URSA Avukatlık

İdari Yargıda Tam Yargı Davası

İdare Hukuku11 dk okumaEklenme: Güncellenme:
İdari Yargıda Tam Yargı Davası konusunu simgeleyen kapak görseli

Tam yargı davası, idarenin işlemi veya eylemi nedeniyle zarar gören kişinin maddi ve manevi zararının giderilmesi için idare mahkemesinde açtığı tazminat davasıdır; husumet kamu görevlisine değil idareye yöneltilir. İdari eylemden doğan zararda dava açmadan önce idareye başvuru zorunludur: başvuru öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde yapılır ve idare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Tam yargı davası açma süresi, ret cevabından veya bu sürenin bitiminden itibaren altmış gündür; idari işlemden doğan zararda başvuru gerekmez, süre işlemin tebliğinden işler. Kamu hastanesindeki tıbbi hata ve kamu alanındaki bakımsızlık en sık görülen örneklerdir.

Kamu hastanesinde hatalı tedavi, bakımsız park veya kamu binasında yaralanma ya da hukuka aykırı idari işlem nedeniyle kazanç kaybı davanın konusunu oluşturur. Eylemden doğan zararda başvuru şartı atlanarak açılan dava, idari merci tecavüzü nedeniyle usulden reddedilir; işlemden doğan zararda ise dava iptal davasıyla birlikte veya ayrı olarak doğrudan açılabilir. Süreler kısa ve hak düşürücüdür; kaçırıldığında tazminat hakkı kaybedilir.

İdari Yargıda Tam Yargı Davası Nedir?

İdareye karşı tazminat davası, idari işlem veya eylem nedeniyle hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin, uğradığı zararın giderilmesi için idareye karşı açtığı dava türüdür. Anayasa'nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenler; 129. maddesi ise memur ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla, yalnızca idare aleyhine açılabileceğini hükme bağlar.

Söz konusu düzenlemenin amacı, kamu görevlisini kişisel malvarlığıyla sorumlu tutmadan kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesini sağlamaktır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi aynı ilkeyi tekrarlar: kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili uğradıkları zararlardan, görevi yerine getiren personel değil, idare sorumludur. Kamu hastanesindeki hekime, belediye çalışanına veya başka kamu görevlisine karşı doğrudan tazminat davası açılamaz; idare, sorumlu bulunan personele sonradan rücu edebilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu, idareye karşı tazminat davasını 2. maddede düzenler.

İdare Hangi Hâllerde Sorumludur?

İdarenin sorumluluğunun asıl kaynağı hizmet kusurudur. Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanır; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde gerçekleşir. Hizmet kusuru, hizmeti yürüten personelin kişisel kusurundan bağımsızdır; hizmetin kendisindeki nesnel yetersizliğe bakılır.

Hizmetin kötü işlemesine örnek, kamu hastanesinde tıbbi standarda aykırı müdahale yapılmasıdır. Hizmetin geç işlemesine örnek, acil müdahale gerektiren durumda kamu kurumunun makul süreyi aşarak harekete geçmesidir. Hizmetin hiç işlememesine örnek, tehlike arz eden durumun idare tarafından bilinmesine rağmen hiçbir önlem alınmamasıdır. Üç görünüm de aynı sonucu doğurur: idarenin, yürütmekle yükümlü olduğu hizmeti gereği gibi sunmaması.

Bazı hâllerde idarenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanır; tehlikeli faaliyetlerden doğan zararlarda veya kamu yararı için kişinin özel olarak fedakârlığa katlanmasında, hizmet kusuru aranmaksızın idarenin tazmin yükümlülüğü doğabilir. Kural, hizmet kusurunun varlığıdır; kusursuz sorumluluk istisnadır. Davacı, hangi sorumluluk türüne dayandığını dilekçesinde açıkça belirtmeli ve buna uygun delil sunmalıdır.

“İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.”

Danıştay 15. Dairesi, E. 2014/744, K. 2018/197, T. 18.01.2018

Tam Yargı Davasının Şartları

Kabul edilebilmesi için birlikte gerçekleşmesi gereken şartlar şunlardır.

  • Ortada idari işlem veya idari eylemin bulunması.
  • Zararın gerçek ve belgelenebilir olması.
  • İşlem veya eylem ile zarar arasında illiyet bağı bulunması.
  • İdareye önceden başvuru ve dava açma süresine uyulması.
  • İhlal edilen hakkın davacıya kişisel ve güncel olması.

Şartlardan biri eksik olduğunda dava, esasa girilmeden reddedilir; özellikle illiyet bağının ve süreye uyulmasının ispatı, dosyanın erken aşamasında netleştirilmelidir. İdareye önceden başvuru şartının atlanması, uygulamada idari merci tecavüzü olarak adlandırılır.

İptal Davası ile Tam Yargı Davası

İptal davası, hukuka aykırı idari işlemi ortadan kaldırmaya yöneliktir; idareye karşı açılan dava ise işlem veya eylemden doğan zararın giderilmesini amaçlar. İdari işlemden doğan zararda, ilgili kişi doğrudan dava açabileceği gibi, iptal davasıyla birlikte de açabilir.

İlgili kişi önce yalnızca iptal davası açmışsa, davanın karara bağlanmasından sonra, dava açma süresi içinde ayrıca idareye karşı tazminat davası açabilir; böyle durumda süre, iptal kararının tebliğinden itibaren işler. Vergi ziyaı cezası veya gümrük cezası gibi işlemlere karşı açılan iptal davası, söz konusu ilişkinin yaygın örneklerindendir; süreç vergi ziyaı cezası ve gümrük cezasına itiraz sayfalarımızda anlatılır.

İdareye Başvuru ve Dava Açma Süreleri

Tam yargı davası açma süresi, durumun türüne göre farklı işler; sürelerin başlangıcı, zararın öğrenildiği tarihe bağlıdır. İşlem veya eylemin gerçekleştiği tarih değil, ilgilinin zararı öğrendiği tarih esas alınır. Süre kaçırıldığında dava, esasa girilmeden süre aşımından reddedilir.

Tam yargı davasında idareye başvuru ve dava açma sürelerini gösteren akış şeması
Durumİdareye Başvuruİdarenin Cevap SüresiDava Açma Süresi
İdari eylemden doğan zararÖğrenmeden 1 yıl, eylemden en geç 5 yıl30 günCevaptan veya sürenin bitiminden 60 gün
İdari işlemden doğan zarar (iptalle birlikte)Gerekmez—İşlemin tebliğinden 60 gün
İşlemin iptalinden sonra tazminatGerekmez—İptal kararının tebliğinden 60 gün
İdarenin cevap vermemesi (zımni ret)Başvuru tarihi esas alınır30 gün sonunda ret sayılırZımni retten itibaren 60 gün
İsteğin kısmen kabulüYapılmış sayılır—Ret edilen kısım için tebliğden 60 gün

İdarenin süresinde cevap vermemesi, isteğin reddedildiği anlamına gelir; idari eylemden doğan zararda ilgili kişi, otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde dava açmalıdır. Süre kaçırılırsa, sonradan yapılan yeni başvuru dava açma süresini yeniden başlatmaz.

Tam Yargı Davasında İstenebilecek Zararlar

Maddi zarar, tedavi giderleri, iş gücü kaybı, mal varlığındaki azalma gibi kalemleri kapsar. Manevi zarar, yaralanma veya ağır mağduriyet hâllerinde, kişinin duyduğu acı ve sıkıntı için istenir. Ölüm hâlinde, ölenin bakmakla yükümlü olduğu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

Zarara işleyecek yasal faiz, idari eylemden doğan zararda idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren başlar; dava tarihinden değil, başvuru tarihinden itibaren hesaplanması, sürecin erken aşamasında başvurunun mali önemini artırır. İdari işlemden doğan zararda, başvuru şartı bulunmadığından faiz dava tarihinden itibaren işler. Hesaplama yöntemi manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı sayfalarında yer alır.

Sık Görülen Tam Yargı Davaları

İdareye karşı açılan tazminat dava günlük hayatta en sık üç olay türünden doğar; her birinin ispat ve görev kuralları farklıdır.

Kamu Hastanelerinde Tıbbi Hata

Kamu hastanesinde görevli hekimin tıbbi standarda aykırı müdahalesinden doğan zararda dava, hekime değil idareye karşı ve idare mahkemesinde açılır. Özel hastanede görev yapan hekime karşı açılan ve genel mahkemelerde görülen davadan temel fark budur; özel hastanede hasta ile hekim arasında sözleşme ilişkisi bulunurken, kamu hastanesinde ilişki idare hukuku kurallarına tabidir. Estetik ameliyatlarda bu sözleşmenin niteliği hatalı estetik ameliyat tazminatı yazısında ele alınıyor. Devlet üniversitelerinin hastaneleri de kamu tüzel kişiliğine sahip olduğundan aynı kurala tabidir; vakıf üniversitesi hastaneleri ise özel hukuk tüzel kişisi statüsünde olduğundan kuralın dışında kalır. Süreç malpraktis davaları sayfasında ayrıntılı anlatılır.

“Kamu görevlisi olan doktorun işlem ve fiillerindeki kusur, hizmet kusuru niteliğindeyse... direkt olarak doktor aleyhine dava açılamaz, idare aleyhine idari yargıda tam yargı davası açılmalıdır.”

Danıştay 15. Dairesi, E. 2014/9725, K. 2016/128, T. 21.01.2016

Belediye Yolları ve Kamu Alanlarında Kaza

Karayolu ve yaya yolunun (kaldırımın) bakım ve işaretleme kusurundan doğan kazalar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamına girdiğinden adli yargıda görülür. İdareye karşı açılabilecek dava türünün asıl konusunu oluşturan kamu alanı kazaları, karayolu ağının dışında kalan yerlerdir: park ve oyun alanındaki bakımsız ekipman, inşaat veya kazı alanında alınmayan güvenlik önlemi, kamu binası içindeki bakımsızlık gibi.

İnşaat veya kazı alanında güvenlik önlemi alınmadan bırakılan alandan geçmek zorunda kalan yayanın yaralanması, hizmetin hiç işlememesi niteliğinde hizmet kusuru oluşturur. Zararın hesabında genel yöntem için trafik kazası tazminat hesaplama sayfamıza bakılabilir.

“Alt geçit inşaatı alanında gerekli güvenlik ve koruyucu tedbirler alınmadan bırakılması nedeniyle yaralanma olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğu, maddi ve manevi zararın tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Danıştay 15. Dairesi, E. 2017/1947, K. 2018/384

Kamu Aracıyla Trafik Kazası

Ayrım, idarenin taraf olmasının tek başına idari yargıyı görevli kılmadığının somut örneğidir. Kamu kurumuna ait araçla yaşanan trafik kazasında, dava idari yargıda değil adli yargıda görülür. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi, söz konusu kanundan doğan sorumluluk davalarını adli yargıya bırakır; idarenin hizmet kusurundan kaynaklansa dahi, aracın karıştığı kazadan doğan zarar için idare mahkemesine değil asliye hukuk mahkemesine başvurulur. Sahipsiz hayvan yüzünden karayolunda meydana gelen kazalarda görevli yargı yeri hayvan çarpması yazısında ele alınıyor. Kural, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.04.2021 tarihli, E. 2017/1098, K. 2021/422 sayılı kararıyla da teyit edilmiştir.

Adli Yargı mı, İdari Yargı mı?

İdarenin özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkları (kira sözleşmesi, satış sözleşmesi gibi) adli yargıda, kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıkları ise idari yargıda görülür; idarenin taraf olması tek başına idari yargıyı görevli kılmaz. Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki kazalar, idarenin taraf olmasına rağmen genel kuralın istisnasıdır; kanun koyucu alanı özel olarak adli yargıya bırakmıştır.

Yanlış yargı kolunda açılan dava görev (yargı yolu) yönünden reddedilir; dosya diğer yargı koluna gönderilmez. Adli yargıdan verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde idari yargıda yeniden dava açılması gerekir; süreç yine de zaman kaybettirir. Görev konusunda tereddüt varsa, dava açılmadan önce olayın hangi yargı koluna girdiğinin netleştirilmesi önerilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme, Yargılama Süreci

Davaya idare mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, sırasıyla zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili mahkeme, zarar bir hizmetten veya idari eylemden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir; idari sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.

Yargılama, kural olarak yazılı usulle yürür; taraflar dilekçelerini karşılıklı sunar, duruşma istisnaidir ve taraflardan birinin talebine bağlıdır. Zararın miktarı ve idarenin kusuru genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir; bilirkişi raporu mahkemeyi bağlamaz, hâkim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir. Karara karşı istinaf, istinaf kararına karşı ise belirli şartlarda temyiz yolu açıktır.

Dava İçin Gerekli Belgeler

Dava dilekçesine eklenecek belgeler, olayın türüne göre değişse de temel unsurlar ortaktır.

  • İdareye yapılan başvuru dilekçesi ve varsa idarenin cevabı, başvuru yapılan kurumdan alınır.
  • Zararı gösteren fatura ve ödeme belgeleri, ilgili kurum veya sağlık tesisinden temin edilir.
  • Sağlık kayıtları ve adli rapor, tedavi gören hastaneden veya adli tıp biriminden istenir.
  • Olay yeri fotoğrafları ve tutanaklar, olay anında veya kolluktan sonradan temin edilir.
  • Tanık bilgileri, olaya şahit olan kişilerden derlenir.
  • Varsa ilgili idari işlemin iptaline dair mahkeme kararı, dosyanın görüldüğü mahkemeden alınır.

Belgelerin eksiksiz sunulması, zarar ile idarenin kusuru arasındaki illiyet bağının bilirkişi incelemesinde daha hızlı tespit edilmesini sağlar; eksik belge, dosyanın ek süre talebiyle uzamasına yol açabilir.

Tam Yargı Davasında Avukat Desteği

Başvuru ve dava sürelerinin doğru hesaplanması, olayın hangi yargı koluna girdiğinin belirlenmesi ve zararın uygun belgelerle ortaya konması, sürecin başında yapılması gereken işlerdir. Bilirkişi raporuna itiraz, idarenin kusur oranına ilişkin değerlendirmeyi değiştirebilecek aşamadır.

Sağlık, trafik ve vergi kaynaklı dosyalarda idarenin savunma stratejisi farklılaştığından, olayın türüne uygun hazırlık önem taşır. Büromuzun çalışma şekli tazminat hukuku avukatı ve vergi avukatı sayfalarında anlatılır.

Tam Yargı Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

İdareye karşı tazminat davası nedir?

İdarenin işlem veya eylemi nedeniyle zarar gören kişinin, idareye karşı açtığı tazminat davasıdır. Dava, idare mahkemesinde görülür ve husumet doğrudan kamu görevlisine değil idareye yöneltilir.

Tam yargı davası açma süresi ne kadar?

İdari eylemden doğan zararda, idareye başvurudan sonra alınan cevaba veya 30 günlük bekleme süresinin bitimine göre 60 gün işler. İdari işlemden doğan zararda ise süre, işlemin tebliğinden itibaren doğrudan 60 gündür.

Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?

Yalnızca idari eylemden doğan zararda zorunludur; idari işlemden doğan zararda önceden başvuru şartı yoktur. Ayrımı yapmak güçse, dosyada yazılı karar mı yoksa fiziki olay mı bulunduğuna bakılır: yazılı karar varsa idari işlem, fiziki olay varsa idari eylem söz konusudur ve yalnızca ikincisinde önceden başvuru şarttır.

İdare başvuruya cevap vermezse ne olur?

Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde dava açılmalıdır. İdarenin sonradan cevap vermesini beklemek, idari eylemden doğan zararda dava süresini durdurmaz; idari işlem niteliğindeki başvurularda ise idarenin kesin olmayan cevabı üzerine kesin cevap beklenebilir, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez.

Kamu hastanesindeki doktora doğrudan dava açılabilir mi?

Görevi sırasındaki hatasından doğan zararda hayır. Hekimin görev dışında, kişisel kapasitesiyle işlediği fiil söz konusuysa koruma uygulanmaz ve hekim doğrudan hasım gösterilebilir.

Belediyenin yolundaki çukur nedeniyle kaza yaptım, tazminat alabilir miyim?

Talep edebilirsiniz; dava kamu kurumuna karşı asliye hukuk mahkemesinde açılır. İdare mahkemesine yanlışlıkla açılan dava, görevsizlik kararıyla zaman kaybettirir.

İptal davası ile idareye karşı tazminat davası birlikte açılabilir mi?

Evet. Birlikte açmak tek dilekçeyle hem işlemin iptalini hem zararın giderilmesini istemeyi sağlar; ayrı açmak ise zarar miktarını iptal kararı kesinleştikten sonra netleştirme imkânı verir.

İdareye karşı açılan davada manevi tazminat istenebilir mi?

Evet. Miktar, zarar görenin yaşadığı acının niteliğine ve olayın özelliklerine göre belirlenir; sabit tarife yoktur.

Dava hangi mahkemede açılır?

Dava idare mahkemesinde açılır. Zarar bir kamu hizmetinden veya idarenin eyleminden doğmuşsa yetkili mahkeme, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesidir. Yanlış yerdeki idare mahkemesine açılan dava doğrudan reddedilmez; mahkeme dosyayı yetkili idare mahkemesine gönderir, ancak süreç zaman alır.

Faiz ne zaman başlar?

İdareye hiç başvurulmadan doğrudan dava açılabilen idari işlem kaynaklı zararlarda, faiz dava tarihinden itibaren işleyebilir; başvuru şartının bulunup bulunmaması faiz başlangıcını da değiştirir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler