URSA Avukatlık

İnşaat İş Kazası

İş Kazası11 dk okumaEklenme: Güncellenme:
İnşaat İş Kazası konusunu simgeleyen kapak görseli

İnşaat iş kazasında taşeron işçisini çalıştıran alt işveren ile işi ona veren asıl işveren müteselsilen sorumludur; işçi zararının tamamını ikisinden birinden isteyebilir, işi anahtar teslimi vermiş iş sahibi ise kural olarak sorumlu tutulmaz. İnşaat işçisi iş kazası sonrasında iş göremezlik kaybı, tedavi giderleri ve manevi zarar için iş mahkemesinde dava açabilir; ölümlü kazada yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı ister. İnşaat iş kazası tazminat davasında arabuluculuk şartı aranmaz, zamanaşımı on yıldır. Kusur paylaşımında işverenin denetim yükümlülüğü ile işçinin emniyet kemeri gibi önlemlere uyup uymadığı birlikte değerlendirilir, SGK'nın bağladığı gelirin bir kısmı tazminattan mahsup edilir.

Aynı şantiyede iş sahibi, asıl işveren ve birden fazla alt işveren bulunabildiği için taşeron işçisi çoğu zaman kimin işçisi sayıldığını bilemez. Kazadan hemen sonra deliller de hızla kaybolur; iskele değiştirilir, ekipman kaldırılır, kamera kayıtları belirli süre sonra silinir.

İnşaat İş Kazası Nedir?

İnşaat iş kazası, işçinin şantiyede yürüttüğü iş nedeniyle veya iş sırasında yaralanmasına ya da ölümüne yol açan olaydır. Kanuni tanım 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alır; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya işin yürütümü sırasında meydana gelen olay iş kazası sayılır. Şantiyeye götürülüp getirilme sırasında yaşanan olaylar da belirli koşullarda kapsama girer. Tanımın geniş tutulması, şantiye dışında başlayan ama işle bağlantılı olayları da kapsama alması içindir.

İnşaat işleri, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında çok tehlikeli sınıfta yer alır; yüksekten düşme, malzeme düşmesi ve göçük gibi risklerin sıklığı sınıflandırmanın nedenidir. Sınıflandırma, işverenin yükümlülüklerinin kapsamını doğrudan etkiler; çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde risk değerlendirmesi ve denetim daha sık aralıklarla yapılmak zorundadır. İnşaattan düşme tazminatı taleplerinin sık görülmesi, sektörün çok tehlikeli sınıfta yer almasıyla doğrudan bağlantılıdır. İşveren, kazayı kolluğa derhal, SGK'ya ise kazadan sonraki en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür; bildirimin gecikmesi veya yapılmaması işverenin sorumluluğunu ayrıca artırır.

İnşaatlarda En Sık Görülen Kazalar

Yüksekten düşme, inşaat kazalarının en sık görülen türüdür; iskele, çatı veya asansör boşluğundan düşme sık görülen örneklerdir. Korkuluk ve emniyet kemeri eksikliği, düşme kazalarında en sık tekrarlanan güvenlik ihmalidir. Malzeme düşmesi de yaygındır; yukarıda çalışan işçinin düşürdüğü alet veya malzeme, altta çalışan işçiyi yaralayabilir; baret kullanımı ve alt bölgenin işaretlenmesi ihmal edildiğinde risk artar. Düşme ve malzeme çarpması sonucu kırık oluşmuşsa tazminatın nasıl hesaplandığını iş kazası kemik kırığı tazminatı sayfasında bulabilirsiniz.

İskele çökmesi, kurulum hatasından veya aşırı yüklemeden kaynaklanır; düzenli statik kontrol riski azaltan temel önlemdir. İş makinesi kazaları, vinç, forklift ve beton pompası gibi ekipmanların kullanımında dikkatsizlikten doğar; operatör belgesi ve ekipman bakımı belirleyicidir. Elektrik çarpması, geçici tesisatın usulsüz kurulumundan kaynaklanır; topraklama ve kaçak akım rölesi zorunludur. Göçük ise kazı ve hafriyat işlerinde iksa eksikliğinden doğar. Kaza türünün doğru tespiti, hangi güvenlik önleminin ihmal edildiğinin belirlenmesi açısından dosyanın başında önemlidir. Kaza türlerinin çoğu, birden fazla önlemin aynı anda eksik olmasından kaynaklanır; yalnızca tek ihmal nadiren kazaya yol açar.

Kazadan Sonra İlk Yapılacaklar ve Delillerin Korunması

Şantiyede kaza yeri, iş devam ettiği için hızla değişir; ekipman kaldırılır, malzeme temizlenir, iz kaybolur. Aşağıdaki adımlar, delillerin kaybolmadan korunmasını hedefler.

İnşaat iş kazasından sonra korunması gereken delilleri gösteren kontrol listesi
  1. Sağlık kuruluşuna başvurmak ve kazanın iş kazası olarak kaydedilmesini sağlamak.
  2. Kaza yerini ve ekipmanı farklı açılardan fotoğraflamak.
  3. Olaya tanık olan işçilerin adlarını ve iletişim bilgilerini not etmek.
  4. Şantiye kamera kayıtlarının silinmeden saklanmasını yazılı olarak talep etmek.
  5. Puantaj ve iş güvenliği eğitim kayıtlarının örneğini temin etmek.
  6. İşverenin SGK'ya bildirim yapıp yapmadığını kontrol etmek.

Kamera kayıtları belirli süre sonra otomatik silinir; erken talep edilmemesi, en değerli delilin kaybolmasına yol açar. Puantaj ve eğitim kayıtları, kazadan sonra kimin hangi işveren adına çalıştığını ve iş güvenliği eğitimi alıp almadığını gösterdiği için sorumluluk tespitinde belirleyici olur. Tanık ifadeleri de zamanla netliğini yitirir; erken alınan beyan, aylar sonra alınan beyandan daha güvenilir kabul edilir. Tutanak ve rapor süreci için iş kazası tutanağı ve iş kazası raporu sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Asıl İşveren, Alt İşveren ve İş Sahibi

Şantiyede taşeron işçisi çoğu zaman birden fazla tarafa karşı talepte bulunabilir; hangi tarafa yönelineceği dosyanın somut delillerine göre değişir. Taşeron işçisini çalıştıran alt işveren ile işi taşerona veren asıl işveren, işçiye karşı müteselsilen sorumludur; işçi zararının tamamını taraflardan herhangi birinden isteyebilir. Aşağıdaki tablo şantiyedeki rolleri ve kazadaki sorumluluğu özetler.

İnşaat iş kazasında iş sahibi, asıl işveren, alt işveren, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanının konumunu gösteren şema
TarafŞantiyedeki RolüKazadaki Sorumluluğu
Alt işveren (taşeron)İşçiyi doğrudan çalıştırırDoğrudan sorumlu
Asıl işveren (yüklenici)İşi taşerona verirMüteselsilen sorumlu
İş sahibiİşi ihaleye verirGenellikle sorumlu değil
Şantiye şefiSahada yönetimKişisel kusuru ölçüsünde
İş güvenliği uzmanıRisk ve denetimKişisel kusuru ölçüsünde

İş sahibinin sorumsuz sayıldığı durum, işin bütününü anahtar teslimi başkasına vermesidir. İş bütünüyle yükleniciye anahtar teslimi verilmişse, iş sahibi (arsa sahibi veya ihale makamı) kural olarak asıl işveren sayılmaz; işi anahtar teslimi üstlenen firma doğrudan işveren konumuna geçer. İstisnanın uygulanabilmesi, işin gerçekten bütünüyle devredilmiş olmasına bağlıdır; iş sahibi işçilerin işe alınmasında veya sahadaki yönetimde söz sahibiyse anahtar teslimi niteliği tartışmalı hâle gelir. Sözleşmede kullanılan başlık değil, sahadaki fiilî uygulama esas alınır. İnşaat iş kazasında kim sorumlu sorusunun cevabı, sözleşmenin gerçek niteliğine bakılarak verilir.

“İşin organizasyonu, yönetimi, personelin işe alınması ve çıkartılması yetkisi tamamen işi üstlenmiş olan yüklenicilere ait olduğundan, davalının dava konusu tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/29170, K. 2020/5565, T. 03.06.2020

Sözleşmenin adı anahtar teslimi olsa bile, uygulamada iş sahibi hâlâ personel seçiminde veya günlük yönetimde söz sahibiyse mahkeme ilişkiyi farklı değerlendirebilir. Sözleşme metninin yanında sahadaki fiilî uygulama da incelemeye dahil edilir.

İşverenin İş Güvenliği Yükümlülüğü

İşverenin iş güvenliği yükümlülüğü, ekipman sağlamaktan ibaret değildir. Risk değerlendirmesi yapmak, işçiye düzenli eğitim vermek, kişisel koruyucu donanımı temin etmek ve iskele ile korkuluk gibi yapısal önlemleri almak yükümlülüğün parçasıdır. Alınan önlemlerin fiilen uygulanıp uygulanmadığını sürekli denetlemek de aynı yükümlülüğe dahildir.

Baret, emniyet kemeri veya koruyucu gözlük gibi donanımın işçiye verilmiş olması tek başına yeterli değildir. İşveren, donanımın kullanılıp kullanılmadığını sahada fiilen denetlemekle de yükümlüdür; denetimsiz bırakılan ekipman, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, şantiyeye özgü asgari koşulları ayrıca düzenler; iskele kurulumu, çalışma platformu ve düşme önleyici sistemler yönetmelikte ayrıntılı biçimde tarif edilir.

“İşverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir.”

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/12417, K. 2018/4973, T. 28.05.2018

Denetim yükümlülüğü, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanı için de geçerlidir; ikisi de kendi görev alanındaki ihmalden kişisel olarak sorumlu tutulabilir. Risk değerlendirme raporunun yalnızca kâğıt üzerinde hazırlanıp sahada uygulanmaması, denetim yükümlülüğünün ihlali sayılır. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nin tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

İşçinin Kusuru Tazminatı Nasıl Etkiler?

Emniyet kemeri takmayan işçi, tazminat hakkını tamamen kaybetmez. İşçinin kusuru, tazminattan indirim sebebi olabilir; ancak işvereni sorumluluktan tamamen kurtarmaz. Kusur oranı, dosyadaki delillere göre bilirkişi tarafından belirlenir.

Yukarıdaki kararda görüldüğü gibi, işçinin önlemlere uyup uymadığı, işverenin denetim eksikliğiyle birlikte ve bütün olarak değerlendirilir. İşveren ekipmanı vermiş ama kullanımını denetlememişse, işçinin ekipmanı kullanmamış olması tek başına işvereni sorumluluktan kurtarmaz; iki ihmal birlikte değerlendirilir ve kusur buna göre paylaştırılır. Müterafik kusurun genel hükümleri için müterafik kusur sayfamıza bakabilirsiniz.

İnşaat İş Kazasında Tazminat Hakları

İş kazası geçiren işçi, iş göremezlik kaybı ile tedavi ve bakıcı giderlerini kapsayan maddi tazminat talep edebilir; kaza sonucu sürekli sakatlık oluşmuşsa gelecekteki kazanç kaybı da hesaba katılır. İnşaattan düşme tazminatı talep edilirken, düşmenin oluş şekli ve alınmayan önlemler kusur raporunun temelini oluşturur. Manevi tazminat, işçinin yaşadığı acı ve sarsıntı için ayrıca istenebilir; miktarı olayın ağırlığına ve tarafların durumuna göre hâkim tarafından takdir edilir.

Ölümlü kazalarda, hayatını kaybeden işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep edebilir. İnşaattan düşme tazminatı ve diğer kalemlerin oranı dosyadan dosyaya değişir. Kimlerin destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceği ve hesaplamanın nasıl yapıldığı ayrı konudur. Tazminat kalemlerinin ayrıntısı ve hesaplama yöntemi için iş kazası tazminatı, iş kazası maluliyet oranı tespiti, iş kazası tazminat hesaplama ve destekten yoksun kalma tazminatı sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Tazminat davası, kusur oranı ve maluliyet derecesi netleşmeden sağlıklı hesaplanamaz; bilirkişi raporu beklenmeden acele karar vermek önerilmez. Talebin dayanağı, işverenin sözleşmeden doğan gözetme borcuna aykırılığıdır; haksız fiil hükümleri de ayrıca uygulanabilir.

SGK Süreci ve Alınacak Ödemeler

İşveren, kazayı kolluğa derhal, SGK'ya ise en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmazsa veya geciktirilirse, işçinin SGK'dan alacağı ödemeler gecikebilir ve işverenin sorumluluğu ayrıca artar. Bildirim sonrası SGK, kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağını kendi inceleme sürecinde değerlendirir. İşçinin savcılığa şikâyet ve dava süreleri ise iş kazası şikâyet süresi yazısında tek tabloda gösterilir.

  • Geçici iş göremezlik ödeneği; iyileşme sürecinde günlük olarak ödenir.
  • Sürekli iş göremezlik geliri; kalıcı maluliyet oranına göre bağlanır.
  • Ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir; eş ve çocuklara aylık bağlanır.
  • Tedavi giderleri; sağlık kuruluşuna doğrudan ödenir.

SGK'dan alınan ödemeler, işverenden istenecek tazminattan tamamen ayrı değildir; hesaplama sırasında SGK ödemelerinin belirli kısmı mahsup edilir. Mahsup işlemi teknik hesaplama gerektirir ve dosyaya özgüdür. Mahsup hesabının yanlış yapılması, işçinin eline geçecek tutarı doğrudan etkileyebileceğinden hesaplama aşamasında dikkatli olunmalıdır.

Sigortasız Çalışırken Kaza Geçirilirse

İnşaat sektöründe sigortasız çalışma yaygındır; özellikle küçük şantiyelerde işçi kayıt dışı başlatılabilir. Sigortasız çalışan işçi, iş kazası geçirdiğinde haklarından yoksun kalmaz; SGK, sigortasız çalıştığı tespit edilen işçinin kaza sonrası haklarını yine tanır, ancak işverene ayrıca yaptırım uygular.

Sigortasız çalışmanın ispatı önem kazanır; tanık beyanı, puantaj kaydı, banka dekontu veya iş yerindeki fiziksel varlığı gösteren kayıtlar ispat aracı olabilir. İspat yükü işçi üzerindedir ama karşı tarafın elindeki belgeler de mahkemece istenebilir. Sigortasız çalışma tespit edildiğinde işveren hakkında ayrıca idari işlem başlatılır. Sigortasız çalışırken kaza geçiren işçinin haklarına ilişkin ayrıntılı bilgi için sigortasız işçi iş kazası geçirirse sayfamıza bakabilirsiniz.

Ceza Soruşturması ve Tazminat Davası

Kazadan sonra işveren, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanı hakkında ceza soruşturması başlayabilir; yaralanma veya ölüm sonucuna göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçları gündeme gelir. Ceza soruşturması ile tazminat davası ayrı yürür; ceza dosyasındaki sonuç, iş mahkemesindeki tazminat talebini otomatik olarak belirlemez. Ceza dosyasında beraat kararı çıkması, tazminat davasının reddedileceği anlamına gelmez.

Tazminat davası iş mahkemesinde ayrıca görülür. İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı değildir; genel işçilik alacaklarından farklı olarak, tazminat talebi doğrudan mahkemeye açılabilir. Dava zamanaşımı süresi on yıldır; iş kazası işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesine aykırılıktan doğduğundan, haksız fiillerin kısa süresi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki genel on yıllık süre uygulanır. Süre, maluliyet oranının kesin biçimde belirlendiği tarihten işlemeye başlar; kaza sonucu ceza davası açılmışsa ve ceza zamanaşımı on yıldan uzunsa, tazminat talebi için de uzamış ceza zamanaşımı geçerli olur.

İnşaat İş Kazasında Avukat Desteği

Sorumlu tarafın doğru belirlenmesi, inşaat iş kazası dosyalarında sonucu doğrudan etkiler; yanlış tarafa açılan dava, husumet yokluğu nedeniyle reddedilebilir. Dosyanın başında yanlış kurulan husumet, zamanaşımı süresinin belirli kısmının da boşa harcanmasına yol açabilir. Delillerin hızla korunması, kusur raporuna zamanında itiraz edilmesi ve SGK sürecinin takip edilmesi de hukuki desteğin kapsamındadır. Belirli sonuç garanti edilmez; destek, sürecin doğru ve eksiksiz ilerlemesini sağlar. Dosyanın erken aşamada değerlendirilmesi, sonraki adımların doğru sıralanmasını kolaylaştırır.

Birden fazla işverenin taraf olduğu dosyalarda, kimin ne ölçüde sorumlu tutulacağının belirlenmesi teknik bilgi gerektirir. İnşaat iş kazasında kim sorumlu sorusunun net cevabı çoğu zaman bilirkişi incelemesi tamamlanmadan verilemez. Sürecin tamamı hakkında bilgi almak için iş kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

İnşaat İş Kazası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Aşağıdaki başlıklar, konuyla ilgili büromuza en sık yöneltilen soruları içerir. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir ve dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir.

İnşaat iş kazasında kim sorumlu?

Sorumluluk genellikle birden fazla tarafa dağılır; alt işveren, asıl işveren, şantiye şefi ve iş güvenliği uzmanı kendi kusuru ölçüsünde sorumlu tutulabilir. İş bütünüyle anahtar teslimi verilmişse iş sahibi genellikle sorumlu sayılmaz.

Taşeron işçisi asıl işverene dava açabilir mi?

Evet, asıl işveren ile alt işveren müteselsilen sorumlu olduğundan işçi doğrudan asıl işverene karşı dava açabilir. İki işverenden birine veya ikisine yönelmek işçinin tercihidir.

İnşaattan düşen işçi tazminat alabilir mi?

Evet, yüksekten düşme sonucu yaralanan işçi maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Kusur oranı, korkuluk ve emniyet kemeri gibi önlemlerin alınıp alınmadığına göre bilirkişi tarafından belirlenir.

Emniyet kemeri takmayan işçi tazminat alabilir mi?

Evet. İşverenin en sık başvurduğu savunma budur, ancak tek başına yeterli sayılmaz. Emniyet kemerinin neden takılmadığı, işverenin bunu denetleyip denetlemediği sorusuyla birlikte incelenir.

Arsa sahibi iş kazasından sorumlu mu?

Uygulamada karşılaşılan en sık yanılgı, işi ihaleye veren tarafın otomatik olarak sorumlu tutulacağı düşüncesidir; oysa sözleşmenin anahtar teslimi niteliği söz konusu sorumluluğu genellikle ortadan kaldırır. Mahkeme, sözleşmenin adına değil, günlük yönetimde kimin söz sahibi olduğuna bakar.

Şantiye şefi iş kazasından sorumlu mu?

Evet, şantiye şefi kendi görev alanındaki ihmalden kişisel olarak sorumlu tutulabilir. Sorumluluk, şantiye şefinin fiilen hangi kararları aldığına göre değerlendirilir.

Sigortasız inşaat işçisi kaza geçirirse ne olur?

Sigortasızlık, işçiyi değil işvereni cezalandırır; işçinin sağlık ve gelir haklarına dokunmaz. İşveren hakkında ayrıca idari işlem başlatılırken, kazalı işçinin dosyası normal seyrinde ilerler.

İnşaat iş kazasında arabuluculuk zorunlu mu?

Hayır. Karışıklık genellikle kıdem ve ihbar gibi diğer işçilik alacaklarıyla iş kazası tazminatının aynı davada istenmesinden kaynaklanır. Yalnızca iş kazası tazminatı isteniyorsa arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılabilir.

Ölümlü inşaat kazasında aile hangi hakları kullanabilir?

Yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilir; SGK'dan hak sahiplerine gelir de bağlanır. Ceza soruşturması ile tazminat davası ayrı yürür.

İnşaat iş kazasında dava açma süresi ne kadar?

Süre on yıldır ve maluliyet oranının kesin olarak belirlendiği tarihten işlemeye başlar; kazanın olduğu gün değil, sağlık kurulu raporunun kesinleştiği tarih esas alınır. Ölümlü kazada ise süre ölüm tarihinden işler; ceza davası açılmışsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa, tazminat talebi için de o süre geçerli olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler