URSA Avukatlık

Trafik Kazalarında Arabuluculuk Zorunlu mu, Dava Şartı mı?

Trafik Kazası14 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Trafik kazası tazminat uyuşmazlığında arabuluculuk görüşmesini simgeleyen kapak görseli

Trafik kazası tazminatında arabuluculuk kural olarak zorunlu değildir: araç hasarı, değer kaybı ya da yaralamalı veya ölümlü kazadan doğan tazminat için sigorta şirketine karşı açılacak dava arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Sigortacıya karşı aranan şart, KTK m.97 gereği yazılı başvurudur ve sigortacının katıldığı arabuluculuk bu başvurunun yerine geçebilir. Sürücü veya işletenden istenecek tazminatta da ön şart aranmaz; yalnız iki tarafın da tacir olduğu ticari araç zararlarında TTK m.5/A gündeme gelebilir. Kaza aynı zamanda iş kazasıysa işverene karşı tazminat davası da arabuluculuk şartının dışındadır. Süreç anlaşma ya da anlaşamama tutanağıyla biter ve arabuluculukta geçen süre zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz.

Hangi Taleplerde Arabuluculuk Dava Şartıdır?

Dava şartı arabuluculuk talebin türüne ve karşı tarafa göre değişir; başlıca hâller tabloda yer alıyor.

TalepKarşı TarafArabuluculuk Dava Şartı mıNot
Araç hasarı ve değer kaybıSigorta şirketiHayırKTK m.97 gereği yazılı başvuru ayrı bir dava şartıdır.
Araç hasarı ve değer kaybıSürücü veya işletenHayırHerhangi bir ön şart aranmaz.
Yaralanma, ölüm (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminatSigorta şirketi veya sürücüHayırSigortacıya yöneltilirse yine KTK m.97 geçerlidir.
Araç mahrumiyeti, ikame araç ve kazanç kaybıSürücü veya işletenHayır, iki taraf da tacir değilseTrafik sigortası teminatı dışındadır (KTK m.92/k).
İş kazası sayılan trafik kazasıİşverenHayır7036 sayılı Kanun m.3/3 iş kazası tazminatını dışarıda tutar.
Ticari araç zararlarıDiğer tacir (sigorta değil)Şartlara bağlıHer iki taraf da tacirse TTK m.5/A uygulanabilir.

Bu tablonun temelinde iki farklı kanun yatar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabuluculuğu dava şartı sayar. Zorunlu trafik sigortası ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile özel olarak düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereği, özel kanunda ayrı bir uyuşmazlık çözüm yolu varsa genel arabuluculuk şartı uygulanmaz. Yargıtay bu ayrımı açıkça benimsemiştir.

Sonuç olarak sigorta şirketine karşı açılacak davalarda arabuluculuk değil, KTK m.97 gereği yazılı başvuru zorunludur. Kusurlu sürücüye veya araç işletenine karşı açılacak davalarda ise herhangi bir ön şart yoktur. Ticari araç zararlarında durum farklılaşabilir: taraflardan biri sigorta şirketi değil de başka bir tacirse ve dava her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse, TTK m.5/A gereği arabuluculuk gündeme gelebilir. Örneğin bir nakliye şirketinin aracına çarpan başka bir ticari aracın işleteninden doğrudan (sigortasız) talepte bulunulacaksa, bu ihtimal ayrıca değerlendirilmelidir. Araç değer kaybı talepleri de aynı ayrıma göre değerlendirilir; sigortaya başvuru ve dava metinleri araç değer kaybı dilekçe örneği sayfasında.

“Ne var ki karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12689, K. 2024/4378, T. 08.05.2024

Sigorta Şirketine Karşı Talepler

Sigorta şirketine karşı dava veya tahkimden önce, KTK m.97 gereği yazılı başvuru şarttır. Bu şart arabuluculuktan ayrı bir dava şartıdır; arabuluculuğa başvurmak onu kendiliğinden ortadan kaldırmaz, ancak sigortacının katıldığı arabuluculuk bu şartı karşılayabilir.

Yargıtay, önemli bir pratik kolaylık tanımıştır. Taraflar zorunlu olmamasına rağmen ihtiyari olarak arabulucuya başvurursa ve bu yolla sigorta şirketi rizikodan ve kapsamından haberdar olursa, bu durum KTK m.97'nin aradığı yazılı başvuru şartını da karşılamış sayılabilir. Bu nedenle ihtiyari arabuluculuk, hem hızlı bir çözüm arayışı hem de yazılı başvuru şartını dolaylı yoldan tamamlama imkânı sunar. Ancak bu sonucun kesin olması için arabuluculuk davetinin, rizikonun kapsamını sigorta şirketine açıkça bildirecek şekilde yapılmış olması gerekir; belirsiz veya eksik bir davet aynı korumayı sağlamayabilir. Trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru sayfamızda bu başvurunun nasıl yapılacağı ayrıntılı anlatılır.

Araç Mahrumiyet Bedeli ve Kazanç Kaybı Arabuluculuğa Tabi mi?

Araç mahrumiyet bedeli, ikame araç gideri ve kazanç kaybı zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır; KTK m.92/k gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararları kapsam dışında tutar. Bu kalemler bu yüzden sigortacıdan değil, kusurlu sürücü ve araç işleteninden istenir. Taraflardan biri tacir değilse bu davadan önce arabulucuya gitmek dava şartı değildir. İki taraf da tacirse ve kaza her ikisinin ticari işletmesiyle ilgiliyse dava ticari dava niteliği kazanabilir; bu durumda konusu bir miktar para olan alacak için arabulucuya başvurmak TTK m.5/A gereği dava şartıdır ve başvurmadan açılan dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m.18/A). Aynı kazada araç hasarı ve değer kaybı sigortacıdan istenecekse o talep için yine arabuluculuk değil, KTK m.97 başvurusu aranır. Kalemlerin hesabı ikame araç bedeli ve ticari kazanç kaybı yazılarında anlatılmıştır.

Trafik Kazası Aynı Zamanda İş Kazasıysa Arabuluculuk Gerekir mi?

Görev sırasında, servis aracında veya işverenin sağladığı taşıtla işe gidiş gelişte yaşanan trafik kazası 5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca iş kazası da sayılabilir. İşçi ile işveren arasındaki alacak davalarında kural dava şartı arabuluculuktur; ancak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını ve bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını bu kuralın dışında tutar. Bu yüzden işverene karşı açılacak iş kazası tazminat davasından önce arabulucuya gitmek zorunlu değildir; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa yine başvurabilir. Aynı kazada karşı aracın trafik sigortacısına yöneltilecek talep için ise KTK m.97 başvurusu gerekir. İşçinin ücret veya fazla mesai gibi iş ilişkisinden doğan diğer alacakları için arabuluculuk şartı devam eder. Tazminatın kapsamı iş kazası tazminatı yazısındadır.

Arabuluculuk Tutanağı Sigortacıya Başvuru Yerine Geçer mi?

Uygulamada zarar gören, sürücü ve işletenle birlikte trafik sigortacısını da ihtiyari arabuluculuk görüşmesine davet eder. Görüşme anlaşamama ile bitip dava açıldığında sigortacının ilk savunması çoğu zaman aynıdır: KTK m.97 uyarınca kendisine ayrıca yazılı başvuru yapılmamıştır. Yukarıda aktarılan 2024 tarihli kararla başlayan içtihat, bu savunmanın her durumda sonuç doğurmadığını göstermektedir. Belirleyici soru, “başvuru” adını taşıyan bir dilekçenin verilip verilmediği değil, sigortacının dava öncesinde rizikodan ve talepten yazılı olarak haberdar edilip uyuşmazlığı çözme fırsatı bulup bulmadığıdır.

Güncel Kararlar Ne Diyor?

  • Yargıtay, sigortacıya başvuruda maluliyet raporu sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan verilen ret kararını onaylayan İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur. Gerekçe, taraflar arasında arabuluculuk anlaşamama tutanağı bulunmasının sigorta şirketine başvuru olarak kabul edilebileceğidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/3130, K. 2026/4439, T. 20.04.2026). Bu karar, yaklaşımın Sigorta Tahkim Komisyonu önündeki uyuşmazlıklarda da geçerli olduğunu gösterir.
  • Sigortacıya ayrı dilekçe verilmeyip yalnız arabulucu aracılığıyla davet mektubu gönderilen bir dosyada, davet ve anlaşamama belgesiyle yazılı başvuru koşulunun gerçekleştiği kabul edilmiştir (İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1736, K. 2025/294, T. 20.02.2025).
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2026 tarihli bir kararında, KTK m.97'nin yazılı olma dışında şekil şartı aramadığı ve başvurunun arabulucu aracılığıyla yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak o dosyada sigortacıya ayrıca yazılı başvuru da yapılmıştı; arabuluculuk tutanağına ilişkin değerlendirme ek gerekçe niteliğindedir.

Tutanağın Başvuru Sayılması İçin Nelere Dikkat Edilmeli?

Arabuluculuk yalnız sürücü ve işletenle yürütülmüş, sigortacı davet edilmemişse tutanak sigortacı bakımından sonuç doğurmaz. Sigortacı davete rağmen görüşmeye katılmamışsa, davetin kendisine ulaştığının belgelenmesi gerekir; mevcut kararlar sigortacının katıldığı ya da davetin ispatlandığı olaylara ilişkindir. Başvuru şartının sağlanması, sigortacının temerrüde düştüğü anlamına da gelmez. KTK m.99'daki ödeme süresi, Genel Şartlarda sayılan belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten işler. Bu nedenle kaza tespit tutanağı, ruhsat, ekspertiz ve maluliyet raporu gibi belgelerin arabulucu aracılığıyla iletildiği ve iletim tarihi tutanağa geçirilmelidir. İçtihat zarar göreni korusa da en güvenli yol, sigortacıya belgeleriyle birlikte tebliği ispatlanabilir ayrı bir yazılı başvuru yapmaktır.

Trafik Kazalarında Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, tarafların tarafsız bir arabulucu eşliğinde tazminat uyuşmazlığını mahkemeye gitmeden çözmeye çalıştığı hukuki bir yoldur. Arabulucu taraflar adına karar vermez, yalnızca iletişimi kolaylaştırır ve gerektiğinde çözüm önerisi sunar. Süreç gönüllülük esasına dayanır; taraflardan biri istemezse görüşmeler sona erer. Anlaşma sağlanırsa taraflar bunu yazılı bir belgeyle kayıt altına alır.

Arabuluculuk zorunlu ve ihtiyari olmak üzere ikiye ayrılır. Zorunlu arabuluculukta, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. İhtiyari arabuluculukta ise başvuru tamamen taraf iradesine bağlıdır, dava açmadan önce veya dava sürecinde de başvurulabilir. Trafik kazası kaynaklı taleplerin hangi kategoriye girdiği sonraki başlıkta ayrıntılı olarak ele alınır.

Arabuluculuk ile Ceza Uzlaşması Aynı Şey mi?

Arabuluculuk ve ceza uzlaşması sık karıştırılır, ama farklı hukuki zeminlerde işler; ikisinin de “uzlaşma” veya “anlaşma” kelimesini içermesi bu karışıklığı artırır.

Trafik kazalarında hukuki arabuluculuk ile ceza uzlaşmasını karşılaştıran şema
ÖlçütArabuluculukCeza Uzlaşması
Hangi uyuşmazlıktaTazminat talebinde.Şikâyete bağlı suçlarda ve şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kanunda sayılan suçlarda (taksirle yaralama dahil).
Kim yürütürSicile kayıtlı arabulucu.Savcılığın atadığı uzlaştırmacı.
Sonucu neyi etkilerTazminat uyuşmazlığını.Kamu davasının açılıp açılmayacağını.
Anlaşma olmazsa ne olurTazminat süreci mahkemede devam eder.Soruşturma veya kovuşturma normal şekilde sürer.

Arabuluculukta varılan anlaşma yalnızca tazminat talebini sonuçlandırır, cezai süreci etkilemez. Ceza uzlaşmasında sağlanan anlaşma ise kovuşturmaya yer olmadığı kararına yol açabilir, ancak tazminat hakkını kendiliğinden sona erdirmez. İki süreç birbirinden bağımsız yürütülebilir; birinde anlaşılması diğerinde de anlaşılacağı anlamına gelmez. Trafik kazası sonrası uzlaşma sayfamızda ceza uzlaşmasının işleyişi ayrıca anlatılır.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Arabuluculuk süreci, dosyanın türüne göre küçük farklarla ilerlese de temel adımları aynıdır.

Trafik kazası tazminat uyuşmazlığında arabuluculuk sürecinin adımlarını gösteren akış şeması
  1. Adliyedeki arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır.
  2. Büro, dosyaya bir arabulucu atar.
  3. Arabulucu, tarafları ilk görüşmeye davet eder.
  4. Taraflar bir veya birden fazla görüşmede zarar kalemlerini müzakere eder.
  5. Süreç, anlaşma veya anlaşamama tutanağıyla sonuçlanır.

İhtiyari arabuluculukta kanunda kesin bir azami süre öngörülmez; arabulucu süreci makul bir sürede sonuçlandırmakla yükümlüdür. Dava şartı arabuluculukta ise kanunda belirli bir süre öngörülür ve bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından sınırlı ölçüde uzatılabilir. Taraflar isterse avukatlarıyla birlikte görüşmelere katılabilir, bu katılım sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur. Görüşmeler sırasında ileri sürülen teklifler ve kabuller, sonradan açılacak bir davada delil olarak kullanılamaz; bu gizlilik kuralı, tarafların çekinmeden pazarlık yapabilmesini sağlar. Arabulucu seçimi ve süreçle ilgili resmî bilgiler Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı'ndan takip edilebilir.

Anlaşma Belgesi Ne Sağlar?

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, ayrıca bir icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır; taraflar avukatsız anlaşmışsa belgenin ilam niteliği kazanması için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bu, belgenin doğrudan icra takibine konu edilebileceği anlamına gelir; alacaklı, mahkemeye ayrıca başvurmadan icra dairesine gidebilir.

Anlaşma belgesinin kapsadığı konularda taraflarca sonradan dava açılamaz. Bu kural emredicidir ve sonradan ortaya çıkan pişmanlık tek başına bir istisna oluşturmaz. Anlaşmanın geçersizliği yalnızca hata, hile veya ikrah gibi irade fesadı hâllerinde ayrı bir davayla ileri sürülebilir. Bu durumda önce anlaşmanın geçersizliğinin tespiti gerekir; geçersizlik kanıtlanmadıkça, anlaşma kapsamındaki taleple ilgili davanın esasına girilemez.

“Dairemizce yapılan değerlendirmede, anlaşma belgesinin veya anlaşmaya dair son tutanağın, anlaşılan hususlarda dava açılmasının önünde hukuki bir engel oluşturduğu sonucuna varılmıştır.”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/8763, K. 2024/10645, T. 04.07.2024

Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

Taraflar anlaşamazsa arabulucu bir anlaşamama tutanağı düzenler ve durumu arabuluculuk bürosuna bildirir. Bu tutanak, sürecin sonuçsuz kaldığının resmî kaydıdır ve tarafların iddia veya beyanlarını içermez.

Dava şartı arabuluculuk söz konusuysa anlaşamama tutanağı, dava dilekçesine eklenerek mahkemeye sunulur; bu belge olmadan dava usulden reddedilir. Trafik kazası kaynaklı taleplerde arabuluculuk çoğunlukla ihtiyari olduğundan, bu tutanak zorunlu bir dava şartı belgesi olmasa da sürecin izlendiğini göstermesi bakımından dosyaya eklenmesi faydalıdır; sigortacının katıldığı tutanak KTK m.97 başvurusunun ispatında da kullanılabilir. Uyuşmazlık bu noktadan sonra maddi hasarlı trafik kazası tazminat davası veya bedensel zarara ilişkin dava sürecinde normal yargılama usulüyle devam eder.

Anlaşmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

Anlaşma imzalanmadan önce birkaç noktanın kontrol edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek hak kayıplarını önler.

  • Bedensel zararlarda maluliyet raporunun alınmış olması.
  • Tüm zarar kalemlerinin ayrı ayrı belgelenmesi.
  • Anlaşma metninde hangi kalemlerin kapsandığının açıkça yazılması.
  • Fazlaya ilişkin hakların durumunun netleştirilmesi.
  • Ödeme tarihinin ve şeklinin belirlenmesi.

Zarar tam olarak belirlenmeden imzalanan bir anlaşma, sonradan ortaya çıkan veya artan zararı kapsamayabilir. Bedensel zararlarda maluliyet oranı netleşmeden yapılan bir anlaşma, kalıcı sakatlık sonradan tespit edilse dahi kapsadığı kalemde yeniden dava açılmasına izin vermeyebilir. Anlaşma belgesi ilam niteliğinde olduğu için bu risk sıradan bir makbuzdan daha ciddidir. Bu nedenle özellikle iyileşme süreci tamamlanmamış dosyalarda anlaşma imzalamadan önce maluliyet raporunun beklenmesi, aceleci bir anlaşmadan çok daha güvenli bir yoldur. Trafik kazası adli tıp raporu sayfamızda bu raporun nasıl alınacağı anlatılır.

Arabuluculuğun Sürelere Etkisi

Arabuluculuk sürecine başvurmak, zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri güvence altına alır.

Dava şartı arabuluculukta, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur. İhtiyari arabuluculukta ise sürecin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Sonuç itibarıyla iki düzenleme de tarafı aynı şekilde korur. Her iki durumda da bu koruma yalnızca sürecin kendisini kapsar. Son tutanaktan sonra kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder; bu nedenle dava açma kararı gecikmeden verilmelidir. Uzun süren müzakerelerde bu detayın gözden kaçırılması, sonradan telafisi güç bir hak kaybına yol açabilir.

Arabuluculuk Sürecinde Avukat Desteği

Zarar kalemlerinin eksiksiz belgelenmesi, arabuluculuk görüşmelerinin sağlıklı ilerlemesinin ön koşuludur.

Anlaşma metninin hangi kalemleri kapsadığının kontrolü, imzadan sonra geri dönüşü olmayan bir aşamadır ve dikkatli incelenmelidir. Karşı tarafın sunduğu teklifin, ileride ortaya çıkabilecek kalemleri de kapsayıp kapsamadığı görüşme sırasında sorgulanmalıdır. Anlaşma sağlanamaması hâlinde dava sürecine geçiş, anlaşamama tutanağının doğru şekilde temin edilmesini ve sürecin usulüne uygun yürütüldüğünün gösterilmesini gerektirir. Trafik kazalarında arabuluculuk süreci, tek başına yürütüldüğünde teknik ayrıntıların gözden kaçmasına açıktır. Trafik kazası avukatı desteği, sürecin her aşamasında bu kontrolleri sağlar.

Trafik Kazalarında Arabuluculuk Hakkında Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında arabuluculuk zorunlu mu?

Zorunluluk, talebin kime yöneltildiğine göre değişir; tek bir cevap yoktur. Sigorta şirketine veya kusurlu sürücüye karşı açılacak adi tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Taraflardan biri tacirse ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse bu genel kural farklılaşabilir ve TTK m.5/A devreye girebilir.

Değer kaybı için arabulucuya gitmek gerekir mi?

Değer kaybı talebi sigorta şirketine yöneltilecekse önce KTK m.97 gereği yazılı başvuru yapılması gerekir; sigortacının da davet edildiği ihtiyari arabuluculukta düzenlenen tutanak, Yargıtay'a göre bu başvuru yerine kabul edilebilir, ancak en güvenli yol ayrı bir yazılı başvurudur. Sürücüye veya işletene karşı açılacak değer kaybı talebinde herhangi bir ön şart aranmaz. Her iki durumda da arabulucuya gitmek isteğe bağlıdır, hızlı çözüm arayan taraflar bu yolu tercih edebilir.

Sigorta şirketine karşı arabuluculuk şart mı?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki talepler kendi özel kanunuyla düzenlendiği için genel ticari dava arabuluculuğu kapsamına girmez. Bunun yerine sigorta şirketine yazılı başvuru zorunludur. İhtiyari olarak arabulucuya başvurulması, bu yazılı başvuru şartını da karşılayabilir.

Bedensel zararda arabuluculuk zorunlu mu?

Bedensel zarar ve manevi tazminat talepleri de aynı kurala tabidir: sigortacıya karşı yöneltilirse KTK m.97 geçerlidir, arabuluculuk zorunlu değildir. Sürücüye karşı açılacak talepte de herhangi bir ön şart yoktur. Zorunlu olmaması, arabulucuya başvurmanın faydasız olduğu anlamına gelmez; taraflar isterse süreci hızlandırmak için bu yolu seçebilir.

Arabuluculuk ile uzlaşma farkı nedir?

Arabuluculuk tazminat uyuşmazlığını, uzlaşma ise cezai sorumluluğu konu alır. Arabuluculukta arabulucu, uzlaşmada ise savcılığın atadığı uzlaştırmacı görev yapar. Birinde anlaşma sağlanması diğerinin sonucunu değiştirmez; iki süreç ayrı ayrı yürütülür.

Arabuluculukta anlaşırsak dava açabilir miyim?

Anlaşma belgesinde kapsanan konularda yeniden dava açılamaz; belge, taraflarla birlikte avukatları da imzalamışsa icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın, aksi hâlde sulh hukuk mahkemesinden şerh alındıktan sonra ilam niteliği taşır. Anlaşmanın kapsamadığı veya açıkça saklı tutulan bir kalem varsa, bu kalem için dava yolu kapanmaz. Bu nedenle anlaşma metninin hangi kalemleri kapsadığı imzadan önce dikkatle okunmalıdır.

Anlaşamazsak ne olur?

Görüşmelerin sonuçsuz kaldığı bir anlaşamama tutanağıyla kayıt altına alınır. Bu tutanak dava açılırken mahkemeye sunulur ve süreç dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa dava şartının yerine getirildiğini gösterir. Uyuşmazlık bu noktadan sonra mahkemede normal yargılama usulüyle devam eder; arabuluculukta ileri sürülen teklifler bu yargılamada delil olarak kullanılamaz.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Süre, tarafların uzlaşma isteğine ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir; birkaç görüşmeyle sonuçlanabileceği gibi uzayabilir de. Dava şartı arabuluculukta kanunda azami bir süre öngörülmüştür, ihtiyari arabuluculukta ise taraflar süreci istedikleri an sonlandırabilir. Kesin bir gün sayısı vermek somut dosyanın özelliklerini yansıtmaz; zarar kalemleri netse süreç kısa sürer, tartışmalı kalemler çoksa uzayabilir.

Karşı taraf toplantıya gelmezse ne olur?

Karşı taraf ilk toplantıya katılmazsa arabulucu bunu son tutanağa geçirir ve süreç anlaşmazlıkla sonuçlanmış sayılır. Dava şartı arabuluculukta bu durumda toplantıya katılmayan taraf, kısmen haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir. İhtiyari arabuluculukta böyle bir yaptırım aranmaz.

Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?

Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre, zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz. Bu koruma hem dava şartı hem ihtiyari arabuluculuk için geçerlidir. Süreç sona erdikten sonra kalan zamanaşımı veya hak düşürücü süre işlemeye devam eder, bu nedenle son tutanak tarihinden sonra da vakit kaybetmeden hareket edilmelidir.

Araç mahrumiyet bedeli arabuluculuğa tabi mi?

Araç mahrumiyet bedeli trafik sigortasının teminatı dışında olduğundan (KTK m.92/k) sürücü ve işletenden istenir ve kural olarak arabuluculuk dava şartı değildir. İki taraf da tacirse ve kaza ticari işletmeleriyle ilgiliyse TTK m.5/A gereği dava açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler