URSA Avukatlık

Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir, Ne İş Yapar?

Sigorta Hukuku18 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Sigorta tahkim komisyonu kapak görseli: başvuru şartları, süreç, tahkim ya da dava ve kapsam başlıkları

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketi ile sigorta ettiren, sigortalı veya zarar gören arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye gitmeden sigorta hakemleri eliyle karara bağlayan, Türkiye Sigorta Birliği nezdinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 ile kurulmuş bir kurumdur. Kasko, trafik, sağlık, konut ve diğer branşlardaki tazminat ve ödeme anlaşmazlıkları buraya taşınabilir. Başvurudan önce şirkete yazılı talep iletilmiş olmalıdır; şirketin on beş iş günü içinde yanıt vermemesi ya da talebi reddetmesi yolu açar. Hakem kararının, hakemin göreve başlamasından sonraki dört ay içinde verilmesi gerekir. Tahkim davanın ön aşaması değil, onun yerine seçilen ayrı bir yoldur; seçilip karar alındığında aynı uyuşmazlık için kural olarak dava açılamaz.

Sigorta Tahkim Komisyonu Nedir?

Komisyonun kanuni dayanağı 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesidir; ayrıntılı usul kuralları ise Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te düzenlenir. Komisyon, Türkiye Sigorta Birliği bünyesinde, merkezi İstanbul'da olacak şekilde faaliyet gösterir ve sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayan kişilerle sigorta şirketi arasındaki sigorta uyuşmazlığını, kanunda aranan nitelikleri taşıyan sigorta hakemleri eliyle inceler. Komisyon bünyesinde bir müsteşarlık temsilcisi, birlik temsilcileri, bir tüketici derneği temsilcisi ve bir akademisyen hukukçu yer alır.

Sistem, uluslararası uygulamalarda görülen sigorta ombudsmanı mekanizmalarına benzer bir işlev üstlenir: taraflar arasındaki uyuşmazlığı bağımsız bir hakem veya hakem heyeti değerlendirir ve karara bağlar. Türk hukukunda bu rol, ayrı bir ombudsmanlık kurumu yerine doğrudan Komisyona verilmiştir. Tahkim başvurusu zorunlu değildir; sigorta ettiren dilerse doğrudan dava da açabilir, ancak tahkim yolu seçilirse belirli usul kurallarına uyulması şarttır. Bu tercih, aşağıda ayrıntılı biçimde karşılaştırılan iki yoldan hangisinin somut dosya için daha uygun olduğuna bağlıdır.

Sigorta Tahkim Komisyonu Ne İş Yapar?

Komisyonun işi, gelen başvuruyu kanunda sayılan aşamalardan geçirerek bağlayıcı bir hakem kararına bağlamaktır. 5684 sayılı Kanun m.30’a göre bu aşamalar şunlardır:

  • Başvuru önce raportörler tarafından incelenir; raportörlerin çözemediği dosya sigorta hakemine iletilir.
  • Dosyaya bakacak hakemi Komisyon, tuttuğu sigorta hakemliği listesinden seçer; kanunda belirtilen tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda en az üç hakemden oluşan heyet kurulması zorunludur.
  • Hakem veya heyet kararını verir ve Komisyon müdürüne teslim eder; karar taraflara Komisyon müdürünce bildirilir.
  • İtiraz edilen kararlar, yalnız bu talepleri incelemek için Komisyonca kurulan itiraz hakem heyetlerinde görülür.

Komisyon bunların yanında tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin işleyişi için gerekli önlemleri almak, bütçesini hazırlamak ve faaliyetleri hakkında yıllık rapor düzenleyip Birliğe ve idareye göndermekle görevlidir (m.30/3).

Hangi Uyuşmazlıklara Bakar?

Sigorta tahkim komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan hemen her uyuşmazlığa bakabilir. Trafik sigortası, kasko, sağlık, hayat, konut ve diğer sigorta branşlarından kaynaklanan tazminat ve ödeme talepleri kapsama girer. Kasko şirketlerinin en sık dayandığı ret gerekçeleri kasko neyi ödemez yazısında ele alınmıştır. Zorunlu sigortalar kadar isteğe bağlı sigortalar da bu kapsamdadır; belirleyici olan uyuşmazlığın bir sigorta sözleşmesinden veya kanunun öngördüğü bir sigorta ilişkisinden doğmuş olmasıdır. Güvence Hesabı'na karşı yapılan başvurular da bu kapsamda değerlendirilir.

Kapsam dışında kalan hâller de vardır. Aynı sigorta uyuşmazlığı için daha önce mahkemeye veya tüketici hakem heyetine başvurulmuşsa, tahkim yolu artık kapanır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular da tahkime taşınamaz. Sigorta sözleşmesinden doğmayan, örneğin sigorta şirketiyle yapılan başka bir ticari sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar da Komisyonun görev alanı dışındadır; bu tür talepler için genel mahkemelere başvurulması gerekir.

Tahkim ile Dava Arasındaki Fark

Tahkim başvurusu ile dava yolu, aynı sonuca farklı yollarla ulaşan iki ayrı mekanizmadır. İkisi arasındaki fark yalnızca süre değildir; karar veren merci, kararın kesinliği, itiraz imkânı ve avukatla temsil zorunluluğu bakımından da belirgin farklılıklar vardır. Bu farkları bilmeden yapılan bir tercih, sonradan geri dönülemeyecek bir sonuca yol açabilir. Aşağıdaki tablo bu farkları özetler.

ÖlçütTahkimDava
Karar verenSigorta hakemiMahkeme hâkimi
SüreGörece kısaGörece uzun
KesinlikTutara göre değişirİstinaf/temyize tabi
İtiraz yoluİtiraz hakem heyetiİstinaf mahkemesi
Avukatla temsilZorunlu değilFiilen çoğu dosyada gerekli

Tablodaki en kritik satır kesinlikle ilgili olandır. Tahkimde kararın kesin mi yoksa itiraza açık mı olduğu, uyuşmazlık tutarının belirli bir sınırın altında mı üstünde mi kaldığına göre değişir; bu sınır her yıl yeniden belirlenir. Davada ise istinaf ve temyiz yolu, kendi parasal sınırlarına tabi olarak her zaman işler. Hangi yolun seçileceği bu nedenle yalnızca hız değil, kararın ne ölçüde denetlenebilir olacağı sorusuna da bağlıdır; bu ayrım aşağıda Tahkim mi, Dava mı başlığında daha ayrıntılı ele alınmaktadır.

Kimler Başvurabilir?

Tahkim başvurusunu sigorta ettiren, sigortalı, lehtar ve zarar gören üçüncü kişi yapabilir. Sigorta ettiren, poliçeyi yaptıran taraftır; sigortalı ise riziko kendisine ait olan kişidir, çoğu zaman ikisi aynı kişi olsa da her zaman öyle olmayabilir. Lehtar, sözleşmeden doğan tazminattan yararlanacak üçüncü kişidir; trafik kazalarında zarar gören ve güvence hesabından yararlanan kişiler de bu kapsamda başvuru hakkına sahiptir. Araç değer kaybı gibi kalemlerde de aynı başvuru hakkı işler.

Başvuru hakkının kullanılabilmesi için sigorta uyuşmazlığının bir sözleşmeden veya kanunun öngördüğü bir sigorta ilişkisinden doğmuş olması yeterlidir. Araç değer kaybı ve güvence hesabı sayfalarımızda bu başvuru hakkının hangi durumlarda doğduğu ayrıca anlatılmaktadır. Başvuru hakkı bulunan kişi sayısı birden fazla olabilir; bu durumda her birinin ayrı ayrı başvurması veya ortak başvuru yapması mümkündür. Hak sahiplerinden birinin başvurmuş olması, diğerlerinin ayrıca başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.

Sigorta Şirketi Üye Değilse Ne Olur?

Bu ayrım, başvuruların usulden reddine yol açabilen bir noktadır: üyelik şartı yalnızca isteğe bağlı sigortalarda aranır. Kasko, konut, sağlık gibi isteğe bağlı sigortalarda, uyuşmazlık yaşanan şirketin Komisyona üye olması ve rizikonun üyelik tarihinden sonra gerçekleşmiş olması gerekir; üye olmayan bir şirkete karşı bu tür uyuşmazlıklarda tahkim yolu kapalıdır. Bu şart sağlanmadan yapılan bir tahkim başvurusu, esasa hiç girilmeden reddedilir. Üyelik durumu zaman içinde değişebildiğinden, geçmişte üye olan bir şirketin sonradan ayrılmış olması da ihtimal dahilindedir.

Zorunlu sigortalarda, örneğin trafik sigortasında ve DASK'ta, durum farklıdır: 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgili kuruluş Komisyona üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Bu ayrım sıklıkla gözden kaçar ve başvuru sahiplerini yanlış yönlendirebilir. Bir şirketin üye olup olmadığını ve üyelik tarihini başvurudan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kendi sitesinden kontrol etmeniz, isteğe bağlı sigortalarda özellikle zaman kaybını önler.

Başvuru Şartları Nelerdir?

Tahkim başvurusunun kabul edilebilmesi için birlikte gerçekleşmesi gereken birkaç şart vardır. Şartlardan birinin eksik olması, dosyanın esasa girilmeden usulden reddedilmesine yol açar; bu nedenle başvuru öncesinde her birinin tek tek kontrol edilmesi gerekir. Aşağıdaki liste bu şartları sırasıyla gösterir. Şartların tamamı aynı anda sağlanmalıdır; birinin eksik olması diğerlerinin tam olmasını anlamsız kılar.

Sigorta tahkim başvurusunda şirketin üyeliği, önceden şirkete başvuru, yanıt, açılmış dava ve zamanaşımı şartlarını sırasıyla gösteren kontrol şeması
  • Uyuşmazlık yaşanan sigorta şirketinin, isteğe bağlı sigortalarda Komisyona üye olması.
  • Tahkime başvurmadan önce şirkete yazılı olarak başvuru yapılmış olması.
  • Şirketin süresi içinde yanıt vermemiş veya olumsuz yanıt vermiş olması.
  • Aynı uyuşmazlık için daha önce dava veya tüketici hakem heyeti başvurusu yapılmamış olması.
  • Talebin zamanaşımına uğramamış olması (zamanaşımı usulden ret sebebi değildir; sigorta şirketi def'i olarak ileri sürerse talep esastan reddedilir).

Bu şartlardan üyelik dışındakiler, hem zorunlu hem isteğe bağlı sigortalar için aynı şekilde işler. Zamanaşımı süresi sigorta uyuşmazlığının türüne göre değişebildiğinden, güncel süre sigortatahkim.org üzerinden veya bir avukata danışılarak teyit edilmelidir. Başvuru formunda ve eklenen belgelerde bu şartların karşılandığını gösteren bilgiler açıkça yer almalıdır. Şartlardan herhangi biri eksikse, dosyanın esasına hiç girilmeden usulden ret kararı verilir.

Önce Şirkete Başvurmak Şart mı?

Evet, doğrudan tahkime gidilemez. Komisyona başvurmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapılmış ve şirketin yanıtı beklenmiş olmalıdır; şirket, başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü içinde (trafik sigortasında bu süre tam olarak 15 gündür) yazılı yanıt vermezse veya talebi kısmen ya da tamamen reddederse tahkim yolu açılır. Bu adım atlanıp doğrudan Komisyona başvurulursa dosya usulden reddedilir. Bu şart, sigorta şirketine uyuşmazlığı kendi içinde çözme fırsatı tanımayı amaçlar.

Uygulamada en çok sorun çıkan nokta, bu ön başvurunun yapıldığının ispatıdır. Şirkete gönderilen başvurunun yazılı, tarihli ve elinizde bir kopyasının bulunması gerekir; e-posta gönderisi, noter ihtarnamesi veya şirketin kendi başvuru sistemi üzerinden alınan bir kayıt bu amaçla kullanılabilir. Yalnızca telefonla yapılan bir başvuru, yazılı kaydı bulunmadığı için genellikle yeterli kabul edilmez. Bu nedenle şirketle yapılan her yazışmanın bir kopyasını saklamanız, tahkim başvurusu aşamasında size zaman kazandırır.

Başvuru Nasıl Yapılır?

Tahkim başvurusu belirli bir sırayla ilerleyen adımlardan oluşur. Her adımın eksiksiz tamamlanması, dosyanın hakem incelemesine hızlı geçmesini sağlar. Adımlardan birinin atlanması, dosyanın ön incelemede beklemesine ve sürecin uzamasına yol açar. Aşağıdaki liste bu adımları sırasıyla gösterir.

Sigorta tahkim sürecinin şirkete başvurudan hakem incelemesi ve karara kadar adımlarını gösteren akış şeması
  • Şirketle yapılan yazışmalar, poliçe ve hasar belgelerinin bir araya getirilmesi.
  • Komisyonun başvuru formunun eksiksiz doldurulması.
  • Uyuşmazlık tutarına göre belirlenen başvuru ücretinin yatırılması.
  • Dosyanın belgeleriyle birlikte Komisyona iletilmesi.
  • Ön inceleme sonrası dosyaya hakem veya hakem heyeti atanması.

Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun internet sitesi veya e-Devlet üzerinden yapılabilir. Dosyada eksik belge varsa raportör başvurana tamamlama süresi tanır; süresinde tamamlanmayan başvurular reddedilir. Hasarın niteliğine göre trafik kazası eksper raporu gibi teknik belgelerin dosyaya eklenmesi, hakem incelemesini hızlandırır. Belgelerin ilk başvuruda eksiksiz sunulması, sürecin sonradan uzamasını önleyen en etkili adımdır.

Hakem Kararı Bağlayıcı mıdır?

Hakem kararı, taraflar bakımından bağlayıcıdır ve ilam niteliğinde belge sayılır; yani mahkeme kararı gibi doğrudan icraya konulabilir. Kararın kesinleşmesi icraya konulması için şart değildir. Ancak itiraza açık kararlarda karşı taraf on gün içinde itiraz ederse hakem kararının icrası durur ve itiraz heyetinin kararı beklenir (5684 sayılı Kanun m.30/12); itiraz heyeti iki ay içinde karar verir.

Kararın kesin mi yoksa itiraza açık mı olduğu ise uyuşmazlık tutarına bağlıdır. Uyuşmazlık tutarı belirli bir sınırın altında kalıyorsa hakem kararı kesindir; bu kararlara karşı ne Komisyon nezdinde itiraz ne de dava yoluyla iptal mümkündür. Tutar bu sınırın üzerindeyse karara itiraz yolu açılır. Kanundaki parasal sınırlar, Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak üzere idarece artırılabildiği için (5684 sayılı Kanun m.30/22), dosyanızın hangi tarafta kaldığını güncel tutarla sigortatahkim.org üzerinden kontrol etmeniz gerekir.

"Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir."

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21802, K. 2021/6228, T. 06.10.2021

Bu ilke, kesinlik sınırının altında kalan bir kararın istinaf veya temyize taşınmasının önünü kapatır; taraflardan biri yine de kanun yoluna başvurursa, bu talep incelenmeden reddedilir. Dosyanızın kesin mi yoksa itiraza açık mı olduğunu baştan bilmek, hangi stratejiyi izleyeceğinizi doğrudan belirler. Kesin bir kararda enerjinizi ilk hakem aşamasındaki delillere yoğunlaştırmanız, itiraza açık bir kararda ise itiraz aşamasını da hesaba katmanız gerekir. Bu nedenle dosyanızın uyuşmazlık tutarını başvuru öncesinde net biçimde hesaplamanız yerinde olur.

Karara İtiraz Yolu

Karara itiraz, Komisyon bünyesinde kurulan üç kişilik itiraz hakem heyetine yapılır; adli mahkemeye değil, Komisyonun kendi iç denetim mekanizmasına başvurulur. İtiraz, kararın taraflara bildiriminden itibaren belirli bir süre içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir; aynı karara ikinci kez itiraz edilemez. İtiraz için de bir ücret yatırılması gerekir, bu ücret ilk başvuru ücretiyle aynı esasa göre belirlenir. Süresi içinde yapılmayan bir itiraz, hiç yapılmamış sayılır ve karar o hâliyle kesinleşir.

İtiraz hakem heyeti, dosyayı yeniden ve baştan inceler; ilk kararı veren hakemden farklı hakemler görevlendirilir. Heyet, itirazı kabul ederek kararı değiştirebilir veya reddederek ilk kararı onayabilir. İnceleme belirli bir süre içinde tamamlanır ve sonuç taraflara bildirilir. Bu aşamada gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırılabilir. Hakem heyetinin aldırdığı rapora karşı beyan ve itirazın nasıl yazılacağı tahkimde bilirkişi raporuna itiraz yazısında anlatılıyor.

"5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğuna dair, 19.06.2020 tarihinde yapılan görüşmede üçte ikiyi aşan oyçokluğu ile karar verilmiştir."

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2020/1, T. 19.06.2020 (RG: 11.11.2020, S: 31301)

Bu içtihadı birleştirme kararı, itiraz hakem heyeti kararlarına karşı hangi kanun yoluna gidileceği konusundaki tartışmayı sonlandırmıştır: istinaf değil, doğrudan temyiz yolu işler. İtiraz üzerine verilen karar da belirli bir tutarın üzerindeyse, taraflardan biri bu kararı Yargıtay'a taşıyabilir; tutarın altında kalan itiraz kararları ise kesindir. İçtihadı birleştirme kararları tüm mahkemeleri bağladığından, bu konuda artık farklı yönde bir uygulamayla karşılaşılmaz. Dosyanızın istinaf mahkemesine değil doğrudan Yargıtay'a gideceğini bilmek, itiraz sonrası sürecin ne kadar süreceğini de öngörmenizi kolaylaştırır.

Başvuru Ücreti Nasıl Belirlenir?

Başvuru ücreti sabit bir tutar değildir; uyuşmazlık tutarına göre kademeli olarak belirlenir. Tutar küçüldükçe ücret de küçülür, uyuşmazlık tutarı yükseldikçe ücret de kademeli olarak artar. Bu kademeli yapı, düşük tutarlı sigorta uyuşmazlıklarında başvurunun caydırıcı bir maliyete dönüşmesini önlemeyi amaçlar. Aşağıdaki tablo bu kademeli mantığı özetler.

Uyuşmazlık KademesiÜcretin Belirlenme BiçimiKimin Ödediği
Düşük tutarlı uyuşmazlıkSabit alt limitBaşvuran
Orta tutarlı uyuşmazlıkKademeli artışBaşvuran
Yüksek tutarlı uyuşmazlıkOransal ek ücretBaşvuran
İtiraz aşamasıİlk başvuruyla aynı esasİtiraz eden

Tarife, Komisyon tarafından her yıl yeniden belirlenir ve önceki yılın tutarını esas almak yanıltıcı olur. Güncel ücret tablosunu Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kendi sitesinden kontrol etmeniz, başvuru sırasında eksik veya fazla ödeme yapmanızı önler. Usulüne uygun olmayan bir başvurudan vazgeçilmesi veya başvurunun reddedilmesi hâlinde, ödenen ücretin bir kısmının iade edildiği durumlar da vardır; iade koşulları da güncel tarifede yer alır. Ücretin tamamı yatırılmadan dosya esasa kaydedilmez.

Süreç Ne Kadar Sürer?

Tahkim süreci, dava yoluna kıyasla belirgin biçimde kısa sürede sonuçlanır. Başvuru sonrası dosya önce raportör tarafından ön incelemeye alınır; bu inceleme başvuru şartlarının, belgelerin ve daha önce başka bir yola gidilip gidilmediğinin kontrolünden ibarettir; raportörler incelemeyi en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır (5684 sayılı Kanun m.30/15). Ön incelemeyi geçen dosya hakem veya hakem heyetine iletilir. Ön incelemede tespit edilen bir eksiklik, süreci baştan itibaren uzatabilir.

Kanuna göre hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir (5684 sayılı Kanun m.30/16). Dosyanın fiilen ne kadar süreceği bilirkişi incelemesine ve eksik belgelere göre değişir. Bilirkişi raporu istenmesi, eksik belgenin tamamlanması beklenmesi veya duruşma yapılması gibi unsurlar süreci uzatan başlıca sebeplerdir. Dosyanızın ne kadar süreceğini önceden kesin olarak söylemek bu nedenle mümkün değildir; süreç boyunca dosyanızın aşamasını Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sorgulama sistemi üzerinden takip edebilirsiniz. Karar verildikten sonra Komisyon müdürü kararı en geç üç iş günü içinde taraflara bildirir (5684 sayılı Kanun m.30/16).

Hangi Belgeler Gerekir?

Tahkim başvurusunda dosyanın eksiksiz olması, hem ön incelemeden geçmesi hem de hakem tarafından hızlı değerlendirilmesi için belirleyicidir. Belgelerin sonradan tamamlanması mümkün olsa da, bu durum sürecin baştan uzamasına neden olur. Bazı belgeler yalnızca sigorta şirketinden temin edilebildiğinden, bu belgelerin talebi başvurudan önce yapılmalıdır. Aşağıdaki belgeler başvuruda genellikle istenir.

  • Poliçe örneği; sigorta şirketinden veya e-Devlet üzerinden temin edilebilir.
  • Hasar dosyasına ait belgeler; şirketin hasar birimi tarafından tarafınıza iletilir.
  • Şirkete yapılan ön başvurunun kaydı; yazılı başvuru, e-posta veya noter ihtarnamesi olabilir.
  • Şirketin verdiği yanıt; ret yazısı veya süresi içinde yanıt verilmediğine dair kayıt.
  • Varsa eksper raporu; hasarın niteliğine göre şirket veya bağımsız eksperden alınır.
  • Zararı gösteren diğer belgeler; fatura, fotoğraf, sağlık raporu gibi olayın niteliğine göre değişen kayıtlar.

Belgelerden biri eksikse başvuru hemen reddedilmez; raportör genellikle tamamlama için ek süre tanır. Ancak süresinde tamamlanmayan bir eksiklik, dosyanın esasa girilmeden kapanmasına yol açabilir; bu nedenle belgelerin başvuru anında olabildiğince eksiksiz hazırlanması önerilir. Belgelerin taranmış, okunaklı ve güncel tarihli olması da hakem incelemesini kolaylaştırır. Aynı belgenin birden fazla kez istenmesini önlemek için, dosyayı tek bir klasörde düzenli tutmanız pratik açıdan faydalıdır.

Bedensel Zararda Tahkim Başvuru Formu Nasıl Doldurulur?

Başvuru, Komisyonun kendi başvuru formu üzerinden yapılır; şirket cevabının talebi neden karşılamadığına ilişkin açıklamalar ve talep sonucu bu formda veya ekli bir beyanda gösterilir. Elektronik başvuruda form sisteme girilen bilgilerden otomatik olarak oluşturulur; fiziki başvuruda Komisyonun internet sitesindeki form doldurulup ıslak imzayla verilir. Formun bölümleri ve bedensel zarar dosyasında dikkat edilecek noktalar şunlardır:

  • Başvuru sahibi (A). Birden fazla başvuran varsa, örneğin ölümlü kazada eş ve çocuklar, bilgiler her biri için ayrı yazılır ve güncel ikamet adresi gösterilir.
  • Temsilci (B). Avukat, veli veya vasiyle yapılan başvuruda temsil belgesi eklenir. Velayeti anne ve baba birlikte kullanıyorsa ikisinin bilgileri ayrı ayrı girilir; vasi için vesayet makamının izin kararı istenir. Avukatın vekâletnamesinde Komisyona başvuru için özel yetki bulunmalıdır.
  • Uyuşmazlık bilgileri (C). Poliçe türü zorunlu trafik olarak yazılır. Başvuru konusu talebe göre sürekli maluliyet tazminatı, geçici maluliyet tazminatı veya destekten yoksun kalma tazminatıdır ve talep sonucuyla uyumlu olmalıdır. Uyuşmazlık miktarı sisteme girilen tutarla aynı yazılır. İki aracın plakası, kaza tarihi, şirketin önceden yaptığı ödemenin tutarı ve tarihi ile kusur oranına itiraz edilip edilmediği de bu bölümde sorulur. Yalnız kusur oranının yeniden belirlenmesini isteyen başvuru Komisyonun görev alanı dışındadır.
  • Önceki başvurular. Aynı uyuşmazlık için mahkemeye, tüketici hakem heyetine veya icra dairesine başvurulduysa yeri, dosya numarası ve son durumu yazılır.
  • Banka bilgileri (Ç). Başvuru ücretinin iadesi gereken hâllerde kullanılır.
  • Açıklamalar, deliller, talep sonucu (D, E, F). Kazanın oluşu, şirkete başvuru tarihi ve cevabı, tedavi süreci ve maluliyet raporu sıra numarasıyla özetlenir; her vakıanın hangi belgeyle ispatlanacağı ayrıca gösterilir.

Bedensel zarar dosyasının merkezinde sağlık belgeleri bulunur. Genel Şartlara göre sürekli sakatlık oranının ve geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesinde Kurul Raporu dikkate alınır; rapor henüz alınmamışsa ya da şirketin dayandığı rapora itiraz ediliyorsa bu durum açıklamalar bölümünde belirtilir. Raporun nasıl alındığı trafik kazası adli tıp raporu yazısında, Komisyondan önce şirkete yapılacak başvurunun içeriği sigorta şirketine başvuru yazısında anlatılmıştır.

Tahkim mi, Dava mı?

Tahkim ile dava arasındaki tercih, somut ölçütlere göre yapılmalıdır. Uyuşmazlık tutarı düşükse ve dosya nispeten basit bir hesaba dayanıyorsa, tahkimin hızı ve düşük maliyeti öne çıkar. Uyuşmazlık karmaşıksa, çok sayıda tanık veya kapsamlı bilirkişi incelemesi gerektiriyorsa, dava yolunun sunduğu daha geniş usul imkânları tercih sebebi olabilir. Sigorta uyuşmazlığının niteliği bu nedenle tercihin başlangıç noktasıdır.

Kararın kesinliği de bu tercihte belirleyicidir. Tahkimde düşük tutarlı bir uyuşmazlıkta kesin karar riski vardır; itiraz veya dava yoluyla düzeltme şansı olmayabilir. Dava yolunda da istinaf ve temyiz Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki parasal sınırlara bağlıdır; istinaf sınırının altında kalan ilk derece kararları kesindir. Bu nedenle, kanıtları tartışmalı veya hukuki değerlendirmesi karmaşık dosyalarda dava yolu daha güvenli bir tercih olabilir. Maliyet tarafında ise tahkimde talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki ücretin beşte biridir (5684 sayılı Kanun m.30/17).

Bu tercih kural olarak geri dönüşsüzdür: uyuşmazlık hakem kararıyla sonuçlanırsa aynı konu için ayrıca dava açılamaz. Bunun kanuni istisnası, hakemlerin görevlendirildikleri tarihten itibaren dört ay içinde (taraflar yazılı olarak uzatmadıkça) karar vermemesidir; bu durumda uyuşmazlık yetkili mahkemede çözülür (5684 sayılı Kanun m.30/16). Bu nedenle başvuru yapılmadan önce, hangi yolun somut dosya için daha uygun olduğunun dikkatle değerlendirilmesi gerekir; sonradan fikir değiştirmek mümkün olmayabilir. Emin olmadığınız bir dosyada bu tercihi tek başınıza vermek yerine, seçenekleri bir avukatla birlikte değerlendirmeniz riski azaltır.

Başvuru Sürecinde Avukat Desteği

Bu dosyalarda avukat desteği üç somut aşamada işler. İlk aşama üyelik kontrolüdür; uyuşmazlık yaşanan şirketin isteğe bağlı sigortalarda Komisyona üye olup olmadığı ve üyelik tarihinin rizikodan önce mi sonra mı kaldığı baştan doğrulanır. İkinci aşama, şirkete yapılacak ön başvurunun usulüne uygun, yazılı ve ispatlanabilir biçimde hazırlanmasıdır; bu adımdaki bir eksiklik dosyanın usulden reddine yol açabilir. Bu iki aşamanın doğru kurulması, tahkim başvurusunun esasa girebilmesinin ön koşuludur.

Üçüncü aşama dosyanın delillerle kurulmasıdır: poliçe, hasar belgeleri, eksper raporu ve varsa tanık bilgileri bir araya getirilir, başvuru formu ve dilekçe buna göre hazırlanır. Sürecin tamamı ve sigorta uyuşmazlıklarında çalışma biçimimiz hakkında ayrıntılı bilgi için sigorta avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Dosyanızı erken aşamada değerlendirmemiz, hangi şartların eksik olduğunu başvuru yapılmadan önce görmenizi sağlar. Sonuç hakkında önceden taahhüt verilmez; her dosya kendi delilleri üzerinden değerlendirilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bu bölümdeki başlıklar, konuyla ilgili büromuza en sık yöneltilen soruları içerir. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir ve güncel tutar bilgisi barındırmaz. Dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir. Somut durumunuzu değerlendirmek için belgelerinizin incelenmesi gerekir.

Tahkime kim başvurabilir?

Başvuru hakkı kişiye değil, sigorta ilişkisindeki role bağlıdır; poliçeyi yaptıran, rizikoyu taşıyan, sözleşmeden yararlanan veya zarar gören taraflardan hangisiyseniz o sıfatla başvurabilirsiniz. Aynı olayda birden fazla hak sahibi varsa, her biri kendi payı için ayrı başvuru yapabilir; birinin başvurmuş olması diğerlerinin hakkını düşürmez.

Şirketim üye değilse ne olur?

Önce poliçenizin zorunlu mu yoksa isteğe bağlı bir sigorta mı olduğuna bakmanız gerekir; cevabı bu ayrım belirler. Trafik sigortası gibi zorunlu poliçelerde üyelik hiç aranmaz, kasko gibi isteğe bağlı poliçelerde ise şirketin üye olmadığı bir dönemde gerçekleşen olay için yapılan başvuru usulden reddedilir.

Önce şirkete başvurmak şart mı?

Evet ve başvurular en çok bu adımın atlanması yüzünden usulden reddedilir. Şirkete gönderdiğiniz başvurunun yazılı bir kaydını, örneğin e-postayı, ihtarnameyi veya şirketin kendi sistemindeki kaydı saklamanız, bu şartı ispatlamanın tek güvenli yoludur. Şirketin yanıt vermesi gereken süre 15 iş günüdür; trafik sigortasında bu süre 15 gündür.

Başvuru ne kadar sürer?

Kanuna göre hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre yalnız tarafların açık ve yazılı onayıyla uzar (5684 sayılı Kanun m.30/16). Süreyi en çok uzatan unsur, dosyanızın ek bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyup duymadığıdır; basit bir hesaplama uyuşmazlığı daha kısa sürede sonuçlanabilir.

Ücret ne kadar?

Ücret, dosyanızın büyüklüğüyle orantılı biçimde artan bir yapıya sahiptir; küçük bir hasar talebiyle büyük bir tazminat talebi aynı ücrete tabi değildir. Ödeme yatırılmadan dosyanız esasa alınmaz, bu nedenle başvuru formunu doldurmadan önce güncel tarifeyi sigortatahkim.org üzerinden öğrenmeniz zaman kaybını önler.

Talebim reddedilirse vekalet ücreti öder miyim?

Talebiniz kısmen veya tamamen reddedilirse, karşı taraf avukatla temsil edilmişse reddedilen kısım için aleyhinize vekalet ücretine hükmedilebilir. Ancak tahkimde bu ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin beşte biridir (5684 sayılı Kanun m.30/17); dava yoluna göre bu risk daha düşüktür.

Hakem kararı kesin mi?

Bu sorunun cevabı dosyanızın büyüklüğüne göre değişir; önceden genel bir cevap vermek yanıltıcı olur. Küçük tutarlı bir talepte kararı düzeltme fırsatınız hiç olmayabileceğinden, ilk aşamada sunacağınız delillerin eksiksiz olması özellikle önemlidir.

Karara itiraz edebilir miyim?

İtiraz hakkınız varsa bile bu hak tek seferliktir; bu nedenle itiraz dilekçesini aceleyle değil, gerekçeli biçimde hazırlamanız gerekir. İtiraz hakem heyeti dosyayı baştan incelediği için, ilk aşamada eksik kalan bir delili bu adımda tamamlamanız mümkündür.

Tahkimden sonra dava açabilir miyim?

Kural olarak hayır; hakem kararı verildikten sonra aynı uyuşmazlık için dava açılamaz, bu yüzden “önce tahkimi deneyeyim, olmazsa dava açarım” düşüncesiyle başvuru yapılmamalıdır. Tek kanuni istisna, hakemlerin dört ay içinde (taraflar yazılı olarak uzatmadıkça) karar vermemesidir; bu durumda uyuşmazlık mahkemede çözülür (5684 sayılı Kanun m.30/16). Başvuru formunu imzalamadan önce, dosyanızın dava yoluyla daha iyi sonuç verip vermeyeceğini değerlendirmiş olmanız gerekir.

Avukatla temsil zorunlu mu?

Hayır, zorunlu değildir; başvuru bizzat da yapılabilir. Ancak dosyanın delillerle doğru kurulması ve usul şartlarının eksiksiz sağlanması, sonucu doğrudan etkilediği için avukat desteği önerilir.

Hangi belgeler gerekli?

Belgelerin çoğu elinizde zaten vardır; poliçe ve şirketle yapılan yazışmalar genellikle e-Devlet veya şirketin kendi sistemi üzerinden indirilebilir. Eksper raporu gibi teknik belgeler olayın niteliğine göre değişir ve bazen başvurudan önce ayrıca talep edilmesi gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler