URSA Avukatlık

Hasta Hakları Nelerdir, Şikâyet Nereye ve Nasıl Yapılır?

İdare Hukuku13 dk okumaEklenme:

Hasta hakları, Hasta Hakları Yönetmeliği'nde sayılan ve kamu ile özel bütün sağlık kuruluşlarında geçerli olan haklardır; bilgilendirilme, rıza olmadan müdahale görmeme, mahremiyet, kayıtlara erişim ve tedaviyi reddetme bunların başında gelir. Hakkın ihlal edildiği düşünülüyorsa önce kuruluşun hasta hakları birimine, orada çözülmezse il sağlık müdürlüğündeki Hasta Hakları Kurulu'na yazılı veya elektronik başvuru yapılır; kurul otuz gün içinde karar verir. Tıbbi hata iddiaları ise kurulda değerlendirilmez; bunlar için ayrı yollar işler. Tazminat için kamu kuruluşuna karşı idari yargı, özel kuruluşa karşı genel hükümler; suç şüphesi için savcılık yolu vardır.

Hasta Hakları Yönetmeliği Neyi Düzenler, Kimleri Kapsar?

Yönetmelik 1 Ağustos 1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, 2014, 2016 ve 2019 değişiklikleriyle bugünkü şeklini almıştır. Amacı, Anayasa'da, diğer mevzuatta ve milletlerarası metinlerde kabul edilen hasta haklarını somut olarak göstermek ve hak ihlalinde hukuki korunma yollarının fiilen kullanılabilmesini sağlamaktır (m. 1). Yönetmelik, sağlık hizmeti veren resmî ve özel bütün kuruluşları, bu hizmete katılan her kademedeki personeli ve hizmetten yararlanan herkesi kapsar (m. 2).

Yönetmelik hasta haklarını, sağlık hizmetine ihtiyaç duyan kişilerin yalnızca insan oldukları için sahip bulundukları haklar olarak tanımlar (m. 4). Hak, kurumun kamu veya özel olmasına bağlı değildir; sağlık hizmetinin verilmesinde ırk, dil, din, mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ile ekonomik ve sosyal durum gibi farklılıklar dikkate alınamaz (m. 5).

Hastanın Başlıca Hakları Nelerdir?

Yönetmelik hastanın başlıca haklarını şöyle sıralar.

  • Adil yararlanma (m. 6). Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde ihtiyacına uygun sağlık hizmetinden yararlanır.
  • Kuruluşu seçme ve değiştirme (m. 8). Bu hak, mevzuattaki sevk sistemine uymak şartıyla kullanılır; sevk zincirine uymayan hasta, acil olmayan hâllerde ücret farkını öder.
  • Personeli tanıma, hekimi seçme ve konsültasyon isteme (m. 9). Kullanılması hâlinde mevzuatla belirlenen ücret farkını hasta karşılar.
  • Öncelik sırasının objektif ölçütlere göre belirlenmesi (m. 10).
  • Modern tıbbi bilgiye uygun teşhis, tedavi ve bakım (m. 11) ile personelin gösterdiği tıbbi özen (m. 14).
  • Bilgilendirilme, kayıtları inceleme ve düzeltme (m. 15, 16, 17).
  • Mahremiyet ve sağlık bilgilerinin gizliliği (m. 21, 23).
  • Rıza verme ve tedaviyi reddetme (m. 24, 25).
  • Güvenlik, dinî vecibelerin yerine getirilmesi ve refakatçi (m. 37, 38, 40).

Hasta Hangi Konularda ve Nasıl Bilgilendirilmelidir?

Yönetmelik, bilgilendirmenin kapsamını madde 15'te ayrıntılı sayar. Hastaya şu konularda bilgi verilir; hastalığın muhtemel sebepleri ve seyri, tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede, nasıl ve tahminen ne kadar sürede yapılacağı, diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bunların fayda ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar, reddetme hâlinde ortaya çıkabilecek fayda ve riskler, kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, sağlık için kritik yaşam tarzı önerileri ve gerektiğinde aynı konuda tıbbi yardıma nasıl ulaşılacağı.

Bilginin şekli de düzenlenmiştir (m. 18). Bilgi sade, tereddüt ve şüpheye yer vermeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun biçimde verilir. Hasta, müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirmenin esas muhatabı hastanın kendisidir; başka birinin bilgilendirilmesi talebi, hastanın imzasıyla yazılı olarak kayda geçirilir. Acil durumlar dışında bilgilendirme makul bir süre tanınarak, uygun ortamda ve mahremiyet korunarak yapılır.

İki istisna vardır. Hastalığın seyrinin vahim görüldüğü ve bilginin hastanın manevi yapısı üzerinde kötü etki yaparak hastalığı artırma ihtimali bulunduğu hâllerde teşhisin saklanması caizdir (m. 19). Ayrıca kişi, mevzuat ve yetkili mercilerin tedbirleri dışında, kendisinin veya yakınlarının bilgilendirilmemesini yazılı isteyebilir ve bu talebini değiştirebilir (m. 20).

Aydınlatılmış Onam Nedir, Rıza Formu Ne İşe Yarar?

Yönetmelik metninde "aydınlatılmış onam" yerine bilgilendirme ve rıza kavramları kullanılır. Rıza, kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesidir (m. 4). Kural olarak her tıbbi müdahalede hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden ya da vasisinden izin alınır; bu durumda da küçük veya kısıtlı hasta, anlayabildiği ölçüde sürece katılır (m. 24).

Bazı müdahalelerde rıza aranmaz. Hastanın rızasının alınamadığı, hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlarda veya bir organın kaybına ya da işlevini yitirmesine yol açacak bir durumda müdahale rızaya bağlı değildir; durum kayıt altına alınır ve mümkünse yakını ya da kanuni temsilcisi bilgilendirilir (m. 24). Rıza ayrıca verildiği sınırlarla bağlıdır; müdahalenin genişletilmesi ancak, genişletilmezse organ kaybı veya işlev yitimi doğuracak tıbbi zaruret hâlinde rıza aranmadan mümkündür (m. 31).

Rıza formu, mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa yol açması tıbben muhtemel müdahaleler için hazırlanır ve madde 15'teki bilgileri içerir. Önce bu bilgiler hastaya sözlü olarak aktarılır, sonra form imzalatılır. Form iki nüsha düzenlenir; biri hasta dosyasında kalır, diğeri hastaya verilir. Formu hem bilgilendirmeyi yapan hem de müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu imzalar ve verilen bilgilerin doğruluğundan o sorumludur (m. 26). Yani form, sözlü bilgilendirmenin yerine geçmez. Estetik müdahalelerde onamın tazminat davasındaki yeri hatalı estetik ameliyat tazminatı sayfasında ayrıca ele alınır.

Hasta, kanunen zorunlu haller dışında, planlanan veya uygulanan tedaviyi reddedebilir ya da durdurulmasını isteyebilir. Doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu bu durumda hastaya aittir; sonuçlar hastaya anlatılır ve yazılı belge alınır. Reddetme, hastanın kuruluşa tekrar başvurusunda aleyhine kullanılamaz (m. 25).

Tıbbi Kayıtlar ve Hasta Dosyası Nasıl İstenir?

Hasta, sağlık durumuna ilişkin bilgilerin bulunduğu dosyayı ve kayıtları doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir (m. 16). Yatarak tedavisi tamamlanan hastaya, taburcu sonrası tedavi planının yer aldığı epikrizin bir nüshası da verilir (m. 24).

Yönetmelik, kayıt talebi için ayrı bir form, süre veya harç öngörmez. Talebin yazılı yapılması ve tarihli bir nüshasının saklanması, sonradan kayıt vermeme şikâyetinin ispatı açısından önem taşır. Kaydın verilmemesi veya geciktirilmesi, hasta hakları birimine yapılacak başvurunun konusu olabilir.

Kayıtlardaki eksik, belirsiz veya hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını ve düzeltilmesini istemek de hastanın hakkıdır. Bu hak, sağlık durumu hakkındaki raporlara itiraz etmeyi ve aynı veya başka kurumda yeni rapor düzenlenmesini istemeyi de kapsar (m. 17). Rapor itirazının yolları için sağlık kurulu raporu sayfasına bakılabilir.

Hasta Bilgilerinin Gizliliği ve Mahremiyeti Nasıl Korunur?

Mahremiyete saygı, her tıbbi müdahalenin ön koşuludur (m. 21). Bu hak; sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerin gizlilik içinde yürütülmesini, muayene ve tedavinin makul bir gizlilik ortamında yapılmasını, tıbben sakınca yoksa yanında bir yakınının bulunmasını, tedaviyle doğrudan ilgisi olmayanların müdahale sırasında bulunmamasını ve sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını kapsar.

Sağlık hizmeti sebebiyle edinilen bilgiler, kanunun izin verdiği haller dışında açıklanamaz; araştırma ve eğitim faaliyetlerinde de kimlik bilgileri rıza olmadan açıklanamaz (m. 23). Ceza yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi için hapis cezası öngörür. Ayrıntılı çerçeve kişisel verilerin korunması mevzuatında düzenlenir.

Hasta Hakları Birimine Nasıl Başvurulur?

Hasta, haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta hakları birimine başvurur (m. 42/A). Bu birimler, hasta hakları uygulamalarını yürütmek üzere sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde oluşturulur (m. 42/B). Kurul ise kuruluşun kendi içinde yerinde çözülemeyen yazılı ve elektronik başvuruları değerlendirir (m. 42/C). Sıra bu nedenle önce kuruluşun birimi, çözüm çıkmazsa il sağlık müdürlüğü bünyesindeki kuruldur.

Başvuruda olayın tarihi, kuruluş ve birim adı, ilgili personel, ihlal edildiği düşünülen hak ve istenen sonuç açıkça yazılır; belgeler eklenir. Başvuru ve cevap tarihleri not edilmelidir.

CİMER ve SABİM gibi genel başvuru kanalları Yönetmelik metninde yer almaz. Yönetmelik'in öngördüğü şikâyet mekanizması hasta hakları birimi ve il kuruludur. Genel kanallardan yapılan başvuruların kurul sürecine nasıl bağlandığı Yönetmelik'te düzenlenmemiştir; otuz günlük süre ise başvurunun kurula ulaştığı tarihten işler.

Hasta Hakları Kurulu Kimlerden Oluşur, Kaç Günde Karar Verir?

Kurulu il sağlık müdürlüğü oluşturur; il sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi başkandır. Diğer üyeler şikâyet edilen personelin üyesi olduğu meslek kuruluşundan bir temsilci, varsa sendika temsilcisi, personelin görev yaptığı kurumun üst yöneticisinin görevlendirdiği kurum temsilcisi (özel sağlık kuruluşlarında kuruluşun belirlediği temsilci), hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, il insan hakları kurulundan bir temsilci ve valilikçe görevlendirilen bir vatandaştır (m. 42/B).

Kurul, başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar verir. Üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır, katılanların salt çoğunluğuyla karar alır. Kararlar ilgili sağlık kuruluşuna ve başvurana bildirilir; ihlal kararları ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir. Kurul düzeltici işlem de belirleyebilir; kuruluş belirlenen süre içinde önlem alır ve kurulu bilgilendirir (m. 42/C).

Son altı ay içinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya, 663 sayılı Kanun'un 23. maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sağlık Meslekleri Kurulu'na gönderilir. Başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir; üçüncü kişilere bilgi verilmez, ancak resmen talep edilmesi hâlinde idari soruşturma yapan incelemeciye veya adli mercilere verilir. Yönetmelik, kurula tazminata hükmetme yetkisi tanımaz.

Tıbbi Hata İddiası Hasta Hakları Kuruluna Götürülebilir mi?

Hayır. Yönetmelik, tıbbi hata iddialarına ilişkin başvuruların kurul tarafından değerlendirilmeyeceğini açıkça yazar (m. 42/C). Kurulun alanı, bilgi verilmemesi, rıza alınmaması, mahremiyetin ihlali, kayıtların verilmemesi, saygısız muamele ve ayrımcılık gibi hak ihlalleridir. Yanlış teşhis, ameliyat sırasında yapılan hata veya yanlış tedavi gibi iddialar ise tazminat davası ya da ceza şikâyeti yoluyla ele alınır. Bu yolların ayrıntısı malpraktis davaları sayfasında anlatılır.

Aynı olayda hem bir hak ihlali hem de bir hata iddiası bulunabilir. Örneğin riskleri anlatılmadan yapılan müdahale bilgilendirme hakkının ihlali olarak birime bildirilebilir; doğan zarar ise ayrıca tazminat konusu olabilir.

Kamu ve Özel Sağlık Kuruluşu Çalışanları Hakkında Hangi Yol İzlenir?

Kamu görevlisi personel. Hasta haklarını ihlal eden kamu personelinin fiilleri, şikâyet üzerine veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, valilik, Bakanlık ya da personelin bağlı olduğu kurum tarafından görevlendirilen müfettiş veya muhakkik aracılığıyla soruşturulur (m. 45). Soruşturmacı disiplin cezası teklif ederse ceza yetkili amir veya kurullarca takdir edilir; fiil suç da oluşturuyorsa memurlar bakımından ayrı bir soruşturma usulü uygulanır ve sonuçta dosya cumhuriyet başsavcılığına gönderilebilir (m. 46). Disiplin sürecinin genel işleyişi için memur disiplin cezaları sayfasına bakılabilir.

Kamu görevlisi olmayan personel. Özel kuruluşta çalışanlar veya serbest çalışanlar, hastanın doğrudan şikâyeti ya da Bakanlık veya başka kurumların bildirimi üzerine, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının haysiyet divanlarınca disiplin cezasıyla cezalandırılabilir (m. 47). Suç oluşturan fiiller için doğrudan cumhuriyet savcılığına ihbar veya şikâyet yapılabilir. Kamu görevlisinin resmî görevi dışında, serbest olarak mesleğini icra ederken işlediği fiillerde de bu ikinci rejim uygulanır (m. 46/d).

Kamu Hastanesinde Tazminat Davası Nasıl ve Hangi Sürede Açılır?

Hasta hakları ihlal edildiğinde personeli istihdam eden kuruluş aleyhine maddi, manevi veya ikisini birden isteyen tazminat davası açılabilir. Kuruluş kamu kurumuysa 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu devreye girer (m. 43). Kanun'un 12. maddesine göre hakkı ihlal edilen kişi, doğrudan tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir; dilerse önce iptal davası açıp karar sonrasında tam yargı davasına gidebilir. Tam yargı davasının genel çerçevesi için idari yargıda tam yargı davası sayfasına bakılabilir.

Doğrudan tam yargı davasından önce idareye başvurmak gerekir. Yönetmelik, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde, istenen maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilerek idareye başvurulmasını arar (m. 43). Kanun'un 13. maddesi aynı süreyi, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl olarak yazar. Yönetmelik beş yıllık üst sınırı anmadığından, süre bakımından Kanun metni de gözetilmelidir.

İstek kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğini izleyen günden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açılabilir. Dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa idare mahkemelerinde altmış gündür (2577, m. 7 ve m. 13). Sürelerin nasıl hesaplandığı idari yargıda süreler sayfasında anlatılır. Görevsiz adli yargı merciine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıya açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz (2577, m. 13).

Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında hukuki sorumluluk, doğrudan personel aleyhine açılacak dava yoluyla ileri sürülemez; dava idareye karşı açılır. İdare mahkeme kararıyla tazminat öderse, zararı doğuran personele rücu eder (m. 46/c). Hasta hakları birimine yapılan şikâyetin idareye başvuru yerine geçtiği metinde belirtilmemiştir; bu yüzden idareye başvuru süresi ayrıca korunmalıdır.

Özel Hastanede veya Serbest Çalışan Hekime Karşı Tazminat Nasıl İstenir?

Kamu görevlisi olmayan personelin hasta haklarını ihlalinden doğan hukuki sorumluluk, genel hükümlere göre doğrudan çalışana, onu çalıştıran kuruma ya da ikisine birlikte dava açılarak ileri sürülebilir (m. 47/b). Yönetmelik, kamu kuruluşları için aranan idareye başvuru şartını bu halde öngörmez. Hangi adli yargı mahkemesinin görevli olduğu, arabuluculuk veya tüketici başvurusu gibi dava şartlarının uygulanıp uygulanmayacağı ise hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir ve Yönetmelik'te düzenlenmemiştir; bu ayrım malpraktis davaları sayfasında ele alınır.

Haksız fiile dayanan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır. Madde 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 56, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkimin uygun bir miktar manevi tazminata karar verebileceğini, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde bunun yakınlara da ödenebileceğini düzenler. Madde 58, kişilik hakkının zedelenmesinde manevi tazminat talebine imkân verir. Manevi tazminatın ölçüleri için manevi tazminat sayfasına bakılabilir.

Haksız fiil tazminatında zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten on yıldır. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır (TBK, m. 72).

Şikâyet, Tazminat ve Ceza Yolu Birbirinden Nasıl Ayrılır?

Dört yol vardır ve her birinin amacı farklıdır. Yönetmelik, hasta ve hasta yakınlarına mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava hakkı tanır (m. 42); bir yolu diğerinin ön şartı yapmaz.

YolNereyeNe sağlarDayanak
Hasta hakları birimi ve kuruluKuruluşun birimi, sonra il sağlık müdürlüğündeki kurulHak ihlali kararı ve düzeltici işlem; tazminat verilmez, tıbbi hata iddiası değerlendirilmezYönetmelik m. 42/A, 42/B, 42/C
DisiplinKamu personelinde yetkili amir veya kurul, diğerlerinde meslek kuruluşunun haysiyet divanıDisiplin cezasıYönetmelik m. 45, 46/a, 47/a
Tazminat davasıKamu kuruluşunda idare mahkemesi, diğerlerinde genel hükümlere göre adli yargıMaddi ve manevi tazminatYönetmelik m. 43, 47/b; 2577 m. 12, 13; TBK m. 49, 56, 58, 72
Ceza şikâyetiCumhuriyet savcılığıFailin ceza yargılamasıYönetmelik m. 46/b, 47/c; TCK

Ceza yolunda sonuca göre Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri gündeme gelir. Taksirle ölüme neden olmak iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasını gerektirir (m. 85). Taksirle yaralamanın temel hâli dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir; ağır sonuçlarda ceza artar. Soruşturma kural olarak şikâyete bağlıdır (m. 89). Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (m. 73). Ayrıntılar için taksirle yaralama suçu ve cezası sayfasına bakılabilir.

Süreler birbirinden bağımsız işler. Birim veya kurul sonucu beklenirken şikâyet, idareye başvuru ve zamanaşımı süreleri kendi seyrini sürdürür; Yönetmelik birime başvuruya bu süreleri durdurucu bir sonuç bağlamamıştır. Olayın öğrenildiği tarih ve her başvurunun tarihi kayıt altına alınmalıdır.

Hasta Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hasta hakları nelerdir?

Hasta Hakları Yönetmeliği'ne göre başlıca haklar adil ve ayrımsız hizmet alma, bilgi isteme, kuruluşu ve hekimi seçme, tıbbi gereklere uygun teşhis ve tedavi, bilgilendirilme, kayıtları inceleme ve düzeltme, mahremiyet ve gizlilik, rıza verme, tedaviyi reddetme, güvenlik ve refakatçi bulundurmadır.

Hasta hakları birimine nasıl başvurulur?

Hasta, haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde sağlık kuruluşunun bünyesindeki hasta hakları birimine başvurur. Kuruluşta yerinde çözülemeyen yazılı veya elektronik başvurular il sağlık müdürlüğündeki Hasta Hakları Kurulu tarafından değerlendirilir.

Hasta Hakları Kurulu şikâyeti kaç günde sonuçlandırır?

Kurul, başvurunun kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar verir. Karar ilgili sağlık kuruluşuna ve başvurana bildirilir; ihlal kararları ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir.

Doktor nereye şikâyet edilir?

Hak ihlali iddiası için önce hasta hakları birimine, çözülmezse il kuruluna başvurulur. Kamu görevlisi hekim için idarece disiplin soruşturması yürütülür; kamu görevlisi olmayan hekim için meslek kuruluşunun haysiyet divanına şikâyet edilebilir. Suç şüphesinde cumhuriyet savcılığına başvurulur. Tıbbi hata iddiası ise kurulda değerlendirilmez.

Hasta dosyası ve tıbbi kayıtlar istenebilir mi?

Evet. Hasta, sağlık durumuyla ilgili dosyayı ve kayıtları doğrudan, vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Kayıtlardaki eksik veya hatalı bilgilerin düzeltilmesini de isteyebilir.

Rıza formunu imzalamak her şeyi kabul etmek anlamına gelir mi?

Hayır. Yönetmelik, formdaki bilgilerin önce sözlü olarak aktarılmasını ve formu hem bilgilendirmeyi yapan hem müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubunun imzalamasını ister. Rıza, verildiği sınırlarla bağlıdır ve hasta tedaviyi reddedebilir ya da durdurulmasını isteyebilir.

Kamu hastanesine karşı tazminat davası nasıl açılır?

Önce eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde, her hâlde Kanun'daki beş yıllık üst sınır gözetilerek, maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilerek idareye başvurulur. Ret veya otuz günlük sürenin dolması üzerine, dava açma süresi olan altmış gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler