
Boşanmada mal paylaşımı, eşler başka bir rejim seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır. Evlilik süresince emek ve gelirle edinilen malların, bunlara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan değerine artık değer denir ve her eş, diğerinin artık değerinin yarısını isteyebilir. Evlenmeden önce sahip olunan, miras ya da bağışla gelen mallar bu hesaba girmez. Paylaşılan şey malın kendisi değil, katılma alacağı denen bir para alacağıdır. 1 Ocak 2002'den önce evlenenlerde o tarihe kadarki dönem için mal ayrılığı kuralları uygulanır. Davanın ne kadar süreceği kanunda belirlenmemiştir; aile mahkemesinde görülür ve boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Zamanaşımı, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
Aşağıda hesabın adımlarını, esas alınan tarihleri, davanın açılışını ve süresini varsayımsal bir örnek tabloyla anlatıyoruz.
Hangi Mal Rejimi Uygulanır?
Türk Medeni Kanunu'na göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır (TMK m. 202). Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda sayılan diğer rejimlerden birini, yani mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığını seçebilir. Bu sözleşme evlenmeden önce ya da sonra yapılabilir; noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır, ancak eşler evlenme başvurusu sırasında seçtikleri rejimi yazılı olarak da bildirebilir (TMK m. 203 ve 205).
Bu yazıdaki hesaplar yasal rejime göredir. Sözleşmeyle başka bir rejim seçilmişse tasfiye, o rejimin kurallarına göre yapılır (TMK m. 179).
Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı
Paylaşımın ilk adımı, her eşin malvarlığını iki kesime ayırmaktır. Edinilmiş mal, her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m. 219). Kişisel mal ise kanunda sayılan ve paylaşıma girmeyen değerlerdir (TMK m. 220).
| Mal veya değer | Niteliği | Dayanak |
|---|---|---|
| Evlilik içinde maaş, ücret veya ticari kazançla alınan ev, araç, birikim | Edinilmiş mal | TMK m. 219/1 |
| Sosyal güvenlik kurumu ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatı | Edinilmiş mal | TMK m. 219/2-3 |
| Kişisel malın geliri (örneğin evlilik öncesi alınan evin kirası) | Edinilmiş mal | TMK m. 219/4 |
| Evlenmeden önce sahip olunan mallar | Kişisel mal | TMK m. 220/2 |
| Miras, bağış gibi karşılıksız kazanılan mallar | Kişisel mal | TMK m. 220/2 |
| Yalnız kişisel kullanıma yarayan eşya | Kişisel mal | TMK m. 220/1 |
| Manevi tazminat alacakları | Kişisel mal | TMK m. 220/3 |
| Kişisel malın satılıp yerine alınan mal | Kişisel mal | TMK m. 220/4 |
İspat bakımından önemli bir kural vardır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir; hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır (TMK m. 222). Bu nedenle bir evin evlilik öncesi birikimle ya da babadan kalan bir arsanın satış parasıyla alındığını ileri süren eş, bunu ispat etmek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, annesinden miras kalan taşınmazın satılmasından kısa süre sonra yeni bir taşınmaz alan kadın yönünden tapu kayıtları, satış ve alış tarihlerinin yakınlığı ile tanık beyanlarını birlikte değerlendirmiş ve yeni taşınmazı, kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal saymıştır (E. 2026/3326, K. 2026/3881, T. 09.04.2026).
Düğün takılarının ayrı iade davasına konu olması boşanmada düğün takıları ve ziynet eşyası yazısında, fiilen verilmiş mehrin kişisel mal sayılması ise mehir yazısında anlatılır.
Mal Paylaşımı Nasıl Hesaplanır?
Kanun, hesabı sıralı adımlara bağlamıştır:

- Kesimlerin ayrılması. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar, mal rejiminin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m. 228).
- Eklenecek değerler. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan, olağan hediye sayılmayan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229).
- Denkleştirme. Bir kesime ait borç diğer kesimden ödenmişse ya da bir kesimden diğerindeki malın edinilmesine katkı yapılmışsa, tasfiyede denkleştirme istenir (TMK m. 230).
- Artık değer. Edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır; kalan miktar artık değerdir. Değer eksilmesi, yani sonucun eksiye düşmesi hesaba alınmaz (TMK m. 231).
- Katılma alacağı. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m. 236/1).
Değer Artış Payı
Katılma alacağından ayrı bir talep de değer artış payıdır. Bir eş, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiyede o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı kazanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227). Örneğin kadının babasından kalan parayla kocanın evlilik öncesi evinin kredisini kapatması bu kapsamdadır.
Örnek Hesap Tablosu
Aşağıdaki örnek tamamen varsayımsaldır ve yalnız hesabın mantığını göstermek için hazırlanmıştır. 2010'da evlenen, 2024'te boşanma davası açılan bir çiftte erkeğin adına kayıtlı konutun tasfiye anındaki değeri 4.000.000 TL olsun. Konut bedelinin yüzde 20'si erkeğin evlilik öncesi birikiminden, yüzde 10'u dava tarihinden sonra ödenen kredi taksitlerinden, kalan yüzde 70'i ise evlilik içinde maaşla ödenen peşinat ve taksitlerden karşılanmış olsun. Erkeğin evlilik içinde maaşıyla aldığı araç 600.000 TL, kadının maaş birikimi 400.000 TL değerinde, kadının babasından kalan tarla ise kişisel malı olsun.
| Kalem (örnek) | Erkek | Kadın |
|---|---|---|
| Konutun edinilmiş mal payı (4.000.000 TL x %70) | 2.800.000 TL | - |
| Konutun kişisel mal payı (%20 evlilik öncesi birikim, %10 dava sonrası taksit) | Hesaba girmez | - |
| Araç | 600.000 TL | - |
| Maaş birikimi | - | 400.000 TL |
| Mirasla gelen tarla | - | Hesaba girmez |
| Artık değer | 3.400.000 TL | 400.000 TL |
| Diğer eşin artık değerinin yarısı | 200.000 TL | 1.700.000 TL |
| Takas sonrası net katılma alacağı | - | 1.500.000 TL |
Örnekte konut erkekte kalır, kadın ise tapuda adı olmadığı hâlde 1.500.000 TL alacak kazanır. Gerçek dosyada değerler bilirkişi raporuyla belirlenir ve sonuç farklı çıkabilir.
Mal Paylaşımında Hangi Tarih Esas Alınır?
- Dava tarihi. Mahkemece boşanmaya karar verilirse mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2). Hangi malın edinilmiş, hangisinin kişisel olduğu ve hangi borçların hesaba gireceği bu tarihe göre belirlenir (TMK m. 228). Dava açıldıktan sonra alınan mal ya da ödenen taksit, edinilmiş mal hesabına girmez.
- Tasfiye tarihi. Rejim sona erdiğinde mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; değerlendirmede malların sürüm değeri, yani piyasa değeri esas alınır (TMK m. 232 ve 235). Hesaba eklenecek devredilmiş malların değeri ise devir tarihine göre bulunur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, şirket hissesine ilişkin katılma alacağını dava tarihindeki değere göre hesaplayan bölge adliye mahkemesi kararını bu nedenle bozmuş; katılma alacağı ve değer artış payının mal rejiminin sona erme anındaki duruma göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değer esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda faizin başlangıcı da açıklanmıştır: kanuna göre aksine anlaşma yoksa faiz tasfiyenin sona ermesinden başlar (TMK m. 239/3) ve Daire, tasfiyenin ilk derece mahkemesinin karar tarihinde gerçekleştiğini kabul ederek faizin bu tarihten yürütülmesi gerektiğine hükmetmiştir (E. 2025/10024, K. 2026/2577, T. 05.03.2026).

Kısacası malın kapsamı dava tarihine, değeri tasfiye tarihine göre belirlenir.
2002 Öncesi Evliliklerde Mal Paylaşımı
Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam etmiş; eşler kanunun yürürlüğünden başlayarak bir yıl içinde başka bir rejim seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılmıştır (4722 sayılı Kanun m. 10). Eski Medeni Kanun döneminin yasal rejimi mal ayrılığıydı.
Bu evliliklerde tasfiye iki döneme bölünür:
| Dönem | Uygulanan rejim | Talep |
|---|---|---|
| Evlenme tarihinden 1 Ocak 2002'ye kadar | Mal ayrılığı | Katkı payı alacağı (katkının ispatı gerekir) |
| 1 Ocak 2002'den boşanma davasının açıldığı tarihe kadar | Edinilmiş mallara katılma | Katılma alacağı ve değer artış payı |
Mal ayrılığı döneminde her eş kendi adına edindiği malın sahibidir. Diğer eş, bu dönemde edinilen bir mala katkıda bulunduğunu ileri sürüyorsa katkı payı alacağı ister ve katkısını ispat etmesi gerekir. 2002 sonrası dönemde ise katılma alacağı için katkı şartı aranmaz. İki alacak farklı tarihlere göre hesaplanır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, katkı payı alacağının malın dava tarihindeki değeri, katılma alacağının ise karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden belirlenmesi gerektiğini açıklamış; tarafların evlenmeden malın edinilmesine kadarki gelirlerine göre belirlenen katkı oranını yerinde bulmuştur (E. 2019/584, K. 2021/1817, T. 02.03.2021; karar düzeltme istemi 2. HD E. 2024/7115, K. 2024/7496 ile reddedildi).
Evlilik 2002'den önce başlamış olsa bile mal bu tarihten sonra edinilmişse yasal rejime tabidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 1 Ocak 2002'den önce edinilen şirket hisselerini kişisel mal saymış, ancak 2002 sonrasında evlilik içinde yapılan sermaye artışlarının aksi ispat edilmedikçe edinilmiş maldan karşılandığını kabul ederek bu kısımlar için değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir (E. 2025/10024, K. 2026/2577, T. 05.03.2026).
Ev, Araç ve Kredili Mallar Kime Kalır?
Boşanmada mal paylaşımı mülkiyeti kendiliğinden değiştirmez. Ev veya araç tapuda ya da ruhsatta kimin adına kayıtlıysa onda kalır; diğer eşin hakkı, bu malın edinilmiş mal payı üzerinden hesaplanan para alacağıdır. Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa ödemenin uygun bir süre ertelenmesi istenebilir (TMK m. 239).
- Evlenmeden önce alınan ev. Kişisel maldır ve paylaşılmaz. Ancak evlilik içinde maaşla ödenen kredi taksitleri, o oranda edinilmiş mal katkısı sayılır ve denkleştirme konusu olur.
- Kredili ev. Evlilik birliği içinde ödenen taksitler edinilmiş mal payını, dava tarihinden sonra ödenenler ise ödeyen eşin kişisel payını oluşturur.
- Aile konutu. Malik olmayan eş, aile konutu olarak kullanılan taşınmazın tapu kütüğüne şerh verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez (TMK m. 194).
Bursa'daki bir dosyada Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, taşınmaz hissesinin edinilmesinde kullanılan kredi için evlilik birliği içinde ödenen taksit miktarı ve oranı dikkate alınarak katılma alacağı belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; kişisel mal niteliğindeki bir aracın satış parasıyla alınan araç yönünden de önce denkleştirme yapılıp sonra artık değerin hesaplanmasını istemiştir (E. 2026/6603, K. 2026/7330, T. 29.06.2026).
Mal Paylaşımı Davası Nasıl Açılır?
Mal rejiminin tasfiyesi, aile hukukundan doğan bir dava olduğu için aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4); aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m. 2). Boşanma sebebiyle sona eren rejimde yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili olan mahkemedir (TMK m. 214/2); bu da eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Dava, boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi ayrı olarak da açılabilir. Ancak tasfiye hakkında karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir; bu yüzden derdest boşanma davası, tasfiye davasında bekletici mesele yapılır. Boşanma sürecinin bütünü boşanma avukatı sayfamızda anlatılır.
Dava Sırasında Mallar Nasıl Korunur?
Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169). Tasfiye davası açılmadan önce ya da dava sırasında, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe ediliyorsa ihtiyati tedbir de istenebilir (HMK m. 389 ve 390). Uygulamada bu yolla taşınmazın tapu kaydına devir ve temlik yasağı şerhi konulması talep edilir. Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlere karşı açılan davalar ise farklı kurallara tabidir; bunlar mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) yazısında anlatılır.
Dava Dilekçesi, Harç ve Kısmi Dava
Dilekçede evlenme ve boşanma dava tarihleri, tasfiyeye konu her malın kaydı ve edinme tarihi gösterilir. Katılma alacağı para alacağı olduğundan dava nispi harca tabidir. Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifeye göre karar ve ilam harcı, hüküm altına alınan değerin binde 68,31'idir ve bunun dörtte biri dava açılırken peşin ödenir (Harçlar Kanunu m. 28).
Dava açılırken malların değeri çoğu zaman bilinmez. Belirsiz alacak davası, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026'dan itibaren yürürlükten kaldırıldı (HMK m. 107). Bu tarihten sonra açılan davalarda alacağın bir kısmı kısmi dava olarak istenebilir; talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?
Süreyi belirleyen başlıca etkenler şunlardır:
- Boşanma kararının kesinleşmesi. Tasfiye davası, boşanma kesinleşmeden karara bağlanamaz.
- Kayıtların toplanması ve bilirkişi incelemesi. Tapu, banka ve şirket kayıtları getirtilir, taşınmazlar için keşif yapılır ve her malın değeri ayrı ayrı belirlenir.
- Kanun yolları. İstinaf ve temyiz aşamalarında bozma kararı çıkarsa eksik inceleme tamamlanır ve hesap yeniden yapılır.
Bu etkenler nedeniyle mal paylaşımı davası, boşanma davasından daha uzun sürebilir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026'da incelediği iki dosya, Bursa aile mahkemelerinde 2017 ve 2018 yıllarında açılmış, ilk derece kararları 2025'te verilmişti (E. 2026/5729 ve E. 2026/6603).
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar için kanunda özel bir süre öngörülmediğinden, on yıllık genel zamanaşımı uygulanır (TBK m. 146) ve süre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işler. Boşanmadan doğan dava haklarına ilişkin bir yıllık süre (TMK m. 178) bu alacaklarda uygulanmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma kararının 09.03.2011'de kesinleştiği bir dosyada on yıllık sürenin bu tarihte işlemeye başladığını kabul eden ve kısmi davada süre dolduktan sonra artırılan kısmı zamanaşımı nedeniyle reddeden kararı onamıştır (E. 2024/2573, K. 2024/3329, T. 09.05.2024; karar düzeltme istemi E. 2024/9036, K. 2024/9932 ile oy çokluğuyla reddedildi).
Bu risk, yukarıda anlatılan HMK m. 109/4 kuralıyla yeni davalarda büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden dikkate alamaz (TBK m. 161). Daha kısa bir süre de vardır: karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı dava hakkı, öğrenmeden başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m. 241).
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanmada eşler, mal paylaşımını protokolde düzenleyebilir. Protokolde açıkça vazgeçilen hak sonradan istenemez; hiç düzenlenmemiş hak ise boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı davayla istenebilir. Bu nedenle protokolde, başka mal rejimi alacağı talep edilmeyeceği de açıkça yazılmalıdır. Ayrıntılar anlaşmalı boşanma nasıl yapılır yazısındadır.
Mal Paylaşımı, Nafaka ve Tazminat Arasındaki Fark
Boşanmanın mali sonuçları birbirinden bağımsızdır. Mal paylaşımında kusur kural olarak rol oynamaz; tek istisna, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkimin kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilmesi ya da kaldırabilmesidir (TMK m. 236/2). Zinaya dayalı davanın şartları ve süresi zina nedeniyle boşanma yazımızda anlatılır.
| Talep | Neye dayanır | Kusurun etkisi |
|---|---|---|
| Katılma alacağı | Evlilik içinde edinilen malların artık değeri | Kural olarak yok; zina ve hayata kastta azaltılabilir |
| Yoksulluk nafakası | Boşanmayla yoksulluğa düşme | Talep edenin kusuru daha ağır olmamalı |
| Maddi ve manevi tazminat | Boşanmaya yol açan olaylar ve menfaat kaybı | Belirleyici |
| Ziynet eşyası iadesi | Takıların mülkiyeti | Yok |
Nafakanın türleri ve miktarı nafaka türleri ve miktarı yazısında anlatılır.
Boşanmada Mal Paylaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?
Eşler başka bir rejim seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Her eşin evlilik içinde edindiği malların borçlar düşüldükten sonra kalan değeri hesaplanır ve diğer eş bunun yarısını para olarak ister. Evlilik öncesi mallar ile miras ve bağış yoluyla gelen mallar paylaşılmaz.
Mal paylaşımı davası ne zaman açılır?
Boşanma davasıyla birlikte ya da boşanmadan sonra ayrı olarak açılabilir. Ancak mahkeme, boşanma kararı kesinleşmeden tasfiye hakkında karar veremez; bu nedenle boşanma davası bekletici mesele yapılır.
Mal paylaşımında hangi tarih esas alınır?
Malın paylaşıma girip girmeyeceği, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine göre belirlenir. Malın değeri ise tasfiye anındaki piyasa değerine göre hesaplanır.
2002 öncesi evliliklerde mal paylaşımı nasıl yapılır?
Evlilik tarihinden 1 Ocak 2002'ye kadarki dönemde mal ayrılığı uygulanır ve bu dönemde edinilen mallar için katkı payı alacağı istenir. 1 Ocak 2002'den sonraki dönem için edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Evlenmeden önce alınan ev boşanmada paylaşılır mı?
Hayır, evlenmeden önce edinilen ev kişisel maldır. Ancak evlilik içinde maaşla ödenen kredi taksitleri edinilmiş mal katkısı sayılır ve bu oranda alacak doğabilir.
Mal paylaşımı davası zamanaşımı ne kadar?
Katılma alacağı ve değer artış payı için zamanaşımı on yıldır ve boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işler. Boşanmadan doğan diğer davalardaki bir yıllık süre bu alacaklara uygulanmaz.
Tapu eşimin üzerine, ev bana kalabilir mi?
Mal paylaşımı mülkiyeti kendiliğinden değiştirmez; ev kayıtlı malikte kalır ve diğer eşin hakkı para alacağıdır. Ev eşlerin paylı mülkiyetindeyse, üstün yararını ispat eden eş diğerinin payını ödeyerek evin kendisine verilmesini isteyebilir.
Mal paylaşımı davasında kusur önemli mi?
Kural olarak hayır. Yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da kaldırabilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

