Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, memuriyete veya kamu görevine atanacak kişiler hakkında 7315 sayılı Kanun uyarınca yapılan kayıt incelemesidir. Arşiv araştırması adli sicil, aranma, tahdit ve ceza dosyası kayıtlarına bakar; güvenlik soruşturması buna kolluk ve istihbarat verilerini, yabancılarla ilişkiyi ve örgüt irtibatını ekler. Sonuçlar Değerlendirme Komisyonuna gider. Yönetmeliğe göre arşiv araştırması en geç 30, güvenlik soruşturması en geç 60 iş günü içinde bildirilir. Olumsuz değerlendirmeye dayanan idari işleme karşı idare mahkemesinde, yazılı bildirimden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılabilir.
Aşağıda kimlerin kapsama girdiği, hangi kayıtlara bakıldığı, sürelerin nasıl işlediği ve olumsuz sonuçta izlenecek yol, Kanun ve Yönetmelik metnine dayanılarak anlatılmıştır.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Nedir?
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 7 Nisan 2021'de kabul edildi ve 17 Nisan 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun, 4045 sayılı eski Kanunun yerine geçti. Uygulama usulü ise Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Yönetmelikle belirlendi: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik, 3 Haziran 2022 tarihli ve 31855 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.
İki işlemin ortak amacı, kişinin göreve atanması yönünden elde edilen verilerin bir komisyonda değerlendirilmesidir. Kanunun 1. maddesine göre düzenleme; kimler hakkında yapılacağını, hangi bilgilerin araştırılacağını, hangi mercilerin yapacağını, komisyonun çalışmasını, veri güvenliğini ve verilerin saklanma ve silinme sürelerini kapsar.
Kimler Hakkında Yapılır?
Kapsam iki kademelidir. Kanunun 3. maddesine ve Yönetmeliğin 9. maddesine göre statüsü veya çalıştırma şekli ne olursa olsun ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacak herkes hakkında en az arşiv araştırması yapılır.
Aşağıdakiler hakkında ise güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.
- Kamu kurumlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarında çalıştırılacak personel (teftiş, personel, bilgi işlem birimleri ve özel kalem müdürlükleri bu nitelikte sayılır)
- Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığında çalıştırılacak kamu personeli
- Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel
- Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler
- Üst kademe kamu yöneticileri
- Özel kanunları gereği bu incelemeye tabi tutulan kişiler
- Milli güvenlik açısından stratejik önemi olan birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilenler
Yönetmeliğin 11. maddesi bazı grupların soruşturma talebinin Cumhurbaşkanlığına iletildiğini ayrıca sayar: hâkim ve savcı adayları, kaymakam adayları, Dışişleri Bakanlığı aday meslek memurları, üst kademe kamu yöneticileri ve 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakiler bunlar arasındadır. Yönetmelik, Milli Savunma Bakanlığında sözleşmeli er ve erbaşların yanında işçi olarak çalıştırılacakları da açıkça anar. Kamuda hangi statüde çalışacağınız fark etmez; sosyal güvenlik bakımından 4/A, 4/B ve 4/C ayrımı için 4/A çalışan hakları yazısına bakabilirsiniz.
Arşiv Araştırmasında Hangi Kayıtlara Bakılır?
Kanunun 4. maddesi arşiv araştırmasını, aşağıdaki hususların mevcut kayıtlardan tespit edilmesi olarak tanımlar.
- Adli sicil kaydı
- Kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığı
- Hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığı
- Kesinleşmiş mahkeme kararları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/5 ve m.231/13 kapsamında alınan kararlar; devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalardaki olgular
- Kamu görevinden çıkarılma veya kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığı
Listedeki dördüncü bent yaygın bir yanılgıyı düzeltir. Adli sicilde görünmeyen bir olay da arşiv araştırmasına konu olabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı adli sicile işlenmez, ancak Kanun bu kararları açıkça araştırma kapsamına alır. Ayrıntılar için HAGB nedir yazısına bakabilirsiniz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ise mahkûmiyet değildir ve tek başına olumsuz sonuç doğurmaz; ancak devam eden veya sonuçlanmış soruşturmalardaki olgular listede yer aldığından dosya incelenebilir. Bu konu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sayfasında ele alınıyor. HAGB kararının memuriyete engel olmadığı, ancak güvenlik soruşturması gibi ayrı süreçte dikkate alınabildiği, örneğin basit hakaret suçu yazısında da vurgulanır.
Adli para cezası mahkûmiyet olarak adli sicile işlendiği için arşiv araştırmasında görünür. Bu kaydın memuriyet bakımından ne anlama geldiği ayrı bir değerlendirme konusudur; adli para cezası yazısında hesaplama ve sonuçlar anlatılmıştır. Hapis cezasının süresi ve kasten işlenen suç ayrımı ise 2 yıl 6 ay ceza sayfasında memuriyet açısından ele alınmıştır.
Güvenlik Soruşturması Arşiv Araştırmasından Nasıl Ayrılır?
Kanunun 5. maddesine göre güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ek olarak aşağıdakileri kapsar.
- Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal veriler
- Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişki
- Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı
Bu verilerin tespiti mevcut kayıtlarla sınırlı değildir; madde, kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırılabileceğini de belirtir. Farkı özetleyen tablo aşağıdadır.
| Başlık | Arşiv araştırması | Güvenlik soruşturması |
|---|---|---|
| Kimler için | Memuriyete veya kamu görevine atanacak herkes | Gizlilik dereceli birim, güvenlik ve infaz kadroları, öğretmenler, üst kademe yöneticileri gibi sayılan gruplar |
| İncelenen veri | Adli sicil, aranma, tahdit, karar ve soruşturma kayıtları, ihraç bilgisi | Arşiv araştırmasındakilere ek olarak kolluk ve istihbarat verileri, yabancılarla ilişki, örgüt irtibatı |
| Yöntem | Mevcut kayıtlar | Mevcut kayıtlar ve yerinde araştırma |
| Bildirim süresi | En geç 30 iş günü | En geç 60 iş günü |
Kim Yapar ve Ne Kadar Sürer?
Kanunun 6. maddesi görevi Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerine verir. Yönetmelik iş bölümünü şöyle ayırır: kurum talebiyle yapılacak arşiv araştırması Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mülki idare amirliklerince yapılır; Cumhurbaşkanlığı talepleri Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğünce karşılanır. Kamu öğretmenleri ile ceza infaz kurumu personeli gibi gruplar için güvenlik soruşturması doğrudan talep üzerine Emniyet veya mülki idare amirliklerince yürütülür.
Sürelerle ilgili Kanunda gün sınırı yer almaz. Yönetmeliğin 11. maddesinin yedinci fıkrası, talebin ilgili kuruma ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçlarının en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçlarının en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirileceğini söyler. Bu süre soruşturmayı yapan birimin bildirim süresidir. Komisyon değerlendirmesi ve atama işlemi bu sürelerin dışında kalır; bu yüzden kamu görevine giriş sürecinin toplam süresi bunlardan uzun olabilir.
Değerlendirme Komisyonu Nasıl Karar Verir?
Her kurumda, elde edilen verilerin değerlendirilmesi için bir Değerlendirme Komisyonu kurulur. Komisyon başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda üyeden oluşur; başkanlığı bakanlıklarda bakan yardımcısı, üniversitelerde rektör yardımcısı, valiliklerde vali yardımcısı gibi üst yöneticiler yapar. Teftiş veya denetim, personel ve hukuk birimlerinden birer üye katılır. Cumhurbaşkanlığındaki komisyon için Kanun metninde, 7551 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, Genel Sekreterin görevlendireceği üst kademe yöneticisi yer alır; değişiklik 1 Temmuz 2025'ten itibaren yürürlüktedir. Komisyon üye tam sayısıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır.
Komisyona yalnızca yorum içermeyen olgusal veriler iletilir. Yönetmelik olgusal veriyi, görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili, somut veya gözlemlenebilir ya da doğrulanabilir vâkıalara dayanan veri olarak tanımlar. Güvenlik soruşturmasında elde edilen veriler arasından somut olarak gözlemlenemeyen, doğruluğu denetlenemeyen, iftira olduğu veya kin ve düşmanlık gibi saiklerle verildiği açık olan bilgi ve beyanlar komisyona iletilmez ve komisyonca dikkate alınmaz. Komisyon gerekli görürse, kaynağını açıklamadan, bilgi hakkında ilgili kişiden açıklama isteyebilir.
Komisyon sonunda nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler istediğinde bu bilgiler mahkemeye de sunulur. Kanunda "olumsuz" sözcüğü geçmez; komisyonun işi kayıtları atamaya uygunluk yönünden değerlendirmek ve gerekçelendirmektir.
Sonuç Kişiye Bildirilir mi, Bilgi Edinilebilir mi?
Kanun ve Yönetmelik metninde, değerlendirme sonucunun kişiye ayrıca bildirileceğine dair açık bir hüküm bulunmaz. Komisyonun yazılı değerlendirmesi atamaya yetkili amire verilir. Uygulamada kişi sonucu genellikle atamanın yapılmaması, sözleşmenin sona erdirilmesi veya göreve başlatılmaması şeklindeki yazılı işlemden öğrenir. Dava süresi de bu yazılı bildirimden itibaren işler.
Bilgi edinme hakkının sınırı Kanunun 8. maddesinde çizilmiştir. Kişinin istihbari faaliyetlere konu olmayan kendisiyle ilgili kişisel verileri hakkında bilgilendirilmesi, bu verilere erişmesi, düzeltilmesi ve silinmesi talepleri için tedbir alınır. Buna karşılık milli savunma, milli güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlikle ilgili istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bilgiler kişiye verilemez. Bu nedenle adli sicil veya dava dosyası kaynaklı bir kayıt hakkında bilgi alınabilirken, istihbari nitelikteki veriler kişiye verilmez; ancak dava açıldığında mahkeme komisyonun değerlendirmesini ve dayanak verileri isteyebilir.
Aileye İlişkin Bilgiler Kullanılır mı?
Kanunun 4. ve 5. maddelerindeki kayıt listeleri kişinin kendisine ilişkindir: kendi adli sicili, kendi hakkındaki karar ve soruşturmalar, kendisinin yabancılarla ilişkisi, kendisinin örgütlerle irtibatı. Eş, anne, baba veya kardeşlerin bilgilerini ayrıca sayan bir bent yoktur. Yönetmelik de aile üyelerinden bahsetmez.
Bu nedenle bir işlemde yakınlarla ilgili bir bilgi gerekçe yapılmışsa, bunun kişinin görevinin gerektirdiği niteliklerle ilgili, somut ve doğrulanabilir bir olgu olup olmadığı tartışmaya açıktır. Yönetmeliğin olgusal veri tanımı ile komisyona kaynağı belirsiz veya doğrulanamayan bilginin iletilmeyeceği kuralı, dava dilekçesinde dayanılabilecek ölçütlerdir. İşlemin gerekçesinde yalnızca yakınlık bağından söz ediliyorsa bu, ayrıca ileri sürülmelidir.
Olumsuz Sonuç Çıkarsa Ne Yapılır?
Önce işlemin ne olduğunu ve gerekçesini belirlemek gerekir. Dava, güvenlik soruşturmasının kendisine değil, bu değerlendirmeye dayanan idari işleme açılır: atamanın yapılmaması, sınavın veya atamanın iptali, göreve başlatılmama ya da ilişik kesme gibi. Sırasıyla şunlar yapılabilir.
- İşlemin tarihini ve bildirim şeklini belirleyin. Sürenin başlangıcı yazılı bildirimin yapıldığı gündür; zarfı, e-tebligat kaydını veya tutanağı saklayın.
- Gerekçeyi isteyin. İşlemde gerekçe belli değilse kuruma yazılı başvurarak hangi kayıt veya olguya dayanıldığını sorun. İdarenin otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.10).
- Kendi kayıtlarınızı kontrol edin. Adli sicil ve soruşturma kaydınızdaki hata veya silinmesi gereken bilgi varsa Kanunun 8. maddesi istihbari olmayan veriler için erişim, düzeltme ve silme taleplerine ilişkin tedbir alınmasını öngörür; bu yönde yazılı başvuru yapabilirsiniz.
- Üst makama başvurup başvurmayacağınıza karar verin. İdari işlemin kaldırılması veya yeniden yapılması dava süresi içinde üst makamdan istenebilir; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur (İYUK m.11). Otuz gün içinde cevap alınmazsa istek reddedilmiş sayılır ve süre kaldığı yerden devam eder.
- Dava açın. Aşağıdaki bölümde süre ve usul anlatılıyor.
Dava Nasıl Açılır, Süre Ne Kadardır?
7315 sayılı Kanun dava süresi bakımından ayrı bir süre koymaz. Bu nedenle genel kural uygulanır: İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7'ye göre özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür; süre yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Tatil günleri sürelere dahildir, ancak son gün tatile rastlarsa süre izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar (İYUK m.8).
Dava, işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde açılır. Dilekçede, hukuka aykırılığı somut olarak gösterilmelidir: dayanılan kaydın yanlış veya güncel olmadığı, komisyon değerlendirmesinin gerekçesiz kaldığı, olgusal olmayan bir bilginin esas alındığı, gerekçenin dayanak verilerle uyuşmadığı gibi. Yürütmenin durdurulması da istenebilir; İYUK m.27'ye göre bunun için işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte bulunması gerekir.
İptal kararından sonra uğranılan zararın giderilmesi gerekiyorsa tam yargı davası gündeme gelir. Bunun şartları idari yargıda tam yargı davası yazısında anlatılmıştır. İdari yargıdaki başvuru yolları tüketildikten sonra, ihlal iddiası varsa 6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir; süre başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür.
Dava açılması verilerin korunmasını da sağlar. Kanunun 10. maddesinin üçüncü fıkrasına göre soruşturma verileri, işleme karşı dava açılması hâlinde karar kesinleşmeden silinemez ve yok edilemez. Yönetmelik ayrıca ilgili kurumun, mahkemenin olası talepleri için evrakın saklanmasını soruşturmayı yapan birime bildirmesini öngörür.
Mahkeme Kararı Nasıl Uygulanır?
İptal kararı verilirse idare, İYUK m.28/1 gereği kararın gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Süresinde işlem yapılmazsa idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (m.28/3).
Bu kural 2 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve değişiklik 11 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Yeni cümleye göre Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı personeli ile adayları hakkındaki davalarda ve terör örgütleriyle ilişkilendirme gerekçesiyle kamu görevine alınmayanlara ilişkin davalarda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesinden doğan göreve iade sonucunu doğuran kararlar uyarınca yapılacak işlemler nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir. Yani bu gruplarda ilk derece kararı lehinize olsa bile göreve dönüş, karar kesinleşinceye kadar beklemek zorunda kalabilir. Dosyanızın bu kapsama girip girmediği, görevin ve gerekçenin niteliğine bakılarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Veriler Ne Kadar Saklanır, Geçerlilik Süresi Var mı?
Kanun ve Yönetmelik, bir soruşturma sonucuna önceden belirlenmiş bir geçerlilik süresi tanımlamaz. Bunun yerine veriler için bir silme süresi koyar: Kanunun 10. maddesi ve Yönetmeliğin 15. maddesine göre elde edilen kişisel veriler, işlenme amacı ortadan kalkarsa veya her durumda iki yılın sonunda Değerlendirme Komisyonlarınca silinir ve yok edilir. Soruşturmayı yapan birimlerdeki istihbari faaliyete konu olmayan veriler de iki yılın sonunda silinir.
Kapsam "ilk defa veya yeniden" atanacakları içerdiği için yeni bir göreve atamada talep yeniden gündeme gelebilir ve yeni kayıtlar incelenir. Eski sonuca dayanılıp dayanılamayacağı, atamayı yapacak kurumun işlemine ve olaya bağlıdır.
Veri güvenliği tarafında da güvence vardır. Soruşturmayı yapan birimlerde yetkili personel hukuka aykırı sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez veya silemez, bilgileri yetkisiz kişilerle paylaşamaz. Kanunun 11. maddesine göre bu görevlilerce kişisel verilerle ilgili suç veya kabahat işlenmesi hâlinde 6698 sayılı Kanunun 17. ve 18. maddeleri uygulanır.
Kişi Güvenlik Belgesi (KGB) ile Aynı Şey mi?
Hayır. Bu yazıdaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, memuriyete veya kamu görevine atama öncesinde bir komisyonun değerlendirmesine esas olan veri toplama işlemidir. Kişi Güvenlik Belgesi (KGB) ise ayrı bir belgedir ve ayrı bir konudur; bu yazıda anlatılmamıştır. Karışıklığın bir nedeni, Yönetmeliğin 11. maddesinde 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu kapsamındakilerin de güvenlik soruşturması talebinin Cumhurbaşkanlığına iletileceklerden sayılmasıdır. Savunma sanayiinde belge söz konusuysa uygulanan düzenlemenin kendi hükümlerine ayrıca bakmak gerekir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Güvenlik soruşturması ne kadar sürer?
Yönetmeliğe göre arşiv araştırması sonuçları talebin ilgili kuruma ulaşmasından itibaren en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde talep eden kuruma bildirilir. Bu süre, soruşturmayı yapan birimin bildirim süresidir; komisyon değerlendirmesi ve atama işlemi ayrıca zaman alabilir.
Arşiv araştırması olumsuz çıkarsa atama kesin olarak yapılmaz mı?
Hayır. Kanun, kayıtlara kendiliğinden bir sonuç bağlamaz; kurumun özel mevzuatındaki şartlar ise ayrıca aranabilir. Veriler Değerlendirme Komisyonuna gider; komisyon nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini atamaya yetkili amire yazılı olarak sunar. Karar atama makamının işlemiyle ortaya çıkar ve bu işlem idari yargıda denetlenebilir.
Güvenlik soruşturması olumsuz çıkarsa dava süresi kaç gündür?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmediği için İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uygulanır: idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür ve süre yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Üst makama başvuru yapılırsa işlemeye başlamış süre durur.
Soruşturma kayıtları ne kadar süre saklanır?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler, işlenme amacı ortadan kalkarsa veya her durumda iki yılın sonunda silinir ve yok edilir. İşleme karşı dava açılmışsa veriler karar kesinleşmeden silinemez.
Güvenlik soruşturması ile Kişi Güvenlik Belgesi aynı şey midir?
Hayır. Bu yazıdaki soruşturma, 7315 sayılı Kanun kapsamında memuriyete veya kamu görevine atama öncesinde yapılan değerlendirmedir. Kişi Güvenlik Belgesi (KGB) ayrı bir belgedir ve ayrı bir konudur; bu yazıda anlatılmamıştır.
Aile üyelerimle ilgili kayıtlar sonucu etkiler mi?
Kanun ve Yönetmelikteki kayıt listeleri kişinin kendisine ilişkindir; yakınlara ilişkin bilgiyi ayrıca sayan bir bent yoktur. Yönetmelik, komisyona yalnızca somut ve doğrulanabilir olgusal verilerin iletilmesini öngörür. Yakınlarla ilgili bir bilgi gerekçe yapılmışsa bu, dava aşamasında tartışılması gereken bir noktadır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.