Rızai taksim, paydaşların ortak malı mahkemeye gitmeden, kendi aralarında anlaşarak bölüşmesidir. Paylı mülkiyette dayanağı Türk Medenî Kanunu'nun 698 ve 699. maddeleri, miras ortaklığında 676. maddesidir. Anlaşmaya bütün paydaşların veya mirasçıların katılması gerekir; tek bir paydaşın imzası eksikse işlem yürümez. Miras paylaşma sözleşmesi yazılı olmadıkça geçerli olmaz; taşınmazın mülkiyetinin gerçekten değişmesi için tapu müdürlüğünde resmî işlem yapılması şarttır. Taşınmaz bölünerek yeni parsel doğacaksa imar ve tarım mevzuatındaki ifraz sınırları da aranır. Paydaşlardan biri razı olmazsa kalan yol, sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davasıdır.
Rızai Taksim Nedir?
Rızai taksim, ortak mülkiyet altındaki bir malın hâkim kararı olmadan, paydaşların iradeleriyle paylaşılmasıdır. Hâkim kararıyla yapılan bölüşmeye ise kazai taksim denir; ortaklığın giderilmesi davasında verilen aynen taksim kararı buna örnektir. İkisinin farkı paylaşmanın kaynağındadır. Rızai taksimde sonucu paydaşlar belirler, kazai taksimde mahkeme.
Kanun metninde "rızai taksim" ifadesi geçmez. Paylı mülkiyette TMK m.698, paydaşlardan her birine malın paylaşılmasını isteme hakkı verir. TMK m.699 ise paylaşmanın malın aynen bölüşülmesi ya da pazarlık veya artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde yapılacağını söyler. Paydaşlar bu yollardan birinde birleşirse rızai taksim gerçekleşmiş olur. Uyuşma sağlanamazsa, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca paydaşlardan birinin istemiyle hâkim karar verir.
Paylaşma isteme hakkının sınırları da vardır. Bu hak, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre için sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. Uygun olmayan zamanda paylaşma istenemez (TMK m.698).
Paylı Mülkiyette Rızai Taksim Nasıl Yapılır?
Paylı mülkiyette her paydaş malın tamamına belli payla maliktir (TMK m.688). Rızai taksimde bu pay, malın somut bir parçasına dönüştürülür. Örneğin üç kardeşin eşit payla sahip olduğu arsa üç parsele ayrılır ve her kardeş bir parselin tek sahibi olur. Parsellerin değeri birbirine denk düşmüyorsa, farkı para ödemesiyle kapatmak mümkündür; kanun, hâkimin yapacağı taksim için bu denkleştirmeyi açıkça öngörür (TMK m.699/2) ve paydaşlar da aynı yolu sözleşmeyle seçebilir.
Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur (TMK m.705). Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması da resmî şekilde düzenlenmelerine bağlıdır (TMK m.706). Bu nedenle paylı taşınmazda yapılan taksim, kâğıt üzerinde ya da sadece imzalı bir protokolle tamamlanmış olmaz. Paydaşlar tapu müdürlüğünde işlem yaptırmadıkça mülkiyet değişmez, taşınmaz hukuken paylı olarak kalır.
Paydaşlardan biri payını başkasına devretmişse, yeni paydaşın da katılması gerekir. Paya haciz veya rehin konmuşsa işlem daha da karmaşıklaşır. Paylı mülkiyete konu taşınmazın bölünerek taksimi isteniyorsa ve bir paydaşın payı üzerinde rehin hakkı varsa, Tapu Sicili Tüzüğü m.61 gereği rehin alacaklısının onayı alınır. Alacaklı onay vermezse işlem, istemde bulunanın mahkemeden alacağı karara göre yürür.
Miras Ortaklığında Paylaşma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Mirasçılar terekedeki mallara elbirliği mülkiyetiyle sahip olur. TMK m.676 uyarınca mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması ya da aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Sözleşmeyle tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyeti, miras payları oranında paylı mülkiyete de dönüştürülebilir. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Paylaşmaya kimin katılacağını mirasçılık belgesi gösterir; ayrıntısı için mirasçılık belgesi ve veraset ilamı yazısına bakılabilir. Mirasbırakanın çocuğu yoksa mirasçı çevresi ve paylar değişir; bu durum çocuğu olmayan kişinin mirası sayfasında anlatılıyor. Bir mirasçı dışarıda bırakılırsa sözleşme onu bağlamaz ve ileride uyuşmazlık doğurur.
Tapu müdürlüğü açısından tablo şöyledir. Miras taksim sözleşmesi tescil yetkisini içerecek biçimde noterce düzenlenmişse tescil bu belgeyle yapılır. Sözleşme mirasçılar arasında yazılı olarak yapılmış ama imzalar noterce onaylanmamışsa, tüm mirasçıların tapuya istemde bulunması aranır; imzaların bir kısmı onaylıysa imzası onaysız kalanların istemi gerekir (Tapu Sicili Tüzüğü m.20/1-c). Yani yazılı şekil sözleşmeyi geçerli kılar, tapuya yansıması ise ayrıca tescil işlemiyle olur.
Mirasçılar, mirasbırakan hayattayken onun katılımı veya izni olmadan miras hakkı üzerinde sözleşme yapamaz. Açılmamış miras hakkında diğer mirasçılarla veya üçüncü kişiyle yapılan sözleşmeler geçerli değildir (TMK m.678). Paylaşma ancak miras açıldıktan sonra yapılabilir.
Tapuda Rızai Taksim Adımları Nelerdir?
Genel akış şöyledir; paylı ve miras kalan taşınmazda ayrıntılar biraz farklılaşır.
- Pay ve paydaşların tespiti. Tapu kaydındaki paylar ve paydaşlar kontrol edilir. Miras söz konusuysa mirasçılık belgesi alınır.
- Taşınmazın bölünüp bölünemeyeceğinin araştırılması. Parsel bölünecekse imar durumu, ifraz sınırları ve tarım mevzuatı önceden kontrol edilir (aşağıdaki iki bölüm).
- Taksim planının ve sözleşmenin hazırlanması. Kimin hangi parseli veya bölümü alacağı, denkleştirme bedeli varsa tutarı ve ödeme zamanı yazılır; ifraz gerekiyorsa ölçü ve kroki eklenir.
- Rehin, haciz ve şerhlerin incelenmesi. Pay üzerinde rehin hakkı varsa alacaklının onayı gerekir (Tapu Sicili Tüzüğü m.61). Bölünme hâlinde şerh ve beyanlar oluşan taşınmazlara nakledilir (m.64).
- Tapu müdürlüğüne yazılı istem. Tapu sicilinde yazılı istem olmadan işlem yapılamaz (m.16). Paydaşların kimlikleri kontrol edilir, vekil varsa vekâletname aranır (m.18), fiil ehliyeti araştırılır (m.19). Sözleşme düzenlenmesi gereken işlemlerde resmî senet düzenlenir (m.21).
- Harcın ödenmesi ve tescil. Harç ödendikten sonra işlem tamamlanır. Bir taşınmazın bölünmesi sonucunda oluşan her yeni taşınmaz için ayrı kütük sayfası açılarak tescil edilir (m.57). Mülkiyet tescille kazanılır.
Paydaşlar dava açmadan önce arabulucuya başvurup orada anlaşırsa, arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır ve mahkeme taşınmaza ilişkin sınırlamalara uyulup uyulmadığını denetler (6325 sayılı Kanun m.18/B). Bu yol, ortaklığın giderilmesi davasının zorunlu arabuluculuk aşamasında da kullanılır.
Taşınmazı Bölmek İçin İfraz ve İmar Şartları Nelerdir?
Aynen taksimin en büyük engeli çoğu zaman paydaşların iradesi değil, parselin bölünebilirliğidir. İmar Kanunu'nun 15. maddesi ifrazı şu ölçütlere bağlar. İmar planı bulunan alanlarda uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır ve ifraz ile tevhit işlemleri parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir. Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifrazın da imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır. İmar planı dışında kalan alanlarda ise yönetmeliklerde belirlenen miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.
Aynı kanunun 16. maddesi, belediye ve mücavir alan sınırları içindeki taşınmazların ifrazının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğunun belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanmasını öngörür. Onaylama işlemi başvurunun belediyeye veya valiliğe ulaşmasından itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil için 15 gün içinde tapuya bildirilir. Tapu müdürlüğü de tescil işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Burada bir ayrıntı özellikle önemlidir. Aynı maddeye göre tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de bu hükümlere tabidir. Yani rızai taksim, ifraz kurallarını aşmanın yolu değildir; aynı sınırlara tabidir.
Bölünmesi imar mevzuatı nedeniyle mümkün olmayan bir parselde paydaşlar anlaşsa bile ifraz yapılamaz. Bu durumda pay oranlarını koruyarak kullanım düzeni kurmak (aşağıda anlatılan kullanma anlaşması) veya paylaşmanın başka yoluna, yani satışa ya da bir paydaşın diğerlerinin paylarını satın almasına gitmek gerekir.
Tarlada Rızai Taksim Yapılabilir mi?
Tarım arazilerinde rızai taksim, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun getirdiği bölünme yasağına tabidir. Kanunun 8. maddesine göre asgari tarımsal arazi büyüklüğü Bakanlıkça belirlenir; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektardan, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektardan, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez; pay ve paydaş adedi artırılamaz.
Kanunun 8/A maddesi yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini ayrıca düzenler. Bu büyüklükler kanuna ekli listede il ve ilçelere göre belirlenmiştir ve tarımsal araziler bu büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez. Hangi büyüklüğün parseliniz için geçerli olduğu bu listeden ve tapudaki kayıttan öğrenilmelidir; çünkü rakam bölgeden bölgeye değişir.
Bir başka kural da işlemin kendisine ilişkindir. 8/B maddesine eklenen fıkra uyarınca tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme, pay temliki, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, elbirliği mülkiyetinin devri, paylı mülkiyet olarak intikal, taksim ve vasıf değişikliği işlemleri Bakanlığın izni ile yapılır. Dolayısıyla tarlayı iki parsele bölmeyi kararlaştırmak yetmez; izin alınmadan tapuda taksim yapılmaz.
Miras kalan tarım arazilerinde kanun mülkiyetin devrini esas alır. Mirasçılar araziyi tek bir mirasçıya veya yeter gelirli büyüklüğü karşılıyorsa birden fazla mirasçıya, aile malları ortaklığına, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devretmeyi kararlaştırabilir (m.8/C). Mirasçıların mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde anlaşarak mülkiyeti devretmesi hâlinde bu işlemlere ilişkin harçlar ve damga vergisi aranmaz (m.8/I). Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamazsa her biri sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.
Rızai Taksimde Harç ve Masraflar
Harçlar Kanunu'na ekli (4) sayılı tarifenin tapu işlemlerine ilişkin bölümü, müşterek mülkiyete konu olanların rızaen veya hükmen pay sahipleri arasında aynen veya ifrazen taksiminde kayıtlı değer üzerinden harç alınmasını öngörür. Tarifede bu bent için uygulanan oran binde 4,55 olarak yer almaktadır. Terekeye dahil taşınmazların kanunî ve atanmış mirasçılar arasında taksimi ise tarifede ayrı bir bentte, farklı bir oranla düzenlenmiştir. Harcın nihai tutarı tapu müdürlüğünce işlem günündeki kayıtlı değer ve güncel tarifeye göre hesaplanır; bu nedenle işlemden önce müdürlükten hesap alınması yerinde olur.
Tarım arazilerinde istisnalar vardır. Mirasçıların mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde mülkiyetin devri konusunda anlaşması hâlinde bu devirle ilgili harçlar ve damga vergisi aranmaz. Asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki payların paydaşlara aynen devrinde ise harçlar, damga vergisi ve tapu döner sermaye ücretleri bakımından muafiyet tanınmıştır (5403 sayılı Kanun m.8/I). Noter masrafı, harita ve ölçü giderleri, damga vergisi ve döner sermaye ücreti gibi kalemlerin tutarı işleme ve yıla göre değiştiği için bu yazıda rakam verilmemiştir.
Fiilî Taksim ve Kullanım Anlaşması Nedir?
Fiilî taksim, paydaşların tapuda hiçbir işlem yapmadan taşınmazın belirli bölümlerini yıllarca ayrı ayrı kullanmasıdır. Rızai taksimden farkı, mülkiyetin değişmemesidir. Tapuda pay oranları aynı kalır, ancak sahada herkesin yeri bellidir. Hukuken yazılı bir anlaşmadan değil, uzun süreli ve fiilen yerleşmiş kullanımdan söz edilir.
Paydaşlar yararlanma ve kullanma konusunda oybirliğiyle anlaşarak kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilir (TMK m.689). Taşınmazlarla ilgili bu tür anlaşmalar, imzaları noterce onaylanmak koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh edilebilir. Şerh, anlaşmayı sonraki paydaşlara karşı da öne sürülebilir kılar. Kullanma anlaşması bir taksim değildir; mülkiyeti bölmez, yalnızca kullanımı düzenler.
Yargıtay uygulamasında fiilî taksim çoğunlukla önalım davalarında karşımıza çıkar. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E. 2026/3090, K. 2026/3196 ve 15.06.2026 tarihli kararında davalı, taşınmazda fiilî ve rızai taksim bulunduğunu savunmuştu. İlk derece mahkemesi, taşınmazın patika yollarla büyük parçalara bölündüğünü, her parçanın ayrı amaçla ve ayrı kişilerce kullanıldığını saptayıp önalım davasını reddetmiş, istinaf başvurusu reddedilmiş ve Daire kararı onamıştır. Aynı Dairenin E. 2026/2972, K. 2026/3397 ve 22.06.2026 tarihli kararında, kooperatif eliyle yapılaşmaya başlanmış, ancak kat irtifakı kurulmamış bir parselde ilk derece mahkemesi fiilî taksimin açık ve sabit olduğu gerekçesiyle önalım davasını reddetmiş, Daire de bu hükmü onamıştır. Bu kararlar fiilî taksim savunmasının önalımı etkileyebildiğini gösterir; ancak onama kararlarında Daire genel bir ilke ortaya koymamış, olayın delillerine dayanan ilk derece değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur. Önalım hakkının ayrıntıları için önalım hakkı sayfasına bakılabilir.
Paydaşlardan birinin ortak taşınmazı tek başına kullanması hâlinde tazminat talebi gündeme gelebilir; ayrıntı ecrimisil davası yazısındadır.
Rızai Taksim mi, Ortaklığın Giderilmesi Davası mı?
İki yolun ortak amacı ortaklığa son vermektir. Ancak yöntem ve sonuç farklıdır.
| Ölçüt | Rızai taksim | Ortaklığın giderilmesi davası |
|---|---|---|
| Başlatan | Bütün paydaşların anlaşması | Paydaşlardan herhangi biri |
| Karar veren | Paydaşlar | Sulh hukuk mahkemesi |
| Olası sonuç | Paydaşların seçtiği aynen bölüşme veya satış | Önce aynen taksim, mümkün değilse satış |
| Ön şart | Yok | Arabulucuya başvurmak dava şartıdır |
| Tapu işlemi | Tapu müdürlüğünde resmî işlem | Kesinleşen karara göre tescil |
Rızai taksimin başlıca avantajı, sonucun paydaşların elinde kalmasıdır. Taşınmazın satılmasına zorlanmazsınız, hangi paydaşın hangi bölümü alacağını birlikte belirlersiniz ve denkleştirme bedelini kendi şartlarınızla kararlaştırırsınız. Mahkemede ise taşınmaz aynen bölünemiyorsa açık artırmayla satışa karar verilir ve paydaşlar taşınmazı kaybedebilir. Dava sürecinin ayrıntıları ve masraf kalemleri için ortaklığın giderilmesi davası sayfasına bakılabilir.
Buna karşılık rızai taksim yalnızca herkesin razı olduğu durumda çalışır. Tek bir paydaşın imzası eksikse işlem yürümez. Pay oranları üzerinde uzlaşılamıyorsa, taşınmaz imar nedeniyle bölünemiyorsa veya bir paydaşın payı hacizliyse ortaklığın giderilmesi davası kaçınılmaz olabilir. Dava sırasında bile taraflar anlaşarak dosyayı sulh yoluyla sonlandırabilir; bu, aslında dava içinde yapılan bir rızai taksimdir.
Rızai Taksim Sözleşmesinde Neler Bulunmalı?
Sözleşme metni taşınmazın durumuna göre değişir; genellikle şu unsurlar yer almalıdır.
- Taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada ve parsel bilgileri ile tapudaki pay oranları.
- Bütün paydaşların veya mirasçıların kimlik bilgileri ve payları.
- Taksim sonucu her paydaşa düşen parsel veya bölümün tarifi, yüzölçümü ve krokisi.
- Değerler birbirine denk düşmüyorsa denkleştirme bedeli, ödeme tarihi ve güvencesi.
- Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç ve tesislerin kime ait olacağı.
- Yol, su, geçit gibi ortak kullanım ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı.
- Rehin, ipotek, haciz ve şerh varsa bunların akıbeti.
- Masrafların ve harcın kimin tarafından ödeneceği.
- Tarım arazisinde Bakanlık izni, imar alanında ifraz onayı alınmasına ilişkin hükümler.
Miras taksiminde mirasçıların tereke borçlarından müteselsilen sorumluluğu paylaşmayla sona ermez. Borcun bölünmesine veya nakline alacaklı açık ya da örtülü rıza göstermediği sürece mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur ve bu teselsül paylaşmanın gerçekleştiği tarihten beş yıl geçmekle sona erer (TMK m.681). Ayrıca paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçılar paylarına düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumludur (TMK m.679).
Rızai Taksim Ne Zaman Geçersiz Olur?
Rızai taksim bir kere yapıldı diye her koşulda ayakta kalmaz. TMK m.680, borçlar hukukunun geçersizliğe ilişkin genel hükümlerinin paylaşma sözleşmelerine de uygulanacağını belirtir. Bu çerçevede başlıca geçersizlik nedenleri şunlardır.
- Şekil eksikliği. Kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir; şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m.12). Yazılı yapılması gereken miras paylaşma sözleşmesi sözlü kalmışsa veya taşınmaz devri içeren taksim resmî şekilde yapılmamışsa bağlayıcı olmaz.
- Muvazaa. Sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların kullandığı sözcüklere değil gerçek ve ortak iradelerine bakılır (TBK m.19). Taksim gibi görünen ancak bir mirasçıyı dışlamak ya da alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla kurgulanan işlem muvazaa nedeniyle geçersiz sayılabilir. Miras bırakanın sağlığındaki muvazaalı işlemleri için muris muvazaası sayfasına bakılabilir.
- Emredici hükme aykırılık. Kanunun emredici hükümlerine aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27). İfraz sınırlarını veya tarım arazisi bölünme yasağını aşmaya yönelik düzenlemeler bu çerçevede değerlendirilir.
- İrade sakatlığı. Esaslı yanılma (TBK m.30), aldatma (m.36) ve korkutma durumunda sözleşme ile bağlı olunmaz; ancak yanılma veya aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde bildirimde bulunulmazsa sözleşme onanmış sayılır (m.39).
- Aşırı yararlanma. Edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu, zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak doğmuşsa zarar gören sözleşmeden dönebilir. Hak, durumun fark edildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılır (TBK m.28).
- Eksik mirasçı veya paydaş. Paylaşmaya bütün mirasçıların katılması gerekir. Sonradan ortaya çıkan mirasçı ya da saklı payı ihlal edilen mirasçı sürecin yeniden açılmasını isteyebilir; saklı pay sorunları için saklı pay ve tenkis davası yazısı faydalıdır.
Geçersizlik iddiası mülkiyet kaydını etkileyecekse, tapu kaydındaki durumun düzeltilmesi ayrıca tapu iptal ve tescil davası yoluyla istenir.
Rızai Taksim Hakkında Sık Sorulan Sorular
Rızai taksim nedir?
Rızai taksim, paydaşların ortak malı mahkeme kararı olmadan kendi aralarında anlaşarak paylaşmasıdır. Paylı mülkiyette TMK m.698 ve 699, miras ortaklığında TMK m.676 çerçevesinde yapılır. Bütün paydaşların veya mirasçıların katılımı gerekir.
Rızai taksim tapuya işlenir mi?
Evet, taşınmaz mülkiyetinin değişmesi için tapu müdürlüğünde tescil gerekir (TMK m.705). Tapuya işlenmeyen paylaşma, paydaşlar arasında fiilî durum olarak kalır ve mülkiyeti değiştirmez. Yalnızca kullanma anlaşması imzalarının noterce onaylanması hâlinde tapu kütüğüne şerh edilebilir (TMK m.689).
Rızai taksim sözleşmesi noterde mi yapılır?
Miras paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TMK m.676). Tapuda tescil için sözleşme noterce düzenlenmişse onunla işlem yapılır; yalnızca yazılı yapılıp imzalar onaylanmamışsa tüm mirasçıların tapuya istemde bulunması gerekir. Paylı mülkiyette taşınmaz devrini amaçlayan sözleşme ise resmî şekle tabidir (TMK m.706).
Rızai taksim tapu harcı ne kadar?
Harçlar Kanunu (4) sayılı tarifede müşterek mülkiyetin rızaen taksiminde kayıtlı değer üzerinden binde 4,55 oranı yer alır. Miras taksiminde tarife ayrı bir bent öngörür. Kesin tutarı tapu müdürlüğü işlem günündeki değere göre hesaplar.
Tarlada rızai taksim yapılabilir mi?
Yapılabilir, ancak her parça kanunda ve Bakanlıkça belirlenen asgari ve yeter gelirli büyüklüğün altında kalmamalı, pay ve paydaş sayısı artırılmamalı ve Bakanlık izni alınmalıdır (5403 sayılı Kanun m.8, 8/A ve 8/B). Aksi hâlde ifraz veya taksim yapılamaz.
Bir paydaş rızai taksime yanaşmazsa ne olur?
Rızai taksim herkesin anlaşmasıyla yapılabilir. Bir paydaş katılmazsa diğer paydaşlar ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Dava öncesi arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculukta anlaşma sağlanırsa dava açılmadan sonuca ulaşılır.
Rızai taksim sonradan iptal edilebilir mi?
Şekil eksikliği, muvazaa, emredici hükme aykırılık, aldatma, korkutma, yanılma veya aşırı yararlanma varsa geçersizlik ileri sürülebilir (TMK m.680, TBK m.12, 19, 27, 28, 30, 36). Yanılma, aldatma ve korkutmada bir yıllık bildirim süresine dikkat edilmelidir.
Fiilî taksim ile rızai taksim aynı şey midir?
Hayır. Fiilî taksimde paydaşlar tapuda işlem yapmadan taşınmazın bölümlerini ayrı kullanır; mülkiyet ve pay oranları değişmez. Rızai taksimde ise paylaşma sözleşmeyle yapılır ve tapuda tescil edilirse mülkiyet de değişir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.