URSA Avukatlık

Velayet Değişikliği Davası Nasıl Açılır, Şartları Neler ve Ne Kadar Sürer?

Aile Hukuku13 dk okumaEklenme:
Ev girişindeki kapı askılığında asılı iki yetişkin ceketi ile velayetin bir ebeveynden diğerine geçmesini simgeleyen kapak görseli

Velayet değişikliği davası, boşanma veya ayrılık kararıyla bir ebeveyne bırakılan velayetin, sonradan ortaya çıkan yeni olgular nedeniyle diğer ebeveyne verilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır. Türk Medeni Kanunu m.183, ebeveynin başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri alacağını söyler. Velayet sahibinin kişisel ilişki kararına uymaması da 2021'den beri kanunda açıkça yazan bir değişiklik sebebidir. Ölçüt her durumda çocuğun üstün yararıdır; idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır, uzman raporu düzenlenir. Kanunda dava açma süresi yoktur, dava basit yargılama usulüyle görülür ve yetkili mahkeme taraflardan birinin oturduğu yer aile mahkemesidir.

Bu yazıda velayetin hangi durumlarda değiştiği, kişisel ilişkiye uyulmamasının sonuçları, çocuk teslimi ve görüşme kararlarının 2021 sonrası nasıl uygulatıldığı, çocuğun dinlenmesi, davanın açılışı, süresi ve nafakaya etkisi ele alınıyor. Kanun maddeleri Mevzuat Bilgi Sistemi'ndeki güncel metinlerden okunarak aktarıldı (17 Ekim 2026). Velayetin boşanma sırasında ilk kez kime ve hangi ölçütlerle verildiği velayet kime verilir yazımızın konusudur.

Velayet Değişikliği Davası Hangi Kanuna Dayanır?

Velayet, ergin olmayan çocuk üzerinde ana ve babanın hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür ve yasal sebep olmadıkça ana ve babadan alınamaz (TMK m.335). Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336/3). Bu düzen kesin ve değişmez değildir; kanun, sonradan değişen koşullara göre yeniden düzenleme yapılmasına birkaç maddede izin verir.

MaddeNe düzenler?
TMK m.183Ebeveynin başkasıyla evlenmesi, başka yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgularda hâkim, re'sen veya ebeveynlerden birinin istemiyle gerekli önlemleri alır.
TMK m.182/2Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.
TMK m.324/3Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir.
TMK m.348Diğer koruma önlemleri sonuç vermezse velayetin kaldırılması.
TMK m.349Yeniden evlenme velayetin kaldırılmasını gerektirmez; çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değiştirilebilir.
TMK m.351Durum değişirse koruma önlemleri yeni koşullara uydurulur; kaldırma sebebi ortadan kalkarsa velayet geri verilir.

TMK m.182/2 ve m.324/3, 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun'la eklendi. Bu tarihten önce de kişisel ilişkinin engellenmesi velayet tartışmalarında ileri sürülüyordu; değişiklikle bu sonuç kanun metnine yazıldı ve kararlarda taraflara ihtar edilmesi zorunlu hâle geldi.

Velayetin Değiştirilmesi ile Kaldırılması Aynı Şey mi?

Değildir. Değiştirmede velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilir. Kaldırmada ise hâkim, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya bunların yetersiz kalacağının önceden anlaşılması hâlinde velayete son verir. TMK m.348'e göre bunun iki sebebi vardır: ebeveynin deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma gibi sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ve çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması. Velayet iki ebeveynden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır. Kaldırılan velayet, sebebi ortadan kalkınca hâkim tarafından geri verilebilir (TMK m.351/2). Velayet kaldırılsa bile ana ve babanın bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder (TMK m.350).

Velayet Hangi Durumlarda Değişir?

Kanun, velayeti kendiliğinden değiştiren bir olay saymaz. TMK m.183'teki evlenme, taşınma ve ölüm örnektir; mahkeme her olguda bunun çocuğun yaşamını nasıl etkilediğine bakar. Velayet değiştirme sebepleri uygulamada şu başlıklarda toplanır:

  • Velayet sahibinin kişisel ilişki kararına uymaması veya görüşmeyi sürekli engellemesi (TMK m.324/3).
  • Velayet sahibinin bakım, eğitim ve sağlık yükümlülüklerini ihmal etmesi.
  • Velayet sahibinin başka bir şehre ya da ülkeye taşınması ve bunun çocuğun okul, çevre ve diğer ebeveynle ilişki düzenini esaslı biçimde değiştirmesi.
  • Velayet sahibinin yeniden evlenmesiyle oluşan yeni ev düzeninin çocuğun menfaatine aykırı hâle gelmesi.
  • Velayet sahibinin ölümü, ağır hastalığı veya uzun süre başka yerde bulunması.
  • Çocuğun yaşının ilerlemesiyle ihtiyaçlarının ve görüşünün değişmesi.

Değişikliği isteyen taraf, boşanma kararından sonra koşulların değiştiğini somut olgularla göstermelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin onadığı bir dosyada ilk derece mahkemesi, velayet sahibi babanın velayet görevini ihmal ettiğinin veya koşulların değiştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle velayetin değiştirilmesi talebini reddetmiş, buna karşılık anne ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi genişletmiştir (2. HD, E. 2023/10193, K. 2024/2307, 02.04.2024). Bu dosya, velayet değişmese bile aynı davada kişisel ilişkinin yeniden düzenlenebileceğini de gösterir.

Yeniden Evlenme Velayeti Değiştirir mi?

Tek başına değiştirmez. TMK m.349, velayet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmesinin velayetin kaldırılmasını gerektirmediğini açıkça söyler. Ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir; durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Mahkeme burada evliliğin kendisine değil, yeni ev düzeninde çocuğun bakımının, eğitiminin ve diğer ebeveynle ilişkisinin nasıl sürdüğüne bakar.

Başka Şehre Taşınma Velayet Sebebi mi?

Velayet sahibi, çocuğun bakım ve eğitimine ilişkin kararları alır (TMK m.339) ve kural olarak yaşayacağı yeri belirleyebilir. Taşınma, kişisel ilişki düzenini uygulanamaz hâle getiriyorsa TMK m.183 uyarınca önce görüşme düzeninin yeni koşullara uyarlanması gündeme gelir. Velayet sahibi yeni düzene de uymazsa velayetin değiştirilmesi istenebilir. Taşınma ve yurt dışına çıkışta izin kuralları velayet ve yurt dışına çıkış yazımızda ayrıntılı anlatılır.

Kişisel İlişkiye Uyulmaması ve Velayet

Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Her iki ebeveyn de diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1). Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3).

Kişisel ilişki kararına uyulmadığında adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvuru, teslim emri, danışmanlık tedbiri ve disiplin hapsi adımlarını ve velayetin değiştirilebileceğini gösteren şema

Kanundaki kayıt önemlidir: görüşmenin engellenmesi velayeti kendiliğinden değiştirmez. Mahkeme, değişikliğin çocuğun menfaatine aykırı olup olmadığını ayrıca inceler. Bu nedenle engellemenin süreklilik gösterdiği, tek seferlik bir aksaklık olmadığı belgelenmelidir. Görüşme kararının uygulatılması için yapılan başvurular ve bu sırada tutulan tutanaklar, engellemenin süreklilik gösterip göstermediğini ortaya koyar.

Çocuk Teslimi ve Görüşme Kararları Nasıl Uygulatılır?

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları eskiden icra dairesi aracılığıyla yerine getirilirdi. 7343 sayılı Kanun'la İcra ve İflas Kanunu'nun 25, 25/a, 25/b ve 341. maddeleri yürürlükten kaldırıldı; konu 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen Dördüncü Kısma (m.41/A-41/İ) taşındı. Uygulamanın usulü, 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik'te düzenlenir. Kanun, yeni sistemin bu yönetmeliğin yürürlüğünden itibaren en geç bir yıl içinde ülke genelinde uygulanmasını öngörmüştür (ÇKK geçici m.2/2). Güncel düzen şöyledir:

  • Aile mahkemesinin çocuk teslimi veya kişisel ilişkiye dair ilam ve tedbir kararları, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir; müdürlük bulunmayan yerlerde Bakanlığın belirlediği hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü görevlidir. Yetkili müdürlük, çocuğun yerleşim yerindeki müdürlüktür (ÇKK m.41/A).
  • Karar rızayla yerine getirilmezse hak sahibi müdürlüğe başvurur. Müdürlük yükümlüyle irtibata geçer; çocuk getirilmezse yükümlüye teslim emri tebliğ edilir (ÇKK m.41/B, m.41/C).
  • Teslim, müdürlükçe belirlenen ve çocuğa uygun düzenlenen teslim mekânlarında, psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı gibi uzmanlar veya uzman bulunmayan yerlerde öğretmen eşliğinde yapılır (ÇKK m.41/A/5, m.41/D).
  • Yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük, aile mahkemesinden yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasını ister (ÇKK m.41/C/8).
  • Kişisel ilişkiye dair teslim emrine aykırı davranan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır. Çocuk teslimine dair emre aykırılıkta ve görüşme süresi bitince çocuğu belirlenen yere getirmeyen hak sahibi için üst sınır üç aydır (ÇKK m.41/F).
  • Müdürlüğün işlemlerine karşı öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta içinde, müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyet yolu açıktır (ÇKK m.41/E).
  • Bu işlemler harçtan istisnadır; masraflar avukatlık ücreti hariç Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (ÇKK m.41/H).

Velayet değişikliği davası sonunda velayeti alan ebeveyn çocuğu teslim alamazsa da aynı yol izlenir; çocuk teslimine dair ilamlar da müdürlükçe yerine getirilir (ÇKK m.41/B).

Çocuğun Görüşü Kaç Yaşında Alınır?

Kanunda sabit bir yaş yoktur. Belirleyici olan, çocuğun görüş oluşturabilecek olgunlukta, yani idrak çağında olmasıdır. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 12. maddesi, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendisini ilgilendiren her konuda görüşünü serbestçe ifade etme hakkını, yaşı ve olgunluk derecesine göre özen gösterilerek tanır ve çocuğa adli kovuşturmalarda dinlenme fırsatı verilmesini öngörür (Resmî Gazete, 27.01.1995, sayı 22184). Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri de yeterli idrake sahip çocuğa danışılmasını düzenler.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir velayetin değiştirilmesi davasında, idrak çağındaki çocuğa velayet konusunda danışılarak görüşünü gerekçeleriyle ifade etme olanağı sağlanması ve bu görüşe, çocuğun kendi çıkarına ters düşmedikçe önem verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Aynı kararda velayete ilişkin hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu ve hâkimin tarafların isteğiyle bağlı olmadığı vurgulanmıştır. Dosyadaki çocuk dava tarihinde sekiz yaşındaydı ve davanın tüm aşamalarında idrak çağında kabul edildi (HGK, E. 2017/3117, K. 2018/1278, 27.06.2018). Yerel mahkeme, çocuğun uzman tarafından alınan beyanını yeterli sayarak direnmiş; Hukuk Genel Kurulu ise Özel Daire'nin bozma kararına uyulması gerektiğine karar vermiştir.

"Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi de mümkündür." (Yargıtay 2. HD, E. 2016/4059, K. 2016/13211; HGK, E. 2017/3117, K. 2018/1278 içinde aktarılmıştır)

Çocuğun görüşü bu nedenle mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme, görüşü uzman raporu, okul ve ev ortamına ilişkin tespitler ve diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Sosyal İnceleme Raporu ve Uzman Değerlendirmesi

Aile mahkemeleri, uyuşmazlık konusunda araştırma yapmak, duruşmada bulunmak ve görüş bildirmek üzere Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır; bu görevliler yoksa veya başka bir uzmanlık gerekiyorsa diğer kamu kurumlarında çalışanlardan ya da serbest meslek mensuplarından yararlanılır (4787 sayılı Kanun m.5). Uzman, hâkimin reddi sebeplerine dayanılarak reddedilebilir.

Uzman genellikle iki ebeveynle ve çocukla görüşür, ev ortamını inceler, gerekirse okul ve öğretmenden bilgi alır. Rapor mahkeme için önemli bir delildir ancak tek başına sonucu belirlemez. Taraflar rapordaki eksik inceleme, çelişki veya dikkate alınmayan olgular hakkında beyanda bulunabilir. Velayet işlerinde re'sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan mahkeme, tarafların gösterdiği delillerle sınırlı kalmadan ek inceleme yaptırabilir (HMK m.385/2).

Velayet Değişikliği Davası Nasıl Açılır?

Davayı ebeveynlerden biri açar; TMK m.183 hâkimin re'sen de önlem alabileceğini öngörür. Velayetin değiştirilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır (HMK m.382/2-b-13). Bu nitelendirme yetki, usul ve kanun yolu bakımından sonuç doğurur.

KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAile mahkemesi4787 s. Kanun m.4
Yetkili mahkemeTalepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesiHMK m.384
Kişisel ilişki talebinde ek yetkiÇocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkiliTMK m.326
Yargılama usulüBasit yargılama usulüHMK m.316/1-ç, m.385
Adli tatilVelayet davaları adli tatilde de görülürHMK m.103/1-b
Dava açma süresiKanunda öngörülmemiştirTMK m.183

Dava dilekçesinde şu hususların açıkça yazılması dosyanın hızını ve sonucunu doğrudan etkiler:

  1. Velayeti düzenleyen boşanma veya ayrılık kararının mahkemesi, esas ve karar numarası ile kesinleşme tarihi.
  2. Karardan sonra değişen olgular ve bunların çocuğun yaşamına etkisi.
  3. Deliller: kişisel ilişkiye ilişkin müdürlük tutanakları, okul ve sağlık kayıtları, yazışmalar, tanıklar.
  4. Velayet değişirse kurulacak kişisel ilişki düzenine ve iştirak nafakasına ilişkin talepler.
  5. Dava sürerken geçici düzenleme gerekiyorsa tedbir talebi ve gerekçesi.

Dava Sürerken Velayet Tedbiren Değiştirilebilir mi?

Velayet değişikliği hükmü, aile hukukuna ilişkin bir karar olduğundan kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Bu nedenle davacı, dava sürerken çocuğun durumunun acil bir düzenleme gerektirdiğini düşünüyorsa tedbir talep eder. İhtiyati tedbir hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır (HMK m.389/2) ve TMK m.183 hâkime gerekli önlemleri alma yetkisi verir. Tedbir için genel bir endişe yetmez; gecikme hâlinde çocuk bakımından ortaya çıkacak sakınca somut olarak gösterilmelidir.

Velayet Değişikliği İçin Ebeveynlerin Anlaşması Yeterli mi?

Yeterli değildir. Ebeveynlerin noterde veya kendi aralarında imzaladığı bir velayet değiştirme protokolü, mahkeme kararı olmadan velayeti değiştirmez. Velayet yasal sebep olmadıkça ana ve babadan alınamaz (TMK m.335) ve velayet işlerinde hâkim tarafların isteğiyle bağlı değildir. Ebeveynler anlaşmışsa bunu mahkemeye birlikte bildirebilir; mahkeme anlaşmayı çocuğun üstün yararı yönünden inceler, gerekli gördüğünde uzman raporu alır ve idrak çağındaki çocuğun görüşüne başvurur. Boşanma protokolünde velayetin nasıl düzenlendiği anlaşmalı boşanma nasıl yapılır yazımızda anlatılır.

Velayet Değişikliği Davası Ne Kadar Sürer?

Kanunda bu dava için öngörülmüş bir yargılama süresi yoktur. Basit yargılama usulü ve adli tatilde de görülmesi davayı hızlandıran unsurlardır. Buna karşılık uzman raporunun hazırlanması, çocuğun dinlenmesi, tanıkların ve okul kayıtlarının toplanması süreyi uzatır. Taraflardan birinin başka bir şehirde oturması ve inceleme için talimat yazılması da gecikmeye yol açabilir.

İlk derece kararına karşı bölge adliye mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.387). Bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar ise kesindir ve temyiz edilemez (HMK m.362/1-ç). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayetin değiştirilmesi davalarının çekişmesiz yargı işlerinden olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesinin temyiz dilekçesini reddeden kararını onamıştır (2. HD, E. 2026/4642, K. 2026/5953, 02.06.2026). Dosya bu nedenle kural olarak istinaf aşamasında kesinleşir.

Çekişmesiz yargı kararları, kanunda aksine hüküm yoksa maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (HMK m.388). Davanın reddedilmesi, ileride yeni olgular ortaya çıktığında yeniden velayet değişikliği istenmesine engel değildir; ancak yeni davada da kararın ardından değişen koşulların gösterilmesi gerekir.

Velayet Değişirse Nafaka Ne Olur?

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Velayet diğer ebeveyne geçtiğinde bu yükümlülüğün yönü de değişebilir: daha önce iştirak nafakası ödeyen ebeveyn velayeti alırsa nafakanın kaldırılmasını, karşı taraftan nafaka bağlanmasını isteyebilir. Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331). Yukarıda anılan 2024 tarihli onama kararındaki dosyada iştirak nafakası talepleri velayet davasının fer'isi sayılmış, velayet değişmediği için reddedilmiştir. Nafaka talepleri bu nedenle velayet değişikliği davasıyla birlikte ileri sürülür; nafakanın türleri ve miktarın belirlenmesi nafaka türleri ve miktarı yazımızda anlatılır.

Nafakanın ödenmemesi, kanunda velayetin değiştirilmesi için ayrıca sayılmış bir sebep değildir; kişisel ilişki de nafakanın ödenmesine bağlı değildir. Ödenmeyen nafaka için doğru yol icra ve şikâyet yoludur; ayrıntı nafaka ödenmezse ne olur yazımızdadır. Velayet ve nafaka taleplerinin boşanma davasıyla birlikte nasıl ileri sürüldüğü boşanma avukatı sayfamızda ele alınır. Yurt dışında verilmiş bir velayet kararının Türkiye'de sonuç doğurması için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.

Velayet Değişikliği Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Velayet değişikliği davası hangi durumlarda açılır?

Boşanma kararından sonra velayet sahibinin yeniden evlenmesi, başka yere taşınması, ölümü, çocuğa karşı yükümlülüklerini ihmal etmesi veya kişisel ilişki kararına uymaması gibi yeni olgular ortaya çıktığında açılır (TMK m.183, m.324/3, m.349). Mahkeme her durumda değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığına bakar.

Velayet değişikliği davası nerede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Velayetin değiştirilmesi çekişmesiz yargı işi sayıldığından, talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m.384). Kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.326).

Velayet değişikliği davası ne kadar sürer?

Kanunda belirlenmiş bir süre yoktur. Dava basit yargılama usulüyle ve adli tatilde de görülür; süreyi en çok uzman raporu, çocuğun dinlenmesi ve delillerin toplanması belirler. Bölge adliye mahkemesinin bu davadaki kararı kesindir, Yargıtay'a temyiz yolu kapalıdır.

Çocuğun görüşü kaç yaşında alınır?

Kanunda sabit yaş yoktur; idrak çağındaki, yani görüş oluşturabilecek olgunluktaki çocuğun görüşü alınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinde sekiz yaşında olan bir çocuğun görüşüne başvurulmasını gerekli görmüştür. Görüş mahkemeyi bağlamaz; çocuğun üstün yararı gerektirirse aksine karar verilebilir.

Kişisel ilişkiye uymayan ebeveynin velayeti alınır mı?

Alınabilir. Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3). Engellemenin kendiliğinden sonuç doğurmadığı, mahkemenin çocuğun menfaatini ayrıca incelediği unutulmamalıdır.

Çocuğu göstermeyen eşe karşı nereye başvurulur?

Kişisel ilişki kararı, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurularak uygulatılır (Çocuk Koruma Kanunu m.41/A, m.41/C). Teslim emrine aykırı davranan hakkında, bir ay içinde aile mahkemesine yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsi verilir (m.41/F).

Velayet değişirse nafaka da değişir mi?

Değişebilir. Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür; velayet el değiştirince nafakanın kaldırılması ve diğer ebeveynden nafaka bağlanması aynı davada istenebilir (TMK m.182/3, m.331).

Yeniden evlenen annenin velayeti değişir mi?

Tek başına değişmez. TMK m.349'a göre velayet sahibinin yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değiştirilebilir. Kural anne ve baba için aynıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler