URSA Avukatlık

Toplu İşçi Çıkarma Şartları, Bildirim Süresi ve Sayısal Sınırlar

İş Hukuku10 dk okumaEklenme:

Toplu işçi çıkarma, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesine göre işveren ekonomik, teknolojik, yapısal veya benzeri işletme, işyeri ya da iş gerekleriyle, bir aylık süre içinde belirli bir sayıya ulaşan işçinin işine son vermek istediğinde başlar. Eşik 20 ile 100 işçi çalışan işyerinde en az 10 işçi, 101 ile 300 işçi çalışan işyerinde yüzde on, 301 ve üzeri işçi çalışan işyerinde en az 30 işçidir. İşveren en az otuz gün önce yazılı bildirim yapar, temsilcilerle görüşür ve fesih bildirimleri otuz gün sonra hüküm doğurur. Usule aykırı çıkarmada işçi başına idari para cezası uygulanır.

Toplu İşçi Çıkarma Kaç İşçiyle Başlar, Sayılar Nasıl Hesaplanır?

Kanun, toplu işçi çıkarmayı işyerindeki işçi sayısına bağlı üç basamakla tanımlar. Sayım, aynı işyerinde ve bir aylık süre içinde yapılır. İşçilerin çıkışının aynı gün ya da farklı günlerde olması sonucu değiştirmez.

İşyerinde çalışan işçi sayısıBir ay içinde işine son verilen işçi sayısı
20 ile 100 arasıEn az 10 işçi
101 ile 300 arasıEn az yüzde on oranında işçi
301 ve daha fazlaEn az 30 işçi

Üç noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, tablo 20 işçiden başlar. Daha az işçi çalışan işyerinde 29. maddedeki toplu çıkarma usulü bu tabloyla tanımlanmamıştır. İkincisi, yüzde on oranı 101 ile 300 işçi arasındaki işyerlerinde işler; 200 işçilik bir işyerinde bu 20 işçiye karşılık gelir. Üçüncüsü, kanun sayıma giren çıkışları "17 nci madde uyarınca" yapılan işe son vermeler olarak anar. Kanunun lafzı bildirimli fesihleri esas alır; haklı sebeple derhal fesih (m.25) ve işçinin kendi istifası bu cümlede geçmez, bunların sayıma katılıp katılmayacağı somut olayda ayrıca incelenmelidir. İhbar sürelerini düzenleyen madde için ihbar tazminatı yazısına bakılabilir.

Bir aylık pencere hesabı pratikte en çok hata yapılan yerdir. İşveren aynı ay içinde birkaç küçük dalga hâlinde çıkış verirse her dalga tek başına eşiğin altında kalsa bile toplam eşiğe ulaşabilir. Kanun "aynı tarihte veya farklı tarihlerde" demek suretiyle bölünmüş çıkışları da kapsama alır. Bu yüzden çıkış listesi hazırlanırken önceki ve sonraki otuz günlük çıkışlar birlikte değerlendirilmelidir. Aksi hâlde her dalgayı ayrı ayrı küçük sayılarla planlayan işveren, farkında olmadan toplu işçi çıkarma usulüne tabi olabilir ve işçi başına idari para cezasıyla karşılaşabilir.

Toplu İşçi Çıkarma Bildirimi Kime, Ne Zaman ve Hangi İçerikle Yapılır?

Bildirim yazılı yapılır ve üç muhataba gider. İlki işyeri sendika temsilcileridir. İkincisi ilgili bölge müdürlüğüdür; kanun burada işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünü kastettiği için bildirimin doğru birime gittiğinden emin olunmalıdır. Üçüncüsü Türkiye İş Kurumudur. Süre "en az otuz gün önceden" olarak yazılmıştır; yani işçi çıkarma işleminden önce otuz günlük bir ön bildirim aralığı bırakılması gerekir.

Kanun bildirimin içeriğini de belirler. Bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgiler bulunmak zorundadır. Bu üç unsurdan biri eksik kalırsa bildirim 29. maddenin aradığı niteliği taşımayabilir. Gerekçenin ne olabileceği ise işletme gereklerine ilişkin genel çerçeve içinde geçerli nedenle fesih yazısında anlatılmıştır; burada yalnız bildirimin kanunda sayılan içeriği ele alınır.

İşçi Temsilcileriyle Görüşme Nasıl Yapılır?

Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren görüşür. Kanunun saydığı konular üçtür.

  • Toplu işçi çıkarmanın önlenmesi,
  • çıkarılacak işçi sayısının azaltılması,
  • çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi.

Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir. Kanun belgenin biçimini ayrıca düzenlemez; tutanak, imzalı toplantı notu gibi yöntemler bu amaca hizmet eder. Önemli olan, görüşmenin gerçekten yapıldığının ve konuların ele alındığının sonradan gösterilebilmesidir. Metin, görüşmenin muhatabını "işyeri sendika temsilcileri" olarak yazar; sendika temsilcisi bulunmayan işyerlerinde uygulamanın nasıl yürüyeceği 29. maddenin lafzından çıkmaz ve somut işyeri için ayrıca değerlendirilmelidir.

Fesih Bildirimleri Ne Zaman Hüküm Doğurur, Otuz Gün Nasıl İşler?

Kanuna göre fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Başlangıç noktası bölge müdürlüğüne yapılan bildirimdir; bu nedenle üç muhataba farklı günlerde bildirim yapılıyorsa bölge müdürlüğüne gidenin tarihi ve ulaştığı gün ayrıca belgelenmelidir.

Fesih bildirimi bundan ayrı bir işlemdir. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereği fesih bildirimi yazılı yapılır ve sebep açık ve kesin biçimde belirtilir. İhbar süreleri ise 17. maddeye göre işler; 29. madde bu süreleri mahsup eden bir hüküm koymaz. Dolayısıyla işçiye ihbar süresi verilmesi ya da bu sürenin ücretinin peşin ödenmesi 29. maddedeki otuz günlük bekleme süresinden bağımsız olarak değerlendirilir. Kıdemi ve ihbar süresini hesaplayacak işveren ve işçi için kıdem tazminatı hesaplama yazısı ek bilgi verir.

Hangi Hâllerde Toplu İşçi Çıkarma Hükümleri Uygulanmaz, İşyeri Kapanırsa Ne Olur?

29. madde iki istisna ve bir özel durum içerir.

  • Mevsim ve kampanya işleri. Bu işlerde çalışan işçilerin işten çıkarılması, işin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa toplu işçi çıkarma hükümleri uygulanmaz. Ölçüt, çıkarmanın işin niteliğinden doğup doğmadığıdır; mevsim işçisi çalıştıran işyerinde yapılan her çıkış otomatik olarak kapsam dışı sayılmaz.
  • İşyerinin bütünüyle kapatılması. İşyeri kesin ve devamlı olarak kapanıyorsa işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. Bu fıkrada sendika temsilcileriyle görüşme sayılmamıştır.
  • Yeniden işe alma önceliği. Kanunun aynı fıkrası, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isteyen işverenin, nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırmasını ister. Kanun bu yükümlülüğün ihlali için ayrı bir yaptırım cümlesi yazmaz.

İşyerinin devri, kapanma ile aynı şey değildir. İşyeri bir başka işverene devrediliyorsa, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf devirden dolayı feshedemez; ekonomik ve teknolojik sebeplerin gerekli kıldığı fesih hakları ise saklıdır. Devirle birlikte toplu çıkarma eşiği aşılırsa 29. madde yine gündeme gelir. Ayrıntılar işyeri devrinde işçinin hakları yazısındadır.

Toplu İşçi Çıkarmada İdari Para Cezası Ne Kadar, 2026 Tutarı Nedir?

4857 sayılı Kanun'un 100. maddesine göre 29. maddedeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran işveren veya işveren vekiline işten çıkardığı her işçi için idari para cezası verilir. Kanun metninde bu tutar 450 Türk Lirası olarak yazılıdır. Bu rakam ilk günkü hâliyle uygulanmaz: Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin yedinci fıkrası, idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağını söyler.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yayımladığı 4857 sayılı Kanun idari para cezaları tablosunda, 100. madde kapsamındaki toplu işçi çıkarma cezası 2023 için 3.475 TL, 2024 için 5.506 TL, 2025 için 7.924 TL ve 2026 için 9.943 TL olarak gösterilir ve "bu durumdaki her işçi için" ifadesiyle verilir. Örneğin usulsüz biçimde 40 işçi çıkarılmışsa ceza 40 x 9.943 = 397.720 TL olur. Bu tutar yılbaşında değişir; sonraki yıllar için güncel tabloya bakılmalıdır.

Cezaya karşı, Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa karar kesinleşir.

Usulsüz Toplu İşçi Çıkarmada İşçi İşe İade Davası Açabilir mi?

Kanunun 29. maddesinin son fıkrası şunu söyler. İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi hâlde işçi bu maddelere göre dava açabilir. Yani toplu çıkarma prosedürüne uyulmuş olması, çıkarılan her işçi için ayrıca geçerli sebep aranmasına engel olmaz. Prosedürün işletilmesi, işe iade yolunu kapatmaz. İdari para cezası ile işe iade ise birbirinden bağımsız yaptırımlardır; ceza idare tarafından işverene verilir, işe iade ise işçinin açtığı dava ile görülür ve kanunun 21. maddesindeki sonuçlara (işe başlatma, tazminat, boşta geçen süre ücreti) bağlanır.

İşe iade davasının genel şartları bu durumda da geçerlidir.

  • İşyerinde en az otuz işçi çalışmalı ve işçinin en az altı aylık kıdemi bulunmalıdır (m.18). Bu nedenle 20 ile 29 işçili işyerinde toplu çıkarma eşiği oluşabilir, ancak işçinin işe iade hakkı kapsam şartında takılabilir.
  • Fesih bildirimi yazılı olmalı ve sebep açık ve kesin belirtilmelidir (m.19).
  • Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir (m.20).
  • İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır; anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılır (m.20).
  • Fesih geçersiz bulunursa işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödenir; işçiye ayrıca en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti verilir (m.21).

Bu aşamaların ayrıntıları işe iade davasında arabuluculuk yazısında anlatılmıştır. Çıkarılan işçinin seçilme sebebi sendika üyeliği veya sendikal faaliyetse, kanun bunu geçerli sebep saymaz; konunun tazminat boyutu için sendikal tazminat yazısına bakılabilir. Haklı sebeple (m.25) yapılan fesih ise toplu çıkarmadan ayrı bir yoldur; şartları tazminatsız işten çıkarma yazısında anlatılır.

Usul eksikliğinin tek başına feshi geçersiz kılıp kılmadığı, kanun metninden değil yargı uygulamasından öğrenilecek bir sorudur. Bu yazıda karar künyesi verilmemiştir; dava açmayı düşünen işçi ya da çıkarmayı planlayan işveren, güncel kararları dosyaya özgü olarak ayrıca incelemelidir.

Toplu Çıkarılan İşçi Hangi Hakları Alır, Çıkış Kodu Nedir?

Toplu işçi çıkarma, işverenin 25. maddedeki haklı sebepler dışında, işletme gereklerine dayanarak yaptığı bir fesihtir. Bu yüzden işçinin ihbar süresine ve kıdemine bağlı alacakları ayrıca hesaplanır; kıdemi için kıdem tazminatı hesaplama, ihbar süresi için ihbar tazminatı yazılarına bakılabilir. SGK çıkış bildirgesinde toplu işçi çıkarma için ayrı bir çıkış kodu vardır; hangi kodun neyi gösterdiği işten çıkış kodları yazısındaki listede yer alır. İşsizlik ödeneği şartları ise işsizlik maaşı yazısında ayrıca anlatılır.

İşveren Toplu İşçi Çıkarmada Hangi Sırayı İzlemelidir?

Kanun maddesinin adımları, işveren açısından şu sırayla uygulanabilir.

  1. Sayıyı belirleyin. İşyerindeki toplam işçi sayısını, bir aylık sürede çıkarılması planlanan işçi sayısını ve önceki otuz günde yapılan çıkışları birlikte hesaplayın.
  2. Gerekçeyi belgeleyin. Ekonomik, teknolojik veya yapısal sebebi rakam ve kayıtlarla gösterin; her bir işçi için fesih geçersizliği iddiasında ispat yükü işverendedir.
  3. Yazılı bildirim yapın. İşyeri sendika temsilcilerine, bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna, sebepleri, etkilenecek işçi sayısı ve gruplarını ve zaman dilimini içeren yazıyı gönderin. Her birinin tarihini saklayın.
  4. Görüşmeyi yapın ve belgeleyin. Önleme, sayıyı azaltma ve olumsuz etkileri azaltma konularını ele alın; toplantı belgesini düzenleyin.
  5. Otuz günü bekleyin. Bölge müdürlüğüne yapılan bildirimin üzerinden otuz gün geçmeden fesih bildirimlerinin hüküm doğurmasını beklemeyin.
  6. Fesih bildirimlerini yazılı yapın. Her işçi için sebebi açık ve kesin yazın, ihbar süresi veya peşin ücret yükümlülüğünü ayrıca yerine getirin.
  7. Altı ayı izleyin. Bu sürede aynı nitelikte işçi alınacaksa çıkarılan işçilerden uygun nitelikte olanları tercihen işe çağırın.

Toplu İşçi Çıkarma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Toplu işçi çıkarma için işyerinde kaç işçi gerekir?

Kanunun eşik tablosu 20 işçiden başlar. 20 ile 100 işçi çalışan işyerinde en az 10 işçinin, 101 ile 300 işçi çalışan işyerinde en az yüzde on oranında işçinin, 301 ve üzeri işçi çalışan işyerinde en az 30 işçinin işine bir aylık süre içinde son verilirse toplu işçi çıkarma sayılır.

Toplu işçi çıkarma bildirimi kime yapılır?

İşveren, en az otuz gün önceden yazılı olarak işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirimde bulunur. Bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işlemlerin hangi zaman diliminde yapılacağı yer almalıdır.

Toplu işçi çıkarma cezası 2026 yılında ne kadar?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 4857 sayılı Kanun için yayımladığı 2026 tablosunda 100. madde kapsamındaki toplu işçi çıkarma cezası işçi başına 9.943 TL olarak yer alır. Tutar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırıldığı için sonraki yıllarda güncel tabloya bakmak gerekir.

Otuz gün dolmadan işçilerin iş sözleşmesi feshedilebilir mi?

Kanun, fesih bildirimlerinin işverenin isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğuracağını söyler. Bu nedenle bildirim yapılmadan veya otuz gün dolmadan çıkış verilmesi 29. maddedeki usule aykırılık oluşturur ve 100. madde kapsamındaki idari para cezası riskini doğurur.

İşyeri tamamen kapanıyorsa toplu işçi çıkarma usulü uygulanır mı?

İşyeri bütünüyle kapatılıp faaliyete kesin ve devamlı olarak son veriliyorsa işveren yalnızca en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirimde bulunmak ve durumu işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. Sendika temsilcileriyle görüşme bu fıkrada ayrıca sayılmamıştır.

Toplu olarak çıkarılan işçi işe iade davası açabilir mi?

Kanunun 29. maddesinin son fıkrası, işverenin toplu işçi çıkarma hükümlerini 18, 19, 20 ve 21. maddelerin uygulanmasını engellemek için kullanamayacağını, aksi hâlde işçinin bu maddelere göre dava açabileceğini belirtir. İşe iade davasının genel şartları, yani otuz işçi ve altı ay kıdem ayrıca aranır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler