Tazminat Hukuku alanındaki 6 rehberimizden en çok sorulan soruları konu konu derledik. Her başlığın altında rehberin öne çıkan soruları ve kısa yanıtları var; konunun tamamı için rehbere geçebilirsiniz.
Olayın türüne göre değişir. Trafik kazasında sürücüye karşı asliye hukuk, sigorta şirketine karşı asliye ticaret mahkemesi; iş kazasında iş mahkemesi, özel hastanedeki tıbbi hatada tüketici mahkemesi görevlidir. Kamu hastanesi ve diğer idari eylemlerde dava Bursa İdare Mahkemeleri'nde açılır.
Kesin bir süre verilemez. Bilirkişi ve maluliyet raporlarının alınması, tarafların itirazları ve istinaf aşaması süreyi belirler. 2026'da HMK'ya eklenen kurala göre duruşmalar arasındaki süre, zorunlu hâller dışında üç aydan uzun olamaz.
Ücret; dosyanın türüne, talep tutarına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir ve tarifenin altına inemez. Her dosya için yazılı ücret sözleşmesi yapılır. Harç, bilirkişi ve tebligat gibi yargılama masrafları ücretten ayrıdır.
Sabit bir günlük rakam yoktur. Tutarı dört veri belirler: aracın segmenti, model yılı, kazanın gerçekleştiği bölge ve o tarihteki kira piyasası. Aynı model iki araç için bile büyük şehir ile küçük bir ilçede farklı bedel çıkabilir. Tutarı öğrenmek için aynı segmentte üç ayrı kiralama şirketinden yazılı teklif almanız yeterlidir.
Yattı parası, aracın onarımda kaldığı süre için ödenen tazminatın halk arasındaki adıdır. Hukuki karşılığı ikame araç bedeli veya araç mahrumiyet bedelidir. Kanunlarda ve mahkeme kararlarında bu deyim geçmez; dilekçelerde hukuki terim kullanılır. Deyimin kendisi hukuki sonuç doğurmaz, arkasındaki tazminat hakkı doğurur.
Evet, edebilirsiniz. Kiralama yapmamış olmak zararın doğmadığı anlamına gelmez; aracınızdan yararlanamadığınız her gün karşılığı istenebilir bir kayıptır. Bu durumda tutar, fatura yerine emsal kira bedeli üzerinden bulunur. Yargıtay uygulaması hâkimin belge olmadan da zararı takdir edebileceğini kabul etmektedir. Sigortacının fatura şartı arayan reddi bu nedenle yerinde değildir.
İş güvencesi kapsamında olmayan işçinin, işveren tarafından fesih hakkının kötüye kullanılarak işten çıkarılması hâlinde ödenen tazminattır. Tutar, ihbar süresinin üç katı olarak belirlenir.
İş güvencesi kapsamı dışında kalan, yani otuzdan az işçi çalıştıran işyerinde çalışan veya kıdemi altı aydan az olan işçiye, belirsiz süreli iş sözleşmesi kötü niyetle feshedildiğinde ödenir. Şartların hepsi bir arada aranır; birinin eksik olması tazminat talebini geçersiz kılar. İşçi, davasında söz konusu şartların kendisinde bulunduğunu ayrıca belirtmelidir; iş güvencesi kapsamı dışında olduğunu gösteren bilgi (işyerindeki işçi sayısı, kendi kıdemi) dilekçede yer almalıdır.
Hesaplama genellikle bilirkişi tarafından yapılır; işçinin son bordroları ve özlük dosyası esas alınır. İşveren tarafından bildirilmeyen prim veya ikramiyeler, tanık beyanı veya emsal ücret araştırmasıyla da ispatlanabilir.
Sağlık çalışanının tıbbi standartlara aykırı davranışı sonucu hastanın zarar görmesi hâlinde açılan tazminat davasıdır. Adı “malpraktis” olsa da, hukuki nitelendirme dosyanın somut verilerine göre yapılır; her olumsuz sonuç kapsama girmez.
Tıbbi kayıtların toplanması ve konuyla ilgili bilirkişi kurulunun inceleme yapması gerekir; kurul, tedavinin tıbbi standarda uyup uymadığını raporlar. Rapora gerekçeli itiraz edilerek dosyanın yeniden incelenmesi talep edilebilir.
Özel sektörde muhatap genellikle hastane veya hekimin kendisidir, hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir. Kamu hastanesinde hekime doğrudan dava açılamaz, dava idareye yöneltilir.
Hukuka aykırı eylemin kişide yarattığı üzüntü, elem veya ruhsal sarsıntı karşılığında hükmedilen paradır. Zenginleşme aracı sayılmaz, amaç zarar görende kısmi tatmin duygusu oluşturmaktır.
Hâkim, olayın ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, kusur oranlarını ve zarar görende yarattığı etkiyi birlikte değerlendirerek takdir eder. Sabit tarife veya hesaplama yöntemi bulunmaz.
Aynı olaydan kaynaklanıyorsa, ikisi de aynı dava dilekçesinde birlikte talep edilebilir. İkisinin hukuki dayanağı ve hesaplanma yöntemi farklıdır.
Kendi çıkarını gözeten makul bir kişinin göstereceği özeni göstermemek olarak özetlenebilir; dikkatsiz bir yaya geçişi ya da bir güvenlik kuralının ihlali bu kapsama girer. Ayrı bir savunma değil, tazminat hesabının bir parçasıdır; davayı kaybettirmez, yalnızca tutarı etkiler.
Genel kural, hakkı kaldırmak değil indirmektir. Tamamen kaldırılması yalnızca zarar görenin davranışının zararın tek ve belirleyici nedeni olduğu istisnai durumlarda söz konusu olur. Bu durumlarda dahi hâkim, tam kaldırmanın gerekçesini ayrıntılı biçimde ortaya koymak zorundadır.
Hayır. Sigorta şirketinin ya da karşı tarafın öne sürdüğü bir yüzde, dosyanızda otomatik olarak geçerli sayılmaz. Bu oran da kusur raporu üzerinden ayrıca sorgulanabilir, gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesiyle değiştirilebilir.