
Maden kazası tazminat davası, göçük, patlama, gaz zehirlenmesi veya elektrik kazasında yaralanan madencinin ya da hayatını kaybeden işçinin yakınlarının zararını işverenden ve sorumlu diğer taraflardan istediği davadır. Yaralanmada maddi ve manevi tazminat, ölümde ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı istenir; meslek hastalığı da aynı yolla takip edilir. Ruhsat sahibi, rödovansçı ve taşeron birlikte sorumlu olabilir; sorumluluk müteselsil olduğundan talebin tamamı tek sorumludan istenebilir. Dava iş mahkemesinde, arabuluculuk şartı olmadan açılır; zamanaşımı on yıldır ve sürekli iş göremezlik oranının kesin öğrenildiği tarihten işler. SGK ödemelerinin yalnızca rücuya tabi kısmı tazminattan düşülür.
Madencilik, dünyanın her yerinde en tehlikeli iş kollarından sayılır. Madenlerde ruhsat sahibi, işletmeci ve taşeron ilişkisinin iç içe geçmiş olması, sorumluluğun kimde olduğunu belirlemeyi genel iş kazalarına göre daha karmaşık hâle getirir. Meslek hastalıkları, madencilikte kazadan farklı zorluk taşır; hastalık genellikle yıllar süren maruziyet sonucu ortaya çıkar ve bazen işçi madenden ayrıldıktan uzun süre sonra tespit edilir. Kazadan sonra doğru adımların zamanında atılması, sorumluların doğru belirlenmesi ve kusur ile maluliyetin sağlıklı tespit edilmesi, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
Maden Kazası Tazminat Davası Nedir?
Madende meydana gelen kaza, kanunda tanımlanan iş kazası şartlarını taşıdığı sürece iş kazası olarak nitelendirilir. Maden kazası tazminat davası, kazadan doğan zararın işverenin kusuruna dayanılarak tazmin edilmesi talebine dayanır; dava, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin incelenmesi üzerine kurulur.
Davanın hukuki temeli, iş sözleşmesinden doğan güvenlik borcuna aykırılık ile genel haksız fiil hükümlerinin birlikte değerlendirilmesine dayanır. İşverenin kusuru tespit edildikten sonra, zarar ile kusurlu davranış arasındaki illiyet bağının kesilip kesilmediği ayrıca incelenir; mücbir sebep veya işçinin ya da üçüncü kişinin ağır kusuru söz konusu bağı kesebilir.
SGK'nın sağladığı haklar ile işverene karşı açılacak tazminat davası birbirinden ayrıdır; SGK ödemesi kusura bakmaksızın yapılırken, işverenden istenen tazminat kusurun tespitine bağlıdır. İkisi aynı anda ilerleyebilir ve biri diğerinin hesabını etkiler, ama biri diğerinin yerine geçmez.
Madenlerde Sık Görülen Kazalar
Göçük, yeraltı işletmelerinde tahkimat yetersizliği veya jeolojik yapının doğru değerlendirilmemesi sonucunda ortaya çıkar; tahkimatın düzenli kontrolü, göçük riskini azaltan temel önlemdir. Grizu ve metan patlamaları, gaz birikiminin zamanında tespit edilip havalandırılmamasından kaynaklanır; erken uyarı sistemleri ve düzenli gaz ölçümü söz konusu riski sınırlar. Karbonmonoksit zehirlenmesi, yetersiz havalandırma veya yangın sonrası ortaya çıkan gazların yeterince tahliye edilememesiyle ilişkilidir.
Taşıma ve nakliyat kazaları, yeraltında kullanılan vagon, konveyör ve vinç sistemlerinin bakımsızlığından veya güvenlik mesafesine uyulmamasından doğar. Elektrik kazaları, ekipmanın alevsızdırmaz nitelikte olmaması veya izolasyon eksikliğiyle bağlantılıdır. Patlatma (dinamit) kazaları ise atım öncesi ve sonrası gaz ölçümüne uyulmamasından kaynaklanabilir.
Kaza türleri arasındaki fark, yalnızca olayın fiziksel niteliğinde değil, kusur tespitinde bakılacak teknik unsurlarda da ortaya çıkar; göçük dosyasında tahkimat mühendisliği raporu ön plana çıkarken, gaz zehirlenmesi dosyasında havalandırma projesi ve gaz ölçüm kayıtları belirleyici olur. Dolayısıyla her kaza türü, kendine özgü delil setiyle incelenir. Madende çalışırken iş sözleşmesinden doğan haklar ayrı konudur; kıdem ve emeklilik hakları için maden işçisi kıdem tazminatı sayfamıza bakılabilir.
Kazadan Sonra İlk Yapılacaklar
Kaza sonrasında atılacak adımlar, sonraki sürecin sağlıklı ilerlemesi için belirleyicidir. Sürecin başında toplanan deliller ve kayıtlar, aylar sonra açılacak davada kusur raporunun sağlıklı hazırlanmasının temelini oluşturur.
- Sağlık kuruluşunda kazanın iş kazası olarak kaydedilmesini sağlamak.
- İşverenin SGK'ya yasal süresinde bildirim yapıp yapmadığını kontrol etmek.
- İş kazası tutanağının düzenlenmesini istemek ve tanıkları belirlemek.
- Vardiya çizelgesi ve giriş çıkış kayıtlarının saklandığından emin olmak.
- Gaz ölçüm kayıtları ve iş güvenliği defterlerinin korunması için hukuki yollara başvurmak.
- Çalışılan firmanın ve ruhsat sahibinin kim olduğunu netleştirmek.
Bildirim ve kayıt süreçlerindeki eksiklikler, sonradan telafisi güç sorunlara yol açabilir; özellikle gaz ölçüm defterleri ve teknik nezaretçi kayıtları, kusur tespitinin temel dayanağını oluşturur. Belgelerin zamanında talep edilmemesi hâlinde, sonradan mahkeme kanalıyla istenmesi gerekebilir. Kazanın gerçekleştiği ocakta, olay tarihinden önceki teftiş raporları ve iş güvenliği uzmanının önceki bildirimleri de dava dosyasında önemli delil niteliği taşır; söz konusu belgeler genellikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arşivlerinde veya işyeri kayıtlarında bulunur. Kaza sonrası tutanak sürecinin ayrıntısı için iş kazası tutanağı sayfamıza bakılabilir.
Maden Kazasında Kim Sorumlu?
Maden işletmelerinde sorumluluk ilişkisi, genel iş kazalarına göre daha çok katmanlıdır; ruhsat sahibi, sahayı fiilen işleten rödovansçı, işçiyi doğrudan çalıştıran taşeron, teknik nezaretçi ve iş güvenliği uzmanı aynı olayda farklı roller üstlenebilir. Aşağıdaki tabloda söz konusu tarafların genel konumu özetleniyor.

| Taraf | Rolü | Sorumluluğu |
|---|---|---|
| Ruhsat sahibi | Maden hakkının sahibi | Denetim kapsamına göre değişir |
| Rödovansçı işletmeci | Sahayı fiilen işleten | İSG'den asıl muhatap |
| Taşeron | İşçiyi doğrudan çalıştıran | İşveren sıfatıyla sorumlu |
| Teknik nezaretçi | Teknik uygunluğu izleyen | Eksiklikten sorumlu |
| İş güvenliği uzmanı | Risk değerlendirmesi yapan | İhmaline göre değerlendirilir |
Ruhsat sahibinin sorumluluğu, rödovans ilişkisinin gerçek niteliğine göre belirlenir. Rödovans sözleşmesi geçerli ve gerçek nitelikteyse, iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu rödovansçıya aittir; ruhsat sahibi yalnızca madencilik mevzuatından doğan kendi yükümlülüklerinden sorumlu kalır. Ancak ruhsat sahibi, projeyi onaylama, teknik personeli belirleme veya talimat verme gibi yetkilerle normal denetim sınırlarının ötesine geçmişse, ilişki asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilir ve ruhsat sahibi de sorumlu tutulabilir.
“Ruhsat sahibinin rödovansçının sahadaki çalışmalarını denetlemeye, talimat vermeye ve bunları uygulatmaya yetkili olduğu tespit edildiğinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekir.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/11365, K. 2013/16710, T. 05.07.2013
İşçi, sorumluluğu bulunan tarafların birine, birkaçına veya tamamına karşı birlikte dava açabilir; sorumluluk paylı değil müteselsil nitelik taşıdığından, talebin tamamı tek sorumludan da istenebilir. Uygulamada davacı, dava açarken sorumluluğu belirsiz kalan tarafları da davaya dahil ederek, yargılama sırasında ortaya çıkacak yeni bilgilere göre husumetin netleşmesini sağlayabilir; yaklaşım, sonradan ek dava açma zorunluluğunu önler. Sigortasız çalıştırılan madencinin durumu ayrıca değerlendirilir; sigortasızlık işverenin yükümlülüğünü yerine getirmediği anlamına gelir, işçinin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıntı için sigortasız işçi iş kazası geçirirse sayfamıza bakılabilir.
Sorumluluk yalnızca işveren tarafındaki kişilerle sınırlı kalmayabilir; madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli kamu kurumlarının (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri) kendi denetim görevini ihmal ettiği tespit edilirse, söz konusu kurumlara karşı idare mahkemesinde ayrıca tam yargı davası açılabilir. İdari dava, işverene karşı iş mahkemesinde açılan tazminat davasından bağımsız yoldur, kendi başvuru ve dava açma süreleri vardır.
Madende İşverenin İş Güvenliği Yükümlülüğü
Yeraltı madenciliğinde işverenin yükümlülükleri, genel iş güvenliği önlemlerinin ötesine geçer. Gaz ölçümü ve erken uyarı sistemlerinin kurulması, ortamdaki metan ve karbonmonoksit birikiminin zamanında fark edilmesini sağlar. Havalandırma sisteminin projeye uygun kurulması ve düzenli kontrolü, hem gaz birikimini hem sıcaklık artışını önler. Tahkimatın düzenli denetimi göçük riskini, kaçış yolları ve sığınma odalarının işler durumda tutulması ise kaza anında can kaybını sınırlar.

Kişisel koruyucu donanımın (baret, karbonmonoksit maskesi, gaz ölçüm cihazı) sağlanması ve işçilere düzenli iş güvenliği eğitimi verilmesi de işverenin temel yükümlülükleri arasındadır. İşçinin kendi kusuru, örneğin talimatlara uymaması, tazminattan indirim sebebi olabilir; ancak işveren temel güvenlik önlemlerini hiç almamışsa, işçinin dikkatsizliği söz konusu eksikliği telafi etmez ve işverenin sorumluluğunun ağırlığını değiştirmez.
“İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli eğitimi vermek zorundadır; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınması zorunludur.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/6998, K. 2020/6526, T. 16.11.2020
İlke, madencilik gibi çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde daha da ağırlaşır; gaz ölçümü ve havalandırma gibi önlemlerin defalarca istenmesine rağmen alınmaması, işvereni ağır kusurlu duruma düşürür. İşçinin kusuru burada geri planda kalır; müterafik kusurun tazminata etkisi ve sınırları için müterafik kusur sayfamıza bakılabilir. Madene özgü teknik yükümlülüklerin tam metni için mevzuat.gov.tr üzerinden Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'ne ulaşılabilir.
Maden Kazasında İstenebilecek Tazminatlar
Maden kazası tazminatı tek kalemden oluşmaz; zararın niteliğine göre farklı türlere ayrılır. Maddi tazminat, kazanın yol açtığı ekonomik kaybı karşılar; sürekli iş göremezlik hâlinde gelecekteki kazanç kaybı, geçici iş göremezlik döneminde SGK ödeneğini aşan kazanç farkı ve SGK'yı aşan tedavi ile bakıcı giderleri buraya dahil edilir. Hesabın kendisi aktüerya bilgisi gerektiren teknik işlemdir; ayrıntı için iş kazası tazminatı sayfamıza bakılabilir.
Manevi tazminat, kazanın işçide veya yakınlarında yarattığı acı ve ızdırabın kısmen giderilmesini amaçlar; miktarı olayın ağırlığına, kusur durumuna ve tarafların koşullarına göre mahkemece takdir edilir. Şartları ve değerlendirme ölçütleri için manevi tazminat sayfamıza bakılabilir.
Ölümlü kazalarda, ölen işçinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuk ve ebeveynler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; aynı yakınlar ayrıca manevi tazminat isteyebilir. Bu iki kalemin halk arasındaki adı kan parasıdır. Talep hakkı, destek ilişkisinin fiilen var olduğunun gösterilmesine bağlıdır. Aynı olaydan doğan maden kazası tazminatı taleplerinin tamamı, gerekçeleri ayrı gösterilmek kaydıyla tek dava dilekçesinde birleştirilebilir. Ayrıntı için destekten yoksun kalma tazminatı sayfamıza bakılabilir.
Maluliyet, Kusur ve Tazminatın Belirlenmesi
Maluliyet oranı, sağlık kurulu raporuyla tespit edilir ve tazminatın büyüklüğünü doğrudan etkiler; oran yükseldikçe gelecekteki kazanç kaybı da büyük kabul edilir. Maden kazalarında maluliyet tespiti, olayın niteliğine göre (göçük, yanık, solunum yolu hasarı) farklı uzmanlık alanlarını gerektirebilir. Tespit sürecinin ayrıntısı için iş kazası maluliyet oranı tespiti sayfamıza bakılabilir.
Kusur raporu, maden mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanır; rapor, olay yerindeki koşulları, gaz ölçüm kayıtlarını, havalandırma ve tahkimat durumunu inceleyerek sorumluların kusur payını belirler. Taraflar rapora itiraz edip ek inceleme veya yeni bilirkişi heyeti talep edebilir. Maden kazası tazminatı hesabında kusur raporunun denetime elverişli olması, kararın Yargıtay incelemesinden sağlıklı geçmesi için önem taşır. Rapor hazırlanırken bilirkişilerin olay yerinde keşif yapması, mümkünse madenin fiziki koşullarını yerinde incelemesi, sonucun somut olaya uygunluğunu artırır.
Tazminatın kendisi, maluliyet oranı, kusur oranı, işçinin geliri, yaşı ve bakiye ömrü birlikte değerlendirilerek aktüer bilirkişi tarafından hesaplanır. Hesap kişiye özel veriye göre değiştiğinden burada formül veya örnek verilmiyor; adım adım işleyiş için iş kazası tazminat hesaplama sayfamıza bakılabilir.
Meslek Hastalığı ve Tazminat
Madenci meslek hastalığı denince akla ilk gelen pnömokonyozdur; tozlu ortamda uzun süre çalışmanın akciğerlerde yol açtığı söz konusu solunum hastalığı, genellikle yıllar içinde ilerleyen seyir izler. Meslek hastalığının tespiti, işçinin sağlık kurulu incelemesinden geçmesi ve hastalık ile yürütülen işin arasındaki illiyet bağının kurulmasıyla mümkün olur; süreç, ani gelişen iş kazalarına göre daha uzun ve teknik inceleme gerektirir.
Meslek hastalığının en belirgin özelliği, işçi madenden ayrıldıktan yıllar sonra da ortaya çıkabilmesidir; kanun bu ihtimali gözeterek her hastalık için ayrı yükümlülük süresi öngörür. İşten fiilen ayrılma ile hastalığın ortaya çıkışı arasındaki söz konusu süre dolmadan tespit edilen hastalıklar da meslek hastalığı sayılabilir. Tozlu ortamda çalışan madencilerde solunum fonksiyon testleri, akciğer grafisi ve klinik muayene birlikte değerlendirilerek tanı konur; tek testin sonucu tanı için yeterli kabul edilmez.
“Bedensel zararlarda zamanaşımının başlangıcı, olay tarihi veya tazminat sorumlusunun öğrenilme günü değil, sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarihtir.”
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/5345, K. 2019/3508, T. 07.05.2019
İlke, meslek hastalığı dosyalarında özellikle önem taşır; zamanaşımı süresi hastalığın ilk belirtisinin görüldüğü tarihten değil, maluliyetin sağlık kurulunca kesin olarak tespit edildiği tarihten işlemeye başlar. İşten ayrıldıktan uzun süre sonra tanı konan madencinin tazminat hakkı, söz konusu ilke sayesinde tespit tarihine göre değerlendirilir ve süre geçmişteki çalışma tarihine göre otomatik olarak dolmuş sayılmaz.
SGK Ödemeleri ve Rücu
İşçi maden kazası veya meslek hastalığı geçirdiğinde SGK, kusura bakmaksızın geçici iş göremezlik ödeneği ve gerekiyorsa sürekli iş göremezlik geliri sağlar. Söz konusu ödemenin tamamı değil, yalnızca rücuya tabi kısmı işverenden istenecek tazminat hesabından düşülür; rücu edilemeyen kısım işçinin tazminatını azaltmaz. Türk Borçlar Kanunu, ifa amacı taşımayan ödemelerin ve rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarar veya tazminattan indirilemeyeceğini açıkça düzenler.
Kaza veya meslek hastalığı işverenin kusurundan kaynaklanıyorsa, SGK ödediği tutarların rücuya tabi kısmını işverenden ayrıca talep edebilir. Rücu davası, işçinin kendi tazminat davasından bağımsız yürür; aynı kusur raporu her iki dosyada da kullanılabilir, dolayısıyla iki sürecin eşgüdümlü takip edilmesi tutarlılık açısından faydalıdır. Rücu davasında belirlenen kusur oranı, işçinin kendi tazminat davasındaki kusur değerlendirmesini doğrudan bağlamaz; her dosya kendi delilleriyle ayrıca değerlendirilir, ama pratikte aynı bilirkişi raporuna dayanılması sık görülür.
Dava Süreci, Arabuluculuk ve Zamanaşımı
Maden kazası tazminat davasının açılacağı yer ve izlenecek usul, kanunda belirlenmiştir.
- Görevli mahkeme iş mahkemesidir.
- Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir; kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
- İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları, zorunlu arabuluculuk kapsamının dışında tutulmuştur; dava doğrudan mahkemeye açılabilir.
- Zamanaşımı süresi on yıldır ve sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak öğrenildiği tarihten işlemeye başlar.
- Kazayla ilgili ceza soruşturması varsa, hukuk davası söz konusu soruşturmanın sonucunu beklemek zorunda değildir; hukuk hâkimi kendi delillerine göre karar verir.
Ceza dosyası ile hukuk davası ayrı süreçlerdir; ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk hâkimini bağlamaz. Dosyanın kusur ve maluliyet tespiti tamamlanmadan dava açılmışsa, mahkeme yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırarak eksikliği tamamlar. Uygulamada davacı taraf, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açabilir; kusur ve maluliyet oranı netleştikten sonra talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4); maluliyet oranında değişen ve gelişen durum varsa, süre söz konusu tespitin netleştiği tarihe göre hesaplanır.
Maden Kazası Davasında Avukat Desteği
Sorumlu tarafların doğru belirlenmesi, madende çok katmanlı işletme ilişkisi bulunduğunda özellikle karmaşıklaşır; ruhsat sahibi, rödovansçı ve taşeron arasındaki ilişkinin niteliği doğru çözümlenmezse, dava yanlış taraflara yöneltilebilir. Madene özgü kayıtların (gaz ölçüm defteri, teknik nezaretçi defteri, havalandırma planı) delil olarak dosyaya kazandırılması, uzmanlık gerektiren süreçtir.
Kusur ve maluliyet raporlarına gerektiğinde itiraz edilmesi, meslek hastalığı tespit sürecinin takibi ve SGK ile işverene karşı açılacak süreçlerin eşgüdümlü yürütülmesi, dosyanın sonucunu doğrudan etkiler. Dava dilekçesinin hazırlanması aşamasında, sorumluluğu bulunan tarafların tamamının doğru gerekçelerle davaya dahil edilmesi, ilerleyen aşamada husumet itirazlarıyla zaman kaybedilmesini önler. İş kazası avukatı desteğiyle, sorumluluk ilişkisinin ve delillerin doğru biçimde ortaya konması sağlanabilir.
Maden Kazası Tazminat Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Maden kazasında hangi tazminatlar istenebilir?
Maden kazası tazminatı kazanın sonucuna göre değişir; yaralanmada maddi ve manevi tazminat, ölümde ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir. Hangi kalemin uygulanacağı, maluliyet raporuna ve olayın niteliğine göre ayrıca belirlenir.
Taşeron işçisi ruhsat sahibine dava açabilir mi?
Açabilir; belirleyici olan sözleşmenin adı değil, sahadaki fiilî işleyiştir. Mahkeme, tarafların birbirine sözleşmede yüklediği sorumluluk dağılımına değil, kimin kimi işe aldığına, kimin araç gereç sağladığına ve kimin talimat verdiğine bakarak karar verir.
Rödovanslı madende kaza olursa kim sorumlu?
Dosyanın kendi delilleri sorumluyu belirler; hazır kural yoktur. Rödovans sözleşmesinin metni, işletme projesinin kim tarafından onaylandığı, personel seçiminde kimin söz sahibi olduğu gibi somut ayrıntılar incelenerek, ruhsat sahibinin dosyaya dahil edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Ölümlü maden kazasında kimler tazminat alabilir?
Kapsam, resmî yakınlık derecesine göre otomatik belirlenmez; mahkeme her başvuruyu kendi somut ilişkisi içinde değerlendirir. Nişanlı, kardeş veya bakmakla yükümlü olunan uzak akraba gibi resmî olarak “birinci derece” sayılmayan kişiler de, destek ilişkisini dosyaya yansıtabildiği ölçüde talepte bulunabilir.
Madencilikte meslek hastalığı nasıl tespit edilir?
Madenci meslek hastalığı tanısı sağlık kurulu incelemesiyle konur; işçinin yürüttüğü iş ile hastalık arasındaki illiyet bağının kurulması ve maluliyet derecesinin belirlenmesi süreç boyunca ayrı ayrı incelenir. Tanı, genellikle uzun süreli tozlu ortam maruziyetinin dosyaya yansıtılmasını gerektirir.
İşten ayrıldıktan yıllar sonra meslek hastalığı çıkarsa tazminat istenebilir mi?
İstenebilir; işten ayrılış tarihi tek başına hak düşürücü değildir. Tanı, öngörülen sürenin içinde konduğu sürece, işçinin teşhis anında başka işverende çalışıyor olması veya hiç çalışmıyor olması, geçmişteki maden işvereninden talepte bulunmasını engellemez.
Maden kazası davası hangi mahkemede açılır?
İş mahkemesinde açılır; ayrı maden mahkemesi veya özel başvuru merci yoktur. Dosya, diğer iş kazası tazminat davalarıyla aynı usule tabi olarak görülür, madencilik konusu yalnızca içerik bakımından uzmanlık bilirkişisi gerektirir.
Maden kazası davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Değildir; kanun koyucunun iş kazası mağdurunun ek usul aşamasıyla oyalanmaması için bilinçli olarak tanıdığı istisnadır. Aynı işçinin kıdem veya ihbar tazminatı gibi başka talebi varsa, ilgili talep için arabuluculuk ayrıca aranabilir; istisna yalnızca kaza ve meslek hastalığı kaynaklı tazminata özgüdür.
SGK ödemeleri tazminattan düşülür mü?
Evet, ama hesaplama tek kalemlik çıkarma işlemi değildir; SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri esas alınır ve söz konusu değerin işverenin kusur oranına denk gelen kısmı mahsup edilir. Kusursuz sayılan kısım veya ifa amacı taşımayan ödemeler hesaba hiç girmez.
Maden kazası tazminat davasında zamanaşımı ne kadar?
Süre on yıldır; kaza tarihinde maluliyet oranı belli değilse, sürekli iş göremezliği gösteren kesin raporun öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Meslek hastalığında da başlangıç, maluliyetin kesin olarak tespit edildiği tarihtir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

