
Gemi adamının iş ilişkisi, İş Kanunu'ndan ayrı, kendine özgü özel kanunla düzenlenir; 854 sayılı kanun, denizde çalışmanın kendine özgü koşullarını gözeterek kıdem tazminatı, çalışma süresi ve izin gibi konularda farklı hükümler içerir. Söz konusu farklar keyfi değildir; kanunun uygulanıp uygulanmayacağı, geminin bayrağına, büyüklüğüne ve işletenin çalıştırdığı gemi adamı sayısına bağlıdır. Aynı işte çalışan iki kişi, farklı gemilerde çalıştıkları için tamamen farklı kanunlara tabi olabilir. Söz konusu ayrım, kıdem tazminatı talebinde hangi kanunun uygulanacağını baştan belirlediğinden, dosyanın en kritik noktasıdır.
Sayfada kanunun kapsamı, gemi adamının kıdem tazminatına hak kazanma şartları, çalışma süresi ve fazla çalışma, yıllık izin ve yurda dönüş hakkı, ihbar süreleri ve dava süreci anlatılıyor. Merkezde kıdem tazminatı yer alıyor; sefer ve sezon bazlı sözleşmelerle çalışan gemi adamının farklı dönemlerdeki hizmetinin nasıl birleştirildiği ayrıca ele alınıyor. Gemi adamı hakları, genel iş hukukundan farklı çerçevede korunduğundan, konuyu kendi kanununun sözüyle anlamak önem taşır. Amaç, gemide çalışan veya çalışmış kişinin kendi durumunu genel iş hukukundan ayıran noktaları net biçimde görmesidir.
854 Sayılı Deniz İş Kanunu Nedir?
Kanun, gemi adamları ile işverenleri arasındaki iş ilişkisini düzenleyen özel kanundur; 1967 yılında yürürlüğe girmiş, denizde çalışmanın kendine özgü koşullarını (sefer düzeni, gemide ikamet, vardiya sistemi) gözeterek genel İş Kanunu'ndan ayrı çerçeve kurmuştur. İki kanun aynı anda uygulanmaz; gemi adamı sayılan kişi, özel kanunun kapsamına girdiği sürece İş Kanunu hükümlerinden yararlanamaz.
Denizcilik, özel çalışma koşullarına tabi tutulan tek alan değildir; yeraltı maden işçiliği de benzer şekilde, genel kurallardan farklı özel hükümlere tabidir. Kanunun güncel tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.
Deniz İş Kanunu Kimlere Uygulanır?
Kanunun uygulanması, gemi adamı olmaktan ibaret değildir; kanunun kendi kapsam şartlarının da sağlanması gerekir. Aşağıdaki tabloda hangi çalışan veya geminin hangi kanuna tabi olduğu özetleniyor.
| Çalışan veya Gemi | Uygulanan Kanun | Açıklama |
|---|---|---|
| 100+ groston Türk bayraklı | Deniz İş Kanunu | Tek başına yeterli şart |
| Tonaj altı, 5+ gemi adamı | Deniz İş Kanunu | Gemi adamı sayısı yeterli |
| Tonaj altı, 5'ten az çalışan | Türk Borçlar Kanunu | Kapsam şartı sağlanmıyor |
| Yabancı bayraklı gemi | Sözleşmeye uygulanacak hukuk | Türk bayrağı aranır |
| Tersanede karada çalışan | İş Kanunu | Gemi adamı sayılmaz |
Kapsam testi iki unsurdan oluşur; geminin Türk Bayrağını taşıması ve tonaj veya gemi adamı sayısı eşiğinin sağlanması. Aynı işverene ait birden fazla küçük geminin grostonilato toplamı eşiği aşıyorsa, tek tek gemiler eşiğin altında kalsa dahi kanun uygulanır. Tersanede karada çalışan işçi, gemide çalışmadığından gemi adamı sayılmaz ve İş Kanunu'na tabidir; kazaya uğraması hâlinde farklı çerçeve devreye girer, ayrıntı için tersane iş kazaları sayfamıza bakılabilir.
“854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1 inci maddesinin birinci fıkrası Kanun'un uygulama alanını belirlemiş ve denizlerde, göllerde, akarsularda Türk bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde iş sözleşmesiyle çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında Kanun'un uygulanacağını belirtmiştir. Ayrıca maddenin devam eden fıkrasında gemi belirtilen tonajda olmasa da aynı işverene ait gemilerin grostonilatolarının toplamı yüz veya daha fazla olduğunda ya da işverenin çalıştırdığı gemiadamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde geminin yine 854 sayılı Kanun kapsamına gireceği hükme bağlanmıştır.”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/9-667, K. 2023/148, T. 01.03.2023
Kapsam dışı kalan çalışanın iş ilişkisi başka kurallara tabi olur. İş Kanunu deniz taşıma işlerini kapsam dışında bıraktığından (4857 sayılı Kanun m.4), Deniz İş Kanunu'na girmeyen gemi adamının iş ilişkisi kural olarak Türk Borçlar Kanunu'na göre değerlendirilir; Türk Borçlar Kanunu kıdem tazminatı öngörmediğinden, bu çalışanın kıdem talebi sözleşmeye dayanmadıkça zorlaşır. Yabancı bayraklı gemide ise önce sözleşmeye hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenir.
Gemi Adamı İş Sözleşmesi
Gemi adamı hakları, sözleşmenin şekline ilişkin kurallardan başlar. Kanuna tabi iş sözleşmesi, aşağıdaki temel özellikleri taşır.
- Sözleşme yazılı olarak ve iki nüsha düzenlenir.
- Belirli süreli, belirsiz süreli veya sefer üzerine yapılabilir.
- Sefer bazlı sözleşme, belirlenen seferin tamamlanmasına kadar geçerlidir.
- Süresi belirli olmayan sözleşmelerde deneme süresi en çok bir aydır.
- Sözleşmede gemi adamının çalışacağı geminin adı, sicil numarası ve grostonilatosu yer alır.
Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi bildirimsiz ve tazminatsız sona erdirebilir; ancak gemi adamının çalıştığı günler için ücret hakkı saklı kalır. Sözleşmenin sefer üzerine yapılması, gemi adamının aynı işverenle sonraki dönemlerde yeniden çalışmasına engel değildir; söz konusu durumun kıdem hesabına etkisi ayrı başlıkta ele alınıyor.
Gemi Adamının Kıdem Tazminatı
Deniz iş kanunu kıdem tazminatı, sayfanın merkezinde yer alan konudur. Gemi adamı, aynı işverene ait gemilerde en az on iki ay çalıştıktan sonra, kanunda sayılan hâllerden biriyle işten ayrılırsa kıdem tazminatına hak kazanır. Söz konusu hâller arasında işverenin haklı neden dışında yaptığı fesih, gemi adamının kanunda sayılan haklı nedenle (ücretin ödenmemesi, işverenin denizcilik kural ve teamüllerine aykırı davranışı, geminin 30 günden fazla seferden kaldırılması gibi) sözleşmeyi feshetmesi, yaşlılık veya malullük aylığı nedeniyle ayrılma, muvazzaf askerlik ve ölüm yer alır.
Şartlar açısından İş Kanunu'na tabi işçiyle temel mantık benzer görünse de, kıdem tazminatının hesabına esas alınan süre kendi kanununda ayrıca düzenlenmiştir; her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret esas alınır. Genel kıdem şartlarının ayrıntısı için kıdem tazminatı kimler alabilir sayfamıza bakılabilir.
Sade istifa kıdem tazminatı doğurmaz; gemi adamının kendi isteğiyle, kanunda sayılan neden göstermeden ayrılması hâlinde tazminat hakkı doğmaz. İşverenin kanunda sayılan haklı nedenlerle (gemi adamının gemiye dönmemesi, tutukluluk veya hapis nedeniyle hizmetin imkânsızlaşması, kanuna ya da denizcilik kural ve teamüllerine aykırı davranışı gibi) yaptığı fesihte de tazminat hakkı doğmaz.
Gemi adamlarının kıdemleri hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik gemilerinde ve hizmetinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır.
854 sayılı Deniz İş Kanunu, madde 20
Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Deniz iş kanunu kıdem tazminatı, gemi adamının çalışma süresi ve son ücreti esas alınarak, kanunda öngörülen üst sınır dahilinde hesaplanır. Sefer, parça başına, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hâllerde, son on iki ay içinde ödenen ücretin çalışılan günlere bölünmesiyle bulunan ortalama esas alınır.
Gemide sağlanan yemek ve barınma gibi menfaatler, para ile ölçülebildiği ölçüde giydirilmiş ücrete dahil edilir; yalnızca sözleşmede yazılı çıplak maaş üzerinden hesap yapılması eksik sonuç doğurabilir. Ücretin sabit olmadığı hâllerde son bir yıl içinde zam yapılmışsa, ortalama yalnızca zam tarihinden işten ayrılma tarihine kadar alınan ücret üzerinden bulunur. Hesabın kendisi kişiye özel veriye göre değiştiğinden burada formül veya örnek verilmiyor; adım adım işleyiş için kıdem tazminatı hesaplama sayfamıza bakılabilir.
Sefer ve Sezon Sözleşmelerinde Kıdem Süresi
Denizcilik sektöründe sefer bazlı veya sezonluk çalışma yaygındır; gemi adamı, aynı işverenle sefer veya sezon için sözleşme yapıp aralıklarla tekrar çalışmaya başlayabilir. Kanun, hizmetin kesintisiz sürmesini şart koşmaz; aynı işverenin tek gemisinde veya değişik gemilerinde geçen tüm süreler toplanarak kıdem hesaplanır.
Aralıklı çalışmada her dönem ayrı ayrı değil, toplam süre üzerinden değerlendirme yapılır; sezon sonunda sözleşmenin sona ermesi, kıdemin sıfırlanacağı anlamına gelmez. Geminin başka işverene devredilmesi hâlinde de kıdem süresi kesintisiz sayılır; kıdem tazminatından her iki işveren sorumludur, ancak devreden işverenin sorumluluğu kendi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücretle sınırlıdır.
Gemi Adamı ile İş Kanunu'na Tabi İşçi Arasındaki Farklar
İki kanun arasındaki farklar, yalnızca kıdem tazminatıyla sınırlı değildir; çalışma düzeninin tamamına yayılır. Aşağıdaki tabloda temel farklar özetleniyor.

| Konu | Deniz İş Kanunu | İş Kanunu |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı süresi | Her tam yıl için 30 gün | Her tam yıl için 30 gün |
| İhbar süreleri | Kıdeme göre 2-8 hafta | Kıdeme göre 2-8 hafta |
| Çalışma süresi | Günde 8, haftada 48 saat | Haftada 45 saat |
| Fazla çalışma | Jurnal/defterle belgelenir | Bordro ve kayıtla belgelenir |
| Yıllık izin | En az 6 ay çalışma şartı | En az 1 yıl çalışma şartı |
| Yurda dönüş | Yurt dışı fesihte var | Düzenlenmez |
Kıdem tazminatının hesap mantığı iki kanunda da aynı kalırken, çalışma süresi ve izin şartlarındaki farklar denizde çalışmanın kendine özgü ritminden kaynaklanır; gemi adamı sefer boyunca sürekli gemide bulunduğundan, izin ve dinlenme düzeni karadaki vardiyalı çalışmadan farklı kurgulanmıştır. Yurda dönüş hakkı, yalnızca deniz iş hukukuna özgüdür ve karada çalışan işçi için karşılığı yoktur.
Emeklilik bakımından ise gemi adamı, karadaki bazı meslek gruplarına göre dezavantajlı konumdadır; yeraltı maden işçisi gibi ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanlara tanınan fiilî hizmet süresi zammı (yıpranma payı), gemi adamlarına 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle kaldırılmıştır. Kanunun 40. maddesindeki güncel meslek listesinde denizcilik yer almadığından, gemi adamı söz konusu tarihten sonra geçen hizmeti için erken emeklilik hakkından yararlanamaz; söz konusu kısıtlama hâlâ yürürlüktedir ve gazetecilik gibi bazı meslek gruplarına sonradan kısmen geri verilen hak, gemi adamlarına tanınmamıştır.
Çalışma Süresi, Fazla Çalışma ve İspatı
Genel bakımdan iş süresi günde sekiz, haftada kırk sekiz saattir; süre haftanın iş günlerine eşit olarak bölünerek uygulanır. Kaptan, başmakinist, doktor, sağlık memuru ve kurtarma gemilerinde çalışan bazı gemi adamları, görevlerinin niteliği gereği iş sürelerine tabi tutulmaz; iş süresi, gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süre olarak tanımlanır, gemide bulunulan ama serbestçe geçirilen süre hesaba dahil edilmez.
Belirlenen iş sürelerinin aşılması fazla çalışma sayılır; işveren veya işveren vekili, fazla çalışmaları belgelemek üzere noterden tasdikli ayrı defter tutmakla yükümlüdür. Geminin selameti için kaptanın zaruri gördüğü işler, gümrük ve sağlık formaliteleri ile yangın, tahliye gibi tatbikatlar fazla çalışma sayılmaz.
“Bu defterin tutulması ispat açısından önemlidir. Gemi adamı defter tutulmasa dahi fazla çalışma yaptığını diğer delillerle kanıtlayabilir. Ancak defter tutulmuş ve gemi adamı fazla saatlerle çalışmayı gösteren bu defteri imzalamış ise ihtirazı kayıt koymadığı sürece defterde belirtilen saatlerden daha fazla çalışma yaptığını ileri süremez.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/43297, K. 2012/3134, T. 13.02.2012
Defter tutulmamışsa veya eksik tutulmuşsa, fazla çalışma gemi jurnali, vardiya çizelgeleri ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir; mahkeme söz konusu delilleri birlikte değerlendirerek karar verir. Tanık beyanlarına, özellikle işverenle husumetli tanıklar söz konusu olduğunda, tek başına değil yan delillerle desteklendiği ölçüde itibar edilir.
Yıllık İzin ve Yurda Dönüş Hakkı
Gemi adamı hakları arasında yıllık izin ve yurda dönüş, sefer düzeninin doğrudan sonucu olarak ayrı önem taşır. Aynı işveren emrinde veya aynı gemide, takvim yılı içinde tek veya birkaç sözleşmeyle en az altı ay çalışmış olan gemi adamı, yıllık ücretli izne hak kazanır. İzin süresi, altı aydan bir yıla kadar hizmeti olan gemi adamı için en az 15 gün, bir yıl ve daha fazla hizmeti olan için yılda en az bir aydır. İzin işverenin uygun göreceği zamanda kullanılır; gemi adamı, iznini yabancı bir limanda veya sözleşmenin yapıldığı yer dışında kullanmaya zorlanamaz.
Sözleşme yurt dışında sona erdiğinde, işveren veya işveren vekili gemi adamını geminin bağlama limanına iade etmek ve iadeye ilişkin yol, iaşe ve zorunlu masrafları karşılamakla yükümlüdür. Fesih gemi adamının kusurundan kaynaklanıyorsa, işveren yaptığı iade masraflarını gemi adamından geri isteyebilir; yabancı gemi adamı için ayrı hüküm yoksa iade, ikametgahının bulunduğu limana yapılır.
İhbar Süreleri ve Fesih
Belirsiz süreli sözleşmenin feshinde bildirim süresine uyulması esastır; sözleşme haklı nedenle derhal feshedilmiyorsa, taraflardan biri diğerine önceden bildirimde bulunmak zorundadır. Fesih, sebepleriyle birlikte gemi adamına yazılı olarak bildirilir; bildirim imkânı yoksa durum tutanakla tespit edilir. Geminin Türk Bayrağını taşıma hakkı sürdüğü sürece, mülkiyetin kısmen veya tamamen el değiştirmesi tek başına sözleşmenin feshini gerektirmez.
Gemi adamının iş güvencesi kapsamında işe iade davası açma hakkı yoktur; ancak işverenin feshi kötü niyetle yaptığı ispatlanırsa, gemi adamı kötü niyet tazminatı talep edebilir. Kötü niyetli fesih, örneğin gemi adamının şikâyet hakkını kullanması veya sendikal faaliyeti nedeniyle işten çıkarılması gibi durumlarda gündeme gelebilir. Ayrıntı için kötü niyet tazminatı sayfamıza bakılabilir.
Gemide İş Kazası
Gemide meydana gelen kaza, iş kazası tanımına uyduğu sürece iş kazası sayılır; SGK'ya bildirim yükümlülüğü, karadaki işyerlerinde olduğu gibi işverene aittir. Bildirim süresi ve usulü, genel iş kazası mevzuatına göre belirlenir. Denizde geçirilen kazanın kanıtlanması, olay yerinin ulaşılabilirliği nedeniyle karadaki kazalara göre daha fazla teknik güçlük taşıyabilir; gemi jurnali, vardiya kayıtları ve tanık beyanları burada da delil niteliği taşır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelen kazadan doğan tazminat, kıdem tazminatından bağımsız, ayrıca ileri sürülecek talep konusudur. Kazaya ilişkin tazminatın şartları ve süreci için iş kazası tazminatı sayfamıza bakılabilir.
Arabuluculuk, Dava ve Zamanaşımı
Gemi adamı uyuşmazlıklarında izlenecek usul, aşağıdaki noktalarda özetlenebilir.
- İşçilik alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
- Görevli mahkeme iş mahkemesidir; yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir.
- Kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
- Yurt dışında bulunan gemi adamı, arabuluculuk başvurusunu ve davasını Türkiye'deki yetkili merciler aracılığıyla takip edebilir.
Zamanaşımı süresi, sözleşmenin sona erdiği veya alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar; arabuluculuk başvurusu işleyen süreyi durdurur, süreç sonuçlandığında kaldığı yerden devam eder. Yurt dışında bulunmak, gemi adamının Türkiye'deki hukuki sürece katılmasına engel değildir; vekil aracılığıyla işlem yapılabilir.
Gemi Adamı Uyuşmazlıklarında Avukat Desteği
Kapsamın doğru belirlenmesi, dosyanın en başında karar verilmesi gereken konudur; yanlış kanuna göre açılan dava, görevsizlik nedeniyle zaman kaybına yol açabilir. Sefer ve sezon sözleşmelerinin sık yaşandığı dosyalarda, farklı dönemlerdeki hizmetin kıdem hesabında doğru birleştirilmesi ayrıca uzmanlık gerektirir.
Fazla çalışmanın gemi jurnali, vardiya kayıtları ve tanık beyanlarıyla ispatı, arabuluculuk görüşmelerinde tarafların pozisyonunu güçlü delillerle desteklemesi, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Kıdem tazminatına esas ücretin gemide sağlanan menfaatleri de kapsayacak şekilde doğru hesaplanması, tarafların gerçek alacak miktarı konusunda anlaşmazlığa düşmesini önler. İş hukuku avukatı desteğiyle, kapsam tespiti ve delillerin doğru biçimde ortaya konması sağlanabilir.
Deniz İş Kanunu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Deniz İş Kanunu kimleri kapsar?
Türk bayrağı taşıyan, 100 groston ve üzeri gemilerde hizmet sözleşmesiyle çalışan gemi adamlarını ve işverenlerini kapsar. Gemi daha küçük olsa da aynı işverene ait gemilerin toplam tonajı 100 grostonu buluyorsa veya işveren beş ya da daha fazla gemi adamı çalıştırıyorsa kanun uygulanır. Aynı limanda çalışan iki gemi adamı, farklı işverenlerin gemilerinde görev alıyorsa farklı sonuca ulaşabilir; kapsam işverene göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Gemi adamı kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Deniz iş kanunu kıdem tazminatı hesabının çıkış noktası, sözleşmede yazılı çıplak maaş değil, gemi adamının fiilen eline geçen toplam kazançtır; primler ve düzenli ödenen ek menfaatler de dikkate alınır. İşveren yalnızca esas maaş bordrosunu esas alırsa, hesap eksik çıkar ve itiraza açık hâle gelir.
Gemi adamının kıdem tazminatı İş Kanunu'ndan farklı mı?
Deniz iş kanunu kıdem tazminatının temel hesap mantığı İş Kanunu'yla benzer olsa da, kaynağı ve bazı ayrıntıları farklı kanunlardan gelir; iki kanun birbirine atıf yapmaz, her biri kendi hükümleriyle uygulanır. Pratikteki fark, hak kazanma hâllerinin ve tazminata esas ücretin 854 sayılı Kanun'a göre belirlenmesinde ortaya çıkar.
Küçük teknede çalışana Deniz İş Kanunu uygulanır mı?
Tek küçük teknenin işletilmesi, kapsam şartlarını genellikle karşılamaz; ancak işletmenin büyüklüğü değil, kanunun aradığı sayısal eşiklerin sağlanıp sağlanmadığı belirleyicidir. Uygulamada söz konusu değerlendirme, işletme sahibinin filosundaki tüm teknelere bakılarak yapılır, tek teknenin kayıtlarına bakmak yanıltıcı sonuç verebilir.
Yabancı bayraklı gemide çalışan kıdem tazminatı alabilir mi?
Deniz İş Kanunu yalnızca Türk bayraklı gemilere uygulandığından, yabancı bayraklı gemide çalışanın hakkı sözleşmeye uygulanacak hukuka göre belirlenir. Sözleşmenin hangi ülke hukukuna göre kurulduğu ve tarafların söz konusu ihtimalde açık seçim yapıp yapmadığı, uygulanacak kuralları belirlemede ilk bakılacak noktadır; taraflar arasında sözleşme serbestisi kapsamında farklı hukuk seçilmiş olabilir.
Sezonluk çalışan gemi adamının kıdemi birleşir mi?
Birleşir; ölçüt, sözleşmenin adı değil işverenin aynı kalmasıdır. Farklı sezonlarda imzalanan ayrı sözleşmeler, hukuken tek hizmet ilişkisi gibi değerlendirilir ve toplam çalışma süresi tek seferde hesaba katılır; işçinin sürekliliği kanıtlaması için önceki dönemlere ait sözleşme örnekleri ve SGK kayıtları önemli delildir.
Gemide fazla çalışma nasıl ispatlanır?
İspat yükü kural olarak işçidedir, ama kanun işveren tarafına da kayıt tutma sorumluluğu yükler; söz konusu kayıt yoksa mahkeme, gemi jurnali ve tanık anlatımlarını serbestçe değerlendirerek sonuca varır. İşçinin elinde doğrudan belge bulunmaması, talebin reddi anlamına gelmez; mahkeme kanalıyla işverenden ilgili kayıtların dosyaya sunulması da istenebilir.
Gemi adamının yıllık izni kaç gün?
Takvim yılı içinde en az altı ay çalışan gemi adamı izne hak kazanır. Altı aydan bir yıla kadar hizmeti olana en az 15 gün, bir yıl ve daha fazla hizmeti olana yılda en az bir ay izin verilir; süreler sözleşmeyle artırılabilir.
Gemi adamı alacaklarında zamanaşımı ne kadar?
Beş yıllık süre, yalnızca kıdem tazminatına özgü değildir; ücret, fazla çalışma ve yıllık izin gibi diğer işçilik alacakları da aynı sürede zamanaşımına tabidir. Gemi adamının sözleşmesi sona erdikten sonra uzun süre beklemesi, birikmiş alacakların kısmının kaybedilmesine yol açabilir.
Deniz İş Kanunu'nda Haklarınızı Bilmek
Özel kanunun uygulanıp uygulanmayacağı, geminin bayrağı, tonajı ve işletenin çalıştırdığı gemi adamı sayısına göre belirlenir; kapsam tespiti, sonraki tüm hak taleplerinin temelini oluşturur. Kıdem tazminatı, çalışma süresi ve izin gibi haklar İş Kanunu'ndan farklılaşabilir; sefer ve sezon sözleşmeleriyle çalışan gemi adamının hizmet süresi, aralıklı olsa dahi aynı işveren nezdinde birleştirilir. Kıdem ve diğer işçilik alacaklarında sürelerin işlediği unutulmamalı, dosyanın erken aşamada doğru kanuna ve doğru delillere dayandırılması sağlanmalıdır. Gemide veya karada geçen hizmetin tamamının kayıt altına alınması, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda en güçlü dayanağı oluşturur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.
