Eşi bir kazada ölen kişi, kadın da olsa erkek de olsa, ölenin geçimine fiilen katkısı varsa destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Kanun bu hakkı cinsiyete bağlamaz (TBK m.53/3); Yargıtay'a göre aranan şey, ölenin yardımı kesildiği için yaşam düzeyinin düşmesidir. Eşin çalışıyor olması hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Asıl sınır yeniden evliliktir: ölümden sonra evlenen eşin tazminatı, ölüm tarihi ile yeni evlilik tarihi arasındaki dönem için hesaplanır. Payı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin pay esası, tutarı ise ölenin net geliri üzerinden aktüerya bilirkişisi belirler.
Karısı Ölen Erkek de, Kocası Ölen Kadın da Tazminat İsteyebilir mi?
İsteyebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi ölüm hâlinde uğranılan zararları sayar; üçüncü sırada "ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" yer alır. Madde destek gören kişinin cinsiyetini, yakınlık derecesini ya da mirasçılığını ölçüt yapmaz. Hak, ölenin yardımının fiilen kesilmesine bağlıdır.
Eşler arasındaki yasal çerçeve de aynı yöndedir. Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin üçüncü fıkrası eşlerin birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda olduğunu söyler. 186. maddenin üçüncü fıkrasına göre eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır. Yani hane giderlerini karşılama yükü kanunda yalnız erkeğe verilmemiştir. Geliri yüksek olan taraf kadınsa, ölen o ise ve kocası bu gelirden yararlanıyorsa, destekten yoksun kalan koca olur.
Bu hak yalnız eşe ait değildir; çocuk, anne baba ve diğer yakınların durumu destekten yoksun kalma tazminatını kimler talep edebilir yazısında ayrıca ele alınıyor. Genel şartlar ve dayanak maddeler için destekten yoksun kalma tazminatı yazısına bakılabilir.
Çalışan Eş mi, Çalışmayan Eş mi Tazminat Alır?
İkisi de alabilir; fark, zararın nasıl ortaya çıktığındadır. Çalışmayan eş, ölenin gelirinden hane içinde kendisine ayrılan payı kaybeder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi pay esasını, Türk aile sisteminde desteğin gelirinin aile bireyleri tarafından birlikte paylaşıldığı varsayımına dayandırır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8686, K. 2024/11283, T. 19.11.2024). Ev işlerini ve bakımı üstlenmek de TMK m.186/3'teki "emek" katkısıdır, ancak tazminatı belirleyen ölenin gelirinden eşe düşen paydır.
Çalışan eşte ölçü, ölümden sonra yaşam düzeyinin düşüp düşmediğidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ölenin fiilen baktığı kişi bu bakımın sağladığı yaşam düzeyinin altına düşmüşse ihtiyaç koşulunun gerçekleşmiş sayılacağını belirtir; aynı kararda ölüm nedeniyle desteği yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa bunların zarardan indirilmesi gerektiği de söylenir, çünkü amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/6431, K. 2019/323, T. 17.01.2019). Dolayısıyla eşin kendi geliri olması talebi engellemez, ama hesabı etkileyebilir.
İncelediğimiz kararlar, eşin kendi geliri olduğunda payın hangi oranda değişeceğini ayrıca göstermiyor. Bu nedenle çalışan eşin gelir belgeleri, hane giderlerine katkısı ve ölenin katkısı dosyaya eksiksiz sunulmalıdır; rapor bunları yansıtmıyorsa bilirkişi raporuna itiraz yoluna gidilir.
Eşin Payı ve Tutarı Nasıl Belirlenir?
Kanun pay oranı yazmaz. TBK m.55, destekten yoksun kalma zararlarının bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını söyler. Oranları Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin pay esası doldurur; eşin çocuklu ya da çocuksuz olmasına, anne babanın hayatta olup olmamasına göre değişen paylar destekten yoksun kalma tazminatı pay oranları yazısında tablo hâlinde anlatıldığı için burada tekrarlanmıyor.
Eşin payını etkileyen ve sık atlanan bir nokta, ölenin anne babasıdır. Yargıtay, desteğin annesi ve babası ölüm tarihinde hayattayken bilirkişinin geliri yalnızca eş ve çocuk arasında paylaştırdığı bir dosyada hesabı eksik ve hatalı bulmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8686, K. 2024/11283, T. 19.11.2024). Yani anne baba davacı olmasa bile hesapta pay alır ve bu eşin payını küçültür.
Hesabın temeli ölenin net gelirdir. Bordrodaki brüt rakam ya da işverene maliyeti değil, ölenin eline geçen net ücret ve düzenli ek kazançlar esas alınır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle yapılan hesabı içtihatlarına uygun bulmaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/10675, K. 2026/1420, T. 11.02.2026). Bu yazıda tutar vermiyoruz; adımları ve ön hesap için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama sayfasına bakılabilir.
Eş Yeniden Evlenirse Tazminat Biter mi?
Evlenme tarihinden sonrası için biter. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tazminatın amacının ölenin sağladığı yardımdan yoksun kalmamak olduğunu, bu yüzden destek alma ihtiyacının sürmesi gerektiğini belirtir. Ölenin eşi olduğu için destekten yoksun kalan kişi yeniden evlenirse artık desteğin yardımından mahrum kaldığından söz edilemez. Daire bu nedenle bakiye ömrün tamamı için hesap yapan raporu yeterli bulmaz ve tazminatın ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki dönem için hesaplanmasını ister (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/3872, K. 2026/4041, T. 13.04.2026).
Bu kural evlenmenin dava sırasında olması hâlinde de geçerlidir. Yukarıdaki dosyada eş yargılama sürerken 10.07.2023 tarihinde yeniden evlenmişti. Daire, somut gerçeğin ortaya çıktığı hâllerde varsayıma dayalı hesaplama yapılamayacağını vurgulamış ve bilirkişiden aynı verilerle ek rapor alınmasını istemiştir. Başka bir kararda da davalı sigorta şirketi eşin yeniden evlendiğini temyizde ileri sürmüş, Daire yargılama boyunca davacının değişen durumunun tazminatı etkileyeceğini söyleyerek ölüm tarihi ile evlenme tarihi arasını hesaplatmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8686, K. 2024/11283, T. 19.11.2024).
Evlenme dava açılmadan önce olmuşsa sonuç değişmez. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kazanın 29.05.2013, eşin yeniden evlenmesinin 26.08.2013 tarihinde olduğu bir dosyada, raporun eşin bakiye ömrü olan yaklaşık otuz iki yılın tamamı için hesap yapmasını yanlış bulmuş ve yalnız bu iki tarih arasındaki dönem için ek rapor alınmasını istemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1843, K. 2018/12635, T. 24.12.2018). Hüküm tarihinden önce evlenen eş için de aynı yönde karar vardır; Daire yitirilen destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılandığını ve bakım ihtiyacının evlilik tarihine kadar hesaplanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/6431, K. 2019/323, T. 17.01.2019).
Uygulamada şunlara dikkat edilir. Evlenme gerçekleşmişse tarihi nüfus kaydıyla belirlenir ve mahkemeye bildirilir. Evlenmeden önceki dönem için doğmuş hak kaybolmaz. Evlenmeden sonra kalan hak sahiplerinin paylarının nasıl yeniden bölüneceğini incelediğimiz kararlar ayrıca göstermiyor; bu kısım bilirkişi ek raporunda dosyaya göre belirlenir.
Evlenme İhtimali Nedeniyle İndirim Yapılır mı, Yüzde Kaçtır?
Burada sabit bir oran vermiyoruz ve bunu bilerek yapıyoruz. Henüz evlenmemiş eşin tazminatı bakiye ömür üzerinden hesaplandığında, sigorta tarafları ileride evlenme ihtimaline göre indirim, yani evlenme tenzili isteyebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne taşınan bir dosyada davalı eşe yüzde 22 evlenme tenzili yapılmasını talep etmiştir. Daire bu istem hakkında bir oran belirlememiş; kararı, diğer nedenlerin yanında, eşin yeniden evlendiği tarihe göre hesap yapılması gerektiği için bozmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8686, K. 2024/11283, T. 19.11.2024). Yani bu kararda yüzde 22, mahkemenin kabul ettiği bir oran değil, tarafın istemidir.
Gerçek evlenme olduğunda ihtimal hesabının yerine gerçek tarih geçer; Daire varsayıma dayalı hesabı bu durumda kabul etmez (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/3872, K. 2026/4041, T. 13.04.2026). Evlenmemiş eş için ihtimal indirimi uygulanıp uygulanmayacağı ve nasıl hesaplanacağı ise bilirkişi raporunda görünür. Rapor böyle bir indirim yapmışsa dayanağını, hangi yaş tablosuna dayandığını ve oranını açıkça yazmalıdır. Yazmıyorsa ya da oran yüksek görünüyorsa rapora süresi içinde itiraz edilir. İndirimin genel hesap mantığı hesaplama sayfasında da ele alınıyor.
Boşanma Davası Sürerken veya Ayrı Yaşarken Eş Ölürse Ne Olur?
Burası Yargıtay içtihadıyla netleşmemiş bir alan. Okuduğumuz Yargıtay kararlarının hiçbiri, boşanma davası sürerken ya da fiilen ayrı yaşarken ölen eşin durumunu doğrudan karara bağlamıyor. Bu nedenle aşağıdakiler kanun metnine dayanan genel çerçevedir.
Boşanma kararı kesinleşmediği sürece evlilik sürer ve eşlerin birbirine yardımcı olma yükümlülüğü devam eder (TMK m.185/3). TMK m.169'a göre boşanma davası açılınca hâkim davanın devamı süresince eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır; bu önlemlerden biri tedbir nafakası olarak ödenen paradır. Ölen eş tedbir nafakası ödüyorsa ve ödeme düzenliyse, bu yardımın ölümle kesilmesi destek kaybının güçlü bir delili olabilir.
Ayrı yaşayan eşte asıl soru, ölüm anında yardımın fiilen sürüp sürmediğidir. Yargıtay'ın temel ölçüsü destek alma ihtiyacının devam etmesidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/3872, K. 2026/4041, T. 13.04.2026). Ödeme dekontları, banka kayıtları, nafaka dosyası ve birlikte ya da ayrı yaşamayı gösteren belgeler bu yüzden toplanır.
Miras konusu ayrıdır. TMK m.181'e göre boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz; boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve diğer eşin kusuru ispatlanırsa aynı sonuç doğar. Bu sonuç mirasçılık hakkına ilişkindir. Destek tazminatı ise mirasçılığa bağlı olmayan kendi zararına dayanır; ancak bu ayrımın boşanma davası sürerken nasıl uygulandığına dair okuduğumuz bir karar yoktur.
İmam Nikâhlı Eş Tazminat Alabilir mi?
Resmî nikâh yoksa kişi hukuken eş sayılmaz. Bu, tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; çünkü TBK m.53/3 evlilik şartı aramaz, yalnızca ölenin desteğinden yoksun kalan kişiden söz eder. İmam nikâhlı partner, ölenle fiilen birlikte yaşadığını, ondan düzenli yardım aldığını ve bu yardımın ölümle kesildiğini kanıtlamak zorundadır. Hangi delillerin kabul edildiği ve nikâhsız partnerin durumu hak sahipleri yazısında ayrıca anlatılıyor.
SGK'dan Bağlanan Gelir Tazminattan Düşülür mü?
TBK m.55'e göre kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler, destekten yoksun kalma zararının belirlenmesinde gözetilemez; zarardan veya tazminattan indirilemez. Maddenin lafzı rücu edilemeyen ödemeleri korur. Rücuya tabi ödemelerin hesaba nasıl gireceği ise SGK'nın bildirdiği bilgiye ve bilirkişi hesabına göre belirlenir; bu yüzden raporda SGK kaleminin nasıl işlendiği ayrıca kontrol edilmelidir. Dul eşe aylık bağlanmasının şartları ölüm aylığı yazısında, iş kazası dosyalarında SGK mahsubu ise ölümlü iş kazası tazminatı yazısında anlatılıyor.
Trafik kazası dosyalarında talep önce sigorta şirketine yöneltilir. KTK m.97'ye göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır; kuruluş başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamazsa ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir. Genel çerçeve ölümlü trafik kazası tazminatı yazısında yer alıyor.
Faiz Nasıl İşler, 7589 Sayılı Kanun Eşin Tazminatını Etkiler mi?
7589 sayılı Kanun (Resmî Gazete 31.07.2026) TBK m.55'e iki ek fıkra getirdi. Birincisine göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları nedeniyle, destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiilin ya da zarar doğuran olayın tarihinden; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. İkincisine göre ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.
Kanunun geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Daha önce olan olaylarda maddenin önceki hükümleri uygulanmaya devam eder. Eşinin ölümüne yol açan olay 31.07.2026'dan önce olduysa yeni faiz kuralı uygulanmaz; sonra olduysa hangi dönemin "bilinen" sayılacağı bilirkişi raporuyla ortaya çıkar. Yeni hükmün uygulanmasına ilişkin okuduğumuz bir Yargıtay kararı bulunmuyor.
Eşin Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Karısı ölen erkek destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?
Alabilir. TBK m.53/3 ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarını tazmin edilecek zarar sayar ve hak sahibinin cinsiyetini aramaz. Karısı hane giderlerine maaşıyla ya da emeğiyle katılıyorsa ve bu katkı ölümle kesildiyse erkek eş de talepte bulunabilir; bunun için katkıyı belgelemesi gerekir.
Kocası ölen ev hanımı tazminat alabilir mi?
Alabilir. Çalışmayan eş, ölenin gelirinden hane içinde kendisine ayrılan payı kaybettiği için destekten yoksun kalır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu payı, ölenin gelirinin aile bireyleri arasında birlikte paylaşıldığı varsayımına dayanan pay esasıyla belirler. Tutarı aktüerya bilirkişisi ölenin net gelirinden hesaplar.
Eş yeniden evlenirse destekten yoksun kalma tazminatı biter mi?
Evlenme tarihinden sonrası için biter. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yeniden evlenen eşin tazminatının ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki dönem için hesaplanmasını ister. Evlenmeden önceki dönem için hak doğmuştur ve talep edilebilir. Dava sürerken evlenildiyse bunun mahkemeye bildirilmesi gerekir.
Evlenme ihtimali indirimi yüzde kaçtır?
Bu yazıda genel bir yüzde vermiyoruz, çünkü incelediğimiz kararlarda sabit bir oran yer almıyor. Bir dosyada sigorta tarafı eşe yüzde 22 evlenme tenzili yapılmasını istemiş, ancak Yargıtay, eşin evlenme tarihine göre hesap yapılması gerektiği gerekçesiyle de kararı bozmuştur. Rapor böyle bir indirim uyguluyorsa dayanağı ve hesabı raporda açıkça görünmelidir.
Boşanma davası sürerken eşim ölürse tazminat alabilir miyim?
Boşanma kararı kesinleşmediği sürece evlilik devam eder ve eşler birbirine yardımcı olmakla yükümlüdür (TMK m.185/3). Ancak okuduğumuz Yargıtay kararlarında bu durumu doğrudan karara bağlayan bir örnek yoktur. Pratikte belirleyici olan, ölümden önce fiilî desteğin sürüp sürmediğidir; tedbir nafakası kararı ve ödeme kayıtları bu yüzden önem taşır.
İmam nikâhlı eş destekten yoksun kalma tazminatı alabilir mi?
Resmî nikâh yoksa kişi hukuken eş sayılmaz, ancak TBK m.53/3 evlilik şartı aramaz. İmam nikâhlı partner, ölenin düzenli yardımını fiilen aldığını ve bunun ölümle kesildiğini kanıtlarsa talepte bulunabilir. Birlikte yaşamı gösteren belgeler bu nedenle önemlidir.
SGK'dan bağlanan aylık tazminattan düşülür mü?
TBK m.55'e göre kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan veya tazminattan indirilemez. Rücuya tabi ödemelerin hesaba nasıl gireceği SGK'nın bildirdiği bilgiye ve bilirkişi hesabına göre belirlenir. Hesapta SGK kaleminin nasıl işlendiğini rapordan kontrol etmek gerekir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.