URSA Avukatlık

Tedbir Nafakası Nedir, Ne Zaman Başlar? Boşanmadan Nafaka Alınır mı?

Aile Hukuku11 dk okumaEklenme:

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açıldıktan sonra hâkimin dava sürerken eşin ve çocukların geçimi için hükmettiği geçici nafakadır. Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesine göre hâkim bu önlemi talep olmasa da kendiliğinden alır; eşlerin kusuru nafakanın ön koşulu değildir. Nafaka genellikle dava tarihinden itibaren işler, miktarını tarafların gelir ve ihtiyaç durumu belirler ve boşanma kararı kesinleşince sona erer. Boşanma davası açılmadan da nafaka alınabilir: ortak hayatın sürdürülememesi haklı bir sebebe dayanıyorsa 195 ile 197. maddeler, eşlerden birinin diğerinden parasal katkı istemesine imkân verir.

Bu yazıda tedbir nafakasının dayanağı, başlangıcı, miktarının nasıl belirlendiği, çocuk için nafaka, boşanmadan önce istenebilen nafaka, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki nafaka, sona ermesi ve kanun yolları anlatılıyor. Kanun maddeleri mevzuat.gov.tr'deki metinlerden okunarak aktarıldı. Dört nafaka türünün karşılaştırması nafaka türleri ve miktarı yazısındadır.

Tedbir Nafakası Nedir, Hangi Maddeye Dayanır?

Tedbir nafakası, Medeni Kanun'un geçici önlemlere ilişkin 169. maddesine dayanır. Madde, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alacağını söyler; örnek olarak eşlerin barınmasını, geçimini, mallarının yönetimini ve çocukların bakım ve korunmasını sayar. Kanun metninde "tedbir nafakası" ifadesi geçmez; geçim için alınan bu önlem uygulamada böyle adlandırılır.

Nafakanın niteliği geçicidir. Dava sürerken eşlerden birinin gelirsiz kalıp diğerinin ekonomik olarak rahat durmasını önlemek amacıyla verilir ve davanın sonucunu önceden belirlemez. "Kendiliğinden" ifadesi, hâkimin talep beklemek zorunda olmadığını gösterir. Buna rağmen nafaka isteyen eşin talebini ve gelir gider bilgilerini dilekçede açıkça yazması, miktarın sağlıklı belirlenmesini kolaylaştırır. Davanın aşamaları ve dava sürerken hâkimin neler yaptığı çekişmeli boşanma davası yazısında anlatılıyor.

Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar?

Kanun, başlangıç tarihini açıkça yazmaz; 169. madde önlemlerin yalnızca "davanın devamı süresince" alınacağını söyler. Tedbir nafakası dava açılmadan önce değil, dava açıldıktan sonra söz konusu olur. Başlangıç tarihini bu nedenle mahkemenin hükmü belirler.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin tam metnini incelediğimiz bir kararında, boşanma davasında kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi bozma sebebi yapılmıştır. Daire, hâkimin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorunda olduğunu belirtmiş; tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini yazmıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/4860, K. 2025/7925, T. 29.09.2025). Karar, tedbir nafakasının dava açıldığı tarihten itibaren işleyebileceğini gösterir.

Bu, her dosyada aynı başlangıç tarihi uygulanacağı anlamına gelmez. Hükümde farklı bir başlangıç yazılmışsa geçerli olan hükümdeki tarihtir; icra takibinde de nafakanın hangi aydan itibaren işleyeceği hükmün ifadesine göre belirlenir.

Tedbir Nafakasında Kusur Aranır mı?

Aranmaz; Kanun geçici önlemler için kusur şartı koymaz. 169. maddenin aradığı şey, davanın sürdüğü dönemde geçim, barınma ve çocukların bakımı bakımından önlem ihtiyacıdır. Kusurun ağırlık taşıdığı nafaka türü yoksulluk nafakasıdır: 175. madde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın ancak kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebileceğini söyler ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını ekler.

Bunun pratik sonucu şudur: boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu görülen eş de dava sürerken geçimini sağlayamayabilir ve Kanun metni, tedbir nafakası talebinin kusur nedeniyle baştan reddedilmesini öngörmez. Mahkeme ağırlıklı olarak kimin gelirinin bulunduğuna, kimin ihtiyacı olduğuna ve diğer tarafın ödeme gücüne bakar. Kusurun dava sonunda yoksulluk nafakasını nasıl etkilediği nafaka türleri yazısındaki yoksulluk bölümünde ele alınıyor.

Tedbir Nafakası Ne Kadar Olur, Nasıl Belirlenir?

Kanunda tedbir nafakası için sabit bir tutar, oran veya hesaplama formülü yoktur; bu nedenle bu yazıda rakam verilmiyor. Miktarı mahkeme, dosyadaki bilgilere göre belirler. Değerlendirmede şu unsurlara bakılır:

  • Tarafların gelirleri ile ekonomik ve sosyal durumları; yukarıdaki Yargıtay kararında da miktar bu ölçüyle belirlenmiştir.
  • Eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılması (TMK m.186/3).
  • Nafaka isteyen tarafın zorunlu giderleri; kira, fatura, sağlık ve ulaşım gibi.
  • Çocuğun yaşı, eğitimi, sağlık ve bakım ihtiyacı.
  • Nafakayı ödeyecek tarafın ödeme gücü, borçları ve başka bakım yükümlülükleri.

Hâkimin takdir yetkisi hakkaniyetle sınırlıdır; Medeni Kanun'un 4. maddesi, takdir yetkisi tanınan konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesini ister. Yargıtay 2. HD, tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davası olarak görülen bir dosyada, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen önlem nafakasını az bulmuş; hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktara hükmedilmesi için kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E. 2026/6974, K. 2026/7248, T. 25.06.2026). Miktar yönünden verilen karar bu nedenle kanun yolunda da denetlenir.

Maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, kira sözleşmesi, okul ve sağlık giderlerini gösteren belgeler miktarın belirlenmesinde işe yarar. Mahkeme gerekli gördüğünde sosyal ve ekonomik durum araştırması da yaptırabilir.

Çocuk İçin Tedbir Nafakası Nasıl Verilir?

169. madde çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri de kapsar. Dava sürerken çocuğun kimin yanında kalacağı, diğer ebeveynle görüşmenin nasıl yapılacağı ve çocuğun giderlerine kimin ne ölçüde katılacağı, hâkimin kendiliğinden gözettiği konulardır. Çocuk için verilen tedbir nafakası, çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerini karşılamayı amaçlar ve çocukla birlikte yaşayan eşe ödenir.

Çocuğun nafakası eşin kendi nafakasından ayrı belirlenir; dilekçelerde ve hükümlerde genellikle eş ve her çocuk için ayrı tutar yer alır. Boşanma kararı kesinleştikten sonra velayeti kendisine verilmeyen eş, 182. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır; buna iştirak nafakası denir. Kanun metni bu yükümlülüğü ebeveynin boşanmadaki kusuruna bağlamaz. Çocuğun kimin yanında kalacağına ilişkin ölçüler velayet kime verilir yazısında anlatılıyor.

Tedbir Nafakası Nasıl İstenir?

Boşanma davasını açan eş nafaka talebini dava dilekçesine, davalı eş ise cevap veya karşı dava dilekçesine yazabilir. Dava sürerken ayrı bir dilekçeyle de geçici önlem istenebilir. Dilekçede dayanak olarak 169. madde, eş ve her çocuk için ayrı aylık tutar ile gelir gider durumunu gösteren belgeler yer alır. Tedbir talebinin dilekçede nasıl yazıldığı boşanma dava dilekçesi örneği yazısında gösteriliyor.

Her çeşit nafaka davası adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-b). Dava sürerken koşullar değişirse, örneğin gelir azalır veya çocuğun giderleri artarsa, miktarın değiştirilmesi aynı mahkemeden istenir.

Boşanma Davası Açmadan Nafaka Alınır mı?

Evet. Boşanma davası açılmadan, evlilik birliği sürerken de eşlerden biri diğerinden parasal katkı isteyebilir. Bu hak, Medeni Kanun'un evlilik birliğinin korunmasına ilişkin 195 ile 199. maddelerinde düzenlenir; nafaka alabilmek için boşanma davası açmak zorunlu değildir.

  • 195. madde. Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler yerine getirilmezse veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlık çıkarsa eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşleri uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve gerektiğinde kanunda öngörülen önlemleri alır.
  • 196. madde. Eşler birlikte yaşarken hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması katkının belirlenmesinde dikkate alınır. Katkı geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
  • 197. madde. Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş, bu durum sürdüğü müddetçe ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Diğer eşin haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi durumunda da aynı istemlerde bulunulabilir.
  • 198. madde. Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.

Bu istemler boşanma davasından bağımsız olarak mahkemeye götürülebilir. Ayrı yaşamanın haklı sebebe dayandığını, örneğin şiddet, hakaret ya da geçimsizliğin ciddi biçimde tehlikeye düşürdüğü ekonomik güvenlik gibi olguları, istemde bulunan eş ortaya koymalıdır. Hâkim koşullar değişirse önlemleri değiştirir veya kaldırır (TMK m.200). Eşin konutu veya diğer malvarlığını devretmesinden endişe ediliyorsa 199. madde uyarınca tasarruf yetkisinin sınırlandırılması istenebilir; ayrıntı aile konutu şerhi yazısındadır. Yargıtay 2. HD'nin yukarıda anılan 2026/7248 sayılı kararı da, tasarruf yetkisinin sınırlandırılması ve tedbir nafakası davalarına aittir.

Sonradan boşanma davası açılırsa 169. madde uyarınca dava süresince geçici önlemler ayrıca gündeme gelir. İki yolun aynı anda nasıl işleyeceği dosyaya göre değerlendirilir.

6284 Kapsamında Geçici Nafaka Nedir?

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, boşanma davasından bağımsız bir koruma yoludur. Hâkim şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbirlere karar verirken 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (m.5/3). Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa veya geçime katkıda bulunuyorsa ve Medeni Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemişse hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5/4).

Bu kanuna göre nafakaya karar verilirse kararın bir örneği resen nafaka alacaklısının veya borçlusunun yerleşim yeri icra müdürlüğüne gönderilir. Nafaka yükümlüsünün Sosyal Güvenlik Kurumu ile bağlantısı varsa nafaka, korunan kişinin başvurusu aranmaksızın ilgilinin aylık, maaş ya da ücretinden icra müdürlüğünce tahsil edilir (m.18). 6284 kapsamındaki tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir (m.8/2); süre sonrasında tedbirlerin değiştirilmesi, kaldırılması veya sürdürülmesi hâkimin kararına bağlıdır. 6284 tedbirleri ile Medeni Kanun'un 169. maddesindeki geçici önlemler ayrı kurumlardır; koruma kararının nasıl alındığı uzaklaştırma kararı yazısında anlatılıyor.

Tedbir Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

Tedbir nafakası geçici bir önlem olduğundan dava devam ettiği müddetçe sürer (TMK m.169); boşanma hükmü kesinleşince dayanağını yitirir. Kesinleşmeden sonraki dönem için nafaka ayrıca değerlendirilir. Aşağıdaki tablo, tedbir nafakasının diğer nafaka yollarından farkını gösterir.

NafakaDayanakHangi dönemdeKusurun rolü
Tedbir nafakasıTMK m.169Boşanma davası sürerkenKanun metninde kusur şartı yok
Evlilik birliğinin korunması kapsamında parasal katkıTMK m.195-197Evlilik sürerken, boşanma davası açılmadanAyrı yaşamanın haklı sebebe dayanması
Yoksulluk nafakasıTMK m.175Boşanma kararının kesinleşmesinden sonraTalep edenin kusuru daha ağır olmamalı
İştirak nafakasıTMK m.182/3Boşanma kararının kesinleşmesinden sonraKanun metni kusura bağlamaz

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf için, diğer tarafın malî gücü oranında istenebilir; süresine ilişkin güncel durum süresiz nafaka kalktı mı yazısında anlatılıyor. Çocuk için ise iştirak nafakası gündeme gelir. Mahkeme, hükümde nafakanın kesinleşmeden sonra yoksulluk veya iştirak nafakası olarak devamına karar verebilir; yoksulluk koşulları oluşmamışsa eş için nafaka kesinleşmeyle birlikte sona erer. Kesinleşmiş nafakanın sonradan artırılması veya azaltılması ayrı bir davayla istenir; ayrıntı nafaka artırım davası yazısındadır.

Tedbir Nafakasına İtiraz ve İstinaf Nasıl Yapılır?

Tedbir nafakası çoğunlukla dava sürerken verilen bir ara kararla belirlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin birinci fıkrası, ilk derece mahkemelerinin kararlarından nihai kararlara, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına ve maddede sayılan diğer ihtiyati tedbir kararlarına karşı istinaf yolunu açar. Boşanma davasında Medeni Kanun'un 169. maddesine göre alınan geçici önlem bu sayılanlar arasında yer almaz. Metinden çıkan sonuç, nafaka ara kararının kural olarak ayrı bir istinafa konu edilmediği, nihai karara karşı yapılan istinafta birlikte denetlendiğidir; ara kararın nasıl nitelendirildiği dosya kapsamında mahkeme kaleminden doğrulanmalıdır.

Hükümde yer alan nafaka kararına karşı istinaf süresi, ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345/1). İstinaf ve temyiz, kararın icrasını durdurmaz; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına da karar verilemez (HMK m.350/1 ve m.367/1). Kanun yoluna başvuran borçlu bu nedenle nafakayı ödemeyi bırakamaz. Miktar yönünden denetimin Yargıtay'a kadar gidebildiği, yukarıda anılan 2026/7248 sayılı kararda görülür.

Dava sürerken ekonomik koşullar değişmişse miktarın artırılması veya azaltılması ilk derece mahkemesinden istenir. Kararda dayanak yapılan gelir bilgilerinin yanlış olduğu düşünülüyorsa, doğru bilgileri gösteren belgeler duruşmada sunulur.

Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Ödenmeyen tedbir nafakası da diğer nafakalar gibi icra yoluyla tahsil edilir: mahkeme kararı icra dairesine verilerek takip başlatılır, borçlunun maaşına ve hesaplarına haciz konulabilir ve alacaklının şikâyeti üzerine borçlu hakkında tazyik hapsine karar verilebilir. Dava sürerken verilen tedbir nafakası ara kararının icraya konulabildiği, şikâyet süresi ve zamanaşımı nafaka ödenmezse ne olur yazısında adım adım anlatılıyor.

Tedbir Nafakası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tedbir nafakası nedir?

Boşanma veya ayrılık davası açıldıktan sonra, dava sürerken eşin ve çocukların geçimi için hâkimin hükmettiği geçici nafakadır. Dayanağı Medeni Kanun'un 169. maddesidir ve hâkim bunu talep olmasa da kendiliğinden verebilir.

Tedbir nafakası ne zaman başlar?

Kanun başlangıç tarihini yazmaz; mahkeme hükmünde belirtir. İncelediğimiz Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında nafakanın dava tarihinden geçerli olmak üzere verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Hükümde yazan tarih esas alınır.

Boşanmadan nafaka alınır mı?

Alınır. Medeni Kanun'un 195 ile 197. maddeleri, boşanma davası açılmadan da eşlerden birinin hâkimden ailenin geçimi için parasal katkı belirlenmesini istemesine imkân verir. Ayrı yaşıyorsa ayrılığın haklı sebebe dayanması gerekir.

Tedbir nafakası için eşin kusurlu olması gerekir mi?

Hayır. Kanun, geçici önlemler için kusur şartı koymaz. Kusurun ağırlık taşıdığı nafaka türü, kusuru daha ağır olmayan tarafa tanınan yoksulluk nafakasıdır.

Tedbir nafakası ne kadar olur?

Kanunda sabit tutar veya oran yoktur. Mahkeme tarafların gelir ve ekonomik durumunu, çocukların ihtiyaçlarını ve ödeme gücünü hakkaniyete göre değerlendirir.

Çocuk için ayrıca tedbir nafakası istenebilir mi?

İstenebilir. Medeni Kanun'un 169. maddesi çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri de kapsar. Çocuk için tutar genellikle eşin nafakasından ayrı belirlenir.

Tedbir nafakası ne zaman biter?

Dava devam ettiği müddetçe sürer ve boşanma hükmü kesinleşince sona erer. Kesinleşmeden sonra eş için yoksulluk, çocuk için iştirak nafakası ayrıca değerlendirilir.

Tedbir nafakasına itiraz edilebilir mi?

Dava sürerken verilen ara karar kural olarak nihai kararla birlikte istinaf yoluyla denetlenir. İstinaf süresi, ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır. İstinaf nafakanın icrasını durdurmaz.

Tedbir nafakası ödenmezse ne olur?

Alacaklı icra takibi başlatabilir; maaşa ve hesaplara haciz konabilir, şikâyet üzerine tazyik hapsine karar verilebilir.

6284 sayılı Kanun kapsamında nafaka verilir mi?

Verilir. Şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyorsa ve Medeni Kanun'a göre nafakaya hükmedilmemişse hâkim, talep olmasa bile tedbir nafakasına karar verebilir (m.5/4).

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler