URSA Avukatlık

Manevi Tazminat Nedir, Miktarı Nasıl Belirlenir?

Tazminat Hukuku14 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Manevi Tazminat konusunu simgeleyen kapak görseli

2026'da manevi tazminat miktarı için kanunda sabit bir tutar, tavan ya da tarife yoktur; hâkim olayın ağırlığını, kusur oranlarını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu ve paranın alım gücünü gözeterek tutarı her dosyada ayrı belirler (Türk Borçlar Kanunu m.56 ve m.58). Örneğin Yargıtay'ın Aralık 2025'te onadığı bir ölümlü trafik kazası dosyasında eşe 150.000 TL, iki çocuğa 100.000'er TL manevi tazminat verilmiştir. Manevi tazminat trafik kazası, iş kazası, hakaret, tıbbi hata ve boşanma gibi olaylarda zarar görenin kendisi, ağır yaralanma veya ölümde yakınları tarafından istenir; formülle hesaplanmaz ve zorunlu trafik sigortasının kapsamına girmez.

Yaşanan acı ve üzüntü parayla ölçülemez; bu tazminat, söz konusu gerçeği kabul ederek zarar görene tatmin duygusu sağlamayı amaçlar ve zenginleşme aracı değildir. Hakarete uğrayan kişi ile trafik kazasında yaralanan kişinin dayandığı hukuki temel aynı olmadığı gibi, ölümde yakınların hakkı ile boşanmada istenen tazminatın şartları da farklıdır. Bu yüzden genel bir tutar aralığı verilemez; aşağıdaki Yargıtay örnekleri yalnız o dosyaların koşullarını yansıtır.

Manevi Tazminat Nedir?

Manevi tazminat, kişilik haklarına yapılan saldırı veya bedensel zarar sonucunda yaşanan acı, elem ve üzüntünün hafifletilmesi amacıyla ödenen paradır. Hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir; bedensel zarar ve ölüm hâlinde 56. madde, kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde 58. madde uygulanır. Kanunun tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.

Amaç, mal varlığındaki eksikliği gidermek değil, zarar görende manevi huzur duygusu yaratmaktır. Ödenecek para, uğranılan zararı tam anlamıyla karşılayamaz; hedef, kısmi tatmin sağlamaktır. Hâkim, karar verirken bağlayıcı tarife uygulamaz, olayın kendi koşullarını değerlendirerek takdir yetkisini kullanır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetilen ölçütlerden biridir, ancak tek başına belirleyici değildir.

Maddi Tazminat ile Manevi Tazminat Arasındaki Fark

Maddi tazminat, malvarlığında meydana gelen azalmayı karşılar; tedavi gideri, kazanç kaybı veya eşyada oluşan hasar gibi somut, hesaplanabilir zararlar kapsamına girer. Manevi tazminat ise kişinin iç dünyasında yaşanan, parayla doğrudan ölçülemeyen zararı karşılar; acı, elem, üzüntü veya kişilik hakkına yönelik saldırının yarattığı rahatsızlık kapsamına girer. Maddi zararın ispatı, fatura, bilirkişi raporu gibi somut belgelere dayanırken, iç dünyada yaşanan zararın ispatı, olayın niteliği ve ağırlığı üzerinden dolaylı biçimde yapılır.

İki tazminat türü, aynı olaydan kaynaklanıyorsa aynı dava dilekçesinde birlikte istenebilir; ayrı davalar açılması zorunlu değildir. Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları ayrıca maddi nitelikte destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; ayrıntısı için destekten yoksun kalma tazminatı sayfamıza bakılabilir. Maddi tazminatın hesaplanması, çoğunlukla bilirkişi incelemesi gerektirirken, manevi tazminatın belirlenmesi doğrudan hâkimin takdirine bırakılmıştır; iki farklı yöntem, aynı dava dosyasında birlikte işleyebilir. Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın haczedilip haczedilemeyeceği tazminat haczedilir mi yazımızda anlatılır.

Manevi Tazminat Hangi Durumlarda İstenir?

Uygulamada sıkça karşılaşılan istem hâlleri, hukuki dayanağı farklı olsa da ortak çerçevede toplanır; aşağıda şöyle sıralanır.

  • Bedensel zarara uğrama, kazada yaralanma gibi durumlarda talep edilir.
  • Ölüm hâlinde, ölenin yakınları tarafından istenir.
  • Kişilik hakkının zedelenmesi, hakaret, iftira veya özel hayatın ihlali gibi eylemlerde istenir; hakarette davanın işleyişi hakaret nedeniyle manevi tazminat yazısında anlatılıyor.
  • Boşanmaya sebep olan kusurlu eylemler nedeniyle istenir.
  • Haksız tutuklama veya gözaltı hâlinde devlete karşı istenir.
  • İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan eylemlerinde idareye karşı istenir.
  • İş ilişkisinde kişilik hakkı ihlalleri, mobbing gibi durumlarda işverene karşı istenir.

Ortak nokta, hukuka aykırı eylemin kişide bedensel veya ruhsal zarar yaratmış olmasıdır; sonucun ağırlığı ve niteliği, olay türüne göre ayrıca değerlendirilir. Boşanmaya bağlı talepte ayrıca özel şart aranır: talep eden taraf kusursuz veya karşı taraftan daha hafif kusurlu olmalıdır, eşit kusurlu eşlerden hiçbiri diğerinden talepte bulunamaz. Kişilik hakkına yönelik saldırı unsuru, boşanmada da aranan ayrı koşuldur; salt boşanmaya sebep olmak, tek başına yeterli görülmez. Aldatma hâlinde aldatan eşten ve üçüncü kişiden tazminat istenip istenemeyeceği zina nedeniyle boşanma yazımızda ele alınır. Listede yer almayan, ancak benzer nitelikte kişilik hakkı ihlali taşıyan başka olaylar da, aynı genel ilkeler çerçevesinde değerlendirilebilir.

Kimler Manevi Tazminat İsteyebilir?

İsteme hakkının ilk sahibi, zarara doğrudan uğrayan kişidir. Ölüm hâlinde ise, ölenin yakınları kendi adlarına talepte bulunabilir; kanunda yakınların kimler olduğuna dair kapalı liste yer almadığından, eş, çocuk, anne, baba gibi yakın aile bireyleri kapsam içinde değerlendirilir. Yakınların talebi, zarar görenin kendi talebinden bağımsızdır; zarar gören hayattaysa ve kendi adına talepte bulunmuşsa, yakınların ayrı talebi de aynı dosyada birlikte değerlendirilebilir.

“6098 sayılı TBK 56/2. maddesinde ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hükmü düzenlenmiştir.”

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/10228, K. 2016/10383, T. 10.11.2016

Ölüm dışında, ağır bedensel zarar hâlinde de zarar görenin yakınları talepte bulunabilir; kanun burada ölümle sınırlı hak tanımaz. Gebeliğin kazada sona erdiği durumda babanın talebi trafik kazasında bebek kaybı yazısında anlatılıyor. Ağırlık ölçütü, işgöremezlik oranı, yitirilen organın niteliği, zarar görenin yaşamını ve mesleğini ne ölçüde etkilediği gibi unsurlarla birlikte değerlendirilir. Trafik kazasında uzuv kaybı gibi ağır sonuçların ele alındığı ayrıntı için trafik kazası uzuv kaybı sayfamıza bakılabilir.

Yakınların talepte bulunabilmesi için, zarar gören ile aralarındaki yakınlık ilişkisi yanında, yaşanan olaydan kendilerinin de olumsuz etkilenmiş olması gerekir; salt akrabalık ilişkisi tek başına yeterli sayılmaz, mahkeme her dosyayı kendi koşullarında değerlendirir. Sürekli birlikte yaşama, bakım ilişkisi veya olaya doğrudan tanıklık gibi unsurlar, değerlendirmede rol oynayabilir. Nişanlı, kardeş veya torun gibi geniş aile bireylerinin talebi de, aynı yakınlık ve etkilenme koşulları sağlandığında kabul görebilir; yakın aile çevresinin dışındaki başvurular, mahkemenin somut olay değerlendirmesine bağlıdır.

Manevi Tazminatın Şartları

Karar verilebilmesi için, olay türünden bağımsız olarak birlikte gerçekleşmesi gereken şartlar vardır; şartlardan herhangi biri eksikse, talep dayanaksız kalır.

  • Hukuka aykırı eylem veya işlem bulunmalıdır.
  • Eylem, kişilik hakkını zedelemeli veya bedensel zarara yol açmalıdır.
  • Zarar görende gerçek manevi zarar oluşmalıdır.
  • Eylem ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır.
  • Sorumluluk, kusura veya kusursuz sorumluluk hâllerinden birine dayanmalıdır.

Şartlardan biri eksikse, talep reddedilir; örneğin zarar gören kişide gerçek manevi zarar oluşmamışsa veya eylem ile zarar arasındaki bağ kurulamıyorsa, hukuka aykırılık yalnız başına yeterli sayılmaz.

Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Miktarın belirlenmesi, hâkimin takdir yetkisi içindedir; sabit tarife veya hesaplama formülü bulunmaz. Takdir, keyfi değildir; yerleşik içtihat, gözetilmesi gereken ölçütleri netleştirmiştir.

Hâkimin manevi tazminat miktarını belirlerken gözettiği ölçütleri gösteren şema

“Hâkim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır.”

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, E. 1966/7, K. 1966/7, T. 22.06.1966

Gözetilen başlıca ölçütler şöyle sıralanabilir: olayın ağırlığı ve zarar görende yarattığı etki, zarar görenin yaşı ve genel durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur oranları, paranın alım gücü. Zarar görenin kendi kusurunun bulunduğu hâllerde, kusur miktarı etkiler; ayrıntısı için müterafik kusur sayfamıza bakılabilir.

Ölçütlerin hiçbiri tek başına belirleyici değildir; hâkim, dosyadaki somut verileri birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun sonuca ulaşmaya çalışır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınsa da ağırlık, olayın zarar görende yarattığı gerçek etkidedir. Benzer nitelikteki olaylarda dahi, dosyanın kendi delilleri ve tarafların durumu farklı olduğundan, mahkemeler farklı miktarlara hükmedebilir; söz konusu farklılık, uygulamanın tutarsız olduğu anlamına gelmez, her dosyanın kendine özgü koşullarının sonucudur.

Yargıtay Kararlarında Manevi Tazminat Miktarı Örnekleri

Aşağıdaki tutarlar, tam metnini karararama.yargitay.gov.tr üzerinden okuduğumuz ve Yargıtay'ın 2025-2026'da onadığı kararlardan alınmıştır. Tutar, kesinleşen hükümde yer alan miktardır; ilk derece mahkemesinin verdiği tutar farklıysa ayrıca yazılmıştır.

OlayKaza tarihiKim içinHükmedilen manevi tazminatKarar
Trafik kazasında aracın çarptığı kişinin ölümü08.05.2022Eş ve iki çocukEşe 150.000 TL, çocuklara 100.000'er TL (ilk derece eşe 50.000 TL, çocuklara 40.000'er TL vermişti; dava öncesi ödenen 120.000 TL infazda dikkate alınır)Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8994, K. 2025/16900, T. 17.12.2025, onama
Trafik kazasında yolcunun yüzde 100 malul kalması17.12.2016Yaralanan kişi, tali kusurlu karşı sürücüden40.000 TL (istenen 100.000 TL; ilk derece 20.000 TL vermişti, istinaf mahkemesi düşük bularak artırdı)Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/6469, K. 2026/6226, T. 21.05.2026, onama
İş kazasında yaralanma26.09.2015Yaralanan işçi50.000 TL (istenen 200.000 TL)Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/5984, K. 2026/5438, T. 22.04.2026, onama

Tablodan üç sonuç çıkar. Birincisi, aynı dosyada ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi arasında tutar iki ila üç katı değişebilir; istinaf mahkemesi düşük bulduğu tutarı artırabilir. İkincisi, hâkim istenen miktardan fazlasına hükmedemez (HMK m.26); ikinci dosyada talep 100.000 TL ile sınırlı olduğundan tutar bu sınırın altında kalmıştır. Üçüncüsü, tutarlar kazanın ve kararın tarihindeki koşulları yansıtır; 2026'da yaşanan bir olay için doğrudan ölçü alınamaz. Trafik kazası ve iş kazası dosyalarındaki maddi tazminatın nasıl hesaplandığı trafik kazası tazminat hesaplama sayfasında anlatılıyor.

Olay Türlerine Göre Manevi Tazminat

Dayandığı olaya göre, farklı mahkemede ve farklı koşullarla istem yapılır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan olay türlerini özetliyor.

Trafik kazası, iş kazası, tıbbi hata, hakaret, boşanma ve idari eylemlerde manevi tazminatın nerede isteneceğini gösteren şema
OlayKim İsterNerede İstenirDikkat Edilecek Nokta
Trafik kazasıYaralanan, yakınlarAsliye hukukSigorta payı sınırlı
İş kazasıİşçi, yakınlarİş mahkemesiİşveren kusuru araştırılır
Tıbbi hataHasta, yakınlarTüketici veya idareÖzel/kamu ayrımı belirler
HakaretHakarete uğrayanAsliye hukukCeza şikâyetinden ayrıdır
BoşanmaAz kusurlu eşAile mahkemesiSüre kesinleşmeyle işler
İdarenin eylemiZarar görenİdare mahkemesiÖnce idareye başvuru şartı

Tabloda yer alan mahkemeler, olayın genel niteliğine göre belirlenmiştir; kurum türü, tarafların sıfatı veya gerçekleştiği bağlam değiştiğinde görevli mahkeme de değişebilir. Dava açılmadan önce, olayın somut özelliklerine göre görevli ve yetkili mahkemenin ayrıca doğrulanması gerekir. Örneğin tıbbi hata, tedavinin özel muayenehanede mi yoksa devlet hastanesinde mi gerçekleştiğine göre tüketici veya idare mahkemesi arasında değişirken, aynı ayrım hakaret veya boşanma gibi olaylarda söz konusu değildir, çünkü sorumlu taraf her durumda gerçek kişidir.

Manevi Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Görevli mahkeme, olayın türüne göre değişir. Trafik kazası ve hakaret gibi haksız fiillerde asliye hukuk mahkemesi, iş kazasında iş mahkemesi, boşanmada aile mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğan tıbbi hatalarda tüketici mahkemesi, kamu kurumlarının eylemlerinde idare mahkemesi görevlidir. İdareye karşı istemde, dava açılmadan önce idareye yazılı başvuru şartı aranır; ayrıntısı için idari yargıda tam yargı davası sayfamıza bakılabilir.

Kimi uyuşmazlık türlerinde, dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olarak aranır; tüketici işlemlerinden doğan talepler kapsam içindedir. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri ise dava şartı arabuluculuğun kapsamı dışındadır. Diğer haksız fiil kaynaklı taleplerde böyle zorunluluk yoktur, doğrudan dava açılabilir. Arabuluculuk şartının atlanarak açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir; söz konusu risk nedeniyle olay türünün arabuluculuk kapsamında olup olmadığının dava öncesinde netleştirilmesi gerekir.

Yargılama sürecinde, olayı ve zararı gösteren deliller (tıbbi kayıtlar, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kaza tutanakları gibi) toplanır; delillerin niteliği olay türüne göre değişir. Talebin dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi ve dayandığı olguların somut biçimde anlatılması, yargılamanın sağlıklı ilerlemesi için önemlidir. Talep açıkça ileri sürülmemişse, hâkim kendiliğinden manevi tazminata hükmedemez; istenen miktar da talep sonucu olarak dava dilekçesinde açıkça gösterilir (HMK m. 119).

Hâkim, talep edilen miktardan fazlasına hükmedemez (HMK m. 26). Belirsiz alacak davası (HMK m. 107) 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırılmıştır; alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Kısmi dava ancak talep konusu niteliği itibarıyla bölünebiliyorsa açılabildiğinden (HMK m. 109/1), manevi tazminat talebinin bu yolla sonradan artırılıp artırılamayacağı dosyaya göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle miktarın, olayın ağırlığı gerekçelendirilerek dava açılmadan önce gerçekçi biçimde belirlenmesi güvenli yoldur. Trafik kazasında maddi ve manevi talebin aynı dilekçede nasıl ayrıldığı trafik kazası tazminat dava dilekçesi örneğinde gösterilmiştir. Kısmi davanın yeni kuralları belirsiz alacak davasının kaldırılması yazısında anlatılıyor.

Zamanaşımı

Haksız fiilden doğan talepte zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıldır. Süre dolduktan sonra açılan davada, karşı taraf zamanaşımı savunmasını ileri sürebilir; savunma kabul edilirse, talep zamanaşımı nedeniyle esastan reddedilir.

“Haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları eylem için daha uzun zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemi gerçekleştiren kişi hakkında ceza davası açılmış olması veya mahkûmiyet kararı verilmiş bulunması aranmaz.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/17-157, K. 2020/981, T. 01.12.2020

Eylem, taksirle yaralama veya kasten yaralama gibi suç oluşturuyorsa, söz konusu suça özgü ceza davası zamanaşımı süresi, talebe de uygulanır; süre genellikle iki ve on yıllık genel süreden daha uzundur. Sözleşmeye dayanan ilişkilerde ise (vekâlet ilişkisinden doğan taleplerde gibi) zamanaşımı, sözleşme hükümlerine özgü kurallara tabi olabilir; fark, dosyanın hukuki temeline göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanmadan doğan talepte süre, kendine özgü kurala tabidir; boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Talep, boşanma davası içinde istenebileceği gibi, kesinleşmeden sonra ayrı davayla da istenebilir; ayrı dava, kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. İdareye karşı istemde ise süreler, idari başvuru ve dava açma aşamaları için ayrı ayrı ve daha kısa işler; başvuru ve dava süreçlerinin her biri kendi süresine tabidir.

Sigorta Manevi Tazminatı Öder mi?

Zorunlu trafik sigortasının ana teminatları arasında manevi tazminat yer almaz; sigorta, karşı tarafın maddi ve bedensel zararlarını, genel şartlarda belirlenen limitler dahilinde karşılar. Manevi tazminat talebi, zorunlu sigortanın kapsamı dışındadır; söz konusu sınırlama, sigorta şirketlerinin tamamı için ortaktır ve poliçe seçimine göre değişmez.

Sigorta güvencesi altına alınabilmesi için, poliçeye ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında ayrı ek teminat eklenmesi gerekir; ek teminat eklenmemişse, sigorta şirketinin sorumluluğu doğmaz ve talep doğrudan sorumlu kişiden istenir. İhtiyari mali sorumluluk teminatı, zorunlu trafik sigortasının varlığından bağımsız işler; poliçe limitleri içinde ayrı güvence sağlar. Trafik sigortasının genel kapsamına ilişkin ayrıntı için trafik sigortası sayfamıza bakılabilir.

Manevi Tazminat Rehberlerimiz

Olay türüne göre hazırladığımız rehberler, konuyu daha ayrıntılı ele alıyor; her rehber, kendi olay türüne özgü hesaplama yöntemini, görevli mahkemeyi ve dikkat edilmesi gereken noktaları içeriyor.

Manevi Tazminat Davasında Avukat Desteği

Zararın ve olayın ağırlığının somut delillerle ortaya konması, doğru mahkemenin ve dava öncesi şartların belirlenmesi, maddi ve manevi taleplerin dilekçede doğru kurulması, dosyanın seyrini doğrudan etkiler. Yanlış mahkemede açılan veya eksik gerekçelendirilen talep, süre kaybına yol açabilir. Dava dilekçesinde hangi olguların hangi hukuki dayanağa bağlandığının net biçimde ortaya konması, yargılamanın ilk aşamasında dosyanın gücünü belirler.

Sonuç, her dosyanın kendi olgularına ve hâkimin takdirine göre şekillenir. Tazminat hukuku avukatı desteğiyle, olayın türüne uygun sürecin ve talebin belirlenmesi sağlanabilir. Manevi ve maddi taleplerin birlikte kurulması, delillerin toplanma sırası ve dava öncesi şartların yerine getirilmesi, aynı dosyada eş zamanlı yürütülmesi gereken adımlardır.

Manevi Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular

Manevi tazminat nedir?

Hukuka aykırı eylemin kişide yarattığı üzüntü, elem veya ruhsal sarsıntı karşılığında hükmedilen paradır. Zenginleşme aracı sayılmaz, amaç zarar görende kısmi tatmin duygusu oluşturmaktır.

2026'da manevi tazminat ne kadar?

Kanunda 2026 için belirlenmiş bir manevi tazminat tutarı yoktur. Miktarı her dosyada hâkim; olayın ağırlığına, kusura ve tarafların durumuna göre takdir eder. Yargıtay kararlarındaki tutarlar o dosyaların kaza tarihini ve koşullarını yansıttığından genel bir ölçü değildir.

Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?

Hâkim, olayın ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, kusur oranlarını ve zarar görende yarattığı etkiyi birlikte değerlendirerek takdir eder. Sabit tarife veya hesaplama yöntemi bulunmaz.

Maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir mi?

Aynı olaydan kaynaklanıyorsa, ikisi de aynı dava dilekçesinde birlikte talep edilebilir. İkisinin hukuki dayanağı ve hesaplanma yöntemi farklıdır.

Ölümde hangi yakınlar manevi tazminat isteyebilir?

Kanun kapalı liste sunmaz; eş, çocuk veya ebeveyn gibi ölenle yakın bağı bulunan kişiler, kendi adlarına talepte bulunabilir. Yakınlık derecesi ve olaydan etkilenme durumu birlikte değerlendirilir.

Ağır yaralanmada aile manevi tazminat isteyebilir mi?

İsteyebilir; kanun hakkı yalnızca ölümle sınırlamaz, ağır bedensel zarar hâlinde de yakınlara tanır. Ağırlık, işgöremezlik oranı ve olayın yaşama etkisiyle birlikte değerlendirilir.

Hakaret nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?

İstenebilir; kişilik hakkının zedelenmesi, hukuki dayanaklardan biridir. Talep, ceza şikâyetinden bağımsız olarak ayrıca ileri sürülebilir.

Trafik sigortası manevi tazminatı öder mi?

Zorunlu trafik sigortasının ana teminatı manevi tazminatı kapsamaz. Poliçeye ihtiyari mali sorumluluk kapsamında ek teminat eklenmişse, sigorta talebi karşılayabilir.

Manevi tazminat davasında zamanaşımı ne kadar?

Genel kural, zararın öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde eylemden itibaren on yıldır. Eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa, suça özgü daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır.

Kusurlu olan kişi manevi tazminat alabilir mi?

Olayda tamamen kusurlu olan kişi karşı taraftan manevi tazminat isteyemez. Kusuru kısmi ise talep hakkı devam eder; hâkim, zarar görenin zararın doğmasındaki veya artmasındaki payını gözeterek tazminatı indirebilir (Türk Borçlar Kanunu m.52). Boşanmada eşit kusurlu eşlerden hiçbiri diğerinden tazminat isteyemez.

Manevi tazminat davasında vekalet ücreti nasıl belirlenir?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücret, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Dava kısmen reddedilirse karşı taraf vekiline verilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez; dava tamamen reddedilirse maktu ücret uygulanır. Maddi tazminatla birlikte açılan davada manevi tazminat için ayrı ücrete hükmedilir (AAÜT m.10, RG 4.11.2025).

Manevi tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme, olayın türüne göre değişir; asliye hukuk, iş, aile, tüketici veya idare mahkemesi olabilir. Doğru mahkemenin belirlenmesi, olayın hukuki niteliğine bağlıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler