
Trafik kazası zamanaşımı, tazminat talebinde zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır (KTK m.109/1). Kaza aynı zamanda suçsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa o süre geçerlidir; taksirle yaralamada sekiz, taksirle ölümde on beş yıl. Aynı süreler trafik sigortacısına karşı da işler. Yaralanmalarda iki yıllık süre çoğu zaman kaza günü değil, tedavinin bitip zararın kapsamının belli olduğu gün başlar. Sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru zamanaşımını kesmez; dava, icra takibi, tahkim başvurusu ve sigortacının kısmi ödemesi keser.
Bu yazıda sürelerin hangi talebe uygulandığı, maluliyet tazminatında başlangıç tarihi konusunda Yargıtay'ın ne dediği, sigortaya başvurunun ve arabuluculuğun etkisi, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra kısmi davanın zamanaşımına etkisi, maddi hasar, değer kaybı ve Güvence Hesabı talepleri ayrı ayrı ele alınıyor.
Trafik Kazasında Zamanaşımı Süreleri Tablosu
| Talep | Süre | Başladığı gün | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sürücü, işleten ve trafik sigortacısından tazminat (fiil suç değilse) | 2 yıl, her hâlde 10 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi; 10 yıl kaza günü | KTK m.109/1 |
| Yaralanmalı kaza (taksirle yaralama) | 8 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2, TCK m.89 ve m.66/1-e |
| Ölümlü kaza (taksirle öldürme) | 15 yıl | Kaza günü | KTK m.109/2, TCK m.85 ve m.66/1-d |
| Manevi tazminat | Aynı süreler | Aynı başlangıç | TBK m.72/1 |
| Tazminat yükümlülerinin birbirine rücuu | 2 yıl | Kendi yükümlülüğünü tam yerine getirme ve rücu edilecek kişiyi öğrenme | KTK m.109/4 |
| Kendi kasko sigortacınıza karşı talep | 2 yıl, her hâlde 6 yıl | Alacağın muaccel olması; 6 yıl riziko tarihi | TTK m.1420/1 |
| Mahkeme veya hakem kararına bağlanmış alacak | 10 yıl | Karar | TBK m.156/2 |
Tablodaki sekiz ve on beş yıllık süreler 2026 itibarıyla TCK'daki ceza üst sınırlarından gelir. Taksirle yaralamanın temel cezası dört aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.89/1); üst sınır beş yılı aşmadığı için dava zamanaşımı sekiz yıldır. Taksirle öldürmede üst sınır altı yıl olduğundan süre on beş yıldır.
İki Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?
KTK m.109/1 iki yıllık süreyi zarar görenin hem zararı hem de tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihe bağlar. İkisinden biri eksikse süre başlamaz. Kazadan kaçan ve aylar sonra tespit edilen bir sürücü için iki yıl, sürücünün kimliğinin öğrenildiği günden işler. Ancak bu öğrenme ne kadar gecikirse geciksin, kaza gününden başlayan on yıllık süre aşılamaz.
Maddi hasarlı bir kazada zarar çoğunlukla kaza günü ya da eksper raporuyla belli olur. Yaralanmalarda ise iş daha karmaşıktır, çünkü kalıcı bir sakatlık kalıp kalmayacağı tedavi bitmeden anlaşılmaz. Bu nedenle maluliyet tazminatında başlangıç tarihi, uygulamada en çok tartışılan noktadır.
Maluliyet Tazminatında Süre Kaza Tarihinden mi Başlar?
Kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) tazminatında iki yıllık süre kural olarak kaza gününden değil, tedavinin tamamlanıp zararın kapsamının tıbben belli olduğu günden başlar. Ancak bu gün, maluliyet oranını gösteren raporun düzenlendiği ya da size tebliğ edildiği gün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ıslahla artırılan tazminatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını tartıştığı bir trafik kazası dosyasında, raporla oranın belirlendiği tarihin zararın öğrenilmesine etkisi olmadığını kabul etmiştir:

“bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği” (Yargıtay HGK, E. 2024/164, K. 2024/313, 06.06.2024)
Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir; görüşmelerde zamanaşımının iş göremezlik oranının belirlendiği tarihten başlatılması gerektiğini savunan görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de aynı çizgidedir. Davacının, sürenin maluliyet raporunun düzenlenip tebliğ edildiği tarihten başlaması gerektiğini ileri sürdüğü bir dosyada Daire, zamanaşımının tedavilerin bittiği tarihten başladığını belirterek zamanaşımından ret kararını onamıştır (4. HD, E. 2022/12603, K. 2024/822, 22.01.2024). Başka bir dosyada da yalnız rapor tarihine bakılarak zamanaşımı savunmasının reddedilmesini eksik inceleme saymış, tedavinin bittiği ve maluliyetin ortaya çıktığı tarihin adli tıp raporuyla belirlenmesini istemiştir (4. HD, E. 2022/15605, K. 2023/393, 16.01.2023).
Tedavi uzarsa ya da yaralanmaya bağlı yeni bir komplikasyon gelişirse süre, bu gelişmenin durduğunun öğrenildiği günden işler. Daire bunu “gelişen durum” olarak adlandırır ve gerekçesini şöyle kurar:
“Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak, öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir.” (4. HD, E. 2024/12520, K. 2025/17102, 22.12.2025, aynı dosyadaki önceki bozma kararından aktarım)
Aynı kararın sonucu da önemlidir: gelişen durum iki yıllık süreyi ileri taşır, ama on yıllık süreyi taşımaz. 2007'deki kazada yaralanan ve tedavisi kalça ameliyatlarıyla yıllarca süren davacının 2018'de açtığı davayı Daire, on yıllık sürenin “mutlak nitelikte” olduğunu ve kaza gününden başladığını belirterek zamanaşımından reddedilmesi gereken bir dava saymıştır.
Uygulamanın tamamen yeknesak olduğu da söylenemez. Güvence Hesabına yöneltilen bir talepte 4. Hukuk Dairesi çoğunluğu, daha önce öğrenildiğine dair delil bulunmadığı için maluliyet oranının ilk kez raporla öğrenildiğini kabul etmiş, iki üye ise tedavinin bittiği tarihin esas alınması gerektiğini yazmıştır (4. HD, E. 2022/9057, K. 2023/1533, 09.02.2023). Hukuk Genel Kurulunun 2024 kararı ise rapor tarihine dayanmanın riskli olduğunu açıkça gösteriyor.
İş kazasında durum farklıdır. Hukuk Genel Kurulu, işverene karşı açılan iş kazası tazminatında on yıllık sürenin sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihten başladığına karar vermiştir (HGK, E. 2018/467, K. 2025/810, 10.12.2025, oy çokluğu). Bu karar, işverenin iş sözleşmesinden doğan sorumluluğuna ve TBK m.146'daki on yıllık genel süreye dayanır; KTK m.109'a tabi trafik kazası talepleri için verilmiş bir karar değildir ve trafik kazasına aktarılmamalıdır. Kaza aynı zamanda iş kazasıysa iki ayrı süre hesabı yapılır; ayrıntı için trafik kazası iş kazası sayılır mı yazısına bakılabilir.
Pratik sonuç şudur: Tedavi sürerken bile kazadan itibaren iki yıl içinde sigortaya başvurmak ve gerekirse kısmi dava açmak en güvenli yoldur. Rapor gecikiyor diye beklemek, Yargıtay'ın tedavi bitimini esas aldığı dosyalarda talebin tamamen kaybedilmesine yol açabilir. Raporun hangi yönetmeliğe göre ve nasıl alınacağı trafik kazası adli tıp raporu yazısında anlatılıyor.
Ceza Zamanaşımı Süreyi Ne Zaman Uzatır?
KTK m.109/2'ye göre dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, bu süre tazminat talebi için de geçerlidir. Yargıtay bu kuralı geniş yorumlar: fiilin suç oluşturması yeterlidir; ceza davası açılmış olması, mahkûmiyet kararı ya da zarar görenin şikâyetçi olması aranmaz. Uzamış süre sürücü için olduğu kadar işleten ve trafik sigortacısı için de uygulanır (4. HD, E. 2023/12494, K. 2024/2144, 27.02.2024, oy çokluğu).
Uzamış süre, ceza kanunundaki gibi suçun işlendiği günden, yani kaza gününden işler (TCK m.66/6). Aynı kararda yüzünde kalıcı iz kalan ve kazadan sekiz yıl geçtikten sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran yolcunun talebi zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gereken bir talep sayılmıştır.
Ceza süresi on yıldan kısa olduğunda kural zarar göreni korumaya devam eder. 4. Hukuk Dairesi, sekiz yıllık ceza süresinin iki ve on yıllık süreleri kısaltacak biçimde yorumlanamayacağını belirtmiştir. Buna göre sekiz yıl içinde öğrenme tarihine bakılmaksızın dava açılabilir; zarar ya da sorumlu sekiz yıldan sonra öğrenilmişse on yıl dolmamak kaydıyla öğrenmeden itibaren iki yıl içinde dava açılabilir (4. HD, E. 2022/9057, K. 2023/1533). Ölümlü kazada on beş yıllık süre destekten yoksun kalma tazminatı için de uygulanır; zamanaşımı def'i ise yalnız onu ileri süren davalı yönünden dikkate alınır (4. HD, E. 2024/2247, K. 2024/5038, 21.05.2024, oy çokluğu).
Sigorta Şirketine Başvuru Zamanaşımını Keser mi?
Hayır. Zorunlu trafik sigortacısına dava açmadan önce yazılı başvuru zorunludur ve şirket 15 gün içinde cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır (KTK m.97). Ancak bu başvuru, zamanaşımını kesen hâlleri sayan TBK m.154'te yer almaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bir kararında başvurudan ret cevabının tebliğine kadar geçen sürede zamanaşımının durduğu kabul edilmiş (4. HD, E. 2021/6940, K. 2021/11270, 28.12.2021), aynı kararda karşı oy yazılmıştır. Bu nedenle başvurunun süreyi koruyacağına güvenmemek, 15 günlük süre dolunca dava ya da tahkim yoluna gitmek gerekir. Başvurunun nasıl yapılacağı trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru yazısında anlatılıyor.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne (sürücü, işleten) karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı da yükümlü bakımından kesilmiş sayılır (KTK m.109/3). Trafik sigortacısına karşı taleplerde 4. Hukuk Dairesi KTK m.109'daki süreleri uygular. TTK m.1482'deki “sigorta konusu olaydan itibaren on yıl” kuralı sorumluluk sigortalarına ilişkin genel hükümdür ve uzun süre bakımından KTK ile örtüşür.
Trafik sigortacısına karşı dava zorunlu arabuluculuğa tabi değildir (4. HD, E. 2023/12689, K. 2024/4378, 08.05.2024). Taraflar isteğe bağlı olarak arabulucuya giderse, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre zamanaşımı hesabına katılmaz (6325 sayılı Kanun m.16/2). Süreç, başvuru günü değil, ilk toplantıda devam kararının tutanağa bağlandığı gün başlar. Ayrıntı için trafik kazalarında arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Zamanaşımını Kesen Hâller ve Yeni Süre
TBK m.154'e göre zamanaşımı şu hâllerde kesilir:

- Borçlunun borcu ikrar etmesi; özellikle faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin vermesi veya kefil göstermesi.
- Alacaklının dava açması ya da def'i ileri sürmesi.
- Hakeme başvurması; Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bu kapsamdadır.
- İcra takibi başlatması ya da iflas masasına başvurması.
Kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar; borç senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (TBK m.156). Dava sürerken zamanaşımı, tarafların her yargılama işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işler (TBK m.157). İhtarname bu listede yoktur, tek başına süreyi kesmez. Sigortacının kısmi ödeme yapmış olması da bekleme gerekçesi sayılmamalıdır: yukarıdaki 2025 kararında sigortacı 2011'de ödeme yapmış olmasına rağmen, kaza gününden başlayan on yıl dolduktan sonra açılan dava zamanaşımına uğramış sayılmıştır.
Belirsiz Alacak Davası Kalktı, Kısmi Dava Süreyi Nasıl Korur?
Trafik kazası tazminatında tutar, kusur ve maluliyet raporları alınmadan çoğu zaman bilinmez. Bu davalarda sık kullanılan belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanunla 31.07.2026'da yürürlükten kalktı. Yerine HMK m.109'a dördüncü fıkra eklendi: alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bu değişiklik zamanaşımı açısından önemlidir. Eski uygulamada kısmi davada ıslahla artırılan kısım için zamanaşımının ayrıca işlediği kabul ediliyordu; yukarıda anılan Hukuk Genel Kurulu kararında da ıslahla istenen kısım bu nedenle zamanaşımı tartışmasına konu olmuştu. 31.07.2026'dan sonra açılan kısmi davalarda artırılan kısım dava tarihine bağlanır. Daha önce açılmış belirsiz alacak davaları ise eski hükme göre görülür. Ayrıntılar belirsiz alacak davası kaldırıldı yazısında.
Ölümlü Kazada Destekten Yoksun Kalma Zamanaşımı
Ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların tazminat talebinde de KTK m.109 uygulanır. İki yıllık süre hak sahiplerinin ölümü ve sorumluyu öğrendiği tarihten, on yıllık süre kaza gününden işler. Taksirle öldürme suçu için ceza zamanaşımı on beş yıl olduğundan, ölümlü kazalarda pratikte belirleyici olan süre budur. Hesaplama ve hak sahipleri için ölümlü trafik kazası tazminatı yazısına bakılabilir.
Maddi Hasar ve Değer Kaybında Zamanaşımı
Yalnız araç hasarıyla sonuçlanan kazada çoğu zaman suç oluşmadığından uzamış süre gündeme gelmez. Karşı tarafın trafik sigortacısından ve kusurlu sürücüden istenecek onarım bedeli, pert farkı ve değer kaybı için süre, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Değer kaybı için sigortaya başvuru da ayrı bir kesme sebebi değildir; aynı başvuru kuralı geçerlidir. Kalemlerin hesabı araç değer kaybı yazısında anlatılıyor.
Kendi kaskonuza başvuruyorsanız KTK değil TTK uygulanır: sigorta sözleşmesinden doğan istemler alacağın muaccel olmasından itibaren iki yıl, sigorta tazminatı bakımından her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl içinde zamanaşımına uğrar (TTK m.1420/1). Kasko şirketi size ödeme yaptıktan sonra kusurlu tarafa rücu ederse sizin yerinize geçtiği için sizin sahip olduğunuz zamanaşımı süresine tabidir.
Sigortasız veya Kaçan Araçta Güvence Hesabı
Kazaya karışan aracın trafik sigortası yoksa ya da araç tespit edilemiyorsa bedensel zararlar Güvence Hesabından istenir; bu hâllerde araç hasarı Hesabın kapsamında değildir (5684 sayılı Kanun m.14/2). Güvence Hesabına yöneltilen sürekli iş göremezlik talebinde 4. Hukuk Dairesi KTK m.109'daki süreleri uygulamıştır (E. 2022/9057, K. 2023/1533). Hesaba karşı Sigorta Tahkim Komisyonu yolu da açıktır. Ayrıntılar için Güvence Hesabı yazısına bakılabilir.
Zamanaşımına Uğramamak İçin Yapılacaklar
- Kaza tarihini, tedavinin bittiği tarihi ve varsa ek ameliyat tarihlerini belgeleriyle birlikte not edin.
- Kazadan itibaren iki yıl dolmadan sigortacıya yazılı başvuru yapın; 15 gün içinde sonuç alamazsanız dava veya tahkim yoluna gidin.
- Maluliyet raporu gecikiyorsa kısmi dava açın; HMK m.109/4 artırılan kısmı dava tarihine bağlar.
- Uzamış ceza süresine yalnızca son çare olarak güvenin; sekiz ve on beş yıl kaza gününden işler.
- Kaza aynı zamanda iş kazasıysa işverene karşı ve trafik sigortacısına karşı süreleri ayrı hesaplayın.
Süre hesabı her dosyada kaza tarihine, yaralanmanın niteliğine ve yapılan işlemlere göre değişir. Somut bir dosyada sürenin dolup dolmadığını değerlendirmek için trafik kazası dosyalarında avukat desteği sayfamızdaki bilgilere bakabilirsiniz.
Trafik Kazası Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Trafik kazasında tazminat davası kaç yıl içinde açılır?
Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde açılır (KTK m.109/1). Kaza suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır: yaralanmalı kazada sekiz, ölümlü kazada on beş yıl. Bu uzun süreler kaza gününden işler.
Maluliyet raporu tarihi zamanaşımını başlatır mı?
Kural olarak hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, trafik kazasında zararın kapsamının tedavinin tamamlanmasıyla belli olduğunu, oranın raporla belirlendiği tarihin zararın öğrenilmesine etkisi olmadığını kabul etmiştir (E. 2024/164, K. 2024/313). Yaralanmaya bağlı gelişen durum varsa süre gelişmenin durduğunun öğrenildiği günden işler.
Sigortaya başvuru zamanaşımını keser mi veya durdurur mu?
Kesmez; KTK m.97'deki başvuru TBK m.154'teki kesme sebepleri arasında yoktur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bir kararında ret cevabına kadar sürenin durduğu kabul edilmiş, ancak karşı oy yazılmıştır. Güvenli yol, 15 günlük cevap süresi dolunca dava açmak ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmaktır.
Yaralamalı trafik kazasında zamanaşımı 8 yıl mıdır?
Taksirle yaralama suçunun dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan, tazminat talebi için de sekiz yıllık süre uygulanır (KTK m.109/2, TCK m.66/1-e). Ceza davası açılmamış ya da şikâyet yapılmamış olması bu süreyi engellemez. Süre kaza gününden işler; öğrenme sonradan olmuşsa on yıl dolmadan öğrenmeden itibaren iki yıl da korunur.
Trafik kazası maddi hasar zamanaşımı ne kadar?
Yalnız araç hasarı olan kazada genellikle suç oluşmadığından süre zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Değer kaybı ve pert farkı da bu sürelere tabidir. Kendi kaskonuza karşı ise TTK m.1420'deki iki ve altı yıllık süreler uygulanır.
Manevi tazminatta zamanaşımı farklı mı?
Hayır. Manevi tazminat için TBK m.72 aynı iki ve on yıllık süreleri öngörür ve fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır. Trafik sigortası manevi tazminatı karşılamadığından (KTK m.92/f) bu talep sürücü ve işletene yöneltilir.
Belirsiz alacak davası kalktıktan sonra zamanaşımı nasıl korunur?
31.07.2026'dan sonra açılan kısmi davada talep bir kez, tahkikat sonuna kadar artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Bu nedenle maluliyet raporu beklenirken süre dolmadan kısmi dava açmak, talebin tamamını korur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.