzman bir iş hukuku avukatına danışmanız tavsiye edilir.

Sürekli Rapor Alan İşçi İşten Çıkarılabilir mi?

Sürekli rapor alan işçinin işten çıkarılması, raporların niteliğine, süresine ve işyerindeki etkilerine göre değişir. Uzun süre kesintisiz raporlu olunması ve rapor süresinin ihbar süresini altı hafta aşması halinde, kanundaki şartlar gerçekleşiyorsa işverenin haklı nedenle fesih imkanı gündeme gelebilir. Sık sık rapor alma halinde ise çoğu zaman geçerli nedenle fesih söz konusu olur ve işçiye ihbar tazminatı ödenmesi veya ihbar süresine uyulması gerekir. Her olayda fesih son çare olmalı, işçinin durumu objektif ölçütlerle değerlendirilmelidir.

Sürekli Rapor Alan İşçi Kıdem ve İhbar Tazminatı Alabilir mi?

İşçinin tazminat hakları fesih türüne göre değişmektedir. Sık sık rapor alma nedeniyle geçerli nedenle fesih söz konusuysa, işçi kıdem şartlarını sağlıyorsa kıdem tazminatı alabilir ve ihbar süresine uyulmamışsa ihbar tazminatına da hak kazanabilir. Uzun süreli ve kesintisiz rapor halinde kanundaki bekleme sürelerinin aşılması sonucu haklı nedenle fesih yapılmışsa, kural olarak ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz. Ancak kıdem tazminatı bakımından işçinin kusuru, sağlık durumunun niteliği ve fesih gerekçesi dikkatle analiz edilmelidir.

İşveren Sürekli Rapor Alan İşçiden Savunma Almak Zorunda mıdır?

Geçerli nedenle fesihlerde, özellikle işçinin yetersizliğine veya davranışına dayalı fesihlerde savunma alınması, işçi lehine güvence sağlayan önemli bir usuli adımdır. İşveren, sık sık rapor alma gerekçesiyle fesih gündeme gelmeden önce işçiyi yazılı olarak bilgilendirip, sağlık durumu ve işe devam imkanı konusunda açıklama yapma fırsatı vermelidir. Her ne kadar haklı nedenle fesihte savunma alma zorunluluğu daha esnek değerlendirilse de, uygulamada savunmanın alınmamış olması fesih işleminin geçerliliği bakımından tartışma yaratabilmektedir. Bu nedenle savunma alınması, işveren açısından da ispat kolaylığı sağlar.

Rapor Aldığı Dönemde İş Sözleşmesi Feshedilen İşçi Ne Yapmalıdır?

Raporlu olduğu süreçte işten çıkarılan işçi, öncelikle fesih bildirimini ve dayandığı gerekçeleri dikkatle incelemeli, mümkünse tüm raporları, SGK hizmet dökümlerini ve hastalık sürecine ilişkin belgeleri bir araya getirmelidir. İş güvencesi kapsamında ise, fesih tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içerisinde işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. Kıdem ve ihbar tazminatı ödenmemişse, alacak davası veya arabuluculuk başvurusu yoluna gidilebilir. Sürecin doğru yönetilmesi ve delillerin eksiksiz sunulması için URSA Hukuk gibi iş hukuku alanında uzman destek alınması, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önemlidir.

Sürekli Rapor Alan Bir İşçi İşten Çıkarılabilir m?

Sürekli rapor alan bir işçinin işten çıkarılması, raporların süresine ve işyerine olan etkisine göre değişir. Uzun süre kesintisiz raporlu kalınması ve kanundaki bekleme süresinin aşılması halinde işveren haklı nedenle fesih yapabilir. Sık sık rapor alınması durumunda ise çoğu zaman geçerli nedenle fesih değerlendirilir ve ihbar süreçlerine uyulması gerekir. Her durumda fesih son çare olmalı ve işçinin sağlık durumu objektif şekilde incelenmelidir.

40 Günden Fazla Rapor Alan İşçi Tazminat Alabilir mi?

İşçinin 40 günden fazla rapor alması tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Fesih haklı nedenle yapılmışsa işçi ihbar tazminatı alamaz ancak kusuru yoksa kıdem tazminatı alabilir. Sık sık rapor alma nedeniyle geçerli nedenle fesih yapılmışsa hem kıdem hem ihbar tazminatı gündeme gelebilir. Somut olayın niteliği tazminat hesabında belirleyici olacaktır.

1 Yılda 40 Günden Fazla Rapor Alırsa Ne Olur?

Bir işçinin yıl içinde 40 günden fazla rapor alması, işyerindeki iş akışını etkiliyorsa işveren açısından geçerli fesih sebebi oluşturabilir. Bu durum işçinin iş edimini istikrarlı şekilde yerine getiremeyeceğini gösterebilir. Ancak işverenin fesih gerekçesini somut verilerle desteklemesi ve raporların işe etkisini ortaya koyması gerekir. Tek başına rapor süresi fesih hakkının otomatik olarak doğduğu anlamına gelmez.

Sürekli İşçi Yılda Kaç Gün Rapor Alabilir?

İşçinin rapor alabileceği gün sayısı kanunda belirlenmiş sabit bir rakam değildir; sağlık durumuna bağlı olarak hekim tarafından belirlenir. Ancak raporların toplam süresi veya sıklığı işyerinde aksaklıklara yol açıyorsa bu durum işveren açısından değerlendirme konusu olabilir. Uzun süreli raporlarda ihbar süresinin altı hafta aşılması, haklı nedenle fesih kriteridir. Sık rapor durumunda ise geçerli nedenle fesih gündeme gelir.

Sık Sık Rapor Almak Bir Fesih Gerekçesi midir?

Sık sık rapor almak, işçinin yetersizliği kapsamında değerlendirilebilecek bir durumdur ve işyerinde işin akışını aksatıyorsa geçerli fesih sebebi sayılabilir. Bu durumda işçinin işini sürdürebilme kapasitesi sorgulanır. İşverenin öncelikle raporların etkisini somut olarak tespit etmesi gerekir. Geçerli fesihte işçiye ihbar süreleri uygulanır veya ihbar tazminatı ödenir.

İşçi Üst Üste Rapor Alabilir mi?

İşçi sağlık durumu gerektiriyorsa üst üste rapor alabilir ve bu raporlar hekim tarafından onaylandığı sürece geçerlidir. Ancak uzun süreli raporların toplamı kanundaki bekleme süresini aşarsa haklı nedenle fesih koşulları oluşabilir. Üst üste alınan raporların sahte veya şüpheli olduğu düşünülüyorsa işveren gerekli resmi kontrolleri yaptırabilir. Her durumda raporlar işçinin geçici iş göremezliğine dair hukuken geçerli belgelerdir.

SGK Çalışanı 1 Yılda Kaç Gün Rapor Alabilir?

SGK mevzuatında “yılda alınabilecek rapor günü” şeklinde genel bir sınır bulunmamaktadır. Rapor süresi işçinin sağlık durumuna göre hekim tarafından belirlenir ve SGK geçici iş göremezlik ödeneği bu raporlara göre hesaplanır. Ancak uzun süreli raporların toplamı ihbar süresi + 6 haftayı aşarsa işverenin haklı fesih imkanı doğabilir. Dolayısıyla sayıdan çok sürenin toplamı önem taşır.

4857 Sayılı İş Kanunu 47. Madde Nedir?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işçinin çalışması halinde uygulanacak ücret esaslarını düzenler. Bu maddeye göre işçi tatil gününde çalışırsa bir günlük ücreti ayrıca ödenir. Rapor ve devamsızlık konularından farklı bir düzenleme olmakla birlikte işçinin tatil günündeki haklarını güvence altına alır. Dolayısıyla rapor süreleriyle doğrudan bağlantılı değildir.

Raporlu İşçi Kendi İsteği ile İşten Ayrılabilir mi?

Raporlu olan bir işçi kendi isteğiyle işten ayrılabilir ancak bu durumda istifa hükümleri geçerlidir. Sağlık nedeniyle istifa söz konusuysa işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir, ancak bu durumun sağlık kurulu raporuyla desteklenmesi gerekir. Raporlu olduğu dönemde istifa eden işçi ihbar tazminatı talep edemez. İşçinin ayrılma talebinin yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar.

10 Yıllık İşçi İstifa Ederse Tazminat Alır mı?

10 yıllık bir işçinin istifa etmesi halinde kıdem tazminatı alabilmesi için haklı fesih şartlarından birinin bulunması gerekir. Sağlık sebepleri, askerlik veya emeklilik gibi durumlar haklı nedenle fesih kapsamında değerlendirilir ve işçi kıdem tazminatı hakkına sahip olur. Buna karşılık işçi kendi isteğiyle sebep göstermeden ayrılıyorsa kıdem tazminatı alamaz. İstifa sürecinin doğru belgelerle başlatılması önemlidir.

author-avatar

URSA Avukatlık Hakkında

URSA Avukat Bürosu Bursa Adaletin güvencesi, güçlü bir savunmadır. URSA Hukuk Bürosu, Av Halil İbrahim UYGUR tarafından, müvekkillerine en yüksek kalitede hukuki hizmet sunmak amacıyla kurulmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir