
Gayrimenkul hukuku, taşınmaz uyuşmazlıklarını konu türüne göre farklı dava yollarına ayırır. Tapu kaydı ve sözleşme belirleyici unsurdur. Tapuda yazan bilgi, aksi kanıtlanana kadar geçerli kabul edilir; bir satış, kira ya da inşaat sözleşmesinin şartları da uyuşmazlığın çözüm yolunu doğrudan şekillendirir. Bazı taşınmaz uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak kanunen zorunludur; bu adım atlanırsa açılan dava usulden reddedilebilir. Gayrimenkul avukatı desteği, uyuşmazlığın türünü doğru tanımlamaktan başlar.
Taşınmaz Bursa’daysa kira, tahliye, tapu ve kat mülkiyeti uyuşmazlıklarında görevli mahkeme ve arabuluculuk süreci Bursa gayrimenkul avukatı sayfasında ayrıca anlatılır.
Taşınmazın dava sürecinde başkasına satılmasını ya da üzerinde yeni bir hak kurulmasını önlemek için tapuya tedbir şerhi koydurmak büyük önem taşır. Bu şerh konulmazsa dava kazanılsa bile taşınmaz elden çıkmış olabilir. Süreler de uyuşmazlığın türüne göre değişir; bazı haklar birkaç ay içinde, bazıları yıllar içinde kullanılabilir. Süresi kaçırılan bir hak, dosyanın esasına hiç girilmeden kaybedilebilir. Aşağıda, taşınmaz uyuşmazlıklarının hangi dava türüne girdiği sırasıyla ele alınmış; her türdeki temel yol kısaca tanıtılıp ayrıntı için ilgili rehbere yönlendirme yapılmıştır.
Gayrimenkul Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?
Gayrimenkul hukuku, tek bir dava türünden ibaret değildir; alım-satımdan kiraya, inşaattan ortak mülkiyete kadar birçok farklı uyuşmazlık türünü kapsar. Gayrimenkul avukatı bu türlerin her birinde farklı bir destek sunar.

- Tapu iptali ve tescil davalarının yürütülmesi.
- Satış vaadi sözleşmesi ve kapora uyuşmazlıklarının çözümü.
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan anlaşmazlıkların takibi.
- Ayıplı konut ve eksik imalat sorunlarında hak arama.
- Kira, tahliye ve depozito uyuşmazlıklarının yürütülmesi.
- Kat mülkiyeti ve yönetim uyuşmazlıklarında danışmanlık.
- Önalım hakkı ve ortaklığın giderilmesi süreçlerinin yürütülmesi.
- Kamulaştırma bedeli ve kamulaştırmasız el atma davalarının takibi.
Bir gayrimenkul avukatı, dosyanın hangi başlığa girdiğini tespit ederek doğru süreci önerir. Bu başlıkların her biri kendi şartlarına, kendi süresine ve kendi görevli mahkemesine sahiptir. Aşağıdaki bölümlerde her biri kısaca ele alınmış, ayrıntı için ilgili sayfalarımıza yönlendirme yapılmıştır.
Uyuşmazlık Türüne Göre İlk Adım
Taşınmaz uyuşmazlığıyla karşılaşan kişinin ilk sorusu genellikle “nereden başlamalıyım” olur. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan uyuşmazlık türlerinde atılacak ilk adımı özetlemektedir.
| Uyuşmazlık | İlk Adım | Dava Öncesi Zorunlu Yol |
|---|---|---|
| Tapu kaydının gerçeğe aykırılığı | Tapu kaydı ve dayanak belgeler incelenir | Yok |
| Müteahhidin teslim etmemesi | Sözleşmedeki teslim tarihi ve şartlar kontrol edilir | Yok |
| Ayıplı konut | Ayıp bildirimi yapılır, tespit talep edilir | Tüketici işlemiyse arabuluculuk |
| Kiracının çıkmaması | Tahliye sebebi ve süresi belirlenir | Arabuluculuk |
| Ortak taşınmazda anlaşamama | Paydaşlarla anlaşma denenir | Arabuluculuk |
| Kamulaştırma | Kıymet takdiri ve süre tebligatı incelenir | Yok |
Uyuşmazlık türünü doğru belirlemek, hangi mahkemeye ve hangi süre içinde başvurulacağını da belirler. Bu tablodaki “dava öncesi zorunlu yol” sütunu özellikle önemlidir; kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvurmadan açılan dava, bu eksiklik nedeniyle usulden reddedilir. Ayıplı konut uyuşmazlığı bir tüketici işleminden doğuyorsa aynı zorunluluk burada da geçerlidir. Tapu ve müteahhit kaynaklı uyuşmazlıklarda ise doğrudan dava açılabilir, ancak süre kaçırılmamalıdır.
Tapu İptali ve Tescil Davası
Tapu davası denince akla ilk gelen dava türü budur. Tapu iptali ve tescil davası, tapu kaydının gerçek hukuki duruma aykırı olduğu hâllerde açılır; hatalı tescil, sahte belge, ehliyetsizlik ya da muvazaa gibi sebeplerle gündeme gelir. Tapu üzerindeki ipotek gibi sınırlı ayni haklar da bu incelemenin bir parçasıdır; kredi kapandığında ipoteğin kaldırılması (terkin) ayrı bir işlem gerektirir. Dava açılırken taşınmazın dava süresince başkasına devredilmesini önlemek için tapuya tedbir şerhi konulması istenir. Bu şerh konulmazsa dava süresince taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılabilir; bu kişinin kazanımı korunabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tapu kaydına iyiniyetle güvenerek mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunacağını belirtmiştir. Ancak bu korumadan yararlanabilmek için, taşınmazı edinen kişinin tescilin yolsuz olduğunu bilip bilmediği ya da bilmesi gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/136, K. 2020/895, T. 17.11.2020
Bu ilke, tapu iptali davasının en kritik noktasını oluşturur: dava açmakta gecikmek, taşınmazın iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçmesine ve davanın konusuz kalmasına yol açabilir. Tedbir şerhi, bu riski dava süresince ortadan kaldıran temel araçtır. Tapu iptali ve tescil davasının sebepleri ve süreci hakkında ayrıntılı bilgiye tapu iptal ve tescil davası sayfamızdan ulaşılabilir.
Satış Vaadi Sözleşmesi ve Kapora
Bir taşınmazın ileride devredilmesini güvence altına almak için başvurulan en yaygın araç satış vaadi sözleşmesidir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, resmî şekle tabi bir sözleşmedir; noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Taraflar arasında yalnızca yazılı olarak ya da el sıkışmayla yapılan bir satış vaadi, hukuken bağlayıcı değildir ve tapuda tescile zorlama davasına dayanak oluşturmaz. Sözleşme noterde düzenlense de tapuya şerh verilmezse, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyebilir.
Uygulamada satış vaadi sözleşmesi yapılmadan, yalnızca elden kapora vererek anlaşma yoluna gidilmesi sık görülür; ancak bu yöntem alıcıyı hukuken korumasız bırakır. Kapora olarak verilen tutar, bağlanma parası (pey akçesi) ya da cayma parası niteliğinde olabilir; ikisi arasındaki fark, sözleşmeden dönülmesi hâlinde paranın iade edilip edilmeyeceğini belirler. Bağlanma parası, sözleşmenin kurulduğunun bir kanıtı olup asıl borcun ifasına mahsup edilir; cayma parası ise taraflardan her birine sözleşmeden dönme hakkı tanır. Asıl sözleşme resmî şekil şartına uymadığı için geçersizse, buna bağlı kapora hükümleri de geçersiz sayılır ve verilen tutar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, arsasının belirli bir payını müteahhide devretmeyi; müteahhit ise karşılığında bağımsız bölümler inşa edip teslim etmeyi üstlenir. Bu sözleşmede en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar, inşaatın sözleşmede belirlenen sürede tamamlanmaması ve buna bağlı cezai şart talepleridir.
Sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası, müteahhidin süre aşımı hâlinde arsa sahibine ödemesi gereken bir tazminat niteliğindedir; bu cezanın işlemesi için ayrıca bir zarar ispatına gerek yoktur. İnşaatın hiç başlamaması, terk edilmesi ya da sözleşmeye aykırı yürütülmesi hâlinde arsa sahibi, sözleşmeyi feshederek verdiği payın iadesini ve varsa zararının tazminini isteyebilir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin şartları ve fesih süreci hakkında ayrıntılı bilgiye kat karşılığı inşaat sözleşmesi sayfamızdan ulaşılabilir.
Ayıplı Konut ve İskân Sorunları
Ayıplı konut, sözleşmede kararlaştırılan niteliklere sahip olmayan ya da olağan kullanım amacına uygun bulunmayan konut teslimini ifade eder. Eksik imalat, malzeme farkı ve projeden sapma bu kapsamda değerlendirilir. Alıcı, ayıbı öğrendiğinde bunu makul bir süre içinde satıcıya bildirmelidir; bildirim gecikirse haklar zayıflayabilir. Bildirimin yazılı yapılması ve tarih içermesi, ileride ispat açısından önem taşır.
Konutun projeye ya da ruhsata aykırı yapılmış olması da ayrı bir sorun oluşturur ve ileride tapu ya da imar işlemlerinde engel çıkarabilir. Yapı kullanma izni (iskân) alınmamış bir konutun teslimi de benzer bir risk doğurur; iskân olmadan elektrik ve su aboneliği gibi bazı işlemler zorlaşabilir. Alıcı, ayıba karşı sözleşmeden dönmeyi, bedelin indirilmesini, ücretsiz onarımı ya da imkân varsa ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini seçebilir; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı ise saklıdır. Ayıplı konut teslimiyle ilgili haklar hakkında ayrıntılı bilgiye ayıplı konut teslimi sayfamızdan ulaşılabilir.
Kira Bedeli, Tahliye ve Kiracının Hakları
Kira ilişkisi, taraflar arasında en uzun süre devam eden ve bu nedenle en çok uyuşmazlık doğuran sözleşme türlerinden biridir. Kira bedeli uyuşmazlıkları genellikle kira artışının ne kadar olacağı ya da mevcut bedelin günün rayicine göre düşük kalması nedeniyle ortaya çıkar. Belirli koşullarda taraflardan biri, kira bedelinin yeniden belirlenmesi için dava açabilir; bu dava, kira sözleşmesinin süresi ve yenilenme durumuna göre değerlendirilir. Sözleşmenin olağanüstü bir değişiklik nedeniyle yeni koşullara uydurulması ise kira uyarlama davası yazısında anlatılır.
Tahliye talebi çeşitli sebeplere dayanabilir. Kiraya verenin ya da yakınının konut veya işyeri ihtiyacı bu sebeplerden biridir. Kiracının kira bedelini ödememesi nedeniyle iki haklı ihtarın çekilmiş olması ya da önceden verilen yazılı tahliye taahhüdü de tahliye sebebi olabilir. İhtiyaç nedeniyle tahliyede aranan şart özellikle katıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ihtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir. Devamlılık göstermeyen geçici bir ihtiyaç, henüz doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun süreye bağlı bir ihtiyaç ise tahliye sebebi sayılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/6-1540, K. 2021/878, T. 29.06.2021
Depozito (güvence bedeli) alınmışsa, kanunun öngördüğü üst sınır aşılamaz. Para olarak verilen güvence, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilmemek üzere bir bankada vadeli tasarruf hesabına yatırılır (TBK m.342); kira ilişkisi sona erdiğinde kiracının borcu yoksa depozito iade edilir. Kira uyuşmazlıklarının büyük kısmında (tahliye, kira tespiti, kira alacağı, depozito iadesi) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak kanunen zorunludur; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Kiracı tahliyesi süreci hakkında ayrıntılı bilgiye kiracı tahliyesi sayfamızdan ulaşılabilir.
Kat Mülkiyeti Uyuşmazlıkları
Apartman ya da site yönetiminden kaynaklanan uyuşmazlıklar, gündelik hayatta en sık karşılaşılan taşınmaz sorunlarından biridir. Kat mülkiyetinde her malik, aralarında başka türlü anlaşma yoksa kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine eşit olarak, diğer ortak giderlere ise arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür; bu yükümlülük bağımsız bölümü kullanmayan ya da kiraya veren malikler için de geçerlidir. Ortak gideri ödemeyen malik hakkında dava açılabilir ve icra takibi yapılabilir.
Yöneticinin seçimi, görevden alınması ve hesap verme yükümlülüğü de kat mülkiyeti uyuşmazlıklarının sık görülen konularındandır. Kat malikleri kurulunun aldığı kararlar (bütçe, yönetici seçimi, tadilat gibi) usulüne uygun toplanan kurulda alınmışsa, karara katılmayan ya da karşı oy kullanan malikleri de bağlar. Bu kararlara karşı, kanunda öngörülen süre ve usulle mahkemeden iptal talep edilebilir. Ortak alanın bir malik tarafından tek başına kullanılması ya da yönetim planına aykırı bir tasarrufta bulunulması da sık görülen bir diğer uyuşmazlık türüdür. Kat mülkiyetine ilişkin temel hükümler Kat Mülkiyeti Kanunu'nda düzenlenmiştir.
Önalım Hakkı ve Ortaklığın Giderilmesi
Birden fazla kişinin aynı taşınmaza ortak olduğu paylı mülkiyette, önalım hakkı diğer paydaşları yabancı bir kişinin ortaklığa girmesine karşı korur. Paylı mülkiyette bir paydaş, kendi payını üçüncü bir kişiye sattığında, diğer paydaşlar önalım (şufa) hakkını kullanarak bu payı, hâkimin belirleyeceği rayiç bedel ve alıcıya düşen tapu giderleri karşılığında kendileri satın alabilir. Paydaşlar arasındaki satışlarda önalım hakkı doğmaz; bu hak yalnızca paya paydaş olmayan bir kişinin girdiği satışlarda gündeme gelir. Satışın diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur; bildirimden itibaren üç ay, her hâlde satıştan itibaren bir yıl içinde önalım davası açılmalıdır (25.12.2025'ten önce yapılmış satışlarda eski hüküm uyarınca iki yıl). Bildirim noter dışında bir yolla yapılmışsa, üç aylık süre işlemeye başlamaz.

Paydaşlar taşınmazın nasıl kullanılacağı ya da paylaşılacağı konusunda anlaşamazsa, çözüm ortaklığın giderilmesi davasıyla aranır. Mahkeme, taşınmazın niteliğine göre aynen bölünmesine ya da satılarak bedelinin paylaştırılmasına karar verebilir. Bu dava öncesinde de arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Ortak taşınmazı tek başına kullanan paydaştan geçmiş kullanım bedeli istenmesi ise ecrimisil davası konusudur. Ortaklığın giderilmesi sürecinin işleyişi hakkında ayrıntılı bilgiye ortaklığın giderilmesi davası sayfamızdan ulaşılabilir.
Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma
Kamulaştırma, kamu yararı gerekçesiyle bir taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesini sağlayan istisnai bir yoldur. Kamulaştırmada idare, önce malikle uzlaşma yolunu denemek zorundadır; kıymet takdir komisyonu taşınmazın bedelini belirler ve malik bu bedel üzerinden anlaşmaya davet edilir. Uzlaşma sağlanamazsa idare, bedel tespiti ve tescil davası açar. Malik ise kamulaştırma işlemine karşı belirli bir süre içinde idari yargıda iptal davası ya da adli yargıda maddi hataya karşı düzeltim davası açabilir.
İdare, gerekli kamulaştırma işlemini yapmadan bir taşınmaza fiilen el koyarsa buna kamulaştırmasız el atma denir. Malik bu durumda taşınmazın bedelinin ödenmesini ya da el atmanın önlenmesini talep edebilir. Kamulaştırmasız el atma davaları, tazminat niteliği taşıdığından idari yargıda değil adli yargıda görülür; bu ayrım, hangi mahkemeye başvurulacağını belirleyen önemli bir noktadır. İdareye karşı açılabilecek diğer tazminat yollarına dair ayrıntılı bilgiye idari yargıda tam yargı davası sayfamızdan ulaşılabilir.
Gayrimenkul Dosyalarında Nasıl Çalışıyoruz?
Bir gayrimenkul dosyasına başlarken ilk adımımız, tapu ve imar kayıtlarının incelenmesidir; bu inceleme, dosyanın hangi dava türüne girdiğini de netleştirir. Taşınmazın güncel hukuki durumu, varsa üzerindeki şerh ve kısıtlamalar bu aşamada ortaya çıkar. Uyuşmazlığın niteliğine göre keşif ve bilirkişi incelemesi süreci planlanır; taşınmazın değeri, hasarı ya da inşaat kusurları bu şekilde teknik olarak tespit edilir.
Taşınmazın dava süresince el değiştirmesini önlemek gerektiğinde tedbir talebi öncelikli olarak değerlendirilir; bu değerlendirme, dava dilekçesiyle birlikte ya da davadan hemen sonra yapılır. Bu talebin zamanında yapılması, davanın sonunda elde edilecek hakkın fiilen kullanılabilmesini sağlar. Dava öncesi arabuluculuk zorunlu olan uyuşmazlıklarda, görüşmeler dosyanın somut verileriyle hazırlanarak yürütülür; hazırlıksız girilen bir görüşme, tarafların anlaşma ihtimalini zayıflatabilir.
Bursa merkezli çalışan büromuz, gayrimenkul dosyalarında hem malik hem alıcı hem de kiracı tarafını temsil edebilir. Sürecin her aşamasında dosyanın hangi noktada olduğu ve bir sonraki adımın ne olduğu düzenli olarak değerlendirilir. Bu konuda miras avukatı sayfamıza da bakılabilir; miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda iki alan sık sık kesişir.
Avukatlık ücreti, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu çerçevesinde taraflar arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak kanun bu serbestiye bazı sınırlar koyar. Ücret, dava veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi olarak (nispi ücret) kararlaştırılabilir; kanun bu oranın yüzde yirmi beşi aşamayacağını öngörür. Ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın altında da kararlaştırılamaz. Somut bir dosyada uygulanacak oran, işin niteliğine ve kapsamına göre değişir; kesin oran, dosya görüşmesinde birlikte belirlenir.
Gayrimenkul Hukuku Rehberlerimiz
Taşınmaz uyuşmazlıklarının bazı yönleri, mülkiyetin başka bir sebeple kısıtlanması ya da devri gibi konularla iç içe geçer.
Taşınmaz üzerindeki bir haczin kaldırılması sürecine tapu haciz kaldırma sayfamızdan ulaşılabilir. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı ve mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıyan devirlere ilişkin sürece ise mirastan mal kaçırma sayfamızdan ulaşılabilir. Taşınmaz üzerindeki banka kaynaklı haczin kaldırılması için de banka haciz kaldırma sayfamız kullanılabilir.
Gayrimenkul Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Gayrimenkul avukatı ne iş yapar?
Tapu, kira, inşaat, ortak mülkiyet ve kamulaştırma gibi taşınmaz uyuşmazlıklarında dosyanın hangi dava konusuna girdiğini belirler ve süreci yürütür. Gayrimenkul avukatı, dosyaya göre malik, alıcı ya da kiracı tarafını temsil edebilir.
Tahliye taahhüdü her durumda geçerli midir?
Değildir; taahhüdün yazılı olması, tahliye tarihini içermesi ve kiracının serbest iradesiyle verilmiş olması gerekir. Kira sözleşmesiyle aynı anda imzalatılan bir taahhüt, baskı altında verildiği gerekçesiyle geçersiz sayılabilir. Kiralananın tesliminden sonra, ayrı bir tarihte imzalanan taahhüt ise bu riski taşımaz.
Kiracımın kirasını ne kadar artırabilirim?
Artış oranı kanunla belirlenen endekse bağlıdır; sözleşmede daha yüksek bir oran kararlaştırılmış olsa bile bu sınırı aşan kısım geçersizdir. Beş yıldan uzun süren kiralarda taraflardan biri, bedelin rayice göre yeniden belirlenmesini de dava yoluyla isteyebilir.
Müteahhit daireyi zamanında teslim etmedi, hangi haklarım var?
Sözleşmede gecikme cezası kararlaştırılmışsa bu tazminat talep edilebilir; gecikme uzun sürüyorsa sözleşmenin feshi ve verilen payın iadesi de gündeme gelebilir. Fesih talebinde bulunmadan önce sözleşmedeki fesih şartlarının incelenmesi gerekir.
Hisseli tapulu arsa almak riskli midir?
Hisseli tapu tek başına risk oluşturmaz; ancak diğer paydaşlarla anlaşma sağlanamazsa taşınmazın fiilen kullanımı ve paylaşımı ancak ortaklığın giderilmesi yoluyla mümkün olur. Satın almadan önce diğer paydaşların kimliği ve pay oranları incelenmelidir.
Kapora geri alınabilir mi?
Sözleşmede hangi türde olduğu açıkça belirtilmemişse, uygulamada bu tutar genellikle bağlanma parası sayılır ve ifa borcuna mahsup edilir. Cayma parası kararlaştırılmışsa, parayı alan taraf sözleşmeden dönerse aldığının iki katını geri vermek zorundadır; parayı veren taraf dönerse verdiğini bırakır.
Depozitom iade edilmiyorsa ne yapmalıyım?
Önce yazılı bir talepte bulunulmalı, sonuç alınamazsa dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır. Depozito bir banka hesabında tutuluyorsa, hesabın durumu da ayrıca sorgulanabilir.
Komşum ortak alanı kapattı, nereye başvurmalıyım?
Öncelikle kat malikleri kuruluna bildirilmeli; sonuç alınamazsa hâkimin müdahalesi talep edilerek sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Yönetim planına aykırı bir kullanım varsa bu durum başvuruda ayrıca belirtilmelidir.
Tapu iptal davası hangi mahkemede, kim tarafından açılır?
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; davayı, tapudaki kaydın hukuka aykırılığından zarar gören malik veya hak sahibi açabilir.
Kamulaştırma bedeline itiraz edilebilir mi?
İdarenin belirlediği kıymet takdirine karşı uzlaşma görüşmesinde itiraz edilebilir; anlaşma sağlanamazsa bedel mahkemece bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir. Kamulaştırma işlemine karşı ayrıca idari yargıda iptal davası da açılabilir.
Taşınmaz Uyuşmazlığında Doğru Başlangıç
Gayrimenkul hukuku geniş bir alan olduğundan, taşınmaz uyuşmazlığında doğru başlangıç uyuşmazlığın türünü doğru tanımaktan geçer; tapu kaydı ve sözleşme erken aşamada kontrol edilmeli, süreler kaçırılmamalıdır. Dava öncesi arabuluculuğun zorunlu olduğu uyuşmazlıklarda bu adım atlanmamalı, taşınmazın el değiştirme riski varsa tedbir talebi zamanında yapılmalıdır. Bir taşınmaz uyuşmazlığıyla karşılaşan kişiler, dosyalarını değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilir.








