
Trafik kazası icra takibi, elde mahkeme veya Sigorta Tahkim Komisyonu kararı varsa ilamlı, yoksa ilamsız yolla başlatılır. Para alacağına ilişkin tazminat kararı kesinleşmesi beklenmeden icraya konulabilir (HMK m. 350 ve 367). İlamsız icra takibinde borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz ederse takip durur; alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m. 62, 66 ve 67). Takibin muhatabı kalemin niteliğine göre kusurlu sürücü, araç işleteni, zorunlu trafik sigortacısı veya şartları varsa Güvence Hesabıdır. Faiz sürücü ve işletene karşı kaza tarihinden, sigorta şirketine karşı başvurudan sonraki sekiz iş günlük sürenin dolmasından işler (KTK m. 99).
Tazminatın nasıl hesaplandığı ayrı bir konudur; buradaki başlıklar hesaplanan ya da hükme bağlanan tutarın icra yoluyla tahsilini, ödeme emrine itirazı ve haciz aşamasını sırasıyla ele alır.
| Durum | Takip yolu | Süre ve sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Mahkeme veya tahkim kararı var | İlamlı takip, icra emri | Kesinleşme beklenmez; borçlu 7 gün içinde yalnız ödeme, erteleme veya zamanaşımı iddiasıyla icra mahkemesine gidebilir | HMK m.350, 367; İİK m.32, 33 |
| Borçlu kararı istinaf veya temyize götürdü | Takip sürer | Hükmolunan para depo edilir veya teminat gösterilirse icra geri bırakılabilir | İİK m.36 |
| Karar yok (onarım, değer kaybı, mahrumiyet) | İlamsız takip, ödeme emri | Tebliğden itibaren 7 gün içindeki itiraz takibi durdurur | İİK m.62, 66 |
| Borçlu ödeme emrine itiraz etti | İtirazın iptali davası | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK m.67 |
| Karar sonradan kaldırıldı veya bozuldu | İcra durur | Borç olmadığı kesin ilamla anlaşılırsa tahsil edilen para iade edilir | İİK m.40 |
| Takip kesinleşti | Haciz | Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK m.78 |
İlamlı ve İlamsız İcra Ayrımı
Elinizde mahkeme kararı ya da ilam niteliğinde belge varsa ilamlı icra, yoksa ilamsız icra yolu izlenir. İki yolun dayanağı da 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur. Trafik kazası dosyalarında ilamlı takibe dayanak olan başlıca belgeler tazminat davasında verilen karar ve Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararıdır; mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller de ilam hükmündedir (İİK m. 38).

İlamlı icrada borçluya icra emri gönderilir ve hükmolunan paranın yedi gün içinde ödenmesi istenir (İİK m. 32). Borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz. Borçlu bu süre içinde icra mahkemesine başvurarak borcun ödendiğini, ertelendiğini veya zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir; ödeme ve erteleme iddiası kanunda sayılan belgelerle ispatlanırsa icra geri bırakılır (İİK m. 33). Bu nedenle ilamlı icra alacaklı için çok daha hızlı bir yoldur.
İlamsız icrada ise alacaklının elinde mahkeme kararı yoktur. Borçluya ödeme emri gönderilir ve borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için mahkemeye başvurup itirazı bertaraf etmesi gerekir. Değer kaybı ve araç mahrumiyeti gibi tutarı bilirkişi incelemesine bağlı alacaklarda itiraz ihtimali yüksektir; bu nedenle tutarı tartışmalı dosyalarda önce dava veya tahkim yoluyla karar alıp ilamlı takip yapmak çoğu zaman daha doğrudan sonuç verir.
Karar Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Evet. Değer kaybı, onarım bedeli, araç mahrumiyeti veya bedensel zarar için verilen tazminat kararı bir para alacağına ilişkindir ve kesinleşmesi beklenmeden ilamlı icraya konulabilir. İstinaf ve temyiz başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; kesinleşme şartı yalnız kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin kararlar için aranır (HMK m. 350 ve 367).
Borçlunun bu aşamada başvurabileceği yol icranın geri bırakılmasıdır. Kanun yoluna başvuran borçlu, hükmolunan parayı resmî bir mercie depo ettiğini ispat eder ya da icra mahkemesinin kabul edeceği rehin veya muteber bir banka kefaleti gösterirse, icra müdürü kendisine icra mahkemesinden geri bırakma kararı alması için uygun bir süre verir (İİK m. 36). Teminat gösterilmedikçe ve geri bırakma kararı alınmadıkça takip yürür ve haciz yapılabilir. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kesin olarak esastan reddederse veya Yargıtay hükmü onarsa, teminata konu para alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmadan ödenir. Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, geri bırakma kararının etkisi temyiz süresi dolana kadar devam eder (İİK m. 36, 7343 sayılı Kanunla eklenen cümle).
Kesinleşmeden yürütülen takibin bir riski vardır. Karar bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya Yargıtayca bozulursa icra işlemleri olduğu yerde durur; borçlunun hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla anlaşılırsa, icra ayrıca hüküm gerekmeksizin eski hâline iade edilir ve tahsil edilen para geri verilir (İİK m. 40). Bu nedenle tahsil edilen tutarın iadesi ihtimali baştan hesaba katılmalıdır.
İlamlı takipte ilamın hüküm fıkrası esas alınır. Kararda hangi tutar, hangi faiz türü ve hangi başlangıç tarihi yazılıysa takip talebi buna göre hazırlanır; kararda gösterilmeyen bir kalem veya daha yüksek bir faiz icra aşamasında eklenemez. Takip, hükümde borçlu olarak gösterilen kişilere karşı yapılır. Davanın yalnızca ihbar edildiği ve hakkında hüküm kurulmayan kişi aleyhine ilamlı takip yapılamaz; ona karşı ayrı bir dava gerekir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Kararının İcrası
Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararı da ilamlı takibe dayanak olur. Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermekle yükümlüdür ve karar Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir (5684 sayılı Kanun m. 30). Tutarı tartışmalı dosyalarda bu yol, itirazla duracak bir ilamsız takipten daha doğrudan sonuç verebilir.
Kanundaki parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda karara, Komisyonca bildiriminden itibaren on gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz hakem heyeti, işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verir. Süresinde itiraz edilmeyen karar kesinleşir (5684 sayılı Kanun m. 30). Başvuru şartları ve süreç için Sigorta Tahkim Komisyonu sayfamıza bakabilirsiniz.
Hangi Alacaklar İçin Takip Başlatılabilir?
Kazadan doğan zarar tek kalemden oluşmaz ve her kalem farklı biçimde belgelenir. Takip talebinde kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; tek satırda toplu tutar yazıldığında itiraz hâlinde hangi kalemin tartışmalı olduğu belirsiz kalır. Aşağıdaki tablo başlıca alacak kalemlerini ve muhataplarını göstermektedir.
| Alacak Kalemi | Kimden İstenir | Nasıl Belgelenir |
|---|---|---|
| Onarım bedeli | Kusurlu sürücü, işleten ve trafik sigortacısı | Onarım faturası, eksper raporu |
| Araç değer kaybı | Kusurlu sürücü, işleten ve trafik sigortacısı | Eksper veya bilirkişi raporu |
| İkame araç ve mahrumiyet bedeli | Kusurlu sürücü ve işleten | Servis kaydı, emsal kira bedeli |
| Ticari kazanç kaybı | Kusurlu sürücü ve işleten | Defter kayıtları, meslek odası verileri |
| Bedeni zarar kalemleri | Kusurlu taraf ve trafik sigortacısı | Maluliyet raporu, aktüerya hesabı |
Değer kaybı tutarının nasıl bulunduğu için araç değer kaybı hesaplama, bedeni zarar kalemleri için trafik kazası tazminat hesaplama, aracın kullanılamadığı süre için ikame araç bedeli sayfamıza bakabilirsiniz. Muhatap ayrımına dikkat edilmelidir. Araç mahrumiyeti, aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı zarar sayıldığından zorunlu trafik sigortası teminatının dışındadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8085, K. 2023/11250, T. 24.10.2023); bu kalem sigortacıdan değil, kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Kazadan sonraki belgeli tedavi giderlerinden ise KTK m. 98 uyarınca SGK sorumludur; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, bu giderler için işleten, sürücü ve trafik sigortacısına karşı başlatılan takibe ilişkin itirazın iptali davasında husumet yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2015/15835, K. 2018/8627, T. 04.10.2018).
Maddi Hasarlı Trafik Kazasında İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Yalnız araçların zarar gördüğü kazada alacak çoğunlukla dört kalemden oluşur: onarım bedeli, değer kaybı, aracın serviste kaldığı süreye ait mahrumiyet veya ikame araç bedeli ve ticari araçta kazanç kaybı. Bu alacaklar için önce dava açmak zorunlu değildir; alacaklı doğrudan ilamsız takip başlatabilir. Ancak her kalemin muhatabı ve ön şartı farklıdır, takip talebi de buna göre kurulur.
- Sigortacıya yazılı başvuru. Onarım ve değer kaybı karşı aracın trafik sigortası teminatındadır. Zarar gören, dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvurmak zorundadır; sigortacı 15 gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır (KTK m. 97). Takibe itiraz edilirse açılacak itirazın iptali davası da bir dava olduğundan başvuru takipten önce yapılmalıdır.
- Muhatap seçimi. Teminat içindeki kalemler sigortacıya, kusurlu sürücüye ve işletene birlikte yöneltilebilir; araç mahrumiyeti ise trafik sigortası teminatı dışında olduğundan yalnız sürücü ve işletenden istenir.
- Kalemlerin ayrı yazılması. Onarım, değer kaybı ve mahrumiyet tutarları, faiz türü ve faiz başlangıcı takip talebinde ayrı ayrı gösterilir. Borçlu yalnız bir kaleme itiraz ederse takip kabul ettiği kısım için devam eder (İİK m. 66).
- İcra dairesinin seçimi. Borçlunun yerleşim yeri dışında kazanın olduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri icra daireleri de yetkilidir (İİK m. 50, HMK m. 16).
Değer kaybı ve mahrumiyet tutarı bilirkişi incelemesine bağlı olduğundan bu takiplere itiraz edilmesi olağandır ve itiraz takibi durdurur. Tutar baştan tartışmalıysa maddi hasarlı trafik kazası tazminat davası açmak ya da sigortacıya karşı tahkime gitmek, itirazla duracak bir takipten daha kısa sürede ilama ulaştırabilir.
Takip Başlatmadan Önce Yapılacaklar
İlamsız takipte borçlu itiraz ederse alacaklı, itirazın iptali davasında alacağının varlığını genel hükümlere göre ispat etmek zorundadır (İİK m. 67). Belgeler bu nedenle takipten önce toplanmalıdır.
- Zararı belgeleyin; eksper raporu, fatura ve servis kayıtlarını toplayın.
- Kaza tespit tutanağını ve varsa kusur bilirkişi raporunu temin edin.
- Teminat kapsamındaki kalemler için sigorta şirketine yazılı başvuru yapın ve cevap süresini bekleyin.
- Borçlunun kimlik bilgisini ve güncel adresini tespit edin.
- Alacak kalemlerini, faiz türünü ve faiz başlangıç tarihini belirleyin.
Zorunlu trafik sigortası teminatı içindeki kalemlerde sigortacıya yazılı başvuru yapılmadan dava veya tahkim yoluna gidilemez (KTK m. 97); başvurunun nasıl yapılacağı trafik kazasında sigorta şirketine başvuru sayfamızda anlatılır. İhtarname zorunlu değildir; sürücü ve işleten haksız fiil tarihinde temerrüde düşmüş sayıldığından ihtarname faiz başlangıcını değiştirmez, yalnızca talebin belgelenmesine yarar.
Trafik Kazasında İhtiyati Haciz Nasıl İstenir, Araca Tedbir Konulabilir mi?
Dava sürerken sorumlu kişinin aracını veya başka mallarını elden çıkarması, karar alındığında tahsili zorlaştırır. Bunun için kanunda iki koruma bulunur:
- Savcılık şerhi: Ölüm veya yaralanmalı kazada olaya el koyan Cumhuriyet savcılığı, kazaya karışan aracın devrini önlemek için trafik kaydına şerh konulması talimatı verir. Şerh konulduktan sonra bir ay içinde şerhin devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz sayılır (KTK m.85/2); süre içinde mahkemeye başvurulmalıdır.
- İhtiyati haciz: Rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para alacağının alacaklısı, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İİK m.257). Haksız fiilde borçlu fiilin işlendiği tarihte temerrüde düştüğünden (TBK m.117/2), kazadan doğan tazminat alacağı bu yola konu olabilir.
Uyuşmazlık konusu bir hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı endişesiyle verilen ihtiyati tedbir (HMK m.389) ile ihtiyati haciz aynı şey değildir. Tazminat davasında uyuşmazlık konusu bir para alacağıdır ve para alacağını güvenceye almak için kanunun öngördüğü yol ihtiyati hacizdir; araç da bu yolla haczedilebilir.
İhtiyati haciz kararını yetkili mahkeme verir. Alacaklı, alacağın varlığı ve gerekiyorsa haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır (İİK m.258); kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve tedavi kayıtları bu delillerin başında gelir. Haksız çıkması hâlinde borçlunun ve üçüncü kişilerin zararından sorumlu olduğundan teminat gösterir; alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz, ilam niteliğindeki belgeye dayanıyorsa teminatı mahkeme takdir eder (İİK m.259).
Süreler kısadır. Karar verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden uygulanması istenmezse kendiliğinden kalkar (İİK m.261). Dava açılmadan önce haciz uygulanmışsa, haczin uygulanmasından, gıyapta yapıldıysa tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açılmalı veya takip talebinde bulunulmalıdır; haciz dava sırasında konulmuşsa esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takibe geçilmelidir (İİK m.264). Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen karara yedi gün içinde itiraz edebilir (İİK m.265).
İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
İcra takibi takip talebiyle başlar. Talep icra dairesine verilir; avukat aracılığıyla takip edilen dosyalarda UYAP üzerinden elektronik ortamda gönderilir. Talepte alacaklının ve borçlunun kimlik ile adres bilgileri, alacağın tutarı, dayanağı ve talep edilen faiz açıkça gösterilir. İlamlı takipte talebe ilamın onaylı örneği eklenir.

Takip talebinin doğru doldurulması sonraki aşamaları belirler. Alacak kalemleri ayrı ayrı yazılmalı, faizin türü ve başlangıç tarihi gösterilmelidir; talepte istenmeyen faiz sonradan eklenemez. Takip açıldıktan sonra dosya numarası verilir ve süreç bu numara üzerinden izlenir. Hakkınızda açılmış bir dosya olup olmadığını e-Devlet icra dosyası sorgulama hizmetinden görebilirsiniz.
Trafik Kazasında Yetkili İcra Dairesi Hangisidir?
Para alacağı için takipte Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki hükümleri kıyasen uygulanır (İİK m. 50). Kural olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir; haksız fiilden doğan alacaklarda ayrıca haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri de yetkilidir (HMK m. 16). Değer kaybı ve araç mahrumiyeti takiplerinde alacaklı bu seçenekler arasından tercih yapar.
Yetkisiz dairede açılan takip kendiliğinden geçersiz olmaz. Borçlu, yetki itirazını esas hakkındaki itirazla birlikte ileri sürmelidir (İİK m. 50); itiraz edilmezse daire yetkili hâle gelir. İtiraz kabul edilirse dosya yetkili daireye gönderilir. Borçlu itirazını takibin yapıldığı daireden farklı bir icra dairesine sunarsa, o daire masrafı alarak itirazı yetkili daireye gönderir (İİK m. 62).
Faiz Hangi Tarihten İşler?
Faizin başlangıcı tahsil edilecek tutarı doğrudan etkiler. Yargıtay uygulamasında haksız fiilden doğan alacaklarda borçlu, ihtara gerek olmaksızın fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır. Buna göre kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltilen taleplerde faiz kaza tarihinden itibaren işler.
Sigorta şirketi bakımından durum farklıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 99 uyarınca sigortacı, genel şartlarda belirlenen belgelerin kendisine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde teminat sınırları içindeki tutarı ödemekle yükümlüdür. Bu sürenin sonunda ödeme yapılmazsa temerrüt gerçekleşir ve faiz o tarihten işlemeye başlar. Sigortacıya hiç başvurulmamışsa faiz başlangıcı takip veya dava tarihi olur; bu nedenle başvurunun tarihi ve teslim edilen belgelerin dökümü saklanmalıdır.
Yasal Faiz mi, Avans Faizi mi?
Faiz türü de tutarı belirler. 3095 sayılı Kanunun 7589 sayılı Kanunla değişen 1. maddesine göre kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır ve temerrüt faizi de bu orana göre istenir. Ticari işlerde ise Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 sayılı Kanun m. 2).
Trafik kazası alacaklarında avans faizinin istenip istenemeyeceği, Yargıtay uygulamasında sorumluluğu doğuran sigortalı aracın niteliğine bağlanır: araç ticari araçsa ve olay ticari iş sayılıyorsa avans faizi, hususi araçsa yasal faiz istenir. Takip talebinde faizin türü ve başlangıç tarihi açıkça gösterilmelidir. Hususi araç için avans faizi istenmişse itiraz üzerine fazla kısım reddedilebilir; ilamlı takipte ise yalnız kararda hükmedilen faiz türü istenebilir.
Ödeme Emri ve Tebligat
İlamsız takipte icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir ve süreç bu tebligatla işlemeye başlar. Borçlunun ödeme emrine itiraz süresi, tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür (İİK m. 62). İtiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Tebligatın usulüne uygun yapılması sürecin geçerliliği bakımından zorunludur. Usulsüz tebligatta borçlu şikâyet yoluyla öğrenme tarihinin esas alınmasını isteyebilir; usulsüz tebligat üzerine kurulan işlemler sonradan iptal edilebileceğinden alacaklı açısından adres tespiti dikkat gerektirir.
Sigortaya Karşı İcra Takibi
Sigorta şirketine karşı icra takibi başlatılabilir; kanunda bunu engelleyen bir hüküm yoktur. Buna karşılık bu yolun kendine özgü koşulları vardır. Öncelikle talep, poliçe teminatı kapsamında kalan bir kaleme ilişkin olmalıdır. Onarım bedeli, araç değer kaybı ve bedeni zarar kalemleri bu kapsamdadır; ikame araç ve mahrumiyet bedeli ise zorunlu trafik sigortası teminatının dışındadır. Sigortacının sorumluluğu poliçedeki teminat limitiyle de sınırlıdır; limiti aşan kısım sürücü ve işletenden istenir.
İkinci koşul yazılı başvurudur. Sigortacıya belgelerle başvurulmadan açılan takipte sigortacı temerrüde düşmüş sayılmaz ve faiz ancak takip tarihinden işler. Başvuru yapılmışsa sekiz iş günlük sürenin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir.
Üçüncü nokta alacağın niteliğidir. Haksız fiilden doğan alacak kural olarak likit sayılmaz; tutarı yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirir. Bu nedenle sigortacı ilamsız takibe itiraz ettiğinde alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi güçleşir; aynı gerekçe borçlu tarafı da korur.
Takip kesinleşirse ya da ilamlı takipte icra emrindeki süre dolarsa, sigorta şirketinin banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacakları haczedilebilir. Buna karşılık şirketin sigorta sözleşmelerinden doğan taahhütleri için kanunen ayırdığı teminatlar, sigortalıların tüm alacakları ödenmeden haczolunamaz ve üzerine ihtiyati haciz konulamaz (5684 sayılı Kanun m. 17).
Sürücü ve İşletene Karşı Takip
Araç işleteni, aracın işletilmesiyle verilen zarardan sorumludur; aynı zarardan birden fazla kişi sorumluysa zarar görene karşı müteselsil sorumluluk vardır (KTK m. 85 ve 88). Bu nedenle takip, sigortacıyla birlikte kusurlu sürücüye ve işletene de yöneltilebilir. Üç durumda sürücü ve işleten asıl muhataptır: zarar poliçe limitini aştığında, talep edilen kalem trafik sigortası teminatı dışında kaldığında (araç mahrumiyeti gibi) ve araç sigortasız olduğunda.
Gerçek kişiye karşı takipte tahsilin sonucu borçlunun malvarlığına bağlıdır; aracı, taşınmazı, banka hesabı ve maaşı haczedilebilir. Ölüm veya yaralanmaya yol açan kazalarda olaya el koyan Cumhuriyet savcılığı, aracın devrini önlemek için trafik kaydına şerh konulması talimatı verir; şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz sayılır (KTK m. 85). Aracın ileride haczedilmesi isteniyorsa bu süre içinde ihtiyati haciz gibi bir koruma tedbiri değerlendirilmelidir.
Karşı Araç Sigortasızsa Güvence Hesabı ve Takip
Güvence Hesabı, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuş bir hesaptır ve her zararı karşılamaz. Sigortasız aracın veya sigortalısı tespit edilemeyen aracın yol açtığı kazalarda Hesaba yalnız bedensel zararlar için başvurulabilir; sigorta şirketinin iflası veya ruhsatlarının sürekli iptali hâlinde ise şirketin ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar Hesaptan istenir. Ödemeler geçerli teminat tutarlarıyla sınırlıdır (5684 sayılı Kanun m. 14).
Buna göre sigortasız bir aracın verdiği araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet zararı için muhatap Güvence Hesabı değil, kusurlu sürücü ve işletendir; bu alacak onlara karşı dava veya ilamsız takip yoluyla istenir. Bedensel zararda Hesaba yazılı başvuru yapılır; Hesapla doğan uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonuna da gidilebilir (5684 sayılı Kanun m. 30). Hesabın karşılamadığı kısım için sürücü ve işletene karşı takip yolu açıktır.
Ödeme Emrine İtiraz Edilirse
İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur (İİK m. 66). İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı icra dairesine yazılı olarak veya sözlü beyanla yapılır. Borca itirazda gerekçe göstermek zorunlu değildir; ancak borcun yalnız bir kısmına itiraz ediliyorsa o kısım ve miktar açıkça gösterilmelidir, aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62). Borçlu kabul ettiği miktar için takip devam eder (İİK m. 66).
Araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli takiplerinde kusur ve tutar çoğunlukla tartışmalı olduğundan itiraz ihtimali baştan hesaba katılmalıdır. İtiraz eden borçlu, alacaklının açacağı davada haksız çıkarsa yargılama gideri ve vekalet ücretiyle karşılaşır. Alacaklının önünde iki yol kalır: itirazın iptali davası ve itirazın kaldırılması.
Trafik Kazası İcra Takibi İtiraz Dilekçesi
Hakkında ilamsız takip başlatılan taraf, itirazını yazılı itiraz dilekçesiyle veya icra dairesinde sözlü beyanla bildirir. Talep zorunlu trafik sigortası teminatı içindeyse sigortacınıza da haber vermeniz gerekir. Aşağıdaki metin temsilidir ve her dosyaya ayrıca uyarlanmalıdır; köşeli parantez içindeki alanlar kendi bilgilerinizle doldurulur.
[.......] İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE
DOSYA NO: [.......] E.
İTİRAZ EDEN BORÇLU: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [.......], Adres: [.......]
ALACAKLI: [Ad Soyad veya Ticaret Unvanı]
TEBLİĞ TARİHİ: [gün/ay/yıl]
KONU: Ödeme emrine ve takibe itirazlarımın bildirilmesidir.
AÇIKLAMALAR: Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından tarafıma ödeme emri tebliğ edilmiştir. Aşağıda açıkladığım nedenlerle borca, faize ve fer'ilerine süresi içinde itiraz ediyorum.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle takibe ve ödeme emrine itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim.
Tarih ve imza: [gün/ay/yıl] — [Ad Soyad]
İtirazda İleri Sürülebilecek Gerekçeler
Gerekçe göstermek zorunlu olmasa da gerekçeli itiraz sonraki aşamada işinizi kolaylaştırır. Açıklamalar bölümüne dosyanıza uyan başlıklar ayrı ayrı ve somut olarak yazılır.
Yetki itirazı. Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsanız bu itirazı ayrıca ve açıkça belirtmeniz gerekir. Yetki itirazı ileri sürülmezse daire yetkili hâle gelir ve sonradan bu iddia dinlenmez.
Kusur oranına itiraz. Kaza tespit tutanağındaki tespitler ve sigorta şirketinin bunlara göre belirlediği oran kesin değildir. Kusurun tamamen veya kısmen karşı tarafta olduğunu düşünüyorsanız bunu bildirir ve uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edersiniz.
Tutara ve faize itiraz. Talep edilen miktar gerçek zararı aşıyor olabilir. Değer kaybı takibine itirazda eksper raporunun yöntemi, mahrumiyet bedelinde ise günlük bedelin ve makul onarım süresinin fahiş belirlendiği ileri sürülür. Hususi araç için avans faizi istenmişse faiz türüne de ayrıca itiraz edilir.
Alacağın likit olmadığı itirazı. Haksız fiilden doğan alacağın tutarı yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiği için kural olarak likit sayılmaz. Bu itiraz, alacaklının icra inkâr tazminatı talebine karşı ileri sürülür.
İtiraz süresi kaçırıldığında takip kesinleşir. Borçlu itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır; takip senet altındaki imzaya dayanıyorsa imza itirazı da ayrıca ve açıkça yapılmalıdır (İİK m. 62).
İtirazın İptali Davası
İtirazın iptali, alacaklının genel mahkemede açtığı bir davadır (İİK m. 67). Alacağın varlığı ve tutarı bu davada baştan incelenir; tanık, bilirkişi ve her türlü delil kullanılabilir. Trafik kazası alacaklarında kusur ve zarar tartışmalı olduğu için uygulamada bu yol tercih edilir. Dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; bu süre geçirilirse itirazın iptali davası açılamaz, ancak alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (İİK m. 67).
İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülen ve dar yetkili bir yoldur (İİK m. 68). Bu yolda yalnızca kanunda sayılan belgeler incelenir; alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylı borç ikrarı içeren senet ya da resmî belge varsa hızlı sonuç verir. Trafik kazası alacaklarında böyle bir belge çoğunlukla bulunmadığı için bu yol elverişli değildir.
Dava, uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesinde görülür; sigorta şirketine karşı yöneltilen taleplerde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Davanın hangi şehirde açılabileceği trafik kazası davasında görevli ve yetkili mahkeme yazısında anlatılıyor. Dava sonunda alacaklı haklı çıkarsa takip kaldığı yerden devam eder ve haciz aşamasına geçilir.
İcra İnkâr Tazminatı
İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasında haksız çıkan tarafa yüklenen bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı lehine, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa borçlu lehine hükmedilir. Tazminat karşı tarafın talebi üzerine, reddedilen veya hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere belirlenir (İİK m. 67).
Trafik kazası alacaklarında bu tazminata hükmedilmesi kolay değildir, çünkü tutarın belirlenmesi bilirkişi incelemesini ve yargılamayı gerektirir. Yargıtay uygulaması, yargılamayı gerektiren alacaklarda icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesi gerektiği yönündedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de bir işçilik alacağı dosyasında, alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektiriyorsa likit sayılamayacağını ve bu durumda icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir (E. 2025/3120, K. 2025/5012, T. 16.06.2025). Alacaklı bakımından tazminat beklentisi bu nedenle gerçekçi değildir.
Haciz Aşaması
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talep edebilir. Kesinleşme, ilamsız takipte itiraz edilmemesi veya itirazın bertaraf edilmesiyle, ilamlı takipte ise icra emrinde verilen sürenin dolmasıyla gerçekleşir. Haciz, borcu karşılamaya yetecek kadar malvarlığı üzerine konur. Borçlunun evinde yapılan hacizde hangi eşyanın alınamayacağı haczedilemeyen ev eşyaları yazımızda anlatılır. Aşağıdaki tablo başlıca haciz türlerini göstermektedir.

| Haciz Türü | Neye Uygulanır | Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| Banka haczi | Mevduat ve hesap bakiyesi | Maaş hesabında oran sınırı işler |
| Maaş haczi | Aylık ücret ve maaş | Haczedilecek kısım dörtte birden az olamaz |
| Araç haczi | Tescilli motorlu araçlar | Şerh konur, satış ayrı talep gerektirir |
| Tapu haczi | Taşınmazlar | Satış süreci uzundur, rehin sırası gözetilir |
Maaş haczinde icra müdürü borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktarı ayırır; haczedilecek kısım maaşın dörtte birinden az olamaz ve birden fazla haciz varsa sıraya konur (İİK m. 83). Banka hesabına konan haciz mevcut bakiyeye uygulanır; hesabın maaş hesabı olması hâlinde maaş haczine ilişkin sınırlar gözetilir. Hakkında haciz konan tarafın izleyebileceği yollar için banka haciz kaldırma içeriğimize bakabilirsiniz.
Borçlunun Mal Varlığı Nasıl Araştırılır?
Ödeme emrindeki süre geçtikten ve itiraz varsa kaldırıldıktan sonra alacaklı, haciz talebinde bulunmadan da UYAP üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulayabilir. Sorgulama tapu, araç tescil, banka ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını kapsar; malvarlığı çıkarsa haciz sistem üzerinden istenir ve icra dairesi tespit edilen malı elektronik ortamda haczeder. Sorgulamayla edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz (İİK m. 78).
Haciz istemek hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz veya dava hâlinde bunların başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre bu bir yıla katılmaz (İİK m. 78).
Borçlunun Mal Varlığı Yoksa Ne Olur?
Sorgulama sonucunda haczedilecek bir değer bulunamayabilir. Bu durumda haczi kabil mal bulunmadığını gösteren haciz tutanağı aciz vesikası hükmündedir (İİK m. 105). Aciz vesikası borç ikrarını içeren senet niteliğindedir (İİK m. 143).
Belge alacağı ortadan kaldırmaz. Borçlunun ileride mal edinmesi hâlinde alacaklı bu belgeye dayanarak yeniden haciz talep edebilir. Aciz vesikasındaki alacak, borçluya karşı vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; vesikadaki alacak için faiz istenemez. Alacaklı vesikayı aldığı tarihten itibaren bir yıl içinde takibe devam ederse yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur (İİK m. 143). Borçlu hiç mal edinmezse alacağın fiilen tahsil edilememesi mümkündür; sigortacının sorumlu olduğu kalemleri sigortacıya yöneltmek bu riski azaltır.
Takip Masrafları ve Vekalet Ücreti
Takip masrafları önce alacaklı tarafından karşılanır ve takip sonuçlandığında borçludan tahsil edilir; tahsil gerçekleşmezse masraf alacaklının üzerinde kalır. Başlıca kalemler başvurma ve peşin harç, tebligat gideri, haciz ve muhafaza masrafları, kıymet takdiri ve satış giderleri ile tahsil harcıdır. Harç oranları ve maktu tutarlar Harçlar Kanununa bağlı tarifelere göre her yıl güncellenir; takip açılırken güncel tutar icra dairesince hesaplanır.
Vekalet ücreti bakımından iki ayrı kalem vardır. Birincisi alacaklının kendi avukatıyla arasındaki sözleşmeye dayanır. İkincisi karşı taraf vekalet ücretidir; takip kesinleştiğinde borçludan tahsil edilir ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanır. Borçlu itiraz eder ve haklı çıkarsa bu kez alacaklı aleyhine vekalet ücretine hükmedilir.
Zamanaşımı ve İlamın İcra Süresi
Bu başlıkta iki farklı süre birbirinden ayrılmalıdır. Birincisi alacağın zamanaşımı süresidir. Haksız fiilden doğan tazminat alacağında süre, zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır (6098 sayılı Kanun m. 72; 2918 sayılı Kanun m. 109). Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır ve bu, yaralanmalı ile ölümlü kazalarda süreyi belirgin biçimde uzatır.
İkincisi mahkeme kararına bağlanan alacağın ve ilama dayanan takibin süresidir. Borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni zamanaşımı süresi her zaman on yıldır (TBK m. 156). İlama dayanan icra takibi de son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m. 39). İcra takibi zamanaşımını keser (TBK m. 154) ve süre alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m. 157).
Bu Süreçte Avukat Desteği
Bu dosyalarda sonucu doğru yolun baştan seçilmesi belirler: elinizde karar bulunup bulunmadığı, kalemin teminat kapsamında olup olmadığı, faiz türü ve başlangıcı ile muhatap seçimi. URSA Avukatlık olarak takip talebinin hazırlanmasını, itiraz hâlinde açılacak davanın yürütülmesini, malvarlığı araştırmasını ve haciz işlemlerini üstleniyor; hakkında takip başlatılan tarafa da itiraz ve savunma aşamasında destek veriyoruz. Sürecin genel işleyişi için trafik kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Trafik Kazası İcra Takibi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Trafik kazası alacağı için icra takibi başlatılabilir mi?
Evet, başlatılabilir. Onarım bedeli, araç değer kaybı, mahrumiyet bedeli, ticari kazanç kaybı ve bedensel zarar kalemleri icra yoluyla takip edilebilir. Elinizde mahkeme veya Sigorta Tahkim Komisyonu kararı varsa ilamlı, yoksa ilamsız takip yapılır. Muhatap, kalemin niteliğine göre kusurlu sürücü, araç işleteni veya sigorta şirketidir.
Mahkeme kararı olmadan takip yapılabilir mi?
Evet, yapılabilir. Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı ilamsız icra yoluna başvurur ve borçluya ödeme emri gönderilir. Bu yolun farkı, borçlunun yedi gün içinde yaptığı itirazın takibi kendiliğinden durdurmasıdır. Alacaklı devam edebilmek için bir yıl içinde itirazın iptali davası açmak zorunda kalır ve süreç yargılamaya döner.
Değer kaybı kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Evet. Değer kaybı, onarım bedeli ve araç mahrumiyeti için verilen tazminat kararı para alacağına ilişkin olduğundan kesinleşmesi beklenmeden ilamlı icraya konulabilir; istinaf ve temyiz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz (HMK m. 350 ve 367). Borçlu, hükmolunan parayı depo eder veya teminat gösterirse icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m. 36). Karar sonradan kaldırılır veya bozulursa tahsil edilen tutar iade edilir (İİK m. 40).
Sigorta Tahkim Komisyonu kararı icraya konulabilir mi?
Evet, hakem kararı ilamlı takibe dayanak olur. Kanundaki parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda karara bildirimden itibaren on gün içinde itiraz edilebilir ve itiraz üzerine kararın icrası durur (5684 sayılı Kanun m. 30). Süresinde itiraz edilmeyen karar kesinleşir; takip talebi kararda yazılı tutar, faiz türü ve faiz başlangıcına göre hazırlanır.
Sigorta şirketine karşı icra takibi yapılabilir mi?
Yapılabilir; ancak talebin poliçe teminatı ve limiti içinde kalması gerekir. Teminat dışındaki kalemler için sigortacıya yöneltilen takip sonuçsuz kalır ve masraf alacaklının üzerinde kalır. Takipten önce belgelerle yazılı başvuru yapılmış olması faizin ne zaman işlemeye başlayacağını belirler. Şirketin banka hesapları haczedilebilir, ancak kanunen ayırdığı sigorta teminatları haczedilemez (5684 sayılı Kanun m. 17).
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne olur?
Takip durur ve alacaklı tek başına devam edemez. Önünde iki seçenek kalır; genel mahkemede itirazın iptali davası açmak ya da icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istemek. Kusur ve tutarın tartışmalı olduğu trafik kazası dosyalarında ilk yol tercih edilir. İtirazın iptali davası itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır; bu süre kaçırılırsa alacak ancak genel hükümlere göre alacak davasıyla istenebilir (İİK m. 67).
Faiz hangi tarihten itibaren işler?
Kusurlu sürücü ve araç işleteni bakımından faiz kaza tarihinden işler; haksız fiilde temerrüt için ihtara gerek yoktur. Sigorta şirketi bakımından ise belgelerle başvurulmuşsa sekiz iş günlük ödeme süresinin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir (KTK m. 99). Hiç başvurulmamışsa faiz takip veya dava tarihinden işlemeye başlar. Faiz türü ise sorumluluğu doğuran aracın ticari veya hususi olmasına göre yasal faiz ya da avans faizidir.
Araç değer kaybı icraya konur mu?
Evet. Değer kaybı alacağı için kusurlu sürücü, işleten veya trafik sigortacısı aleyhine ilamsız takip başlatılabilir; mahkeme veya hakem kararı alınmışsa takip ilamlı yapılır. Sigortacıya karşı takipten önce belgelerle yazılı başvuru yapılmalıdır; bu başvuru faizin başlangıcını belirler ve itiraz hâlinde açılacak dava için de aranır (KTK m. 97 ve 99). Tutar eksper veya bilirkişi raporuna dayandığından ilamsız takibe çoğunlukla itiraz edilir ve yargılamayı gerektiren bu alacakta icra inkâr tazminatı kural olarak istenemez.
Karşı tarafın sigortası yoksa kime takip yapılır?
Araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet zararı için muhatap kusurlu sürücü ve araç işletenidir; Güvence Hesabı sigortasız aracın verdiği eşya zararını karşılamaz. Bedensel zararlar için ise Güvence Hesabına yazılı başvuru yapılır ve uyuşmazlık hâlinde dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna gidilir (5684 sayılı Kanun m. 14 ve 30). Hesabın karşılamadığı kısım için sürücü ve işletene karşı takip yolu açıktır.
Borçlunun malı yoksa alacağım ne olur?
Alacak silinmez ama tahsili ertelenir. Haczi kabil mal bulunmadığını gösteren haciz tutanağı aciz vesikası hükmündedir (İİK m. 105). Borçlu ileride mal edinirse belgeye dayanarak yeniden haciz istenebilir. Vesikadaki alacak yirmi yılda zamanaşımına uğrar ve bu alacak için faiz istenemez (İİK m. 143). Yine de bu bir tahsil güvencesi değildir; sonucu borçlunun mal edinip edinmemesi belirler.
İcra takibi ne kadar sürer?
Kesin süre verilemez; dosyanın seyrine göre değişir. İtiraz edilmeyen ilamsız takipte ödeme emrindeki yedi günlük süre dolunca haciz istenebilir. İtiraz edilirse itirazın iptali davası açılması gerekir ve yargılama süresi buna eklenir. Haciz istemek hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yılda düşer; itiraz ve dava süresi bu bir yıla katılmaz (İİK m. 78). Haciz konulan malın satışı da ayrı bir süreç gerektirir.
Hakkımda takip başlatıldı, ne yapmalıyım?
İlk iş ödeme emrindeki tebliğ tarihini görmektir; itiraz süresi o günden işler ve ilamsız takipte yedi gündür. Kusur dağılımına veya istenen tutara diyeceğiniz varsa süre içinde bildirin. Poliçeniz devrede olabilir; sigortacınıza haber vermeniz gerekir. Süre kaçarsa takip kesinleşir ve haciz aşaması başlar. İlamlı takipte ise takibi kendiliğinden durduran bir itiraz yolu yoktur; icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla icra mahkemesine başvurulabilir (İİK m. 33).
Zamanaşımı süresi ne kadardır?
Haksız fiilden doğan alacakta süre, zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıldır (TBK m. 72, KTK m. 109). Kaza suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır. Alacak mahkeme kararına bağlanmışsa yeni zamanaşımı süresi on yıldır (TBK m. 156); ilama dayanan takip de son işlemden itibaren on yıl hareketsiz kalırsa zamanaşımına uğrar (İİK m. 39).
Maddi hasarlı trafik kazasında dava açmadan icra takibi yapılabilir mi?
Evet. Onarım bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli için doğrudan ilamsız takip başlatılabilir. Trafik sigortacısına yöneltilecek kalemlerde önce sigortacıya yazılı başvuru yapılmalıdır (KTK m.97); mahrumiyet bedeli ise yalnız sürücü ve işletenden istenir. Borçlu yedi gün içinde itiraz ederse takip durur ve alacak itirazın iptali davasında ispatlanır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.


