URSA Avukatlık

Ölüm Karinesi Nedir, Gaiplikten Farkı Ne? Şartları ve Sonuçları

Miras Hukuku10 dk okumaEklenme:

Ölüm karinesi, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir olay içinde kaybolan kişinin, cesedi bulunamasa bile ölmüş sayılmasıdır (TMK m.31). Kayıt mahkeme kararı olmadan, mülkî idare amirinin emriyle ölüm kütüğüne işlenir ve kanun ayrıca bir bekleme süresi aramaz. Gaiplik ise ölümü kuvvetle muhtemel olan ama kesin olmayan kayıplarda mahkeme kararıyla verilir; ölüm tehlikesinde en az bir yıl, haber alınamamasında en az beş yıl beklenir ve en az altı aylık ilân yapılır (TMK m.32-35). Aşağıda iki yolun farkı, başvuru süreci, miras ve evlilik sonuçları ve kişinin sağ çıkması anlatılıyor.

Ölüm Karinesi Nedir?

Medeni Kanuna göre kişilik ölümle sona erer (m.28) ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtla ispat edilir (m.30). Cesedi olmayan bir ölümün kayda geçirilmesi bu yüzden sorun yaratır. Kanun bu boşluğu m.31 ile kapatır: bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.

Burada iki öğe birlikte aranır. Birincisi, kişinin ölüm tehlikesi bakımından kesin sayılabilecek bir olay içinde ortadan kaybolmasıdır. İkincisi, cesedin bulunamamasıdır. Kanun hangi olayların "kesin gözle bakılmayı gerektirdiğini" tek tek saymaz; bu, dosyadaki belgelere ve olayın niteliğine göre idare ve gerekirse mahkeme tarafından değerlendirilir.

Ölüm Karinesi Kaydı Nasıl Yapılır?

Nüfus Hizmetleri Kanununun 32. maddesi süreci düzenler. Ölüm tutanağı, müracaat edilen yerin mülkî idare amirinin emriyle düzenlenir ve ölüm olayı işlenir. Medeni Kanunun 44. maddesi de aynı yöntemi, o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşürülmesi biçiminde anlatır.

Başvuru koşulları şöyledir.

  • Ölüm karinesi bulunan kişinin alt veya üst soyundan biri ya da kardeşleri, bunlar yoksa mirasçıları dilekçeyle başvurur ve olayı belgelendirir.
  • Dilekçe yerine yetkili makamlar, durumu nüfus müdürlüğüne resmî yazıyla da bildirebilir.
  • Dilekçeye ekli belgeler ve gerekirse nüfus müdürlüğünün yaptıracağı soruşturma, olayın doğruluğunu ve kişinin olay sırasında orada bulunduğunu kanıtlamaya yeterli görülürse ölüm kaydı düşülür.

Metinde eş ayrıca sayılmamıştır. Alt veya üst soyu ya da kardeşi bulunmayan kişinin eşi mirasçı sıfatıyla başvurabilir; başka bir ihtimal için nüfus müdürlüğünden bilgi almak gerekir.

Ölüm Karinesi İçin Bekleme Süresi veya Dava Gerekir mi?

Hayır. Medeni Kanunun 31 ve 44. maddelerinde ve Nüfus Hizmetleri Kanununun 32. maddesinde "şu kadar yıl geçmesi" gibi bir koşul yoktur. Kayıp, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir olay içinde gerçekleşmişse idari başvuru hemen yapılabilir. Karar bir mahkeme hükmü değil, mülkî idare amirinin emridir; bu nedenle "ölüm karinesi davası" günlük bir ifadedir ve ilk adım dava açmak değildir.

Dava yolu yine de vardır. Medeni Kanunun 44. maddesi, her ilgilinin kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebileceğini söyler. Yani idarenin kaydı kesin ve değiştirilemez bir hüküm sayılmaz; kayda karşı çıkan ya da kayıt yapılmasını mahkemeden isteyen ilgili tespit davası açabilir.

Gaiplik Nedir, Hangi Hâllerde Verilir?

Gaiplik, ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunan bir kişinin mahkeme kararıyla ölmüş gibi işlem görmesidir. Kanun iki ayrı hâl sayar (TMK m.32).

  1. Ölüm tehlikesi içinde kaybolmak. Burada ölüm kuvvetle muhtemeldir, ancak ölümüne kesin gözle bakılacak kadar kesin sayılmaz.
  2. Kendisinden uzun zamandan beri haber alınamamak.

Her iki hâlde de başvuruyu, hakları bu ölüme bağlı olanlar yapar. Mirasçılar, eş, sigorta veya aylık hakkı doğacak kimseler bu gruptadır. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesidir. Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, o da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Gaiplik Başvurusu İçin Ne Kadar Beklemek Gerekir?

Gaiplik kararı hemen istenemez. Medeni Kanunun 33. maddesi iki süre koyar.

Kayıp türüBaşvurudan önce geçmesi gereken süre
Ölüm tehlikesi içinde kaybolmaÖlüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl
Uzun zamandır haber alınamamaSon haber tarihinin üzerinden en az beş yıl

Bu süreler dolmadan yapılan başvuru kanundaki koşulu karşılamaz. Süreler dolduktan sonra da bekleme bitmez; mahkemenin yaptıracağı ilân süresi ayrıca işler.

Gaiplik İlânı ve Dava Süreci Nasıl İşler?

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi olanları, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır (m.33). Sürecin akışı kısaca şöyledir.

  1. Süre koşulu dolunca hak sahibi, yetkili mahkemeye başvurur.
  2. Mahkeme ilân yaptırır ve en az altı ay bekler.
  3. İlândan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir (m.35).
  4. Karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.
  5. Hâkimin bildirmesi üzerine gaiplik kararı ölüm kütüğüne kaydedilir (TMK m.45). Nüfus Hizmetleri Kanununun 34. maddesine göre mahkemeler kararı on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir.

Medeni Kanunun 34. maddesi önemli bir çıkış yolu da öngörür. Gaipliğine karar verilecek kişi ilân süresi dolmadan ortaya çıkarsa, kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

Gaiplik Kararı Hangi Tarihten İtibaren Hüküm Doğurur?

Gaiplik kararı verildiği günden değil, geriye dönük bir tarihten itibaren etki eder. Medeni Kanunun 35. maddesine göre karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği günden ya da son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. Ölüme bağlı haklar bu tarihe göre değerlendirileceğinden mahkeme kararında tarihin açıkça yazılması önemlidir. Başvuru dilekçesinde kaybolma olayının tarihi veya son haberin hangi tarihte alındığı, bu yüzden belgelerle gösterilmelidir.

Ölüm Karinesi ile Gaiplik Arasındaki Fark Nedir?

İki kurum da sonuçta kişinin ölü sayılmasını sağlar, ama dayanakları, süreleri ve merciileri farklıdır.

ÖlçütÖlüm karinesiGaiplik
DayanakTMK m.31 ve m.44; 5490 sayılı Kanun m.32TMK m.32-35 ve m.45; 5490 sayılı Kanun m.34
OlayÖlümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren olay içinde kaybolmaÖlüm tehlikesi içinde kaybolma veya uzun süre haber alınamama; ölüm kuvvetli olasılık
Bekleme süresiKanunda süre koşulu yokEn az 1 yıl veya en az 5 yıl
MerciMülkî idare amiri emriyle nüfus müdürlüğüMahkeme
İlânİlân aşaması yokEn az altı ay
KayıtÖlüm kütüğüne ölü kaydıHâkimin bildirmesiyle ölüm kütüğüne kayıt

Pratik fark şudur. Ölüm, olayın niteliğinden neredeyse kesin biçimde anlaşılıyorsa idari yol hızlı sonuç verir. Ölümün yalnızca muhtemel olduğu durumlarda, örneğin yıllardır haber alınamayan bir kişide, ölüm kaydı için gaiplik davası açılır.

Birlikte Ölüm Karinesi Aynı Şey mi?

Hayır. Arama sonuçlarında karıştırılsa da birlikte ölüm karinesi başka bir kuraldır. Medeni Kanunun 29. maddesine göre birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır. Burada kayıp kişi yoktur; ölüm kesindir, yalnızca sıra bilinmemektedir. Medeni Kanunun 580. maddesi mirasçı olmak için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmayı şart koştuğundan, aynı anda ölmüş sayılanlar birbirinin mirasçısı olamaz.

Ölüm Karinesi Mirası Nasıl Etkiler?

Miras mirasbırakanın ölümüyle açılır (TMK m.575). Ölüm kaydı düşülen kişi kanun bakımından ölmüş olduğundan miras açılır ve mirasçılar olağan yoldan belirlenir. Pay oranları için yasal mirasçılar ve miras payları yazısına bakılabilir; mirasçılık belgesinin nasıl alındığı ise mirasçılık belgesi sayfasında anlatılıyor.

Kayıtta kişinin sağ olduğu ortaya çıkabilir. Bu ihtimale karşı Medeni Kanunun güvence kuralı yalnızca "hakkında gaiplik kararı verilmiş" kişi için yazılmıştır (m.584). Ölüm karinesinde mirasçılardan böyle bir güvence istendiğine dair kanun metninde hüküm yoktur. Kayıt yanlış çıkarsa değişiklik, Medeni Kanunun 46. maddesi uyarınca kütükteki kaydın düşünceler sütununa yazılarak yapılır.

Mirası reddetmek isteyenler için süre ve yöntem ayrıdır; ayrıntı reddi miras yazısında yer alıyor.

Gaiplik Kararı Mirası Nasıl Etkiler?

Gaiplik kararı verilirse ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır (m.35). Mirasçılar mirası alabilir, ama bunun bir bedeli vardır. Mirasçılar tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce, bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadır (m.584). Güvence süreleri şöyle hesaplanır.

  • Ölüm tehlikesi içinde kaybolmada beş yıl; bu süre tereke mallarının tesliminden başlar.
  • Uzun zamandan beri haber alınamamada on beş yıl; bu süre son haber tarihinden başlar.
  • Her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre.

Ayrıca mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının payı resmen yönetilir (m.586). Sağ olup olmadığı bilinmeyen kişinin malvarlığı veya miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da yüz yaşını dolduracağı süre geçerse Hazinenin istemi üzerine gaiplik kararı verilir (m.588). İlân süresinde hiçbir hak sahibi çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça gaibin mirası Devlete geçer.

Evlilik Bakımından Sonuç Ne Olur?

Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.131). Gaiplik kararı kendiliğinden evliliği bitirmez; fesih ayrıca istenir. Kaybolanın eşi, evliliğin feshini gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrı bir dava ile isteyebilir. Ayrı davada yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır (m.130); bu konunun ayrıntısı evlenme engelleri yazısında ele alınıyor.

Fesih kararı verildikten sonra kadın için üç yüz günlük bekleme süresi gündeme gelebilir (m.132). Süre, kadının gebe olmadığının anlaşılması gibi hâllerde mahkemece kaldırılabilir; kuralların tamamı iddet müddeti sayfasında anlatılıyor.

Fesih şartı m.131'de yalnız gaiplik için yazılmıştır. Ölüm karinesinde kişi gerçekten ölmüş sayılır (m.31) ve ölüm nüfus kaydıyla ispat edilir (m.30). Yeniden evlenmek isteyen eş, önceki evliliğin sona erdiğini yine de ispat etmek zorundadır.

Aylık ve Tazminat Hakları Ne Olur?

Sosyal sigorta açısından kural, ölenin hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığıdır; dul ve yetim aylığının şartları ve payları ölüm aylığı yazısında yer alıyor. 5510 sayılı Kanunun 32. maddesi ölüm sigortasından aylık bağlanmasını sigortalının ölümüne bağlar. Kanun metninde kaybolan sigortalı için ayrı bir başvuru belgesi sayılmamıştır. Gaiplik hâlinde ise Medeni Kanunun 35. maddesi gereği ölüme bağlı haklar, ölüm ispatlanmış gibi kullanılır. Hak sahipleri hangi kaydı sunacaklarını başvurdukları SGK birimine sormalıdır.

Cenaze ödeneği için ölüm yardımı ve cenaze ödeneği sayfasına bakılabilir. Kayıp kişi iş veya trafik kazası sonucu kaybolduysa tazminat hakları ayrıca doğabilir; bu konuda destekten yoksun kalma tazminatı yazısı yol gösterir.

Kişi Sağ Çıkarsa Ne Olur?

Sağ çıkma ihtimali kanunda ayrı ayrı düşünülmüştür.

  • İlân süresi dolmadan ortaya çıkarsa, haber alınırsa veya öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer (m.34).
  • Ölüm kaydı veya gaiplik kararından sonra ortaya çıkarsa, kayıt düzeltilir. Gaiplik kararının kaldırılması hâlinde kütükteki kaydın düşünceler sütununa yazılarak değişiklik yapılır (m.46).
  • Her ilgili, kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebilir (m.44/2).
  • Gaip ortaya çıkarsa, tereke mallarını teslim almış olanlar, aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür (m.585). İyiniyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tâbidir.

Evliliğin feshine karar verilmişse sağ çıkan kişinin eski evliliğinin akıbeti bu kanun metinlerinde ayrıca düzenlenmemiştir. Böyle bir durumda dosyanın kendi koşullarına bakmak gerekir.

Hangi Yol Seçilmeli?

Seçimi olayın niteliği belirler. Ölümü kesin sayılabilecek bir olay içinde kaybolan kişi için, örneğin aranmasına rağmen cesedin bulunamadığı bir afet veya kazada, öncelikle nüfus müdürlüğüne ölüm karinesi başvurusu düşünülür. Kayıp tehlikeli bir olay sırasında olmamış ya da kişinin o olay sırasında orada bulunduğu kanıtlanamıyorsa, ölüm yalnızca kuvvetle muhtemeldir ve gaiplik davası açılır. Seçimin yanlış yapılması süreyi uzatabileceğinden dosya, başvurudan önce hukuki değerlendirmeden geçirilmelidir.

Ölüm Karinesi ve Gaiplik Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ölüm karinesi nedir?

Ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir olay içinde kaybolan kişinin cesedi bulunamasa bile ölmüş sayılmasıdır (TMK m.31).

Ölüm karinesi kararını kim verir?

Karar mahkemece değil, başvurulan yerin mülkî idare amirinin emriyle verilir. Emir üzerine nüfus müdürlüğü ölüm tutanağını düzenler ve kaydı işler (5490 sayılı Kanun m.32; TMK m.44).

Ölüm karinesi için kaç yıl beklemek gerekir?

Kanun metinlerinde bekleme süresi öngörülmemiştir. Gaiplik için ise ölüm tehlikesinde en az bir yıl, haber alınamamasında en az beş yıl gerekir (TMK m.33).

Gaiplik kararı nasıl alınır?

Hakları kişinin ölümüne bağlı olanlar yetkili mahkemeye başvurur. Mahkeme en az altı ay süren ilân yaptırır; ilândan sonuç alınamazsa gaipliğe karar verir (TMK m.32-35).

Gaiplik kararı sonrası miras nasıl paylaşılır?

Ölüme bağlı haklar, ölüm ispatlanmış gibi kullanılır. Mirasçılar tereke mallarını teslim almadan önce güvence göstermek zorundadır; bu güvence süresi ölüm tehlikesinde beş, haber alınamamasında on beş yıldır (TMK m.35, m.584).

Gaipliğine karar verilen kişinin eşi hemen evlenebilir mi?

Hayır. Mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.131).

Ölü sayılan kişi sağ çıkarsa ne olur?

Gaiplik istemi ilân süresi içinde ortaya çıkma hâlinde düşer. Sonradan çıkarsa kütükteki kayıt düzeltilir ve terekeyi teslim alanlar malları geri vermekle yükümlüdür (TMK m.34, m.46, m.585).

Birlikte ölüm karinesi ile ölüm karinesi aynı mıdır?

Hayır. Birlikte ölüm karinesinde ölüm kesindir ama kimin önce öldüğü ispat edilemediğinden hepsi aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29).

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler