Ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma tazminatı, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortasından, kusurlu sürücüden ve aracın işletenden istenir; araç sigortasızsa veya tespit edilemiyorsa Güvence Hesabı devreye girer. Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. Şirket başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde cevap vermezse ya da talebi karşılamazsa Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye gidilir (KTK m.97). Sigorta yalnız poliçe limiti içinde ve ölenin kusuru düşüldükten sonra öder; limiti aşan kısım ile manevi tazminat sürücü ve işletenden aranır. Hak sahipleri, paylar ve hesap yöntemi genel destekten yoksun kalma kurallarına bağlıdır; bu yazı yalnız trafik kazasına özgü yolu anlatır.
Ölümlü Trafik Kazasında Destek Tazminatı Kimden İstenir?
Dört muhatap vardır ve hak sahibi bunlardan birine ya da birkaçına birlikte yönelebilir. Motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne sebep olduysa işleten, kusuru olmasa da doğan zarardan sorumludur. İşleten, sürücünün kusurundan da kendi kusuru gibi sorumlu tutulur (KTK m.85). Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında çalıştırılıyorsa işleten ile teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur.
| Muhatap | Dayanak | Sorumluluğun sınırı |
|---|---|---|
| Zorunlu trafik sigortası | KTK m.91, m.97 | Poliçe limiti içinde, sigortalının kusuru oranında; manevi tazminat kapsam dışıdır (m.92/f) |
| Sürücü | TBK m.49 | Kusurlu ve hukuka aykırı fiille verdiği zarar |
| İşleten | KTK m.85, m.86 | Kusursuz da olsa sorumludur; yalnız kanundaki dar kurtulma koşullarını ispatlarsa kurtulur |
| Güvence Hesabı | 5684 sayılı Kanun m.14 | Sigorta yoksa, araç tespit edilemiyorsa veya sigortacı iflas etmişse, geçerli teminat miktarına kadar |
İşleten ancak kendisinin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan çıktığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulur (KTK m.86/1). Park hâlindeki gibi işletilme hâlinde olmayan bir araç söz konusuysa durum tersine döner; bu kez zarar gören, işletenin kusurunu veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmek zorundadır (m.85).
Birden fazla kişi sorumluysa bunlar zarar görene karşı müteselsil sorumludur; yani hak sahipleri zararın tamamı için dilediklerine başvurabilir. Sorumlular kendi aralarındaki paylaşımı kusur oranlarına göre sonradan yapar (KTK m.88). Ölümlü kazalara özgü bir önlem de vardır: olaya el koyan Cumhuriyet savcılığı, aracın devrini veya üzerinde hak kurulmasını önlemek için aracın trafik kaydına şerh düşürür. Şerh ile kaza arasındaki sürede kötü niyetle yapılan tescil hükümsüz sayılır; şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içinde şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmezse şerh hükümsüz olur (m.85). Hak sahipleri bu nedenle aracın kaydına dair bilgiyi erken aşamada ceza dosyasından izlemelidir. Ölümlü kazanın genel tazminat kalemleri ölümlü trafik kazası tazminatı yazısında toplanmıştır.
Sigorta Şirketine Başvuru Neden Önce Yapılır?
Kanun, zorunlu trafik sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını şart koşar. Şirket başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verdiği cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da tahkime başvurabilir (KTK m.97). Bu bir ön şarttır; başvuru yapılmadan açılan davada sigortacı dava şartı eksikliğini ileri sürebilir.
Süre konusunda küçük bir tutarsızlık var. KTK m.97 "15 gün" der. Tahkim hükmü ise sigorta kuruluşunun başvurudan itibaren onbeş iş günü içinde cevap vermemesini Komisyona başvuru için yeterli sayar (5684 sayılı Kanun m.30/13). Tahkime gidecekseniz iş günü hesabıyla beklemek, itiraz riskini azaltır.
Ödeme tarafında ise sigortacıya sert bir süre bağlanmıştır. Sigortacı, genel şartlarla belirlenen belgelerin merkez veya kuruluşlarından birine ulaştığı tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır (KTK m.99). Eksik belge bu süreyi başlatmaz; ölüm belgesi, veraset belgesi, nüfus kaydı, ölenin gelir belgeleri ve ceza dosyasındaki tutanaklar önceden toplanmalıdır. Başvuru yazısının içeriği ve belge listesi sigorta şirketine başvuru yazısında ayrıntılıdır.
Tahkim mi, Dava mı Daha Uygun?
İki yol birbirini dışlamaz ama her biri farklı muhataplara ve farklı taleplere açıktır. Tahkim yalnız sigorta tarafına karşı işler; sigorta şirketi sistemin üyesi olmasa bile zorunlu sigortadan doğan uyuşmazlıklarda hak sahipleri tahkimden yararlanabilir, Güvence Hesabı ile uyuşmazlıklar da aynı çatı altındadır (5684 m.30/1).
| Ölçüt | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme |
|---|---|---|
| Muhatap | Sigorta şirketi, Güvence Hesabı | Sigortacı, sürücü ve işleten birlikte |
| İnceleme | Hakemler yalnız dosyadaki evrak üzerinden karar verir (m.30/15) | Duruşma, tanık ve bilirkişi incelemesi |
| Süre | Hakemler görevlendirmeden itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (m.30/16) | Dosyanın durumuna göre değişir |
| Manevi tazminat ve limit üstü zarar | Sigortacıdan istenemez | Sürücü ve işletene karşı birlikte istenebilir |
| Karara itiraz | Bildirimden itibaren on gün içinde Komisyon nezdinde itiraz (m.30/12); belirli tutarın altındaki kararlar kesindir | İstinaf ve temyiz |
Talebi kısmen veya tamamen reddedilen aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, tarifedeki ücretin beşte biridir (m.30/17). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tahkimden gelen bir ölüm dosyasında hakem heyeti kararını bozarken, davacı lehine nispi ve tam vekâlet ücreti yerine bu beşte bir oranının uygulanması gerektiğini de belirtmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2965, K. 2024/5044, T. 21.05.2024). Sürecin ayrıntısı Sigorta Tahkim Komisyonu yazısında anlatılıyor.
Mahkemeye gidilecekse genel şartlara göre dava; sigortacının merkez veya şubesinin ya da sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yerde, kazanın meydana geldiği yerde veya zarar görenin yerleşim yerinde açılabilir (Genel Şartlar C.7). 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını kaldırdığı için bu tarihten sonra açılacak davalarda talebin nasıl kurulacağı baştan planlanmalıdır; bu tarihten önce açılan davalar eski hükme göre sürer (7589 geçici m.1/10).
Poliçe Limiti Yetmezse Fark Kime Ödettirilir?
Zorunlu sigortanın genel şartlarını, teminat tutarlarını ve tarifesini ilgili Bakanlık belirler ve Resmî Gazete'de yayımlar (KTK m.93). Ölenin yakınlarının alacakları poliçedeki sigorta tutarından fazlaysa, her birinin sigortacıya karşı isteyebileceği tutar, sigorta tutarının toplam alacaklara oranı kadar indirilir; hak sahipleri arasında limit bu oranla paylaşılır. Başka talepler olduğunu bilmeyen iyiniyetli sigortacı bir hak sahibine fazla ödeme yaparsa, o ölçüde diğerlerine karşı borçtan kurtulur (m.96). Bu nedenle bütün hak sahiplerinin başvurularını eş zamanlı ve birlikte yapması önemlidir. Güncel limitler trafik sigortası teminat limitleri yazısında yer alır.
Limit aşıldığında aşan kısım sürücü ve işletenden istenir. Manevi tazminat ise hiçbir zaman zorunlu sigortanın kapsamında değildir (m.92/f). Sigortalının alkollü araç kullanması ya da ehliyetsizliği gibi sözleşmeden doğan savunmalar hak sahibine karşı ileri sürülemez; sigortacı ödemeyi yapar, sonra sigortalısına rücu eder (m.95). Sağlık giderleri ise kazazedenin sosyal güvencesine bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır (m.98); ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri bakımından da bu kural gündeme gelir.
Yeni Kazalarda Hesap ve Faiz Değişti mi?
Evet, 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiiller ve kazalar için TBK m.55'e iki yeni fıkra eklenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatında ölenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tutara kanuni faiz kaza tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden işletilir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir. Bu tarihten önceki kazalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder (7589 geçici m.1/9). Sigortacının ön ödemesi bu nedenle yeni kazalarda hesabı doğrudan etkiler. Hesabın genel yöntemi ayrı bir yazıda anlatılıyor.
Ölenin Kendi Kusuru Tazminatı Nasıl Etkiler?
Ölen yaya, yolcu ya da karşı aracın sürücüsüyse onun kusuru destek görenlerin hakkını ortadan kaldırmaz, tutarı azaltır. İşletenin sorumluluğu bakımından zarar görenin kusuru, hâkimin tazminatı indirebileceği bir sebeptir (KTK m.86/2); genel hükümlerde de zarar görenin zararın doğmasında etkili olması indirim sebebidir (TBK m.52). İki veya daha çok aracın karıştığı kazada işletenlerden biri bedensel zarara uğrarsa, özel durumlar başka türlü paylaşımı haklı göstermedikçe işletenler kusurları oranında zararı giderir (m.89). Ölenin kendisi işleten ise bu madde gündeme gelebilir.
Sigorta tarafında ise iki bent özellikle önemlidir. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri (m.92/g) ve destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen talepleri (m.92/j) zorunlu sigorta kapsamı dışındadır. Sigortalının kusuru oranındaki kısım sigortadan istenir; ölenin kusuruna denk gelen kısım sigortanın ödeme alanı dışında kalır.
İndirimin kazaya gerçekten etki etmiş bir davranışa dayanması gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında aktarıldığı üzere Daire, motosiklet sürücüsünün sürücü belgesiz araç kullandığı gerekçesiyle yapılan yüzde 20 müterafik kusur indirimini yerinde bulmamıştır; ölüm nedeni otopsi raporuna göre iç kanamadır, kask takılmaması ile ölüm arasında illiyet bağı yoktur ve ehliyetsizlik kazaya etken olmamıştır. Bu gerekçeyle ilk derece kararı davacılar lehine bozulmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6526, K. 2025/15975, T. 27.11.2025).
Ölen Sürücü Kendi Kusuruyla Öldüyse Yakınları Ne Yapabilir?
Bu durum tek taraflı kazalarda ve kusurun tamamen sürücüde olduğu çarpışmalarda görülür. 9 Haziran 2021 tarihli 7327 sayılı Kanunla KTK m.92'ye eklenen (j) bendi, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini zorunlu sigortanın kapsamı dışına almıştır. Bu nedenle bugünkü bir kazada tam kusurlu sürücünün yakınları, onun kendi aracının trafik sigortasından destek tazminatı alamaz. Sürücü kısmen kusurluysa, örneğin karşı araç sürücüsü de hatalıysa, kusursuz kalan kısım için karşı aracın sigortasına ve işletenine yönelmek mümkündür.
Eski kazalarda durum farklı olabilir; hangi kuralın uygulanacağını kaza tarihi ve poliçe tarihi belirler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararındaki kaza 23.05.2010 tarihlidir; ilk derece mahkemesi kaza tarihindeki genel şartları esas alarak tam kusurlu motosiklet sürücüsünün yakınlarına destek tazminatı hesaplamış, Daire davalı sigortacının temyiz itirazlarını reddetmiştir. Aynı karar, bu tür dosyalarda zamanaşımı bakımından da yol gösterir; aşağıda anlatılıyor. Tek taraflı kazanın diğer sonuçları tek taraflı trafik kazası yazısında işlenmiştir.
Ölen Araçta Yolcuysa Süreç Nasıl İşler?
Yolcu, sürücü ve işletene göre üçüncü kişidir; yakınları destek tazminatını aracın trafik sigortasından, sürücüden ve işletenden isteyebilir. Tek özellik, taşımanın karşılıksız ve hatır için yapılıp yapılmadığıdır. Ölen hatır için karşılıksız taşınıyorsa işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87) ve tazminattan indirim gündeme gelebilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bir ölümlü yolcu dosyasında şu ölçütleri uygulamıştır. Hatır taşımasından söz etmek için taşımanın ölenin menfaatine, bir karşılık olmaksızın yapılmış olması gerekir; sürücü veya işletenin bir yararı varsa hatır taşıması yoktur. Somut olayda sürücü ile ölen arkadaştı ve birlikte geziyorlardı. Dairenin kabulüne göre ölenin arkadaşına taşıma için ücret ödemesi hayatın olağan akışına aykırıdır, aksini davacı tarafın ispatı gerekirdi. Daire, hakem heyeti hatır taşıması indirimini kaldırdığı için kararı bozmuş ve kendi yerleşik uygulamasına göre yüzde 20 hatır taşıması indirimi yapılmasını istemiştir. Hakem heyeti ayrıca ölenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle yüzde 20 müterafik kusur indirimi uygulamıştı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2965, K. 2024/5044, T. 21.05.2024). Daire, hâkimin gerekçesini göstermek koşuluyla indirim yapmak zorunda olmadığını da belirtmiştir. Ölçütlerin ayrıntısı hatır taşıması yazısında bulunur.
Araç Sigortasızsa veya Kaçtıysa Güvence Hesabına Nasıl Başvurulur?
Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdindeki Güvence Hesabı, zorunlu sigortaların geçerli teminat miktarlarına kadar zararları karşılamak üzere kurulmuştur. Kanun metni hesaba şu hâllerde başvurulabileceğini sayar: sigortalının tespit edilememesi, riziko tarihinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar, sigorta şirketinin ruhsatlarının iptali veya iflası, çalıntı ya da gasp edilmiş aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu olmadığı hâller ile Yeşil Kart uygulamaları için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler (5684 sayılı Kanun m.14). Madde metni "bedensel zararlar" ifadesini kullanır; ölümlü kazalarda yakınlar destekten yoksun kalma tazminatını da Hesaba karşı ileri sürebilir.
Hesaptan faydalanacak kişilerle hesap arasındaki uyuşmazlıklar da Sigorta Tahkim Komisyonunda çözülebilir (m.30/1). Sigortasız araç sahibi ve sürücüye karşı genel hükümlere göre dava açma hakkı ayrıca saklıdır. Başvurunun adımları Güvence Hesabı yazısında anlatılıyor.
Ceza Davası Beklenmeli mi, Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Tazminat davası ceza davasının sonucunu beklemek zorunda değildir. Hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesi de onu bağlamaz (TBK m.74). Ceza dosyası yine de tazminat davasının başlıca delilini, kusur raporlarını ve tanık ifadelerini içerir.
Motorlu araç kazalarında maddi zararın tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (KTK m.109/1-2). Taksirle ölüme neden olan kişi iki yıldan altı yıla, birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma varsa iki yıldan onbeş yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.85). Üst sınırı beş yılı aşan bu suçlarda kamu davası zamanaşımı onbeş yıldır (TCK m.66/1-d); dolayısıyla sürücünün kusurlu olduğu ölümlü kazada tazminat talebi için de bu daha uzun süre geçerli olur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan 2025 tarihli kararında anlatılan yargılamada, kazadan iki yıldan fazla sonra açılan davanın zamanaşımından reddi Yargıtay tarafından bozulmuştur. Kararda aktarıldığına göre Hukuk Genel Kurulu, uzayan ceza zamanaşımının uygulanması için faile ceza davası açılmasını ya da mahkûmiyeti aramamış, eylemin cezayı gerektiren bir fiil olmasını yeterli bulmuştur; kazada sürücü ölmüş, yolcu yaralanmıştı ve eylem taksirle yaralama sayılarak sekiz yıllık süre esas alınmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6526, K. 2025/15975, T. 27.11.2025). Sürücünün hiç kusuru yoksa ortada suç da olmayacağından iki ve on yıllık süreler esas alınmalıdır. Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır, tersi de geçerlidir (KTK m.109/3). Sürelerin tablosu destekten yoksun kalma zamanaşımı yazısında yer alıyor.
Hak Sahipleri, Paylar ve Hesap Nerede Anlatılıyor?
Kimlerin hak sahibi sayılacağı, destek ilişkisinin ispatı, eşe, çocuğa ve anne babaya ayrılan paylar ve tutarın aktüeryal hesabı, trafik kazası olmayan dosyalarla aynı kurallara bağlıdır ve burada tekrar edilmemiştir. Bu konular için destekten yoksun kalma tazminatının genel anlatımına bakılabilir.
Trafik Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Trafik kazasında destekten yoksun kalma tazminatını sigorta öder mi?
Evet, ancak yalnız aracın zorunlu trafik sigortası poliçesindeki limit içinde ve sigortalının kusuru oranında öder. Ölenin kendi kusuruna denk gelen kısım ve manevi tazminat kapsam dışıdır. Limiti aşan kısım sürücü ve işletenden istenir.
Sigorta şirketine başvurmadan dava açılabilir mi?
Zorunlu sigorta sınırları içindeki talep için önce sigorta şirketine yazılı başvuru gerekir. Şirket en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır. Tahkimde süre iş günü olarak belirtildiğinden iş günü beklemek güvenlidir.
Sigorta şirketi ödemeyi ne kadar sürede yapmak zorundadır?
Genel şartlarda sayılan belgelerin sigortacıya ulaşmasından itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarı ödemek zorundadır (KTK m.99). Belgeler eksikse bu süre başlamaz, o nedenle başvurunun tam belgeyle yapılması gerekir.
Ölen sürücü kendi kusuruyla öldüyse yakınları tazminat alabilir mi?
Bugünkü kazalarda tam kusurlu sürücünün yakınları, onun aracının trafik sigortasından destek tazminatı alamaz, çünkü destek şahsının kusuruna denk gelen talepler kapsam dışıdır (KTK m.92/j). Kusur kısmî ise kusursuz kalan kısım için karşı tarafa yönelinebilir. Eski kazalarda kaza tarihindeki kurallar uygulanır.
Yolcunun yakınlarına hatır taşıması indirimi uygulanır mı?
Ölen karşılıksız taşınıyorsa indirim yapılabilir (KTK m.87). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, arkadaşlarla gezi sırasındaki bir kazada ücret ödenmediğini kabul edip yüzde 20 indirim yapılmasını istemiştir. Sürücü veya işletenin menfaati varsa hatır taşıması kabul edilmez.
Ceza davasının bitmesi beklenmeli mi?
Hayır. Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararıyla bağlı değildir (TBK m.74), tazminat davası ceza davasının sonucu beklenmeden açılabilir. Ceza zamanaşımı daha uzunsa tazminat talebi için de o süre geçerlidir (KTK m.109/2), ancak süreyi bekleyerek geçirmek risklidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.