URSA Avukatlık

Deport Kararı Nasıl Kaldırılır, İtiraz ve Dava Süreci

İdare Hukuku13 dk okumaEklenme:

Deport kararı, kanunda sınır dışı etme kararı olarak geçer ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca valilikçe alınır. Karara karşı, tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur. Başvuru yapıldığında, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla yargılama bitene kadar sınır dışı işlemi yapılmaz. Mahkemenin kararı kesindir. Kararın kaldırılması, idare mahkemesinin iptal etmesi veya idarenin kararı geri almasıyla olur. Türkiye'ye giriş yasağı ise ayrı bir işlemdir; en fazla beş yıl sürer ve Göç İdaresi Başkanlığı tarafından kaldırılabilir. Bu yazıda süreler, sebepler, idari gözetim, aile durumu ve Anayasa Mahkemesi yolu anlatılıyor.

Deport Kararı Nedir ve Kim Verir?

Halk arasında deport denilen işlem, kanunda sınır dışı etme olarak düzenlenir. Kanunun 52. maddesine göre yabancı, sınır dışı etme kararıyla menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilebilir. Kararı Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya kendiliğinden valilikler alır (m.53/1).

Karar gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Yabancıyı bir avukat temsil etmiyorsa kendisine kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgi verilmesi gerekir. Tebliğ tarihi, yedi günlük sürenin başlangıcı olduğu için tebliğ evrakındaki tarihin ve tebliğ şeklinin saklanması önemlidir.

Sınır dışı kararı, yabancıyı Türkiye'den çıkaran idari bir işlemdir. Bundan ayrı olarak, kişi ülkeden çıktıktan sonra Türkiye'ye yeniden girmesini engelleyen giriş yasağı kararı da verilebilir. İki işlem birbirinden bağımsız dava konusu olabilir; bu yüzden ikisinin ayrı ayrı sorgulanması gerekir.

Deport Kararına İtiraz Süresi Kaç Gün?

Kanunun 53. maddesinin üçüncü fıkrası 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Güncel metne göre yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Daha önce bu süre on beş gündü; hâlâ eski süreyi yazan kaynaklar bulunduğu için kararın tebliğ tarihinden sonra güncel metne bakmak gerekir.

Aynı maddede usule ilişkin şu düzenlemeler yer alır.

  • Mahkemeye başvuran kişi, başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirir.
  • Savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
  • Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin üçüncü fıkrasındaki süre iki ay olarak uygulanır.
  • Duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir.
  • Başvurular, dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.
  • Mahkemenin bu konuda verdiği karar kesindir.

İdari yargıdaki genel kurala göre (2577 sayılı Kanun m.8) süre tebliği izleyen günden işlemeye başlar, tatil günleri süreye dahildir ve son gün tatile rastlarsa süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Yedi gün gibi kısa bir süre söz konusu olduğunda, süreyi sonuna bırakmamak gerekir.

Dilekçede kararın tarihi, sayısı, tebliğ tarihi ve hangi gerekçeyle hukuka aykırı olduğu açıkça yazılmalıdır. Dava açılmasıyla birlikte yürütmenin durdurulması da istenebilir; ancak 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi, dava açılmasının kural olarak işlemin yürütülmesini durdurmadığını söyler. Sınır dışı kararında ise 6458 sayılı Kanunun 53. maddesi bu bakımdan özel bir güvence getirir: dava açma süresi içinde veya dava açıldığında yargılama bitene kadar yabancı sınır dışı edilmez. Ehliyete el koyma gibi başka idari işlemlerde ise dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz; bu fark ehliyete el konulmasına itiraz yazısında yürütmenin durdurulması bakımından anlatılır.

Hangi Durumlarda Deport Kararı Alınır?

Kanunun 54. maddesi, haklarında sınır dışı etme kararı alınacak yabancıları sayar. Bu madde zorunlu bir listedir; yani sayılan hâllerden biri varsa idare karar almakla yükümlüdür. Başlıca durumlar şunlardır.

  • Türk Ceza Kanununun 59. maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler,
  • terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi ya da destekleyicisi olanlar,
  • giriş, vize ve ikamet izni işlemlerinde gerçek dışı bilgi veya sahte belge kullananlar,
  • geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar,
  • kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar,
  • vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar ya da vizesi iptal edilenler,
  • ikamet izni iptal edilenler veya ikamet izni süresini kabul edilebilir gerekçe olmadan on günden fazla ihlal edenler,
  • çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler,
  • yasal giriş veya çıkış hükümlerini ihlal edenler,
  • hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye'ye geldiği tespit edilenler,
  • uluslararası koruma başvurusu reddedilenler gibi kalma hakkı kalmayan kişiler.

Kararın dayandığı bent, itirazın içeriğini belirler. Örneğin vize ihlali nedeniyle alınan kararda ihlalin gerçekten on günü aşıp aşmadığı, kamu düzeni gerekçesiyle alınan kararda ise tehdidin somut bilgi ve belgeyle ortaya konup konmadığı incelenir. Gerekçe soyut kalmışsa, bu eksiklik dava dilekçesinde ileri sürülür.

Türk Ceza Kanununun 59. maddesine dayanan hâllerde sınır dışı kararı ceza yargılamasıyla bağlantılıdır; bu durumda ceza dosyasının durumu ve infaz süreci de ayrıca izlenmelidir.

Hangi Yabancılar Sınır Dışı Edilemez?

Kanunun 55. maddesi, 54. maddedeki sebeplerden biri bulunsa bile sınır dışı kararı alınmayacak kişileri sayar. Burada kişinin kusuru değil, gönderileceği yerde karşılaşacağı risk belirleyicidir.

  • Gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı muameleye maruz kalacağına dair ciddi emare bulunanlar,
  • ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler,
  • hayati tehlike arz eden hastalığı için tedavisi sürerken gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar,
  • mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları,
  • tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları.

Kanunun 4. maddesi de aynı yönde genel bir güvence verir: kimse, işkenceye veya insanlık dışı muameleye tabi tutulacağı ya da ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında olacağı bir yere gönderilemez. Bu durumdaki biri için dava dilekçesinde risk iddiası somut belgelerle, örneğin sağlık raporları veya kovuşturma belgeleriyle desteklenmelidir. Kanuna göre bu değerlendirme herkes için ayrı yapılır; bu kişilerden belli bir adreste oturmaları veya düzenli bildirimde bulunmaları istenebilir.

Türkiye'yi Terk İçin Süre Tanınır mı?

Kanunun 56. maddesine göre sınır dışı etme kararında belirtilmek şartıyla kişiye ülkeyi terk edebilmesi için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Kaçma ve kaybolma riski olanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara ve kamu düzeni, güvenliği ya da sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz. Süre verilenlere Çıkış İzin Belgesi düzenlenir; bu belge harca tabi değildir, ancak vize ve ikamet harçları ile cezalardan doğan yükümlülükler saklıdır.

Bu süre, dava açma süresiyle karıştırılmamalıdır. Kişiye otuz gün süre tanınmış olsa bile mahkemeye başvuru süresi yedi gündür. Süre içinde ülkeyi kendi isteğiyle terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir (m.9/5); bu yüzden dava açıp açmama kararı, giriş yasağı ihtimaliyle birlikte değerlendirilmelidir.

Türk Vatandaşıyla Evli veya Çocuğu Olan Yabancı Ne Yapmalı?

Kanunun sınır dışı edilemeyecekler listesinde evlilik veya çocuk sahibi olma yer almaz. Bu nedenle Türk vatandaşıyla evli olmak, tek başına karara karşı kesin bir engel değildir. Buna karşılık aile birliği, davanın en güçlü savunma gerekçelerinden biridir: idare mahkemesi, kararın kişinin aile hayatına yaptığı etkiyi ve işlemin ölçülü olup olmadığını inceleyebilir.

Kanunun 34. maddesi, Türk vatandaşlarının yabancı eşine ve çocuklarına her defasında üç yılı aşmayacak şekilde aile ikamet izni verilebileceğini düzenler. Boşanma hâlinde, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olan yabancıya kısa dönem ikamet izni verilebilir; yabancı eşin aile içi şiddet mağduru olduğu mahkeme kararıyla sabitse üç yıllık şart aranmaz. Destekleyicinin ölümünde de süre şartı aranmadan kısa dönem ikamet izni verilebilir. Boşanma sürecinin yabancının ikamet iznine etkisini anlamak için anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma yazılarına bakılabilir.

Çocuklu aileler için dosyaya, çocuğun okul kaydı, sağlık kayıtları, velayet durumu ve Türkiye'deki bağları konulur. Çocuğun yurt dışına çıkması veya yabancı bir ülkede yaşaması söz konusuysa velayetin nasıl etkileneceği velayet ve yurt dışına çıkış yazısında; velayetin kime verileceğine ilişkin kriterler ise velayet kime verilir sayfasında açıklanmıştır. Kanunun 59. maddesi ayrıca geri gönderme merkezlerinde çocukların yüksek yararının gözetileceğini ve ailelerin ayrı yerlerde barındırılacağını belirtir.

Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda da özel ve aile hayatına saygı hakkı ile kötü muamele yasağı sık ileri sürülen iddialardır. Bu iddialar ancak somut belge ve gerekçeyle sunulduğunda etkili olur; soyut anlatım yeterli sayılmaz.

İdari Gözetim Nedir, Sulh Ceza Hâkimliğine Nasıl İtiraz Edilir?

Sınır dışı kararı alınan kişi, kaçma ve kaybolma riski bulunuyorsa, giriş veya çıkış kurallarını ihlal etmişse, sahte belge kullanmışsa, kendisine tanınan sürede çıkmamışsa ya da kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı açısından tehdit oluşturuyorsa valilik tarafından idari gözetime alınabilir (m.57/2). Bu kişiler geri gönderme merkezlerinde tutulur.

Geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez; sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesine ilişkin doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetimin devamının gerekli olup olmadığı valilikçe her ay düzenli olarak değerlendirilir ve sonuç gerekçesiyle tebliğ edilir.

İdari gözetim kararına karşı kişi, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvuru yapılabilir. Gözetime alternatif olarak kanun belirli adreste ikamet, bildirimde bulunma, teminat ve elektronik izleme gibi yükümlülükler sayar (m.57/A); elektronik izlemeye itiraz da aynı şekilde sulh ceza hâkimine yapılır.

Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesi, idari gözetim kararına karşı ise sulh ceza hâkimliği yolu izlenir. İki yol birbirinin yerine geçmez: gözetimin kaldırılması sınır dışı kararını ortadan kaldırmaz.

Giriş Yasağı Kaç Yıl Sürer?

Kanunun 9. maddesine göre Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların ülkeye girişi Göç İdaresi Başkanlığı veya valilikler tarafından yasaklanır. Giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit varsa bu süre Göç İdaresi Başkanlığınca en fazla on yıl daha artırılabilir.

Yasal kalış hakkını ihlal edenler için Göç İdaresi Başkanlığının 9 Haziran 2020 tarihli açıklaması uygulamadaki ölçüleri verir. Üç aya kadar ihlalde, kişi kendiliğinden sınır kapısına gelip harçlar kanunundan doğan idari para cezalarını ödemişse giriş yasağı kararı alınmaz. Aynı koşullarda üç aydan fazla ihlalde ise süre ihlalin uzunluğuna göre belirlenir.

İhlal süresiGiriş yasağı süresi
3 ay - 6 ay arası1 ay
6 ay - 1 yıl arası3 ay
1 yıl - 2 yıl arası1 yıl
2 yıl - 3 yıl arası2 yıl
3 yıldan fazla5 yıl

Tabloda gösterilen süreler yalnızca kendiliğinden çıkan ve cezalarını ödeyen yabancılara ilişkindir. Sınır dışı edilen, idari para cezalarını ödemeyen veya kendisine tanınan sürede çıkmayan yabancılar için aynı açıklamada daha ağır süreler öngörülür; örneğin üç aya kadar ihlalde üç ay, iki yıldan fazla ihlalde beş yıl giriş yasağı uygulanır. Ayrıca yasak süresi dolsa bile ödenmeyen idari para cezaları ve kamu alacakları bulunduğu sürece ülkeye girişe izin verilmeyebilir.

Giriş Yasağı Nasıl Kaldırılır?

Kanunun 9. maddesinin altıncı fıkrası, Göç İdaresi Başkanlığının giriş yasağını kaldırabileceğini veya yasak saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verebileceğini söyler. Kaldırma yetkisi idarenin takdirindedir; bu nedenle başvuruda yasağın dayanağı ortadan kalktığını ya da orantısız olduğunu gösteren belgeler önem taşır. Örneğin ödenen cezalar, düzenlenen evlilik ve aile belgeleri, çocukların Türkiye'deki okul ve sağlık kayıtları, tedavi gerektiren hastalık raporları başvuruyu güçlendirir.

Giriş yasağı kararı, 10. madde uyarınca 9. maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki yabancılara valilikler tarafından tebliğ edilir; tebligatta karara karşı itiraz haklarının nasıl kullanılacağı da yazılır. Kanun giriş yasağı için ayrı bir dava süresi göstermediğinden, genel kural olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesindeki altmış günlük dava açma süresi uygulanır. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Sınır dışı kararıyla giriş yasağı aynı evrakta tebliğ edilmişse, sınır dışı kararı için yedi günlük süre kaçırılmamalı; giriş yasağı bakımından ise tebligatta yazılan süre ve güncel uygulama ayrıca kontrol edilmelidir.

Giriş yasağı davasında idare mahkemesi, yasağın süresinin ve gerekçesinin ölçülü olup olmadığını inceler. İdari yargıda kararın iptali yanında, işlemden doğan zararın giderilmesi de gündeme gelebilir. Böyle bir tazminat talebinin nasıl kurulacağı idari yargıda tam yargı davası yazısında anlatılmıştır.

Tahdit Kodu Nedir?

6458 sayılı Kanun metninde tahdit kodu diye bir kavram geçmez. Uygulamada bu ifade, yabancının kaydına işlenen ve giriş, ikamet izni veya vize işlemlerinde karşısına çıkan kısıtlama işaretlerini anlatmak için kullanılır. Harf ve rakamlardan oluşan bu kodların her birinin anlamı, resmî ve kamuya açık bir listeyle yayımlanmadığından tek tek kod karşılığı yazmıyoruz; bunun yerine kaydın hangi kararla işlendiğini öğrenmek önemlidir.

Kod bir sınır dışı kararından, bir giriş yasağından veya başka bir idari tedbirden kaynaklanıyor olabilir. Kodun dayanağı olan karar belirlenmeden doğru başvuru yolu seçilemez: sınır dışı kararı için yedi günlük dava süresi, giriş yasağı için genel dava süresi ve Göç İdaresine kaldırma başvurusu gündeme gelir. Kişi, kaydına ilişkin bilgiyi il göç idaresi müdürlüğünden yazılı olarak talep edebilir; alınan cevap hem itiraz hem de dava dilekçesinin dayanağı olur.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvurusu ile Tedbir

İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan, başvuru yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. 6216 sayılı Kanunun 47. maddesine göre başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Haklı bir mazereti nedeniyle süresinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde belgeleriyle başvurabilir.

Sınır dışı işlemi hayati bir tehlike veya kötü muamele riski doğuruyorsa, Anayasa Mahkemesi Bölümleri 6216 sayılı Kanunun 49. maddesinin beşinci fıkrası ve İçtüzük hükmü uyarınca başvurucunun temel haklarının korunması için gerekli gördükleri tedbirlere karar verebilir. Tedbire karar verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Başvurunun nasıl yapılacağı ve harç gibi ayrıntılar ayrı bir rehberin konusudur.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru da mümkündür; bu mahkemede başvuru ve geçici tedbir talebine ilişkin süreler ve koşullar kısadır ve güncel kurallara göre ayrıca kontrol edilmelidir. Yabancı kararların Türkiye'de nasıl geçerlilik kazandığına ilişkin farklı bir konu ise tanıma ve tenfiz davası yazısında anlatılmıştır.

Dilekçeye Hangi Belgeler Eklenir?

Dosyanın başarısı çoğu zaman belgenin niteliğine bağlıdır. Genel olarak dilekçeye şunlar eklenir.

  • Sınır dışı kararı ile tebliğ evrakı (tebliğ tarihini gösteren belge),
  • kimlik, pasaport, ikamet izni ve varsa vize belgeleri,
  • evlilik cüzdanı, nüfus kayıt örneği, çocuklara ait okul ve sağlık belgeleri,
  • ödenen idari para cezalarına ilişkin makbuzlar,
  • sağlık sorunu varsa hastane raporları,
  • kötü muamele riskine ilişkin bilgi ve belgeler.

Sınır dışı kararı, ikamet izninin iptali veya çalışma izni gibi başka bir idari işleme dayanıyorsa, o işleme karşı da ayrı süreler işleyebilir. Bu nedenle bir dosyada birden fazla işlemin bulunup bulunmadığı baştan tespit edilmelidir.

Deport Kararı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Deport kararına itiraz süresi kaç gün?

Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur. Bu süre 21 Kasım 2024 tarihli 7533 sayılı Kanunla getirildi; eski metindeki on beş gün artık geçerli değildir. Mahkemeye başvuran kişi, başvurusunu kararı veren makama da bildirir.

Dava açılınca deport işlemi durur mu?

Evet. 6458 sayılı Kanunun 53. maddesine göre yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Yabancı isterse kendi rızasıyla ülkeden ayrılabilir.

Deport kararına karşı verilen mahkeme kararı temyiz edilebilir mi?

Hayır. Kanun, idare mahkemesinin bu konuda verdiği kararın kesin olduğunu söyler. Bundan sonra yalnızca anayasal hakların ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, o da başvuru yolları tükendikten sonra otuz gün içinde yapılabilir.

Giriş yasağı en fazla kaç yıl sürer?

Giriş yasağı en fazla beş yıldır. Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi bir tehdit bulunursa bu süre Göç İdaresi Başkanlığınca en fazla on yıl daha artırılabilir. Yasal kalış ihlallerinde ise Göç İdaresinin açıklamasına göre süreler ihlalin uzunluğuna bağlı olarak bir aydan beş yıla kadar değişir.

Türk vatandaşıyla evli olan yabancı deport edilebilir mi?

Evlilik, kanunda sınır dışı etmeye karşı kendiliğinden bir engel olarak sayılmaz. Ancak aile birliği, çocukların durumu ve kararın orantılılığı idare mahkemesinde ileri sürülebilecek güçlü savunmalardır. Aile ikamet izninin devamı ve boşanma hâlinde kısa dönem ikamet izni imkânı ayrıca kanunda düzenlenmiştir.

Deport kararı ne zaman uygulanır?

Karar tebliğ edilir, yedi günlük dava süresi işler. Süre içinde dava açılmazsa karar uygulanabilir; dava açılırsa yargılama bitene kadar uygulanmaz. Karar uygulanırken kişi geri gönderme merkezine alınmışsa idari gözetim hükümleri ayrıca işler.

İdari gözetim kararına nasıl itiraz edilir?

İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler