URSA Avukatlık

Tır ve Kamyon Kazası Tazminatı, Kimden İstenir? Şoför, İşleten ve Sigorta

Trafik Kazası12 dk okumaEklenme:

Tır veya kamyon kazasında tazminat tek bir kişiden değil, sorumluluğu bulunan herkesten istenebilir. Karayolları Trafik Kanunu aracı işleten kişiyi kusuru aranmaksızın sorumlu tutar. Sürücü kendi kusuru oranında, araç bir firmanın unvanı altında çalışıyorsa o firma da işletenle birlikte sorumlu olur. Bunların hepsi zarar görene karşı müteselsil sorumludur; yani her biri zararın tamamından istenebilir. Aracın zorunlu trafik sigortası da poliçe limitine kadar öder. Limiti aşan kısım için işleten, sürücü ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortası devreye girer. Kazada yaralanan kişi şoförün kendisiyse iş kazası kuralları da işler.

Tır ve Kamyon Kanunda Hangi Araç Sayılır?

Karayolları Trafik Kanunu (2918) kamyonu, izin verilen azami yüklü ağırlığı 3.500 kilogramdan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş motorlu taşıt olarak tanımlar (m.3). Çekici, römork ve yarı römorkları çekmek için imal edilmiş, yük taşımayan motorlu taşıttır. Yarı römork ise taşıdığı yükün ve kendi ağırlığının bir kısmı motorlu araç tarafından taşınan römorktur.

Halk arasında tır denen araç, kanun diliyle çekici ile yarı römork birleşimidir; kanunda “tır” sözcüğü geçmez. Ayrım önemlidir, çünkü işletenin sorumluluğu motorlu araç olan çekici üzerinden kurulur. Dorse motorsuz bir taşıttır ve onun için ayrı kural vardır (aşağıda).

Tır Kazasında Tazminat Şoförden mi, Araç Sahibinden mi İstenir?

Motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına yol açarsa işleten sorumludur (KTK m.85/1). Bu sorumluluk kusura bağlı değildir. İşleten ancak kendisinin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur (m.86/1). Bu koşulların hepsinin birlikte ispatı gerekir.

Sürücü ise kendi kusuru oranında haksız fiil hükümlerine göre sorumludur (TBK m.49). İşleten de aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur (KTK m.85/son). Bir kazadan birden fazla kişi sorumluysa zarar görene karşı müteselsil sorumlu tutulurlar (m.88/1). Zarar gören tazminatı dilediği sorumludan, hatta hepsinden birlikte isteyebilir; sorumlular kendi aralarındaki payı sonradan kusur oranlarına göre hesaplaşır (m.88/2).

Zarar görenin kendisinin de kusuru varsa hâkim tazminat miktarını durum ve şartlara göre indirebilir (m.86/2). İki aracın çarpıştığı kazada araç işletenlerinden biri bedensel zarara uğrarsa, kanun zararın kaza ya katılan araçların işletenleri arasında kusur oranında paylaştırılmasını öngörür; ancak işletme tehlikesi başka türlü paylaştırmayı haklı gösteriyorsa bu orandan ayrılınabilir (m.89/1). Ağır vasıtalarda işletme tehlikesinin yüksekliği bu değerlendirmede tartışılabilir. Kusurun nasıl belirlendiği ayrı bir konudur ve her dosyada bilirkişi raporuyla çözülür.

İşleten Kimdir, Araç Sahibi Her Zaman İşleten Sayılır mı?

Kanuna göre işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişidir. Aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi de işletendir. Ayrıca başka bir kişinin aracını kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunan kişi, bunu ispat ederse işleten sayılır (KTK m.3). Araç sahibi ise adına tescil belgesi verilmiş kişidir; yani sicildeki malik ile işleten farklı kişiler olabilir.

Kanun metni finansal kiralamayı adıyla anmaz. Sicilde kiralama şirketi malik görünse bile aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere kullanan kiracı, fiilî tasarruf ölçütüne göre işleten sayılabilir. Uygulamada kimin işleten olduğu sözleşmeye ve aracın fiilen kimin elinde olduğuna bakılarak belirlenir; tereddüt varsa işleten olabilecek herkes davalı gösterilir. Kiralık araç ayrımı kiralık araçla kazada sorumluluk yazısında, sicildeki malik dışında biri aracı kullandığında oluşan durum ise başkasına ait araçla kaza yazısında anlatılıyor.

Çekici ve Dorse Ayrı Kişilere Aitse Kim Sorumlu Olur?

Bir römorkun veya yarı römorkun ya da çekilen bir aracın sebep olduğu zarardan dolayı çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur. Çekilen araçla ilgili sorumluluk ise genel hükümlere tabidir (KTK m.102/1). Dorse başka birine aitse zarar gören önce çekicinin işletenine ve sürücüsüne başvurur; dorsenin sahibine karşı talep kusura dayanan genel hükümlere göre yürür.

Sigorta tarafında da kolaylık vardır: çekicinin sorumluluk sigortası, çekiciyi işletenin römorkun sebep olduğu zarardan dolayı sorumluluğunu da kapsar (m.102/2). Dorsenin sebep olduğu zarar için sigortacıya başvuru çekicinin poliçesi üzerinden yapılır.

Nakliye Firması Tazminattan Sorumlu mu?

Motorlu araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85/1). Bir nakliye firmasının adıyla sefer yapan çekicinin sahibi ayrı bir kişi olsa bile firma bu kapsamda davalı olabilir. Aracın hangi firmanın adı altında çalıştığı sevk belgeleri, taşıma sözleşmesi ve firma kayıtlarından anlaşılır.

Yalnızca nakliye hizmeti satın alan firma ise, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletmiyor ve araç üzerinde fiilî tasarrufu yoksa, işleten sıfatı kazanmaz (m.3 ölçütü). Şoför firmanın çalışanıysa firma ayrıca adam çalıştıran olarak çalışanının işi sırasında verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.66/1). Firmanın ödediği tazminat için şoföre dönebilmesi ise ancak şoförün bizzat sorumlu olduğu ölçüyle sınırlıdır (TBK m.66/son). Bu iç ilişkinin ayrıntıları şirket aracıyla trafik kazası yazısında ele alınıyor.

Kazada Yaralanan Tır Şoförü Tazminatı Kimden İster?

Yaralanan kişi tırın şoförüyse üç ayrı yol birlikte düşünülür.

Birincisi karşı aracın sorumluluğudur. Kazada karşı sürücü kusurluysa şoför, o aracın işletenine, sürücüsüne ve zorunlu trafik sigortasına başvurur. İkincisi kendi aracının sigortasıdır. Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilere verilen zararı karşılayan bir sorumluluk sigortasıdır; sürücünün kendi bedensel zararı bu poliçeden istenmez, kendi kusuruna denk gelen kısım da poliçe kapsamı dışındadır (m.92/g). Tek taraflı kazada kendi aracındaki hasar için kasko gibi ihtiyari bir sigorta varsa ona bakılır.

Üçüncüsü iş kazası yoludur. Çalışan şoför işi sırasında yaralandıysa olay iş kazası sayılabilir. 5510 sayılı Kanun m.13, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, görevli olarak işyeri dışına gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda ve işverence sağlanan taşıtla işe gidiş gelişi sırasında meydana gelen olayları sayar. Hangi trafik kazalarının bu kapsama girdiği trafik kazası iş kazası sayılır mı yazısında açıklanıyor. İşveren iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almadıysa ve bu yüzden işçi zarar gördüyse tazminat sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir (TBK m.417/2 ve 3).

İş kazası kolu SGK ödemelerini de getirir. Üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelen iş kazasında Kurum, yaptığı ödemelerin ve bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı için zarara sebep olan üçüncü kişilere ve varsa onları çalıştıranlara rücu eder (5510 m.21). Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez (TBK m.55/1). Bedensel zarar hesabında şoförün kazancı net olarak esas alınır; brüt maaş değil, fiilen eline geçen gelir hesaba girer. Ücret bordroları ve banka kayıtları bu yüzden önemlidir.

Aracın hizmetlisi olarak çalışan yardımcı kişiler, yani şoförün yanındaki muavin gibi sürücü dışındaki çalışanlar, kanunda hizmetli olarak tanımlanır (m.3). Bunların da iş kazası hakları ve karşı taraftan talep hakları ayrıca değerlendirilir.

Tır Kazasında Trafik Sigortasına Nasıl Başvurulur?

Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa veya verilen cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da sigorta tahkimine başvurabilir (KTK m.97). Sigortacı, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri iletmesinden itibaren sekiz iş günü içinde poliçe sınırları içinde kalan miktarı ödemek zorundadır (m.99). Başvurunun içeriği sigorta şirketine başvuru yazısında adım adım yer alıyor.

Sigorta sözleşmesinden doğan ve tazminatı azaltan veya kaldıran haller zarar görene karşı ileri sürülemez (m.95/1). Şoför alkollüyse veya ehliyetsizse sigortacı yine zarar görene öder, sonra kendi sigortalısına döner. Yabancı plakalı bir tır karıştıysa Türkiye’de geçerli sigortası yoksa zorunlu sigorta sınır girişinde yapılır (m.91/6).

Zorunlu sigortanın kapsamı dışında kalan kalemler de vardır. Manevi tazminat talepleri (m.92/f), gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar (m.92/k) ve taşınan eşyanın uğradığı zararlar (m.92/e) poliçeden ödenmez. Bu kalemler sürücüden ve işletenden istenir.

Teminat Limitini Aşan Zarar Kimden İstenir?

Zorunlu sigortanın ödeme yükümlülüğü poliçe limitiyle sınırlıdır. Aşan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir; kendilerinin ihtiyari mali sorumluluk (İMM) poliçesi varsa önce o poliçeye başvurulur. İMM zorunlu olmadığı için her tırda bulunmaz; poliçe varsa limit üstü zarar o şirkete bildirilir. Kamyon, çekici ve römork gibi eşya taşıyan araçlarda kaza başına üst sınır otomobilden farklı belirlenebildiği için poliçedeki araç türü ve teminat tutarı kontrol edilmelidir. Güncel tutarlar kaza tarihine göre değiştiğinden trafik sigortası teminat limitleri sayfasında kaza yılına ait tabloya bakmak gerekir. Limitten sonra devreye giren poliçe için İMM sigortası yazısı ayrıntı veriyor.

Aynı kazada birden fazla kişi zarar görmüşse ve alacaklar poliçedeki sigorta tutarını aşıyorsa, her zarar görenin sigortacıdan isteyebileceği tutar sigorta tutarının toplam alacağa oranı kadar indirilir (KTK m.96/1). Çok sayıda yaralının veya ölenin bulunduğu tır kazalarında bu nedenle başvurunun gecikmeden yapılması ve diğer zarar görenlerin sigortacıya bildirilmesi önem taşır.

Tırdan Düşen Yük Kazaya Yol Açarsa Kim Sorumlu Olur?

Kanun, yükün uygun bağlama ve sabitleme yapılmayarak karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak, devrilecek veya aracın dengesini bozacak şekilde yüklenmesini yasaklar (KTK m.65/1-h). Hüküm 12 Şubat 2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla bugünkü hâline gelmiştir. Bu kuralı ihlalin idari yaptırımı aşırı yük ve yükleme cezaları yazısında anlatılıyor; burada konu tazminattır.

Hareket hâlindeki aracın yükünün yola düşmesi ve başka bir aracın ona çarpması çoğunlukla aracın işletilmesinden doğan zarar olarak ele alınır. Böyle bir durumda işleten kusursuz sorumludur, sürücü ise kendi kusuru oranında sorumlu olur. Park hâlindeki gibi işletilme hâlinde olmayan araçtan yük düşmesinde ise zarar görenin işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusurunu ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir (m.85/3). Yükü bağlayan, yükleyen veya gönderen tarafın kusuru varsa bilirkişi raporunda ayrıca değerlendirilir ve o kişi de haksız fiil hükümlerine göre davalı olabilir.

Yükün kendisinin zarara uğraması başka bir sorudur. Motorlu araçta taşınan eşyanın zararı zorunlu trafik sigortası dışındadır (m.92/e); yük sahibi taşıma sözleşmesine ve taşıyıcının sorumluluk poliçesine bakar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kullanılan poliçede “kamyon klozu” adıyla yalnızca belirli hâller teminat altına alındığı için dorsenin kayması nedeniyle yükün araçtan düşmesinden doğan hasarı teminat dışı bulmuş ve karşı yönde verilen kararı bozmuştur (E. 2011/1356, K. 2012/8436, T. 21.05.2012). Poliçedeki kloz ve istisna maddeleri bu yüzden başvurudan önce okunmalıdır.

Tır Kazası Tazminat Davasında Süre, Mahkeme ve Faiz Nasıl İşler?

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararın tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava ceza kanununun daha uzun bir süre öngördüğü bir fiilden doğmuşsa bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır (KTK m.109). Taksirle yaralama ve ölüm gibi fiillerde ceza zamanaşımı etkili olabileceğinden süre dosyaya göre ayrıca hesaplanır; trafik kazası zamanaşımı yazısı bunu açıklıyor.

Dava, sigortacının şubesinin veya sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde ya da kazanın olduğu yer mahkemesinde açılabilir (m.110/2). Sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarına ilişkin yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir (m.111).

Faiz bakımından ticari araç ayrı değerlendirilir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ticari amaçlı yük taşıyan çekici ve dorsenin ticari faaliyeti sırasında sebep olduğu bir kazada, ölenin desteğinden yoksun kalan yakınlarının tazminatı için yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2014/16714, K. 2017/605, T. 26.01.2017). TBK m.55’e 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında kanuni faizin başlangıcına ilişkin fıkralar eklendi. Bu fıkralar 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır (7589 sayılı Kanun geçici m.1/9); daha sonraki kazalarda faiz türü ve başlangıç tarihi bu fıkralarla birlikte değerlendirilmelidir.

Tır ve Kamyon Kazası Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tır kazasında tazminatı kim öder?

Tazminat, aracı işleten kişiden, sürücüden, araç bir firmanın adı altında çalışıyorsa o firmadan ve aracın zorunlu trafik sigortasından istenir. Bunlar zarar görene karşı müteselsil sorumludur. Sigorta poliçe limitine kadar öder, limiti aşan kısım için işleten, sürücü ve varsa İMM poliçesi devreye girer.

Tır şoförü kaza yaparsa kişisel olarak sorumlu olur mu?

Evet, şoför kendi kusuru oranında haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Ancak zarar gören işletenden de tazminat isteyebilir ve işleten şoförün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur. Şoför çalışansa işvereninin ödediği tutar için işverenin şoföre dönüşü, şoförün bizzat sorumlu olduğu ölçüyle sınırlıdır.

Dorse başka birine aitse çekici sahibi sorumlu olur mu?

Evet. Römorkun veya yarı römorkun sebep olduğu zarardan çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumludur. Çekicinin sorumluluk sigortası da römorkun sebep olduğu zararı kapsar. Dorse sahibinin sorumluluğu ise genel hükümlere tabidir.

Nakliye firmasına tazminat davası açılabilir mi?

Araç firmanın unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa işleten ile birlikte firma da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Şoför firmanın çalışanıysa firma ayrıca adam çalıştıran olarak sorumlu tutulabilir. Yalnızca nakliye hizmeti alan ve araç üzerinde fiilî tasarrufu olmayan firma ise kural olarak işleten sayılmaz.

Tır sigortası limiti zararı karşılamazsa ne olur?

Aşan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Kusurlu tarafın ihtiyari mali sorumluluk poliçesi varsa limit üstü zarar önce o poliçeden talep edilir. Aynı kazada birden fazla zarar gören varsa her birinin sigortacıdan alacağı tutar, sigorta tutarının toplam alacağa oranı kadar indirilir.

Tır şoförü kazada yaralanırsa kendi sigortasından tazminat alabilir mi?

Zorunlu trafik sigortası üçüncü kişilerin zararını karşılar; sürücünün kendi bedensel zararı bu poliçeden istenmez. Şoför, karşı aracın kusuru varsa o aracın işleteninden, sürücüsünden ve sigortasından tazminat isteyebilir. Kaza iş kazası sayılıyorsa SGK ödemeleri ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği sorumluluğu da gündeme gelir.

Tırdan düşen yük kazaya neden olursa kim sorumludur?

Hareket hâlindeki aracın yükünün düşmesi çoğunlukla aracın işletilmesinden doğan zarar sayılır; işleten kusursuz, sürücü kusuru oranında sorumlu olur. Yükü bağlayan, yükleyen veya gönderen tarafın kusuru bilirkişi raporuyla ayrıca belirlenir. Taşınan yükün kendi zararı zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır.

Tır kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?

Maddi zarara ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılda, her hâlde kaza gününden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Fiil ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımına bağlıysa o süre uygulanır. Tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler