Sigorta Hukuku alanındaki 17 rehberimizden en çok sorulan soruları konu konu derledik. Her başlığın altında rehberin öne çıkan soruları ve kısa yanıtları var; konunun tamamı için rehbere geçebilirsiniz.
Bu kayıt, aracın şasi numarasına bağlı resmi bir sigorta kaydıdır; plaka veya sahip değişse bile kalıcı olarak kalır. Kayıt, eksper raporu sigorta şirketi tarafından SBM'ye bildirildiğinde oluşur, araç sahibinin ayrıca bir işlem yapmasına gerek yoktur. Kaydın kaldırıldığı iddiasıyla satılan araçlar bile sorgulamada bu geçmişi gösterir.
En hızlı sonuç e-Devlet üzerinden alınır, ancak bu yol yalnızca kişinin kendi adına kayıtlı araçlarını kapsar. Başkasına ait bir aracı incelemek için araç sahibinin kendisi sorgulama yapmalı ya da ekspertiz merkezine başvurulmalıdır. Ağır hasar kaydı sorgulama işlemi ücretsizdir ve birkaç dakika sürer. SBM ve sigorta şirketi kayıtları birbirini tamamlar, tek bir kaynağa güvenilmemelidir.
Bir kaydın kalıcı olması, sigorta sisteminin güvenilirliğini korumak içindir; aksi hâlde herkes beğenmediği kaydı sildirebilirdi. Düzeltme yalnızca somut bir hata varsa mümkündür: yanlış araç, yanlış tutar veya mükerrer giriş gibi. Kaydın doğruluğu tartışmasızsa, araç sahibinin rahatsız olması tek başına bir işlem başlatmaz.
Şirkete karşı açılan ticari sigorta davalarına Bursa Adliyesi'ndeki asliye ticaret mahkemeleri bakar; bu mahkemelerin yargı çevresi Bursa ilinin tamamını kapsar. Poliçeyi kişisel ihtiyacı için yaptıran kişinin davası ise tüketici mahkemesinde görülür. Hangi mahkemenin görevli olduğu, poliçenin kim tarafından ve hangi amaçla yaptırıldığına bakılarak belirlenir.
Trafik sigortasında şirket yazılı başvuruyu 15 gün içinde cevaplamazsa dava açabilir veya tahkime gidebilirsiniz. Sigorta Tahkim Komisyonu bakımından şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi başvuru için yeterli sayılır. Bu nedenle başvurunun tarihini gösteren belgeyi mutlaka saklayın.
Hayır. İsteğe bağlı poliçelerde tahkim yolu, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır. Trafik ve zorunlu deprem sigortası gibi zorunlu sigortalarda ise şirket üye olmasa da tahkime başvurulabilir. Uyuşmazlık daha önce mahkemeye veya tüketici hakem heyetine taşınmışsa aynı konuda Komisyon'a gidilemez.
Ölenden fiilen ve düzenli olarak destek gören herkes talep edebilir; eş, çocuk, anne-baba ve koşullara göre diğer yakınlar bu kapsamdadır. Belirleyici olan akrabalık derecesi değil, gerçek destek ilişkisidir. Bu nedenle aynı aileden birden fazla kişi, her biri kendi bağını göstererek ayrı ayrı talepte bulunabilir.
Evet. Bu tazminat mirasçılık sıfatına bağlı değildir; fiilen destek gören bir kişi, mirasçı olmasa dahi talep edebilir. Aynı şekilde mirası reddeden bir mirasçı da bu tazminat hakkını kaybetmez. Mirasla bu tazminat arasında hiçbir hesap ilişkisi yoktur; biri diğerini etkilemez.
Evet, koşulları sağlandığında talep edebilir. Resmî nikâh bulunmaması tek başına engel değildir; karı-koca gibi sürdürülen, düzenli destek içeren bir birlikteliğin somut delillerle ortaya konması gerekir. Bu delillendirme, resmî nikâhlı eşlerde aranan karineye kıyasla ek bir adımdır, ama talebi imkânsız kılmaz.
Tescil, kişinin haberi ve başvurusu olmadan, Kurum kayıtlarındaki değişiklik üzerine otomatik başlar. Kişi genellikle borcun farkına, tescilden aylar hatta yıllar sonra e-Devlet sorgusu veya resmî yazıyla varır.
Evet, ancak kapsamı dar tutulmuştur; yalnızca 2016 yılı başından önceki döneme uygulanır, sonraki yıllara sirayet etmez. Kapsam dışı kalan dönem için ayrıca kanun çıkmadıkça, borç normal usulde işlemeye devam eder.
Duruma göre değişir. SGK'dan gelen gelir testi yazısına otuz gün içinde cevap verilirse ve sonuç düşük çıkarsa borç tamamen silinir; süre kaçırılırsa yalnızca başvuru tarihinden sonraki dönem için silme uygulanır, geçmiş borç ödenmeye devam eder.
Zorunlu trafik sigortası bulunmayan veya sorumlusu belirlenemeyen kazalarda zarar görenlere ödeme yapan, kanunla kurulmuş bir güvence mekanizmasıdır. Bir sigorta şirketi değildir.
Kazada yaralanan veya ölen kişinin bedensel zararından etkilenen herkes başvurabilir. Kazaya kendi kusuruyla neden olan sürücü, kendi zararı için başvuramaz; bu kural, kusurlu tarafın kendi hatasından fayda sağlamasını önlemek içindir.
Hayır, kural olarak karşılamaz. Hesap yalnızca bedensel zararları karşılar; araç hasarı, sigorta şirketinin tasfiyesi gibi istisnai bir durum olmadıkça kapsam dışıdır.
Poliçede kim yazıyorsa ödeme ona yapılır; lehtarın sigortalıyla akraba olması ya da mirasçı sıfatı taşıması aranmaz. Birden fazla lehtar varsa, aralarındaki pay poliçede ayrıca belirtilmemişse eşit kabul edilir.
Lehtar hanesinin boş kalması, uygulamada en sık karşılaşılan boşluktur; poliçe hazırlanırken lehtar hanesi çoğu zaman atlanır. Böyle bir durumda süreç tek kişiyle değil, tüm mirasçılarla birlikte yürütülür ve herkesin payı miras hukuku kurallarına göre belirlenir.
Lehtar belirlenmişse hayır; sigorta bedeli mirasa girmez ve mirasçılar bu ödemeden pay isteyemez. İstisna, lehtarın hiç belirlenmemiş olmasıdır; bu durumda hak sigorta ettirene, o da vefat etmişse mirasçılarına geçer ve bedel miras paylarına göre paylaşılır.
Hayır, bu ifade Türk hukukunda yer alan bir terim değildir. Kanunlarda ve mahkeme kararlarında bu ifadeye rastlanmaz. Halk arasında, ölüm nedeniyle geride kalanların uğradığı maddi kaybı anlatmak için kullanılır. Hukuki karşılığı destekten yoksun kalma tazminatıdır ve talep bu adla ileri sürülür.
Hayır, düşürmez. Kasten öldürme suçu uzlaşma kapsamında değildir ve kamu davası şikâyete bağlı değildir; savcılık soruşturmayı kendiliğinden yürütür. Fail ile yakınlar arasında yapılan ödeme, soruşturmayı veya kovuşturmayı sona erdirmez. Ödeme yalnızca tazminat davası bakımından sonuç doğurur ve ceza yargılaması kendi seyrinde devam eder.
Evet, isteyebilir. Talep hakkı mirasçılık sıfatına değil, fiilen destek görmeye dayanır ve Yargıtay bu konuda geniş bir yorum benimsemiştir. Nişanlı, resmî nikâhı bulunmayan eş, evlatlık ve fiilen bakılan yakınlar destek ilişkisini ortaya koyarak talepte bulunabilir. Aynı nedenle mirası reddetmiş olmak da bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Kasko şirketi benden para istiyor diyorsanız, büyük olasılıkla kazada kusurlu bulunmuşsunuzdur ve şirket kendi sigortalısına ödediği hasar bedelini sizden geri istemektedir. Kasko rücu şartlarının tamamı gerçekleşmemişse bu talebe itiraz edilebilir; talebin dayanağı olan belgeleri istemek her zaman mümkündür.
Öder; ancak bu ödeme otomatik değildir, sigortacının talebi kendi başına incelemesi ve kabul etmesi gerekir. Talebi doğrudan kendi cebinizden karşılamanız istenmedikçe ödeme yapmamalısınız.
Aşan kısım için taksitli ödeme ya da kısmi anlaşma önerisi götürülebilir; bu, dava açılmadan önce değerlendirilebilecek bir seçenektir. Anlaşma sağlanamazsa süreç dava aşamasına taşınır.
Rücu, bir borcun tamamının ya da kendi payından fazlasının bir kişi tarafından ödenmiş olmasını gerektirir; ödeme yapılmadan rücu hakkı doğmaz.
Rücuen tazminat, ödemeyi yapan tarafın asıl sorumludan geri istediği tazminat tutarını ifade eder; genellikle ihtarname ve icra takiplerinde bu ifadeyle karşılaşılır. Bir belgede "rücu hakkı saklıdır" ifadesi geçiyorsa, bu da aynı kapıyı açık tutar: ödemeyi yapan taraf, ileride rücu davası açma hakkını şimdiden korumaktadır. Bu ifadenin idari işlemlerdeki karşılığı doğrudan Anayasa m.40'ta düzenlenmiştir.
Yüzde yüz rücu ibaresini genellikle karşı tarafın hiçbir kusurunun bulunmadığı, tüm kusurun tek bir tarafa yüklendiği dosyalarda görürsünüz.
Sigorta şirketinin rücu hakkı, zarar görene ödediği tazminatı, kanunda ve genel şartlarda sayılan belirli hâllerden biri gerçekleştiyse sigortalısından geri isteme hakkıdır. Ödeme yapılmış olması tek başına rücu için yeterli değildir; sayılan hâllerden birinin ve zararla bağlantısının ayrıca gösterilmesi gerekir. Talep genellikle ihtarname ya da icra takibiyle iletilir.
Rücu edebilir; ancak ispat yükü alkol miktarına göre değişir. Sürücünün alkolü kanunda öngörülen 1 promil sınırının altındaysa illiyet bağını sigortacı ispatlamak zorundadır, üzerindeyse bu yükümlülük sigortalıya geçer.
Yapılır. Sürücünün kaza anında geçerli ehliyeti yoksa, kazadan kısa süre sonra ehliyet alması ya da sürücü kursunu bitirmiş olması bu sonucu değiştirmez; belirleyici olan kaza anındaki durumdur.
Başvuru hakkı kişiye değil, sigorta ilişkisindeki role bağlıdır; poliçeyi yaptıran, rizikoyu taşıyan, sözleşmeden yararlanan veya zarar gören taraflardan hangisiyseniz o sıfatla başvurabilirsiniz. Aynı olayda birden fazla hak sahibi varsa, her biri kendi payı için ayrı başvuru yapabilir; birinin başvurmuş olması diğerlerinin hakkını düşürmez.
Önce poliçenizin zorunlu mu yoksa isteğe bağlı bir sigorta mı olduğuna bakmanız gerekir; cevabı bu ayrım belirler. Trafik sigortası gibi zorunlu poliçelerde üyelik hiç aranmaz, kasko gibi isteğe bağlı poliçelerde ise şirketin üye olmadığı bir dönemde gerçekleşen olay için yapılan başvuru usulden reddedilir.
Evet ve başvurular en çok bu adımın atlanması yüzünden usulden reddedilir. Şirkete gönderdiğiniz başvurunun yazılı bir kaydını, örneğin e-postayı, ihtarnameyi veya şirketin kendi sistemindeki kaydı saklamanız, bu şartı ispatlamanın tek güvenli yoludur. Şirketin yanıt vermesi gereken süre 15 iş günüdür; trafik sigortasında bu süre 15 gündür.
Evet, dava veya tahkim yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması kanunen aranan bir şarttır. Bu başvuru yapılmadan açılan bir dava, eksikliğin tamamlanması için verilen süre içinde giderilmezse usulden reddedilir. Trafik kazası sigorta şirketine başvuru, sürecin atlanamayacak ilk adımıdır.
Karşı aracın plaka numarasıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin sorgulama sisteminden hangi şirkete sigortalı olduğu öğrenilebilir. Kaza tespit tutanağında da genellikle taraflara ait sigorta bilgileri yer alır. Sigortası tespit edilemeyen bir araç söz konusuysa, güvence hesabına başvurma yolu değerlendirilir; bu durumda kolluk tarafından düzenlenen tutanak, başvurunun temel dayanağını oluşturur.
Sıradan bir e-posta, gönderim ve teslim tarihini kanıtlama gücü zayıf olduğu için önerilmez. Bunun yerine kayıtlı elektronik posta, iadeli taahhütlü mektup veya noter aracılığıyla başvuru tercih edilmelidir. Elden teslim edilecekse, tarihli ve imzalı bir alındı belgesi alınmalıdır; bu belge, ileride başvurunun yapıldığı tarih tartışmaya açıldığında en güçlü delil olur.
Kaza sonrası araçta oluşan hasarın ve onarımı için gereken maliyetin teknik olarak tespit edildiği belgedir. Eksper aracı fiilen inceler, hasarlı parçaları belirler ve parça ile işçilik bedelini hesaplar. Belgede hukuki değerlendirme bulunmaz; teknik bir ölçüm sunulur. Sigorta şirketi ödeme kararını bu tespite dayandırır.
Sigorta şirketi görevlendirir ve eksperin ücretini de aynı şirket öder. Bu, uygulamada bilinmeyen ama raporu okurken akılda tutulması gereken bir ayrıntıdır. Eksper mesleki kurallara tabidir ve ruhsatlıdır; buradan bir kötü niyet çıkarımı yapılmaz. Buna karşılık belge, karşı tarafın katılımı olmadan hazırlanan tek taraflı bir tespittir.
Kesin bir gün sayısı verilemez; süre dosyaya göre değişir. Belirleyen unsurlar hasarın büyüklüğü, eksperin iş yükü ve aracın incelemeye hazır olmasıdır. Aracınız serviste beklemek yerine incelemeye açık tutulursa süreç hızlanır. Uzun süren dosyalarda hasar biriminden durum bilgisi istemeniz ve bu talebi yazılı yapmanız yerinde olur.
Karşı tarafın araç ve eşya hasarını, değer kaybını, tedavi giderlerini, iş göremezlik ve ölüm hâlinde destekten yoksun kalma zararını karşılar. Kalemler poliçe limitiyle sınırlıdır.
Hayır, trafik sigortası yalnızca karşı tarafın zararını karşılar. Kendi aracınızın hasarı için kasko sözleşmesi gerekir.
Kusurlu olduğunuz kazada karşı tarafın zararı Güvence Hesabı'ndan karşılanabilir; ancak Güvence Hesabı ödediği tutarı sonradan işleten ve sürücüden geri ister. Poliçesiz araç ayrıca trafikten men edilebilir.
Sigorta, poliçede ve mevzuatta belirlenen limitlere kadar öder; bu limit maddi zararda araç ve kaza başına, bedeni zararda kişi ve kaza başına ayrı ayrı belirlenir. Güncel limitler, bu sayfadaki tabloda yer almaktadır. Limitin üstünde kalan zarar sigortadan değil, kusurlu taraftan istenir.
Limitler SEDDK tarafından dönemsel olarak, genellikle yıl başında Resmî Gazete'de yayımlanan bir düzenlemeyle güncellenir. Güncelleme, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalar için geçerli olur. Önceki tarihli kazalarda eski limit uygulanmaya devam eder.
Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan limit geçerlidir. Talebin veya davanın yeni yılda görülmesi, uygulanacak limiti değiştirmez. Bu, sigorta hukukunda yerleşik bir ilkedir.
Yangın, infilak ve yıldırımın doğrudan neden olduğu maddi zararı karşılar. Bina ve muhteviyat ayrı bedellerle sigortalanır; yalnızca birini sigortalamak diğerini kapsam dışında bırakır, ikisinin de poliçede yer alıp almadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Rizikonun öğrenilmesinden itibaren en geç beş iş günü içinde bildirilmelidir. Bildirim tarihi aynı zamanda tazminatın ne zaman muaccel olacağını belirleyen başlangıç noktasıdır; kırk beş günlük ödeme süresi bildirim tarihinden işlemeye başlar.
Poliçeye ve genel şartlara göre değişir, sabit cevap yoktur. Elektrik tesisatının düzenli bakım kaydı varsa, bu kayıt teminat dışı iddiasına karşı güçlü delil oluşturur.
Vefat, sürekli sakatlık ve tedavi masrafları olmak üzere üç teminatı kapsar. Vefatta poliçedeki tutarın tamamı mirasçılara ödenir, sürekli sakatlıkta ödeme sakatlık oranına göre belirlenir, tedavi masraflarında ise gerçek gider poliçe limitine kadar karşılanır. Güncel teminat tutarları genel şartlardan ve ilgili kurum duyurularından öğrenilebilir.
Şehirlerarası ve uluslararası otobüsler, turizm taşımacılığı araçları, personel ve öğrenci servisleri ile il içi ve kısa mesafeli şehirlerarası yolcu taşıyan belirli kapasitedeki araçlar bu sigortayı yaptırmak zorundadır. Kapsam yönetmelikle zaman içinde genişletilmiştir. Taşımacının hangi yetki belgesine sahip olduğu, bu zorunluluğun kapsamını belirler.
Evet, öğrenci servisleri de bu sigortayı yaptırmak zorunda olan araçlar arasındadır. Serviste yolculuk yapan öğrenciler, kaza hâlinde diğer yolcularla aynı şekilde sigorta güvencesinden yararlanır. Servisin okul, aile veya özel bir şirket tarafından işletilmesi bu hakkı etkilemez.