Çalışma alanı
Maddi ve manevi tazminat, süreler ve dava yolları
Tazminat hukuku, bir kişinin hukuka aykırı bir eylem, sözleşmeye aykırılık veya kanunda öngörülen kusursuz sorumluluk hâlleri nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini konu alır. Trafik ve iş kazaları, tıbbi hatalar, hakaret ve kişilik hakkı ihlalleri, yakın kaybı ve idarenin eylemlerinden doğan zararlar bu alanın en sık görülen konularıdır.
Tazminatın türü ve miktarı olayın niteliğine, kusur oranlarına ve zararın belgelenmesine göre belirlenir. Maddi zarar çoğunlukla bilirkişi hesabıyla, manevi tazminat ise hâkimin takdiriyle belirlenir. Olay türüne göre dava öncesinde sigortaya, idareye veya arabulucuya başvuru gerekebilir ve süreler kısa olabilir.
Aşağıda tazminat hukukuna ilişkin rehberlerimizi ve sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.
Tazminat Hukuku alanında en çok başvurulan rehberler.

Yaşanan acı ve üzüntü parayla ölçülemez; manevi tazminat, söz konusu gerçeği kabul ederek, zarar görene tatmin duygusu sağlamayı amaçlar.
12 dk okuma
Her kötü tıbbi sonuç doktor hatası değildir. Malpraktis davalarında dava yolu, tedavinin özel veya kamu hastanesinde yapılmasına göre değişir; davalı, mahkeme ve süreler buna göre belirlenir.
12 dk okuma
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin sağlığında düzenli olarak destek olduğu kişilerin, bu desteğin kesilmesi nedeniyle uğradığı zararın karşılığıdır.
22 dk okuma
Kötü niyet tazminatı, iş güvencesi kapsamında olmayan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirildiğinde işverenin ödediği tazminattır.
10 dk okuma
Her kötü tıbbi sonuç doktor hatası değildir. Malpraktis davalarında dava yolu, tedavinin özel veya kamu hastanesinde yapılmasına göre değişir; davalı, mahkeme ve süreler buna göre belirlenir.
12 dk okuma
Yaşanan acı ve üzüntü parayla ölçülemez; manevi tazminat, söz konusu gerçeği kabul ederek, zarar görene tatmin duygusu sağlamayı amaçlar.
12 dk okuma
İkame araç bedeli, aracın kaza nedeniyle kullanılamadığı süre için doğan zararın karşılığıdır ve onarım bedelinden ayrı bir kalemdir. Halk arasında yattı parası denen kalem budur.
20 dk okuma
Müterafik kusur, zarar görenin kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunmasıdır.
12 dk okumaSık sorulan sorular
En sık karşılaştığımız soruların kısa yanıtları. Ayrıntıyı rehberlerde bulabilir, dosyanıza özel değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.
0530 830 34 06Maddi tazminat, malvarlığında oluşan kaybı; tedavi giderlerini, kazanç kaybını ve hasarı karşılar. Manevi tazminat ise yaşanan acı ve üzüntü karşısında zarar görende tatmin duygusu yaratmayı amaçlar ve miktarı hâkimin takdirine bırakılmıştır.
Hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemle zarar verilmesi, sözleşmeye aykırı davranılması veya kanunda öngörülen kusursuz sorumluluk hâllerinde tazminat istenebilir. Zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
Haksız fiilden doğan taleplerde süre, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde olaydan itibaren on yıldır. Olay aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır. İş kazası ve sözleşmeden doğan taleplerde süre farklıdır.
Maddi tazminat, zarar görenin yaşı, geliri, iş göremezlik oranı ve kusur durumu dikkate alınarak bilirkişi hesabıyla belirlenir. Manevi tazminatta hâkim olayın ağırlığını, tarafların durumunu ve kusur oranlarını birlikte değerlendirir.
Zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına katkısı varsa hâkim tazminatı bu oranda indirebilir. Kusur, tazminat hakkını kural olarak ortadan kaldırmaz.
Ölen kişinin sağlığında düzenli olarak desteğinden yararlanan veya ileride yararlanması beklenen kişiler isteyebilir. Eş ve çocuklar başta olmak üzere, fiilen destek alan anne, baba ve kardeşler de bu kapsamdadır.
Olay türüne göre değişir. Trafik sigortasına karşı önce şirkete yazılı başvuru, idareye karşı tam yargı davasında idareye başvuru, tüketici işlemlerinden doğan taleplerde ise arabuluculuk gerekebilir.
Haksız fiilden doğan tazminatta faiz kural olarak olay tarihinden, sözleşmeden doğan taleplerde ise borçlunun temerrüde düştüğü tarihten işler.
Zararın tam miktarı dava açılırken belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası açılabilir. Dava asgari bir tutarla açılır ve bilirkişi raporuyla miktar netleştikten sonra talep artırılır.
Tedavi özel hastanede yapıldıysa talep hastaneye ve hekime, kamu hastanesinde yapıldıysa idareye yöneltilir. Özel hastanede tüketici mahkemesi, kamu hastanesinde idare mahkemesi görevlidir.