URSA Avukatlık

Trafik Kazasında Manevi Tazminat Ne Kadar? Kim İster, Sigorta Öder mi

Trafik Kazası11 dk okumaEklenme:

Trafik kazasında manevi tazminat için kanunda sabit bir tutar veya tablo yoktur; miktarı hâkim, olayın özelliklerine, kusura ve tarafların durumuna bakarak belirler. Yaralanan kişi kendi manevi tazminatını, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise yakınları da kendi manevi tazminatlarını isteyebilir (TBK m.56). Talep sürücüye ve aracı işletene yöneltilir. Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kanun gereği karşılamaz (KTK m.92/f); poliçede ayrıca yazılı bir ek teminat varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına başvurulabilir. Zamanaşımı iki yıl, her hâlde on yıldır; ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Trafik Kazasında Manevi Tazminat Hangi Hâllerde İstenir?

Türk Borçlar Kanunu m.56/1'e göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Trafik kazasında kırık, yanık, kalıcı iz, uzuv kaybı veya uzun tedavi süreci bu kapsamdadır. Kanun burada "ağır" bir zarar aramaz; yaralanan kişinin kendi talebi için bedensel bütünlüğün zedelenmesi yeterlidir. Zararın ağırlığı yalnızca tutarı etkiler.

Manevi tazminat maddi tazminatın yerine geçmez. Tedavi gideri, kazanç kaybı ve iş gücü kaybı gibi maddi kalemler ayrıca hesaplanır; manevi tazminat ise kazanın yarattığı acı ve elemin giderilmesine yöneliktir. Maddi kalemlerin hesabı yaralanmalı trafik kazası tazminatı yazısında, kazadan sonra ortaya çıkan ruhsal rahatsızlıklarda maddi ve manevi talebin ayrımı trafik kazası sonrası psikolojik tazminat yazısında anlatılıyor.

Kim Manevi Tazminat İsteyebilir?

Üç ayrı durum vardır. Birincisi, bedensel bütünlüğü zedelenen kişidir; kendi manevi tazminatını kendisi ister (TBK m.56/1). İkincisi, ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınlarıdır. Üçüncüsü, kazada ölen kişinin yakınlarıdır. İkinci ve üçüncü durumu TBK m.56/2 düzenler: ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Kanun "yakın" sözcüğünü tanımlamaz ve kimlerin yakın sayılacağını tek tek yazmaz. Uygulamada eş, çocuk, anne ve baba başta gelir; kardeşler ve diğer yakınların talebi, ölenle ya da yaralananla bağın niteliğine göre değerlendirilir. Her yakın kendi manevi tazminatını ister ve hâkim her biri için ayrı tutar belirleyebilir. Kazazedenin yaralanması ağır değilse yakınlar bu hükme dayanamaz; "ağır bedensel zarar" kanunda sayısal bir sınırla tanımlanmadığından dosyadaki maluliyet raporu ve tedavi süreci bu yönden belirleyicidir.

Ölüm hâlinde yakınların manevi tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatından ayrıdır. Destekten yoksun kalma maddi bir kalemdir ve ölenin düzenli yardımına bağlıdır; manevi tazminat ise yakınlık bağından doğan acıya dayanır. Ölümlü kazadaki kalemler ve süreç ölümlü trafik kazası tazminatı yazısında toplanmıştır.

Trafik Kazasında Manevi Tazminat Ne Kadar Çıkar, Hâkim Neye Bakar?

Manevi tazminat için bir hesaplama formülü veya ortalama tutar yoktur. Bu nedenle internette dolaşan "ortalama" rakamlar hukuki bir ölçü değildir; aynı tür kazada bile tutarlar dosyadan dosyaya değişir. Hâkim kanundaki şu hükümlere ve yerleşik uygulamaya göre karar verir.

ÖlçütDayanakEtkisi
Olayın özellikleriTBK m.56Yaralanmanın ağırlığı, tedavi süreci, kalıcı iz veya maluliyet ve zarar görenin yaşı tutarı artırır ya da azaltır.
Kusurun ağırlığıTBK m.51/1Tazminatın kapsamı özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak belirlenir.
Zarar görenin kendi kusuruTBK m.52/1Zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Tarafların ekonomik durumuYargıtay uygulamasıKanun metninde ayrıca sayılmaz; manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması için gözetilir.
Talep sınırıHMK m.26Hâkim talep sonucuyla bağlıdır; istenen miktardan fazlasına hükmedemez, daha azına karar verebilir.

Kusur oranı hem ceza hem tazminat yönünden önemlidir ancak iki yargılama birbirini bağlamaz. TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Ceza dosyası bu yüzden önemli bir delildir ama tazminat davasında kusur ayrıca bilirkişi raporuyla belirlenir.

Mahkemelerin geçmişte hükmettiği tutarlar, ölçütlerin uygulamada nasıl işlediğini göstermesi bakımından yararlıdır; ancak kaza ve karar tarihindeki ekonomik koşulları yansıttığından bugünkü bir dosya için doğrudan ölçü sayılamaz. Yargıtay'ın onadığı kararlardan derlenen tutar örnekleri ve ölçütlerin ayrıntısı manevi tazminat yazısındaki tabloda yer aldığından burada tekrar edilmiyor.

Manevi Tazminat Kimden İstenir?

Motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumludur (KTK m.85/1). Kanuna göre işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişidir; uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin hâllerinde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işleten sayılır. Araç sahibi olmayan kişi, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğunu ispat ederse o kişi işleten sayılır (KTK m.3). İşleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85).

Sürücü ise kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar verdiği için TBK m.49 gereği doğrudan sorumludur. Birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar zarar görene karşı müteselsilen sorumlu tutulur (KTK m.88). Bu nedenle dava çoğunlukla sürücü ve işletene birlikte açılır; zarar gören tazminatın tamamını bunlardan birinden veya her ikisinden isteyebilir. Kendi aralarındaki pay ise kusura göre ayrıca belirlenir.

Bazı hâllerde işleten sorumluluktan kurtulabilir. Kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru yoksa, araçtaki bozukluk kazayı etkilememişse ve kaza mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmişse işleten sorumlu olmaz (KTK m.86/1). Hatır için karşılıksız taşınan yolcunun yaralanması veya ölümü gibi durumlarda ise işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87). Aracın sahibi veya işletenin Devlet ya da kamu kuruluşu olması davanın adli yargıda görülmesine engel olmaz (KTK m.110/1).

KTK m.90, manevi tazminata ilişkin olarak Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'nın haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını söyler. Yani manevi tazminatın şartları, ölçütleri ve indirimi TBK m.49-58 çerçevesinde belirlenir.

Zorunlu Trafik Sigortası Manevi Tazminatı Öder mi?

Hayır. Kanun, manevi tazminata ilişkin talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında sayar (KTK m.92/f). Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları da A.6 maddesinin (f) bendinde "manevi tazminat talepleri"ni teminat dışında bırakır. Genel şartların A.5 maddesi ise teminatı maddi zarar, sağlık gideri, sakatlanma ve destekten yoksun kalma olarak sayar; manevi tazminat bunların arasında değildir. 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik A.2, A.5, B.2, B.4, C.4 ve ekleri değiştirir; A.6 (f) bendine dokunmaz.

Bunun pratik sonucu şudur. Trafik sigortacısı, kaza sonucu kazazedenin tedavi giderini, kalıcı maluliyet tazminatını ve ölümde destek zararını limit içinde öderken manevi tazminat için ödeme yapmaz. Sigortacıya yapılan başvuruda manevi tazminat istenmez; talep sürücü ve işletene yöneltilir. KTK m.97 uyarınca sigortacıya dava açmadan önce yazılı başvuru zorunluluğu, zorunlu sigorta teminatı sınırları içindeki talepler için aranır; yalnızca sürücü ve işletene açılacak manevi tazminat davasında sigortaya başvuru şartı yoktur.

Zorunlu sigortanın ödeme yapmaması, manevi tazminat hakkının doğmadığı anlamına gelmez. Ödeme borcu sorumlu kişilerin üzerindedir ve hükmedilen tutar doğrudan onların malvarlığından tahsil edilir. Bu yüzden dava açmadan önce sürücünün ve işletenin başka bir sigortasının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

İMM ve Kasko Poliçesi Manevi Tazminatı Karşılar mı?

Kendiliğinden karşılamaz, ama poliçede açıkça yazılırsa karşılayabilir. İhtiyari mali sorumluluk (İMM) sigortası, aracın işletilmesinden doğan hukuki sorumluluğun zorunlu sigorta limitini aşan kısmını poliçedeki limite kadar karşılar. Manevi tazminat bu sigortada ancak ek sözleşme veya kloz ile teminat kapsamına alınır; poliçede "manevi tazminat dahil" gibi bir kayıt arayın. Kloz yoksa sigortacı sorumlu olmaz ve talep sürücü ile işletenden istenir. Kloz varsa poliçedeki limit, bu limitin kişi başına mı kaza başına mı uygulandığı ve manevi tazminata ayrılan pay önem kazanır. Bu konuların ayrıntısı İMM sigortası yazısında anlatılıyor.

Karşı aracın poliçesinde manevi tazminat klozunun gerçekten bulunup bulunmadığı, poliçe metninden ve genel şartlardan kontrol edilmelidir.

Kasko ise sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılayan bir mal sigortasıdır; karşı tarafa verilen manevi zararı kendiliğinden karşılamaz. Karşı aracın kaskosunda İMM teminatı bulunuyorsa kloz yine yukarıdaki gibi aranır. Kendi kaskonuzdaki İMM bölümü ise sizin yaralanmanızın manevi tazminatını değil, sizin başkasına verdiğiniz zararı güvence altına alır.

Manevi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Dava değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2/1). Trafik kazasından doğan manevi tazminat davası bu nedenle asliye hukuk mahkemesinde görülür. Kamu kuruluşlarına ait araçların neden olduğu kazalar dâhil, KTK'dan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür (KTK m.110/1). Kaza aynı zamanda iş kazasıysa işverene karşı davanın görevli mahkemesi farklı olabilir; bu durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Yetki bakımından birkaç seçenek vardır. Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). KTK m.110/2 ise motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davalarının sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde ya da kazanın olduğu yer mahkemesinde açılabileceğini söyler. Seçenekler trafik kazası davası hangi mahkemede açılır yazısında karşılaştırılıyor.

Arabuluculuk bakımından, sürücü ve işletene açılacak manevi tazminat davasında arabulucuya başvurmak kural olarak dava şartı değildir; 6325 sayılı Kanun m.18/A, arabulucuya başvurmanın ilgili kanunlarda dava şartı kabul edildiği hâllerde işler. Sigortacıya karşı ise arabuluculuk değil, KTK m.97 gereği yazılı başvuru aranır. İki tarafın da tacir olduğu ticari araç zararları gibi istisnalar ayrıca değerlendirilir. Ayrıntı için trafik kazalarında arabuluculuk sayfasına bakılabilir.

Manevi Tazminat Davasında Harç Nasıl Ödenir?

Harçlar Kanunu m.28/1-a'ya göre karar ve ilam harcının dörtte biri dava açılırken peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Kanun burada bir istisna koyar: ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Yani trafik kazasında yaralanma veya ölüm nedeniyle açılan manevi tazminat davasında peşin harç, genel kuraldaki dörtte bir yerine yirmide bir oranında alınır.

Bakiye harcın ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel olmaz. Harcın tutarı her yıl güncellenen tarifeye bağlıdır; bu yazıda tutar verilmemiştir. Dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarı açıkça yazılmalıdır, çünkü hâkim talep sonucunun üstüne çıkamaz (HMK m.26).

Manevi Tazminatta Faiz Hangi Tarihten İşler?

Haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur (TBK m.117/2). Bu hükme göre manevi tazminata, kural olarak kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi istenebilir; ihtara gerek yoktur. Faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir (TBK m.120/1). Oranların nasıl değiştiği kanuni faiz oranı yazısında izlenebilir.

31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren ve TBK m.55'e eklenen faiz kuralı, çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma gibi maddi kalemler için kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemleri ayırır. Kanun metninin sözüne göre bu hüküm bedensel zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarının hesabına ilişkindir; manevi tazminatı ayrıca anmaz. Manevi tazminatta faizin hangi tarihten hükmedileceği dosyaya ve mahkemeye göre farklılaşabileceğinden, dilekçede faiz başlangıcının açıkça istenmesi önemlidir.

Manevi Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.72/1). Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır. Taksirle yaralama veya ölüme neden olma gibi suçlar bu kapsamdadır.

KTK m.109, motorlu araç kazalarından doğan "maddi zararların" tazminine ilişkin talepler için aynı iki ve on yıllık süreleri düzenler. Maddi zararlar ibaresi nedeniyle manevi tazminat için süre, KTK m.90 yoluyla uygulanan TBK m.72'den gelir; sonuç aynıdır. Genel Şartlar C.8 de motorlu araç kazalarından doğan zararlar için aynı süreleri tekrar eder. Sürelerin ne zaman başladığı ve ceza zamanaşımının nasıl hesaplandığı trafik kazası zamanaşımı yazısında anlatılıyor.

Sürenin kaçırılmasının sonucu ağırdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 09.12.2005 tarihli tek taraflı bir kazada sürücünün ölümü nedeniyle açılan destekten yoksun kalma davasında, 06.10.2020'de açılan birleşen davayı olay tarihindeki ceza kanununa göre sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle zamanaşımına uğramış saymıştır; mahkemenin bozmaya uyarak bu davayı reddetmesi, vekâlet ücreti düzeltmesiyle onanmıştır (E. 2025/13379, K. 2026/4181, T. 14.04.2026). Bu karar maddi tazminata ilişkindir, ancak sürenin dolmasının ıslahla da telafi edilemeyeceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Trafik Kazasında Manevi Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında manevi tazminat ne kadar olur?

Kanunda sabit bir tutar veya tablo yoktur. Hâkim olayın özelliklerini, kusur oranını ve tarafların durumunu değerlendirerek miktarı belirler (TBK m.56, m.51, m.52). Aynı tür kazalarda bile tutar dosyaya göre değiştiği için "ortalama" bir rakama güvenilmemelidir.

Sigorta şirketi manevi tazminatı öder mi?

Zorunlu trafik sigortası ödemez; manevi tazminat KTK m.92/f ile teminat dışındadır. İMM sigortasında ancak poliçede manevi tazminat klozu veya ek sözleşme varsa ve limit yetiyorsa ödeme mümkün olur. Kloz yoksa talep sürücü ve işletenden istenir.

Ölümlü trafik kazasında kimler manevi tazminat isteyebilir?

Ölenin yakınları kendi manevi tazminatlarını isteyebilir (TBK m.56/2). Kanun yakınları tek tek saymaz; uygulamada eş, çocuk, anne ve baba önde gelir. Her yakının talebi ayrı değerlendirilir.

Yaralanmada yakınlar da manevi tazminat ister mi?

Yalnız ağır bedensel zarar hâlinde. Kazazede hafif yaralanmışsa yakınların TBK m.56/2'ye dayanması mümkün değildir; yaralanan kişi ise kendi manevi tazminatını her hâlde isteyebilir.

Manevi tazminat davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kazadan itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TBK m.72). Kaza bir suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre uygulanır.

Kendi kusurum varsa manevi tazminat alabilir miyim?

Alabilirsiniz ama miktar düşebilir. Zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1).

Manevi tazminat davasında peşin harç ne kadar alınır?

Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında karar ve ilam harcının yirmide biri peşin alınır, kalanı karar tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m.28/1-a). Güncel tutar yıllık tarifeye göre hesaplanır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.

İlgili makaleler