Kamulaştırmasız el atma davası, idarenin kamulaştırma yapmadan ve bedel ödemeden bir taşınmazı fiilen kullanması ya da imar planıyla malikin kullanımını fiilen ortadan kaldırması nedeniyle malikin açtığı bedel ve tescil davasıdır. Fiilî el atmada dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görülür; yalnız imar planına dayanan hukuki el atmada görev kuralı son yıllarda değişmiştir. Geçici Madde 6 kapsamındaki el atmalarda, yani 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasındaki olaylarda, önce idareyle uzlaşma görüşmesi yapılması dava şartıdır. Yazıda fiilî ve hukuki el atma ayrımı, görev, bedelin tespiti, ecrimisil, süre, giderler ve süreç tablosu birlikte ele alınmıştır.
Kamulaştırmasız El Atma Nedir?
Kamulaştırma, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre kamu yararı kararı alınması, bedelin belirlenip ödenmesi ve taşınmazın idare adına tescil edilmesiyle yapılır. Kamulaştırmasız el atmada bu adımların hiçbiri izlenmez: idare taşınmazı tapuda malikinde bırakır, ama yol, park, okul ya da başka bir kamu tesisi için fiilen kullanır. Sonuçta malik mülkiyetini kaybetmeden önce taşınmazdan yararlanma imkânını kaybeder.
Malikin önünde iki yol vardır: el atmanın önlenmesini istemek ya da mülkiyetin bedele çevrilmesini, yani bedelin ödenmesi karşılığında tapunun idare adına tescilini istemek. Yalnızca müdahalenin durdurulmasını amaçlayan dava için tapu iptal ve tescil davası sayfamızdaki el atmanın önlenmesi ayrımına bakılabilir.
Fiilî El Atma ile Hukuki El Atma Arasındaki Fark Nedir?
Uygulamada iki tür el atma ayırt edilir. Fiilî el atmada idare taşınmaza girmiş, üzerinde yol, bina, park ya da altyapı yapmıştır. Hukuki el atmada ise taşınmaz imar planında yol, park, okul, spor alanı gibi umumi hizmetlere veya resmî kurumlara ayrılmış, ama idare taşınmaza girmemiştir.
| Ölçüt | Fiilî el atma | Hukuki el atma |
|---|---|---|
| Olay | İdare taşınmazı kullanır, tesis yapar | İmar planıyla taşınmaz kamu hizmetine ayrılır, idare işlem yapmaz |
| Taşınmaza giriş | Var | Yok |
| Mülkiyet hakkına etki | Kullanım fiilen elinden alınır | Kullanım plan kısıtıyla fiilen engellenir |
| Delil | Keşif, bilirkişi, uydu ve hava fotoğrafları | İmar durumu, plan tarihleri, imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı |
| Yargıtay yaklaşımı | El atma olgusu açıktır | Makul sürede işlem tesis edilmezse el atma olgusu kabul edilir |
Kamulaştırma Kanununun Ek Madde 1 hükmü, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ayrılarak mülkiyet hakkının özüne dokunacak biçimde kısıtlanan taşınmazlar için planın yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde imar programı veya uygulaması yapılmasını, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılmasını ya da kısıtın plan değişikliğiyle kaldırılmasını öngörür. Kanun metnindeki kayıtlara göre, idari yargıda dava açılabileceğine ilişkin cümle ile ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.2016/181, K.2018/111 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 15.04.2019 tarihli bir kararında (E. 2018/4230, K. 2019/7228) uygulama imar planında spor sahası alanında kalan ve kısmen fiilen el atılan taşınmazı incelemiştir. Daire, uzun yıllar programa alınmayan imar planı nedeniyle kamulaştırma ya da takasa gitmeyen idarenin pasif ve suskun kalarak taşınmaza müdahale ettiğini, bunun kamulaştırmasız el koyma olgusunu oluşturduğunu belirtmiş, fiilen el atılmayan bölümler yönünden de adli yargının görevli olduğunu kabul etmiştir.
2942 Sayılı Kanunun Geçici 6. Maddesi Hangi El Atmalara Uygulanır?
Geçici Madde 6, kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya hiç yapılmamış olmasına rağmen 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlar ve kaynaklar için, ayrıca irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın yapılan fiilî el koymalar için bedel tespiti ve diğer işlemleri düzenler. Kanunun kabul tarihi 4 Kasım 1983'tür; dolayısıyla tarih ayrımı, Kanunun kabulünden önceki el atmalar için özel bir usul kurar.
Bu madde kapsamında izlenecek yol şöyledir:
- Önce uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.
- İdarenin daveti veya malikin başvurusu üzerine taşınmazın tahmini değeri, el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınarak, Kanunun 11 ve 12. maddelerine göre kıymet takdir komisyonunca belirlenir.
- Uzlaşma komisyonu, başvurudan itibaren en geç altı ay içinde, tahmini değeri bildirmeden talep sahibini görüşmeye davet eder.
- Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması, imar mevzuatı çerçevesinde başka yerde imar hakkı kullandırılması veya bunlar mümkün değilse nakdi bedel üzerinden yapılabilir.
- Görüşmeler, hukuki veya fiili engel yoksa davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve tutanağa bağlanır. Bu tutanak ve görüşme belgeleri açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.
- Uzlaşılan bedel bütçe imkânları dâhilinde taksitli ödenebilir; taksit süresince 3095 sayılı Kanuna göre kanuni faiz ödenir.
Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare bedel tespiti davası açabilir. Madde, tescil veya terkine ilişkin hükmün kesin olduğunu, tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkının saklı kaldığını ayrıca belirtir.
Bu hükümlerin bir kısmı Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Kanun metnindeki dipnotlara göre Geçici Madde 6'nın on ikinci ve on üçüncü fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E.2013/95, K.2014/176 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; Geçici Madde 7 de aynı kararla iptal edilmiştir.
4 Kasım 1983'ten Sonraki El Atmalarda Hangi Kural Uygulanır?
Geçici Madde 6'nın uzlaşma ve bedel tespiti usulü, metne göre 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasındaki el atmalar içindir. Daha sonraki el atmalarda dava, Kamulaştırma Kanunundaki özel usule değil, mülkiyet hakkına ve haksız fiile ilişkin genel hükümlere dayanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 12.07.2013 tarihli bir kararında (E. 2012/31208, K. 2013/25939) 6111 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin, süreli olarak, Geçici Madde 6 hükmünün 4 Kasım 1983'ten sonraki kamulaştırmasız el koymalara da uygulanmasını kabul ettiğini anlatmıştır. Bu hüküm süreli olduğundan, bugünkü bir dava için uygulanıp uygulanmayacağı el atma ve dava tarihine göre ayrıca kontrol edilmelidir.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Kamulaştırma Kanununun 37. maddesine göre bu Kanundan doğan anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulüyle görülür. HMK m.12 ise taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. Fiilen el atılan taşınmazda dava bu mahkemede açılır.
Görev tartışması en çok hukuki el atmada ortaya çıkmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi önceki kararlarında, fiilen el atılmayan ve yalnız imar planı kısıtından doğan bedel davalarını idari yargıya bırakıyordu. 7421 sayılı Kanun, 26.11.2022'den itibaren Ek Madde 1'e bu davaların adli yargıda görüleceğini yazdı. Anayasa Mahkemesi bu cümleyi 16.01.2025 tarihli, E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal etti; iptal 30.01.2026'da yürürlüğe girdi. Uyuşmazlık Mahkemesi 09.03.2026 tarihli, E.2026/22, K.2026/141 sayılı kararında, 26.06.2025'te açılan davada adli yargıyı görevli saymış ve iptalin yargı yolunu değiştirmediğini belirtmiştir. Karar, iptalin yürürlüğünden önce açılmış bir davaya ilişkindir; 30.01.2026'dan sonra açılacak davalarda güncel kararlar ayrıca kontrol edilmelidir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararında (E. 2019/12404, K. 2020/6205) imar planında kısmen çocuk bahçesi, kısmen okul alanı olarak ayrılan bir taşınmazda belediyenin yalnız çocuk bahçesi kısmına fiilen el attığı anlaşılmıştır. Daire, Uyuşmazlık Mahkemesinin tek bir imar planı kapsamında yapılan el atmanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin kararına atıf yaparak proje bütünlüğü gereği adli yargının görevli olduğunu belirtmiş; okul alanı kısmının bedelinin ilgili bakanlıktan alınması gerektiğini, taşınmazın tamamının bedelinin belediyeden tahsilinin doğru olmadığını belirtmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarihli kararında (E. 2017/30682, K. 2018/7400) ise yerel mahkeme, yargılama sırasında fiilî el atmaya son verildiği gerekçesiyle fiilî el atma bedelini reddetmiş ve hukuki el atma yönünden idari yargının görevli olduğuna karar vermişti. Daire, imar planı değişikliklerinin kesinleşmesi beklenip yeniden keşif yapılarak el atılan bölümlerin güncel plandaki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur; plan dava sırasında değişebildiği için bedel hesabı da bu değişimden etkilenebilir.
İdari yargı yolu, adli yargıdan farklı bir eylem türü için gündeme gelir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlar idare mahkemesinde tam yargı davasıyla istenir; idari yargıda tam yargı davası sayfamızda bu yol anlatılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/2'ye göre görevli olmayan adli yargı merciine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde sonradan idari yargıya açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz. Yargı yolu konusunda tereddüt varsa dava açılmadan önce olayın niteliği belgelerle netleştirilmelidir.
Dava Hangi Taleplerle Açılır, Tapu İptal ve Tescil İstenebilir mi?
Kamulaştırmasız el atma davasının asıl talebi, taşınmaz bedelinin tahsili ve ödenmesi hâlinde taşınmazın idare adına tescilidir. Geçici Madde 6 kapsamındaki dosyada mahkeme, bilirkişi incelemesi yaparak bedeli belirler ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline ya da terkinine hükmeder. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarında bu sonuç, el atma olgusunun doğal sonucu olarak malikin mülkiyetin bedele çevrilmesini, yani idareden değer karşılığı verilmesini isteyebilmesi şeklinde ifade edilmiştir (E. 2019/12404, K. 2020/6205).
Malik, bedel yerine taşınmazın kendi adına kalmasını ve müdahalenin sona ermesini isteyebilir. Bu durumda dava, TMK m.683'teki mülkiyet hakkına dayanan el atmanın önlenmesi davasına yaklaşır.
Taşınmaz birden fazla paydaşa aitse payların durumu, tapu kaydı ve gerekirse mirasçılık sıfatı dava öncesinde belirlenmelidir. Mirasçılar için mirasçılık belgesi ve yasal mirasçılar ve miras payları, paydaşlar arasındaki ayrı uyuşmazlıklar için ortaklığın giderilmesi davası sayfalarına bakılabilir.
Taşınmaz Bedeli Nasıl Tespit Edilir, Faiz İşler mi?
Geçici Madde 6'ya göre uzlaşma aşamasında tahmini değer, el koyma tarihindeki nitelikler esas alınarak Kanunun 11 ve 12. maddelerine göre hesaplanır. Dava açılmışsa mahkeme, fiilen el konulan taşınmazın veya irtifak hakkının dava tarihindeki değerini, Kanunun 15. maddesine göre bilirkişi incelemesi yaparak belirler.
Yani nitelikler el koyma tarihine, değer ise dava tarihine göre belirlenir. Bu nedenle tapu kaydı, imar durumu belgesi, plan değişiklikleri, el atma tarihine yakın uydu görüntüleri ve fotoğraflar delil olarak toplanmalıdır.
Faiz konusunda Geçici Madde 6 yalnız taksitli ödemelerde 3095 sayılı Kanuna göre kanuni faiz ödeneceğini yazar. Faizin başlangıcı ve türü diğer hâllerde madde metninde ayrıca düzenlenmediği için dilekçedeki talep ve dosyadaki gerekçe birlikte değerlendirilmelidir.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Ecrimisil İstenebilir mi?
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle istenen tazminattır; dayanağı TMK m.995'tir. Malik, idare taşınmazı kullandığı dönem için ecrimisil de isteyebilir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 17.04.2018 tarihli kararında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin birlikte istendiği davada, açık otopark olarak kullanılan bölümün ecrimisil hesabında bir isabetsizlik görmemiş, ancak büyükşehir belediyesi yönünden ecrimisile hükmedilmesini doğru bulmayarak hükmü bozmuştur (E. 2017/30682, K. 2018/7400).
El atma yargılama sırasında sona ererse bedel talebinin reddi gündeme gelebilir; ecrimisil ise geçmiş dönem için ayrıca değerlendirilir. Ecrimisil için Yargıtay'ın benimsediği zamanaşımı sınırı, hesaplama yöntemi ve intifadan men şartı ecrimisil davası sayfamızda ayrıca anlatılmıştır.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Zamanaşımı ve Dava Açma Süresi Var mı?
2942 sayılı Kanunun hak düşürücü süreye ilişkin 38. maddesi, Anayasa Mahkemesinin 10/4/2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle Kanun, kamulaştırmasız el atma bedeli davası için ayrı bir hak düşürücü süre öngörmez. Geçici Madde 6 kapsamında yalnız şu sürelere dikkat edilir: uzlaşma komisyonunun başvurudan sonra altı ay içinde davet göndermesi, görüşmelerin altı ayda sonuçlanması ve uzlaşmazlık tutanağından sonra üç ay içinde bedel tespiti davası açılması.
Geçici Madde 6, vuku bulduğu tarihte madde kapsamında olan el koymadan dolayı açılan tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında bedele ilişkin hükümlerin uygulanacağını da belirtir; evvelce tazminat almaya hak kazanmış olanlar bu hükümden yararlanmaz.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Arabuluculuk Uygulanır mı?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B; kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında dava öncesi arabulucuya başvurmayı dava şartı sayar. Kamulaştırmasız el atma bu listede yoktur; 2942 sayılı Kanunun metninde de arabulucuya başvurmayı dava şartı yapan bir hüküm bulunmaz. Bu nedenle kamulaştırmasız el atma davası, arabuluculuk son tutanağı olmadan da açılabilir.
Geçici Madde 6 kapsamındaki dosyalarda ise farklı bir zorunluluk vardır: uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Bu zorunluluk, idarenin kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarıyla yürütülen idari bir süreçtir ve arabuluculuk kurumundan ayrıdır.
Yargılama Giderleri, Harç ve Vekâlet Ücreti Nasıl Belirlenir?
HMK m.323'e göre yargılama giderleri; mahkeme harçları, tanık ve bilirkişi ücretleri, keşif giderleri, vekille takip edilen davada kanunen takdir olunan vekâlet ücreti gibi kalemlerden oluşur. Hangi tarafın bu giderleri üstleneceği ise HMK m.326'da düzenlenir. Hükmün ikinci fıkrası, her iki tarafın kısmen haklı çıkması hâlinde giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngörür. Kanun metnindeki dipnota göre bu fıkra, Anayasa Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli ve E.2023/101, K.2023/207 sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir.
Geçici Madde 6 kapsamında harçlar ve vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu belirlenir. Ek Madde 4 ise bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçlarının davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirleneceğini düzenler. 29. madde uyarınca bilirkişi ve keşifte dinlenen muhtarın ücretleri ile tescil harcı gibi giderler idarece ödenir.
Mahkeme Kararındaki Bedel Nasıl Tahsil Edilir?
Ek Madde 4'e göre mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı olarak bildireceği banka hesap numarasına, bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa genel hükümlere göre icra yoluna gidilir. İdarenin icranın geri bırakılmasını isteyebilmesi için teminat gösterme zorunluluğu olmadığını düzenleyen hüküm, kanun metnindeki dipnota göre Anayasa Mahkemesinin 13/5/2026 tarihli ve E.2026/24, K.2026/106 sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir; iptalin yürürlük tarihi kanun metnindeki tabloda 7/8/2026 olarak gösterilmiştir.
Geçici Madde 6 kapsamında kesinleşen kararlar için idareler bütçelerinde pay ayırır; kesinleşen alacakların toplamı ayrılan ödeneği aşarsa ödemeler garameten ve taksitlerle yapılır, taksit süresince kanuni faiz ödenir. İdarelerin mal, hak ve alacakları bu bedelin tahsili sebebiyle haczedilemez. İdare, nakdi ödeme yerine trampa, sınırlı ayni hak veya başka yerde imar hakkı gibi uzlaşma yollarını da teklif edebilir.
Mahkeme kararı kesinleştikten sonra mülkiyet hakkının ihlal edildiği düşünülüyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da gündeme gelebilir; şartlar ve süre için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sayfamıza bakılabilir.
Kamulaştırmasız El Atma Davası Süreç Tablosu
| Aşama | Ne yapılır | Dayanak ve not |
|---|---|---|
| 1. Tespit | Tapu kaydı, imar durumu, el atma tarihi, kullanım biçimi belirlenir | Fiilî mi hukuki mi olduğu bu aşamada belli olur |
| 2. Uzlaşma | El atma 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 arasındaysa idareye başvurulur | Geçici Madde 6, uzlaşma dava şartı |
| 3. Dava | Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine dilekçe verilir | 2942 m.37, HMK m.12 |
| 4. Keşif ve bilirkişi | Taşınmazın niteliği, el atılan alan ve değer belirlenir | Geçici Madde 6 ve 15. madde |
| 5. Karar | Bedel ve tescil hükmü verilir | Tescil hükmü kesindir, bedele ilişkin temyiz saklıdır (Geçici Madde 6) |
| 6. Ödeme | Banka hesabı bildirilir, otuz gün beklenir | Ek Madde 4; ödenmezse icra |
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Avukat Desteği
Dosyada ilk belirlenecek konu el atma tarihidir: uzlaşma şartının gerekip gerekmediği, tarih ayrımı ve talep türü buna bağlıdır. Tapu kaydı, imar durumu, plan değişiklikleri ve el atmanın başlangıcını gösteren belgeler dilekçeden önce toplanır; hukuki el atmada planın tarihi ve uygulanıp uygulanmadığı da ayrıca incelenir.
Kamulaştırmasız El Atma Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kamulaştırmasız el atma davası nedir?
İdarenin kamulaştırma yapmadan ve bedel ödemeden bir taşınmazı fiilen kullanması ya da imar planıyla malikin kullanımını fiilen ortadan kaldırması nedeniyle açılan bedel ve tescil davasıdır. Bedel ödenmesi karşılığında taşınmaz idare adına tescil edilir.
Kamulaştırmasız el atma davasında görevli mahkeme hangisidir?
Fiilî el atmada görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (2942 m.37, HMK m.12). Yalnız imar planına dayanan hukuki el atmada Uyuşmazlık Mahkemesi, 26.06.2025'te açılan davada adli yargıyı görevli saymıştır (E.2026/22, K.2026/141); 30.01.2026'da yürürlüğe giren iptal sonrası açılacak davalarda güncel kararlar kontrol edilmelidir.
Hukuki el atma ile fiilî el atma arasındaki fark nedir?
Fiilî el atmada idare taşınmaza girer ve tesis yapar ya da kullanır. Hukuki el atmada taşınmaz imar planıyla kamu hizmetine ayrılır, ancak idare kamulaştırma veya imar uygulaması yapmaz. Makul sürede işlem yapılmazsa Yargıtay burada da el atma olgusunu kabul etmektedir.
Kamulaştırmasız el atma davasında zamanaşımı var mı?
2942 sayılı Kanunun hak düşürücü süreye ilişkin 38. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir; Kanunda el atma bedeli için ayrı bir dava açma süresi yoktur. Geçici Madde 6 kapsamında uzlaşmazlık tutanağından sonra bedel tespiti davasını açma süresi üç aydır.
Kamulaştırmasız el atma davasında arabulucuya başvurmak zorunlu mu?
2942 sayılı Kanunda arabulucuya başvurmayı dava şartı yapan bir hüküm yoktur. Geçici Madde 6 kapsamındaki el atmalarda ise idareyle uzlaşma görüşmesi dava şartıdır; bu, arabuluculuktan ayrı bir idari süreçtir.
Kamulaştırmasız el atma davasını mirasçılardan biri açabilir mi?
Mülkiyet hakkı miras yoluyla geçmişse mirasçılar taşınmazdaki paylarına göre dava açabilir; sıfatın belgelenmesi için mirasçılık belgesi gerekir. Diğer paydaşların davaya katılması gerekip gerekmediği dosya özelinde belirlenir.
Kamulaştırmasız el atma davasında ecrimisil istenebilir mi?
Evet. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin incelediği bir dosyada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisil aynı davada istenmiştir.
İdare mahkemece hükmedilen bedeli ödemezse ne olur?
Hükmedilen bedel, bildirilen banka hesabına bildirimden itibaren otuz gün içinde yatırılmalıdır; ödenmezse genel hükümlere göre icra yoluna gidilir (2942 Ek Madde 4).
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

