URSA Avukatlık

Katkı Payı Alacağı ve Değer Artış Payı Nedir, Nasıl Hesaplanır?

Aile Hukuku12 dk okumaEklenme:

Katkı payı alacağı, bir eşin diğerine ait bir malın alınmasına veya geliştirilmesine karşılıksız katkıda bulunması hâlinde, o malın değerinden katkısı oranında para alacağı kazanmasıdır. Evlilik 1 Ocak 2002 sonrasında sürmüşse bu hak Türk Medeni Kanunu m. 227'de değer artış payı adıyla düzenlenir. 2002 öncesindeki mal ayrılığı döneminde ise aynı mantık katkı payı alacağı olarak istenir. İki alacakta da ispat yükü katkıyı ileri süren eştedir ve hesap malın tasfiye anındaki değerine göre yapılır. Katılma alacağında ise katkı aranmaz. Dava aile mahkemesinde görülür ve on yıllık genel zamanaşımına tabidir.

Katkı Payı Alacağı Nedir?

Mal ayrılığında her eş kendi adına edindiği malın maliki olur. Tapuda, ruhsatta ya da banka kaydında adı geçmeyen eş, bu mala parasıyla katkı yapmışsa katkısının karşılığını alacak olarak isteyebilir. Katkı payı alacağı kanunda adıyla düzenlenmiş bir hak değildir. Kavram, 1 Ocak 2002 öncesindeki mal ayrılığı dönemi için Yargıtay uygulamasıyla şekillenmiştir.

Uygulamada katkı çoğunlukla parayla yapılır. Peşinatın ödenmesi, kredi taksitlerinin karşılanması, eşin evine babadan gelen paranın yatırılması, altın bozdurularak bedelin tamamlanması ya da evin tadilatının finanse edilmesi bu kapsamda ileri sürülür. Katkının var olduğunu ve miktarını isteyen taraf göstermelidir. Mülkiyet değişmez; ev kime kayıtlıysa onda kalır, diğer eşin hakkı para alacağıdır.

Katkı Payı Alacağı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Arasındaki Fark Nedir?

Üç alacak sıkça karıştırılır. Ortak noktaları, evlilik sona ererken para olarak hesaplanmalarıdır. Ayrıldıkları nokta, katkının aranıp aranmaması ve hangi döneme ait olduklarıdır.

ÖlçütKatkı payı alacağıDeğer artış payıKatılma alacağı
Dönem1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığıEdinilmiş mallara katılma rejimiEdinilmiş mallara katılma rejimi
DayanakYargıtay uygulaması, 4722 sayılı Kanun m. 10TMK m. 227TMK m. 231 ve 236
KonusuDiğer eşe ait mala katkıDiğer eşe ait mala katkıEdinilmiş malların artık değeri
Katkı aranır mı?Evet, ispatı gerekirEvet, ispatı gerekirHayır
HesapKatkı oranı ve malın değeriKatkı oranı ve malın tasfiye anındaki değeriDiğer eşin artık değerinin yarısı, alacaklar takas edilir

Bu alacaklar birbirini dışlamaz. Aynı boşanmada hem katılma alacağı hem değer artış payı istenebilir ve mahkeme ikisini tasfiyede birlikte hesaplar. Bir ayrım daha önemlidir. Aynı eşin kişisel malından edinilmiş malına ya da tersi yönde yapılan katkılar için denkleştirme kuralı (TMK m. 230) işler; değer artış payı ise bir eşin diğerinin malına yaptığı katkıyı konu alır. Katılma alacağının hesabı ve edinilmiş mal ayrımı boşanmada mal paylaşımı yazısında anlatılıyor.

Değer Artış Payı Hangi Şartlarda Doğar?

TMK m. 227'ye göre eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı kazanır. Madde birkaç ölçüt içerir:

  • Mal diğer eşe ait olmalı. Katkı yapan eş, malın sahibi değildir.
  • Katkı karşılıksız olmalı. Hiç ya da uygun bir karşılık alınmamışsa alacak doğar. Karşılığı alınmış bir ödeme bu kapsama girmez.
  • Katkı edinme, iyileştirme veya koruma amacıyla yapılmalı. Satın alma bedeli, ek kat, tadilat ve kredi kapatma bu gruptadır.
  • Alacak katkı oranındadır. Değer, malın tasfiye sırasındaki değerine göre bulunur; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
  • Mal elden çıkarılmışsa hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler.

Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir ya da pay oranını değiştirebilir (TMK m. 227/3). Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejimi alacaklarından karşılıklı vazgeçildiği yazılıysa bu alacaklar sonradan istenemeyebilir; kayıt anlaşmalı boşanma protokolü yazısında ele alınıyor.

Alacak para olarak ya da ayın olarak ödenebilir. Derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa ödemenin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir. Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (TMK m. 239).

2002 Öncesi Evliliklerde Katkı Payı Alacağı Nasıl İstenir?

Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler yürürlük tarihinden başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m. 10). Eski Medeni Kanun döneminin yasal rejimi mal ayrılığıydı. Yasal rejim ise TMK m. 202'ye göre edinilmiş mallara katılmadır.

Kanun ayrıca, eşlere aynı bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul etme imkânı tanımıştır. Böyle bir sözleşme yapılmışsa dosyada aranmalıdır, çünkü bu hâlde 2002 öncesi için de katılma rejimi uygulanır.

Böyle bir sözleşme yoksa tasfiye iki döneme bölünür. Evlenmeden 31 Aralık 2001'e kadar edinilen mallar için katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002'den boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilenler için katılma alacağı ve değer artış payı istenir. Katkı payında katılma alacağından farklı olarak edinilen malın sahibi olmayan eşin katkısını göstermesi gerekir. Evlilik 2002'den önce başlamış olsa bile mal bu tarihten sonra edinilmişse yasal rejime tabidir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, katkı payı alacağının malın dava tarihindeki değeri, katılma alacağının ise karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden belirlenmesi gerektiğini açıklamış; tarafların evlenmeden malın edinilmesine kadarki gelirlerine göre belirlenen katkı oranını yerinde bulmuştur (E. 2019/584, K. 2021/1817, T. 02.03.2021; karar düzeltme istemi 2. HD E. 2024/7115, K. 2024/7496 ile reddedildi). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 1 Ocak 2002'den önce edinilen şirket hisselerini kişisel mal saymış, ancak 2002 sonrasında evlilik içinde yapılan sermaye artışlarının aksi ispat edilmedikçe edinilmiş maldan karşılandığını kabul ederek bu kısımlar için değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir (E. 2025/10024, K. 2026/2577, T. 05.03.2026).

Katkı Payı ve Değer Artış Payı Nasıl Hesaplanır?

Kanun hesabın iki ölçütünü verir. Birincisi katkının malın edinme bedeline oranı, ikincisi malın tasfiye sırasındaki değeridir. Uygulamada bilirkişi şu adımları izler:

  1. Malın edinme bedeli ve ödeme tarihleri belirlenir.
  2. Diğer eşin yaptığı katkı kalemleri ve toplamı çıkarılır.
  3. Katkı toplamı edinme bedeline bölünerek katkı oranı bulunur.
  4. Malın tasfiye anındaki sürüm değeri tespit edilir (TMK m. 232 ve 235).
  5. Oran, bu değerle çarpılır. Değer düşmüşse katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
  6. Faiz, tasfiyenin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanır (TMK m. 239).

Aşağıdaki tablo yalnız yöntemi göstermek için hazırlanmış varsayımsal bir örnektir. Rakamlar bir dosyadan alınmamıştır.

Örnek hesap kalemi (varsayımsal)Tutar
Eşin adına kayıtlı konutun edinme bedeli2.000.000 TL
Diğer eşin kendi gelirinden yaptığı katkı500.000 TL
Katkı oranı (500.000 / 2.000.000)%25
Konutun tasfiye anındaki sürüm değeri6.000.000 TL
Alacak (6.000.000 x %25)1.500.000 TL
Konut değeri 1.600.000 TL'ye düşmüş olsaydı oran sonucu 400.000 TL çıkardı; katkının başlangıçtaki değeri esas alınır500.000 TL

Gerçek dosyada bilirkişi, katkıların tarihlerini, enflasyon ve kredi faizi gibi kalemleri ayrıca değerlendirir ve sonuç bu örnekten farklı çıkabilir. Yöntemin ayrıntısı mahkeme uygulamasına ve dosyadaki belgelere göre değişir; bu nedenle ödeme kayıtları baştan düzenli toplanmalıdır.

Katkı Payı Alacağı Tanıkla İspat Edilebilir mi?

Katkıyı ileri süren taraf onu ispatla yükümlüdür; kanun, iddia edilen vakıaya bağlanan sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ispat yükü yükler (HMK m. 190). Belirli miktarı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir. Ancak eşler ile kayınbaba, kaynana, gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-a). Bu yüzden eşin diğerinin evine para verdiğini göstermek için ayrı bir senet şart değildir.

Buna rağmen tanık anlatımı tek başına miktarı kanıtlamakta zayıf kalır. Tanık, katkının varlığını ve niteliğini; belgeler ise tutarını göstermeye elverişlidir. Dosyada şu delillere yer verilmelidir:

  • Banka dekontları, havale ve EFT kayıtları, hesap ekstreleri.
  • Satış sözleşmesi, tapu devir kaydı ve tapudaki beyan edilen bedel.
  • Kredi hesabı, taksit ödeme kayıtları ve peşinat makbuzları.
  • Altın veya araç satışına dair belgeler.
  • Taraflar arasındaki mesajlar ve tanıkların somut anlatımı.

Delillerin dilekçede gösterilmesi ve tanık listesinin süresinde verilmesi gerekir; bu kurallar boşanmada deliller yazısında anlatılıyor. Tanık anlatımı da yer, zaman ve olay bildirmiyorsa ağırlık kazanmaz.

Kayınpeder veya Başka Biri Adına Alınan Eve Yapılan Katkı Geri İstenebilir mi?

TMK m. 227 eşlerden birinin diğerine ait bir mala yaptığı katkıyı düzenler. Ev kayınpeder gibi üçüncü bir kişi adına alınmışsa mal, diğer eşin değil üçüncü kişinin malıdır ve madde doğrudan uygulanmaz. Bu durumda yapılan ödemeler, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığını artırdığı için sebepsiz zenginleşme hükümleri (TBK m. 77) kapsamında geri istenebilir. Zenginleşen, zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür; karşı taraf ise ödemeyi bağış, ödünç ya da aile içi yardım olarak nitelemeye çalışabilir.

Süre bu hâlde kısadır. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılda ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılda zamanaşımına uğrar (TBK m. 82). Dava eşe değil üçüncü kişiye karşı açılacağından, görevli mahkemenin aile mahkemesi mi yoksa genel mahkeme mi olduğu dosyanın niteliğine göre belirlenmelidir. Bu konuda dilekçe vermeden önce hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

Evin gerçekte eşe ait olduğu, üçüncü kişinin yalnızca adına kayıtlı göründüğü bir durum varsa inançlı işlem iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası da gündeme gelebilir. Bir eş, katılma alacağını azaltmak kastıyla devir yapmışsa devredilen değer edinilmiş mallara eklenir (TMK m. 229). Bu tür devirlerden yararlanan üçüncü kişiye karşı, borçlu eşin malı yetmediğinde eksik kalan miktarla sınırlı dava açılabilir; hak, öğrenmeden itibaren bir yıl ve mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m. 241).

Katkı Payı Alacağı Davası Nerede ve Ne Zaman Açılır?

Mal rejiminin tasfiyesi aile hukukundan doğan bir dava olduğu için aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m. 2). Boşanma sebebiyle sona eren rejimde yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili olan mahkemedir (TMK m. 214). Boşanma sürecinin bütünü çekişmeli boşanma davası yazısında anlatılıyor.

Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2). Dava boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı olarak açılabilir; ancak tasfiye hakkında karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bu yüzden derdest boşanma davası, tasfiye davasında bekletici mesele yapılır. Dava dilekçesinde malın kaydı ve edinme tarihi, yapılan her katkının tarihi, tutarı ve ödeme yolu ayrı ayrı gösterilir.

Dava sürerken malın devredilmesinden endişe ediliyorsa hakkın elde edilmesi zorlaşacağı gerekçesiyle ihtiyati tedbir istenebilir (HMK m. 389). Evin aile konutu olarak kullanılması hâlinde ise malik olmayan eş, tapu müdürlüğünden şerh verilmesini isteyebilir; malik eş de diğerinin açık rızası olmadan konutu devredemez (TMK m. 194). Ayrıntı için aile konutu şerhi yazısına bakılabilir.

Katkı Payı Alacağı Davasında Harç Nasıl Hesaplanır?

Katkı payı ve değer artış payı para alacağı olduğundan dava nispi karar ve ilam harcına tabidir. Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifede konusu belli bir değerle ilgili davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan değer üzerinden alınan harcın uygulanan oranı binde 68,31'dir. Bu harcın dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m. 28). Peşin harç dava açılırken ödenen kısımdır; başvurma harcı ve gider avansı ise ayrıca yatırılır. Kalemler boşanma davası masrafları yazısında sıralanıyor.

Dava açılırken malın güncel değeri çoğu zaman bilinmez. Belirsiz alacak davasına ilişkin HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır (Resmî Gazete 31.07.2026). Alacağın yalnız bir kısmı dava edilirse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4). Davanın hangi tarihte açıldığına göre bu kuralların uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca kontrol edilmelidir.

Katkı Payı Alacağında Zamanaşımı Ne Kadar?

Katkı payı ve değer artış payı için kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Boşanma sebebiyle evliliğin sona ermesinden doğan dava haklarına ilişkin bir yıllık süre (TMK m. 178) mal rejimi alacaklarına uygulanmaz; uygulamada süre, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren işletilir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161).

TalepSüreDayanak
Katkı payı alacağı, değer artış payı10 yılTBK m. 146
Üçüncü kişiye karşı sebepsiz zenginleşmeÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yılTBK m. 82
Karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı davaÖğrenmeden 1 yıl, rejimin sona ermesinden 5 yılTMK m. 241

Süre dolmadan dava açmak gerekir. Hangi tarihin esas alınacağı, kararın kesinleşme tarihi ve tebligat gibi dosyaya özgü bilgilere göre belirlendiğinden, sürenin işleyişi mahkeme kararı üzerinden hesaplanmalıdır. Kadının boşanmadaki diğer mali hakları için boşanmada kadının hakları sayfasına bakılabilir.

Katkı Payı Alacağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Katkı payı alacağı nedir?

Katkı payı alacağı, bir eşin diğerine ait bir malın alınmasına veya geliştirilmesine karşılıksız katkıda bulunması hâlinde, bu katkı oranında para alacağı kazanmasıdır. Kanunda bu adla düzenlenmemiştir; 1 Ocak 2002 öncesindeki mal ayrılığı dönemi için Yargıtay uygulamasıyla oluşmuştur. Aynı mantık sonraki dönemde Türk Medeni Kanunu m. 227 uyarınca değer artış payı olarak istenir.

Katkı payı alacağı ile değer artış payı arasındaki fark nedir?

İkisinde de bir eşin diğerine ait mala yaptığı katkı aranır. Fark dönemdedir. Katkı payı alacağı 1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığı dönemini, değer artış payı ise edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde TMK m. 227'yi ifade eder. Katılma alacağı ise katkı gerektirmez; edinilmiş malların artık değerinin yarısı üzerinden doğar.

Katkı payı alacağı nasıl hesaplanır?

Katkı tutarı malın edinme bedeline bölünerek katkı oranı bulunur. Bu oran, malın tasfiye anındaki sürüm değeri ile çarpılır. Değer düşmüşse katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1). Oran ve değer genellikle bilirkişi raporuyla belirlenir.

Katkı payı alacağı tanıkla ispat edilebilir mi?

Eşler arasındaki işlemlerde ve kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebilir (HMK m. 203/1-a). Bu nedenle senet şart değildir. Ancak katkının miktarını göstermek için banka kayıtları, dekontlar ve satış belgeleri tanık anlatımından daha güçlü delildir.

Katkı payı alacağı davası ne zaman açılır?

Dava boşanma davasıyla birlikte ya da sonrasında açılabilir. Mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2); ancak tasfiye hakkında karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Dava boşanma kesinleştikten sonra da açılabilir; zamanaşımı kesinleşmeden itibaren işler.

Katkı payı alacağında zamanaşımı kaç yıldır?

Kanunda özel bir süre yoktur; on yıllık genel zamanaşımı uygulanır (TBK m. 146) ve süre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işletilir. Zamanaşımı itiraz olarak ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden dikkate almaz (TBK m. 161). Üçüncü kişiye karşı sebepsiz zenginleşme davasında ise süre kısadır (TBK m. 82).

Kayınpeder adına alınan eve yapılan katkı geri istenebilir mi?

Ev üçüncü kişi adına kayıtlıysa eşler arasındaki değer artış payı hükmü doğrudan uygulanmaz. Yapılan ödemeler sebepsiz zenginleşme hükümleri (TBK m. 77) kapsamında geri istenebilir; dava hakkı öğrenmeden başlayarak iki, her hâlde zenginleşmeden başlayarak on yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m. 82). Görevli mahkeme ve ispat, dosyanın somut olaylarına göre belirlenir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler