Ceza Hukuku alanındaki 9 rehberimizden en çok sorulan soruları konu konu derledik. Her başlığın altında rehberin öne çıkan soruları ve kısa yanıtları var; konunun tamamı için rehbere geçebilirsiniz.
Sonuç, yukarıdaki tablodaki beş varsayımdan hangisine uyduğuna göre birkaç haftadan yaklaşık sekiz aya kadar değişebilir; genel suçta, tutukluluk yoksa yaklaşık üç aydır. Dosyanın hangi satıra denk geldiğini belirlemek, ceza miktarından önce suç tarihinin ve suç tipinin netleştirilmesini gerektirir.
Cezanın tamamı değil, koşullu salıverilme tarihinden önceki belirli bölümü denetimli serbestlik kapsamında dışarıda geçirilebilir. 2 yıl 6 ay denetimli serbestlik süresi, uygulanan koşullu salıverilme oranına ve suç tarihine göre değişir.
Kural olarak hayır; erteleme için üst sınır iki yıldır ve yalnızca 6 aylık fark, yetişkin hükümlü için erteleme kapısını kapatır. Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıl olduğundan erteleme mümkündür. Suç tarihinde yaş sınırına giren hükümlü için mahkeme, erteleme dışında ayrıca daha önceki kasıtlı mahkûmiyetlerini ve pişmanlık göstergelerini de inceler; yaş şartı tek başına erteleme kararını garanti etmez.
Adli para cezası ne kadar sorusunun tek bir rakamla cevabı yoktur. Ödenecek meblağ, kararda yazan tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen tutarla çarpılmasıyla bulunur. Gün karşılığı, kanun uyarınca 100 ile 500 lira arasında ve kişinin ekonomik durumuna göre belirlenir. Örneğin 100 günlük bir cezada tutar, hâkimin takdir edeceği gün karşılığına göre 10.000 ile 50.000 lira arasında değişir.
Hayır, aynı şey değildir ve en sık yapılan hata budur. Kararda yazan sayı liranın değil günün karşılığıdır. Ödenecek tutara ulaşmak için bu sayıyı, yine kararda gösterilen gün karşılığı miktarla çarpmanız gerekir. Kararda her iki değerin ayrı ayrı gösterilmesi kanunen zorunludur; yalnızca biri yazılıysa hüküm eksiktir.
Doğrudan hapse girilmez. Ödeme emrine rağmen ödeme yapılmazsa önce kamuya yararlı işte çalışma seçeneği devreye girer; iki saat çalışma bir güne karşılık gelir. Hapis, ancak bu seçenekten yararlanılmaması veya çalışmanın yerine getirilmemesi hâlinde gündeme gelir. Hapisteyken yapılan ödeme de orantılı tahliye sonucunu doğurur.
Evet, ancak koşulludur; sayacı değiştirmenin kendisi değil, değiştirilmiş sayacın satışta kullanılması suç sayılır. Aracını satmayan, kendi kullanımı için gösterge üzerinde oynayan kişi, alıcıya yönelik aldatma içermediğinden aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz.
Ceza, olayın niteliğine göre temel veya artırılmış aralıkta belirlenir; galerici gibi ticari faaliyet yürüten satıcılarda ve internet üzerinden yapılan satışlarda genellikle artırılmış aralık uygulanır. Somut ceza miktarı, mahkemenin kusur ve olayın ağırlığına ilişkin değerlendirmesine göre değişir.
Edebilirsiniz; kilometre düşürme şikâyet başvurusu en yakın Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Elinizdeki ekspertiz raporu, servis kayıtları ve satış belgeleri, başvurunun güçlü zeminde ilerlemesini sağlar.
Basit hakaret suçu, kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek somut fiil isnat edilmesi veya sövülmesiyle işlenen suçun temel hâlidir. Nitelikli hâller (kamu görevlisine karşı, alenen işlenme gibi) kapsamın dışındadır.
Hayır, basit hakaret suçu için sözün belirli ağırlığa ulaşması gerekir. Rahatsız edici, kaba veya nezaket dışı söz, onur ve saygınlığı açıkça rencide edici boyuta ulaşmadıkça hakaret suçu oluşturmaz; değerlendirme sözün bağlamına göre yapılır.
Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Altı aylık öğrenme süresi ile iki yıllık üst sınır birlikte işler; söz geç öğrenilse bile iki yıllık süre dolduktan sonra şikâyet hakkı kullanılamaz. İki süreden hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı aynı tarihte sona erer.
Sabit formül tek başına yeterli değildir; infaz hesaplama, önce hangi kanun hükmünün hükümlünün suç tarihine uygulandığının belirlenmesiyle başlar. Yatar hesaplama, aynı ceza süresi için farklı yıllarda işlenmiş iki suçta farklı sonuca bağlanabilir; dolayısıyla hesaplamaya her zaman suç tarihinin tespitiyle başlanır, ceza miktarıyla değil. Doğru yatar hesaplama, tek tabloya değil, dosyanın kendi verilerine dayanır.
Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının kanunda belirlenen bölümünü (genel kuralda yarısını) infaz kurumunda iyi hâlle geçirdikten sonra kalan süreyi dışarıda, denetim altında tamamlamasıdır; kararı infaz hâkimi verir. “Otomatik tahliye” yoktur; süre şartı dolsa dahi idare ve gözlem kurulunun iyi hâl değerlendirmesi olumsuzsa, hükümlü aynı kurumda kalmaya devam eder ve dosya belirli aralıklarla yeniden değerlendirilir.
Genel kuralda denetimli serbestlik, koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az süre kalan hükümlülere uygulanır. 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen ve istisna kapsamına girmeyen suçlarda bu süre üç yıl, bu suçlarda küçük çocuğu olan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler için dört yıldır; 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlarda ayrıca üç yıl erken yararlanma imkânı bulunur. Yatar hesaplama yapılırken hangi hükümlünün hangi süreden yararlanacağı, dosyanın suç tarihiyle geçici madde tarihleri karşılaştırılarak infaz savcılığınca belirlenir.
Temel hâlde hakaretin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kesin rakam ise somut olaya göre belirlenir. Hâkim önce hangi fıkranın uygulanacağını belirler, ardından hapis ile adli para arasında seçim yapar. Küfür cezası da dahil olmak üzere, isnat veya sövme yoluyla işlenen her iki seçimlik hareket aynı çerçevede değerlendirilir. Aynı olay, farklı mahkemede farklı bilirkişi veya delil değerlendirmesiyle farklı sonuca da bağlanabilir; dolayısıyla iki ayrı dosyanın sonucu doğrudan kıyaslanamaz.
Küfür de hakaretin temel hâline tabidir: üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası. Adli para cezasında gün sayısı, 100 ile 500 TL arasında belirlenen günlük miktarla çarpılır; sonuç kişiden kişiye değişir. Küfür cezası hesaplanırken sözün ağırlığı gün sayısına, sanığın geliri ise günlük miktara yansır. Aynı sözü söyleyen iki farklı sanık, ekonomik durumları farklıysa birbirinden farklı toplam ödeme ile karşılaşabilir; dosyalar arasında birebir kıyas dolayısıyla yanıltıcıdır.
Yazı olarak gönderilen söz, yüz yüze söylenenle aynı hüküm altında değerlendirilir; iletim aracı ceza aralığını değiştirmez. WhatsApp üzerinden gönderilen küfür cezası bakımından da farklı bir rejim yoktur, mesaj SMS veya e-posta ile aynı hükme tabidir. Mesajın orijinal hâliyle, silinmeden ve tarih bilgisi görünür şekilde saklanması, soruşturmada belirleyici delil olur.
Karşı tarafın haksız bir davranışının failde yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında işlenen suçta, failin cezasını azaltan bir ceza hukuku hükmüdür. Bu hüküm, işlenen fiili hukuka uygun hâle getirmez; yalnızca cezayı azaltır.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda on sekiz ile yirmi dört yıl arası hapis cezası verilir; müebbet hapis gerektiren suçlarda on iki ile on sekiz yıl arasıdır. Diğer suçlarda cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Tanık beyanı, kamera kaydı, mesaj kaydı gibi somut delillerle ispatlanır; ilk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak tespit edilemezse şüpheden sanık yararlanır ilkesi devreye girer. Delillerin olay tarihine yakın toplanması, ispatı güçlendirir.
Savcının soruşturma sonunda kamu davası açmadan verdiği karardır. Karar metninde hangi gerekçeye dayandığı (delil yetersizliği mi, şikâyet yokluğu mu, zamanaşımı mı) açıkça yazılır; itiraz hazırlığı söz konusu gerekçeye göre şekillenir.
Evet, ikisi aynı kararı ifade eder; “takipsizlik” halk arasında yerleşmiş adlandırmadır. Kanun metninde geçen terim kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır.
İki haftadır. Süre resen gözetilir; hâkimlik, tebligattaki tarihi esas alır, kişinin kararı ne zaman öğrendiğine bakmaz.
Temel hâlde dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır. Kemik kırığı veya organ işlevinde zayıflama gibi sonuçlarda ceza artırılır; birden fazla kişinin yaralanmasında ceza doğrudan dokuz aydan beş yıla kadar hapistir.
Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen istememesi hâlidir; bu durumda ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Bilinçli taksirin bulunup bulunmadığını mahkeme, failin tehlikeyi görüp önlem alıp almadığına bakarak belirler; yalnızca hız limitini aşmış olmak, tek başına bilinçli taksir göstergesi sayılmaz. Frene basmak, yön değiştirmek gibi somut engelleme çabası varsa bilinçli taksir daha kolay kabul edilir.
Temel hâlde evet; soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Temel hâl dışındaki yaralamalarda ise suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz. Savcılık, bilinçli taksir şüphesini kaza tutanağından veya ön bilirkişi değerlendirmesinden edinirse, mağdur şikâyet etmese dahi soruşturmayı resen sürdürebilir. Şikâyet aranan hâllerde ise savcılık, mağdurun başvurusu olmadan dosyayı ilerletemez.