Velayetin kaldırılması, hâkimin çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya bu önlemlerin yetersiz kalacağının önceden anlaşılması hâlinde, TMK m.348 uyarınca ana ve babanın velayet hakkına son vermesidir. Kanun iki sebep sayar: velayet görevinin deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma gibi sebeplerle gereği gibi yerine getirilememesi ve çocuğa yeterli ilginin gösterilmemesi ya da yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanması. Velayet iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Boşanmadan sonra velayetin diğer ebeveyne geçmesi ise ayrı bir davadır ve TMK m.183 kapsamındadır. Aşağıda m.346-351 sırasıyla, yalnızca kanun metnine dayanılarak ele alınmıştır.
Velayetin Kaldırılması Davası Hangi Kanun Maddelerine Dayanır?
Çocuğun korunması, Türk Medenî Kanunu'nun velayet bölümünde "Çocuğun korunması" başlığı altında m.346 ile m.351 arasında düzenlenmiştir. Ana kural m.335/1'dedir: yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Velayetin kaldırılması bu yasal sebeplerden biridir ve kanun onu, hafif önlemlerin ardından gelen son basamak olarak kurar.
| Madde | Konu | Kanunun söylediği |
|---|---|---|
| m.346 | Koruma önlemleri | Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düşer, ana ve baba duruma çare bulamaz veya güçleri yetmezse hâkim uygun önlemleri alır. |
| m.347 | Çocuğun yerleştirilmesi | Bedensel ve zihinsel gelişme tehlikedeyse veya çocuk manen terk edilmişse hâkim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına ya da kuruma yerleştirebilir. |
| m.348 | Velayetin kaldırılması | Diğer önlemlerden sonuç alınamazsa velayet iki sebepten biriyle kaldırılır. |
| m.349 | Yeniden evlenme | Yeniden evlenme tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez. |
| m.350 | Yükümlülükler | Kaldırma hâlinde bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü sürer. |
| m.351 | Durumun değişmesi | Sebep ortadan kalkarsa velayet geri verilir. |
Velayet Kaldırılmadan Önce Hangi Önlemler Alınır?
M.346 hâkime geniş bir yetki verir ama önlemlerin ne olacağını saymaz. Yetki, ana ve babanın duruma çare bulamaması veya buna güçlerinin yetmemesi şartına bağlıdır. M.347 daha ağır bir önlemdir: çocuk ana ve babadan alınarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirilebilir. Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu katlanılamayacak derecede bozuyor ve başka çare de kalmamışsa, ana baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir. Ana baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin giderleri Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır (m.347/3-4). Yerleştirme çocuğun bulunduğu yeri değiştirir. Velayete son vermek için ise m.348'in koşulları aranır.
Velayetin Kaldırılması Sebepleri Nelerdir?
M.348'in birinci koşulu, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamamasıdır. Bu önlemlerin yetersiz kalacağı önceden anlaşılıyorsa önce onların denenmesi gerekmez. İkinci koşul, kanundaki iki sebepten birinin bulunmasıdır.
| Sebep | Kanundaki ifade |
|---|---|
| 1. bent | Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi. |
| 2. bent | Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması. |
Deneyimsizlik, Hastalık ve Başka Yerde Bulunma
Birinci bendin ortak noktası, ebeveynin velayet görevini yerine getirememesidir. Sebep deneyimsizlik, hastalık ya da başka bir yerde bulunma olabilir. "Benzeri sebepler" ifadesi listeyi açık bırakır. Hangi olayın bu kapsama gireceğini hâkim dosyadaki delillere bakarak takdir eder. Velayet sahibinin başka şehre veya yurt dışına taşınmasının çocuk ve diğer ebeveyn bakımından sonuçlarını ayrı bir sayfada ele aldık: velayet sahibi ebeveynin taşınması ve yurt dışına çıkış.
İlgisizlik ve Ağır İhmal
İkinci bent iki ayrı hâli içerir: çocuğa yeterli ilgiyi göstermemek ve çocuğa karşı yükümlülükleri ağır biçimde savsaklamak. Kanun burada "ağır" sıfatını yükümlülüklerin savsaklanması için kullanır. Çocuğun bakım, eğitim ve sağlığına ilişkin yükümlülüklerin ne ölçüde aksatıldığı, bu bentteki asıl tartışma konusudur. Kanun örnek saymadığı için olguların tarih ve belgeyle ortaya konması gerekir.
Velayetin Kaldırılması ile Velayet Değişikliği Arasındaki Fark Nedir?
İki kavram sık karıştırılır. Velayet değişikliği, boşanmadan sonra velayet sahibinin değişmesidir ve TMK m.183'e dayanır. Velayetin kaldırılması ise çocuğun korunması önlemlerinin son halkasıdır ve m.348'e dayanır.
| Ölçüt | Velayetin kaldırılması | Velayet değişikliği |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m.346-351 | TMK m.183 |
| Ön koşul | Diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya yetersiz kalacağının anlaşılması | Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması |
| Sebep | m.348'deki iki bentten biri | Yeni olgular |
| Hâkimin yetkisi | "Karar verir" (m.348) | Re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır |
| Vasi | İki ebeveynden de kaldırılırsa atanır | Madde vasiden söz etmez |
Değişiklik davasının şartları, süreci ve çocuğun dinlenmesi velayet değişikliği davası sayfasında anlatıldığı için burada tekrar edilmemiştir. M.349 iki yolun kesiştiği yerdir: velayet sahibinin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez, ama çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet sahibi değiştirilebilir ya da duruma göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Boşanma kararında velayetin kime verileceğine ilişkin ölçüler için velayet kime verilir sayfasına bakılabilir.
Velayetin Kaldırılması Davasını Kimler Açabilir, Hâkim Re'sen Bakar mı?
Kanun velayetin kaldırılmasını isteyebilecek kişileri tek tek saymaz. Çocuğun korunması hâkime verilmiş bir görev olduğundan süreç bir başvuruyla da bir bildirimle de başlayabilir. İlgili hükümler şunlardır:
- TMK m.348 "hâkim ... velâyetin kaldırılmasına karar verir" der. Dava açma ehliyetini sayan bir cümle ya da hâkimin re'sen karar verebileceğini açıkça yazan bir ifade içermez.
- TMK m.347/2, aile huzurunun bozulduğu hâlde yerleştirme önlemini "ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine" mümkün kılar.
- TMK m.351/2, kaldırma sebebi ortadan kalkınca velayetin hâkim tarafından "re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine" geri verileceğini söyler.
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.7/1, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkındaki koruyucu ve destekleyici tedbir kararının çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi tarafından alınabileceğini yazar.
- 5395 m.6/1, adlî ve idarî mercileri, kolluk görevlilerini, sağlık ve eğitim kuruluşlarını ve sivil toplum kuruluşlarını korunma ihtiyacı olan çocuğu Kuruma bildirmekle yükümlü kılar.
- TMK m.404/2, görevleri sırasında vesayeti gerektiren bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idarî makamlar, noterler ve mahkemelerin bunu hemen yetkili vesayet makamına bildirmesini zorunlu tutar.
Bu hükümler birlikte okunduğunda hâkimin çocuğun korunması için kendiliğinden harekete geçebileceği, ana veya babanın, Cumhuriyet savcısının ve Kurumun ise başvuru ya da bildirimle süreci başlatabileceği görülür. Başvuranın hangi sıfatla davada yer alacağı somut dosyada ayrıca değerlendirilir.
Velayetin Kaldırılması Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Görev bakımından 4787 sayılı Kanun m.4/1, TMK'nın Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işleri aile mahkemelerinin görevi sayar. Velayet bu kitaptadır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m.2/2). Aynı kanunun m.7 son fıkrasına göre, 4787'de hüküm bulunmayan konularda TMK'nın aile hukukuna ilişkin usul hükümleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır.
Yetki bakımından TMK m.346-351 arasında velayetin kaldırılmasına özgü bir yetki kuralı yoktur; yetki genel usul hükümlerine göre belirlenir. Vesayete ilişkin işlerde ise m.411, yetkiyi küçüğün yerleşim yerindeki vesayet dairelerine verir. Korunma ihtiyacı olan çocuk hakkındaki koruyucu tedbirlerde 5395 m.8/1, çocuğun, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimini yetkili kılar. Aynı kanunun m.7/7'si, çocuk mahkemesine korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında tedbirin yanında velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verme yetkisi tanır.
Velayetin Kaldırılması ve Vasi Tayini Nasıl İşler?
M.348/3'e göre velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Bunun temelinde m.404/1 vardır: velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Kanun burada görev ayrımı da yapar. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (m.397). Vasi atama işi bu makamlara ait olduğundan, velayetin kaldırılmasına bakan aile mahkemesinin görevi ile vasi atamasının kimin elinde olduğu dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
Vasi seçiminde kanun şu çerçeveyi çizer:
- Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte ergin bir kişiyi atar (m.413).
- Haklı sebepler engel olmadıkça yakın hısımlardan biri, vasilik koşullarına sahipse, önceliklidir (m.414).
- Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır (m.415).
- Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati çocuğun menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar ile ilgili vesayet dairesi hâkimleri vasi olamaz (m.418).
- Vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür (m.419).
Velayeti Kaldırılan Ebeveyn Çocuğun Giderlerinden Sorumlu mu?
Evet. TMK m.350/1'e göre velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderleri Devlet karşılar. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır. Çocuğun giderlerine nafaka yoluyla katkıyı iştirak nafakası sayfasında ayrıca anlattık.
Velayeti Kaldırılan Ebeveyn Çocukla Görüşebilir mi?
TMK m.323, ana ve babadan her birine, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı verir. Kanun bu hakkı velayetin devamına bağlamaz. Sınır m.324/2'dedir: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ana veya baba bu hakkı yükümlülüklerine aykırı kullanırsa, çocukla ciddî olarak ilgilenmezse ya da diğer önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendisinden alınabilir. Yani velayetin kaldırılması görüşmeyi otomatik olarak sona erdirmez, ama görüşme de koşulsuz değildir. Görüşme düzeninin kurulması, sınırlanması ve uygulanması için çocukla kişisel ilişki sayfasına bakılabilir.
Kaldırılan Velayet Geri Verilir mi, Karar Hangi Çocukları Kapsar?
M.351 iki şey söyler. Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemler yeni koşullara uydurulur. Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir. Kapsam bakımından m.348/4, kararda aksi belirtilmedikçe velayetin kaldırılmasının mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsadığını yazar. Kararda bu kapsamın daraltılması isteniyorsa hâkimin kararında açıkça belirtilmesi gerekir.
Sosyal İnceleme Raporu Neden Önemlidir?
Aile mahkemeleri, 4787 m.5'e göre uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak, gerekli hâllerde duruşmada hazır bulunup görüş bildirmek üzere adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Bu görevliler, HMK'daki hâkimin reddi sebeplerine göre reddedilebilir. Korunma ihtiyacı olan çocuk için 5395 m.7/2, tedbir kararından önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabileceğini; m.13/2 ise tedbir kararından önce yeterli idrak gücüne sahip çocuğun görüşünün alınacağını, ilgililerin dinlenebileceğini ve sosyal inceleme raporu istenebileceğini söyler. Velayetin kaldırılması gibi çocuğun yaşamını kökten etkileyen bir davada ev ortamı, ebeveynin durumu ve çocuğun görüşü bu rapor ve dinleme yoluyla dosyaya girer. Rapor süreci velayet kime verilir sayfasında da anlatılmıştır.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu Hangi Tedbirleri Öngörür?
5395 sayılı Kanun, bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu "korunma ihtiyacı olan çocuk" sayar (m.3). Koruyucu ve destekleyici tedbirler çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını amaçlar (m.5/1):
- danışmanlık tedbiri,
- eğitim tedbiri,
- bakım tedbiri, yani çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması,
- sağlık tedbiri,
- barınma tedbiri.
Çocuk tehlike altında bulunmuyorsa ya da veli veya vasinin desteklenmesiyle tehlike bertaraf edilecekse çocuk bu kişilere teslim edilir (m.5/3). Derhâl korunma gerektiren durumda Kurum, çocuğu bakım ve gözetim altına aldıktan sonra en geç beş gün içinde çocuk hâkimine başvurur, hâkim üç gün içinde karar verir; acil korunma kararı en fazla otuz gün sürer (m.9). Tedbirlerin uygulanması en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir (m.8/2). Bu tedbirler velayeti kendiliğinden kaldırmaz. Velayetin kaldırılması TMK m.348'e göre verilen ayrı bir karardır.
Velayetin Kaldırılması Dava Dilekçesinde Neler Bulunmalı?
Dava dilekçesinin şekil şartları genel usul hükümlerine tabidir. İçerik bakımından m.348'in aradığı unsurlar şu başlıklarda toplanabilir:
- Çocuğun kimlik bilgileri, velayet durumu ve kiminle yaşadığı.
- Hangi m.348 bendine dayanıldığı ve bunu gösteren somut olgular.
- Daha önce hangi önlemlerin alındığı (m.346, m.347, 5395 tedbirleri) ve neden sonuç vermediği ya da neden yetersiz kalacağı.
- Delil listesi, sosyal inceleme ve çocuğun dinlenmesi talebi.
- Vasi atanmasının gerekip gerekmediği ve varsa önerilen kişi.
- Kişisel ilişki ve bakım giderleri bakımından talepler.
Çekişmeli boşanma dosyasında velayet ve çocuğa ilişkin taleplerin nasıl ilerlediğini görmek için çekişmeli boşanma davası sayfasına bakılabilir. Velayetin yeniden düzenlenmesi isteniyorsa velayet değişikliği yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
Velayetin Kaldırılması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Velayetin kaldırılması davasını kimler açabilir?
TMK m.346-351 dava açabilecek kişileri tek tek saymaz; madde 348 kararı hâkime bırakır. Aynı bölümde m.351/2 hâkimin re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine hareket edebileceğini, 5395 m.7/1 ise koruyucu tedbirin ana, baba, vasi, Kurum ve Cumhuriyet savcısının istemiyle veya re'sen alınabileceğini yazar. Başvuranın sıfatı somut dosyada ayrıca değerlendirilir.
Velayetin kaldırılması hangi hâllerde olur?
Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bunların yetersiz kalacağı önceden anlaşılırsa, TMK m.348'e göre iki hâlde: ana ve babanın deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velayetin kaldırılmasıyla velayet değişikliği aynı şey mi?
Değildir. Kaldırma TMK m.348'e dayanır ve çocuğun korunması önlemidir; iki ebeveynden de kaldırılırsa vasi atanır. Değişiklik ise m.183 kapsamında, ana veya babanın evlenmesi, başka yere gitmesi ya da ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kıldığı önlemlerdendir.
Velayetin kaldırılması davası hangi mahkemede açılır?
Aile hukukundan doğan dava ve işler 4787 sayılı Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesinin görevindedir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bakar (m.2). Aynı m.4, Medenî Kanunun vesayete ilişkin Üçüncü Kısmını kapsam dışında bırakır. Vesayet makamı ise TMK m.397'ye göre sulh hukuk mahkemesidir.
Velayeti kaldırılan ebeveyn çocuğunu görebilir mi?
Kanuna göre velayeti altında bulunmayan ana veya baba da uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ebeveyn çocukla ciddî olarak ilgilenmezse bu hak reddedilebilir ya da kendisinden alınabilir (m.324/2).
Velayeti kaldırılan ebeveyn nafaka öder mi?
TMK m.350'ye göre velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder. Ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır; nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.
Kaldırılan velayet geri verilebilir mi?
Evet. Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, re'sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir (TMK m.351/2).
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.