Savcılıktan ifadeye çağrıldıysanız önce çağrı kâğıdında hangi sıfatla çağrıldığınıza bakın. Şüpheliyseniz susma, avukat isteme ve delil toplanmasını isteme hakkınız vardır; çağrıya uymazsanız zorla getirme kararı verilebilir. Tanıksanız gelmek ve doğruyu söylemek zorundasınız, ama kendinizi veya yakınlarınızı soruşturmaya uğratacak sorulara cevap vermeyebilirsiniz. İfade tutanağını okuyup imzalamadan önce kontrol edin. İfadeden sonra savcı ya iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Telefonda ifade için para veya hesap bilgisi isteyen kişi ise büyük olasılıkla dolandırıcıdır. Çağrının gerçekliğini davetiye, dosya numarası ve savcılığın adıyla doğrulamak gerekir.
Savcılık İfadeye Nasıl Çağırır, Telefonla Çağırma Geçerli mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.145'e göre ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır. Davetiyede çağrılma nedeni açıkça yazılır ve gelmezse zorla getirileceği belirtilir. Tebligatın nasıl yapılacağı ise CMK m.37 gereği, kanunda özel hüküm yoksa ilgili kanundaki tebligat kurallarına bağlıdır. Bu yüzden davetiyenin size hangi tarihte, hangi adreste ve kime teslim edildiği önemlidir.
Telefon konusunda kanun metni tanık ile şüpheli arasında ayrım yapar. Tanıklar için CMK m.43/2, çağrının telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlarla da yapılabileceğini söyler; ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz. Şüpheliyi çağıran m.145 ise yalnız davetiyeden söz eder, telefonla çağırmayı ayrıca düzenlemez. SMS ise kanun metninde ayrıca sayılmamıştır. Arayan kişi savcılık adını, dosya numarasını ve sıfatınızı söylemiyorsa çağrının gerçekliğini ilgili adliyeye giderek ya da bir avukat aracılığıyla doğrulamak gerekir.
Şüpheli mi Tanık mı Olduğumu Nasıl Anlarım?
CMK m.2'ye göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Kanun çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini ister (m.145), tanık çağrı kâğıdında ise gelmemenin sonuçlarının bildirilmesi gerekir (m.43/1). Çağrı kâğıdında sıfat yazmıyorsa veya yalnızca “ifade vermek üzere” deniyorsa savcılığa giderek ya da bir avukat aracılığıyla sıfatınızı sormanız yerinde olur. Ayrıca mağdur ve şikâyetçi de çağrıya rağmen gelmezse zorla getirilebilir (m.146/7).
Şikâyet edilmiş olmak, otomatik olarak şüpheli olmak anlamına gelmez. CMK m.158/6'ya göre ihbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı hiçbir araştırma yapmaya gerek kalmadan anlaşılıyorsa ya da ihbar soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Örneğin yaralamalı bir trafik kazasında karşı tarafın şikâyeti üzerine sürücü şüpheli sıfatıyla çağrılır; süreç trafik kazasında şikâyetçi olmak ve trafik kazası ceza davası yazılarında anlatılıyor. Aynı olaydaki suç tipi için taksirle yaralama sayfasına bakılabilir. İki sıfat arasındaki farklar şöyle özetlenebilir.
| Konu | Şüpheli | Tanık |
|---|---|---|
| Temel hükümler | CMK m.145-148 | CMK m.43-61 |
| Susma | Suç hakkında açıklama yapmama hakkı vardır (m.147/1-e) | Gerçeği söylemek zorundadır; kendisini veya yakınlarını kovuşturmaya uğratacak sorulara cevap vermekten çekinebilir (m.48) |
| Gelmezse | Zorla getirme kararı verilebilir (m.146/1) | Mazeret bildirmeden gelmezse zorla getirilir, giderleri ödettirilir (m.44) |
| Yalan söylerse | Yalan tanıklık hükmü tanıklık yapana ilişkindir; başkasına suç isnadı iftira olabilir (TCK m.267) | Yalan tanıklık suçu oluşabilir (TCK m.272) |
Tanık olarak çağrılan kişi ifade sırasında kendisi hakkında şüphe doğuran bir noktaya gelirse CMK m.48 devreye girer ve cevap vermekten çekinebileceği kendisine önceden bildirilir.
İfadeye Gitmezsem Ne Olur?
Şüpheli m.145'e göre usulüne uygun çağrıldığı halde gelmezse, CMK m.146/1 uyarınca zorla getirilmesine karar verilebilir. Aynı fıkra, hakkında tutuklama veya yakalama emri için yeterli neden bulunan şüphelinin de zorla getirilebileceğini söyler. Zorla getirme kararı; kişinin kim olduğunu, suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirme nedenlerini içerir ve bir örneği size verilir (m.146/2-3). Zorla getirilen kişi derhâl, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran savcının önüne götürülür ve ifadesi alınır (m.146/4). Karar yerine getirilemezse bunun nedenleri muhtar ve kolluk görevlisinin birlikte imzaladığı tutanakla saptanır (m.146/6).
Kanun, şüpheli için “mazeret” kavramını ayrıca düzenlemez; mazeret yalnızca tanık için açıkça yazılıdır. Hastalık, yurt dışında bulunma gibi bir engeliniz varsa belgesiyle birlikte yazılı olarak savcılığa bildirmek ve ifade gününün değiştirilmesini istemek makul yoldur. Bu talebi kabul edip etmemek savcılığın takdirindedir.
Tanık haklı bir sebep bildirmeden gelmezse zorla getirilir ve gelmemesinin yol açtığı giderler kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık, gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır (m.44/1). Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık için ise m.60 daha ağır bir yol açar. Bu giderlere ek olarak, tanıklığın veya yeminin yerine getirilmesi için en çok üç ay disiplin hapsi verilebilir ve soruşturma evresinde bu kararı sulh ceza hâkimi verir. Kişi yükümlülüğüne uyduğunda derhâl serbest bırakılır.
Şüpheli Olarak İfade Verirken Hangi Haklarım Var?
Şüphelinin ifadesi alınırken uyulacak kuralları CMK m.147 sayar. Bunlar ifade alanın yerine getirmesi gereken işlemlerdir; yerine getirilmediyse tutanağa nedeni yazılması gerekir.
- Kimliğiniz saptanır ve kimliğe ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz.
- Size yüklenen suç anlatılır.
- Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, avukatın hukuki yardımından yararlanabileceğiniz ve ifadenizde hazır bulunabileceği bildirilir. Avukat seçecek durumda değilseniz baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
- Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu söylenir.
- Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır; aleyhinizdeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırma ve lehinize olanları ileri sürme olanağı tanınır.
- Kişisel ve ekonomik durumunuz hakkında bilgi alınır.
- İfade işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.
Beyanınızın özgür iradenize dayanması şarttır. CMK m.148'e göre kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi müdahaleler yapılamaz, kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa bile delil olarak değerlendirilemez (m.148/3).
Susma hakkını kullanmak, suçu kabul anlamına gelmez. Hangi soruya cevap vereceğinize ve hangisinde susacağınıza karar vermeden önce dosyada neyin bulunduğunu bilmek gerekir. Bu yüzden ifade öncesinde dosyanın incelenmesi büyük önem taşır; ayrıntısı aşağıdaki bölümdedir.
İfadeye Avukatla Gitmek Zorunlu mu?
Genel kural olarak zorunlu değildir, ama hakkınızdır. CMK m.149/1'e göre şüpheli soruşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2). Avukatın şüpheliyle görüşme, ifade süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (m.149/3).
Bazı hâllerde müdafi görevlendirilmesi istem aranmaksızın yapılır. CMK m.150/2'ye göre müdafii bulunmayan şüpheli çocuksa, kendini savunamayacak derecede malulse veya sağır ve dilsizse istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da aynı kural uygulanır (m.150/3). Diğer durumlarda avukat tutamayacağınızı söylerseniz, isteminiz üzerine baro tarafından görevlendirme yapılır (m.150/1).
Avukatsız verilen ifadenin değeri de kanunda ayrıca düzenlenmiştir. CMK m.148/4'e göre müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu hüküm kolluk ifadesine ilişkindir; savcının önünde verdiğiniz ifade için aynı güvence otomatik olarak geçerli değildir. Ayrıca şüphelinin aynı olayla ilgili yeniden ifadesinin alınması gerekirse bu işlemi ancak Cumhuriyet savcısı yapabilir (m.148/5).
Soruşturma evresindeki işlemler kural olarak gizlidir (m.157). Ancak müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir (m.153/1). Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse yalnızca kanunda sayılan ağır suç tiplerinde ve hâkim kararıyla kısıtlanabilir (m.153/2). Şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları bakımından ise kısıtlama uygulanmaz (m.153/3).
Tanık Olarak Çağrıldıysam Hangi Yükümlülüklerim Var?
Tanık, çağrı kâğıdıyla çağrılır ve gelmemenin sonuçları bu kâğıtta yazılır (m.43/1). Dinlenmeden önce tanığa gerçeği söylemenin önemi, gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı ve doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği anlatılır (m.53). Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verir (m.54/2). Tanığa ilk olarak adı, soyadı, yaşı, işi, yerleşim yeri ve varsa telefon numaraları sorulur; gerekirse şüpheli veya mağdurla ilişkisine dair sorular da yöneltilir (m.58/1). Her tanık ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir (m.52/1).
Yalan tanıklık Türk Ceza Kanunu m.272'de düzenlenir. Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada tanık dinlemeye yetkili kişi önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapana dört aydan bir yıla, yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi önünde yapana bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Tanıklık, üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturması veya kovuşturması kapsamında yapılmışsa ceza iki yıldan dört yıla kadardır. Aleyhine tanıklık yapılan kişiye koruma tedbiri uygulanmış ve kişi hakkında sonradan beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse ceza artırılır. Gerçeğin söylenmesi bakımından m.274 bir kapı aralar. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlamasını sonuçlayacak bir karar verilmeden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz.
Aynı zamanda tanıklığın bir karşılığı da vardır. Cumhuriyet savcısı tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat verilir; seyahat zorunluluğu varsa yol, ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır (m.61). Tutarlar yıllık tarifeye göre değiştiği için güncel tarifeye bakılmalıdır.
Tanık Olarak Hangi Hâllerde İfade Vermekten Çekinebilirim?
CMK m.45'e göre şüpheli veya sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoyu ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan hısımları, ikinci derece dahil kayın hısımları ve aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir. Çekinebilecek kimselere dinlenmeden önce bu hakları bildirilir ve dinlenirken de her zaman çekinebilirler (m.45/3). Hakkını hatırlatmadan yapılan yalan tanıklıkta ceza indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.273/1-b).
Meslek sebebiyle de çekinme mümkündür. Avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler bakımından; hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve diğer sağlık meslek mensupları hastaları ve yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler bakımından; mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan çekinebilir (m.46/1). Avukat dışındaki bu kişiler, ilgilinin rızası varsa çekinemez (m.46/2).
Üçüncü bir çekinme türü, kişinin kendisine veya yakınlarına dönük sorulardır. Tanık, kendisini veya m.45/1'de sayılan kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir (m.48). Savcı gerekli görürse çekinmenin dayanağı olguların bildirilmesini ister ve gerektiğinde yemin verdirebilir (m.49). Çekinme hakkı olanlara yemin verilip verilmeyeceği hâkim veya mahkemenin takdirindedir, ancak tanık yemin etmekten de çekinebilir (m.51).
İfade Tutanağı Nasıl Hazırlanır, İmzalamadan Önce Neye Bakmalıyım?
İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır (m.147/1-i). Tutanakta ifadenin alındığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları, ifade verenin açık kimliği, m.147'deki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği (getirilmediyse nedenleri) ve tutanak içeriğinin ifade veren ile hazır bulunan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı yer alır. İmzadan çekinilirse bunun nedenleri de yazılır.
İmzadan önce şunlara bakılmalıdır. Söylediğiniz cümleler doğru ve eksiksiz yazılmış mı? Susma, avukat ve delil isteme haklarınızın hatırlatıldığı tutanakta görünüyor mu? Eklemek veya düzeltmek istediğiniz bir şey var mı? Tutanağa katılmıyorsanız imzadan çekinebilirsiniz; kanun bu durumda nedenlerin tutanağa yazılmasını ister.
Bu kuralların uygulanması yargı kararlarıyla da denetlenir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 19.01.2026 tarihli, E. 2026/11, K. 2026/656 sayılı kanun yararına bozma kararında, talimat yoluyla sorgusu yapılan sanığa CMK m.147'deki yasal haklar hatırlatılmadan ya da hatırlatılmışsa bu durum denetime olanak verecek biçimde tutanağa geçirilmeden savunma alınmasını kanuna aykırı bularak mahkûmiyet hükmünü bozdu. Karar mahkeme sorgusuna ilişkindir, ama haklar hatırlatıldı mı ve bu tutanakta görünüyor mu sorusunun neden önemli olduğunu gösterir.
İfadeden Sonra Ne Olur?
Savcı ifadeyle yetinmez; şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (m.160/2). İfade verdikten sonra soruşturma birkaç yoldan birine bağlanır.
- İddianame. Toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (m.170/2). İddianamenin sonuç kısmında yalnız aleyhinize olan hususlar değil, lehinize olanlar da ileri sürülür (m.170/5).
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar. Kamu davası için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse ya da kovuşturma olanağı yoksa savcı bu kararı verir. Karar, suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış şüpheliye bildirilir (m.172/1). Suçtan zarar gören bildirimden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (m.173/1). Süreç ayrıntısı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve KYOK itiraz dilekçesi sayfalarında anlatılıyor.
- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi. Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, yeterli şüphe olmasına rağmen savcı kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir (m.171/2). Bunun için kasıtlı suçtan hapis cezası almamış olmak, zararın giderilmesi gibi şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir (m.171/3).
- Uzlaştırma. Suç uzlaştırma kapsamındaysa başka bir yol işler; hangi suçların bu kapsamda olduğu uzlaşmaya tabi suçlar yazısında listelenmiştir.
Mahkeme iddianameyi iade edebilir (m.174); iade edilmezse kabul edilmiş sayılır ve iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur (m.175/1). Bu aşamada artık sanık sıfatını taşırsınız. İddianame çağrı kâğıdıyla birlikte tebliğ edilir; çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta olmalıdır (m.176/1, 4). Tanık veya savunma delillerinin toplanmasını istiyorsanız bunu gösterecek dilekçeyi duruşma gününden en az beş gün önce vermeniz gerekir (m.177/1). Mahkûmiyet ancak yargılama sonunda mahkeme hükmüyle olur; ifade vermek tek başına mahkûmiyet anlamına gelmez. Yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelirse HAGB sayfası ayrıntıyı anlatıyor.
Çağrıya konu şikâyet asılsızsa ayrı bir yol da vardır. İşlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat ederek hakkında soruşturma başlatılmasını sağlayan kişi iftira suçundan bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır (TCK m.267/1). Ayrıntı için iftira suçu sayfasına bakılabilir.
Savcı Adıyla Telefonda Para veya Hesap Bilgisi İsteyen Aramalara Karşı Ne Yapılmalı?
Bu yazıda anılan hiçbir madde, ifade için para yatırılmasına, hesap bilgisi, şifre ya da kart bilgisi verilmesine dayanak olmaz. CMK m.145 ifade için kişinin davetiye ile çağrılmasını, m.43/2 ise tanık çağrısının telefon gibi araçlarla da yapılabilmesini düzenler; hiçbiri ödeme istemez. Kendisini savcı, polis veya banka görevlisi olarak tanıtıp para ya da hesap bilgisi isteyen kişi, kural olarak dolandırıcılık yapıyordur.
Türk Ceza Kanunu m.158/1-l bu yöntemi ayrıca sayar. Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenen dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; (l) bendindeki hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Aramayla karşılaşırsanız şunları yapın.
- Hiçbir ödeme yapmayın, hesap, kart veya şifre bilgisi vermeyin.
- Aramayı sonlandırın, aradığınız numarayı not edin ve ilgili adliyeyi kendiniz arayarak çağrıyı sorun.
- Gelen yazıda adı geçen savcılığı ve dosya numarasını doğrulamadan işlem yapmayın.
- Dolandırıcılığı Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına bildirin. CMK m.158/1 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet bu makamlara yapılabilir, yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olabilir (m.158/5).
Savcılıktan İfadeye Çağrılmak Hakkında Sık Sorulan Sorular
Savcılıktan ifadeye çağrıldım, gitmek zorunda mıyım?
Evet. Şüpheli olarak çağrılıp gelmezseniz zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/1); tanık olarak çağrılıp mazeret bildirmeden gelmezseniz zorla getirilirsiniz ve giderler size ödettirilir (m.44). Engeliniz varsa belgesiyle birlikte yazılı olarak savcılığa bildirmelisiniz.
İfadeye çağrılmak suçlu olduğum anlamına gelir mi?
Hayır. Şüpheli, yalnızca suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2). Soruşturma sonunda yeterli şüphe çıkmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (m.172); yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir ve mahkûmiyet ancak yargılama sonunda mahkeme hükmüyle olur.
Savcılık telefonla ifadeye çağırır mı?
Tanık çağrısı telefon, e-posta gibi araçlarla da yapılabilir, ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (CMK m.43/2). Şüpheliyi çağıran m.145 yalnızca davetiyeden söz eder. Hangi yolla olursa olsun ifade için para, hesap veya şifre isteyen kişi dolandırıcıdır.
İfadeye avukatsız gidersem ne olur?
Avukatsız ifade vermek yasak değildir, ancak şüpheli soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir ve avukatın ifade sırasında yanında olma hakkı engellenemez (CMK m.149). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4).
İfade sırasında susabilir miyim?
Şüpheli olarak yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkınız vardır ve bu hak size söylenmelidir (CMK m.147/1-e). Tanık olarak ise gerçeği söylemekle yükümlüsünüz; yalnızca kendinizi veya yakınlarınızı kovuşturmaya uğratacak sorulara cevap vermekten çekinebilirsiniz (m.48).
Eşimin veya akrabamın dosyasında tanık olarak çağrıldım, ifade vermek zorunda mıyım?
Şüpheli veya sanığın eşi, nişanlısı, üstsoyu, altsoyu, üçüncü derece dahil kan hısımları ve ikinci derece dahil kayın hısımları tanıklıktan çekinebilir (CMK m.45). Bu hak size dinlenmeden önce bildirilir ve dinlenirken de her zaman kullanabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.


