
Hatır taşıması, bir kişinin diğerini karşılık veya menfaat beklemeden aracına alıp taşımasıdır; kazada yaralanan ya da ölen yolcunun tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca hâkime Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesine göre hakkaniyet indirimi yapma imkânı verir. Hatır taşıması indirimi uygulamada yaygın olarak yüzde yirmi oranında yapılır ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında bu oran aşılamaz; oran kanundan gelmez, hâkim indirim yapmak zorunda da değildir. Eş, çocuk ve yakın hısımların taşınması, işe gidiş-geliş servisi ve yakıt masrafının paylaşıldığı yolculuklar hatır taşıması sayılmaz. İndirim müterafik kusurla birlikte uygulanabilir; sigortacı ise ondan yalnızca hatır için taşıyan tarafın halefi olarak yararlanır.
Kavramla çoğu zaman dava aşamasında karşılaşılır ve ilk duyulduğunda kaygı yaratır; oysa bir suçlama değil, tazminatın miktarına ilişkin bir nitelendirmedir. İndirimin yapılıp yapılmayacağına ve yapılacaksa ne ölçüde olacağına hâkim somut olayın koşullarına göre karar verir.
Hatır Taşıması Nedir?
Hatır taşıması, bir karşılık ya da menfaat beklenmeden yapılan taşımadır. Uygulamada hatır taşımacılığı biçiminde de adlandırılır; iki terim aynı kavramı ifade eder. Komşusunu markete bırakmak, arkadaşını yolda görüp aracına almak veya bir tanıdığı nezaket gereği bir yere götürmek tipik örneklerdir. Taşıyan kişi bundan hiçbir çıkar sağlamaz; taşıma salt yardımseverlik, arkadaşlık ya da nezaket gereği yapılır. Aracın hatır için bir başkasına kullandırılması da aynı kapsamda değerlendirilir.
“Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 sayılı BK 43. maddesi (6098 sayılı TBK'nin 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10950, K. 2023/12572, T. 23.11.2023
Kavramın kanuni dayanağı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87. maddesidir. Hükme göre yaralanan veya ölen kişi hatır için karşılıksız taşınmaktaysa işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabi olur. Aracın bu kişiye hatır için karşılıksız verilmesi hâlinde de aynı kural işler. Genel hükümler ise Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin düzenlemeleridir; kanun metnine Türk Borçlar Kanunu bağlantısından ulaşabilirsiniz. Yargıtay bu atfın sonucunu açık biçimde ortaya koymuştur. Böyle bir taşımada Karayolları Trafik Kanunu değil genel hükümler uygulanır. Tazminatın belirlenmesinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi devreye girer (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/11897 K., 26.12.2016).
Taşınan kişinin tazminat talep etme hakkı, bu durumda da sürer. Yaralanma veya ölüm hâlinde maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı istenebilir. Değişen tek şey, tazminatın belirlenmesinde hâkimin hakkaniyet gereği bir indirim yapabilmesidir. Karşılıksız taşıma bir sorumsuzluk sebebi değil, tazminatın miktarına ilişkin bir değerlendirme ölçütüdür.
Hatır Taşıması Ne Zaman Kabul Edilir?
Hatır taşıması, taşımanın karşılıksız ve menfaatsiz olması hâlinde kabul edilir. Taşıyan kişi bu işten herhangi bir çıkar sağlamamış olmalıdır. Karşılık alınmışsa ortada hatır taşıması değil, ücretli taşıma ya da başka bir hukuki ilişki bulunur. Ölçüt basit görünse de uygulamada tartışmaların büyük bölümü bu noktada çıkar.

“Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16340, K. 2024/13867, T. 26.12.2024
Menfaat kavramı yalnızca parayla sınırlı değildir. Hediye, hizmet, karşılıklı yardım, iş ilişkisinden doğan bir çıkar veya taşıyanın kendi işini kolaylaştıran bir düzenleme de menfaat sayılabilir. Belirleyici olan, taşımanın taşıyan bakımından bir yarar doğurup doğurmadığıdır. Yarar somut olabileceği gibi örtülü de olabilir; bu nedenle her olay kendi koşulları içinde değerlendirilir.
“Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik formülü — E. 2021/10638, K. 2022/2240, T. 10.02.2022 ve E. 2021/17235, K. 2022/12287, T. 17.10.2022 kararlarında aynı ifadeyle tekrarlanmıştır
Ölçüt uygulamada şöyle kurulur. Hatır için taşımadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınmış olması aranır. Taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaati bulunuyorsa bu kavram uygulanmaz. Menfaatin varlığını ortaya koyabilen taşınan kişi, indirimin hiç uygulanmamasını sağlar. Kavramın şartlarını bilmek bu yüzden taşınan kişinin lehine sonuç doğurur.
Bu ölçütün somut olaylarda nasıl işlediğini bir karar iyi gösterir. Bir dosyada davacı yolcu ile aracı kullanan sürücünün arkadaş olduğu, kaza günü ortak bir tanıdıklarının cenaze taziyesine gitmek için birlikte yola çıktıkları anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyeti, dosyada hatır taşımasını gösterir belge bulunmadığı gerekçesiyle hatır taşımasının varlığını kabul etmemiş; Yargıtay bu değerlendirmeyi hatalı bulmuş ve taziyeye giderken meydana gelen kazada hatır taşımasının bulunduğunu, tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ortak bir amaç için yola çıkmış olmak dahi, taşımanın bizzat kendisinde bir menfaat aranmadıkça hatır taşımasını ortadan kaldırmaz (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26116, K. 2023/5229, T. 11.04.2023).
Kavramın üç sınırı daha vardır. Birincisi rızadır; kişi araca kendi isteğiyle binmiş olmalıdır, rıza yoksa hatır için taşımadan söz edilemez. İkincisi zamandır; yolcu araçtan indikten sonra meydana gelen bir kazada artık bu kavram uygulanmaz. Üçüncüsü zararın türüdür. Kanun, işletenin sorumluluğunu taşınan kişinin kendisinde meydana gelen zararla sınırlar. Yanındaki bagaj dışında araçta taşınan eşyanın zararı ayrı hükme tabidir.
Hatır taşımasının kabulü için aranan şartlar özetle şöyledir:
- Taşıma, karşılık veya menfaat beklenmeden yapılmış olmalıdır.
- Taşınan kişi, karşı tarafa herhangi bir çıkar sağlamamış olmalıdır.
- Taşınan kişi, araca kendi isteğiyle binmiş olmalıdır.
- Kaza, taşıma süresi içinde meydana gelmiş olmalıdır.
- Zarar, taşınan kişinin kendisinde oluşmuş olmalıdır; eşya zararı ayrı hükme tabidir.
Taşıma Karşılıksız Sayılmayan Hâller
Uygulamada bazı taşımalar ilk bakışta karşılıksız görünse de öyle değildir. İşe gidiş ve gelişte kullanılan servis taşıması bunlardan biridir; taşıma işverenin çalışanını işyerine ulaştırmasına hizmet ettiği için taşıyan bakımından bir menfaat doğurur. Yakıt masrafının paylaşılması da benzer sonuç verir; taşınan kişi masrafa katkıda bulunuyorsa taşıma tümüyle karşılıksız sayılmayabilir. İş ilişkisi kapsamında yapılan taşımalar ile ortak bir işin görülmesi amacıyla birlikte yola çıkılan hâller de aynı kategoridedir. Tarım işçilerinin traktör römorkunda taşınması için traktör kazası tazminatı yazısına bakılabilir.
Aile bireylerinin taşınması ayrı bir kategoridir. Eşin, çocukların ya da yakın hısımların taşınması uygulamada hatır kapsamında değerlendirilmez. Bu taşımalar iyilik etme düşüncesine değil, ailevi ilişkilerin doğasına dayanır. Ahlaki bir görevin yerine getirilmesi niteliğindeki taşımalar da aynı gerekçeyle kapsam dışında tutulur. Yakınınızın aracında bulunuyorsanız bu noktayı baştan ortaya koymanız gerekir.
“Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ilkesi — E. 2022/16340, K. 2024/13867, T. 26.12.2024; E. 2022/9164, K. 2024/4008, T. 30.04.2024; E. 2022/17213, K. 2024/12549, T. 10.12.2024 kararlarında aynı ifadeyle tekrarlanmıştır
Karşılıklı çıkar bulunan durumlar da bu kapsamın dışında kalabilir. Taşınan kişinin taşıyana bir konuda yardım etmesi bunun ilk örneğidir. Birlikte yürütülen bir işin gereği olarak yola çıkılması da aynı sonucu doğurur. Tarafların ortak bir amaç için hareket etmesi de böyle bir tablo yaratır. Bu hâllerin ortak yanı, taşımanın tek taraflı bir iyilik olmaktan çıkıp iki tarafa da yarar sağlayan bir düzenlemeye dönüşmesidir. Bu noktayı ortaya koymak taşınan kişinin yararınadır; menfaat ispatlandığında indirim gündeme gelmez ve tazminat tam olarak hesaplanır.
Uygulamada karşılıksız sayılmayan başlıca hâller şunlardır:
- İşe gidiş-geliş amacıyla kullanılan servis taşıması.
- Yakıt masrafının taşınan kişi tarafından paylaşıldığı taşımalar.
- İş ilişkisi kapsamında yapılan taşımalar.
- Ortak bir işin görülmesi amacıyla birlikte yola çıkılan hâller.
- Eşin, çocukların ve yakın hısımların taşınması.
- Ahlaki bir görevin yerine getirilmesi niteliğindeki taşımalar.
- Taşınan kişinin taşıyana karşılıklı yarar sağladığı durumlar.
Uzak Akrabalıkta Ölçüt Farklı İşler
Yakın akrabalık ve eş ilişkisi otomatik bir istisna oluştururken, kuzenlik gibi daha uzak akrabalık ilişkilerinde Yargıtay aynı otomatik sonuca varmaz. Bir dosyada davacı ile aracı kullanan sürücünün kuzen olması, taşımanın hatır için yapıldığı savunmasını tek başına geçersiz kılmamıştır. Yargıtay, kuzenler arasında ücret karşılığı taşımanın hayatın olağan akışına aykırı olacağını, aksi ispatlanmadıkça taşımanın hatır için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş ve alt derece mahkemesinin bu savunmayı gözardı ederek indirim uygulamamasını bozma sebebi saymıştır.
“Davacı ve sürücünün kuzen oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5466, K. 2024/93, T. 08.01.2024
Akrabalık derecesi tek başına belirleyici değildir. Eş ve çocuk gibi yakın hısımlıkta menfaatsizlik zaten kabul edilir; kuzenlik gibi uzak akrabalıkta ise taşımanın gerçekten karşılıksız olup olmadığı somut olaya göre araştırılır ve ücret ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun düşüp düşmediği ölçüt alınır.
Hatır Taşıması ile Müterafik Kusur Farkı
Hatır taşıması ile müterafik kusur sıkça karıştırılır; ikisi de tazminatın azalmasına yol açar. Aradaki fark temeldedir. Hatır için taşımada yolcunun hiçbir kusuru bulunmayabilir; indirim onun davranışından değil, taşımanın karşılıksız niteliğinden doğar. Müterafik kusurda ise zarar görenin kendi davranışı zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunmuştur.

Dayanakları da ayrıdır. Hakkaniyet indiriminde Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesindeki takdir yetkisi işler; müterafik kusurda ise 52. madde uygulanır ve zarar görenin katkısı ölçüsünde indirim yapılır. Kavramın ayrıntısı için müterafik kusur sayfamıza bakabilirsiniz. Aşağıdaki tablo iki kavramı dört ölçüt üzerinden ayırıyor.
| Ölçüt | Karşılaştırma |
|---|---|
| Dayanağı | Hatır taşıması TBK m.51, müterafik kusur TBK m.52 |
| Neye dayanır | Hatır taşıması karşılıksız taşımaya, müterafik kusur zarar görenin davranışına dayanır |
| Kusur aranır mı | Hatır taşımasında aranmaz, müterafik kusurda aranır |
| Sonucu | Hatır taşımasında takdiri indirim, müterafik kusurda katkı oranında indirim |
Tablodaki üçüncü satır en kritik olanıdır. Karşılıksız taşımada yolcu kusursuz olsa dahi hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir. Müterafik kusurda ise indirimin ön şartı zarar görenin kusurudur. Emniyet kemeri takmamak veya alkollü olduğunu bildiği bir sürücünün aracına binmek müterafik kusur örnekleridir ve karşılıksız taşımadan bağımsız değerlendirilir.
“6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/377, K. 2025/783, T. 16.01.2025
İki kavram aynı dosyada birlikte gündeme gelebilir. Bu durumda indirimlerin nasıl işlediği ayrı bir inceleme konusudur ve bir sonraki başlıkta ele alınmıştır. Burada akılda tutulması gereken tek şey, ikisinin farklı olgulara dayandığıdır. Karşılıksız taşınmak taşımanın niteliğiyle, müterafik kusur ise yolcunun davranışıyla ilgilidir.
İki İndirim Birlikte Uygulanabilir mi?
Hatır taşıması indirimi ile müterafik kusur indirimi aynı dosyada birlikte uygulanabilir. Bir yolcu hem karşılıksız taşınmış hem de kendi davranışıyla zararın artmasına katkıda bulunmuş olabilir. Örneğin arkadaşının aracına nezaket gereği binen ve emniyet kemeri takmayan bir kişi her iki kavramın da kapsamına girer. Böyle bir dosyada iki ayrı indirim gündeme gelir.
Uygulamada karşılaşılan bir dosya bu ihtimali somutlaştırır. Motosiklette yolcu olan davacı, sürücünün 1,11 promil alkollü olduğunu bilerek motosiklete binmiştir. Kaza, motosiklet ile zorunlu trafik sigortalı bir otomobil arasında meydana gelmiş, davacı tazminat talebini otomobilin sigortacısına yöneltmiştir. İlk aşamada hem hatır taşıması hem müterafik kusur indirimi birlikte uygulanmış; davacı vekili bunun hatalı olduğunu, dava edilen otomobil sürücüsü ile kendisi arasında hiçbir hatır ilişkisi bulunmadığını, hatır ilişkisinin yalnızca motosiklet sürücüsüyle var olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. İtiraz üzerine hatır taşıması indirimi kaldırılmış, buna karşılık alkollü sürücünün aracına bilerek binmiş olması ayrı bir olgu sayılarak müterafik kusur indirimi korunmuştur:
“Hatır taşıması nedeniyle yapılması gereken indirimden sadece hatır için taşıyan tarafın yararlanması gerekmekte olup karşı araç sürücüsü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısının hatır indiriminden yararlandırılamayacağı, davacı taraf sigortalı araçta taşınmadığından Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının yerinde olmadığı, alkolün sürüş güvenliğini tehlikeye soktuğu bilimsel bir gerçek olup, malul kalan davacının alkollü olan sürücünün aracına binmesinden dolayı müterafık kusuru bulunduğunun kabulü ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereğince tazminattan Yargıtay uygulamasına uygun olarak %20 oranında müterafık kusur indirimi uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7198, K. 2023/10724, T. 12.10.2023
Bu dosyadan iki sonuç çıkar. Birincisi, hatır taşıması indirimi yalnızca hatır ilişkisinin tarafı olan davalıya özgüdür; dava edilen taraf davacıyla hatır ilişkisi içinde değilse bu indirimden yararlanamaz. İkincisi, müterafik kusur bundan bağımsızdır; davacının kendi tercihi olan bir davranış olduğu için, dava kime karşı açılmış olursa olsun ayrıca değerlendirilir. Hatır indiriminin kaldırılması, tazminat tutarını neredeyse beş katına çıkarmıştır.
Birlikte uygulanmanın üç kuralı vardır. Birincisi, her indirimin ayrı ayrı tartışılmasıdır; hâkim hangi indirimi hangi gerekçeyle ve hangi oranda yaptığını kararında ayrı ayrı göstermek zorundadır. İkincisi, aynı olguya dayanılarak iki kez indirim yapılamamasıdır. Üçüncüsü, takdirin bilirkişiye bırakılamamasıdır; bilirkişi zararı hesaplar, indirim kararını hâkim verir.
İkinci kural pratikte en çok ihlal edilen kuraldır. Aynı davranış hem müterafik kusur hem hatır taşıması gerekçesi yapılamaz. Karşılıksız taşınmış olmak bir davranış değil, taşımanın niteliğidir; emniyet kemeri takmamak ise yolcunun kendi davranışıdır. İkisi ayrı olgulardır ve ayrı ayrı değerlendirilir. Raporda aynı gerekçenin iki kez kullanıldığını görürseniz mükerrer indirim vardır ve itiraz etmelisiniz.
Hesabın kurulma biçimi de tazminatı doğrudan etkiler. İki indirimin sırayla mı yoksa toplu olarak mı uygulandığı sonucu değiştirir. Her birinin brüt zarar üzerinden mi, yoksa önceki indirimden kalan tutar üzerinden mi hesaplandığı da öyledir. Raporda bu adımların açıkça gösterilmesi gerekir; gösterilmediğinde hesap denetlenemez. Kendi dosyanızda raporu incelerken indirimlerin hangi tutar üzerinden işletildiğine bakmanız yerinde olur.
Oranın %20 üst sınırını aşan bir uygulama nasıl düzeltilir, bir dosya bunu iyi gösterir. Trafik sigortası bulunmayan bir araçta yolcu olarak bulunan davacı, tek taraflı kazada yaralanmış ve sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alt derece mahkemesi, davacı ile sürücünün yakınlığını ve taşımanın kimin isteği ve hangi amaçla yapıldığını araştırmadan hatır taşımacılığının varlığını kabul etmiş ve tazminattan %40 oranında indirim uygulamıştır. Yargıtay bu kararı iki ayrı gerekçeyle bozmuştur:
“O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de hatır indirimi oranı %20'yi geçemeyecektir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13277, K. 2024/3664, T. 24.04.2024
Kararın devamında somut olay değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki yakınlığın, taşımanın kimin arzusu ve amacıyla yapıldığının araştırılmadan hatır taşımacılığının varlığının kabul edilerek %40 oranında indirim yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu karardan iki kural çıkar: hatır taşımasının varlığı önce somut olgularla ortaya konulmalı, ardından uygulanacak oran %20 üst sınırını aşmamalıdır.
Aynı %20 ölçüsü başka bir kararda da, bu kez eksik uygulandığı için bozma sebebi olmuştur. Gezme amaçlı arkadaşının aracında yolcu olarak bulunan ve kazada hayatını kaybeden destek için açılan davada, mahkeme hatır taşımasının varlığını kabul ettiği hâlde indirimi hiç uygulamamış; ayrıca destek yolcunun sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği sabit olduğu hâlde, bilirkişi raporunda buna yalnızca emniyet kemeri takmama üzerinden %10 müterafik kusur verilmiştir. Yargıtay ikisini de hatalı bulmuştur:
“Hatır taşıması nedeniyle davalı bakımından tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken, hatır taşıması indirimi yapılmaması doğru değildir... Mahkemece, destek yolcunun müterafik kusuru nedeniyle tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği ancak hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davacıya emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 oranında kusur verildiği anlaşılmakla, bu nedenle hükmedilen tazminattan %10 daha müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir.”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7624, K. 2018/10877, T. 19.11.2018
Bu karar, iki indirimin yerleşik ölçüsünün de aynı davada %20 olduğunu ve her birinin kendi gerekçesiyle eksiksiz uygulanması gerektiğini birlikte göstermektedir.
İndirim Ne Kadar Olur?
Hatır taşıması indirimi, uygulamada yaygın olarak yüzde yirmi oranında uygulanır. Ancak bu oran kanundan gelmez. Kanun hiçbir yerde hatır taşıması için bir indirim oranı belirlememiş, tazminatın kapsamını durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisini hâkime bırakmıştır. Yüzde yirmi, bu takdir yetkisi kullanılırken zaman içinde oluşmuş bir uygulama ölçüsüdür. Konuya ilişkin bağlayıcı bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da bulunmamaktadır; uygulama, mahkemelerin ve dairelerin yıllar içinde oluşturduğu yerleşik içtihada dayanır.
Ayrım burada başlar. Yerleşik uygulamanın bulunması, oranın bağlayıcı olduğu anlamına gelmez. Takdir mahkemede hâkime, Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınan dosyalarda hakeme aittir. Somut olayın koşulları gerektiriyorsa oran daha düşük belirlenebilir; koşullar uygun değilse indirim hiç yapılmayabilir.
İkinci bir nokta daha vardır ve çoğu kaynakta atlanır. Hâkim indirim yapmak zorunda değildir. Buna karşılık indirim yapmama kararının dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Yani karşılıksız taşımanın varlığı otomatik bir sonuç doğurmaz; her iki yönde de gerekçe aranır. Kararında bu tartışmayı yapmayan mahkemenin hükmü denetime elverişli sayılmaz.
“Hâkim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10950, K. 2023/12572, T. 23.11.2023
Yüzde yirmiyi bir başlangıç noktası olarak görün, kesin bir sonuç olarak değil. Dosyanızda sürücünün kusuru ağırsa, zarar büyükse ya da taşıma kısa ve sıradan bir yardımdan ibaretse oranın aşağı çekilmesini isteyebilirsiniz. Kendi dosyanızda beklenen tutarı görmek için trafik kazası tazminat hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Nihai tutarı ise bilirkişi hesabı ile hâkimin veya hakemin takdiri belirler.
İndirim talebinin sınırını belirleyen bir usul kuralı daha vardır ve dosyanızda gözden kaçmaması gerekir. Davalı taraf hatır taşıması nedeniyle belirli bir oranda indirim talep etmişse, hâkim veya hakem bu talepten daha yüksek bir indirime karar veremez.
“Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13277, K. 2024/3664, T. 24.04.2024
Davalı taraf dilekçesinde %20 değil daha düşük bir oran talep etmişse, dosyanıza %20 uygulanamaz. Karşı tarafın dilekçesinde hangi oranı talep ettiğini kontrol etmek, savunmanızı buna göre kurmanız için belirleyicidir.
İndirimi Hangi Unsurlar Etkiler?
İndirim oranını beş temel unsur etkiler: tarafların ekonomik durumu, taşımanın süresi ve niteliği, kazanın oluş şekli, sürücünün kusurunun ağırlığı ve zararın büyüklüğü. Oran sabit olmadığı için hâkim bu unsurların her birini birlikte değerlendirir. Unsurların hiçbiri tek başına belirleyici değildir. Aşağıdaki liste bu unsurları ve etkilerini gösteriyor.

- Tarafların ekonomik durumu; taşınan kişinin durumu zayıfsa indirim aşağı yönde etkilenir.
- Taşımanın süresi ve niteliği; kısa ve sıradan bir yardım indirimi azaltır.
- Kazanın oluş şekli; kaza taşımadan bağımsız bir sebeple oluşmuşsa indirim zayıflar.
- Sürücünün kusurunun ağırlığı; kusur ne kadar ağırsa indirim o kadar azalır.
- Zararın büyüklüğü; ağır bedensel zararlarda indirim daha ölçülü uygulanır.
Bu unsurlar birbirinden bağımsız değildir; hâkim hepsini birlikte değerlendirir. Örneğin sürücünün ağır kusuru bulunan ve ağır yaralanmayla sonuçlanan bir kazada, taşımanın karşılıksız olması tek başına belirleyici olmaz. Uygulamada hakkaniyet indiriminin çok sınırlı koşullarda yapılması gerektiği ve hâkim gerekli görmüyorsa hiç yapılmaması gerektiği yönünde güçlü bir görüş vardır. Dosyanızda hangi unsurların lehinize olduğunu belirlemek, hatır taşıması indirimine itiraz ederken en etkili yoldur.
Hangi Tazminat Kalemlerinde Uygulanır?
İndirim bütün kalemlere aynı biçimde yansımaz. Hatır taşıması indirimi, taşınan kişinin ölmesi veya yaralanmasından doğan zararlar bakımından gündeme gelir. Hesabın hangi kalemi üzerinde ve ne ölçüde etkili olacağı ise kalemin niteliğine göre değişir. Aşağıdaki tablo dört temel kalemi karşılaştırıyor.
| Kalem | Uygulama Durumu |
|---|---|
| Maddi tazminat | Uygulanır — asıl uygulama alanı |
| Destekten yoksun kalma | Uygulanır — ölüm hâlinde hesaba yansır |
| Tedavi giderleri | Uygulanır — maddi zararın parçasıdır |
| Manevi tazminat | Ayrı değerlendirilir — hâkim tutarı takdirle belirler |
Tablonun son satırı ayrı bir açıklama gerektirir. Manevi tazminat matematiksel bir hesapla bulunmaz; hâkim olayın ağırlığını, tarafların durumunu ve kusur derecesini gözeterek uygun bir miktar takdir eder. Bu nedenle manevi tazminatta hakkaniyet indirimi ayrı bir kalem olarak işlemez; takdir edilen tutarın belirlenmesinde gözetilen unsurlardan biri hâline gelir. Sonuç benzer görünse de yöntem farklıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatında ayrı bir incelik vardır. Bu tazminat ölenin kendi hakkı değil, yakınlarının kendi zararlarına dayanan bağımsız bir taleptir. Buna karşılık talebin kaynağı taşınan kişinin ölümü olduğu için indirim bu kalemde de gündeme gelebilir. Bilirkişi raporunda indirimin hangi kaleme, hangi aşamada ve hangi gerekçeyle uygulandığının açıkça gösterilmesi gerekir. Gösterilmediğinde rapor denetime elverişli olmaz ve itiraz edilmesi yerinde olur.
Hâkim Resen Dikkate Alır mı?
Hâkim, hatır taşıması indirimini davalı taraf talep etmese bile resen değerlendirmek durumundadır. Hakkaniyet indirimi, tazminatın miktarını belirlemeye ilişkin bir değerlendirmedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hâkime tazminatın kapsamını belirleme görevi verir. Bu nedenle indirim bir savunma aracından çok, tazminatın hesaplanmasına ilişkin bir aşama olarak işler.
Dosyada karşılıksız taşıma olgusu ortaya çıkmışsa hâkim bunu değerlendirmek durumunda kalır. Değerlendirmek, indirim yapmak anlamına gelmez. Hâkim indirim yapmayabilir, ancak her iki hâlde de gerekçesini kararında tartışması aranır. Davalı tarafın indirimi açıkça ileri sürmemiş olması, konunun hiç görüşülmeyeceği anlamına gelmez.
Taşınan kişi bakımından çıkarılacak sonuç nettir. Karşı taraf indirimden hiç söz etmemiş olsa dahi, dosyada taşımanın karşılıksız olduğunu gösteren bir olgu varsa konu gündeme gelebilir. Bu yüzden savunmayı beklemek yerine, taşımada menfaat bulunduğunu gösteren delilleri baştan sunmak daha güvenli bir yoldur. Yargılamanın ilerleyen aşamasında yeni delil sunma imkânı daralır.
Hatır Taşıması Nasıl İspatlanır?
Yargıtay uygulamasında, akrabalık ve iş ilişkisi gibi hâller dışında araçta taşınan yolcunun hatır için taşındığı karine olarak kabul edilir. Bu nedenle taşımada bir menfaat bulunduğunu, yani hatır taşıması olmadığını ispat yükü kural olarak taşınan kişidedir. Taşınan kişi ise bunun tersini, yani taşımada bir menfaat bulunduğunu gösterebilir. İki yönlü bir ispat mücadelesi söz konusudur ve deliller her iki yönde de kullanılabilir.
“Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir... Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükü davacı taraftadır.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17235, K. 2022/12287, T. 17.10.2022
- Tanık beyanı; yolculuğun sebebini ve tarafların ilişkisini ortaya koyar.
- Mesaj ve arama kayıtları; taşımanın nasıl kararlaştırıldığını gösterir.
- Yol güzergâhı; yolculuğun ortak bir amaca hizmet edip etmediğini belli eder.
- Taraflar arasındaki ilişki; iş, ortaklık veya komşuluk bağı değerlendirmeye girer.
- Yakıt ve ödeme kayıtları; masrafın paylaşılıp paylaşılmadığını belgeler.
Taşınan kişi bakımından bu listenin anlamı büyüktür. Yolculukta bir menfaat bulunduğunu ispatlayabilirseniz taşıma karşılıksız sayılmaz ve hakkaniyet indirimi hiç gündeme gelmez. İşe birlikte gidiliyor olması, yakıt masrafına katkıda bulunulmuş olması ya da yolculuğun ortak bir işin görülmesi amacıyla yapılmış olması bu yönde delil oluşturur. Yolcunun hakları hakkında ayrıntılı bilgi için trafik kazası yolcu tazminatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Delilleri zamanında toplamak belirleyicidir. Mesajlar silinebilir, tanıklar zamanla ayrıntıları hatırlamaz, ödeme kayıtlarına ulaşmak güçleşir. Kaza sonrasında yolculuğun sebebini ve tarafların ilişkisini gösteren her kaydı saklamanız yerinde olur. Dosyaya baştan sunulan bir kayıt, aylar sonra ileri sürülen bir iddiadan çok daha güçlüdür.
Sigorta İndirimi Uygulayabilir mi?
Sigorta, hatır taşıması indirimini yalnızca hatır ilişkisi bulunan tarafın sigortacısı için uygulayabilir. Bu sonuca varmak için iki ayrı soruyu birbirinden ayırmak gerekir. Birinci soru, böyle bir taşımada doğan zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olup olmadığıdır. Uygulamada benimsenen ilke şudur: poliçe genel şartlarında bu taşımaların teminat dışında kaldığına ilişkin bir hüküm bulunmuyorsa, bu taşımalardan doğan zararlar da teminat kapsamında sayılır. Yani hatır taşınan yolcu, kural olarak sigortaya başvurabilir.
İkinci soru indirimin kimin lehine işlediğidir ve asıl ayrım buradadır. Hatır taşıması indirimi, hatır için taşıyan işleten ve sürücü için öngörülmüş bir imkândır. Onların halefi konumundaki sigortacı da bu durumdan yararlanabilir. Buna karşılık taşımayla hiçbir ilgisi bulunmayan taraflar bu imkândan yararlanamaz. Yargıtay bu ayrımı açık biçimde ortaya koymuştur: hatır taşıması indiriminden sadece hatır için taşıyan taraf yararlanır; karşı araç sürücüsü, işleten ve onun zorunlu mali sorumluluk sigortacısı bu indirimden yararlandırılamaz (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7198, K. 2023/10724, T. 12.10.2023). Motosiklet-otomobil çarpışmasına ilişkin örnek dosya bu kuralın nasıl işlediğini yukarıda ayrıntısıyla göstermektedir.
Bu ayrımın pratik sonucu çarpıcıdır. Kazada karşı araç da kusurluysa, o aracın sürücüsü ve sigortacısı hatır taşıması indiriminden yararlanamaz; çünkü taşımayla aralarında bir ilişki yoktur. İndirim yalnızca kendisine hatır için taşınılan tarafa özgüdür. Dosyada birden fazla davalı varsa indirimin hepsine birden uygulanması hatalıdır ve bu hata uygulamada sıkça yapılmaktadır. Bilirkişi raporunda indirimin hangi davalı bakımından uygulandığını kontrol etmeniz, tazminatınızı doğrudan etkiler.
Süreçte Avukat Desteği
Bu dosyalarda yapılan iş üç noktada toplanır. Birincisi menfaat araştırmasıdır; taşımanın gerçekte karşılıksız olup olmadığı, yolculuğun sebebi ve tarafların ilişkisi üzerinden incelenir. İşe gidiş, masraf paylaşımı veya ortak bir iş bulunduğu ortaya konulabilirse indirim hiç gündeme gelmez. İkincisi hatır taşıması indirimine itirazdır; indirim uygulanmışsa oranın gerekçesi, hangi kaleme yansıtıldığı ve hangi davalı bakımından işletildiği denetlenir.
Üçüncüsü bilirkişi raporunun incelenmesidir. Raporda indirimin mükerrer uygulanıp uygulanmadığı, müterafik kusurla karıştırılıp karıştırılmadığı ve hesap sırasının doğru kurulup kurulmadığı kontrol edilir; hatalı bulunan noktalara süresi içinde itiraz edilir. Sürecin tamamı ve çalışma biçimimiz için trafik kazası avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Dosyanızı değerlendirmemiz için tutanağınız ve elinizdeki belgelerle URSA Avukatlık bürosuna ulaşabilirsiniz. Sonuç hakkında önceden taahhüt verilmez; her dosya kendi delilleri üzerinden değerlendirilir.
Hatır Taşıması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bu bölümdeki başlıklar, konuyla ilgili büromuza en sık yöneltilen soruları içerir. Yanıtlar genel bilgi niteliğindedir. Dosyanızın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir. Somut durumunuzu değerlendirmek için belgelerinizin incelenmesi gerekir.
Hatır taşıması ne demek?
Kısaca, birini karşılık beklemeden aracınıza almanız durumudur. Kavramla çoğu kişi ilk kez dava dilekçesinde karşılaşır ve bunu bir suçlama sanır. Oysa hukuki bir nitelendirmeden ibarettir ve tazminat hakkınızı sona erdirmez. Yalnızca hükmedilecek tutarın belirlenmesinde gözetilir. Bu nedenle dilekçede geçmesi paniklemenizi gerektirmez.
Talep edilenden fazla indirim uygulanabilir mi?
Hayır, uygulanamaz. Hâkim veya hakem, davalı tarafın dilekçesinde belirttiği orandan daha yüksek bir hatır taşıması indirimine karar veremez; bu, taleple bağlılık ilkesinin sonucudur. Bilirkişi raporunda size uygulanan oranı, karşı tarafın dilekçesindeki talep edilen oranla karşılaştırmanız bu yüzden önemlidir. Fazla uygulanmış bir orana süresi içinde itiraz edebilirsiniz.
Hatır taşıması itirazı hangi aşamada ileri sürülmeli?
En güvenli yol, cevap dilekçesinde ileri sürmektir. Yargılamanın ilerleyen aşamasında yeni delil sunma imkânı daralır; bu nedenle taşımanın karşılıksız olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin baştan sunulması gerekir. Sonradan ıslah yoluyla eklenen iddialar her zaman kabul edilmeyebilir. Süresi geçen bir itiraz, güçlü bir delille bile geri kazanılamayabilir.
Emniyet kemeri takmamak hatır taşımasını etkiler mi?
Hayır, hatır taşımasının kendisini ortadan kaldırmaz; ayrı bir olgu olarak müterafik kusur oluşturur. Karşılıksız taşınmış olmak taşımanın niteliğiyle ilgilidir, emniyet kemeri takmamak ise sizin davranışınızla ilgilidir. Dosyanızda ikisi bir arada görülebilir ve her biri ayrı ayrı değerlendirilir; aynı gerekçeyle iki kez indirim yapılamaz.
İşe gidiş-geliş hatır taşıması sayılır mı?
İşe gidiş-geliş taşıması çoğu zaman hatır taşıması sayılmaz; bu sizin lehinize bir noktadır. İşyerine birlikte gidiliyorsa yolculuk genellikle iki tarafa da yarar sağlar. Servis niteliğindeki taşımalarda ise ortada bir yükümlülük bulunur. Bu durumu ortaya koyabilmek için mesai kayıtlarını ve güzergâhı belgelemeniz yerinde olur. Aynı işyerinde çalışan tanıklar da bu noktada işinize yarar.
Karşı taraf söylemezse gündeme gelir mi?
Karşı taraf hiç dile getirmese bile konu gündeme gelebilir. Bu yüzden savunmanın gelmesini beklemek riskli bir tercihtir. Yolculuğun sebebini gösteren delilleri ilk dilekçenizde sunmanız en güvenli yoldur. İlerleyen aşamada delil sunmak her zaman mümkün olmayabilir. Dilekçenize eklediğiniz kayıt, sonradan yapılan açıklamadan güçlüdür.
Zorunlu trafik sigortası hatır taşımasından doğan zararı karşılar mı?
Genel kural olarak evet, karşılar. Poliçe genel şartlarında bu taşımaların teminat dışında kaldığına ilişkin açık bir hüküm bulunmuyorsa, hatır için taşınan yolcunun zararı da zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sayılır. Bu, indirimden kimin yararlanacağı sorusundan ayrı bir konudur; teminatın varlığı ile indirimin kime uygulanacağı birbirine karıştırılmamalıdır.
Mesaj ve tanık beyanı tek başına yeterli delil sayılır mı?
Tek başlarına yeterli olabilir, ancak birlikte sunulduklarında daha güçlü bir dosya oluştururlar. Tanık beyanı yolculuğun sebebini, mesaj kayıtları ise taşımanın nasıl kararlaştırıldığını gösterir. Mahkeme veya hakem delilleri bir bütün olarak değerlendirir; tek bir kayıt yeterli görülmeyebilir, bu yüzden elinizdeki tüm kayıtları saklamanız önerilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.


