
Trafik kazası yaptım ne yapmalıyım sorusunun cevabı, kazanın ilk saniyelerinde can güvenliğiyle başlar. Yaralı varsa önce 112 aranır, araç güvenli bir noktaya çekilebiliyorsa uyarı ışıkları yakılarak trafik güvenliği sağlanır. Bu ilk adımlardan sonra sıra belge ve bildirimlere gelir; kaza tespit tutanağının doldurulması, sigortaya bildirim ve varsa kolluğun çağrılması gibi işlemler kazadan sonraki saatler ve günler içinde tamamlanması gereken adımlardır. Yapılacakların sırası ve niteliği, kazanın yalnızca maddi hasarlı mı yoksa yaralanmalı mı olduğuna göre değişir; bu iki durum için izlenecek yol da bu sayfada ayrı ayrı anlatılmaktadır.
Kaza yaptım diyen bir sürücünün aklındaki soru genellikle aynıdır: şimdi ne yapmalı, neyi kaçırırsa hak kaybeder? Bu sayfa, kaza yerinde, kazadan sonraki günlerde ve sonraki haftalarda sırasıyla neye dikkat edilmesi gerektiğini özetler. Her konunun ayrıntısı sitedeki ilgili rehbere bırakılmış, burada yalnızca doğru sırayla ilerlemeniz için gereken çerçeve verilmiştir. Kazada kusurlu olduğunuzu düşünseniz bile izlemeniz gereken adımlar vardır; bu sayfa yalnızca zarar görene değil, kusurlu olduğunu düşünen sürücüye de yol gösterir.
Kaza Yerinde İlk Yapılacaklar
Karayolları Trafik Kanunu, kazaya karışan sürücüye kaza yerinde birden fazla yükümlülük yükler; bunların başında kaza yerinden izinsiz ayrılmamak gelir. Sürücü, durumu yetkililere bildirmeden ve karşı tarafla gerekli bilgi alışverişini tamamlamadan olay yerinden ayrılamaz. İz ve delilleri değiştirmemek de aynı yükümlülüğün bir parçasıdır; araçların kaza anındaki konumu, zorunlu haller dışında kaydı alınmadan değiştirilmemelidir. Aşağıdaki adımlar bu yükümlülükleri karşılayacak sırayla verilmiştir.

- Aracı mümkünse güvenli bir noktaya çekmek ve dörtlü uyarı ışıklarını yakmak.
- Yaralı varsa 112'yi aramak ve yaralıyı gerekmedikçe hareket ettirmemek.
- Olay yerini reflektör veya benzer bir işaretle güvenceye almak.
- Araçların ve hasarın fotoğraf ve video kaydını almak.
- Karşı tarafın kimlik, ruhsat ve sigorta poliçesi bilgilerini almak.
- Varsa tanıkların iletişim bilgilerini not etmek.
Panik, bu aşamada yapılan hataların en sık nedenidir; eksik alınan bir bilgi veya çekilmeyen bir fotoğraf, günler sonra sigorta veya kusur sürecinde eksiklik olarak geri döner. Trafik kazası yaptım ne yapmalıyım sorusunun cevabı bu listeyle sınırlı değildir, ancak liste kaza yerinde atılacak ilk ve en kritik adımları kapsar. Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenen bu yükümlülükler, kazanın maddi hasarlı ya da yaralanmalı olmasından bağımsız olarak herkes için geçerlidir. Listede sayılan adımların tamamlanması, kazadan sonraki günlerde yürütülecek sigorta ve gerekiyorsa ceza sürecinin sağlıklı ilerlemesi için de zemin hazırlar.
Polis Ne Zaman Çağrılmalı?
Kolluğun çağrılması, kazanın niteliğine göre zorunlu ya da isteğe bağlı olur. Ölüm veya yaralanma varsa, taraflardan biri sigortasız ya da ehliyetsizse, alkol şüphesi bulunuyorsa, kamu malına zarar verilmişse veya taraflar kazanın oluş şekli konusunda anlaşamıyorsa kolluğun çağrılması gerekir. Bu hâllerin dışında, yalnızca maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların anlaştığı kazalarda tutanağı taraflar kendileri düzenleyebilir. Kolluk çağrılmasını gerektiren bir hâl varken taraflar arasında tutanak düzenlenmesi, sonradan geçersizlik riski taşır.
Kaza sonrası yapılması gerekenler bakımından bu ayrım belirleyicidir; kolluk çağrılması gereken bir hâlde taraflar arasında düzenlenen bir tutanak geçerli kabul edilmez ve süreç baştan aksar. Bu nedenle kaza yerinde önce hangi kategoriye girildiğinin doğru tespit edilmesi, kaza sonrası yapılması gerekenler listesinin ilk ve en önemli maddesidir. Tereddüt yaşanan durumlarda kolluğu çağırmak, sonradan tutanağın geçersizliğiyle uğraşmaktan genellikle daha az risklidir.
Trafik Kazasında Polis Çağırma Ücreti Var mı? (2026)
Hayır. Trafik kazasına polis veya jandarma çağırmak ücretsizdir ve kolluğun düzenlediği kaza tespit tutanağı için de bir bedel ödenmez. Karayolları Trafik Kanunu'nda, 2026'da yürürlüğe giren 7574 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerde ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2026 Yılı Trafik İdari Para Ceza Rehberi'nde polis çağırma için öngörülmüş bir ücret ya da ceza bulunmamaktadır. Sosyal medyada dolaşan "polis çağırma ücreti" haberleri resmî bir düzenlemeye dayanmamaktadır.
Ücret yoktur ama yükümlülük vardır. Taraflar yalnızca maddi hasarlı kazalarda ve aralarında anlaştıkları takdirde kolluk çağırmadan, anlaşmalı tutanak düzenleyerek ayrılabilir (KTK m. 81). Bu bir haktır; anlaşmış olsanız bile kolluğu çağırmanın bir cezası yoktur. Buna karşılık yaralanmalı veya ölümlü kazayı ya da tarafların anlaşamadığı kazayı kolluğa bildirmemek 2026 yılında 2.719 TL idari para cezası ve 20 ceza puanı gerektirir (KTK m. 81/1-d). Anlaşma olmadan, kolluk izni almadan olay yerinden ayrılmanın cezası ise 46.000 TL'dir (KTK m. 81/3).
Kaza Tespit Tutanağı ve Delil Toplama
Kaza tespit tutanağı, kazanın tarafları, oluş şekli ve hasarın niteliği hakkında düzenlenen ve sonraki tüm sigorta ve tazminat sürecinin dayanağı olan belgedir. Kaza sonrası yapılması gerekenler arasında tutanağın eksiksiz ve doğru doldurulması, belki de en çok sonuç doğuran adımdır; tutanaktaki bir eksiklik, haftalar sonra sigorta başvurusunda karşınıza çıkabilir. Tutanağın nasıl doldurulacağına ilişkin ayrıntılı bilgiyi trafik kazası tespit tutanağı sayfamızda bulabilirsiniz. Tutanağın yanında toplanacak ek deliller, ileride ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlıkta belirleyici olabilir.
- Olay yerinin ve araçların farklı açılardan fotoğrafları.
- Araçların kaza sonrası son konumunu gösteren görüntüler.
- Fren izi ve yol yüzeyinin durumunu gösteren kayıtlar.
- Çevredeki güvenlik kameralarının bulunduğu işyeri veya bina bilgileri.
- Varsa tanıkların ad, soyad ve iletişim bilgileri.
- Sağlık kuruluşuna başvurulduysa alınan kayıt ve raporlar.
Bu delillerin bir kısmı zamanla kaybolur; güvenlik kamerası görüntüleri belirli bir süre sonra otomatik olarak silinir, bu nedenle kamera kaydı bulunduğunu düşündüğünüz bir yer varsa erken aşamada başvuru yapmanız önerilir. Kayıt sahibiyle iletişime geçip görüntünün saklanmasını yazılı olarak talep etmeniz, ileride bu kaydı temin etmenizi kolaylaştırır. Tutanakta hatalı veya eksik bir bilgi olduğunu düşünüyorsanız bunu görmezden gelmemeniz gerekir; kaza tespit tutanağına itiraz sayfamızda bu durumda izlenecek yol anlatılmaktadır. Tutanak ile toplanan diğer delillerin birbiriyle tutarlı olması, sonraki aşamalarda dosyanızın gücünü doğrudan etkiler.
Maddi Hasarlı Kaza ile Yaralamalı Kaza Arasındaki Fark
Maddi hasarlı kaza ile yaralamalı kaza, izlenecek sürecin neredeyse tamamını farklılaştırır. Trafik kazası yaptım ne yapmalıyım sorusuna doğru cevap verebilmek için önce bu ayrımın doğru yapılması gerekir. İki kaza türü arasındaki farkı bilmemek, kaza yerinde yanlış bir karar almanıza yol açabilir. Aşağıdaki tablo bu farkları özetler.

| Konu | Maddi Hasarlı Kaza | Yaralamalı Kaza |
|---|---|---|
| Tutanağı kim düzenler | Taraflar | Kolluk |
| Kolluk çağrılır mı | Gerekmez | Zorunlu |
| Ceza soruşturması | Başlamaz | Başlar |
| Sağlık raporu | Gerekmez | Gerekir |
| Sigortadan istenen | Araç zararı | Tedavi ve tazminat |
Tablodaki ayrım netmiş gibi görünse de, taraflarca düzenlenen tutanağın içeriği tek başına son sözü söylemez. Tarafların kendi el yazısıyla doldurduğu tutanaktaki beyan, imza sahibi aleyhine güçlü bir delildir; ancak mutlak ve çürütülemez bir kesin delil değildir, aksi başka delillerle ispatlanabilir. Bu ayrım özellikle sigorta şirketinin kusuru kabul etmediği veya bilirkişi raporunun tutanaktan farklı bir sonuca vardığı dosyalarda önem kazanır. Böyle bir çelişki yaşandığında dosyanın nasıl ilerleyeceğini aşağıdaki karar açıkça göstermektedir.
“Bu durumda tutanağın aksini ispat yükü davalıda olup, kusurun kabul edilmiş olması ve sigortacının işletenin kusurunu üstlenmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; zararın miktarına yönelik bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4136, K. 2025/2904, T. 20.02.2025
Bu karar, tutanaktaki bir beyanın tek başına davayı kapatmadığını, ama ispat yükünü karşı tarafa geçirdiğini gösterir. Uygulamada bu, tutanağı imzalayan tarafın beyanının ciddiye alınması, buna itiraz eden tarafın ise iddiasını somut delille desteklemesi gerektiği anlamına gelir. Dosyanızda böyle bir çelişki varsa, tutanaktaki beyanı dilekçenize birebir aktarmanız ispat yükünü doğru tarafa yöneltir. Bu yaklaşım, hem sigorta başvurunuzda hem de gerekirse açacağınız davada aynı şekilde işe yarar.
Kazadan Sonraki Günlerde Sigorta Süreci
Kazadan sonraki günlerde iki ayrı bildirim gündeme gelir: kendi sigortacınıza yapılan sigorta ihbarı ile karşı tarafın trafik sigortacısına yapılan başvuru. Kendi sigortacınıza sigorta ihbarı kasko poliçeniz varsa kendi aracınızdaki hasar için, karşı tarafın trafik sigortacısına başvuru ise karşı tarafın kusurundan doğan zararınız için yapılır. Maddi hasarlı bir kazada tutanağın sigorta şirketine iletilmesi belirli bir süreye tabidir; bu süre poliçe genel şartlarında düzenlenmiştir ve gecikme hâlinde hasar dosyası açılması zorlaşabilir. Sigorta ihbarının zamanında yapılması, hem kendi sigortacınızla hem karşı tarafın sigortacısıyla olan sürecin sorunsuz ilerlemesi için önemlidir.
Sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra sırada eksper incelemesi vardır; eksper, aracın hasarını yerinde veya kayıtlar üzerinden değerlendirip bir rapor hazırlar. Eksper raporu, hem onarım bedelinin hem de varsa değer kaybının hesaplanmasında temel referans noktasıdır. Raporun içeriğiyle aynı fikirde değilseniz, bu aşamada itiraz etmeniz sonraki süreçte size zaman kazandırır. Trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru ve trafik kazası eksper raporu sayfalarımızda bu sürecin ayrıntısını bulabilirsiniz.
Hasar dosyası, sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER) iletilir; kusur oranı ve buna bağlı ödeme miktarı burada netleşir. Sigorta şirketinin TRAMER'in belirlediği kusur oranına itiraz etme hakkı vardır; itiraz edilirse dosya yeniden incelenir. Bu inceleme sonucu da kesin değildir; kusur oranına tahkim veya dava yoluyla itiraz edilebilir ve mahkeme kusuru bilirkişi incelemesiyle yeniden belirleyebilir.
Aracınızı onarıma vermeden önce hasarın eksper tarafından tespit edilmiş olmasına dikkat etmeniz gerekir; onarım eksper incelemesinden önce yapılırsa hasarın kazayla bağlantısını sonradan göstermek güçleşebilir. Onarım öncesi ve sonrası fotoğraflarının saklanması, bu riski azaltan basit bir önlemdir. Eksper raporuna itiraz etmek istediğiniz bir durum ortaya çıkarsa, bu itirazı da yazılı olarak ve süresi içinde yapmanız önerilir. Onarım sürecinin uzun sürmesi hâlinde, bu süre boyunca aracınızı kullanamamanızdan doğan zararı da ayrı bir kalem olarak değerlendirebilirsiniz.
Yaralanma Varsa Ceza Süreci Nasıl İşler?
Yaralanma varsa, kaza aynı zamanda bir ceza soruşturmasının konusu olur. Soruşturma kolluğun olay yerine gelmesiyle başlar; taraflardan ifade alınır, sağlık raporu talep edilir ve rapor sonucuna göre soruşturma şekillenir. Sağlık raporundaki yaralanma derecesi, sürecin şikâyete mi yoksa resen soruşturmaya mı tabi olacağını belirleyen unsurlardan biridir. Bu aşamada verilen ifadeler, yalnızca ceza sürecini değil, ileride açılabilecek bir tazminat davasını da etkileyebilir.
Bu aşamada şikâyet ve uzlaşma kavramları gündeme gelir; bazı yaralamalı kazalarda şikâyetten vazgeçme veya taraflar arasında uzlaşma mümkündür, bazılarında değildir. Uzlaşma süreci, tarafların bir araya gelerek anlaşmasını sağlayan ayrı bir usuldür ve her dosyada uygulanabilir değildir. Uzlaşmanın kabul edilmesi, tazminat hakkından vazgeçmek anlamına gelmez; bu iki süreç birbirinden ayrı işler. Bu ayrımın ayrıntısına burada girilmeyecektir; trafik kazasında şikâyetçi olmak ve trafik kazası ceza davası sayfalarımızda konu ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
İfade vermeden önce hukuki destek almanız, özellikle kusur durumunun net olmadığı dosyalarda önemlidir; ifadede kullanılan bir cümle, sonraki aşamalarda kusur değerlendirmesini etkileyebilir. İfadenizi hazırlarken kazanın oluş şeklini net ve tutarlı biçimde anlatmanız, sonraki çelişkileri önler. Bu nedenle ifadeyi aceleyle ve hazırlıksız vermek yerine, elinizdeki bilgileri netleştirdikten sonra vermeniz daha güvenlidir.
Karşı Tarafın Sigortası Yoksa ya da Kaçtıysa
Karşı tarafın sigortası yoksa, aracı tespit edilemiyorsa ya da kazadan sonra kaçtıysa zararınızı karşılayacak muhatap belirsizleşir. Bu durumda Güvence Hesabı devreye girebilir; Güvence Hesabı, sigortasız veya tespit edilemeyen araçların sebep olduğu zararları belirli şartlarda karşılayan bir mekanizmadır. Kaçan sürücünün sonradan tespit edilmesi hâlinde, Güvence Hesabı'nın ödediği tutar için sürücüye rücu edilmesi de mümkündür. Bu ihtimal, kaçan sürücünün plakasını veya aracın eşkâlini not etmenizin neden önemli olduğunu da açıklar.
Karşı tarafın sigortasız olduğu kazalarda izlenecek yol, sigortalı bir kazadan farklı işler; hem başvuru mercii hem de gereken belgeler değişir. Güvence Hesabı süreci beklenirken, kendi kaskonuz varsa aracınızdaki hasarı kendi poliçenizden karşılatmanız da bir seçenektir; bu durumda ödemeyi hızlandırır, kasko şirketiniz de karşı tarafa dönerek ödediği tutarı geri isteyebilir. Bu tür dosyalarda olay yerinde toplanan deliller, karşı tarafın kimliğinin ve kusurunun sonradan ispatı için daha da önemli hâle gelir. Tanık beyanı ve varsa kamera kaydı, karşı tarafın sonradan tespiti için başvurulacak en değerli delillerdir. Sigortasız araçla trafik kazası sayfamızda bu sürecin tamamını bulabilirsiniz.
Kazadan Sonra Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Trafik kazası sonrası istenebilecek tazminat kalemleri kazanın niteliğine göre çeşitlenir. Maddi hasarlı bir kazada araç onarım bedeli ve araç değer kaybı öne çıkarken, yaralanma varsa tedavi giderleri, iş göremezlik kaybı ve manevi tazminat da gündeme gelir; aracın kullanılamadığı süre için kazanç kaybı veya ikame araç gideri de ayrı bir kalemdir. Bu kalemlerin hangilerinin dosyanızda gündeme geleceği, kazanın niteliğine ve uğradığınız zararın türüne bağlıdır. Trafik kazası yaptım ne yapmalıyım sürecinin son aşaması genellikle bu kalemlerin hangi sigortadan veya kimden talep edileceğinin netleştirilmesidir.
Araç değer kaybı, onarım tamamlandıktan sonra da talep edilebilen bir kalemdir; aracın onarılmış olması bu hakkı ortadan kaldırmaz. Bunun nedeni, değer kaybının onarımın kalitesiyle değil, aracın kaza kaydı taşımasıyla ilgili olmasıdır; bu kayıt TRAMER sisteminde tutulur ve araç el değiştirse dahi silinmez. En iyi şekilde onarılmış bir araç bile ikinci el piyasasında kaza kaydı nedeniyle daha düşük bir değerle alıcı bulur. Bu nedenle onarım faturasını göstermek değer kaybı talebi için yeterli değildir; ayrı bir hesaplama ve rapor gerekir.
“Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka dair olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti gerekir.”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/966, K. 2016/5728, T. 10.05.2016
Bu taleplerin bir zamanaşımı süresi vardır; genel kural, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren belirli bir süre ve her hâlde kaza gününden itibaren daha uzun bir üst sınırdır, kaza cezayı gerektiren bir fiile dayanıyorsa bu süre uzayabilir. Kesin sürenin dosyanızın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekir; süre hesaplaması, kazanın maddi hasarlı mı yoksa yaralamalı mı olduğuna ve ceza soruşturmasının sonucuna göre farklılaşabilir. Bu nedenle talebinizi süre dolmadan önce, mümkünse erken aşamada ileri sürmeniz önerilir. Araç değer kaybı ve dava süreci hakkında ayrıntılı bilgi için araç değer kaybı ve maddi hasarlı trafik kazası tazminat davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kazada Kusurlu Olduğunuzu Düşünüyorsanız
Kazada kusurlu olduğunu düşünen sürücü için de izlenmesi gereken bir yol vardır. Olay yerindeki acele ve panik, bu durumda olan sürücüyü en çok hataya sürükleyen unsurdur. Kusurlu olduğunu düşünmek, bazı yükümlülükleri erteleme veya atlama hakkı vermez; aşağıdaki adımlar kusurlu olduğunuzu düşünseniz bile geçerlidir. Kusur konusunda erken ve geri dönülemez bir kabulde bulunmak, dosyanın sonraki aşamalarını gereksiz yere zorlaştırabilir.
- Yaralı varsa yardım etmek ve olay yerinde güvenliği sağlamak yasal bir yükümlülüktür.
- Kendi sigortacınıza bildirimi geciktirmemeniz gerekir.
- İfade vermeden önce hukuki destek almanız, kusur değerlendirmesini etkileyebilecek beyanların önüne geçer.
- Karşı tarafla yazılı olmayan ödeme sözü vermekten kaçınmanız gerekir.
Kusur oranının kesin biçimde belirlenmesi tutanakla değil, bilirkişi incelemesiyle olur; olay yerinde kusuru kabul eden bir beyanda bulunmuş olmanız, sonucu tek başına belirlemez ama dosyanızı zorlaştırabilir. Bu nedenle olay yerinde acele beyanda bulunmak yerine, süreci doğru sırayla yönetmek daha güvenlidir. Kusur oranı konusunda emin olmadığınız bir durumda, beyanınızı netleştirmeden önce durumu bir bütün olarak değerlendirmeniz, sonradan geri dönemeyeceğiniz bir ifadeden kaçınmanızı sağlar. Kusurlu olduğunuzu düşünmeniz, karşı tarafın da kusurlu olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmaz; kusur çoğu zaman iki taraf arasında paylaştırılır.
Trafik Kazası Sonrasında Avukat Desteği
Avukat desteği, sürecin birkaç noktasında fark yaratabilir: sigorta başvurunuzun reddedilmesi, kusur oranına itiraz etmek istemeniz veya yaralamalı bir kazada ifade ve uzlaşma aşamalarında doğru adımları atmanız gerektiğinde. Bu destek, dosyanızda belirli bir sonucu garanti etmez; sürecin doğru işletilmesini ve sürelerin kaçırılmamasını sağlar. Özellikle birden fazla tarafın veya birden fazla sigorta şirketinin devrede olduğu dosyalarda, sürecin takibi tek başınıza yönetmesi güç bir hâl alabilir. Kaza sonrası yapılması gerekenler listesinin her adımı tek başına basit görünse de, adımlar arasındaki sıra ve süre takibi dosyadan dosyaya karmaşıklaşabilir.
Kazadan sonra hangi aşamada destek almanın anlamlı olduğu dosyadan dosyaya değişir; bazı durumlarda en erken aşamada, bazılarında yalnızca bir uyuşmazlık çıktığında destek almak yeterli olabilir. Dosyanızın hangi aşamada olduğunu paylaşmanız, size en uygun desteğin ne zaman devreye girmesi gerektiğini netleştirir. Erken aşamada alınan bir görüş, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkabilecek sorunları önceden görmenizi sağlayabilir. Sürecin tamamı hakkında bilgi almak için trafik kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Trafik Kazası Yaptım Ne Yapmalıyım Sorusuna Dair Sık Sorulan Sorular
Bu bölümde konuyla ilgili en sık sorulan sorular yer alır. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir ve dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir.
Maddi hasarlı kazada polis çağırmak zorunlu mu?
Hayır, ancak bu ayrımı yanlış yapmanın bedeli ağırdır; kolluk çağrılması gereken bir durumda taraflarca düzenlenen tutanak geçersiz sayılır ve süreç baştan tekrarlanır. Emin olmadığınız bir durumda kolluğu çağırmak, sonradan geçersiz bir tutanakla uğraşmaktan çok daha az risklidir.
Karşı taraf tutanağı imzalamazsa ne olur?
Taraflar tutanak üzerinde anlaşamıyorsa, kendi aralarında tutanak düzenleme imkânı ortadan kalkar ve kolluğun çağrılması gerekir. Bu durumda kazanın oluş şekli kolluk tarafından tespit edilir.
Kazadan sonra tutanak tutulabilir mi?
Taraflar olay yerinden ayrıldıktan sonra tutanak düzenlemesi güçleşir; kolluk da sonradan tutanak düzenlemeyi kabul etmeyebilir. Bu nedenle tutanağın olay yerinde, ayrılmadan önce tamamlanması önerilir.
Kazada fotoğraf çekmedim, ne yapabilirim?
Fotoğraf eksikliği tek başına hak kaybına yol açmaz; tanık beyanı, kamera görüntüsü ve sigorta kayıtları gibi başka deliller de değerlendirmeye alınabilir. Yine de mümkünse eksik kalan bilgileri en kısa sürede tamamlamanız önerilir.
Kusurlu taraf benim, sigortam öder mi?
Karşı tarafın maddi ve bedensel zararı, kusurlu sürücünün trafik sigortası kapsamında karşılanır. Kendi aracınızdaki hasar ise ancak kaskonuz varsa ve poliçe kapsamı uygunsa karşılanır.
Yaralamalı kazada hakkımda dava açılır mı?
Yaralanmanın derecesine ve olayın niteliğine göre hakkınızda ceza soruşturması başlatılabilir. Bu sürecin nasıl işlediği ve şikâyet ile uzlaşmanın rolü, ayrı bir başlıkta anlatılmaktadır.
Karşı tarafın sigortası yoksa zararımı kim öder?
Bu tür durumlarda Güvence Hesabı devreye girer; sigortasız aracın verdiği zararı karşılar, aracın tespit edilemediği kazalarda ise yalnızca bedensel zararları üstlenir. Başvuru için olay yerinde topladığınız deliller, özellikle kaçan aracın eşkâli varsa, süreci büyük ölçüde kolaylaştırır.
Ehliyetsiz sürücünün yaptığı kazada sigorta öder mi?
Zorunlu trafik sigortası, ehliyetsiz sürücünün karşı tarafa verdiği zararı genellikle karşılar; sigortacının sonradan sürücüye rücu hakkı doğabilir. Bu durum poliçe ve olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Kazadan sonra değer kaybı istenebilir mi?
Evet, bu konuda en çok karşılaşılan yanılgı, faturayı ibraz etmenin yeterli olduğu düşüncesidir; oysa değer kaybı ayrı bir teknik hesaplama ve rapor gerektirir. Talebi zamanaşımı süresi dolmadan yöneltmeniz, tutarın eksiksiz tahsil edilmesi açısından önemlidir.
Trafik kazası yaptım, ilk kimi aramalıyım?
Öncelik sırası nettir: can güvenliği tehlikedeyse aranacak ilk numara 112'dir ve bu, diğer tüm adımların önüne geçer. Yaralanma yoksa ve taraflar anlaşabiliyorsa, doğrudan tutanak sürecine geçilebilir; bu durumda kolluk aranmasına gerek kalmaz.
Kazadan Sonra Hak Kaybı Yaşamamak İçin
Trafik kazası yaptım ne yapmalıyım sorusunun cevabı tek bir adımdan ibaret değildir: can güvenliği her zaman ilk sıradadır, ardından belge, bildirim ve sürelerin doğru yönetilmesi gelir. Her konunun ayrıntısı sitedeki ilgili rehberde bulunur; bu sayfa yalnızca doğru sırayı ve doğru başlangıç noktasını göstermek için hazırlanmıştır. Kaza yaptım dediğiniz andan itibaren geçen her gün, bazı süreler bakımından işlemeye başlar; bu nedenle adımları ertelemeden, sırasıyla tamamlamanız hak kaybı yaşamamanızın en güvenilir yoludur.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim; kazanın niteliğine göre hangi adımın öncelikli olduğunu netleştirelim.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.
