Destekten yoksun kalma tazminatında genel süre, hak sahiplerinin zararı ve sorumluyu öğrendiği günden itibaren iki yıl, her hâlde olay tarihinden itibaren on yıldır (TBK m.72; trafik kazalarında KTK m.109). Olay aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı tazminat için de geçerlidir; taksirle öldürmede bu süre on beş yıldır. İşçinin iş sözleşmesine dayanan taleplerinde ise TBK m.146'daki on yıllık genel süre gündeme gelir. Aşağıda hangi olayda hangi sürenin uygulandığı, neyin süreyi kestiği, sigortaya başvurunun etkisi ve küçük hak sahiplerinin durumu süre tablosuyla birlikte anlatılıyor.
Destekten Yoksun Kalma Zamanaşımı Süreleri Tablosu
| Durum | Süre | Başladığı gün | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Haksız fiilden doğan genel talep (suç oluşmuyorsa) | 2 yıl, her hâlde 10 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi; 10 yıl fiilin işlendiği gün | TBK m.72/1 |
| Trafik kazası, suç oluşmuyorsa | 2 yıl, her hâlde 10 yıl | Öğrenme; 10 yıl kaza günü | KTK m.109/1 |
| Trafik kazası, başkasının kusuruyla ölüm (taksirle öldürme) | 15 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2, TCK m.85, m.66/1-d, m.66/6 |
| Tek taraflı kaza, ölen sürücü kendi kusuruyla ölmüş | 8 yıl (Yargıtay örnekleri); eylem suç sayılmazsa 2 ve 10 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2, TCK m.66/1-e |
| İş kazası, işçinin işverene karşı iş sözleşmesine dayanan talebi | 10 yıl | Alacağın muaccel olması | TBK m.146, m.149 |
| İş kazasında ölen işçinin yakınlarının kendi zararı (haksız fiil olarak ele alınırsa) | 2 yıl, her hâlde 10 yıl; suç varsa 15 yıl | Öğrenme; olay günü | TBK m.72/1 |
| Trafikte tazminat yükümlülerinin birbirine rücuu | 2 yıl | Yükümlülüğün tam yerine getirilmesi ve rücu edilecek kişinin öğrenilmesi | KTK m.109/4 |
| Zamanaşımı kesildikten sonra, borç kararla belirlenmişse | Yeni süre 10 yıl | Karar | TBK m.156/2 |
Tablodaki iş kazası satırlarında hangi dayanağın esas alınacağı dosyaya göre değişebilir; bu konu aşağıda ayrıca ele alınıyor. Trafik kazası taleplerinin genel süre rehberi trafik kazası zamanaşımı yazısında bulunuyor, burada yalnız destek tazminatını ilgilendiren noktalar anlatılıyor.
Zamanaşımı Süresi Ölüm Tarihinden mi Başlar?
Üç ayrı başlangıç vardır. İki yıllık süre, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden işler. Destek zararı ölümle doğduğu için (TBK m.53/3) çoğu dosyada bu gün ölüm tarihidir; ölüm ve sorumlu aynı gün biliniyorsa iki yıl o günden saymaya başlar. Kazadan sonra kaçan bir sürücü aylar sonra bulunursa iki yıl, sürücünün kimliğinin öğrenildiği günden işler. Her hak sahibi bakımından öğrenme tarihi ayrı değerlendirilir.
On yıllık süre ile ceza kanunundan gelen uzun süre ise öğrenmeye bağlı değildir. On yıl olay gününden, ceza süresi suçun işlendiği günden başlar (TCK m.66/6). Öğrenme ne kadar gecikirse geciksin bu süreler uzamaz. Süre hesabında başlangıç günü sayılmaz ve zamanaşımı sürenin son günü de hak kullanılmadan geçince gerçekleşir (TBK m.151). Örneğin 10 Mart 2020'de başkasının kusuruyla gerçekleşen ölümlü trafik kazasında ceza süresine göre dava, 10 Mart 2035 günü bitmeden açılmalıdır; iki yıllık süre aşılmış olsa bile on beş yıllık ceza süresi dolmadan açılan dava süresindedir.
Yaralanan kişi günler sonra hastanede ölürse hangi tarihin esas alınacağı dosyaya göre tartışılabilir. Güvenli hesap için hem kaza hem ölüm tarihini belgeleyip en erken tarihe göre süreyi izlemek gerekir.
Trafik Kazasında Destekten Yoksun Kalma Zamanaşımı Kaç Yıldır?
KTK m.109/1 maddi zararlarda iki ve on yıllık süreleri öngörür; m.109/2 ise suç oluşturan bir fiilde ceza kanunundaki daha uzun sürenin maddi tazminat için de geçerli olduğunu söyler. Bir başkasının kusuruyla ölüm taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan, ölümlü kazalarda pratikte belirleyici süre on beş yıldır. Sürücü, işleten ve sigortacı arasında bu bakımdan ayrım yapılmaz; zamanaşımı sürücüye karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur, sigortacı bakımından kesilirse sürücü bakımından da kesilmiş sayılır (KTK m.109/3). Hak sahiplerinin payları ve hesap kalemleri için ölümlü trafik kazası tazminatı yazısına bakılabilir.
Kural, ölenin kendi kusuruyla öldüğü tek taraflı kazalarda aynı sonucu vermez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bir kararında, 2005 tarihli tek taraflı kazada ölen sürücünün yakınları destek tazminatı istemiştir. Dairenin aktarılan bozma kararında olay, kaza tarihinde yürürlükteki TCK'ya göre trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu sayılmış ve ceza zamanaşımı sekiz yıl kabul edilmiştir. Asıl davada verilen bir kez ıslah nedeniyle farkın ayrıca istendiği 2020 tarihli dava, sekiz yıl geçtiği için zamanaşımından reddedilmiştir. Davacıların on beş yıl uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazı, bozmaya uyulduğu için yeniden tartışılmamış; karar yalnız vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/13379, K. 2026/4181, 14.04.2026).
Aynı Dairenin 2025 tarihli bir kararında aktarılan Hukuk Genel Kurulu içtihadı da benzer bir sonuca varmıştır: yolcusu yaralanan tek taraflı motosiklet kazasında ölen sürücünün eylemi taksirle yaralama sayılmış, sekiz yıllık süre uygulanmış, 2010 kazasından yaklaşık iki yıl sekiz ay sonra açılan dava bu nedenle süresinde bulunmuştur. Hukuk Genel Kurulunda kişinin kendi kusuruyla ölmesi hâlinde suç bulunmadığı için iki yıllık sürenin uygulanması gerektiği yönündeki görüş de ileri sürülmüş, ancak çoğunlukça benimsenmemiştir (Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/17-17093, K. 2021/428, 06.04.2021; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6526, K. 2025/15975, 27.11.2025). Bu iki örnekten çıkan pratik sonuç, ölenin tek başına kusurlu olduğu kazalarda on beş yıla güvenmemek, en az sekiz yıl içinde davayı açmaktır.
Ceza Zamanaşımı Destekten Yoksun Kalma Süresini Nasıl Uzatır?
Tazminat ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa, bu süre uygulanır (TBK m.72/1; KTK m.109/2). Süreyi belirleyen, fiilin cezasının yukarı sınırıdır; seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır (TCK m.66/4). Taksirle öldürmenin temel cezası iki yıldan altı yıla kadar hapistir (TCK m.85/1). Üst sınır beş yılı aştığı için dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Birden fazla kişinin ölümüne ya da ölümle birlikte yaralanmaya yol açan fiilde ceza iki yıldan on beş yıla kadardır (m.85/2) ve süre yine on beş yıldır.
Taksirle yaralamada ise süre sekiz yıldır. 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun TCK m.89'un cezalarını yükseltmiş, birinci fıkradaki ceza dört aydan iki yıla, birden fazla kişinin yaralanması hâlindeki ceza dokuz aydan beş yıla çıkmıştır. Üst sınırlar beş yılı aşmadığı için dava zamanaşımı sekiz yıl olarak kalmıştır (m.66/1-e); m.85'teki taksirle öldürme cezalarında bu Kanunla bir değişiklik yoktur. Dolayısıyla 7571 destek tazminatındaki ceza süresini değiştirmemiştir.
Ceza süresinin işlemesi için fiilin suç oluşturması yeterlidir. Yargıtay, KTK m.109/2 bakımından ceza davası açılmasını, mahkûmiyeti ya da zarar görenin tazminat talebinde bulunmasını aramaz; kovuşturması şikâyete bağlı bir suçta şikâyet süresi (TCK m.73: altı ay) geçmiş olsa bile uzun süre uygulanır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6526, K. 2025/15975). Ceza kanunundaki kesilme hâlleri, yani şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama, iddianame ve mahkûmiyet, ceza davası zamanaşımını sürenin yarısına kadar uzatabilir (TCK m.67). Bu uzamanın tazminat davasına yansıması dosyaya göre değerlendirilmelidir; bu yazıdaki hesaplar uzamayı hesaba katmaz.
İş Kazasında Ölen İşçinin Yakınları İçin Süre Kaç Yıldır?
İşçinin kendi bedensel zararı, işverenin iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna dayandırılır ve kanunda başka süre bulunmadığından TBK m.146'daki on yıllık genel süreye tabidir; süre alacağın muaccel olmasıyla işler (TBK m.149). Ölüm hâlinde destekten yoksun kalan yakınlar ise sözleşmenin tarafı değildir, kendi zararlarını isterler. Bu talep haksız fiil olarak ele alınırsa TBK m.72'deki iki ve on yıllık süreler uygulanır; ölüm taksirle öldürme suçunu oluşturuyorsa on beş yıllık ceza süresi geçerli olur.
İşveren dosyada kısa süreyi ileri sürebileceği için burada en kısa süreden hareket etmek yerinde olur: ölümü ve sorumlu işvereni öğrendiğiniz günden itibaren iki yıl içinde dava açmak ya da süreyi kesmek, hangi dayanak benimsenirse benimsensin talebi korur. Ölümlü iş kazasında hak sahipleri ve hesap kalemleri ölümlü iş kazası tazminatı yazısında, işçinin kendi davasında sürenin hangi tarihten başladığı ise iş kazası tazminatı yazısında anlatılıyor.
Zamanaşımını Hangi İşlemler Keser?
TBK m.154'e göre zamanaşımı şu hâllerde kesilir:
- Borçlunun borcu ikrar etmesi; özellikle faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi.
- Alacaklının dava açması ya da def'i yoluyla mahkemeye başvurması.
- Hakeme başvurulması; uygulamada Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bu kapsamda değerlendirilir.
- İcra takibinde bulunulması ya da iflas masasına başvurulması.
Kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar. Borç senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m.156). Dava sürerken zamanaşımı, tarafların her yargılama işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işler (TBK m.157). Dava yetkisiz ya da görevsiz mahkemede açıldığı veya vaktinden önce açıldığı için reddedilmiş ve bu arada süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir (TBK m.158). Müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımı diğerlerine karşı da kesilmiş olur (TBK m.155); trafikte buna ek olarak sürücü ile sigortacı arasında karşılıklı etki vardır (KTK m.109/3).
Noterden çekilen ihtarname, e-posta ya da telefonla yapılan hatırlatma TBK m.154'te sayılmadığından süreyi kesmez. Kesme sebebi, davanın açılması veya icra takibi gibi resmî işlemlerdir. Sigortacının tazminatın bir kısmını ödemesi borcun kısmen ifası olarak ikrar sayılabilir; ancak ödemenin mahiyeti dosyaya göre incelenir ve bu ihtimal bekleme gerekçesi yapılmamalıdır. Kısmi dava açıp sonradan talebi artırmanın zamanaşımına etkisi 31.07.2026'dan sonra değişmiştir; ayrıntı belirsiz alacak davası kaldırıldı yazısında.
Sigorta Şirketine Başvuru Zamanaşımını Korur mu?
Zorunlu trafik sigortasından dava açmadan önce yazılı başvuru yapmak gerekir; şirket başvuruyu en geç 15 gün içinde cevaplamazsa ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime gidilebilir (KTK m.97). Ancak yazılı başvuru TBK m.154'te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz. Bu nedenle "başvurdum, süre durdu" varsayımıyla beklemek risklidir. Güvenli yol, başvuruyu iki yıllık sürenin içinde yapmak, 15 günlük cevap süresi dolunca da dava ya da tahkim yoluna gitmektir. Başvurunun içeriği ve belgeleri trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru yazısında anlatılıyor.
Küçük Hak Sahipleri İçin Zamanaşımı Nasıl İşler?
Kanun, ölenin küçük çocukları için ayrı bir süre başlatmaz; çocuğun reşit olması beklenmez. Çocukların talebi, yasal temsilcileri olan anne baba ya da vasi tarafından süre içinde ileri sürülmelidir. Her hak sahibinin payı ve süresi ayrı değerlendirilir. Hak sahiplerinin kimler olduğu ve ispatı destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir yazısında anlatılıyor.
TBK m.153/1'e göre velayet süresince çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı işlemez. Bu kural yalnız çocuğun ana babasından olan alacakları kapsar. Örneğin kazada ölen anneyi taşıyan sürücü çocuğun babasıysa, çocuğun babaya karşı alacağı için velayet sürdükçe süre işlemez. Sigortacı gibi başka borçlulara karşı ise bu durma sebebi aranmaz ve sürenin işlemeye devam ettiği varsayılmalıdır. Vesayet altındakilerin vasiden olan alacakları için de benzer bir durma hâli vardır (m.153/2).
Güvence Hesabına Karşı Süre Kaç Yıldır?
Kazaya karışan aracın trafik sigortası yoksa ya da araç tespit edilemiyorsa talep Güvence Hesabına yöneltilir (5684 sayılı Kanun m.14). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararında aktarılan bozma gerekçesine göre KTK m.109/2'deki ceza süresinin uygulanmasında sürücü ile işleten ya da Güvence Hesabı gibi diğer sorumlular arasında ayrım yapılmaz (E. 2025/6526, K. 2025/15975). Başvuru adımları, belgeler ve ret hâlinde yapılacaklar Güvence Hesabı yazısında anlatılıyor. Kaçan sürücü yüzünden sorumlunun geç öğrenilmesi, iki yıllık sürenin öğrenme tarihinden başlamasını sağlar; on yıllık süre ise kaza gününden işler.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Arasındaki Fark Nedir?
Zamanaşımı hakkı ortadan kaldırmaz; borçluya ifadan kaçınma imkânı verir. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz, borçlunun ileri sürmesi gerekir (TBK m.161). Zamanaşımından önceden feragat edilemez (TBK m.160) ve süre kesilebilir ya da durabilir. Hak düşürücü süre ise hakkın kendisini sona erdirir; hâkim bunu resen dikkate alır, süre kesilmez ve durmaz. Destekten yoksun kalma tazminatının süreleri zamanaşımı niteliğindedir; bu yüzden dava süre dolduktan sonra açılsa bile davalı süreyi ileri sürmezse hâkim talebi bu sebeple reddedemez.
Süre karışıklığı sık görülür. Taksirle yaralamanın kovuşturması şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır (TCK m.73), ancak bu süre tazminat sürelerinin yerine geçmez. Sigorta şirketinin 15 günlük cevap süresi de bir hak düşürücü süre değildir; yalnız davanın açılabileceği tarihi belirler. Ceza davasının sürmesi de TBK m.153'teki durma sebepleri arasında yer almaz; bu nedenle hukuk davası, ceza davasının sonucu beklenmeden süresinde açılmalıdır.
Zamanaşımına Uğramamak İçin Hangi Adımlar Atılmalı?
- Kaza, ölüm ve sorumlunun öğrenilme tarihlerini belgeleyin; her hak sahibi için ayrı not tutun.
- Başkasının kusuruyla ölümde on beş yıllık süreye, ölenin kendi kusuruyla öldüğü tek taraflı kazada sekiz yıllık süreye göre takvim çıkarın; iş kazasında ise iki yıllık süreyi esas alın.
- Sigortaya yazılı başvuruyu erken yapın, ancak başvurunun süreyi kesmediğini varsayın.
- Süre dolmadan dava açın ya da icra takibi, tahkim başvurusu gibi kesme sebeplerinden birini kullanın.
- Talep tutarı belli değilse kısmi dava açılabilir; artırılan kısmın süreye etkisi için yukarıda anılan 31.07.2026 düzenlemesine bakın.
- Davalıdan yazılı ikrar veya kısmi ödeme alındıysa belgesini saklayın; bu kesme sebebi olabilir.
Süre hesabı her dosyada olayın niteliğine, ölenin kusuruna ve yapılan işlemlere göre değişir. Genel tazminat kurallarını, hak sahiplerini ve hesaplamayı destekten yoksun kalma tazminatı yazısında bulabilirsiniz.
Destekten Yoksun Kalma Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Destekten yoksun kalma tazminatı zamanaşımı kaç yıldır?
Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz günden itibaren iki yıl, her hâlde olay tarihinden itibaren on yıldır (TBK m.72; trafik kazasında KTK m.109). Olay suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun süre uygulanır; taksirle öldürmede bu süre on beş yıldır.
Zamanaşımı ölüm tarihinden mi başlar?
İki yıllık süre, hak sahibinin zararı ve sorumluyu öğrendiği günden işler; ölüm ve sorumlu aynı gün öğrenilmişse bu gün ölüm tarihidir. On yıllık süre olay gününden, ceza süresi suçun işlendiği günden başlar ve öğrenmeye bağlı değildir.
Ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma zamanaşımı 15 yıl mıdır?
Başkasının kusuruyla ölümde taksirle öldürme suçu oluştuğu için ceza zamanaşımı on beş yıldır ve KTK m.109/2 uyarınca tazminat için de geçerlidir. Ölen sürücünün kendi kusuruyla öldüğü tek taraflı kazalarda Yargıtay örneklerinde sekiz yıllık süre esas alınmıştır.
İş kazasında ölen işçinin yakınları kaç yıl içinde dava açmalı?
İşçinin iş sözleşmesine dayanan talebinde TBK m.146'daki on yıllık süre, yakınların haksız fiil olarak ele alınan talebinde ise iki ve on yıllık süreler uygulanır; ölüm suç oluşturuyorsa on beş yıl geçerlidir. Hangi süre benimsenirse benimsensin, en güvenli yol iki yıl içinde dava açmaktır.
Sigorta şirketine başvuru zamanaşımını keser mi?
Hayır. Yazılı başvuru zorunludur (KTK m.97), ancak TBK m.154'te sayılan kesme sebepleri arasında yer almaz. Süreyi korumak için dava açmak, icra takibi başlatmak ya da tahkime başvurmak gerekir.
Küçük çocuklar için zamanaşımı reşit olunca mı başlar?
Hayır. Kanunda çocuk hak sahibi için ayrı bir başlangıç öngörülmemiştir; talep anne baba ya da vasi tarafından süresinde ileri sürülmelidir. TBK m.153/1'e göre velayet süresince çocuğun yalnız ana babasından olan alacakları için süre işlemez.
Zamanaşımı dolmuşsa hâkim davayı kendiliğinden reddeder mi?
Hayır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161). Davalı süreyi ileri sürerse dava reddedilir; bu nedenle tarihlerin süre içinde olduğundan emin olmak gerekir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.