
Tersane iş kazası, gemi inşa, bakım, onarım veya söküm işleri sırasında işçinin yaralanması ya da ölümüyle sonuçlanan olaydır. Taşeron işçisi tazminatı hem kendisini çalıştıran alt işverenden hem işi devreden ana yükleniciden isteyebilir; ikisi müteselsilen sorumludur. Karada çalışan tersane işçisine kural olarak İş Kanunu, gemide çalışan gemi adamına Deniz İş Kanunu uygulanır. İşçi maddi ve manevi tazminat, ölümlü kazada yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ister; SGK'nın bağladığı gelirin bir kısmı hesaptan mahsup edilir. Dava iş mahkemesinde arabuluculuk şartı olmadan açılır ve zamanaşımı on yıldır. Tuzla, Yalova (Altınova) veya Aliağa'da yaşanan tersane iş kazası için aynı kurallar geçerlidir.
Tersane işleri, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında çok tehlikeli sınıfta yer alır; yüksekten düşme, kapalı alanda çalışma ve ağır ekipman riskleri aynı sahada iç içe geçer. Aynı şantiyede gemi sahibi, tersane işletmecisi, ana yüklenici ve birden fazla taşeron eş zamanlı çalışabilir; söz konusu çok katmanlı yapı, kaza sonrasında sorumlunun tespitini zorlaştırır. Taşeron işçisi çoğu zaman kimin işçisi sayıldığını, hangi işverenden tazminat isteyebileceğini bilemez. Sorumluluk zincirinin doğru çözülmesi, hak arama sürecinin ilk ve belirleyici adımıdır.
Tersane İş Kazası Nedir?
Tersane iş kazası, gemi inşa, bakım, onarım veya söküm işleri sırasında işçinin yaralanmasına ya da ölümüne yol açan olaydır. Kanuni tanım 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alır; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya işin yürütümü sırasında meydana gelen olay iş kazası sayılır. Tanımın geniş tutulması, şantiye dışında başlayan ama işle bağlantılı olayları da kapsama alması içindir.
Tersane işleri, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında çok tehlikeli sınıfta yer alır; gemi inşa ve söküm faaliyetleri, yüksekte çalışma, kapalı alan ve ağır metal işleri gibi riskleri aynı anda barındırır. Türkiye'de gemi inşa ve bakım faaliyetleri başlıca Tuzla ve Yalova (Altınova) tersaneler bölgelerinde, gemi söküm faaliyetleri ise ağırlıklı olarak Aliağa'da yürütülür; sayfadaki hukuki çerçeve tersanenin bulunduğu bölgeden bağımsız olarak aynı şekilde uygulanır. Sınıflandırma, işverenin yükümlülüklerinin kapsamını doğrudan etkiler; çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde risk değerlendirmesi ve denetim daha sık aralıklarla yapılmak zorundadır. Tersane iş kazası dosyalarının çoğunda birden fazla güvenlik önleminin aynı anda eksik olduğu görülür; tek başına tek ihmal nadiren kazaya yol açar. Kaza türünün doğru tespiti, hangi güvenlik önleminin ihmal edildiğinin belirlenmesi açısından dosyanın başında önemlidir.
Tersanelerde En Sık Görülen Kazalar
Yüksekten düşme, tersane kazalarının en sık görülen türüdür; iskele, gemi güvertesi veya dış cidar üzerinde çalışırken düşme riski sürekli mevcuttur. Korkuluk ve emniyet kemeri eksikliği, düşme kazalarında en sık tekrarlanan güvenlik ihmalidir. Malzeme ve blok düşmesi de yaygındır; vinçle taşınan ağır parçaların altında veya yakınında çalışan işçi, ilgili riske maruz kalır.
Kapalı alanda gaz birikmesi ve patlama, gemi tanklarında ve bölmelerinde çalışırken ortaya çıkan ciddi risklerdendir; havalandırma yetersizse veya gaz ölçümü atlanmışsa risk katlanarak artar. Havalandırma ve gaz ölçümü söz konusu riski azaltan temel önlemlerdir. Kaynak işleri sırasında yangın ve elektrik çarpması riski de yüksektir; kaynak kıvılcımının boya veya yalıtım malzemesine sıçraması, sınırlı alanda hızla yayılabilen yangınlara yol açabilir. Vinç ve ağır iş makinesi kazaları, halat kopması veya operatör hatasından kaynaklanabilir. Denize düşme, iskele veya güverte kenarında çalışan işçiler için ayrı risk oluşturur; can yeleği ve düşme önleyici ekipman kullanımı söz konusu riski azaltır. Yapı işlerindeki benzer sorumluluk ilişkileri için inşaat iş kazası sayfamıza bakabilirsiniz.
Kazadan Sonra İlk Yapılacaklar
Şantiyede kaza yeri, iş devam ettiği için hızla değişir; ekipman kaldırılır, iskele sökülür, iz kaybolur. Tersanede aynı sahada birden fazla firma çalıştığından, delillerin karışması veya kaybolması riski diğer iş kollarına göre daha yüksektir. Aşağıdaki adımlar delillerin kaybolmadan korunmasını hedefler.
- Sağlık kuruluşuna başvurmak ve kazanın iş kazası olarak kaydedilmesini sağlamak.
- İşverenin SGK'ya bildirim yapıp yapmadığını kontrol etmek.
- İş kazası tutanağının düzenlenmesini ve tanıkların adlarının not edilmesini sağlamak.
- Kaza yerini ve ekipmanı farklı açılardan fotoğraflamak.
- Şantiye kamera kayıtlarının silinmeden saklanmasını yazılı olarak talep etmek.
- Çalışılan taşeron firmanın ve tersane işletmecisinin kimliğini tespit etmek.
Tersanede çok sayıda firma aynı sahada çalıştığından, kazanın hangi firmanın işi sırasında gerçekleştiğinin erken tespiti önem taşır; sonraki aşamada ilgili bilgiye ulaşmak zorlaşabilir. Tanık ifadeleri de zamanla netliğini yitirir; erken alınan beyan, aylar sonra alınan beyandan daha güvenilir kabul edilir. İş kazası sonrası düzenlenen resmî belgeler için iş kazası tutanağı sayfamıza bakabilirsiniz.
Tersane İşçisine Hangi Kanun Uygulanır?
Kaynakçı, montajcı, boyacı gibi tersanede karada gemi inşa, bakım, onarım veya söküm işinde çalışan işçiye, kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu uygulanır. Deniz İş Kanunu ise farklı çalışan grubunu kapsar; bir hizmet sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, zabit, tayfa ve diğer kişileri kapsar.

Gemi henüz inşa veya bakım aşamasındaysa, sefer yapmıyorsa, bu aşamada çalışan işçi genellikle gemi adamı sayılmaz; karada çalışan diğer işçilerle aynı kanuna tabi olur. Ayrım, sözleşmenin adına değil, işçinin fiilen yürüttüğü işin niteliğine göre yapılır; aynı işçi, gemi inşa aşamasında İş Kanunu'na, sonradan mürettebata katılırsa Deniz İş Kanunu'na tabi olabilir. Uygulamada ayrımın karıştırılması sık görülür; işçinin unvanı değil, işverenle kurduğu ilişkinin niteliği ve görev tanımı esas alınmalıdır.
Kanun ayrımı tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; iş kazası geçiren işçi, karada çalışan işçi ile gemi adamı ayrımından bağımsız olarak, kusurlu tarafa karşı tazminat talep edebilir. Etkilenen konu, kıdem tazminatı, çalışma süreleri ve izin gibi iş ilişkisinin diğer yönleridir; iki kanunun söz konusu noktalarda farklı hükümleri vardır. Gemi adamının tazminat talebinde, Türk Ticaret Kanunu'nun donatana ilişkin hükümleri de ayrıca devreye girebilir; gemi adamı statüsündeki kazada değerlendirme, karada çalışan işçiden farklı ek mevzuat gerektirebilir. Hangi kanunun uygulandığının doğru tespiti, kıdem ve izin gibi haklar açısından belirleyicidir. Deniz İş Kanunu kapsamındaki haklar için deniz iş kanunu kıdem tazminatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Tersanede Kim Sorumlu?
Tersanelerde çok katmanlı taşeron ilişkisi yaygındır; gemi sahibi işi tersane işletmecisine, işletmeci ana yükleniciye, yüklenici de belirli işleri taşeronlara devredebilir. Aşağıdaki tablo şantiyedeki rolleri ve kazadaki sorumluluğu özetler.

| Taraf | Rolü | Kazadaki Sorumluluğu |
|---|---|---|
| Taşeron | İşçiyi doğrudan çalıştırır | Doğrudan sorumlu |
| Ana yüklenici | İşi taşerona verir | Müteselsilen sorumlu |
| Tersane işletmecisi | Sahayı işletir | Kusuruna göre sorumlu |
| Gemi sahibi (iş sahibi) | İşi ihaleye verir | Genellikle sorumlu değil |
| İş güvenliği uzmanı | Risk ve denetim | Kişisel kusuru ölçüsünde |
Taşeron işçisi çoğu zaman birden fazla tarafa karşı talepte bulunabilir. Taşeron işçisini çalıştıran alt işveren ile işi devreden ana yüklenici, işçiye karşı müteselsilen sorumludur; işçi zararının tamamını taraflardan herhangi birinden isteyebilir. Tersanede kim sorumlu sorusunun cevabı, dolayısıyla tek tarafa değil, sözleşme zincirindeki role göre değişir.
“Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/404, K. 2018/1141, T. 13.02.2018
Gemi sahibinin sorumsuz sayıldığı durum, işin bütününü tersane işletmecisine veya ana yükleniciye anahtar teslimi devretmesidir; işin gerçekten bütünüyle devredilmiş olması şartıyla, gemi sahibi asıl işveren sayılmaz. İş güvenliği uzmanı ve şantiyedeki teknik personel de kendi görev alanındaki ihmalden kişisel olarak sorumlu tutulabilir; tersanede kim sorumlu sorusu her zaman birden fazla tarafı kapsayabilir.
İşverenin İş Güvenliği Yükümlülüğü ve İşçinin Kusuru
İşverenin iş güvenliği yükümlülüğü, ekipman sağlamaktan ibaret değildir. Risk değerlendirmesi yapmak, kapalı alanlarda gaz ölçümü yaptırmak, sıcak çalışma öncesinde izin prosedürünü işletmek, iskele ve düşme önleyici sistemleri kurmak, işçiye düzenli eğitim vermek yükümlülüğün parçasıdır.
Alınan önlemlerin fiilen uygulanıp uygulanmadığını sürekli denetlemek de aynı yükümlülüğe dahildir; mevzuatta öngörülen asgari önlemlerle yetinmek yeterli sayılmaz. Yargı içtihadı, işverenin bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ulaştığı aşamadaki önlemleri de almakla yükümlü olduğunu kabul eder.
“Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/12242, K. 2018/10948
Koruyucu donanım kullanmayan işçinin kusuru, tazminattan indirim sebebi olabilir; ancak işvereni sorumluluktan tamamen kurtarmaz. İşverenin denetim eksikliği ile işçinin kusuru birlikte değerlendirilir; işveren ekipmanı vermiş ama kullanımını denetlememişse, iki ihmal birlikte ele alınır ve kusur buna göre paylaştırılır. Müterafik kusurun genel hükümleri için müterafik kusur sayfamıza, iş güvenliği yükümlülüklerinin yasal çerçevesi için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na bakabilirsiniz.
Tersane İş Kazasında Tazminat Hakları
İş kazası geçiren işçi, iş göremezlik kaybı ile tedavi ve bakıcı giderlerini kapsayan maddi tazminat talep edebilir; kaza sonucu sürekli sakatlık oluşmuşsa gelecekteki kazanç kaybı da hesaba katılır. Tersane iş kazası tazminatı hesaplanırken, maluliyet oranı, kusur dağılımı ve işçinin kazancı belirleyici rol oynar; hesaplamanın ayrıntısı dosyanın kendine özgü verilerine bağlıdır.
Manevi tazminat, işçinin yaşadığı acı ve sarsıntı için ayrıca istenebilir; miktarı olayın ağırlığına ve tarafların durumuna göre hâkim tarafından takdir edilir. Ölümlü kazalarda, hayatını kaybeden işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep edebilir; ağır yaralanma hâlinde işçinin yakınları da kendi manevi tazminat taleplerini ayrıca ileri sürebilir. Geçici iş göremezlik döneminde SGK'nın ödediği ödenek işçinin gerçek maaş kaybını çoğu zaman tam karşılamaz; aradaki fark maddi tazminat kapsamında ayrıca istenebilir.
Tersane iş kazası tazminatı davasında birden fazla kalemin (maddi tazminat, manevi tazminat, SGK mahsubu) aynı anda değerlendirilmesi teknik bilgi gerektirir; kalemlerden birinin gözden kaçırılması dosyanın toplam değerini düşürebilir. Tazminat kalemlerinin ayrıntısı ve hesaplama yöntemi için iş kazası tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı sayfalarımıza bakabilirsiniz.
SGK Süreci ve Maluliyet
İşveren, kazayı kolluğa derhal, SGK'ya ise kazadan sonraki en geç üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür; taşeron ilişkisinde bildirim yükümlülüğünün kimde olduğu, işçiyi fiilen çalıştıran tarafa göre belirlenir. Bildirim sonrası, tedavi süresince geçici iş göremezlik ödeneği ödenir; kalıcı maluliyet oluşmuşsa sürekli iş göremezlik geliri bağlanır, ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanır. Bildirimden ayrı olarak işçinin kendi şikâyet ve dava süreleri iş kazası ne kadar sürede şikâyet edilir yazısında anlatılır.
Maluliyet oranı, yetkili sağlık kurulu raporuyla belirlenir ve SGK Sağlık Kurulu tarafından onaylanır; tazminat davasında mahkeme kendi bilirkişi incelemesini ayrıca yaptırır ve iki oran farklı çıkabilir. SGK'nın bağladığı gelir, tazminat hesabında dikkate alınır; mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla gelirin belirli kısmı tazminat miktarından mahsup edilir. Kaza, işverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırı davranışı sonucu meydana gelmişse, SGK'nın ödediği tutarlar için işverene rücu hakkı doğar. Maluliyet oranının tespiti sürecinin ayrıntısı için iş kazası maluliyet oranı tespiti sayfamıza bakabilirsiniz.
Dava İçin Gerekli Belgeler
Tersane iş kazası tazminatı davası açmadan önce toplanması gereken belgeler aşağıda sıralanmıştır.
- İş kazası tutanağı; kolluk veya işveren tarafından düzenlenir.
- Hastane kayıtları ve tıbbi raporlar; tedavi gören sağlık kuruluşundan alınır.
- SGK hizmet dökümü; SGK'dan veya e-Devlet üzerinden alınır.
- Taşeron sözleşmesi ile giriş-çıkış kayıtları; işverenden veya SGK'dan istenir.
- İş güvenliği eğitim kayıtları; işverenin arşivinden temin edilir.
- Tanık bilgileri; olaya tanık olan işçilerin iletişim bilgileridir.
- Fotoğraf ve kamera kayıtları; olay yerinin görsel kaydıdır.
- Ölümlü kazada mirasçılık belgesi; sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır.
Belgelerin tamamı başvuru anında hazır olmayabilir; eksik belgeler süreç içinde de tamamlanabilir, erken toplanan bilgi ise güvenilirliğini daha uzun süre korur. Taşeron sözleşmesi ve giriş-çıkış kayıtları, kazanın gerçekleştiği anda kimin işvereni sayıldığını göstermesi açısından özellikle önemlidir.
Tazminat Davası, Arabuluculuk ve Zamanaşımı
Tersane iş kazası tazminatı davası iş mahkemesinde görülür. İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı değildir; genel işçilik alacaklarından farklı olarak, tazminat talebi doğrudan mahkemeye açılabilir.
Dava zamanaşımı süresi on yıldır; iş kazası işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesine aykırılıktan doğduğundan, haksız fiillerin kısa süresi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki genel on yıllık süre uygulanır. Süre, maluliyet oranının kesin biçimde belirlendiği tarihten işlemeye başlar. Kazadan sonra işveren, tersane işletmecisi ve iş güvenliği uzmanı hakkında ayrıca ceza soruşturması başlayabilir; söz konusu soruşturma tazminat davasından bağımsız yürür.
Tersane İş Kazasında Avukat Desteği
Sorumlu tarafın doğru belirlenmesi, tersane iş kazası dosyalarında sonucu doğrudan etkiler; çok katmanlı taşeron ilişkisinde yanlış tarafa açılan dava, husumet yokluğu nedeniyle reddedilebilir. Delillerin hızla korunması, kusur ve maluliyet raporlarına zamanında itiraz edilmesi ve SGK sürecinin takip edilmesi de hukuki desteğin kapsamındadır. Birden fazla işverenin taraf olduğu dosyalarda, kimin ne ölçüde sorumlu tutulacağının belirlenmesi teknik bilgi gerektirir.
Bursa ve çevresindeki dosyalar için Bursa iş kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Belirli sonuç garanti edilmez; destek, sürecin doğru ve eksiksiz ilerlemesini sağlar. Sürecin genel çerçevesi için iş kazası avukatı sayfamıza da ulaşabilirsiniz.
Tersane İş Kazası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki başlıklar, konuyla ilgili büromuza en sık yöneltilen soruları içerir. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir ve dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir.
Tersanede iş kazası geçirdim, ne yapmalıyım?
Öncelikle sağlık kuruluşuna başvurup kazanın iş kazası olarak kaydedilmesini sağlamanız gerekir. Ardından tutanak düzenlenmesini, tanıkların tespitini ve kaza yerinin fotoğraflanmasını takip etmeniz önerilir.
Tersane işçisine Deniz İş Kanunu uygulanır mı?
Kapsamdaki gemilerde hizmet sözleşmesiyle çalışan gemi adamlarına uygulanır. Karada gemi inşa, bakım veya söküm işinde çalışan işçiye genellikle 4857 sayılı İş Kanunu uygulanır.
Taşeron işçisi tersane sahibine dava açabilir mi?
Ana yükleniciye müteselsil sorumluluk nedeniyle dava açılabilir; tersane işletmecisi ise asıl işveren konumundaysa veya kazada kusuru varsa sorumlu tutulabilir; gemi sahibi ise iş bütünüyle anahtar teslimi verilmişse genellikle sorumlu sayılmaz. Sorumluluğun kimde olduğu, sözleşme ilişkisine göre değişir.
Tersane iş kazasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Karışıklık genellikle kıdem ve ihbar gibi diğer işçilik alacaklarıyla iş kazası tazminatının aynı davada istenmesinden kaynaklanır. Yalnızca iş kazası tazminatı isteniyorsa arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılabilir.
İşveren kazayı SGK'ya bildirmezse ne olur?
Bildirim yapılmasa da işçinin SGK hakları ortadan kalkmaz; işçi veya yakınları kazayı doğrudan SGK'ya bildirebilir. Bildirimin gecikmesi işverenin sorumluluğunu ayrıca artırır.
Emniyet kemeri kullanmayan işçi tazminat alabilir mi?
Evet. Emniyet kemeri kullanılmaması, işverenin en sık ileri sürdüğü savunmalardan biridir. Emniyet kemerinin neden takılmadığı, işverenin bunu denetleyip denetlemediği sorusuyla birlikte incelenir; tek taraflı savunma yeterli sayılmaz.
Taşeron firma kapandıysa tazminatı kimden isterim?
Ana yüklenici taşeronla birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan talep ana yükleniciye yöneltilebilir; tersane işletmecisinin sorumluluğu ise sahadaki rolüne ve kusuruna göre değerlendirilir. Taşeronun kapanmış olması müteselsil sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Ölümlü tersane kazasında kimler tazminat isteyebilir?
Eş, çocuklar ve fiilen destek gördüğü kanıtlanan diğer yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Yakınlar ayrıca kendi manevi tazminat taleplerini de ileri sürebilir.
Tersane iş kazasında maluliyet oranı nasıl belirlenir?
Sabit yüzde yoktur; yaralanmanın niteliği, işçinin mesleği ve yaşı birlikte hesaba girer. Kesin oran, sağlık kurulu raporu ile netleşir; rapor tebliğinden sonra itiraz hakkı da mevcuttur.
Tersane iş kazası davasında zamanaşımı ne kadar?
Süre on yıldır ve maluliyet oranının kesinleştiği tarihten işlemeye başlar. Ölümlü kazada süre, ölüm tarihinden işler.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.


