URSA Avukatlık

Güvence Hesabı Rücu Davası, Kime Rücu Edilir? Tebligat, Süre ve İtiraz

Sigorta Hukuku11 dk okumaEklenme:

Güvence Hesabı, sigortasız veya sigortası belirlenemeyen bir araçla yaşanan kazada zarar görene tazminat ödedikten sonra bu tutarı sorumlulardan geri ister. Güvence Hesabı Yönetmeliği m.16 uyarınca rücu; zorunlu sigortayı yaptırmayan kişiye, zarardan sorumlu sürücü ve işletene, sonradan belli olan sorumluya veya yükümlü sigorta şirketine yöneltilir. Size yazı, ihtarname ya da ödeme emri geldiyse önce Hesabın hangi ödemeye dayandığını, tebliğ tarihini ve ödeme emrindeki yedi günlük süreyi kontrol edin; bu kontrol, yapılacak savunmanın yönünü belirler. İtiraz süresi kaçarsa takip kesinleşir; zamanaşımı ise kendiliğinden değil, ileri sürüldüğünde dikkate alınır.

Güvence Hesabı Ödediği Tazminatı Neden Geri İster?

Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14 ile Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulan bir hesaptır. Kanun, hesaptan yapılacak ödemelere ve "gerek ilgililere gerekse Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılacak rücûlara" ilişkin esasların yönetmelikle düzenleneceğini söyler (m.14/7). Bu yönetmelik Güvence Hesabı Yönetmeliğidir.

Hesap, zarar görene ödeme yaptığında hukuken onun yerine geçer. Yönetmelik m.17/2 bunu şöyle yazar: Hesap, ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişi yerine geçer. Hesabın kendi internet sitesindeki rücu açıklaması da aynı mantığı kullanır; ödemeler halefiyete dayanılarak aracın işletenine, sürücüsüne, sigortacısına veya sigortacının iflas masasına rücu edilir. Yönetmelik m.5/1-c de Yönetim Komitesine, ödenen tazminatı sorumlulardan tahsil etmek veya bu amaçla rücu davaları açmak görevini verir.

Başvurunun nasıl yapıldığı, hangi zararların karşılandığı ve ret hâlinde ne olacağı Güvence Hesabı sayfasında anlatılıyor. Bu yazı, ödemeden sonraki aşamayı, yani Hesap sizden ya da sizin aracınızı kullanan kişiden para istediğinde ne olacağını ele alır.

Güvence Hesabı Kime Rücu Eder?

Yönetmelik m.16/1, Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu edilecek muhatapları sayar. Bu liste aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

MuhatapYönetmelik dayanağı
Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarı üzerinden yaptırmayan kişim.16/1-a
Sorumlunun sonradan belli olması hâlinde bu kişi veya yükümlü sigorta şirketim.16/1-b
Zarardan sorumlu kişi veya yükümlü sigorta şirketim.16/1-c
Mali bünye zaafiyeti nedeniyle ruhsatı iptal edilen veya iflas eden sigorta şirketim.16/1-ç, m.9/1-ç
Yeşil Kart ödemeleri nedeniyle Türkiye Motorlu Taşıt Bürosum.16/1-d, m.9/2

Sigortasız araç kazalarında gündeme gelen kişiler genellikle ilk üç satırdır. Aracın sigortasını yaptırmakla yükümlü olan işleten, kazayı yapan sürücü ve sorumluluğu sonradan ortaya çıkan üçüncü kişiler Hesabın karşısına çıkabilir. Karayolları Trafik Kanunu m.85 işletenin, m.88 ise birden fazla tazminat yükümlüsü bulunduğunda bunların müteselsil sorumluluğunu düzenler. Müteselsil sorumluluk, Hesabın ödemenin tamamını dilerse yalnızca birinden isteyebilmesi anlamına gelir; kimden isteyeceğini Hesap seçer.

Sigorta şirketi kendi sigortalısına rücu ettiğinde konu sigorta sözleşmesine ve genel şartlara dayanır; bu ayrım sigorta şirketinin rücu hakkı yazısında anlatılıyor. Rücu kavramının genel çerçevesi için rücu nedir sayfasına bakılabilir. Güvence Hesabında muhatabı belirleyen şey sigortanın varlığı değil, Hesabın hangi kanuni hâle dayanarak ödeme yaptığıdır.

Hesap Ödediği Tutarın Tamamını Her Zaman İsteyebilir mi?

Hayır. Hesabın rücu edebileceği tutar, ödemeyle değil gerçek zararla ve sorumluluk oranıyla sınırlıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, sigortasız aracın karıştığı bir ölümlü kazada Hesabın rücu edebileceği tazminat tutarının sigortasız araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlendiğini belirtmiştir. Aynı kararda, Hesabın hak sahibine ödediği tutar gerekenden fazla değilse ödediği rakamın tamamını isteyebileceği, mahkemenin ayrıca ikinci kez kusur indirimi yapmasının hatalı olduğu kabul edilmiştir (E. 2014/21373, K. 2017/3115, T. 23.03.2017).

Bunun savunma açısından anlamı şudur. Hesabın dosyasındaki ödeme gerçek zarardan fazlaysa fazla kısım rücuya konu olamaz; ödeme gerçek zarardan azsa Hesap ödediğinin tamamını isteyebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de bir koltuk sigortası dosyasında Hesabın ne miktarda rücu isteyebileceğinin, sigortalıya ödenmesi gereken sigorta bedeline göre bilirkişi marifetiyle net olarak belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir (E. 2023/5912, K. 2024/6664, T. 27.06.2024).

Hesabın ödemesi ayrıca zorunlu sigorta teminat sınırlarıyla bağlıdır. Yönetmelik m.17/1, Hesabın teminat sınırları içinde yaptığı ödemelerle borçtan kurtulduğunu, teminatı aşan zararın ise zarara sebebiyet veren veya hukuken sorumlu olanlarca karşılanacağını söyler. Dolayısıyla Hesap rücu ederken yalnızca kendi ödediği tutarı talep eder; zarar görenin teminatı aşan bakiye zararı ayrı bir konudur ve onu zarar gören sorumlulardan kendisi ister.

Güvence Hesabından Yazı veya İcra Takibi Gelirse Ne Yapılır?

Hesap rücu talebini üç biçimde iletebilir: yazılı bir ödeme çağrısı ya da ihtarname, doğrudan icra takibi veya dava. Her birinde ilk iş aynıdır, yani tebliğ tarihini yazmak ve talebin dayanağını görmek.

  1. Tebliğ tarihini kaydedin. İcra takibinde süre ödeme emrinin tebliğiyle başlar. Zarfın veya elektronik tebligatın tarihini saklayın.
  2. Dayanak ödemeyi öğrenin. Hesabın kime, ne zaman, hangi kalemler için ve ne kadar ödediğini gösteren belgeleri, kaza tespit tutanağını, kusur ve maluliyet raporlarını isteyin.
  3. Aracın sigorta durumunu belgeleyin. Kaza tarihini kapsayan bir zorunlu trafik sigortası poliçesi varsa bunu hemen ileri sürün; Hesabın ödeme yapma sebebi bununla çelişebilir.
  4. İcra takibiyse yedi günü kaçırmayın.
  5. Yazışmalarda ikrar niteliğinde cümle kurmayın. Aşağıda zamanaşımı bölümünde anlatıldığı gibi borcu kabul etmek ya da kısmi ödeme yapmak süreyi etkileyebilir.

İcra ve İflas Kanunu m.60'a göre ödeme emri borcun yedi gün içinde ödenmesini ihtar eder; borçlu borcun tamamına, bir kısmına ya da alacaklının takip hakkına itirazı varsa bunu aynı süre içinde bildirmelidir. İtiraz, m.62 uyarınca ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine yapılır. Borçlu itirazla birlikte yurt içindeki adresini bildirmek zorundadır. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısmın ve miktarın açıkça gösterilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.

İtiraz takibi durdurur. Bu noktadan sonra Hesap, İcra ve İflas Kanunu m.67 gereğince itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava edebilir. Dava sonunda itirazın haksız olduğuna karar verilirse alacaklının talebi üzerine, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir. Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetliyse tazminat borçlu lehine de doğabilir. Haciz aşamasında neler olduğu ve takibin genel işleyişi trafik kazası icra takibi yazısında ayrıca yer alıyor.

İtirazda ve Savunmada Hangi Noktalar Kontrol Edilir?

Her itiraz gerekçesi her dosyada işe yaramaz; dosyaya göre aşağıdaki noktalar sırayla incelenir.

  • Hesabın ödeme yapma koşulu. Yönetmelik m.9 Hesaba başvurulabilecek hâlleri sayar: sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlunun tespit edilememesi, geçerli teminat tutarları dâhilinde sigortasız araç, sigorta şirketinin iflası ya da ruhsatının iptali, çalıntı veya gasp edilmiş araç gibi. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi bu hâllerin tahdidi olarak sayıldığını, bu hâller dışında Hesabın sorumlu olmayacağını belirtmiş ve ödeme dayanağının araştırılmadan karar verilmesini eksik inceleme saymıştır (E. 2016/17951, K. 2019/9871, T. 23.10.2019).
  • Sigorta şirketinin iflası. Aynı daire, Hesabın ödemeyi sigortacının iflası nedeniyle yaptığı bir dosyada, kaza tarihinde geçerli poliçe varsa işletene rücu imkânı bulunmadığını belirtmiş ve aracın o tarihte geçerli poliçesinin olup olmadığının araştırılması için kararı bozmuştur (E. 2019/3650, K. 2020/5577, T. 14.10.2020). Karar eski mevzuat dönemine ait bir kazayı ilgilendirir; güncel Yönetmelik m.16/1-ç de iflas hâlinde rücunun yükümlü sigorta şirketine yöneleceğini söyler.
  • Zarar ve kusur oranı. Rücu tutarı gerçek zarara ve kusura göre hesaplanır; ödeme belgeleri ve hesap raporları incelenir.
  • İşleten sıfatı. Aracın başkasına satıldığı veya başkasının kullandığı savunması, KTK m.3'teki işleten tanımı ve ispat meselesidir. Aşağıda ayrıca anlatılıyor.
  • Zamanaşımı. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz; Türk Borçlar Kanunu m.161 uyarınca ileri sürülmesi gerekir. Cevap veya itiraz aşamasında açıkça belirtilmelidir.

Kasıtlı eylem de Hesabı sorumluluktan kurtarmaz. Hukuk Genel Kurulu, yabancı plakalı ve Yeşil Kartı bulunmayan bir araçla yayaya kasten çarpılan bir olayda, kasıtlı eylemin zorunlu sigortada teminat dışı hâller arasında sayılmadığını, rücu sebebi olduğunu ve Hesabın zarardan sorumlu olduğunu kabul etmiştir (E. 2024/246, K. 2025/391, T. 25.06.2025).

Güvence Hesabı Rücu Alacağında Zamanaşımı Ne Kadar?

Bu soru dosyanın en tartışmalı noktasıdır, çünkü kanun metninde Hesabın rücusu için ayrı bir süre yazılı değildir. Elde şu hükümler var.

KTK m.109/4, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğradığını söyler. Aynı maddenin ilk fıkrası, maddi zarara ilişkin tazminat taleplerinin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını belirtir. İkinci fıkra, davanın ceza gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun daha uzun süre öngörmesi hâlinde bu uzun sürenin uygulanacağını söyler. Türk Borçlar Kanunu m.72 aynı mantığı genel hükümlerde tekrarlar.

Hesabın talebi hem Yönetmelik m.16'daki rücuya hem de m.17/2'deki halefiyete dayandığı için, hangi sürenin ve hangi başlangıç tarihinin uygulanacağı dosyaya göre değerlendirilir. Bu yazıda incelenen Yargıtay kararlarında Hesabın rücusu bakımından zamanaşımı değerlendirilmemiştir; bu nedenle tek bir süre vermek doğru olmaz. Takip veya dava tarihinin, Hesabın ödeme tarihine ve kaza tarihine göre nerede durduğunu hesaplamak gerekir.

Zamanaşımını etkileyen iki kural önemlidir. Türk Borçlar Kanunu m.154 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması süreyi keser; alacaklının icra takibinde bulunması ya da dava açması da süreyi keser. Kesilmeyle birlikte m.156 gereği yeni bir süre işlemeye başlar. Bu nedenle sürenin dolmuş olabileceğini düşünen birinin Hesaba "kısmi ödeme yapayım" ya da "borcumu kabul ediyorum" diye yazması sakıncalı olabilir. Genel zamanaşımı ve kesen hâller için trafik kazası zamanaşımı yazısına bakılabilir.

Ödeme, Taksit ve Uzlaşma Mümkün mü?

Hesabın resmî internet sitesindeki rücu açıklamasında ve Yönetmelikte, rücu borcunun taksitlendirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadı; bu nedenle taksit hakkı olduğu söylenemez. Yönetmelik m.5/1-i, Yönetim Komitesine Hesabın alacakları konusunda dava veya takip aşaması da dahil olmak üzere her türlü sulh, feragat ve ibra işlemlerinde bulunma görevi verir. Yani Hesap uzlaşma yapabilir; ancak hangi koşulla yapacağı Hesabın kararına bağlıdır ve herkes için bir kural yoktur.

Uzlaşma düşünülüyorsa şu sırayı izlemek makuldür: önce Hesabın ödeme belgelerini istemek, talebin hukuki dayanağını ve tutarını doğrulamak, ardından yazılı bir öneri sunmak. Ödeme yapılacaksa hangi dosyaya ve hangi takibe mahsup edildiğini gösteren yazılı bir belge alınmalıdır. Öneri veya ödeme sırasında zamanaşımı itirazını saklı tuttuğunuzu açıkça yazmanız, borcu ikrar sayılma riskini azaltır. İcra takibi varsa, yedi günlük itiraz süresi uzlaşma görüşmeleriyle beklemez.

Görevli Mahkeme ve Sigorta Tahkim Komisyonu

İncelenen Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Daireleri kararlarında Hesabın rücu davaları itirazın iptali davası olarak asliye hukuk mahkemelerinde görülmüştür. Kararlar görev meselesini ayrıca tartışmadığı için bunu kesin bir görev kuralı olarak sunmak doğru olmaz; görev ve yetki, davanın nasıl kurulduğuna göre değerlendirilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu bakımından fark önemlidir. 5684 sayılı Kanun m.30, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların yanında "Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında" doğan uyuşmazlıkların çözümü için Komisyon kurulduğunu söyler. Yönetmelik ek m.2 de Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki uyuşmazlıklar için Komisyona başvurulabileceğini söyler. Yani tahkim, Hesaptan ödeme almak isteyen hak sahipleri içindir. Hesabın sizden rücu alacağı bu kapsamda değildir; Hesap bu alacağı genel mahkemelerde ve icra yoluyla takip eder. Komisyonun nasıl çalıştığı sigorta tahkim komisyonu sayfasında anlatılıyor.

Araç Satılmışsa veya Sürücü Başkasıysa Rücu Kime Gelir?

KTK m.3'e göre işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Bu tanım iki sonuç doğurur. Araç sahibi, aracı başkasına verdiğini veya sattığını savunsa bile işleten olarak muhatap alınabilir. Savunmasını kanıtlayabilirse fiilen işleten başka biri sayılabilir.

Aracın noterde değil adi sözleşmeyle satılması bu bakımdan risklidir. Haricen satışın işleten sıfatına etkisi ve kayıt malikine yönelen taleplerin nasıl sonuçlandığı haricen satılan araç yazısında ayrıca incelenmiştir. Sürücünün malik olmadığı durumlarda da işleten ile sürücü ayrı ayrı sorumlu tutulabilir.

Hesaba ödeme yapan kişi kendi payından fazlasını ödemişse diğer sorumlulara dönebilir. Türk Borçlar Kanunu m.62/2'ye göre tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olur. KTK m.88/2 de birden fazla kişi sorumluysa iç ilişkide zararın olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağını söyler. Örneğin kusurlu sürücü ile araç sahibi aynı zarardan sorumluysa ve Hesaba tutarın tamamını araç sahibi ödediyse, payını aşan kısım için sürücüye başvurabilir. Sigortasız araç sahibinin sorumluluklarının genel çerçevesi sigortasız araçla trafik kazası yazısında, trafik sigortası yaptırmamanın idari sonuçları ise sigortasız araç cezası yazısında yer alıyor.

Güvence Hesabı Rücu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Güvence Hesabı rücu eder mi?

Evet. Güvence Hesabı Yönetmeliği m.16 uyarınca Hesap, yaptığı ödemeler nedeniyle zorunlu sigortayı yaptırmayan kişiye, zarardan sorumlu kişiye veya yükümlü sigorta şirketine ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu eder.

Güvence Hesabı rücu ihbarına itiraz süresi kaç gündür?

Hesap icra takibi başlatmışsa itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır (İİK m.62). Yazılı ihtarname için kanunda tek bir itiraz süresi yoktur; ihtarnamede verilen süreye ve zamanaşımına bakılır.

Güvence Hesabı rücu davasında zamanaşımı ne kadar?

KTK m.109/4 tazminat yükümlülerinin birbirine rücuunda iki yıl öngörür; ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanabilir. Hesabın halefiyete dayanan rücusunda hangi sürenin işleyeceği dosyaya göre değerlendirilir ve zamanaşımı mutlaka ileri sürülmelidir (TBK m.161).

Güvence Hesabı icra takibine itiraz edersem ne olur?

İtiraz takibi durdurur. Hesap, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67). İtirazı haksız bulunan borçlu hakkında alacaklının talebiyle yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir.

Güvence Hesabı rücu için Sigorta Tahkim Komisyonuna gidebilir mi?

Hayır. 5684 sayılı Kanun m.30, Komisyonu Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki uyuşmazlıklar için öngörür. Hesabın rücu alacağı genel mahkemelerde ve icra yoluyla takip edilir.

Aracı sattıysam yine de rücu bana gelir mi?

Araç sahibi işleten sayılır. Aracı başkasına devrettiğinizi ve onun aracı kendi hesabına işlettiğini ispat ederseniz, işleten sıfatı sizde olmayabilir. Noter devri olmayan haricen satışlarda bunu ispat etmek zordur.

Güvence Hesabı borcu taksitle ödenebilir mi?

Mevzuatta taksit hakkı düzenlenmemiştir. Yönetmelik Hesap Yönetim Komitesine sulh, feragat ve ibra yetkisi verir; uzlaşma ancak Hesabın kabulüyle ve yazılı olarak mümkündür.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler