
Boşanma avukatı, evlilik birliğini sona erdirme kararı almış veya eşi tarafından dava açılmış kişiye süreç boyunca destek sağlar. Boşanma anlaşmalı veya çekişmeli yoldan yürüyebilir; hangi yolun izleneceği, tarafların boşanma ve sonuçları konusunda uzlaşıp uzlaşmadığına bağlıdır. Velayet, nafaka ve mal paylaşımı birbirinden ayrı konulardır; boşanma kararı verilse dahi bu konuların her biri kendi şartlarına göre ayrıca değerlendirilir. Çocukla ilgili kararlarda esas alınan ölçüt, çocuğun üstün yararıdır.
Boşanma davası Bursa’da açılacaksa hangi aile mahkemesinin görevli olduğu, anlaşmalı boşanmanın yerel işleyişi, nafaka ve velayet süreci Bursa boşanma avukatı sayfasında ayrıca anlatılır.
Anlaşmalı boşanmada taraflar sonuçlar üzerinde önceden uzlaşır ve protokolü mahkemeye sunar; çekişmeli boşanmada ise kusur, nafaka ve velayet gibi konular yargılama sürecinde belirlenir. Süreç, tarafların anlaşma düzeyine ve delillerin niteliğine göre kısa veya uzun sürebilir. Boşanma davasında ileri sürülecek talepler kanunda belirli koşullara bağlanmıştır; bu koşullar sağlanmadan yapılan talepler karşılık bulmaz. Taraflardan biri şiddete uğramışsa, boşanmadan bağımsız olarak koruma kararı da talep edilebilir. Aşağıdaki başlıklar, boşanma sürecinde karşılaşılan konuları ve doğan hakları özetler.
Boşanma Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?
Boşanma avukatı, evliliğin sona erme sürecinin tamamında ve sonrasında ortaya çıkan konularda destek sağlar. Destek, davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüdüğüne göre farklı ağırlık kazanır.

- Anlaşmalı boşanma ve protokol. Tarafların üzerinde uzlaştığı sonuçların protokole dönüştürülmesini kapsar.
- Çekişmeli boşanma. Kusur değerlendirmesi ve dava sürecini kapsar.
- Velayet ve kişisel ilişki. Çocuğun kimin yanında kalacağını ve diğer ebeveynle ilişkiyi kapsar.
- Nafaka. Dava süresince ve sonrasında ödenecek nafaka taleplerini kapsar.
- Mal paylaşımı. Evlilik süresince edinilen malların tasfiyesini kapsar.
- Tazminat ve ziynet eşyası. Maddi, manevi tazminat ve düğün takıları taleplerini kapsar.
- Koruma kararı. Şiddet veya şiddet tehlikesi durumunda alınabilecek tedbirleri kapsar.
- Yabancı boşanma kararının tanınması. Yurt dışında verilen kararın Türkiye'de geçerlilik kazanmasını kapsar.
Bu konuların her biri kendine özgü şartlara ve sürelere tabidir; aşağıdaki başlıklarda ayrı ayrı ele alınır. Boşanma avukatı desteği, davanın türüne göre farklı öncelikler taşır.
Anlaşmalı mı, Çekişmeli mi?
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, farklı şartlara ve farklı süreçlere dayanır. Hangisinin uygulanacağı tarafların uzlaşma durumuna göre belirlenir. Aşağıdaki tablo, iki yol arasındaki temel farkları karşılaştırır.

| Karşılaştırma | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Şartı | Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı | Özel veya genel boşanma sebebi |
| Boşanma sebebinin ispatı | Ayrıca ispat aranmaz | Sebep delillerle ispatlanmalı |
| Velayet ve nafakanın belirlenmesi | Protokolle önceden belirlenir | Yargılama sürecinde belirlenir |
| Duruşma sayısı | Genellikle tek duruşma | Birden fazla duruşma |
| Sürenin belirsizliği | Görece kısa ve öngörülebilir | Delil ve itirazlara göre uzayabilir |
| Anlaşmanın bozulması hâli | Dava çekişmeli sürece dönebilir | Süreç boyunca anlaşmaya geçilebilir |
Anlaşmalı boşanmada hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına ve protokolü tarafların ve çocukların menfaatleri bakımından uygun bulduğuna kanaat getirmelidir. Aksi hâlde dava çekişmeli sürece döner ve yargılama uzayabilir. Boşanmaya ilişkin genel hükümler Türk Medeni Kanunu'nda yer alır.
Anlaşmalı Boşanma ve Protokol
Anlaşmalı boşanma, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve tarafların boşanma ile sonuçları üzerinde uzlaşması hâlinde başvurulabilecek yoldur. Taraflar birlikte başvurabilir; taraflardan biri açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle de süreç anlaşmalı hâle gelebilir. Bir yıllık süre, resmî nikâh tarihinden itibaren hesaplanır; düğün veya birlikte yaşamaya başlama tarihi dikkate alınmaz. Süre dolmadan açılan başvuru, anlaşmalı nitelik taşıyamaz.
Protokol, velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konuların tamamını veya kısmını kapsayabilir. Protokolde yer almayan bir konu, sonradan ayrı bir dava ile ileri sürülebilir. Hâkim, protokolü uygun bulmazsa taraflardan değişiklik isteyebilir; değişiklik kabul edilirse boşanmaya karar verilir, edilmezse dava çekişmeli sürece döner. Anlaşmalı boşanma sayfasında protokolün hazırlanması ve duruşma süreci ayrıntılı olarak anlatılır.
Çekişmeli Boşanma Sebepleri
Çekişmeli boşanma, kanunda sayılan özel veya genel sebebe dayanır. Özel sebepler; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığıdır. Her biri kendi şartlarına ve bazıları kendi süresine tabidir. Zina sebebiyle dava açma hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; bu süreler geçtikten sonra aynı olay yalnızca genel sebep kapsamında ileri sürülebilir. Zina olayı affedilmişse veya hoşgörüyle karşılanmışsa, aynı olay kusur belirlemesinde ayrıca dikkate alınmaz.
Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için terkin en az altı ay sürmüş ve hâlen devam ediyor olması, dördüncü ayın bitiminden sonra hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtara rağmen terk eden eşin iki ay içinde ortak konuta dönmemiş olması gerekir; usule uyulmadan açılan terk davası reddedilir. Akıl hastalığı sebebiyle boşanmada ise hastalığın geçmeyeceğinin resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmiş olması ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi aranır.
Genel sebep ise evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeyi taraflardan beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır. Uygulamada en sık başvurulan sebep budur; davanın aşamaları ve süresi çekişmeli boşanma davası yazısında anlatılır. Yargıtay uygulamasında tamamen kusurlu eşin bu sebebe dayanarak dava açamayacağı kabul edilir; davacının kusuru daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Kusur değerlendirmesi, boşanma kararının yanı sıra tazminat ve nafaka taleplerini de etkiler. Daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Eşit kusur hâlinde taraflar birbirinden tazminat talep edemez.
“Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma getirecek derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır.”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2-2838, K. 2020/584, T. 16.07.2020
Boşanma Davasında Deliller ve Sınırları
Boşanma davasında kusur, tanık beyanı, yazılı belge ve mesaj kayıtları gibi delillerle ispatlanır. Delilin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması, mahkemece dikkate alınması için aranan temel bir şarttır. Tanık beyanı tek başına yeterli görülmeyebilir; beyanın somut olay ve tarihle desteklenmesi ispat gücünü artırır.
Eşin bilgisi dışında yerleştirilen dinleme cihazı, telefonuna yüklenen izleme yazılımı veya şifresi kırılarak erişilen hesap üzerinden elde edilen kayıtlar, özel hayatın gizliliğini ihlal eder. Bu yolla elde edilen kayıtlar hükme esas alınmaz. Karşı tarafın rızasıyla yapılan kayıt hukuka aykırı sayılmaz. Kişinin kendisinin taraf olduğu bir görüşmeyi rıza olmaksızın kaydetmesi ise kural olarak hukuka aykırıdır; yalnızca kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazası amacıyla, başka türlü ispat imkânının bulunmadığı ani gelişen durumlarda hukuka uygun kabul edilebilir.
Sosyal medya paylaşımları ve mesaj yazışmaları da delil olarak sunulabilir; ancak bunların dava tarihinden önceki olayları yansıtması ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması aranır. Dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar, görülmekte olan davada kusur belirlemesine esas alınmaz; ancak koşulları varsa yeni bir davaya dayanak yapılabilir.
“Davacı erkek tarafından sunulan ses kayıtlarına ilişkin CD'nin kadının 'özel hayatının gizliliği' ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil, hükme esas alınamaz.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12257, K. 2016/4800, T. 10.03.2016
Velayet ve Kişisel İlişki
Velayet, çocuğun kimin yanında kalacağını ve günlük bakımını kimin üstleneceğini belirler. Kararda esas alınan ölçüt, ebeveynlerden birinin tercihi değil çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve her iki ebeveynle bağı, değerlendirmede rol oynar. Anne baba anlaşamazsa mahkeme, gerekirse sosyal inceleme raporu istettikten sonra karar verir. Ortak velayet, taraflar birlikte talep etmiş ve düzenleme çocuğun yararına uygun bulunmuşsa mahkemece kabul edilebilir.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn için kişisel ilişki düzenlenir; görüşme günleri, tatil dönemleri ve iletişim şekli karara bağlanır. Kişisel ilişkinin engellenmesi, velayet düzenlemesinin yeniden gözden geçirilmesine yol açabilecek ciddi bir konudur. Velayet sayfasında değerlendirmenin ayrıntıları anlatılır.
Nafaka
Nafaka, boşanma sürecinde ve sonrasında farklı isimler altında talep edilebilir. Tedbir nafakası, dava süresince tarafların ve çocukların geçimi için hâkim tarafından resen belirlenir ve boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Kararın kesinleşmesiyle tedbir nafakası kendiliğinden sona erer; mahkeme aynı kararla yoksulluk veya iştirak nafakasına hükmederek ödemenin kesintisiz devamını sağlayabilir. Yoksulluk ve iştirak nafakasına ise resen hükmedilemez; boşanmanın eki niteliğindeki ve harca tabi olmayan bu talepler dava dilekçesinde ayrıca ileri sürülmelidir. Hükmedilen nafaka ödenmezse izlenecek yol nafaka ödenmezse ne olur yazımızda anlatılır.
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf için istenebilir; yürürlükteki düzenlemeye göre süresiz olarak bağlanır ve kanunda sayılan hâllerde kalkar. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla maddedeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptal hükmünün gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. İştirak nafakası ise velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır ve çocuk ergin oluncaya kadar devam eder; çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde bakım borcunu eğitim sona erinceye kadar sürdürür. Nafaka türleri sayfasında ayrım ayrıntılı olarak anlatılır. Hükmedilen nafakanın sonradan yükseltilmesi için izlenecek yol nafaka artırım davası yazımızdadır.
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Eşler arasında aksi kararlaştırılmamışsa evlilik süresince edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde her eş, rejimin sona ermesi hâlinde diğer eşin edinilmiş mallarından oluşan artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; bu hak katılma alacağı olarak adlandırılır. Evlenmeden önce sahip olunan mallar ile miras yoluyla edinilen mallar, kişisel mal sayıldığından katılma alacağı hesabına dahil edilmez. Hesabın adımları ve örnek bir tablo boşanmada mal paylaşımı yazısında yer alır.
Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer. Tasfiye, boşanma davasıyla birlikte istenebileceği gibi ayrı bir dava olarak da açılabilir; ancak tasfiye hakkında karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bu nedenle uygulamada derdest boşanma davası, tasfiye davasında bekletici mesele yapılır. Katılma alacağı ise boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Eşin mirasçılığı boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer; konu miras avukatı sayfamızda ayrıca ele alınır.
Maddi ve Manevi Tazminat, Düğün Takıları
Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaati zedelenen, kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle zedelenen taraf ise ayrıca manevi tazminat talep edebilir. Tazminat talebi, boşanma sürecinde ileri sürülebileceği gibi kararın kesinleşmesinden sonra da ayrı bir dava konusu yapılabilir; ancak boşanmadan doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Miktar, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusurun ağırlığı gözetilerek hâkim tarafından takdir edilir.
Düğünde takılan ziynet eşyasında, Yargıtay'ın 2024 yılında değişen uygulamasına göre kadına özgü takılar kime takılırsa takılsın kadına, erkeğe özgü takılar ise erkeğe ait sayılır; para ile gram ve çeyrek altın gibi cinsiyet ayırt etmeyen takılarda kime takıldığı esas alınır. Ziynet alacağı, boşanmadan bağımsız olarak da iade konusu yapılabilir. Mehir talebi de benzer bir değerlendirmeye tabidir; taraflar arasında dinî nikâh sırasında kararlaştırılan mehir, hukuken ayrı bir alacak niteliği taşır. Düğün takıları, mehir ve manevi tazminat sayfalarında talepler ayrıntılı olarak anlatılır.
Koruma ve Uzaklaştırma Kararı
Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan taraf, boşanma davası açılmış olsun olmasın koruma kararı talep edebilir. Başvuru, en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkimliğine, mülkî amire veya kolluk birimine yapılabilir. Talep, mağdurun kendisi, kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri doğrudan tedbir alabilir; alınan tedbir, en geç ertesi iş günü hâkim onayına sunulur.
Koruyucu tedbir kararı verilmesi için şiddetin gerçekleştiğine dair kesin delil veya rapor aranmaz; başvuranın beyanı yeterli kabul edilir. Karara itiraz, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine yapılır. Delil veya belge aranmaksızın verilen tedbir kararı, tek başına şiddetin ve kusurun ispatı sayılmaz; çekişmeli süreçte ancak dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararı
Yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye'de geçerli sayılması ve nüfus kayıtlarına işlenmesi, kararın Türk mahkemelerince tanınmasına bağlıdır. Tanıma işlemi tamamlanmadan yabancı karar Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurması, kararın yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması hâlinde, yabancı boşanma kararı dava açılmaksızın doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A). Taraflardan biri yabancı uyruklu ise, uygulanacak hukukun hangi ülkeye ait olduğu ayrıca değerlendirilir. Tanıma ve tenfiz davası sayfasında sürecin nasıl işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
Boşanma Dosyalarında Nasıl Çalışıyoruz?
İlk görüşmede dosyanın niteliği değerlendirilir; sürecin anlaşmalı mı çekişmeli mi yürüyeceği, tarafların hangi konularda uzlaştığı ve hangi konularda anlaşmazlık bulunduğu netleştirilir. Anlaşmalı süreçte protokol hazırlığı, çekişmeli süreçte ise delil planı bu aşamada şekillenir. Talep edilecek kalemler ve dayanak belgeler aynı aşamada listelenir. Tarafların bulunduğu şehir ve dosyanın hangi aile mahkemesinde görüleceği de değerlendirmeye dahildir. Dava açılabilmesi için özel yetkili ve fotoğraflı vekaletname düzenlenmesi gerekir; boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan genel dava vekaletnamesi yeterli sayılmaz.
Çocuğun bulunduğu dosyalarda velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri özel hassasiyetle ele alınır; talepler çocuğun üstün yararı gözetilerek hazırlanır. Delillerin hukuka uygun biçimde toplanması, sürecin ilerleyen aşamalarında sorun yaşanmaması için önceden değerlendirilir. Şiddet veya tehdit içeren durumlarda koruma kararı başvurusu, dava dosyasından bağımsız olarak öncelikle ele alınır.
Dava sürecinde duruşma takibi, karşı tarafın taleplerine cevap verilmesi ve gerekli hâllerde itiraz yollarının kullanılması sürdürülür. Sonuç garantisi verilmez; her dosya kendi delil durumuna ve tarafların uzlaşma düzeyine göre farklı seyreder. Protokolün veya dava dilekçesinin hazırlanmasında, ilerideki uyuşmazlıkları önlemek amacıyla düzenlemeler mümkün olduğunca somut ifadelerle yazılır.
Aile Hukuku Rehberlerimiz
Aile hukuku alanındaki diğer rehber sayfalarımız, boşanmanın sonuçlarına bağlı konularda ayrıntılı bilgi sunar; yukarıdaki başlıklarda değinilen konular tekrar edilmez.
- Destekten yoksun kalma tazminatı. Yakının ölümü nedeniyle desteğini yitiren kişilerin talebini anlatır.
- Tazminat hukuku avukatı. Aile hukuku dışındaki tazminat taleplerine genel bakış sunar.
Destekten yoksun kalma tazminatı ve tazminat hukuku avukatı sayfalarında konular ayrıntılı olarak anlatılır. Boşanma sürecinde karşılaşılan diğer konular için de aile hukuku rehberlerimize başvurulabilir.
Boşanma Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Boşanma avukatı ne iş yapar?
Boşanma avukatı, dilekçenin hazırlanmasından delillerin toplanmasına, duruşma takibinden velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat taleplerinin ileri sürülmesine kadar sürecin tamamında destek sağlar. Anlaşmalı süreçte protokol hazırlığı, çekişmeli süreçte delil ve kusur değerlendirmesi öne çıkar. Koruma kararı gerektiren durumlarda başvurunun hızlı yapılması da sürecin parçasıdır. Süreç boyunca ortaya çıkan yeni gelişmeler, mevcut talepleri güncelleme ihtiyacı doğurabilir.
Boşanma davası ortalama ne kadar sürer?
Süre, davanın anlaşmalı mı çekişmeli mi olduğuna, delillerin niteliğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Anlaşmalı boşanma genellikle tek duruşmada sonuçlanırken, çekişmeli süreç tanık dinletme ve delil toplama aşamaları nedeniyle daha uzun sürebilir. Tarafların dava sırasında anlaşmaya varması, çekişmeli süreci öngörülenden kısaltabilir. Karar kesinleşmeden önce istinaf veya temyiz yoluna başvurulursa süreç daha da uzayabilir.
Eşim boşanmak istemiyorsa dava açabilir miyim?
Evet, karşı tarafın rızası olmadan da dava açılabilir; süreç çekişmeli yürür. Davayı açan tarafın, kanunda sayılan boşanma sebebine dayanması ve sebebi ispatlaması gerekir. Karşı taraf davayı kabul etmezse mahkeme delilleri değerlendirerek karar verir. Genel sebebe dayanan davalarda, davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı doğar.
Anlaşmalı boşanmada duruşmaya girmek zorunda mıyız?
Evet, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi anlaşmalı boşanmanın kanuni şartıdır; vekille temsil dinlemenin yerine geçmez. Taraflar duruşmada protokolü anladıklarını ve boşanma iradelerini serbestçe açıkladıklarını beyan eder. Duruşma genellikle kısa sürer ve taraflar hazırlıklıysa aynı gün sonuçlanabilir.
Çocuğumun velayetini alabilmem için neye dikkat etmeliyim?
Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak karar verir; ebeveynin talebi tek başına belirleyici değildir. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, her iki ebeveynle kurduğu bağ ve barınma koşulları değerlendirmeye dahil edilir. Sosyal inceleme raporu, değerlendirmede önemli bir dayanak oluşturur; raporu hazırlayan uzman, çocuğu ve ebeveynleri ayrı ayrı görüşerek gözlem yapar. İdrak çağındaki çocuğun velayet konusundaki görüşünün alınması gerekir; bu görüş tek başına bağlayıcı olmamakla birlikte değerlendirmede dikkate alınır.
Yoksulluk nafakası ömür boyu mu ödenir?
Yürürlükteki düzenlemeye göre yoksulluk nafakası süresiz olarak bağlanır, ancak ömür boyu kesintisiz devam etmesi zorunlu değildir. Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla kanundaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiş, iptalin gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiştir. Koşullardaki değişiklik, ayrı davayla mahkemeye taşınabilir; nafaka veren tarafın ekonomik gücündeki değişim de artırım veya azaltım talebine konu olabilir.
Ev ve araç eşimin üzerineyse hakkım var mıdır?
Mülkiyet kime aitse malik kalır; ancak edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında diğer eş, artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteyebilir. Bu alacak katkının ispatı şartına bağlı değildir ve malın tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğundan bağımsız olarak değerlendirilir. Malın kişisel mal olduğu ya da kişisel maldan karşılandığı yönündeki iddialar ise banka kayıtları ve ödeme belgeleriyle ispatlanmalıdır.
Boşanmada düğün takıları kime kalır?
Ziynet eşyası, boşanma davasından bağımsız bir iade davasına da konu olabilir; boşanma kararının kesinleşmesi beklenmeden dava açılabilir. Takıların bozdurulduğu veya ailenin ortak ihtiyaçları için harcandığı iddiası, ileri süren tarafça ispatlanmalıdır. Kadına özgü takılar kime takılırsa takılsın kadına, erkeğe özgü takılar erkeğe aittir; para ve çeyrek altın gibi cinsiyet ayırt etmeyen takılarda ise kime takıldığı esas alınır.
Şiddet gördüm, koruma kararı nasıl alınır?
Yazılı dilekçeye gerek yoktur; sözlü başvuru da yeterlidir ve nöbetçi mercii gece dahi işleme alır. Rapor veya tanık beklemeden erken başvurmak hak kaybını önler. Karar, karşı taraf dinlenmeden ve gecikmeksizin verilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amirince alınan tedbir ise en geç ilk iş günü hâkimin onayına sunulur ve yirmi dört saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar. Tedbir kararının ihlali hâlinde, fiil ayrıca suç oluştursa bile hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine hükmedilir; her tekrarda süre artar ve toplamı altı ayı geçemez.
Yurt dışında boşandım, Türkiye'de geçerli mi?
Yurt dışında verilen boşanma kararı, Türk mahkemelerince tanınmadan Türkiye'de kendiliğinden geçerlilik kazanmaz ve nüfus kayıtlarına işlenmez. Tanıma işlemi tamamlandıktan sonra karar, Türkiye'de de hüküm doğurur ve nüfus müdürlüğüne bildirilebilir. Tarafların birlikte başvurması hâlinde, kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliğe veya yurt içinde yetkili nüfus müdürlüğüne yapılacak başvuruyla dava açılmaksızın doğrudan tescil de mümkündür.
Boşanmada Doğru Başlangıç
Boşanma türünün doğru seçilmesi, sürecin ne kadar süreceğini ve hangi konuların önceden netleşeceğini belirler. Çocuğun yararının öne alınması, velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinin sağlıklı ilerlemesini sağlar. Nafaka, mal paylaşımı ve tazminat haklarının eksiksiz ileri sürülmesi, sürecin ilerleyen aşamalarında hak kaybı yaşanmasını önler. Şiddet veya tehdit söz konusuysa, koruma kararı başvurusu boşanma sürecinden ayrı ve öncelikli olarak değerlendirilmelidir.







