Avukatı azletmek, vekâlet verenin her zaman kullanabileceği bir haktır; Türk Borçlar Kanunu m.512, vekâlet veren ile vekilin sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirebileceğini söyler. Azlin yazılı yapılması ve avukata ulaştığı tarihin ispatlanabilmesi önemlidir, bu yüzden sık kullanılan yol noter aracılığıyla azilnamedir. Derdest dava varsa azil mahkemeye dilekçeyle de bildirilmelidir; aksi hâlde mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm doğurmaz (HMK m.81). Azil ücreti ortadan kaldırmaz. Avukatlık Kanunu m.174'e göre azilde ücretin tamamı verilir, yalnız avukat kusur veya ihmalinden azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez.
Avukatı Azletme Hakkı Hangi Kanuna Dayanır?
Avukatlık ilişkisi, Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesi hükümlerine ve Avukatlık Kanunu'na dayanır. TBK m.512'ye göre vekâlet veren ve vekil, sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir. Tek koşul, uygun olmayan zamanda sona erdiren tarafın diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olmasıdır. Kanun azil için bir gerekçe aramaz; vekâlet veren, nedenini açıklamak zorunda kalmadan vekâleti geri alabilir.
Avukat tarafında ise durum biraz farklıdır. Avukatlık Kanunu m.171, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceğini düzenler. Avukat işi kendi isteğiyle bırakmak istiyorsa, m.41'e göre vekâlet görevi durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün daha devam eder. Haklı sebep olmadan işi bırakan avukat için m.174 ayrı bir sonuç öngörür; bu sonuç aşağıdaki tabloda yer alıyor.
Azlin bildirilmesi bu yüzden önem taşır. TBK m.514'e göre vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren, sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur. Azil bildirimi avukata ulaşmadıkça, avukatın bu tarihe kadar yaptığı işlemler vekâlet verenin hesabına yazılmaya devam edebilir.
Avukat Azli Nasıl Yapılır?
Kanun azil için tek bir biçim öngörmez, ancak uygulamada yazılı ve tebliğ tarihi belli bir bildirim tercih edilir. Genel olarak şu sıra izlenir:
- Kapsamı belirleyin. Vekâletin tamamı mı yoksa yalnız belirli bir dosya mı sona erdirilecek, bildirimde açıkça yazılmalıdır.
- Dosya bilgilerini toplayın. Vekâletnamenin düzenlendiği noterlik, tarih ve yevmiye numarası, varsa mahkeme ve esas numarası, ücret sözleşmesi ve yapılan ödemelerin dekontları hazır tutulur.
- Azilnameyi düzenletin. Metin noterde düzenlenir ve avukata noter aracılığıyla tebliğ edilir. Harç ve ücret tutarını ilgili noterlikten öğrenmek gerekir; bu yazıda tutar verilmiyor.
- Mahkemeye veya icra dairesine bildirin. Dava varsa azil, dosyaya dilekçeyle sunulur ya da duruşmada tutanağa geçirilir (HMK m.81).
- Yeni vekilin görevlendirilmesini planlayın. Aksi hâlde davada süreler ve duruşmalar beklemez; ayrıntısı aşağıda.
- Belge ve hesap talebinde bulunun. Eldeki dosya, belge ve varsa tahsil edilen tutarlara ilişkin bilgi yazılı olarak istenir.
Azil, sözleşmeyi geleceğe yönelik sona erdirir. Daha önce yapılmış işlemler ve doğmuş ücret alacağı azille kendiliğinden ortadan kalkmaz; bunların akıbeti sonraki başlıklarda ele alınıyor.
Azilname Örneği Nasıl Yazılır?
Azilname kısa ve açık olmalıdır. Kimler arasındaki hangi vekâletin sona erdirildiği, hangi tarih itibarıyla sona erdiği ve dosyanın teslim talebi yazılır. Gerekçe yazmak zorunlu değildir; yazılacaksa gerçeğe uygun ve yalın olmalıdır, çünkü ileride ücret konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa bu metin de değerlendirilebilir. Aşağıdaki metin genel bir örnektir, somut dosyaya göre uyarlanmalıdır.
[...] NOTERLİĞİ'NE
AZLEDEN (VEKÂLET VEREN): [Ad Soyad], T.C. Kimlik No [...], [adres]
AZLEDİLEN (VEKİL): Av. [Ad Soyad], [baro ve sicil numarası], [büro adresi]
KONU: Vekâletin azli, dosya ve belgelerin teslimi
AÇIKLAMALAR: [...] Noterliği'nin [gün/ay/yıl] tarihli ve [yevmiye no] sayılı vekâletnamesi ile size [mahkeme ve esas numarası / konu] bakımından vekâlet vermiştim. Bu bildirimin size tebliği tarihi itibarıyla verdiğim vekâleti azlediyorum. Bu tarihten sonra benim adıma işlem yapılmamasını, elinizdeki dosya, belge ve asılların [tarafıma / yeni vekilim Av. ...'e] teslim edilmesini, ayrıca ücret ve gider hesabının yazılı olarak bildirilmesini talep ederim. Ücret ilişkisinden doğan hak ve borçlar, Avukatlık Kanunu ve sözleşme hükümleri çerçevesinde saklıdır.
Gereğini bilgilerinize sunarım. [Tarih] [Ad Soyad] [İmza]
Dava dosyası varsa ayrıca mahkemeye verilecek kısa bir azil dilekçesi gerekir. Bu dilekçede dosya numarası, azil tarihi ve varsa yeni vekilin bilgileri yazılır. Yeni vekil bilgisi yoksa tarafın dosyayı kendisinin takip edeceği belirtilebilir. Dilekçelerin genel kuruluşu için tazminat dava dilekçesi örneği incelenebilir.
Azil Mahkemeye ve Karşı Tarafa Nasıl Bildirilir?
HMK m.81'e göre vekilin azli veya istifası, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için dilekçeyle bildirilmeli ya da tutanağa geçirilmelidir. Gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin peşin ödenmesi de zorunludur. Yani azilnamenin noterden çıkmış olması tek başına yeterli değildir; mahkeme dosyasında azil beyanı bulunmalıdır. Karşı tarafa bildirim, genellikle mahkemenin tebligatıyla gerçekleşir.
Süre bakımından iki kural öne çıkar:
- HMK m.83'e göre vekille takip edilen davada vekil azledilirse vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil de görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
- HMK m.77/4'e göre avukatın azledilmesi, istifa etmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Dosyanın incelenmemesi geçerli bir özre dayanıyorsa hâkim bir defaya mahsus kısa bir süre verebilir; süre sonunda dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur.
Bu yüzden azil tarihi, yaklaşan duruşma ve süre günleriyle birlikte düşünülmelidir. İcra takibinde azlin icra dairesine nasıl bildirileceği bu yazının dayandığı kanun metinlerinde ayrıca düzenlenmemiştir; takibin yürütüldüğü icra dairesinden bilgi alınmalıdır. Takip sürecinin genel işleyişi trafik kazası icra takibi yazısında anlatılıyor. Arabuluculuk veya tahkim gibi dava dışı süreçlerde de aynı vekâlet hükümleri geçerlidir; arabuluculukta avukatın rolü trafik kazalarında arabuluculuk yazısında yer alıyor.
Haklı Azil ile Haksız Azil Arasındaki Fark Nedir?
Avukatlık Kanunu "haklı azil" ve "haksız azil" terimlerini kullanmaz. Ölçüt, m.174/2'deki ifadeyle avukatın kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş olup olmamasıdır. Günlük dilde kusur veya ihmalin bulunduğu azle haklı, bulunmadığı azle haksız azil denir. Bu ayrım ücret bakımından sonuç doğurur.
| Durum | Dayanak | Ücret bakımından sonuç |
|---|---|---|
| Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledildi | Avukatlık Kanunu m.174/2 | Ücretin ödenmesi gerekmez |
| Avukatın kusur veya ihmali yok, vekâlet veren yine de azletti | Avukatlık Kanunu m.174/2 | Ücretin tamamı verilir |
| Azil uygun olmayan zamanda yapıldı | TBK m.512 | Sona erdiren taraf, diğerinin doğan zararını giderir |
| Avukat haklı sebep olmadan işi takipten vazgeçti | Avukatlık Kanunu m.174/1 | Avukat ücret isteyemez, peşin aldığı ücreti geri verir |
| Peşin ödenmesi gereken ücret ödenmedi, avukat işe başlamadı | Avukatlık Kanunu m.174/3 | Bu sebeple doğabilecek sorumluluk iş sahibine aittir |
Kusur veya ihmalin bulunup bulunmadığını kanun tanımlamaz. Uygulamada süre kaçırılması, dosyanın takip edilmemesi ya da bilgi verilmemesi gibi iddialar ileri sürülebilir; ancak bunların kusur sayılıp sayılmayacağını ücret uyuşmazlığına bakan merci delillere göre belirler. Karşı yönde, avukatın yaptığı işlemler ve verdiği bilgiler de aynı değerlendirmede dikkate alınır. Bu nedenle azil öncesindeki yazışmalar, mesajlar ve işlem kayıtları saklanmalıdır.
TBK m.512'deki "uygun olmayan zaman" ölçütü ile Avukatlık Kanunu m.174/2'nin birlikte nasıl uygulanacağı her olayın koşullarına göre değerlendirilir. Avukata karşı sözleşmeye dayanan tazminat istekleri için Avukatlık Kanunu m.40 ayrıca bir süre öngörür; bu istekler hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Azil Hâlinde Avukat Ücreti Ne Olur?
Avukatlık Kanunu m.174/2'nin ilk cümlesi açıktır, avukatın azli hâlinde ücretin tamamı verilir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5. maddesinin birinci fıkrası da dava ve icra takibini kabul eden avukatın, hangi aşamada olursa olsun, tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağını söyler. İki hüküm birlikte okunduğunda ücret hakkı, davanın hangi aşamada azledildiğine göre küçülmez.
Ancak ücretin hangi tutar üzerinden hesaplanacağı ayrı bir sorudur. Bu konuda şunlara bakılır:
- Yazılı ücret sözleşmesi varsa sözleşmedeki tutar ya da oran esas alınır. Avukatlık Kanunu m.164'e göre ücret tarifenin altında kararlaştırılamaz; dava veya hükmolunacak değerin yüzdesi olarak belirlenirse bu oran yüzde yirmibeşi aşamaz.
- Sözleşme yoksa ya da ücret tartışmalıysa m.164'e göre değeri para ile ölçülebilen işlerde, tarifenin altında kalmamak koşuluyla, ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci davanın kazanılan bölümü için ilâmın kesinleştiği tarihteki değerin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir miktar belirler.
- Yüzde ile çalışılan, henüz sonuçlanmamış işlerde azil anında hesaplanacak bir kazanılmış tutar bulunmayabilir. Bu durum sözleşmede önceden yazılmadıysa tartışma konusu olur.
Peşin ödenen tutarın azil hâlinde iadesi konusunda m.174/2 açık bir düzenleme içermez; iade hükmü m.174/1'de, avukatın haklı sebep olmadan vazgeçmesi için yer alır. Bu yüzden peşin ödemelerin ve yapılan işlerin yazılı kaydı önemlidir. Ücret tavanı, tarife ve sözleşme okuma ölçütleri için trafik kazası avukat ücreti yazısına bakılabilir.
Karşı Vekâlet Ücreti Azilden Nasıl Etkilenir?
Vekâlet ücreti iki ayrı anlamda kullanılır. Biri müvekkilin kendi avukatıyla yaptığı sözleşmedeki ücrettir. Diğeri dava sonunda kararla karşı tarafa yüklenen vekâlet ücretidir. Avukatlık Kanunu m.164'e göre bu ikinci ücret avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. Tarife m.3'e göre karşı tarafa yükletilecek ücret, tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz.
Avukat değiştiğinde iki nokta öne çıkar. Birincisi, Tarife m.4'e göre aynı hukuki yardımın birden çok avukat tarafından yapılması hâlinde karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez. Yani vekil değişmesi, karşı tarafın ödeyeceği ücreti artırmaz. İkincisi, hükümde yazan ücretin eski ve yeni avukat arasında nasıl paylaşılacağı bu kanun metinlerinde ayrıca düzenlenmemiştir; bu paylaşım ücret sözleşmelerine ve olayın özelliklerine göre belirlenir. Bu nedenle sözleşmede karşı vekâlet ücretinin kime ait olacağı ve azil hâlinde ne olacağı yazılı olmalıdır. Hesaplama yöntemi ve tarife dilimleri vekâlet ücreti hesaplama yazısında gösteriliyor.
Avukat Dosyayı ve Belgeleri Teslim Etmek Zorunda mı?
Avukatlık Kanunu iki ayrı hüküm içerir. M.39/2'ye göre avukat, ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe, elinde bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir. Buna avukatın hapis hakkı denir. M.166/1'e göre avukat müvekkilinin verdiği veya onun namına aldığı mal, para ve diğer kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir. Birinci hüküm evrakı, ikinci hüküm mal, para ve kıymetleri kapsar.
Bu hakkın sınırı alacaktır. Ücret ve giderler ödenmişse ya da ödeme konusunda bir anlaşmazlık yoksa evrakın teslim edilmemesi için bir dayanak kalmaz. Ücret tartışmalıysa pratik çözümler arasında tartışmasız kısmın ödenmesi, yazılı bir teslim protokolü ya da ücret uyuşmazlığının baroda ele alınması yer alır. Bunlar yasal bir zorunluluk değil, genel uygulama önerisidir.
Evrakın saklanması da düzenlenmiştir. M.39/1'e göre avukat kendisine tevdi olunan evrakı vekâletin sona ermesinden itibaren üç yıl saklar. Evrakın geri alınması müvekkile yazıyla bildirilmişse saklama yükümlülüğü bildirme tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer. Bu yüzden azil sonrası evrakı geri almak için gecikilmemelidir. Dava veya takip dosyasını ise yeni avukat inceleyebilir; Avukatlık Kanunu m.46'ya göre avukat vekâletname olmaksızın da dava ve takip dosyalarını inceleyebilir, ancak vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği verilmez.
Giderler ücretten ayrı bir kalemdir. Harç, gider avansı ve bilirkişi masrafı gibi kalemlerin nasıl hesaplandığı dava masrafları ve adli yardım yazısında özetleniyor.
Avukat Ücreti Uyuşmazlığında Hangi Yol İzlenir?
Eski Avukatlık Kanunu m.167, ücret anlaşmazlıklarının hakem yoluyla çözümünü düzenliyordu. Bu madde Anayasa Mahkemesi'nin 3/3/2004 tarihli ve E.2003/98, K.2004/31 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; bugünkü kanun metninde yürürlükte bir hükmü yoktur. Bu nedenle ücret uyuşmazlığı için m.167'ye değil, aşağıdaki yollara bakılır:
- Ücret itirazı. M.164, ücret itirazlarını incelemeye yetkili merciden söz eder. Hangi mercie hangi usulle başvurulacağı uyuşmazlığın niteliğine göre değişir ve bu kanun metinlerinde ayrıca ayrıntılandırılmamıştır.
- Baro aracılığı. M.95/5'e göre baro yönetim kurulu, istek üzerine avukatlarla iş sahipleri arasında çıkan anlaşmazlıklarda aracılık eder ve arabulur; ücret uyuşmazlıklarında sulha davet eder. Bu, kanunda bağlayıcı bir karar yetkisi olarak değil, aracılık ve sulha davet olarak yazılmıştır.
- Tazminat istekleri. Sözleşmeye dayanan tazminat istekleri için yukarıda belirtilen m.40 süreleri uygulanır.
Baroya Şikâyet Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?
Baro yönetim kurulunun görevleri arasında avukatlık onurunun ve meslek düzeninin korunması, meslekî görevlerin yapılıp yapılmadığının denetlenmesi yer alır (m.95). Meslek kurallarına aykırı olduğu düşünülen bir davranış için avukatın kayıtlı olduğu baroya yazılı şikâyet verilebilir.
Disiplin kovuşturması yönetim kurulunun verdiği kararla açılır. Yönetim kurulu, ivedilikle ve her hâlde ihbar, şikâyet veya istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir karar vermek zorundadır (m.141). Şikâyet vermek, ilgili avukatın kusurlu olduğunun kabulü anlamına gelmez; yönetim kurulu iddiayı inceler. Disiplin süreci meslek kurallarına uyumu inceler; ücretin hukuken ne kadar ödeneceği sorusunu ise yukarıda anlatılan ücret uyuşmazlığı yolları ilgilendirir.
Azil Öncesinde Hangi Noktalar Kontrol Edilmeli?
- Yaklaşan duruşma, süre ve teslim tarihleri yeni vekile devredilebilecek biçimde not edilmeli.
- Vekâletnamenin kapsamı ve hangi dosyaları kapsadığı kontrol edilmeli.
- Yazılı ücret sözleşmesi, ödeme dekontları ve avukatın tahsil ettiği tutarlara ilişkin kayıtlar toplanmalı.
- Avukatla yapılan yazışmalar ve mesajlar saklanmalı.
- Yeni avukat belirlenmişse vekâletname ve azil aynı gün içinde birbirini takip edecek biçimde planlanmalı.
- Genel sorular için sitedeki Avukata Sor sayfası kullanılabilir; somut dosyaya ilişkin değerlendirme ise belgelerin incelenmesini gerektirir.
Avukat Azli Hakkında Sık Sorulan Sorular
Avukat azli nasıl yapılır?
Azil, vekâlet verenin avukata yönelttiği tek taraflı bir bildirimdir (TBK m.512). Biçim şartı kanunda yazılı değildir, ancak ispat için genellikle noter aracılığıyla yazılı azilname düzenlenir. Dava varsa azil ayrıca mahkemeye dilekçeyle bildirilir (HMK m.81).
Azilname noter dışında yapılabilir mi?
TBK m.512 azil için belirli bir biçim öngörmez. Ancak bildirimin tarihi ve avukata ulaştığı ispat edilebilmelidir. Dava dosyası söz konusuysa HMK m.81 gereği azil, mahkemeye dilekçeyle veya tutanağa geçirilerek bildirilir.
Avukat e-Devlet üzerinden azledilebilir mi?
Bu yazının dayandığı kanun metinlerinde e-Devlet üzerinden azle ilişkin bir hüküm bulunmuyor. Güncel uygulamayı noterlikten, baro veya mahkeme yazı işleri müdürlüğünden öğrenmek gerekir.
Avukatı azledersem ücretin tamamını ödemek zorunda mıyım?
Avukatlık Kanunu m.174/2'ye göre avukatın azli hâlinde ücretin tamamı verilir. İstisna, avukatın kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş olmasıdır; bu hâlde ücretin ödenmesi gerekmez. Kusur veya ihmalin bulunup bulunmadığı uyuşmazlık hâlinde yetkili merci tarafından değerlendirilir.
Azil mahkemeye bildirilmezse ne olur?
HMK m.81'e göre azil, mahkeme ve karşı taraf bakımından ancak dilekçeyle bildirildiğinde veya tutanağa geçirildiğinde hüküm ifade eder. Bildirim yapılmazsa mahkeme bakımından eski vekil dosyada vekil olarak görünmeye devam edebilir.
Avukat dosyayı vermezse ne yapılır?
Avukat, ücreti ve giderleri ödenmedikçe elindeki evrakı geri vermekle yükümlü değildir (m.39/2). Ödeme sorunu yoksa teslim talebi yazılı yapılır ve gerekirse kayıtlı olunan baroya başvurulabilir. Mahkeme veya icra dosyasını yeni avukat ayrıca inceleyebilir (m.46).
Azilden sonra karşı vekâlet ücreti kime ait olur?
Dava sonunda kararla karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti avukata aittir (Avukatlık Kanunu m.164). Aynı hukuki yardım birden çok avukat tarafından yapılsa da karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yüklenemez (Tarife m.4). Eski ve yeni avukat arasındaki paylaşım ücret sözleşmesine ve olayın özelliklerine göre belirlenir.
Avukat işi bırakırsa ücret ödenir mi?
Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır (m.174/1). Avukatın kendi isteğiyle çekilmesinde vekâlet görevi, durumun müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün devam eder (m.41).
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.