URSA Avukatlık

İş Sözleşmesinde Cezai Şart Geçerli mi? Eğitim Masrafı İadesi ve Sınırları

İş Hukuku11 dk okumaEklenme:

İş sözleşmesine cezai şart konulabilir, ancak sınırı vardır. Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesine göre hizmet sözleşmelerine yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir; işçiye de işverene de yük getiren karşılıklı şart geçerli olabilir. Geçerli şart aşırı bulunursa hâkim, 182. maddenin son fıkrası gereği tutarı kendiliğinden indirir; işçinin ayrıca talepte bulunması şart değildir. Eğitim masrafı iadesinde de mantık aynıdır: işverenin gerçekten yaptığı ve belgelediği gider, çalışılan süreyle orantılı olarak istenebilir. İşçi haklı nedenle ayrılmışsa veya işveren haksız feshetmişse cezai şart ve iade talebinin dayanağı büyük ölçüde kaybolur.

Aşağıda cezai şartın kanuni dayanağı, karşılıklılık ve tutar sınırı, belirli ve belirsiz süreli sözleşmedeki durum, eğitim gideri taahhüdünün sınırları, fesih türüne göre sonuç, zamanaşımı ve dava yolu sırasıyla anlatılıyor. Madde metinleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun güncel metinlerinden alınmıştır.

Cezai Şart Hangi Kanun Maddelerine Dayanır?

Cezai şartın genel kuralları Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ile 182. maddelerinde, iş sözleşmesine özgü sınır ise 420. maddede yer alır. Bu hükümlerin ne söylediği şöyle özetlenebilir.

  • Madde 179. Sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için konulmuşsa alacaklı, hakkından feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz kabul etmemişse asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir.
  • Madde 180. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Zarar cezayı aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusurunu ispat etmedikçe aşan kısmı isteyemez.
  • Madde 181. Ceza koşulu hükümleri, dönme durumunda ifa edilmiş kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de uygulanır.
  • Madde 182. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler. Asıl borç geçersizse veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse ceza istenemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.
  • Madde 420/1. Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.

420. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ibra sözleşmesini düzenler; metinde eğitim giderine ilişkin bir hüküm bulunmaz. Eğitim masrafı taahhütleri bu yüzden aşağıda ayrı bir başlıkta, genel hükümler ve uygulama çerçevesinde ele alınmıştır. İbra şartlarının ayrıntısı için ibraname sayfasına bakılabilir.

Cezai Şart Yalnızca İşçi Aleyhine Konulursa Ne Olur?

Yalnızca işçi aleyhine konulan cezai şart kesin olarak geçersizdir. Örneğin sözleşmede "işçi iki yıldan önce ayrılırsa üç maaş öder" yazıyor, ancak işverenin süresinden önce fesih hâlinde işçiye ödeyeceği bir karşılık öngörülmüyorsa, bu hüküm tek taraflı yük getirir. Geçersizlik sonucu tüm sözleşmeyi ortadan kaldırmaz; yalnızca cezai şart maddesi hüküm doğurmaz (TBK m.27/2). Ölçüt, hükmün işçiyi tek başına yükümlü kılıp kılmadığıdır; bu yüzden sözleşmenin tamamına bakılır.

Sözleşmedeki düzenlemeHukuki durum
Yalnız işçi erken ayrılırsa ceza öder, işveren için benzer bir yaptırım yokTBK m.420/1 gereği geçersiz
İşçi ve işveren, süresinden önce fesih hâlinde karşılıklı ceza öderGeçerli olabilir; tutar m.182 kapsamında denetlenir
Karşılıklı görünür, ancak işçinin ödeyeceği tutar işverenin ödeyeceğinden çok yüksekDengesizlik tartışılır; aşırı kısım hâkimce indirilebilir
İşe girişte hazır matbu metinde, işçiye okuma imkânı verilmeden imzalatılan şartGenel işlem koşulu denetimi gündeme gelir (TBK m.21 ve m.25)

Genel işlem koşulları, düzenleyenin birçok benzer sözleşmede kullanmak üzere önceden hazırladığı hükümlerdir (m.20). Karşı tarafın menfaatine aykırı bir koşulun sözleşmeye girmesi, düzenleyenin bunu açıkça bildirmesine ve karşı tarafın kabul etmesine bağlıdır; aksi hâlde yazılmamış sayılır (m.21). Dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafı ağırlaştıran koşul da konulamaz (m.25).

Cezai Şartın Miktarı Ne Kadar Olabilir, Hâkim İndirebilir mi?

Kanun, miktar için bir üst sınır koymaz; taraflar serbestçe belirler (m.182/1). Buna karşılık hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (m.182/3). İşçi indirim talebinde bulunmamış olsa bile mahkeme bu denetimi yapabilir.

Aşırılığın ölçütünü kanun tek tek saymaz. Uygulamada şu unsurlar birlikte tartılır.

  • Cezanın işçinin ücretine oranı ve ödeme gücü
  • Taahhüt edilen sürenin ne kadarının tamamlandığı
  • İşverenin sözleşmenin sürmesinde taşıdığı gerçek menfaat
  • İşverenin uğradığı zararın bulunup bulunmadığı ve büyüklüğü
  • İşçinin kusur derecesi ve ayrılma nedeni

İşverenin zarar ispatı zorunluluğu yoktur; zarar olmasa da ceza istenebilir (m.180/1). Zararın bulunmaması ya da çok düşük olması ise indirim değerlendirmesinde önem kazanır. Rekabet yasağındaki cezai şartın indirimi ayrı bir sayfada anlatıldığı için burada tekrar edilmemiştir.

Belirli veya Asgari Süreli Sözleşmede Erken Ayrılan İşçiden Cezai Şart İstenir mi?

Belirli süreli sözleşmede işçi, haklı neden olmadan süre dolmadan ayrılırsa işveren sözleşmedeki cezai şartı isteyebilir; şartın geçerli olması için 420. maddedeki karşılıklılık kuralı aranır. Bu durumda işverenin tek yolu cezai şart da değildir. İşçi haklı sebep olmaksızın işi aniden bırakırsa kanun, işverene aylık ücretin dörtte birine eşit tazminat ve ayrıca ek zararlarının giderilmesini isteme hakkı tanır; bu hak, işi bırakmadan itibaren otuz gün içinde dava veya takip yoluyla kullanılmazsa düşer (TBK m.439).

Cezai şart ile bu kanuni tazminatın birlikte istenip istenemeyeceği, aynı zararın iki kez karşılanması riski nedeniyle tartışmalı olabilir ve sözleşmenin metnine bağlıdır. Sözleşmede cezai şart varsa işverenin hangi hükme dayandığı dilekçede açık olmalıdır.

"Asgari süreli" sözleşme, belirsiz süreli görünen ancak belirli bir süre boyunca feshi sınırlayan sözleşmedir. Bu tür sözleşmelerin belirli süreli sayılıp sayılmayacağı, sonucu doğrudan etkiler; çünkü belirli süreli sözleşmede süresinden önce haksız fesih bakiye süre ücretini gündeme getirir (TBK m.438). Bu ayrımın ayrıntısı belirli süreli iş sözleşmesi sayfasındadır.

Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinde Cezai Şart Olur mu?

Belirsiz süreli sözleşmede taraflar önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir. Bildirim süreleri işçinin kıdemine göre iki, dört, altı veya sekiz haftadır ve sözleşmeyle artırılabilir (4857 m.17). Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat öder. Kanun bu yaptırımı kendisi belirlediği için, bildirim süresine uyarak ayrılan işçiye ayrıca ceza yüklemek, fesih hakkının kullanılmasını fiilen engelleyen bir sonuç doğurabilir.

Bu nedenle belirsiz süreli sözleşmede cezai şart şu hâllerde daha sorunlu görünür.

  • İşçi, bildirim süresine uyarak istifa etmiştir.
  • Şart yalnızca işçinin ayrılmasına bağlanmış, işverenin feshi için karşılık öngörülmemiştir.
  • Tutar, işçinin birkaç aylık ücretine ulaşıyor ve fesih hakkını fiilen kaldırıyor.

İşçinin bildirim süresine uymadan ayrıldığı durumlarda hangi tazminatın doğduğu ihbar tazminatı sayfasında; istifa eden işçinin hakları kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin tazminat hakları sayfasında anlatılmaktadır.

Eğitim Masrafı İadesi Taahhüdü Geçerli mi?

İş sözleşmesi veya ayrı bir taahhütname ile işçinin, işverenin bedelini ödediği eğitimden sonra belirli süre çalışacağı, aksi hâlde eğitim giderini iade edeceği kararlaştırılabilir. Kanunda bu konuyu özel olarak düzenleyen bir madde bulunmaz; taahhüt, sözleşme özgürlüğü (TBK m.26) ve bunun emredici hükümlerle sınırı (m.27) çerçevesinde değerlendirilir. Uygulamada kabul edilen yaklaşım, işverenin eğitime gerçekten harcama yapmış olması ve işçiye mesleki bir bilgi veya beceri kazandırılmasıdır.

Eğitim gideri iadesi ile cezai şartın farkını bilmek gerekir. İade, işverenin fiilen yaptığı harcamanın geri alınmasıdır; cezai şart ise ifa edilmemenin yaptırımı olarak önceden belirlenen tutardır. Taahhütnamede harcamayla bağlantısı olmayan sabit bir tutar yazıyorsa bu hüküm cezai şart niteliği taşıyabilir. O zaman 420. maddedeki karşılıklılık kuralı ve 182. maddedeki indirim gündeme gelir.

Eğitim Masrafı Olarak Hangi Giderler İstenebilir ve Ne Kadar?

İstenebilecek tutarın üst sınırını işverenin gerçekten yaptığı ve belgelendirebildiği harcama oluşturur. Sertifika programı ücreti, eğitim kurumuna yapılan ödeme, eğitmen veya sınav bedeli gibi kalemler fatura ve ödeme belgesiyle ispatlanabilir. Genel gider payı ya da tahmini rakamlar ise ispat bakımından zayıftır.

İş sağlığı ve güvenliği eğitimi bunun dışındadır. 6331 sayılı Kanun'un 17. maddesinde işverenin çalışanlara bu eğitimi aldırması zorunlu tutulmuş ve eğitimin maliyetinin çalışanlara yansıtılamayacağı açıkça yazılmıştır. Aynı maddeye göre eğitimde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Bu eğitimin bedelini iade kalemi olarak istemek bu nedenle sorunludur.

İade tutarı, taahhüt edilen süre içinde çalışılan kısım oranında azalır. Üç yıl çalışma taahhüdü verip iki yıl çalışan işçiden tüm giderin değil, kalan süreye düşen payın istenmesi uygulamada orantılılık gereğidir. Eğitim sırasında ödenen ücretin gider sayılıp sayılmayacağı gibi tartışmalı kalemler somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilir. Eğitim gideri alacağı, işçinin işverenden değil işverenin işçiden alacağı olduğu için 420. maddenin ibra şartları bu borç yönünden uygulanmaz; ibra şartları yalnızca işçinin işverenden alacakları içindir.

İşçi Haklı Nedenle Ayrılırsa veya İşveren Haksız Feshederse Cezai Şart Ne Olur?

Sözleşmenin sona ermesi işçinin kusurundan kaynaklanmıyorsa cezai şart ve eğitim gideri talebi genellikle dayanaksız kalır. Bunun hukuki gerekçesi, cezanın ifa edilmemesine bağlanması ve borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelen ifa için ceza istenememesidir (TBK m.182/2). İşçi yönünden haklı nedenle fesih, 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinde sayılan hâllerde, örneğin ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun hesaplanıp ödenmemesinde mümkündür; ayrıntısı işçinin haklı nedenle feshi sayfasındadır.

Sona erme şekliCezai şart ve eğitim gideri açısından sonuç
İşçi haklı nedenle (4857 m.24) feshettiSözleşmeye aykırılık işverendedir; ceza ve iade talebi genellikle dayanaksız. Haklı fesih sebebi işverenin sözleşmeye uymamasıysa işveren zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.437)
İşveren geçerli veya haklı neden olmadan feshettiİşçi çalışmayı kendi kusuruyla bırakmadığından m.182/2 gereği ceza istenemez; işçi ayrıca fesihten doğan haklarını talep edebilir
İşveren işçinin kusurlu davranışı nedeniyle haklı fesih yaptı (4857 m.25/II)Sona ermeye işçinin davranışı yol açtığından talep gündeme gelebilir; sözleşme metni ve kusur ayrıca incelenir
Taraflar anlaşarak sözleşmeyi sonlandırdıİkale metninde cezai şart ve eğitim gideri ayrıca düzenlenmişse o hüküm esas alınır

İşverenin fesihte geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı geçerli nedenle fesih sayfasında; işverenin derhal fesih nedenlerinin neler olduğu tazminatsız işten çıkarma sayfasında açıklanmıştır. İşçi feshin geçersizliğini ileri sürüyorsa işe iade davası ve arabuluculuk şartı yolu ayrıca gündeme gelir; işe iade sonucunda cezai şart gerekçesi de değişebilir.

Cezai Şart Alacağı Kaç Yılda Zamanaşımına Uğrar?

Kanunda cezai şart alacağı için ayrı bir kısa süre öngörülmemiştir. Genel kural olarak her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Kira bedelleri ve ücret gibi dönemsel edimler için beş yıllık süre uygulanır (m.147/1); cezai şart ve eğitim gideri iadesi dönemsel bir edim olmadığından bu gruba doğrudan girmez. Alacağın niteliği tartışma konusu yapılırsa uyuşmazlığa özgü olarak değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (m.149). Cezai şartta muacceliyet çoğunlukla ihlalin gerçekleştiği gün, yani taahhüt edilen süre dolmadan işten ayrılma tarihi olarak ele alınır. Bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez (m.148). Süre sözleşmeyle uzatılmış ya da kısaltılmışsa o hüküm geçerli olmaz.

Cezai Şart Davası Hangi Mahkemede Açılır, Arabuluculuk Zorunlu mu?

İş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığı iş mahkemesinde görülür (7036 sayılı Kanun m.5/1-a). Yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir (m.6/1). Bu kurala aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (m.6/5).

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı için açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 m.3/1). Dolayısıyla cezai şart veya eğitim gideri iadesini isteyen işverenin de, dava açmadan önce arabuluculuk yoluna gitmesi gerekir. Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m.3/10). Anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir, eklenmezse bir haftalık kesin süre verilir (m.3/2).

Rekabet Yasağındaki Cezai Şart Bu Anlatımdan Farklı mı?

Rekabet yasağı sözleşmesindeki cezai şart, işçinin işten ayrıldıktan sonra rakip firmada çalışmasını önlemeyi amaçlar ve ayrı şartlara tabidir. Süre, yer, konu sınırı ve ihlalin sonuçları 444 ile 447. maddelerde düzenlendiğinden bu başlık altında tekrar edilmemiştir. Rekabet yasağının geçerliliği ve ihlalinin sonuçları için rekabet yasağı sözleşmesi sayfasına bakılabilir.

Cezai Şart veya Eğitim Taahhüdü İmzalamadan Önce Nelere Bakılmalı?

  1. Karşılıklılık. Aynı sözleşmede işverenin süresinden önce feshi için de bir yaptırım veya güvence yazılı mı?
  2. Tutar. Ceza, işçinin ücretine ve kalan süreye göre makul mü? Süre ilerledikçe azalıyor mu?
  3. Süre. Taahhüt edilen çalışma süresi, yapılan eğitimin değeriyle ölçülü mü?
  4. Belge. Eğitim giderini gösteren fatura ve ödeme belgesi taahhütnameye ekli mi?
  5. Kapsam. İş sağlığı ve güvenliği gibi işverenin zaten karşılaması gereken eğitimler iade kapsamına alınmış mı?
  6. İmza koşulları. Metin okunup tartışılarak mı imzalandı, yoksa hazır formda mı verildi?

İmza atılmışsa bile bu başlıklar, hükmün geçerliliği veya indirimi konusunda dilekçede ileri sürülecek itirazların çerçevesini oluşturur. Tutarın ve sürenin makul olup olmadığı, sözleşme ve eğitim belgeleri birlikte okunarak değerlendirilir.

İş Sözleşmesinde Cezai Şart Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş sözleşmesine cezai şart konulabilir mi?

Evet, konulabilir. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler (TBK m.182). Sınır, 420. maddedeki kuraldır: hizmet sözleşmelerine yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Geçerli bir şart bile aşırıysa hâkim kendiliğinden indirir.

Cezai şart yalnızca işçiye yük getiriyorsa geçerli mi?

Hayır. İşverene aynı yükü getirmeyen, yalnızca işçinin ödeyeceği bir ceza hükmü TBK m.420 uyarınca geçersizdir. Karşılıklı düzenlenen şartın geçerliliği ise ayrıca tutar ve orantı bakımından denetlenir.

Belirsiz süreli iş sözleşmesinde cezai şart olur mu?

Sözleşmeye konulabilir, ancak işçinin bildirim sürelerine uyarak yaptığı feshi fiilen cezalandıran bir şartın dayanağı zayıftır. Bildirim süresine uymayan taraf için kanun ayrıca bildirim süresi ücreti tutarında tazminat öngörür (4857 m.17). Somut maddenin metnine bakmak gerekir.

Eğitim masrafı iadesi taahhüdü geçerli mi?

Kanunda doğrudan düzenleme yoktur; uygulamada sözleşme özgürlüğü çerçevesinde kabul edilir. İşverenin gerçekten yaptığı ve belgelenen eğitim gideri, taahhüt edilen çalışma süresi dolmadan ayrılan işçiden çalışılan süreyle orantılı biçimde istenebilir. İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin maliyeti ise işçiye yansıtılamaz (6331 m.17/7).

İşveren işten çıkarırsa eğitim masrafını geri ödemek zorunda mıyım?

İşçi çalışma borcunu kendi kusuruyla ifa etmediği için ayrılmamışsa, yani işveren sözleşmeyi haklı neden olmadan feshetmişse, TBK m.182/2 gereği işçinin sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ifa imkânsızlaşmıştır ve cezanın ifası istenemez. İşçinin kusurlu davranışı yüzünden yapılan fesih ise ayrı değerlendirilir.

Cezai şartı hâkim indirebilir mi?

Evet. TBK m.182/3 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir; işçinin bunu özel olarak talep etmesi şart değildir. Savunmada tutarın aşırılığını gerekçeleriyle belirtmek yine de yararlıdır.

Cezai şart alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Kanunda cezai şarta özgü kısa bir süre yoktur. Genel kural TBK m.146 uyarınca on yıldır; zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla başlar (m.149) ve sözleşmeyle değiştirilemez (m.148). Somut uyuşmazlıkta alacağın niteliğine göre başka bir süre savunulabilir.

Cezai şart davası hangi mahkemede açılır, arabuluculuk gerekir mi?

İş ilişkisinden doğan sözleşme uyuşmazlıkları iş mahkemesinde görülür (7036 m.5). Bireysel iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 m.3); son tutanak dilekçeye eklenir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler