URSA Avukatlık

Trafik Kazası İcra Takibi

Trafik kazası icra takibi, doğmuş bir alacağın tahsil aşamasıdır; bu sayfa tazminatın nasıl hesaplandığını değil, hesaplanan tutarın nasıl tahsil edileceğini anlatır.

Trafik KazasıAv. Halil İbrahim Uygur19 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Trafik kazası icra takibi konulu kapak görseli

Trafik kazası icra takibi, doğmuş bir alacağın tahsil aşamasıdır; bu sayfa tazminatın nasıl hesaplandığını değil, hesaplanan tutarın nasıl tahsil edileceğini anlatır. Elinizde mahkeme kararı varsa ilamlı, yoksa ilamsız icra yolu işler ve iki yol tamamen farklı ilerler. Haksız fiilden doğan alacaklarda faiz kural olarak kaza tarihinden başlar; sigorta şirketine karşı ise başvuru tarihi esas alınır. Aşağıda hangi alacaklar için takip başlatılabileceğini, takibin nasıl açıldığını, ödeme emrine itiraz hâlinde izlenecek yolu, haciz aşamasını, masrafları ve süre sınırlarını bulacaksınız. Hakkında takip başlatılan taraf için de ayrı bir başlık ayrılmıştır.

Trafik Kazası Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?

Trafik kazası icra takibi, alacağın tahsil yollarından yalnızca biridir. Kazadan doğan alacağın tahsili tek bir yoldan yürümez. Sigorta şirketine yapılan başvuru, taraflar arasındaki anlaşma, Sigorta Tahkim Komisyonu ve icra takibi bu yollardan bazılarıdır. Hangisinin uygun olduğu alacağın kaynağına, muhatabın kim olduğuna ve elinizde belge bulunup bulunmadığına göre değişir. İcra takibi bu seçeneklerden yalnızca biridir ve her dosyada ilk başvurulacak yol değildir.

Bu sayfa tazminatın hesaplanmasını konu almaz. Araç değer kaybının nasıl bulunduğu, bedeni zararın nasıl hesaplandığı ve ikame araç bedelinin hangi ölçütle belirlendiği ayrı sayfalarımızın konusudur. Buradaki anlatım, tutar belirlendikten sonra başlayan aşamaya odaklanır: takibin açılması, ödeme emrinin tebliği, itiraz, haciz ve tahsil. Alacaklı taraf için de, hakkında takip başlatılan taraf için de izlenecek yol ayrı ayrı gösterilmektedir.

Hangi Alacaklar İçin Takip Başlatılabilir?

Kazadan doğan zarar tek kalemden oluşmaz ve her kalem farklı biçimde belgelenir. Takip talebinde kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Tek satırda toplu tutar yazıldığında itiraz hâlinde hangi kalemin tartışmalı olduğu belirsiz kalır. Aşağıdaki tablo başlıca alacak kalemlerini ve muhataplarını göstermektedir.

Alacak KalemiKimden İstenirNasıl Belgelenir
Onarım bedeliKusurlu sürücü, işleten ve trafik sigortacısıOnarım faturası, eksper raporu
Araç değer kaybıKusurlu sürücü, işleten ve trafik sigortacısıEksper veya bilirkişi raporu
İkame araç ve mahrumiyet bedeliKusurlu sürücü ve işletenServis kaydı, emsal kira bedeli
Ticari kazanç kaybıKusurlu sürücü ve işletenDefter kayıtları, meslek odası verileri
Bedeni zarar kalemleriKusurlu taraf ve trafik sigortacısıMaluliyet raporu, aktüerya hesabı

Tablodaki kalemlerin nasıl hesaplandığı bu sayfanın konusu değildir. Hesap yöntemleri ayrı sayfalarımızda ele alınmaktadır. Uygulamada en sık karşılaşılan iki dosya türü değer kaybı ile mahrumiyet bedeli takipleridir. Hesap yöntemleri için araç değer kaybı hesaplama, bedeni zarar kalemleri için trafik kazası tazminat hesaplama sayfamıza bakabilirsiniz. Muhatap ayrımına dikkat edilmelidir: ikame araç ve mahrumiyet bedeli zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kaldığından bu kalem için sigortacıya yöneltilen takip sonuç vermez.

Takip Başlatmadan Önce Yapılacaklar

Trafik kazası icra takibi açmadan önce tamamlanması gereken hazırlıklar vardır. Eksik hazırlıkla yapılan icra takibi başlatma işlemi itirazla karşılaşır ve süreç uzar. Belgelerin baştan toplanması hem itiraz riskini düşürür hem de sonraki davada işinizi kolaylaştırır. Aşağıdaki adımlar sırayla tamamlanmalıdır.

  • Zararı belgeleyin; eksper raporu, fatura ve servis kayıtlarını toplayın.
  • Kaza tespit tutanağını ve varsa kusur bilirkişi raporunu temin edin.
  • Sigorta şirketine yazılı başvuru yapın ve yanıt süresini bekleyin.
  • Borçlunun kimlik bilgisini ve güncel adresini tespit edin.
  • Alacak kalemlerini ve talep edilecek faiz türünü belirleyin.
  • Gerekiyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderin.

Sigortaya başvuru adımı atlanmamalıdır. Zorunlu trafik sigortası teminatı içinde kalan kalemlerde sigortacıya yazılı başvuru yapılmadan dava veya tahkim yoluna gidilemez. İhtarname ise zorunlu değildir; buna karşılık borçluyu temerrüde düşürdüğü ve iyi niyeti gösterdiği için uygulamada tercih edilir. Borçlunun adresi bilinmiyorsa takip yine açılabilir, ancak tebligat sorunları süreci uzatır.

İlamlı ve İlamsız İcra Ayrımı

Bu ayrım sürecin tamamını belirler ve iki yol birbirinden tamamen farklı işler. Yolu tek bir soru tayin eder. Elinizde bir mahkeme kararı var mı? Karar varsa ilamlı icra, yoksa ilamsız icra yolu izlenir. Dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur.

İlamlı ve ilamsız icra takibi arasındaki farkları karşılaştıran şema

İlamlı icrada alacaklının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya ilam niteliğinde bir belge bulunur. Borçluya icra emri gönderilir ve borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Borçlu ancak borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya ertelendiğini belgeyle ileri sürerek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu nedenle ilamlı icra alacaklı için çok daha hızlı bir yoldur.

İlamsız icrada ise alacaklının elinde mahkeme kararı yoktur. Borçluya ödeme emri gönderilir ve borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için mahkemeye başvurup itirazı bertaraf etmesi gerekir. İtiraz için gerekçe göstermek de şart değildir; borçlunun borca itiraz ettiğini bildirmesi yeterlidir. Trafik kazası alacaklarında elinde karar bulunmayan alacaklı çoğunlukla bu yolu kullanır ve karşı taraf itiraz ederse süreç yargılamaya döner. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/15835, K. 2018/8627, T. 04.10.2018 sayılı kararı da trafik kazasından doğan alacak için başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemini incelemiştir.

İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

İcra takibi başlatma işlemi takip talebiyle olur. Talep, icra dairesine matbu form doldurularak verilir. Avukat aracılığıyla takip edilen dosyalarda talep UYAP üzerinden elektronik ortamda gönderilir. Talepte alacaklının ve borçlunun kimlik ile adres bilgileri, alacağın tutarı, dayanağı ve talep edilen faiz açıkça gösterilir.

İcra takibinin başlatılmasından tahsile kadar olan aşamalarını gösteren zaman çizgisi

İcra takibi başlatma talebinin doğru doldurulması sonraki aşamaları belirler. Alacak kalemleri ayrı ayrı yazılmalı, faizin türü ve başlangıç tarihi gösterilmelidir; eksik yazılan faiz sonradan talep edilemez. Takip açıldıktan sonra dosya numarası verilir ve süreç bu numara üzerinden izlenir. Hakkınızda açılmış bir dosya olup olmadığını e-Devlet icra dosyası sorgulama hizmetinden görebilirsiniz.

Trafik Kazasında Yetkili İcra Dairesi Hangisidir?

İcra takibi başlatma işleminde yetkili daire kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki dairedir. Haksız fiilden doğan alacaklarda ise seçimlik yetki bulunur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16 uyarınca haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; aynı kural icra dairesi bakımından uygulanır. Alacaklı bu seçenekler arasından tercih yapar.

Yetkisiz dairede açılan takip kendiliğinden geçersiz olmaz. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken yetki itirazını da ileri sürmelidir; itiraz edilmezse daire yetkili hâle gelir. Yetki itirazı süresinde ve açıkça yapılmalıdır. Bu itiraz kabul edilirse dosya yetkili daireye gönderilir ve süreç oradan devam eder. Borçlu itirazını takibin yapıldığı daireden farklı bir icra dairesine sunarsa, dilekçenin yetkili daireye gönderilmesinden doğan masraf kendisine aittir.

Faiz Hangi Tarihten İşler?

Faizin başlangıcı tahsil edilecek tutarı doğrudan etkiler ve uygulamada sık atlanan bir konudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiilden doğan alacaklarda borçlu, ihtar veya ihbara gerek olmaksızın olayın gerçekleştiği tarihte temerrüde düşer. Buna göre kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilen taleplerde faiz kaza tarihinden itibaren işler. Aradan geçen süre uzunsa faiz tutarı asıl alacağa yaklaşabilir.

Sigorta şirketi bakımından durum farklıdır. Trafik kazaları haksız fiil sayılsa dahi sigortacının temerrüdü kaza tarihinde oluşmaz. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 98 ve m. 99 uyarınca sigortacı, zarara ilişkin bilgi ve belgelerin kendisine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmazsa temerrüt gerçekleşir ve faiz o tarihten işlemeye başlar.

Sigortacıya hiç başvurulmamışsa faiz başlangıcı takip veya dava tarihi olur. Bu nedenle sigortaya yapılan yazılı başvurunun tarihi ve teslim edilen belgelerin dökümü saklanmalıdır. Faiz türü de takip talebinde açıkça gösterilir; sigorta şirketine yöneltilen taleplerde ticari işlere uygulanan faiz gündeme gelebilir. Talepte gösterilmeyen faiz sonradan istenemez.

Ödeme Emri ve Tebligat

İcra takibi başlatma işleminin ardından icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Süreç bu tebligatla işlemeye başlar. İlamsız takipte borçlunun ödeme emrine itiraz süresi, tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür (İİK m. 62). İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

Tebligatın usulüne uygun yapılması sürecin geçerliliği bakımından zorunludur. Yanlış adrese yapılan veya usulsüz biçimde kapıya yapıştırılan tebligat, borçlunun itiraz hakkını kullanamamasına yol açar. Bu durumda borçlu, usulsüz tebligat şikâyetinde bulunabilir ve öğrenme tarihinin esas alınmasını isteyebilir. Alacaklı açısından da adres tespiti dikkat gerektirir; usulsüz tebligat üzerine kurulan takip sonradan iptal edilebilir.

Sigortaya Karşı İcra Takibi

Sigorta şirketine karşı icra takibi başlatma mümkündür; kanunda bunu engelleyen bir hüküm yoktur. Buna karşılık bu yolun kendine özgü koşulları ve riskleri vardır. Öncelikle talep, poliçe teminatı kapsamında kalan bir kaleme ilişkin olmalıdır. Onarım bedeli, araç değer kaybı ve bedeni zarar kalemleri bu kapsamdadır; ikame araç ve mahrumiyet bedeli ise zorunlu trafik sigortası teminatının dışındadır.

İkinci koşul yazılı başvurudur. Sigortacıya belgelerle başvurulmadan açılan takipte sigortacı temerrüde düşmüş sayılmaz ve faiz ancak takip tarihinden işler. Başvuru yapılmışsa sekiz iş günlük sürenin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir. Bu ayrım, tahsil edilecek faiz tutarını doğrudan etkiler.

Üçüncü ve en çok gözden kaçan nokta alacağın niteliğidir. Haksız fiilden doğan alacak kural olarak likit sayılmaz; tutarı yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirir. Bunun iki sonucu vardır. Birincisi, borçlu sigortacı itiraz ettiğinde alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi güçleşir. İkincisi, aynı gerekçe borçlu tarafı da korur; haksız itiraz iddiasıyla tazminat istenmesi bu durumda kolay kabul edilmez. Tahkim yolu, tutarı görece düşük ve belgesi tam dosyalarda icra takibine göre daha hızlı sonuç verir.

Ödeme Emrine İtiraz Edilirse

İlamsız takipte itiraz, takibi kendiliğinden durdurur (İİK m. 66). Bu, ilamsız icranın en belirgin özelliğidir ve alacaklı için sürecin uzaması anlamına gelir. İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı icra dairesine yazılı olarak veya sözlü beyanla yapılır. Borca itirazda gerekçe göstermek zorunlu değildir ve itiraz harca tabi değildir. Araç değer kaybı icra takibi ile araç mahrumiyet bedeli icra takibi dosyalarında itiraz oranı yüksektir; kusur ve tutar çoğunlukla tartışmalıdır.

Borçlu tarafın bakış açısından itiraz basit bir işlemdir ancak sonuçları vardır. İtiraz eden borçlu, alacaklının açacağı davada haksız çıkarsa yargılama gideri ve vekalet ücretiyle karşılaşır. Buna karşılık trafik kazası alacaklarında tutar tartışmalı olduğu için itiraz sıklıkla haklı görülür. Alacaklının önünde iki yol kalır: itirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması yolu. İkisi arasındaki fark bir sonraki başlıkta anlatılmaktadır.

Trafik Kazası İcra Takibi İtiraz Dilekçesi

Hakkında takip başlatılan taraf, itirazını yazılı itiraz dilekçesiyle veya icra dairesinde sözlü beyanla bildirir. Aşağıdaki metin temsilidir ve her dosyaya ayrıca uyarlanmalıdır; köşeli parantez içindeki alanlar kendi bilgilerinizle doldurulur. Dilekçede dosya numarasının, tebliğ tarihinin ve itiraz gerekçelerinin açıkça yer alması gerekir.

[.......] İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE

DOSYA NO: [.......] E.

İTİRAZ EDEN BORÇLU: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [.......], Adres: [.......]

ALACAKLI: [Ad Soyad veya Ticaret Unvanı]

TEBLİĞ TARİHİ: [gün/ay/yıl]

KONU: Ödeme emrine ve takibe itirazlarımın bildirilmesidir.

AÇIKLAMALAR: Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından tarafıma ödeme emri tebliğ edilmiştir. Aşağıda açıkladığım nedenlerle borca, faize ve fer'ilerine süresi içinde itiraz ediyorum.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle takibe ve ödeme emrine itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim.

Tarih ve imza: [gün/ay/yıl] — [Ad Soyad]

İtirazda İleri Sürülebilecek Gerekçeler

Borca itirazda gerekçe göstermek zorunlu olmasa da, gerekçeli itiraz sonraki aşamada işinizi kolaylaştırır. Açıklamalar bölümünde aşağıdaki başlıklardan dosyanıza uyanlar ayrı ayrı yazılır. Gerekçelerin somut olması gerekir; genel nitelikli ifadeler yargılamada karşılık bulmaz.

Yetki itirazı. Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsanız bu itirazı ayrıca ve açıkça belirtmeniz gerekir. Yetki itirazı ileri sürülmezse daire yetkili hâle gelir ve sonradan bu iddia dinlenmez.

Kusur oranına itiraz. Kaza tespit tutanağındaki dağılım kesin değildir. Kusurun tamamen veya kısmen karşı tarafta olduğunu düşünüyorsanız bunu bildirir ve uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edersiniz.

Tutara itiraz. Talep edilen miktar gerçek zararı aşıyor olabilir. Değer kaybı icra takibine itirazda eksper raporunun yöntemi, mahrumiyet bedelinde ise günlük bedelin ve makul onarım süresinin fahiş belirlendiği ileri sürülür. Emsal fiyat teklifleri bu iddiayı destekler.

Alacağın likit olmadığı itirazı. Haksız fiilden doğan alacağın tutarı yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiği için kural olarak likit sayılmaz. Bu itiraz, alacaklının icra inkâr tazminatı talebine karşı ileri sürülür.

Yukarıdaki itiraz dilekçesi örneği yalnızca yapıyı göstermek amacıyla verilmiştir. Dosyanızdaki kusur dağılımı, talep edilen kalemler ve tutar farklı olacağından metnin olduğu gibi kullanılması doğru değildir. İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür ve bu süre kaçırıldığında takip kesinleşir; dilekçenin süresi içinde verilmesi her şeyden önce gelir.

İtirazın İptali Davası

İtirazın iptali, alacaklının genel mahkemede açtığı bir davadır (İİK m. 67). Alacağın varlığı ve tutarı bu davada baştan incelenir; tanık, bilirkişi ve her türlü delil kullanılabilir. Trafik kazası alacaklarında kusur ve zarar tartışmalı olduğu için uygulamada bu yol tercih edilir. Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; süre kaçırılırsa takip düşer ve alacak için yeniden takip veya genel dava yoluna gidilir.

İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülen ve dar yetkili bir yoldur (İİK m. 68). Bu yolda yalnızca kanunda sayılan belgeler incelenir; tanık dinlenmez ve geniş bilirkişi incelemesi yapılmaz. Alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş senet veya resmî belge varsa hızlı sonuç verir. Trafik kazası alacaklarında böyle bir belge çoğunlukla bulunmadığı için bu yol elverişli değildir.

Hangi yolun seçileceği elinizdeki belgeye göre belirlenir. Kusur ve zarar tartışmalıysa itirazın iptali davası açılır ve dosya asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesinde görülür. Sigorta şirketine karşı yöneltilen taleplerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Dava sonunda alacaklı haklı çıkarsa takip kaldığı yerden devam eder ve haciz aşamasına geçilir.

İcra İnkâr Tazminatı

İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasında haksız çıkan tarafa yüklenen bir yaptırımdır. Borçlu haksız yere itiraz etmişse alacaklı lehine hükmedilir. Alacaklı haksız yere takip yapmışsa bu kez borçlu lehine hükmedilir. Tazminat, reddedilen veya kabul edilen alacak tutarı üzerinden hesaplanır ve dava dilekçesinde talep edilmiş olması gerekir.

Trafik kazası alacaklarında bu tazminata hükmedilmesi kolay değildir. Nedeni alacağın likit olmamasıdır; tutarın belirlenmesi bilirkişi incelemesini ve yargılamayı gerektirir. Yargıtay uygulaması, yargılamayı gerektiren alacaklarda icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesi gerektiği yönündedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3120, K. 2025/5012, T. 16.06.2025 sayılı kararında da alacağın likit olmaması hâlinde bu tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiştir. Bu ilke her iki tarafı da ilgilendirir. Alacaklı bakımından tazminat beklentisi gerçekçi değildir; borçlu bakımından ise itiraz etmenin tazminat riski sanıldığı kadar yüksek değildir.

Haciz Aşaması

Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talep edebilir. Kesinleşme, ilamsız takipte itiraz edilmemesi veya itirazın bertaraf edilmesiyle, ilamlı takipte ise icra emrinde verilen sürenin dolmasıyla gerçekleşir. Haciz, borcu karşılamaya yetecek kadar malvarlığı üzerine konur. Aşağıdaki tablo başlıca haciz türlerini göstermektedir.

Haciz aşamasında başvurulan haciz türlerini gösteren şema
Haciz TürüNeye UygulanırDikkat Edilecek Nokta
Banka hacziMevduat ve hesap bakiyesiMaaş hesabında oran sınırı işler
Maaş hacziAylık ücret ve maaşEn fazla dörtte biri kesilebilir
Araç hacziTescilli motorlu araçlarŞerh konur, satış ayrı talep gerektirir
Tapu hacziTaşınmazlarSatış süreci uzundur, rehin sırası gözetilir

Maaş haczinde en fazla dörtte biri kesilebildiği için tahsil süresi uzar. Kesinti aylık olarak yapılır ve borç kapanana kadar sürer. Banka hesabına konan haciz ise mevcut bakiyeye uygulanır; hesabın maaş hesabı olması hâlinde aynı oran sınırı devreye girer. Hakkında haciz konan tarafın izleyebileceği yollar için banka haciz kaldırma içeriğimize bakabilirsiniz.

Borçlunun Mal Varlığı Nasıl Araştırılır?

Haciz talep edebilmek için borçlunun neye sahip olduğunun bilinmesi gerekir. Araştırma UYAP sistemi üzerinden icra dairesi aracılığıyla yapılır. Sorgulama kapsamında tapu kayıtları, araç tescil bilgileri, banka hesapları ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları yer alır. Kurum kaydından borçlunun çalışıp çalışmadığı ve hangi işyerinde bulunduğu görülür.

Alacaklının bu sorgulamalara doğrudan erişimi yoktur. Talep icra dairesine yapılır; daire sorgulamayı yürütür ve sonucu dosyaya işler. Vekil aracılığıyla takip edilen dosyalarda sorgulama avukat tarafından UYAP üzerinden istenir. Sorgulama sonucunda malvarlığı bulunamazsa haciz konulacak bir değer yok demektir; bu durumda izlenecek yol bir sonraki başlıkta anlatılmaktadır.

Borçlunun Mal Varlığı Yoksa Ne Olur?

Sorgulama sonucunda haczedilecek bir değer bulunamayabilir. Bu, alacaklının en çok kaygı duyduğu ihtimaldir ve dürüstçe ele alınması gerekir. Böyle bir durumda alacaklı icra dairesinden aciz vesikası alabilir (İİK m. 105). Aciz vesikası, borçlunun borcunu karşılayacak malvarlığının bulunmadığını resmî olarak tespit eden belgedir.

Belge alacağı ortadan kaldırmaz. Borçlunun ileride mal edinmesi hâlinde takip yeniden yürütülebilir ve alacaklı bu belgeye dayanarak yeniden haciz talep edebilir. Aciz vesikasına bağlanan alacak için ayrıca uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür; bu, alacaklıya zaman kazandırır. Buna karşılık belge tahsil güvencesi değildir. Borçlunun hiç mal edinmemesi hâlinde alacağın fiilen tahsil edilememesi mümkündür ve bu ihtimal baştan bilinmelidir.

Takip Masrafları ve Vekalet Ücreti

İcra takibi masrafsız bir işlem değildir. Masraflar önce alacaklı tarafından karşılanır. Takip sonuçlandığında bu tutarlar borçludan tahsil edilir; tahsil gerçekleşmezse masraf alacaklının üzerinde kalır. Aşağıdaki kalemler uygulamada karşılaşılan başlıca masraflardır.

  • Başvurma harcı; takip açılışında peşin ödenir.
  • Peşin harç; takip konusu alacak üzerinden hesaplanır.
  • Tebligat gideri; ödeme emrinin gönderilmesi için alınır.
  • Haciz ve muhafaza masrafları; haciz aşamasında doğar.
  • Satış ve kıymet takdiri giderleri; satış talep edilirse gündeme gelir.
  • Tahsil harcı; tahsilat gerçekleştiğinde alınır.

Harç oranları ve maktu tutarlar her yıl güncellendiği için bu sayfada rakam verilmemiştir; güncel tutarlar için icra dairesinden veya Harçlar Kanunu tarifesinden teyit alınmalıdır. Vekalet ücreti bakımından ise iki ayrı kalem vardır. Birincisi alacaklının kendi avukatıyla arasındaki sözleşmeye dayanır. İkincisi karşı taraf vekalet ücretidir; takip kesinleştiğinde borçludan tahsil edilir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanır. Borçlu itiraz eder ve haklı çıkarsa bu kez alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilir.

Zamanaşımı ve İlamın İcra Süresi

Bu başlıkta iki farklı süre birbirinden ayrılmalıdır. Birincisi alacağın zamanaşımı süresidir. Haksız fiilden doğan tazminat alacağında süre, zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır (6098 sayılı Kanun m. 72; 2918 sayılı Kanun m. 109). Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır ve bu, yaralanmalı ile ölümlü kazalarda süreyi belirgin biçimde uzatır.

İkincisi ilamın icra edilebilirlik süresidir. Elinde mahkeme kararı bulunan alacaklı, bu ilamı kararın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde icraya koymalıdır (İİK m. 39). Süre geçtikten sonra ilam icra edilemez hâle gelir ve alacaklının yeniden dava açması gerekir. İki süre birbirinden bağımsız işler; alacak zamanaşımına uğramamış olsa bile ilam süresi dolmuş olabilir. Takip başlatılması zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.

Hakkınızda Takip Başlatıldıysa

Bu sayfa yalnızca alacaklı tarafa değil, hakkında takip başlatılan tarafa da yol gösterir. Elinize bir ödeme emri ulaştıysa yapılacak ilk iş belgeyi dikkatle okumaktır. Tebliğ tarihi, alacaklının kimliği, talep edilen tutar ve alacağın dayanağı ödeme emrinde yazılıdır. İtiraz süresi bu tarihten işlemeye başlar ve ilamsız takipte yedi gündür.

Değerlendirilmesi gereken üç nokta vardır. Birincisi kusur durumudur; kaza tespit tutanağındaki dağılım kesin değildir ve itiraz edilebilir. İkincisi tutardır; talep edilen miktar gerçek zararı aşıyor olabilir. Üçüncüsü sigortanızın devrede olup olmadığıdır; talep zorunlu trafik sigortası teminatı içindeyse muhatap öncelikle sigortacınızdır ve poliçenizi devreye sokmanız gerekir. İtiraz süresi kaçırılırsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir; bu nedenle süre içinde harekete geçilmelidir.

Bu Süreçte Avukat Desteği

Bu dosyalarda sonucu doğru yolun baştan seçilmesi tayin eder. Elinizde mahkeme kararı bulunup bulunmaması ve alacağın teminat kapsamında olup olmaması süreci baştan şekillendirir. Faiz başlangıcının doğru gösterilmesi de tahsil edilecek tutarı etkiler. Takip talebinde eksik yazılan bir kalem sonradan tamamlanamaz; yanlış muhataba yöneltilen takip ise zaman kaybına yol açar.

URSA Avukatlık olarak trafik kazası alacaklarının tahsilinde süreç, belgelerin incelenmesi ve hangi yolun uygun olduğunun belirlenmesiyle başlar. Takip talebinin hazırlanması, itiraz hâlinde açılacak davanın yürütülmesi, malvarlığı araştırması ve haciz işlemleri bu kapsamdadır. Hakkında takip başlatılan tarafa da itiraz ve savunma aşamasında destek veriyoruz. Sürecin genel işleyişi için trafik kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Dosyanız için ön değerlendirme talep edebilirsiniz; kapsam ve ücret görüşme sırasında yazılı olarak paylaşılır.

Trafik Kazası İcra Takibi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Aşağıda en çok sorulan on soruyu yanıtladık. Yanıtlar kısadır ve her biri kendi başına okunur. Süre soruları kesin taahhüt olarak değil, uygulamadaki genel işleyiş olarak verilmiştir. Dosyanıza özgü değerlendirme için hukuki destek almanız gerekir.

Trafik kazası alacağı için icra takibi başlatılabilir mi?

Evet, başlatılabilir. Onarım bedeli, araç değer kaybı, mahrumiyet bedeli ve ticari kazanç kaybı gibi kalemler icra yoluyla takip edilebilir. Muhatap, kalemin niteliğine göre kusurlu sürücü, araç işleteni veya sigorta şirketi olur. Takip açmadan önce zararın belgelenmesi ve teminat kapsamındaki kalemler için sigortaya başvurulması gerekir.

Mahkeme kararı olmadan takip yapılabilir mi?

Evet, yapılabilir. Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı ilamsız icra yoluna başvurur ve borçluya ödeme emri gönderilir. Bu yolun farkı, borçlunun süresinde yaptığı itirazın takibi kendiliğinden durdurmasıdır. Alacaklı devam edebilmek için itirazın iptali davası açmak zorunda kalır ve süreç yargılamaya döner.

Sigorta şirketine karşı icra takibi yapılabilir mi?

Yapılabilir; ancak talebin poliçe teminatı içinde kalması gerekir. Teminat dışındaki kalemler için sigortacıya yöneltilen takip sonuçsuz kalır ve masraf alacaklının üzerinde kalır. Takipten önce belgelerle yazılı başvuru yapılmış olması da faizin ne zaman işlemeye başlayacağını değiştirir. Muhatabı doğru seçmek bu nedenle ilk adımdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne olur?

Takip durur ve alacaklı tek başına devam edemez. Önünde iki seçenek kalır; genel mahkemede itirazın iptali davası açmak ya da icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istemek. Kusur ve tutarın tartışmalı olduğu dosyalarda ilk yol tercih edilir. Bir yıllık dava süresi kaçırılırsa takip düşer ve baştan başlamak gerekir.

Faiz hangi tarihten itibaren işler?

Kusurlu sürücü ve araç işleteni bakımından faiz kaza tarihinden işler; haksız fiilde temerrüt için ihtara gerek yoktur. Sigorta şirketi bakımından ise farklıdır. Belgelerle başvurulmuşsa sekiz iş günlük sürenin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir. Hiç başvurulmamışsa faiz takip veya dava tarihinden işlemeye başlar.

Takip masraflarını kim öder?

Başlangıçta alacaklı öder. Başvurma harcı, peşin harç, tebligat gideri ve haciz aşamasında doğan masraflar peşin karşılanır. Tahsilat gerçekleştiğinde bu tutarlar borçludan geri alınır; tahsilat olmazsa masraf alacaklıda kalır. Harç oranları her yıl güncellendiğinden güncel tutarı icra dairesinden öğrenmeniz gerekir. Karşı taraf vekalet ücreti de ayrıca hesaplanır.

Borçlunun malı yoksa alacağım ne olur?

Alacak silinmez ama tahsili ertelenir. Bu durumda icra dairesinden aciz vesikası alınır ve dosya kapanmaz. Borçlu ileride mal edinirse belgeye dayanarak yeniden haciz istenebilir. Belgeye bağlanan alacak uzun bir zamanaşımı süresine tabidir. Yine de bu bir tahsil güvencesi değildir; sonucu borçlunun mal edinip edinmemesi belirler.

İcra takibi ne kadar sürer?

Kesin süre verilemez; dosyanın seyrine göre değişir. İtiraz edilmeyen ilamsız takipte süreç birkaç ay içinde haciz aşamasına ulaşabilir. İtiraz edilirse itirazın iptali davası açılması gerekir ve yargılama süresi buna eklenir. Haciz konulan malın satışı da ayrı bir süreç ve zaman gerektirir. Borçlunun malvarlığı durumu süreyi doğrudan etkiler.

Hakkımda takip başlatıldı, ne yapmalıyım?

İlk iş ödeme emrindeki tebliğ tarihini görmektir; itiraz süresi o günden işler ve ilamsız takipte yedi gündür. Kusur dağılımına veya istenen tutara diyeceğiniz varsa süre içinde bildirin. Poliçeniz devrede olabilir; sigortacınıza haber vermeniz gerekir. Süre kaçarsa takip kesinleşir ve haciz aşaması başlar.

Zamanaşımı süresi ne kadardır?

Haksız fiilden doğan alacakta süre, zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıldır. Her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl geçmekle hak düşer. Kaza suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır ve bu, yaralanmalı dosyalarda süreyi belirgin biçimde uzatır. Elinizde mahkeme kararı varsa ayrıca ilamın on yıllık icra süresi işler; iki süre birbirinden bağımsızdır.

Trafik Kazası İcra Takibinde Bilmeniz Gereken Her Şey

Trafik kazası icra takibi, tazminatın hesaplanmasından sonra başlayan tahsil aşamasıdır. Onarım bedeli, araç değer kaybı, mahrumiyet bedeli, ticari kazanç kaybı ve bedeni zarar kalemleri için takip başlatılabilir; muhatap kalemin niteliğine göre kusurlu taraf veya sigorta şirketi olur. Elinizde mahkeme kararı varsa ilamlı, yoksa ilamsız icra yolu işler ve ilamsız takipte borçlunun itirazı takibi kendiliğinden durdurur. İtiraz hâlinde alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmak zorundadır. Faiz, kusurlu tarafa karşı kaza tarihinden işlerken sigortacı bakımından belgelerle başvurudan sonraki sekiz iş günlük sürenin dolmasıyla başlar. Takip kesinleştiğinde banka, maaş, araç ve tapu üzerine haciz konabilir; maaş haczinde oran sınırı bulunur. Borçlunun malvarlığı yoksa aciz vesikası alınır ve alacak ileride mal edinilmesi hâlinde takip edilebilir. Zamanaşımı kural olarak iki yıldır, kaza suç oluşturuyorsa uzar; elinde ilam bulunan alacaklı ise bu ilamı on yıl içinde icraya koymalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler