URSA Avukatlık

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Gecikme ve Fesih

Gayrimenkul Hukuku13 dk okumaEklenme: Güncellenme:
Yarım kalmış inşaat ve proje paftası ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini simgeleyen kapak görseli

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin arsa payını müteahhide devretmesi karşılığında müteahhidin inşaatı yapıp kararlaştırılan bağımsız bölümleri teslim etmesini öngören karma nitelikte bir sözleşmedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde şekil şartı, sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılmasıdır; yalnız imzaları noterce onaylanmış adi sözleşme kural olarak geçersizdir. Müteahhit teslimi geciktirirse arsa sahibi ihtarla ek süre verip aynen ifa ve gecikme tazminatı, zararın tazmini, sözleşmeden dönme veya varsa cezai şart yollarından birini seçer. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, inşaatın tamamlanma oranına göre geriye ya da ileriye etkili sonuç doğurur; müteahhitten daire alan iyiniyetli üçüncü kişinin hakkı ise güncel içtihatla korunur.

Uyuşmazlıklar çoğunlukla inşaatı geciken, yarım kalan veya eksik teslim edilen arsa sahibi ile müteahhit arasında, kimi zaman da müteahhitten daire satın alan kişiyle ilgili olarak ortaya çıkar. Riskli yapılarda kentsel dönüşüm kararları ve görevli mahkeme bakımından ayrıca farklı kurallar uygulanır.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin arsa payını müteahhide devretmesi karşılığında müteahhidin arsa üzerine inşaat yapmasını ve kararlaştırılan bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmesini öngören sözleşmedir. Sözleşme, yüklenicinin eser meydana getirme borcunu düzenleyen eser sözleşmesi ile taşınmaz payının devrini içeren taşınmaz satış vaadi niteliklerini birlikte taşır; kanunda ayrıca düzenlenmemiş, karma nitelikte sözleşme türüdür.

Arsa birden fazla kişiye ait veya miras yoluyla intikal etmişse, sözleşmenin tüm paydaşlar tarafından imzalanması veya onaylanması gerekir; aksi hâlde sözleşme imza koymayan paydaşları bağlamaz. Arsanın paylı mülkiyete konu olduğu veya miras yoluyla intikal ettiği durumlarda paydaşlar arasındaki anlaşmazlık, ayrı hukuki sürece konu olabilir; ayrıntısı için ortaklığın giderilmesi davası sayfamıza bakılabilir. Arsanın, miras bırakan tarafından sağlığında mirasçılardan mal kaçırma amacıyla devredilmiş olması ayrı hukuki ihtilaf konusu olabilir; ayrıntısı için mirastan mal kaçırma sayfamıza bakılabilir. Sözleşmenin genel hükümlerine ilişkin kanunun tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.

Sözleşmenin Şekli ve Geçerliliği

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz payının devrini içerdiğinden resmî şekle tabidir; sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması geçerlilik şartıdır. Yalnızca imzaların noterde onaylandığı adi yazılı sözleşme, kural olarak resmî şekil şartını karşılamaz. Şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşme kesin hükümsüzdür; taraflar sözleşmenin ifasını birbirinden isteyemez, yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak verdiklerini geri alabilir.

“Anılan düzenlemeler uyarınca tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören sözleşmelerin geçerli olmaları için resmî şekilde yapılmaları zorunlu olup; kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, arsa sahibi yönünden taşınmaz mülkiyetinin ileride yükleniciye devrine ilişkin bir yükümlülüğü (mülkiyetin nakline yönelik vaadi) içerdiğinden, bu tür sözleşmelerin noterde resen düzenleme şeklinde yapılmaları geçerlilik koşuludur.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/293, K. 2024/107, T. 14.02.2024

Şekil eksikliğinin ileri sürülmesi, kimi durumlarda dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilir. Yüklenici sözleşmede kararlaştırılan inşaatı tamamen bitirip arsa sahibine düşen bağımsız bölümleri teslim etmişse, taraflardan birinin sonraki aşamada sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi, dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabilir; Yargıtay içtihadı, edimlerin büyük ölçüde yerine getirildiği durumlarda şekil eksikliğinin ileri sürülmesini hakkın kötüye kullanılması sayabilmektedir. Söz konusu istisna, sözleşmenin baştan geçerli olduğu anlamına gelmez; yalnızca somut olayda geçersizliğin ileri sürülmesinin hukuken korunmayabileceği anlamına gelir.

Sözleşmede Neler Yer Almalı?

Sözleşme hazırlanırken düzenlenmesi gereken başlıca konular aşağıda sıralanıyor.

  • Arsa payı ve bağımsız bölüm paylaşımının açık biçimde belirlenmesi.
  • Teslim süresinin, başlangıç tarihi belli olacak şekilde yazılması.
  • Gecikme tazminatı veya cezai şart hükmünün kararlaştırılması.
  • Malzeme ve proje niteliklerinin somut biçimde tanımlanması.
  • Yapı kullanma izninin hangi tarafça alınacağının belirtilmesi.
  • Tapu devrinin inşaat seviyesine bağlanması.
  • Teminat mekanizmasının kararlaştırılması.
  • Müteahhide verilecek vekaletnamenin kapsamının sınırlandırılması.

Sözleşmede yer alan hükümlerin her biri, sonradan doğabilecek uyuşmazlıklarda doğrudan delil niteliği taşır; teslim süresi ve gecikme yaptırımı net yazılmamışsa, gecikmenin başladığı tarih ve tazminatın hesabı ayrıca ispat konusu olur. Tapu devrinin hangi inşaat seviyesinde yapılacağının önceden belirlenmesi, hem arsa sahibinin hem müteahhidin güvencesini artırır. Müteahhide verilen vekaletname genel ve geniş yetkili düzenlenmişse, taşınmaz satışı veya ipotek tesisi gibi kritik yetkiler de kapsama girebilir; vekaletnamenin yetki sınırlarının sözleşmeyle uyumlu ve dar tutulması, arsa sahibinin korunmasında belirleyici rol oynar.

Müteahhit Teslim Etmezse Ne Yapılır?

Müteahhit daireyi teslim etmezse, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler devreye girer; arsa sahibinin önünde birden fazla seçimlik hak bulunur. Aşağıdaki tablo, seçenekleri özetliyor.

Müteahhit daireyi teslim etmediğinde arsa sahibinin seçeneklerini gösteren şema
SeçenekNe SağlarDikkat Edilecek
Aynen ifaİnşaat + gecikme tazminatıSüre, ihtar şartı
Zararın tazminiSözleşme ayakta kalırZarar ispatı gerekir
Sözleşmeden dönmeVerilenler iade edilirDüşük seviye gerekir
Cezai şartSözleşmede varsa istenirİspat aranmaz

Seçimlik haklar birbirini dışlar; aynı gecikme için hem aynen ifa hem sözleşmeden dönme aynı anda istenemez. Hangi seçeneğin uygun olduğu, inşaatın mevcut fiziki durumuna, müteahhidin ödeme gücüne ve arsa sahibinin önceliğine göre değişir; müteahhit daireyi teslim etmezse ilk adım, inşaatın gerçek seviyesinin tespit edilmesidir.

İhtarname ve Süre Verilmesi

Seçimlik hakların çoğu, müteahhide önceden yazılı ihtar gönderilmesini ve makul ek süre tanınmasını gerektirir. İhtar, borcun ifa edilmediğini, ifa edilmesi istenen süreyi ve sürenin sonunda hangi hakların kullanılacağını açıkça belirtmelidir; belirsiz veya genel ifadelerle yazılan ihtar, sonraki talebin dayanağını zayıflatabilir.

Süre verilmesi, kural olarak zorunludur; ancak müteahhidin işi hiç başlatmaması veya sözleşmeyi açıkça reddetmesi gibi durumlarda ek süre verilmeden de dönme veya diğer hakların kullanılması mümkün olabilir. İhtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi, tebliğ tarihinin ve içeriğinin ispatını kolaylaştırır; ihtarname tarihi, sonraki hesaplamalarda başlangıç noktası olarak kullanılır.

Gecikme Tazminatı, Kira Kaybı ve Cezai Şart

Gecikme tazminatı, arsa sahibinin teslim gecikmesi nedeniyle uğradığı zararı karşılar; uygulamada zarar, çoğunlukla arsa sahibinin kendi konutunda oturamaması veya benzer nitelikte taşınmazı kiralaması nedeniyle katlandığı kira bedeli üzerinden hesaplanır. Kira kaybının hesabında, gecikilen sürenin uzunluğu ve emsal kira düzeyi bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Cezai şart, sözleşmede ayrıca kararlaştırılmışsa, gecikme tazminatından bağımsız talep olarak istenebilir. Cezai şartın istenebilmesi için zararın gerçekleşmiş olması aranmaz; sözleşmede öngörülen olayın gerçekleşmesi yeterlidir. Gecikme tazminatı ile cezai şartın birlikte istenip istenemeyeceği, sözleşmenin kendi hükmüne bağlıdır; sözleşmede ikisinin de talep edilebileceği açıkça yazılmamışsa, aynı gecikme için ikisinin toplamının istenmesi genellikle kabul görmez.

Cezai şart aşırı yüksek kararlaştırılmışsa, hâkim tarafından indirilebilir; hâkimin indirim yetkisi, sözleşme serbestisini sınırlayan emredici kuraldır ve sözleşmede aksi kararlaştırılsa dahi geçerliliğini korur. Cezai şartın miktarı, tarafların ekonomik durumu ve sözleşmenin niteliğiyle orantılı olmalıdır. Ancak borçlu müteahhit tacir ise, Türk Ticaret Kanunu m.22 uyarınca cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini kural olarak isteyemez.

Sözleşme Nasıl Feshedilir?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden dönme veya fesih, yenilik doğuran hak olarak karşı tarafa yöneltilen tek taraflı beyanla kullanılır; taraflar anlaşamazsa feshin haklı olup olmadığına ve sonuçlarına mahkeme karar verir. İnşaatın tamamlanma oranına göre geriye veya ileriye etkili sonuç doğurur; ayrım, tasfiyenin nasıl yapılacağını doğrudan belirler. İnşaat düşük seviyede kalmışsa fesih geriye etkilidir; sözleşme hiç yapılmamış sayılır, taraflar karşılıklı olarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alır. İnşaat ileri seviyede tamamlanmışsa fesih ileriye etkilidir; geçmişte yapılan imalat ve devredilen arsa payı geçerliliğini korur, sözleşme yalnızca geleceğe dönük sona erer.

“Müteahhidin kendi kusuruyla işi kararlaştırılan zamanda bitirmeyerek temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi hâlinde, inşaatın yapılma derecesi, ilerlemiş olan inşaatın maliyeti ve tarafların kusur durumu birlikte değerlendirilerek, hakkaniyete uygun düşecek şekilde fesih ileriye veya geriye etkili sonuç doğuracak biçimde belirlenmelidir.”

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 1983/3, K. 1984/1, T. 25.01.1984

İnşaatın gerçek tamamlanma oranı bilirkişi incelemesiyle tespit edilir; ilan edilen veya sözleşmede yazan oran, gerçek fiziki durumu göstermeyebilir. İleriye etkili feshe karar verilen davalarda, yüklenicinin hak kazandığı arsa payı, tamamladığı imalatın toplam işe oranına göre hesaplanır; eksik veya kusurlu işler orana yansıtılarak yükleniciye daha az pay bırakılabilir. Fesih sonrasında, yükleniciye önceden devredilmiş ancak henüz üçüncü kişiye satılmamış arsa payları, tasfiyenin gereği olarak arsa sahibine iade edilir; üçüncü kişiye satılmış paylar ayrı değerlendirme gerektirir ve konu ilerleyen başlıkta ele alınıyor.

Ayıplı ve Eksik İş

Eksik iş, sözleşmede veya projede yer aldığı hâlde hiç yapılmamış imalatı ifade eder; eksik işin bedeli, yapılmamış kısmın karşılığı olarak istenir. Ayıplı iş ise yapılmış ama sözleşmede veya teknik şartnamede öngörülen niteliğe uymayan imalatı ifade eder; ayıplı işte onarım, bedel indirimi veya önemli hâllerde sözleşmeden dönme talep edilebilir. İki kavram farklı hukuki sonuçlar doğurduğundan, dosyada hangi kalemin eksik hangisinin ayıplı olduğunun ayrıca belirlenmesi gerekir.

Kat karşılığı inşaatta eksik iş ile ayıplı iş arasındaki farkı gösteren şema

Ayıp, teslimden sonra makul süre içinde yükleniciye bildirilmelidir; gizli ayıplarda süre, ayıbın fark edildiği andan başlar. Ayıba dayalı talepler, teslimden itibaren belirli zamanaşımı süresine tabidir; taşınmaz yapılarda süre, adi eserlere göre daha uzun düzenlenmiştir. Zamanaşımı süresinin geçmesi, ayıbın varlığını ortadan kaldırmaz, yalnızca dava yoluyla talep edilebilme imkânını sona erdirir. Ayıplı teslim konusunun ayrıntısı için ayıplı konut teslimi sayfamıza bakılabilir.

Müteahhidin Sattığı Daireler Ne Olur?

Müteahhit, inşaat devam ederken kendisine düşen bağımsız bölümleri veya arsa paylarını üçüncü kişilere satabilir; satış, arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşmeden bağımsız işlemdir. Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşme geçersiz sayılır veya geriye etkili feshedilirse, üçüncü kişinin durumu ayrıca değerlendirilir.

“Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın, tapuda yükleniciye devredilmesi ve yüklenicinin de arsa payı veya bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satması veya ipotek tesis etmesinden sonra, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti veya geriye etkili olarak feshedilmesi hâlinde; üçüncü kişilerin tapuya güvenerek ve iyiniyetli olarak aynî hak edindikleri iddialarının dinlenmesi, dolayısıyla iktisap edilen mülkiyet veya ipotek hakkının korunması gerekir. Ancak somut olaya göre üçüncü kişilerin iyiniyetli olmadıklarının anlaşılması hâlinde taşınmazlar arsa sahibine dönebilecektir.”

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2024/1, K. 2025/2, T. 16.05.2025

Söz konusu karar, konuyla ilgili yerleşik uygulamayı köklü biçimde değiştirmiştir; önceki içtihatta üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenmez, taşınmaz doğrudan arsa sahibine dönerdi. Güncel içtihatla birlikte, tapu siciline güvenerek bedel ödeyip bağımsız bölüm satın alan kişinin iyiniyeti esas alınır; arsa sahibinin taşınmazı geri alabilmesi için üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını, yani tapudaki kaydın gerçek durumu yansıtmadığını bildiğini veya bilmesi gerektiğini kanıtlaması gerekir. Tapu kaydına duyulan güvenin korunması ilkesi, taraflar arasındaki uyuşmazlığı üçüncü kişinin aleyhine sonuçlandırmaz; ancak iyiniyetin bulunmadığı ispatlanırsa taşınmaz tapu kaydının düzeltilmesi yoluyla arsa sahibine dönebilir. Söz konusu sürece ilişkin ayrıntı için tapu iptal ve tescil davası sayfamıza bakılabilir. Üçüncü kişinin satın aldığı bağımsız bölüm üzerinde müteahhidin borcu nedeniyle haciz bulunması ayrı sorun oluşturur; ayrıntısı için tapu haciz kaldırma sayfamıza bakılabilir.

Kentsel Dönüşümde Kat Karşılığı Sözleşme

Riskli yapı tespiti yapılan binalarda, kat karşılığı yeniden inşa kararı, paydaşların hisseleri oranında salt çoğunluğuyla alınabilir; oybirliği aranmaz. Karara katılmayan paydaşların durumu aşağıda özetleniyor.

  • Karar ve anlaşma şartları, katılmayan paydaşa noter aracılığıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilerek bildirilir.
  • On beş gün içinde teklifi kabul etmeyen paydaşın payı, rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırmayla satılır.
  • Riskli yapılarda paydaşlara satış gerçekleşmezse, satış, anlaşmaya uymayı kabul eden üçüncü kişilere yapılıncaya kadar tekrarlanır.

Salt çoğunluk hesabı, paydaş sayısına göre değil, pay oranına göre yapılır; az sayıda paydaşın elinde büyük pay bulunması, karar yeter sayısını tek başına oluşturabilir. Riskli yapı kapsamındaki kat karşılığı sözleşmelerde de resmî şekil şartı ve arsa sahibinin seçimlik hakları geçerliliğini korur; kentsel dönüşüm süreci genel hükümleri ortadan kaldırmaz; karar alma usulünü kolaylaştırır ve konut niteliğindeki bağımsız bölüm malikinin yükleniciyle uyuşmazlığında görevli mahkemeyi de değiştirir (aşağıda).

Kat Karşılığı İnşaat Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme

Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m.1). Kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarında hangi mahkemenin görevli olduğu, tarafların sıfatına ve sözleşmenin amacına göre değişir; aşağıdaki tablo başlıca ihtimalleri özetliyor.

UyuşmazlıkGörevli MahkemeDayanak
Olağan sözleşmede arsa sahibi ile yükleniciAsliye hukukHMK m.2
İki taraf da tacir, iş ticari işletmeleriyle ilgiliAsliye ticaretTTK m.4, m.5
Riskli yapıda konut niteliğinde bağımsız bölüm maliki ile yükleniciTüketici mahkemesi6502 m.3, m.73
Yükleniciden konut alan ve ticari amaçla hareket etmeyen kişiTüketici mahkemesi6502 m.3, m.73

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 12 Şubat 2026 tarihli kararı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenen binada konut niteliğinde bağımsız bölümü bulunan malikin, yükleniciyle yaptığı kat karşılığı sözleşmeden doğan uyuşmazlıkta tüketici sayılacağını ve tüketici mahkemesinin görevli olduğunu kabul etti. Karara göre malik, sözleşmeyi kanunun öngördüğü yenileme zorunluluğu nedeniyle ve kendi konut ihtiyacını karşılamak amacıyla yapar; 6502 sayılı Kanun m.3 de eser sözleşmesini tüketici işlemi kapsamında sayar. Karardan önce riskli yapı maliklerinin bu davaları genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülebiliyor, bölge adliye mahkemeleri ise farklı sonuçlara ulaşabiliyordu.

Kararın kapsamı sınırlıdır. Riskli yapı statüsü bulunmayan olağan bir kat karşılığı sözleşmede, arsasına karşılık birden fazla konut veya işyeri alan arsa sahibinin taşınmazını değerlendirme amacıyla hareket ettiği kabul edildiğinden, arsa sahibi kural olarak tüketici sayılmaz; uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesinde, iki tarafın da tacir olduğu ve işin ticari işletmeleriyle ilgili bulunduğu hâllerde asliye ticaret mahkemesinde görülür. Riskli yapıdaki bağımsız bölüm işyeri niteliğindeyse veya sözleşme ticari amaçla yapılmışsa sonuç da farklılaşabilir.

Tüketici mahkemesinde görülecek davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartıdır; ancak tüketici işlemi niteliğindeki ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar bu şartın dışında kalır (6502 m.73/A). Görevsiz mahkemede açılan dava, görevsizlik kararı ve dosyanın gönderilmesi aşamalarıyla zaman kaybına yol açar; gönderme talebi süresinde yapılmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.20). Bu nedenle dava açılmadan önce yapının riskli yapı statüsü, bağımsız bölümün niteliği ve tarafların sıfatı birlikte incelenmelidir.

Arsa Sahibi ve Alıcı İçin Riskler

Arsa sahibi açısından en sık karşılaşılan risk, müteahhidin mali gücünün yetersiz kalması nedeniyle inşaatın yarım kalmasıdır; durum, arsa payının bir kısmı zaten devredilmiş olabileceğinden, tasfiye sürecini karmaşıklaştırır. Sözleşme öncesinde müteahhidin iflas veya konkordato sürecinde olup olmadığının ve daha önce üstlendiği işleri süresinde tamamlayıp tamamlamadığının araştırılması, riski önceden azaltabilir. Sözleşmede teminat mekanizması öngörülmemişse, arsa sahibinin telafi imkânı sınırlı kalabilir. İnşaat sırasında binada kiracı bulunması da ayrı risk oluşturur; yıkım öncesinde kiracılı binalarda tahliye süreci ayrıca yürütülmelidir, ayrıntısı için kiracı tahliyesi sayfamıza bakılabilir.

Müteahhitten daire alan kişi açısından risk, satın alınan bağımsız bölümün arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlığa konu olma ihtimalidir; tapu kaydının güncel durumu ve müteahhidin arsa sahibine karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, satın alma öncesinde araştırılmalıdır. Yapı kullanma izni alınmadan satın alınan bağımsız bölümlerde, iskan sürecinin tamamlanmaması ayrı risk taşır; izin alınmadan yapılan teslim, resmî kullanım hakkını sağlamaz.

Kat Karşılığı İnşaat Uyuşmazlığında Avukat Desteği

Sözleşmenin resmî şekle uygun hazırlanması, ihtarın doğru zamanda ve içerikte gönderilmesi, fesih türünün doğru belirlenmesi ve tazminat taleplerinin hukuki dayanaklarla kurulması, sürecin seyrini doğrudan etkiler. Yanlış seçimlik hak kullanımı veya eksik ihtar, sonraki talebin reddine yol açabilir.

Sonuç, her dosyanın kendi sözleşme hükümlerine ve inşaatın somut durumuna göre şekillenir. Gayrimenkul avukatı desteğiyle, dosyaya uygun sürecin ve talebin belirlenmesi sağlanabilir.

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noterde mi yapılır?

Yapılır; sözleşme, noterde düzenleme şeklinde yapılmak zorundadır. Yalnızca imza onayı şeklinde yapılan sözleşme kural olarak geçersizdir.

Müteahhit daireyi teslim etmezse ne yapılır?

Arsa sahibi, aynen ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip zararın tazmini, sözleşmeden dönme veya varsa cezai şart talebinden birini seçebilir. Hangi seçeneğin uygun olduğu, inşaatın mevcut durumuna göre belirlenir.

Gecikme tazminatı nasıl hesaplanır?

Genellikle arsa sahibinin gecikme süresince katlandığı kira bedeli esas alınarak hesaplanır. Süre ve emsal kira düzeyi, bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Cezai şart ile gecikme tazminatı birlikte istenir mi?

Kural olarak istenmez; sözleşme metni ikisinin ayrı ayrı talep edilebileceğini öngörmüyorsa, tek gecikme için sadece biri esas alınır. Hangi kalemin uygulanacağı sözleşmedeki ifadeye bağlıdır.

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshi nasıl yapılır?

Feshin niteliği, inşaatın bilirkişiyle tespit edilen fiziki seviyesine göre belirlenir. Yapı düşük seviyede kalmışsa geçmişe etkili sonuç, ileri seviyede tamamlanmışsa yalnızca geleceğe dönük sonuç uygulanır.

İnşaat yarım kalırsa ne olur?

İnşaatın tamamlanma oranı bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Oran düşükse sözleşme geriye etkili feshedilip taraflar verdiklerini geri alır, oran yüksekse yüklenici tamamladığı kısma karşılık gelen payı alır.

Müteahhitten daire alan kişi korunur mu?

Korunur; tapuya güvenerek iyiniyetle bağımsız bölüm satın alan kişinin mülkiyet hakkı, güncel içtihada göre esas alınır. Arsa sahibi, ancak alıcının iyiniyetli olmadığını kanıtlarsa taşınmazı geri alabilir.

Yapı kullanma izni alınmazsa ne olur?

Bina fiilen tamamlansa dahi resmî kullanım hakkı doğmaz. İzin, sözleşmede kim tarafından alınacağı belirtilmemişse taraflar arasında ayrı uyuşmazlık konusu olabilir.

Eksik iş ile ayıplı iş farkı nedir?

Eksik iş, sözleşmede yer aldığı hâlde hiç yapılmamış imalattır ve bedeli istenir. Ayıplı iş, yapılmış ama niteliğe uymayan imalattır ve onarım veya değer farkı istenir.

Kentsel dönüşümde sözleşmeye katılmayan paydaş ne olur?

Hisseleri oranında salt çoğunlukla karar alındığında, katılmayan paydaşın payı önce diğer paydaşlara satışa çıkarılır. Satış gerçekleşmezse, riskli yapılarda satış anlaşmaya uymayı kabul eden üçüncü kişilere yapılıncaya kadar tekrarlanır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler