
Uzuv kaybı, kol, bacak, el, ayak veya parmak gibi bir organın kazada kesilerek kopması ya da yerinde kalsa bile işlevini kalıcı olarak yitirmesidir. Sözlükte organ anlamına gelen uzuv kelimesi, günlük dilde ve tazminat dosyalarında daha çok kol, bacak ve bunların parçaları için kullanılır. Trafik kazası uzuv kaybı tazminatı; sağlık kurulunun belirlediği engel oranı, kazazedenin yaşı, net geliri ve kusur durumu birlikte değerlendirilerek hesaplanır. Oran, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin cetvellerinden okunur; bacağın diz altından kaybı ile parmağın uç boğumundan kaybı çok farklı oranlar doğurur. Talep, dava açılmadan önce trafik sigortacısına yazılı başvuruyla yöneltilir.
Aşağıda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in kol, el, parmak, bacak, ayak ve göz kayıpları için verdiği oranlar tablo hâlinde yer alıyor. Dalak veya böbrek gibi dışarıdan görünmeyen bir organın kaybı da aynı rapor sürecinden geçer. Kaza anında geliri olmayan öğrenci, ev hanımı veya emekli için hesap, asgari ücret ya da emsal gelir üzerinden yapılır.
Trafik Kazasında Uzuv Kaybı Ne Anlama Gelir?
Hukuken uzuv kaybı, yalnızca bir organın tamamen yitirilmesini değil, organın yerinde durup işlevini büyük ölçüde kaybetmesini de kapsar. Bir bacağın dizden kesilmesi ile bacağın yerinde kalıp hareket kabiliyetini büyük ölçüde yitirmesi, tazminat hukuku açısından birlikte değerlendirilir; her ikisi de kalıcı bir maluliyet oranına dönüşür. Sağlık kurulu raporlarında ve yönetmelik cetvellerinde uzvun kesilmesi için amputasyon, bir eklemden ayrılması için dezartikülasyon terimi kullanılır. Kesilmeden kalan ama işlevini yitiren uzuvda oran, amputasyon tablosundan değil, eklem hareket kısıtlılığı, kas gücü kaybı veya sinir hasarı gibi bulgulara göre bulunur.
Aynı çerçeve, dışarıdan görünmeyen iç organ kayıpları için de geçerlidir. Dalak, böbrek, karaciğer gibi bir organın kazada zarar görüp alınması veya işlevini kalıcı olarak yitirmesi de tazminat hukukunda ayrı bir maluliyet oranına dönüşür. Bu tür bir organ kaybının kol veya bacak kaybından tek farkı, dışarıdan görünür olmamasıdır; tazminat hakkı bakımından bir farkı yoktur.
Maluliyet Oranı Nasıl Belirlenir?
Uzuv kaybı maluliyet oranı, kazazedenin beden gücünde meydana gelen kaybın yüzdesel karşılığıdır ve trafik kazası uzuv kaybı tazminatının hesabında belirleyici rol oynar. Bu oran, tek bir sabit yönetmeliğe göre değil, kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenir; yönetmelik zaman içinde birden fazla kez değişmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kararlarında yer alan sıralamaya göre 11.10.2008 öncesi kazalarda Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ile 01.09.2013 arasındaki kazalarda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ile 01.06.2015 arasındaki kazalarda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ile 20.02.2019 arasındaki kazalarda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 sonrası kazalarda ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınır. Zorunlu trafik sigortası genel şartları da sakatlık oranını gösteren kurul raporunu, bu yönetmeliğe ve 18 yaşından küçükler için Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen rapor olarak tanımlar (Genel Şartlar A.2/i). Erişkinler için olan yönetmelik, 18 yaşını doldurmamış kişileri kapsamaz (m.2/2).
Yanlış yönetmelikle düzenlenen bir rapor, davanın ilerleyen aşamasında bozma nedeni olabilir; mahkeme veya bilirkişi heyeti, raporu hazırlamadan önce kaza tarihine göre hangi yönetmeliğin uygulanacağını netleştirmek zorundadır. Bu netleştirme yapılmadan alınan bir rapor, sonradan yeniden alınması gereken bir rapora dönüşebilir ve süreci uzatabilir. Aynı ayrım iş kazalarında da geçerlidir; iş kazası maluliyet oranı sayfamızda bu konu ayrıca ele alınır.
“…kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/4916, K. 2026/5335, T. 06.05.2026
Uzuv Kaybında Engel Oranı Yüzde Kaç?
20.02.2019 sonrası trafik kazalarında uzuv kaybının oranı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in (Resmî Gazete 20.02.2019, sayı 30692) Ek-2 Alan Kılavuzu’ndaki amputasyon tablolarından bulunur. Kol, el ve parmaklar için Kas-İskelet Sistemi bölümündeki Tablo 2.7, bacak, ayak ve ayak parmakları için Tablo 3.30 kullanılır; göz kaybı ise Görme Sistemi bölümünde ayrı bir yöntemle değerlendirilir. Aşağıdaki oranlar, kılavuzun kişinin engel oranı olarak verdiği değerlerdir.
Kol, El ve Parmak Kaybında Engel Oranı
| Kaybedilen kısım (amputasyon düzeyi) | Kişinin engel oranı | Ek-2’deki yeri |
|---|---|---|
| Kolun kürek ve köprücük kemiğiyle birlikte kaybı (skapulotorasik) | %70 | Kas-İskelet Sistemi, Tablo 2.7 |
| Kolun omuz ekleminden kaybı (omuz dezartikülasyonu) | %60 | Tablo 2.7 |
| Kolun üst bölümden, deltoid kasının yapışma yeri ve üstünden kaybı | %60 | Tablo 2.7 |
| Kolun ya da ön kolun deltoid ile biseps kaslarının yapışma yerleri arasından kaybı | %57 | Tablo 2.7 |
| Ön kolun ya da elin, biseps yapışma yerinin altı ile parmak kök eklemleri (transmetakarpofalangiyal) arasındaki bir düzeyden kaybı | %56 | Tablo 2.7 |
| Elde tüm parmakların kök eklemlerinden (MF) kaybı | %54 | Tablo 2.7 |
| Başparmak dışındaki dört parmağın kök eklemlerinden kaybı | %32 | Tablo 2.7 |
| Başparmağın bilekteki ekleminden (KMK) kaybı | %23 | Tablo 2.7 |
| Başparmağın birinci tarak kemiğinin uç üçte birinden kaybı | %22 | Tablo 2.7 |
| Başparmağın kök ekleminden (MF) kaybı | %22 | Tablo 2.7 |
| Başparmağın boğumlar arası ekleminden (İF) kaybı | %11 | Tablo 2.7 |
| İşaret veya orta parmağın kök ekleminden / orta ekleminden (PİF) / uç ekleminden (DİF) kaybı | %11 / %8 / %5 | Tablo 2.7 |
| Yüzük veya küçük parmağın kök ekleminden / orta ekleminden / uç ekleminden kaybı | %5 / %4 / %3 | Tablo 2.7 |
Tablo 2.7 parmak, el ve üst ekstremite için ayrı engellilik yüzdeleri de verir; tabloya yalnız kişinin engel oranı sütunu alındı. Bir parmakta amputasyonla birlikte duyu kaybı veya hareket kısıtlılığı da varsa, kılavuza göre bu engellilikler önce parmak düzeyinde birleştirilir, sonra el ve kişi oranına çevrilir.
Bacak, Ayak ve Ayak Parmağı Kaybında Engel Oranı
| Kaybedilen kısım (amputasyon düzeyi) | Kişinin engel oranı | Ek-2’deki yeri |
|---|---|---|
| Bacağın leğen kemiğinin bir bölümüyle birlikte kaybı (hemipelvektomi) | %65 | Kas-İskelet Sistemi, Tablo 3.30 |
| Bacağın kalça ekleminden kaybı (kalça dezartikülasyonu) | %50 | Tablo 3.30 |
| Diz üstünden, uyluğun üst bölümünden (proksimal) kaybı | %50 | Tablo 3.30 |
| Diz üstünden, uyluğun orta veya alt bölümünden kaybı | %48 | Tablo 3.30 |
| Bacağın diz ekleminden kaybı (diz dezartikülasyonu) | %45 | Tablo 3.30 |
| Diz altından, üst bölümden (proksimal) kaybı | %43 | Tablo 3.30 |
| Diz altından, orta veya alt bölümden kaybı | %40 | Tablo 3.30 |
| Ayağın ayak bileği düzeyinden kaybı (Syme) | %38 | Tablo 3.30 |
| Ayağın orta ayaktan kaybı (Chopart) | %31 | Tablo 3.30 |
| Ayağın tarak kemikleri boyunca kaybı (transmetatarsal) | %25 | Tablo 3.30 |
| Birinci tarak kemiğinin (metatars) kaybı | %10 | Tablo 3.30 |
| Diğer tarak kemiklerinin kaybı | %3 | Tablo 3.30 |
| Tüm ayak parmaklarının kök eklemlerinden (MTF) kaybı | %11 | Tablo 3.30 |
| Ayak başparmağının kök ekleminden kaybı | %6 | Tablo 3.30 |
| Ayak başparmağının boğumlar arası ekleminden kaybı | %3 | Tablo 3.30 |
| Diğer küçük ayak parmaklarının kök ekleminden kaybı | %1 | Tablo 3.30 |
Tablo 3.30’da parantez içinde alt ekstremiteye, köşeli parantez içinde ayağa ait yüzdeler de yazılıdır; kişinin engel oranı açıkta yazan değerdir. Kılavuz, alt ekstremitede sürekli rapor verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğunun ve son bir yıldır düzelme olmadığının tespit edilmesini ister.
Göz Kaybında Engel Oranı
| Göz kaybı | Kişinin engel oranı | Ek-2’deki yeri |
|---|---|---|
| Bir gözün kaybı (anatomik körlük, tek gözlülük) | Sabit oran yok; sağlam gözün değerleriyle tek gözlülük formülüne göre hesaplanır | Görme Sistemi, tek gözlülük durumu |
| Bir göz ve çevresindeki dokunun ekzanterasyon ameliyatıyla ya da kazayla aynı derecede kaybı | Hesaplanan orana Balthazard formülüyle %15 eklenir | Görme Sistemi |
| İki gözün ekzanterasyon nedeniyle ya da kazayla aynı derecede kaybı | %92 | Görme Sistemi |
Kılavuz, göz küresinin yokluğunu anatomik körlük sayar ve bir gözünü kaybeden kişiyi tek gözlü olarak değerlendirir. Bu durumda sağlam gözün işlevsel keskinlik puanının %80’i ile görme alanı puanının 15 eksiği çarpılıp 100’e bölünerek işlevsel görme puanı bulunur; 100’den bu puan çıkarılınca görme sistemi yetersizlik oranı elde edilir. Bu oran 50’ye kadar ise kişinin engel oranı ona eşittir, 50’yi aşarsa kılavuzdaki karşılık tablosu kullanılır. Bu yüzden bir gözün kaybında oran, diğer gözün görme keskinliğine ve görme alanına göre kişiden kişiye değişir.
Birden Fazla Kayıpta Oran Nasıl Birleştirilir?
Kazada birden fazla uzuv veya organ kaybı bir arada yaşanmışsa, oranlar basitçe toplanmaz; yönetmelik Balthazard formülünü öngörür (m.10/4). En yüksek oran 100’den çıkarılır, kalan miktar ikinci oranla çarpılıp 100’e bölünür ve sonuç en yüksek orana eklenir. Örneğin diz altından orta bölümden bacak kaybı (%40) ile işaret parmağının kök ekleminden kaybı (%11) birlikte varsa hesap 40 + (60 × 11 / 100) = %46,6 olur. Bu nedenle iki ayrı kalıcı kaybı olan bir kişinin toplam oranı, iki oranın aritmetik toplamından daha düşük çıkar. 65 yaş ve üzerindeki kişilerde bulunan orana yine bu formülle %10 eklenir.
Kırık sonrası kalan açılanma, kısalık ve hareket kaybı oranları için trafik kazasında kırık tazminatı sayfasındaki tabloya bakılabilir. İş kazasında uzuv kaybının oranı bu tablolardan değil, meslek grubunu ve yaşı da hesaba katan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin cetvellerinden bulunur; ayrıntılar iş kazasında uzuv kaybı sayfasındadır.
Not: Tablolar genel bilgi amaçlıdır; kesin oran, kişiyi muayene eden sağlık kurulunun raporuyla belirlenir.
Maluliyet Raporu Nereden Alınır?
Uzuv kaybı maluliyet oranı, farklı aşamalarda farklı kurumlardan alınabilir. Hangi kurumun devreye gireceği, sürecin hangi noktasında olunduğuna ve tarafların rapora itiraz edip etmediğine göre değişir.

| Kurum | Hangi Aşamada | Not |
|---|---|---|
| Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hastanenin sağlık kurulu | İlk başvuru | İyileşme sonrası alınmalıdır |
| Üniversite adli tıp anabilim dalı | Mahkeme sevki | Dava sürecinde sık başvurulur |
| Adli Tıp Kurumu | İtiraz veya kesin tespit | Çelişkili raporlarda sık başvurulur |
Raporu düzenlemeye yetkili sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığı belirler (Yönetmelik m.7). Sürecin ilk aşamasında yetkili bir hastanenin sağlık kurulu raporu yeterli olabilir; ancak taraflardan biri bu rapora itiraz ederse veya dava açılırsa, dosya genellikle üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalına ya da doğrudan Adli Tıp Kurumu’na yönlendirilir. Birden fazla rapor birbiriyle çelişiyorsa, çoğunlukla Adli Tıp Kurumu’nun görüşüne başvurulur. Bu yönlendirme süreci zaman alsa da, dosyanın sağlam bir zemine oturması için gereklidir. Trafik kazası adli tıp raporu sayfamızda bu kurumlara başvuru süreci ayrıntılı olarak anlatılır; Adli Tıp Kurumu’nun resmi sitesinden de güncel bilgiye ulaşılabilir.
Maluliyet Raporuna İtiraz
Alınan bir maluliyet raporuna itiraz etmek mümkündür; itiraz genellikle raporu düzenleyen kurumun bir üst kuruluna veya farklı bir kuruma yöneltilir. İtirazın en sık gerekçesi, raporun iyileşme süreci tam olarak tamamlanmadan alınmış olması ya da kaza tarihinde yürürlükte olmayan bir yönetmeliğe göre düzenlenmesidir.
İyileşme süreci bitmeden alınan bir rapor, gerçek maluliyet oranını yansıtmayabilir; zamanla iyileşme veya kötüleşme görülebilir. Bu nedenle mahkeme, dava sürecinde tarafların itirazı üzerine yeni bir rapor talep edebilir; bu yeni rapor, önceki raporun yerini alır ve hesaplama buna göre yapılır. İtiraz sürecinin uzaması, tazminatın gecikmesi anlamına gelse de, doğru olmayan bir orana dayanarak dosyayı kapatmaktan daha sağlıklı bir yoldur.
Hangi Tazminat Kalemleri İstenebilir?
- Tedavi ve rehabilitasyon giderleri. Kaza sonrası doğrudan tedaviye ilişkin masrafları kapsar.
- Geçici iş göremezlik. İyileşme süresince oluşan gelir kaybını karşılar.
- Sürekli iş göremezlik. Kalıcı maluliyet oranına göre hesaplanan uzun vadeli kaybı ifade eder.
- Bakıcı gideri. Başkasının yardımına muhtaç duruma gelindiğinde talep edilir.
- Protez ve ortez giderleri. İlk temin bedelinin yanı sıra yenileme masraflarını da kapsayabilir.
- Konut ve araç uyarlama giderleri. Yaşam alanının veya aracın engele göre düzenlenmesi için yapılan harcamalardır.
- Ekonomik geleceğin sarsılması. Çalışma gücü kaybının dışında kalan, meslek seçiminin daralması veya evlenme şansının azalması gibi ekonomik kayıpları ifade eder (TBK m.54).
- Manevi tazminat. Kalıcı kaybın kişinin yaşamına etkisine göre değerlendirilir.
Bu kalemlerin her biri ayrı ayrı belgelenmeli ve talep edilmelidir; bir kalemin unutulması, o kalemin sonradan telafi edilmesini zorlaştırabilir. Konut ve araç uyarlama gibi az bilinen kalemler, özellikle gözden kaçan kalemlerdir. Tekerlekli sandalyeyle ulaşımı kolaylaştırmak için yapılan rampa, banyo düzenlemesi veya araca eklenen özel donanım, bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kazazedenin kendi kusuru tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; tazminat kusuru oranında indirilir ve kendi kusuruna denk gelen kısım trafik sigortası teminatının dışında kalır (Karayolları Trafik Kanunu m.92/g). Kusur oranı genellikle kaza tespit tutanağı ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Protez ve Yenileme Giderleri
Protez giderinin yalnızca ilk temin edilen protezle sınırlı olduğu yönünde yaygın bir yanlış kanı vardır. Oysa protezler, kullanım ömrüne göre belirli aralıklarla yenilenmesi gereken cihazlardır; bu yenileme giderleri de tazminat hesabına dahil edilebilir.
Protezin bakım ve yenileme masrafları, protezin türüne ve kullanım yoğunluğuna göre değişen periyotlarla ortaya çıkar. Bu nedenle tazminat hesabı yapılırken, yalnızca ilk protez bedeli değil, kişinin geri kalan yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı yenileme ve bakım masrafları da bilirkişi tarafından hesaplanmalıdır.
Çalışmayan Kişide Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Kaza anında geliri olmayan kişilerde, örneğin öğrencide, ev hanımında veya emekli bir kişide, sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanamayacağı gibi bir yanlış anlaşılma vardır. Gerçekte gelir elde etmiyor olmak, tazminat talebini ortadan kaldırmaz; hesaplama farklı bir esasa dayandırılır.
Bu durumlarda hesaplama, dönemin asgari ücreti veya kişinin yaptığı işe uygun bir emsal gelir üzerinden yapılır. Ev hanımının çalışma gücü kaybı, ev işlerini yürütememesi üzerinden; öğrencinin kaybı ise ileride çalışma yaşamına gireceği varsayılan gelir üzerinden değerlendirilir. Emekli bir kişide de, artık aktif çalışmıyor olsa bile, günlük yaşam faaliyetlerini sürdürebilmek için harcadığı ek çaba tazminata konu olabilir. Trafik kazası tazminat hesaplama sayfamızda bu hesaplama yöntemleri ayrıntılı olarak anlatılır.
Uzuv Kaybında Manevi Tazminat
Manevi tazminat, kalıcı bir uzuv kaybının kişinin yaşamına ne ölçüde etki ettiği değerlendirilerek belirlenir. Kaybedilen organın işlevi, kişinin günlük yaşamını ve çalışma hayatını nasıl etkilediği, bu değerlendirmenin merkezinde yer alır. Baskın el ile diğer elin kaybı, ya da yürüme yetisini tamamen ortadan kaldıran bir kayıp ile kısmi bir işlev kaybı, farklı şekilde değerlendirilir.
Manevi tazminat talebi yalnızca kazazedeye ait değildir. Kazazedenin eşi, çocukları veya anne babası gibi yakınları da, ağır bir bedensel zarar söz konusu olduğunda kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir. Bu talep, yakının kazazedeye yakınlığı ve yaşadığı üzüntünün somut olarak ortaya konmasına bağlıdır. Kazazedeyle birlikte yaşayan ve ona bakan bir yakının talebi, uzakta yaşayan bir akrabanın talebinden farklı değerlendirilebilir. Manevi tazminat sayfamızda bu değerlendirmenin genel ilkeleri anlatılır.
Sigorta Şirketine Başvuru ve Teminat Sınırı
Tazminat talebi, dava açmadan önce kazaya karışan aracın trafik sigortacısına yazılı olarak yöneltilmelidir; bu başvuru, dava açmanın bir ön şartıdır. Sigorta şirketi, başvuruyu değerlendirip kendi hesaplamasına göre bir ödeme teklif edebilir veya reddedebilir. Teklif edilen tutarın yetersiz görülmesi hâlinde, başvuru sahibi bu teklifi kabul etmek zorunda değildir.
Sigortanın erken aşamada sunduğu bir teklif, çoğu zaman maluliyet raporu kesinleşmeden ve gerçek zarar netleşmeden yapılır. Böyle bir teklifi imzalamadan önce raporun ve hesabın tamamlanmış olduğundan emin olunmalıdır; ödemeyle birlikte imzalanan bir ibraname, ileride ek talep hakkını tamamen ortadan kaldırabilir. Kalan hakların saklı tutulduğu açıkça belirtilmeden yapılan bir imza, geri dönüşü zor bir adımdır.
Trafik sigortasının bedeni zarar teminatı, kişi başına belirlenen bir üst sınırla sınırlıdır ve kaza tarihindeki tutar uygulanır; 2026 yılında meydana gelen kazalarda kişi başı sakatlık teminatı 3.600.000 TL’dir. Bu sınırın üzerinde kalan zarar sigortadan değil, kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ve araç işletenden istenir. Uzuv kaybı gibi yüksek maluliyet oranlı kazalarda, hesaplanan tazminat bu sınırı aşabilir; böyle durumlarda sınırı aşan kısmın takibi ayrı bir aşama gerektirir. Trafik kazalarında sigorta şirketine başvuru ve trafik sigortası teminat limitleri sayfalarımızda bu sınırın nasıl işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
Kazaya karışan aracın sigortası yoksa, sürücü tespit edilemiyorsa veya sigorta şirketi iflas etmişse, başvuru yöneltilecek bir trafik sigortacısı bulunmaz. Bu durumda güvence hesabına başvurulabilir; güvence hesabı, sorumlusu belirsiz veya sigortasız kalan kazalarda zarar görenin başvurabileceği son mekanizmadır.
Başvuru ve Dava Süreleri
Trafik kazasından doğan tazminat talepleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazanın aynı zamanda suç oluşturması hâlinde, ceza kanunlarında öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi uygulanır; bu durum özellikle ağır yaralanmalı kazalarda süreyi önemli ölçüde uzatabilir.
Sürekli iş göremezlikte iki yıllık sürenin başlangıcı, maluliyet oranını belirleyen raporun tarihi değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oranın belirlendiği tarihin zararın öğrenilmesine etkisi olmadığını; yaralanmanın gerçekleşmesi ve tedavinin tamamlanmasıyla zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, E. 2024/164, K. 2024/313, T. 06.06.2024). Tedaviden sonra durum gelişmeye devam ediyorsa süre, gelişmenin durduğunun öğrenildiği tarihten başlar. Ayrıntılar trafik kazası zamanaşımı yazısındadır.
Trafik Kazası Uzuv Kaybı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Uzuv ne demek, hangi organlar uzuv sayılır?
Uzuv sözlükte organ anlamına gelir. Tazminat dosyalarında ve engellilik raporlarında uzuv kaybı denince çoğunlukla kol, ön kol, el, parmaklar, bacak, ayak ve ayak parmakları anlaşılır. Göz, dalak veya böbrek gibi organların kaybı da kalıcı bir oran doğurur ve aynı rapor sürecinden geçer; bu organların oranı amputasyon tablolarından değil, kılavuzun ilgili sistem bölümünden bulunur.
Uzuv kaybı yüzde kaç engel sayılır?
Tek bir yüzde yoktur; oran, kaybın düzeyine göre değişir. 20.02.2019 sonrası trafik kazalarında uygulanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre kolun omuz ekleminden kaybı %60, elde tüm parmakların kök eklemlerinden kaybı %54, bacağın diz altından orta veya alt bölümden kaybı %40, işaret parmağının kök ekleminden kaybı %11’dir. Birden fazla kayıp varsa oranlar Balthazard formülüyle birleştirilir.
Uzuv kaybı tazminatı neye göre hesaplanır?
Sürekli iş göremezlik tazminatı; sağlık kurulunun belirlediği engel oranı, kazazedenin yaşı, net geliri ve kusur durumu birlikte değerlendirilerek hesaplanır. Oran, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre belirlenir. Tedavi giderleri, bakıcı gideri, protez masrafları ve manevi tazminat bu hesaptan ayrı kalemlerdir.
Rapor ne zaman alınmalı?
Rapor, tedavi ve iyileşme tamamlandıktan sonra alınmalıdır; erken alınan bir rapor kalıcı oranı göstermeyebilir. Engellilik Yönetmeliği’nin kılavuzu, bacak ve ayakta sürekli rapor verilmeden önce iyileşmenin durduğunun ve son bir yıldır düzelme olmadığının tespit edilmesini ister. Bu koşul sağlanmadan alınan raporlar, sonradan itiraza ve yeni rapor talebine konu olabilir.
Maluliyet raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet, kesinleşmemiş bir rapora itiraz etme hakkı vardır. İtiraz genellikle raporu hazırlayan kurumdan bir üst değerlendirme istenerek veya konu mahkemeye taşınarak kullanılır; mahkeme de gerek görürse ayrıca yeni bir rapor talep edebilir. Bu hakkın raporun kesinleşmesinden önce kullanılması önemlidir, çünkü kesinleşmiş bir rapora sonradan itiraz etmek çok daha zordur.
Protez gideri istenebilir mi?
Evet, protez gideri istenebilir ve bu talep yalnızca ilk protezle sınırlı değildir. Protezin kullanım ömrüne göre gereken yenileme ve bakım masrafları da tazminat hesabına dahil edilebilir. Bu giderler, kişinin geri kalan yaşamı dikkate alınarak bilirkişi aracılığıyla hesaplanır.
Trafik sigortası uzuv kaybını karşılar mı?
Evet, ancak sigortanın ödeyeceği miktar poliçede kişi başına belirlenmiş teminat tavanıyla sınırlıdır; 2026 yılında meydana gelen kazalarda kişi başı sakatlık teminatı 3.600.000 TL’dir. Tavanın üzerinde kalan kısım kusurlu sürücü ve işletenden istenir. Dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması gerekir.
Uzuv kaybı davası ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?
Genel kural, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır. Sürekli iş göremezlikte iki yıllık süre, maluliyet raporunun tarihinden değil, kural olarak tedavinin tamamlandığı tarihten işlemeye başlar. Kazanın suç oluşturması hâlinde ceza kanunlarındaki daha uzun süre uygulanır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilir.